+ Konu Cevapla
3 / 3 Sayfa BirinciBirinci 1 2 3
11 den 15´e kadar. Toplam 15 Sayfa bulundu

Hamilelik ve doğum hakkında A'dan z'ye tüm bilgiler

 Hanımların Yeri Katagorisinde ve  Anne ve Bebek Forumunda Bulunan  Hamilelik ve doğum hakkında A'dan z'ye tüm bilgiler Konusunu Görüntülemektesiniz.=>HAMILELIKTE UYGULANAN TESTLER Doğum Öncesi Tanı Yöntemleri Kız mı erkek mi? Büyükanne gibi sarı saçlı mı büyükbaba gibi yeşil gözlümü ...

  1. #11
    Loading the personal rank HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu Yer
    C:\WINDOWS\system32
    Mesajlar
    17.115
    Blog Yazıları
    8
    Tecrübe Puanı
    107375504

    Tanımlı Ce: Hamilelik ve doğum hakkında A'dan z'ye tüm bilgiler





    HAMILELIKTE UYGULANAN TESTLER


    Doğum Öncesi Tanı Yöntemleri

    Kız mı erkek mi? Büyükanne gibi sarı saçlı mıbüyükbaba gibi yeşil gözlümü olacak? Babanın sesini mi annenin güzelliğini mialacak? En önemliside bebeğim sağlıklı olacak mı? Yakın zamanlara dek bu sorular ancak bebek doğduktan sonracevaplanabilirdi. Bugün ise doğum öncesi tanı yöntemleri ile döllenmedenaltı hafta sonrası gibi erken zamanlarda bile yanıtlanabilmektedir.

    Doğum öncesi tanı yöntemleri; çok düşük olan kalıcı riskleri nedeni ile herkese uygun değildir.

    Bu yöntemler için en uygun adaylar:

    • 35 yaş üstündekiler
    • Genetik bir hastalığın taşıyıcısı olanlar yada ailesinde böyle bir hastalık öyküsü olanlar
    • Doğumsal sakatlığa yol açtığı bilinen kızamıkçık yada toksoplasmosis gibi bulaşıcı hastalıklara yakalanmış olanlar.
    • Gelişmekte olan bebeklerine zararlı olacağından korkulan bazı madde yada maddelerle döllenmeden sonra karşılaşmış olanlar.
    • Önceden doğumla sonlanmamış hamilelikleri yada doğum kusurları ile doğmuş bebekleri olanlar.

    Şimdi kısaca bu yöntemleri tanıyalım:

    AMNİYOSENTEZ
    Bebeği çevreleyen amniyon sıvısından örnek alarak bebeğin hücreleriniolası kimyasal maddeleri ve varsa mikrobik durumu incelemektir.

    Uygulandığı durumlar
    • Anne 35 yaş üstündedir(bu yöntemin %80-90’ı ileri yaş gebeliklerde down sendromu riskini belirlemek için yapılır.)
    • Genetik hastalığıDown sendromlu bir bebeği olan yada aile öyküsü olan hamileliklerde
    • Bebeğin akciğerlerinin olgunluk derecesini belirlemek için(erken doğum yaptırma söz konusu ise)
    • Başka tarama testleri anormal sonuç verdiyse (annede serum alfa feto protein ultrason östrojen veya HCG tayini)

    Amniyosentez ikinci üç ayda genellikle16-18. haftada (en erken 14 en geç 20. haftada) yapılır.25-35 gün içerisinde incelemeler sonuçlanır. Ayrıca hamileliğin son üç ayında akciğerlerin durumunu belirlemek için yapılır.Amniyosentez lokal anestezi eşliğinde ince bir iğne ile karın üzerinden rahme girilerek yapılır.Ultrason eşliğinde az bir miktar amniyon sıvısı alınır.Ultrason bebeği görüp ona zarar vermemeyi sağlar. Bu işlem 30 dakika kadar sürer.Bu işlem çok riskli olmayıp yüz uygulamadan birinde kadınların hafif vajinal kanama veya akıntısı olmaktadır.Akıntı bir iki gün içerisinde duracaktır ancak böyle durumlarda yatak istirahati ve yakın gözlem önerilir.

