Hodan


HODAN
Bir Yıllık
0,3-1m
5-9 Aylar
Na
Otu, Yağı
Hodan, Borretsch, Borago officinalis
Sığırdili
Hıyar otu
Neşe otu
Zembil çiçeği
Turşu otu
Familyası: Hodangillerden, Raublatgewâchse, Boragiaceae
Drugları:
Hodan otu; Broginis herba
Hodan yağı; Broginis oleum
Hodanın yaprak ve çiçekleri kurutularak çayı yapılırken tohumlarının yağı çıkarılarak natürel ilaç yapımında kullanılır.
Giriş: Hodangillerin sadece iki alt türü mevcuttur ve bunlar; Kuzey Afrika Hodanı ve Korsika Hodanı diye anılırlar. Kuzey Afrika Hodanı; Borago longifolia ve Korsika hodanı; Borago pymaea diye adlandırılırlar, fakat günümüzde bu iki alt tür birbirine karışmıştır. Kültür bitkisi olarak genellikle Sırbistan, Hırvatistan, Bosna, Romanya, Bulgaristan ve Tür*kiye’de yetiştirilmektedir. Çünkü bu ülkelerde çokça yapılan turşulara yaprakları katılmaktadır. Bu nedenle de Hıyar otu veya Turşu otu diye de anılır. Çiçeklerinin sarkık şekilde olması nedeni ile Zembil çiçeği yap*raklarının sığırdiline benzemesi nedeniyle de Sığırdili diye anılır. Yap*raklarının yenmesi ile insanı neşelendirdiği bu nedenle de Neşe otu diye de anılır. Plinlus bu bitkinin cinsel gücü artırdığını tespit etmiş ve bitkiyi <> diye adlandırmıştır.
Botanik: Hodan 0,3-1mm boyunda çok yıllık, dikine yükselen, oldukça sık çatallaşan ve üzeri kaba tüylerle kaplı bir bitkidir. Yaprakları değişken sıra ile dizili, kenarları kertikli, üzeri, pürtüklü, yumurta veya eliptik şekilde, 5-20cm uzunluğunda, 3-15cm eninde sığırdili şeklinde alt yaprakları büyükçe ve üst yaprakları küçüktür. Çiçekleri salkım gibi sıkça ve şemsiye gibi topluca bir arada olduğundan Salkım, Şemsiye çiçek demeti diye de anılır. Çiçekleri mavimsi mor, mavi veya leylaki mor renkte, geniş mızrak veya ortadan sonra üçgen şeklindeki beş adet taç yaprak ve ince mızrak şeklinde tüylü, yeşil renkli, beş adet kupa yaprak ile ortada leylaki renkli döllenme tohumlarından oluşan meyveleri 4 tohumlu, tohumları oldukça küçük, kahve renkli ve uç kısmında siğil gibi bir çıkıntıya sahiptir.
Yetiştirilmesi: Bahçenin bir köşesine ekilerek birkaç tohum ailenin bütün ihtiyacını karşılayacak oranda salata yapmak için yaprak verir.
Hasat Zamanı: Mayıs’tan Ekim’e kadar yaprakları ve çiçekleri topla*na*rak yenebilir, veya 50˚’de kurutularak kaldırılır. Bitkinin çok sulu olması nedeni ile havalı ve sıcak günlerde kurutulması dahi çok zordur. Bu ne*denle suni olarak kurutulması gerekir.
Birleşiminde: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.

Araştırmalar: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.
Tesir şekli: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.
Kullanılması:
a) Hodan yağından elde edilen Kapsül ve kremle Premenstural Synd*rom ve Nörodermatoz rahatsızlıklarını iyileştirir. Adet öncesi rahatsız*lıklardan (Premenstural Syndrom) bazıları; baş dönmesi, baş ağrısı, sinirlilik, içe kapanma, depresyon, bulantı, göğüs ağrısı, bacakların şişmesi(ödem) ve ağrımasını sayabiliriz. Nörodermatozun belirtileri; alerji, kaşıntı, kızarık, şiş gergin pul pul sulu olabilen deri rahatsız*lık*ları.
b) Hodan otu eskiden halk arasında öksürük, boğaz ağrıları, böbrek ve mesane iltihaplanması ve romatizmaya karşı kullanılmıştır.
c) Halk arasında Hodan çiçeklerinden yapılan çayın insanı neşelendir*diği, stres, depresyon ve bulaşıcı hastalıkları önlediği iddia edilmiştir.
Açıklama: Hodan yağı %18-24 oranında γ-Linolen asit içerirken Kana*da’da daha çok yetişen ve bu ülke tarafından tohum yağlarından Natürel ilaçlar yapılan ışıldak tohumu (eşek otu tohumu) %7-8 oranında γ-Linolen asit içerir. Kanadalı ilim adamları ışıldak tohum yağının daha ka*li*teli olduğunu ve Hodanın zararlı olduğunu iddia etmişlerdir. (ZP.3.95. 167). Alman ilim adamları da yaptıkları araştırmalarda γ-Linolen asidin her iki bitkide de [(Z,Z,Z)-6.9.12-Octadecatrin asit] adı ile anılan türden olduğu ve bunun keten yağındaki α-Linolen aside[(Z,Z,Z)-6.9.12.15-Octadecatrin asit] benzemediği tespit edilmiştir. (ZP.3.95.167). Böylece Hodan yağının aynı ışıldak yağı gibi kaliteli olduğu ve ayrıca ucuza mal olduğu görülmüştür. Kanadalı ve Alman ilim adamları kendi ülkelerindeki şifalı bitkilerin daha üstün olduğunu iddia etmektedirler. Oysa bu iki bitkiden de daha kaliteli iki bitkinin Türkiye’de yetiştiğini ve daha da kaliteli olduğunu Alman ve A.B.D’li ilim adamlarından öğreniyoruz. Bu bitkilerden çörek her türlü alerjiye karşı Hayıtda hemen her türlü adet öncesi ve sırasındaki rahatsızlıklara karşı etkilidirler.(Elhamdülillah bizde her şey var. Yeter ki değerlendirmesini bilelim.)
Yan Tesirleri: Hodan yaprak ve çiçeklerinin Pryrrolizidin alkaloitleri içer*diği bunun da kanser yaptığı (Kanserojen) ve karaciğeri zehirlediği Alman Sağlık Bakanlığı tarafından beyan edilmiş ve eczanelerde satıl*ması yasaklanmıştır. Oysa Hodan yaprak ve çiçeklerinden binlerce yıldır çay yapılmakta olup şimdiye kadar herhangi bir yan tesiri görülmemiştir. Hodan yağı ise Alkaloit türevleri içermediğinden kullanılmasında her*hangi bir sakınca yoktur. Pryrrolizidin alkaloit türevleri içeren bitkilerin (Karakafese bak.) kanserojen olmadığı Japon, İngiliz ve Avustralyalı ilim adamları tarafından ispat edilmiş ve böylece asılsız bir iddia daha çürütülmüştür hatta bu konuda bir kitap dahi yazılmıştır. (Comfrey was ist das? NH.8.99.452)

Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, fakat karpuz da tatlıdır ve bu da mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içer.