Güve Otu


GÜVE OTU
Çok Yıllık
0,3-0,8m
6-9 Aylar
Ca,Na
Otu
Güve otu, Dost (Dostkraut), Origanum vulgare L.
Güve otu
Kekik otu
Dost otu
Fare kabuğu kulağı otu
Banyo otu
Yabani Mercan köşk
Fukara otu
Familyası: Ballıbabagillerden, Lippenblütlerden, Lamiaceae (Labiatae)
Drugları:
Güve otu; Origani herba
Güve otunun çiçek, yaprak ve taze sürgünleri çay yapımında ve eter yağı elde etmek için kullanılır.
Giriş: Origanumgillerden Ballıbabagillerin bir alt grubu olup bu gruba 40 adet bitki dahildir. Bunlardan Mercan köşk ve Gazel otu ayrı ayrı incelen*mektedir. Burada genlikle Akdeniz ülkelerinde yetişen Güve otunu ince*le*yeceğiz. Güve otu yetiştiği yöreye göre birçok alt gruba ayrılır. İsrail’de yetiştirilen Güve otu daha çok Thymol içerirken Türkiye’de yabani olarak yetişen Güve otu ise daha çok Carvacrol içerir ve Orta Avrupa’da gelişen Güve otunda ise bu iki eter yağı türevlerinden hiç bulunmaz.
Botanik: Kökleri ince ve kazık kök olup aynı zamanda çevresine sürü*nerek yayılır ve kısa sürede bulunduğu yerde büyük bir küme oluşturur. Gövdesi dikine yükselir, dört köşeli, üzeri hafif tüylü, yeşil renkli, yer yer kırmızı dalgalar üzerini sarar, gövde yükseldikçe tepeye doğru çatallaşır, yaprakları karşılıklı, bir sonraki ile çapraz, yumurta şeklinde, uca doğru sivrice, alt yaprakları büyük yukarılara doğru küçüklü bu nedenle yap*rakları farklı büyüklüktedir. Bu nedenle yaprakları 2-10cm büyüklüğünde 1-6cm eninde olabilir ve kenarları genellikle düz, nadiren hafif kertikli ve hafif dalgalı ve de yeşil renktedir. Çiçeklerinin taç yaprakları iki dudaklı, alt dudak üç, üst dudak iki loplu, genellikle pembe, bazen de kan kırmızı veya nadiren beyaz renkte olabilir ve ortada 4 adet döllenme tozluğu bu*lunur ve de çiçekleri topluca bir arada, şemsiye gibi bir görünüm verirler.
Yetiştirilmesi: Kuru meralar, güneşli bol gören yamaçlar, kireçli, kumlu ve taşlı toprakları sever ve buralarda rahatça yetişir. Güve otunun vatanı Doğu Akdeniz olmaları nedeni ile Türkiye’nin hemen hemen her bölge*sinde yetişir.
Hasat zamanı: Haziran’dan Ekim’e kadar yerden 5-6cm yukarıdan kesilerek toplanır, demet yapılır, gölgelik, havalı ve güneşli yerde kuru*tulur. Güve otu kurutulduktan sonra sert odunsu gövdesi hariç yaprağı, çiçeği ve taze sürgünleri kıyılarak doğranır ve nemden, güneş ışığından uzakta özel kaplarda muhafaza edilir.
Malesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlem*leri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kuru*tulmalıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha ku*rumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kay*bettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlar’da açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukca azaltır.
Birleşiminde: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.

Araştırmalar: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.
Tesir şekli: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.
Kullanılması:
a) Araştırmalara göre bağırsak mantarları ve bakterilere karşı kullanılır.
b) Komisyon E’nin yayınladığı Monografiye göre öksürük, bronşit, şiş*kinlik, idrar yolları rahatsızlıkları, safra yetmezliği, romatizma, adet anormallikleri ve sıracaya karşı kullanılır.
c) Halk arasında özellikleri nefes yolları rahatsızlıklarından; üşütme, öksürük ve bronşları üşütmeye karşı, sindirim sistemi rahatsızlık*larından; mide ve bağırsak krampları, iştahsızlık, kabızlık ve hazım zafiyetine karşı kullanılır.
Açıklama: Güve otu kurutulduktan sonra ezilerek veya öğütülerek Güve otu unu (tozu) elde edilmiştir ve buna su katılarak lapa haline getirilir. Bu lapa 23C˚’de 30 gün süreyle gözetim altında bulundurulur ve hiçbir küflenme, kokuşma ve bozulma görülmez. Önceden bozulması için küf mantarı (asperigillus parasilicus) katılmasına rağmen oysa diğer baha*ratların hemen bozuldukları görülmüştür ama Güve otu lapası bozul*mamıştır. Doğrusu bu bitkinin neden Güve otu olduğunu anlamamış ve başka bir isimle anılmasının doğru olmayacağını bir ay düşünmüştüm fakat yapılan araştırmalardan da anlaşılacağı üzere Güve otunun mantar ve bakteri çeşitlerini zararsız hale getirdiğindir.
Çayı: Bir yemek kaşığı Güve otundan demliğe konur ve üzerine 300-400ml kaynar su ilave edilir ve 5-10dk demlendikten sonra süzülerek içilir.
Çay Harmanları;

Aroma tedavisi:
Güve otu su buharı destilasyonu (damıtılması) ile eterik yağı (Uçucu yağı) elde edilir. güve otu yağının başta; grip, ateşli bulaşıcı hastalıklar, bronşit, boğmaca, astım, sinüzit, hafıza zafiyeti ve iştahsızlığa tesirli olduğu iddia edilmektedir. Güve otu yağı çok etkili olduğundan 1-2damla 1 kesme şekere damlatılarak alınır.
Masaj yağı: 10 damla Güve otu yağı, 20 damla Biberiye yağı, 50ml Kılıç otu yağı ile karıştırılarak masaj yağı elde edilir ve masaj yapılır.
Banyosu: Bir avuç dolusu Güve otuna (100-200gr ) 1lt kaynar su ilave edilir ve 5-10dk demlenmeye bırakıldıktan sonra banyo küvetine dökülür ve küvet yarıya kadar doldurularak 15-20dk banyo yapılır ve 30dk dinlenilir.
Baharatı: Güve otu genellikle et, tavuk ve balık yemekleri ile çorbalara katılır.
Yan tesirleri: Bilinen bir yan estir yoktur.
B) Toros Güve otu, Echter Staudenmajoran, Organum syriacum
Toros Güve otu botanik bakımdan Güve otuna benzer fakat biraz kü*çüktür. Türkiye’de Kekik suyu diye Toros Güve otu suyu satılır.

Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, fakat karpuz da tatlıdır ve bu da mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içer.