    ULTRASON
    Ultrason tekniğinin gelişimi doğum olayını daha kesin bir bilim halinegetirdi. Bu teknik; röntgen ışın tehlikesi olmadan ses dalgalarının iç organlardan geçerken bir ekranda görselleşmesine dayanır.Aygıtın ekranı sayesinde bebeğinizi görebilir ve hatta bir fotoğrafını alabilirsiniz.Tabii o fotorafta bebeğinizi bir uzman yardımı olmadan tanımanız zor olabilir.Ultrason şu durumlarda uygulanır:
    •Hamileliğin nasıl gittiğini ve kaçıncı ayında olduğunu belirlemek için
    •Bir anormallikle ilgili olarak ortalamadan fazla risk veya merak varsa
    •7. Haftadan sonra kesin hamileliği doğrulamak için
    •Amniyosentez veya koryonik villus örneklemesi öncesinde bebeğin tam olarak yerini tespit etmek için
    •14. haftada Dopler aygıtı ile kalp sesi hala alınamadı ise yada 22. haftada hala bebek hareketleri başlamadıysa bebeğin durumunu belirlemek için
    •Amniyon sıvısı miktarını ve plasentanın durumunu belirlemek için

    Ultrason 5. haftadan sonra doğuma dek herhangi bir zaman yapılabilir.Karından veya vajinadan yapılabilir. Ağrısız ve risk taşımayan bir işlemdir.Aygıt bebeğin bedeninden geçen ses dalgalarını kayıt eder.

    FETOSKOPi
    Işık ve mercekle donatılmış dürbüne benzer ince uzun bir araçkarın ve rahimde yapılan ince bir kesi ile amniyon kesesi içine sokulurgörüldüğü yerde bebeğin fotoğrafı çekilir. Aynı zamanda bu araçla bebeğin kan ve doku örnekleri alınabilir ve amniyosentez ile araştırılamayan bir çok hastalığın tanısıkonulabilir. Bununla beraber yüksek riskli bir uygulama olduğundan yaygın kullanılmaz.Hamileliğin 16. haftasından sonra uygulanabilir. %3-%5 bebek kaybına yol açabilir.

    ANNEDE SERUM ALFA-FETA-PROTEİN TARAMASI
    Bebeğin ürettiği bir madde olan alfa feta proteinin kanda yada serumda yüksekbulunması; spina bifida (omurilik kanal açıklığı) yada anensefali(kafa kemiklerinin olmaması) gibi beyin omurilik kanalı olduğunu gösterir. Anormal derecede düşük olması ise Down sendromu yada başka kromozom kusuru riskinin arttığını düşündürür.Bu yalnızca tarama testidir ve anormal bir sonuç geldiğinde sorunun doğruluğunu kanıtlamak için başka testler gerekir.

    Bu test 16-18. haftalarda yapılır. Anneden küçük bir kan örneği alınarak yapılan test bebek ve anne için bir risk taşımaz.Test yalnış pozitif bir sonuç verebilir yani gerçekte sonuç normal iken yüksek yada düşükgelebilir. Buda bize risk olduğunu düşündürebilir. Bu nedenle normal olmayan bir sonuç geldiğinde testin tekrarlanması istenir.

    KORYONİK VİLLUS ÖRNEKLEMESİ (KVÖ)
    Bebek kaynaklı yapılar olan koryonik villuslardan örnek alınır.Amniyosentezin yapılamadığı erken hamileliklerde faydalıdır.Eğer hamilelikte bir şeyler yolunda gitmiyorsa daha erken tanı ve daha erken kürtajanne için daha az travmatik olur. Amniyosentezin bize birşeyler gösterdiği dönem(bu hamileliğin en erken 16. haftasına rastlar) gebelik sonlandırılması için geç bir dönemdir. KVÖ; rahim ağzından yada karından bir iğne ile girilerek yapılmaktadır.10-12. haftalar arasında yapılabilir. Gelişmekte olan bebeğin tam bir genetik yapı tablosunu veren koryonik villüsler bebek kaynaklı yapılardır.
    Ancak uygulamanın yapıldığı bazı tıp merkezlerinde bebekte kol ve bacak kusurlarına yol açtığıayrıca amniyosentezden daha fazla düşük riskine sahip olduğu bilinmektedir.



    [Bebeğin Kordonundan Sıvı Alınması: Amniyosentez


    Amniyosentez

    35 yaş ve üstü anne adaylarında ve üçlü testte risk saptanan durumlarda amniyosentez yaptırmak gerekiyor.

    Hamileliğin başlangıcından bebeğin ilk kucaklanma sürecine kadar her anne – baba adayı bebeklerinin sağlığıyla ilgili endişe taşıyor. Günümüzde uygulanan doğum öncesi tanı yöntemleriyle bebekler tehlikeden korunma şansına sahip. Bu yöntemlerden biri de amniyosentez. Bebeğin anne karnında içinde bulunduğu sıvıdan örnek alınması anl***** gelen amniyosentez genellikle 35 yaş ve daha üstü anne adaylarında ve üçlü testte risk saptandığı durumlarda kesin tanı amacıyla kullanılıyor.

    Amniyosentez nedir?

    En sık kullanılan tanı yöntemlerinin başında gelen amniyosentez bebeğin anne karnında içinde yüzdüğü amniyon sıvısından ince bir iğne yardımıyla örnek alınması anl***** geliyor.Bu yöntemde anne adayının karın cildinden girilen bir iğneyle rahme ve buradan da bebeğin içinde yüzdüğü amniyos sıvısına ulaşılır. Amniyos sıvısından az bir miktar enjektör yardımıyla çekilerek laboratuara gönderilir. Tanı amaçlı amniyosentez genellikle 15. 17. hamilelik haftalarında uygulanır. Daha ileri hamilelik haftalarında uygulanması uygun görülmez” Laboratuar sonuçları ancak 2 – 3 haftada çıkıyor. 24. hamilelik haftasından sonra bebekte kromozom anomalisi saptansa da hamileliği sonlandırmak mümkün olmadığı için amniyosentezi en geç 20-21. haftada gerçekleştirmek gereklidir.

    Neden uygulanır

    Amniyosentez ile bebekte kromozom anomalisi olup olmadığına bakılıyor. Toplumda en sık görülen anomalilerden biri olan down sendromu teşhisi amniyosentez ile konuluyor. Bu uygulamayla kromozom anomalisi tanısı dışında bazı metobolik hastalıkların tanısı konabiliyor nöral tüp defektleri için ileri tetkik yapılabiliyor ve anne adayına ait bir hastalık sebebiyle bebeğin erken doğması gerektiğinde akciğerlerinin olgunlaşıp olgunlaşmadığı belirlenebiliyor. Op. Dr. Kır “Günümüzde genetik biliminin gelişmesiyle bebekte sadece belirgin kromozom anomalileri değil tek gen kusurlarına bağlı hastalıklarının da bir kısmı tespit edilebiliyor.” diyor.

    Kimler yaptırmalı?

    Amniyosentez 200’de 1 gibi bir oranda düşük riski taşıdığı için rutin olarak her hamile kadına önerilmiyor. Genel olarak amniyosentez önerilmesi gereken durumları şöyle sıralanmaktadir:

    İleri anne yaşı ( Doğum anında 35 yaş ve üstü ):
    Down sendromu başta olmak üzere bazı genetik hastalıkların görülme riski kadının yaşı ile paralel olarak artış gösteriyor. Bu sebeple ileri anne yaşı en sık amniyosentez önerilen durumların başında geliyor.

    Pozitif öykü: Daha önceki gebeliklerde kromozomal bozukluk öyküsü olanlara amniyosentez öneriliyor.

    Pozitif tarama testi: Genetik hastalıklar ve anomaliler açısından yüksek risk taşıyan hamilelikleri saptamak amacıyla bazı testler her hamile kadında rutin olarak uygulanıyor. Bu testlerden en sık kullanılan ise üçlü tarama testi. Bu testlerin pozitifi çıkması durumunda kesin tanıya ulaşmak amacıyla amniyosentez yapılıyor.

    Ultrasonografide anomali saptanması:Hamilelik takibi sırasında yapılan rutin ultrason incelemelerinde anomali saptanması halinde amniyosentez tavsiye ediliyor.




    Preimplantasyon Genetik Tanı

    Tekrarlayan düşük problemi yaşayan çiftler için yeni bir umut!

    Bir düşükten sonra anne adayları “tekrar aynı olay ile karşılaşır mıyım” endişesini taşıyorlar. Zaten 10 gebelikten biri de bu risk ile karşı karşıya kalıyor. Bazı çiftlerde ise bu sorun birbirini izleyen gebeliklerde tekrar tekrar yaşanarak çiftin ümitleri kırıyor. Bu noktada yeni bir tedavi seçeneği olan preimplantasyon genetik tanı bize yardımcı olabiliyor.

    Tekrarlayan düşük 20. gebelik haftasından önce birbirini takip eden 3 veya daha fazla gebelik kaybının olması durumu olarak tanımlanıyor. Bu problem çiftlerin % 0.5-1’ini etkiliyor. Sorun birçok farklı nedenden kaynaklanabiliyor. Genetik ve hormonal bozukluklar üreme organlarına örneğin rahime ait yapısal şekil bozuklukları çevresel faktörler ve bağışıklık sistemine ait bozukluklar belli başlı nedenler arasında yer alıyor. Anne ve baba adayına ait genetik problemler tüm nedenlerin % 5’ini oluşturmaktadır. Bu nedenle tekrarlayan düşükleri olan çiftlerde hem kadın hem de erkeğin kromozom analizinin yapılması gerekmektedir. Son yıllarda elde ettiğimiz veriler tekrarlayan düşükleri olan çiftlerin kendilerinde herhangi bir kromozomal anormallik olmasa bile oluşturdukları embryolarda beklenenden daha yüksek oranda genetik anormallikler olduğunu göstermektedir. Yani çift genetik açıdan sağlıklı bile olsa gebelikle sonuçlanacak olan embryoları sıklıkla genetik bozukluklar içermekte ve bu yüzden de gebelik oluşsa bile sağlıklı bir şekilde devam etmeyip düşükle sonuçlanmaktadır.

    Tekrarlayan düşüklerde genetik tanının önemi
    Düşük oranı bir düşükten sonra yüzde 115 iki düşükten sonra yüzde 29.4 üç düşükten sonra yüzde 30 – 45 olarak veriliyor. İstatistikler her düşükten sonra yeni bir düşük olasılığının belirgin olarak arttığını ortaya koyuyor. Bu durumda düşüğe neden olabilecek diğer etkenler araştırılmış ve herhangi bir neden bulunamamışsa ya çiftin genetik açıdan sağlıklı bir embryoya rast gelmesini beklemek gerekiyor ya da aynı anda bir çok embryo üretip bunların içinden hangisinin genetik açıdan sağlıklı olduğunu bulmak ve onu çifte transfer ederek sağlıklı bir gebelik elde etmek gerekiyor. İşte bu ikinci seçenek aslında tüp bebek ve preimplantasyon genetik tanı uygulamasını ifade ediyor. Tüp bebek ve preimplantasyon genetik tanı yalnızca gebe kalamayan çiftlerde değil hamile kalıp bunu sağlıklı bir biçimde sonuca ulaştıramayan çiftlerde de etkili oluyor. Bu çiftlerde devam edecek olan bir gebeliği yakalamak için hiçbir şey yapmadan doğal yollarla oluşan bir gebeliği beklemek de bir çözüm olabilir fakat unutmamak gerekir ki kendiliğinden oluşacak gebeliklerin her zaman için düşükle sonuçlanma ihtimali olacaktır ve yaşanan her düşük anne adayını hem ümitsizlik ve karamsarlığa itecek hem de genel sağlığını tehdit eder duruma gelecektir. İşte bu yüzden biz bu çiftlerde hem tanı koymak hem de tedaviyi sağlayıp sağlıklı bir bebeğin doğumuna ulaşmak için tüp bebek tedavisini öneriyoruz. Böylece yumurta gelişimine olanak sağlıyor ve yumurtaların döllenmesinden sonra gelişen embryolardan bir veya iki hücre örneği alarak genetik açıdan sağlıklı olanları seçerek anne adayına transfer ediyoruz. Bu yaklaşımın aslında çiftin tekrarlayan düşüklerinin hem nedenini ortaya koymada hem de bu durumu tedavi etmede etkin bir yaklaşım olduğunu düşünüyoruz.

    Genetik tanı tüp bebek başarı oranını arttırıyor

    Preimplantasyon genetik tanı uygulaması kullanılan bir başka hasta grubu ise tekrarlayan başarısız tüp bebek denemeleri olan çiftler. Bu grup hasta için de bir sonraki tüp bebek denemesinde preimplantasyon genetik tanı uygulamasının yapılması sonucu iyileştirebiliyor.Elde ettiğimiz veriler tekrarlayan tüp bebek denemelerinde başarısız kalınan çiftlerin embryolarında beklenenden daha fazla oranda kromozom bozukluklarına rastlanıldığını göstermektedir. Bu nedenle bu çiftlerde embryolar anne rahmine verilmeden önce genetik açıdan normal olup olmadıkları test edilip normal olan embryolar anne rahmine yerleştirildiğinde gebelik şansı artırılmış oluyor. Preimplantasyon genetik tanı embryoların kromozom bozukluklarını ortaya koyarak sağlıklı embryonun seçimine ve bu da gebelik şansının yükselmesine yol açacaktır.

    [Bebeğinizi Doğmadan Görmek


    4 boyutlu ultrasonografi ile bebeğinizi doğmadan görmek ister misiniz?

    4 boyutlu ultrason cihazıyla anne karnındaki bebeğin görüntüsü vesikalık resim gibi alınabiliyor.Sadece resimle kalmayıp bebeğinizin o an neler yaptığı da gözleyebilirsiniz. Sağlığı hakkında birçok ipucu elde edebilirsiniz.”


  2. #12
    Loading the personal rank HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu Yer
    C:\WINDOWS\system32
    Mesajlar
    17.115
    Blog Yazıları
    8
    Tecrübe Puanı
    107375504

    Tanımlı Ce: Hamilelik ve doğum hakkında A'dan z'ye tüm bilgiler




    Ultrason teknolojisinde son nokta

    Gebelik sırasında ultrasonun yeri ve önemi tartışılmaz. Bu alandaki yeni gelişmeler ultrasonun hamilelik sırasında anne ve bebek sağlığı açısından önemini perçinliyor. En son yenilik ise 4 boyutlu ultrason. Bu cihaz ile bebeğin anne karnındayken neler yaptığı izlemek bebeğin anne karnındaki görüntülerinden fotoğraf albümü oluşturmak mümkün.Parmağını emen esneyen esnerken ağzını kapatan ayak parmağını emmeye çalışan gülümseyen diğer ikizinin başını okşayan bebeklerini görebilmek ailelere büyük keyif veriyor.”

    Anne ve bebek arasında farklı bir köprü kuruluyor

    Annenin o andaki heyecanının görülmeye değer olduğu kesindir.Bebek doğduktan sonraki fotoğrafları ile anne karnındaki fotoğrafları karşılaştırıldığında olayın manevi değerinin daha da iyi anlaşıldıği görülmektedir.

    Bebeğinizin doğmadan arşivini yapın

    4 boyutlu ultrason ile bebeği izlemenin dışında isteğe bağlı CD ye kayıt alınıp daha sonra izlenmesi saklanarak ileride bebeğe izlettirilmesi de mümkün. Bu teknolojinin daha önceki 3 boyutlu ultrasonlardan farkı bebeği ve hareketlerini anında görebilmeyi ve bunu CD ye kaydederek hoş bir anı olarak saklanmasını sağlaması. Parmak emen esneyen esnerken ağzını kapatan ayak parmağını emmeye çalışan gülümseyen kaşlarını çatan diğer ikizinin başını okşayan bebekleri görebilmek ailelerle bebek arasında farklı bir duygusal bağ oluşturuyor.



    Sağlığı hakkında ipuçları veriyor

    Annenin bebeğini doğmadan görebilmesi dışında '4 Boyutlu Ultrason' yardımıyla dudak-damak yarığı spina bifida parmak anomalisi gibi anormalliklerin daha net tespiti mümkün. Cihazın diğer bir fonksiyonu da doppler ile ölçüm yapabilmesidir.Bu sayede de gelişme geriliği hipertansiyon çoğul gebelikler gün geçmesi gibi yüksek riskli gebelikler sağlıklı bir şekilde izlenebiliyor.




    11-14 Testini Biliyor musunuz?

    Son dönemlerde yaygınlaşmaya başlayan ve 3'lü teste göre bir çok avantajı olan diğer bir test ise 2'li test veya diğer adıyla 11-14 hafta tarama testi.

    Günümüzde anne karnındaki bebeklerin sağlıklı olup olmadığına ilişkin çeşitli testler yapılıyor. Özellikle ultrasonografinin bu konudaki katkılarını yadsımamak gerekiyor. Ultrasonografinin devreye girmesiyle anne karnındaki bebeklerin takibinde çığır açıldı. Şekilsel bozuklukların eşlik ettiği doğumsal anormalliklerin birçoğu bu yolla tesbit edilebiliyor. Ancak bazı doğumsal anormallikler belirgin şekilsel bozukluk yapmamakla birlikte oldukça ağır ve tedavisi mümkün olmayan hastalıklara yol açabilmekte.

    Genetik hastalıklar bunların başında geliyor.Toplumda bilinen en yaygın genetik hastalıklar olarak down sendromu adı verilen trisomi 21 veya diğer adıyla mongolizm örnek verilebilir.Bebeğin genetik şifresinde ortaya çıkan bir problemden dolayı bu bebekler hem şekilsel hem zihinsel bir çok özre sahiptirler. Bu hastalığın ve buna benzer başka genetik hastalıkların en kesin tanı yöntemi bebek hücrelerine ulaşıp içlerindeki genetik şifreyi çözmekle mümkün olabilmektedir. Bunun için ya gebeliğin erken dönemlerinde bebeğin eşinden doku alınması (koriyon villus örneklemesi) veya gebeliğin ortalarına yakın bebeğin içinde bulunduğu ortamdan sıvı alması (amniosentez) veya son olarak bebeğin göbek kordonundan kan alınması (kordosentez) gerekmektedir. Bu yöntemlerin hepsinde gebeliği kaybetme olasılığı var.

    İşte bu sakıncadan dolayı çeşitli tarama testleri geliştirilmiş. Tarama testlerinin gebenin şahsına ve karnında taşıdığı bebeğe özgü olmasına dikkat edilmesi gerekiyor. Bunun için hem gebeye ait bir takım özel bilgiler (yaş kilo varsa önceki gebeliklerindeki özellikler gibi) hem bebeğe ait özel bilgiler (birtakım ölçüler gebelikten dolayı anne karnında bulunan bazı maddelerin ölçümü gibi) toplanarak bir bilgi paketi oluşturuluyor ve bu bilgi paket özel bir bilgisayar progr***** verilerek söz konusu gebenin devam etmekte olan gebeliğindeki bebeğinin down sendromlu veya başka bir hastalığının olma riski hesaplanıyor. Eğer bu hesaplama sonucu elde edilen risk değeri yüksekse (yukarda anlatılan kesin tanı yöntemlerindeki bebeği kaybetme riskine göre) aileye etraflıca danışmanlık verilerek yukarıda bahsedilen kesin tanı yöntemlerinden uygun olanı uygulanarak kesin sonuca ulaşılmaktadır. Bir başka deyişle önce tüm gebeler taranmakta böylece riski yüksek olanlar tespit edilip kesin tanı testleri uygulanmaktadır.

    3’lü tarama testi mi 11 – 14 testi mi?

    Bu testlerin en bilineni 3'lü tarama testi. Ancak son dönemlerde yaygınlaşmaya başlayan ve 3'lü teste göre bir çok avantajı olan diğer bir test ise 2'li test veya diğer adıyla 11-14 hafta tarama testi. 11-14 hafta testi adından da görüleceği gibi 3'lü testten daha önce yani gebeliğin daha erken dönemlerinde yapılabilmekte (3'lü test 16-20 hafta arası yapılmaktadır). Dr. Uysal "11-14 hafta testinin hastalıkları yakalama olasılığı (yaklaşık %90) yani 3'lü teste (yaklaşık % 60) göre oldukça yüksek" diyor.

    11 – 14 testinin özellikleri

    11-14 hafta testi sırasında ultrasonografinin önemli bir yeri var.Bu testteki en önemli veri bebeğin ense pilisinin ölçümüdür. Down sendromlu veya başka bir çok genetik hastalıkta olduğu gibi bazı kalp hastalıkları akciğer hastalıkları iskelet hastalıklarında bebeğin ense kısmındaki sıvı birikimi artar. bu bölgenin ölçümü milimetrenin onda biri ölçeğinde gerçekleşmekte olup sanılanın aksine zor ve hassas bir işlemdir. Doğru ölçümü yapabilmek için bazen hekim oldukça uzun bir zaman ayırmak zorunda kalabilir. Bebeğin o andaki pozisyonu etrafındaki amnios zarı ve bir çok şey bunu zorlaştırabilir. Ayrıca kullanılan ultrasonografi cihazının da bu ölçümü yapabilmesi gerekir. Bunun dışında bebeğin baş-popo uzunluğunda istenen verilerden biridir. Bahsedilen bilgi paketine eklenecek başka veriler ise anne kanında bulunan ve gebeliğin seyrine göre değişiklikler gösteren iki özel maddenin ölçümüdür. Birincisi anne kanındaki β- hcg düzeyi diğeri papp-a adındaki maddedir. Bu iki maddenin sağlıklı bebek taşıyan gebelerdeki değişim çizgisi ile sağlıksız bebek taşıyan gebelerdeki değişim çizgisi farklı olabilmektedir. Ayrıca anne yaşı son adet tarihi annenin kilosu varsa önceki gebeliklerdeki özellikler bebeğin kalp atım hızı gibi veriler de ilave edilerek istenen bilgi paketi oluşturulmakta ve özel bilgisayar programı yardımıyla bebeğin sağlığı hakkında bilgi edinilmektedir.

  3. #13
    Loading the personal rank HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu Yer
    C:\WINDOWS\system32
    Mesajlar
    17.115
    Blog Yazıları
    8
    Tecrübe Puanı
    107375504

    Tanımlı Ce: Hamilelik ve doğum hakkında A'dan z'ye tüm bilgiler

    Hamilelik ve Seks


    Hamilelikte seks çiftten çifte değişmekle beraber genelde birinci üç ayda azalma ikinci üç ayda artmaüçüncü üç aydada yine bir azalma söz konusudur.Hamileliğin ilk döneminde bir azalma olması süpriz değildir.Yorgunluk bulantı kusma göğüslerde hassasiyet ve hormonsal değişimler cinselliğietkiler. İlk üç aylarını rahat geçiren kadınların cinsel istekleri tüm hamilelikte sıklıkla aynı kalır.Her zaman değil ama sıklıkla hamileliğin ikinci üç ayındaçiftler hamileliğe bedensel ve ruhsal olarak alışmış olduklarından cinsel ilgileriartar.
    Doğuma yakın ise ilk zamanlarda olduğundan daha da fazla bir şekilde istek azalır ve nedenleride çok açıktır.Birincisi karın hacminin artışı hareket etmeyi zorlaştırır.İkincisi ilerlemiş hamileliğin ağrı ve rahatsızlığı sıcak bir ilerlemeyi engeller.Üçüncüsü ise son dönemlerde bebek ve doğum dışında herhangi bir şeye yoğunlaşmak zordur.Hamilelik sırasında cinsel ilişkinin niçin zorlaştığının anlaşılmasıkorku ve üzüntülerin azalmasına yardımcı olur. Bu da ilişkinin olmasının (yada olmamasının) daha kolay kabul edilebilir ve daha hoşlanılabilir hale gelmesini sağlar.
    Herşeyden öncepek çok bedensel değişiklik istek ve cinsel zevkinizi olumlu veya olumsuz yöndeetkiler. Eğer olumsuz etmenleri bilirseniz ve onlarla birlikte yaşamayı öğrenirseniz cinsel hayatınıza karışmalarını en aza indirebilirsiniz.
    Bu olumsuz etkiler şunlardır:

    Bulantı ve kusma:Eğer bulantı ve kusmalarınız gece gündüz devam ediyorsayalnızca bunların geçmesini beklemelisiniz (sıklıkla ilk üç ayın sonundakaybolur). Eğer sizi yalnızca belli saatlerde genelde sabahrahatsız ediyorsa gevşemeye çalışın ve yemek saatlerinizi ona göreayarlayın. Kendinizi berbat hissediyorsanız ısrarla çekici görünmeye çalışmayın;çünkü sabah rahatsızlığınız duygusal gerginliğinizleartabilir. Kendinize bu konuda baskı yapmayın yalnızca rahatolun geçecektir.
    Yorgunluk:Bu da dördüncü aya kadar mutlaka geçecektir. Geçinceye kadarkendinizi gece geç vakitlere kadar romantik olmaya zorlamakyerine; eğer uygunsanız eşinizle gündüz kendinizi daha dinç hissettiğinizde birlikte olun.
    Görüntünüzün değişmesi:Hamilelik ilerledikçe kadının görüntüsü ve karnının şişmesi çiftlerden birinin yada ikisininde iştahınıkesebilir. Bunun geçici bir durum olduğunu düşünün ve üstünde fazla durmayın.
    Üreme organlarının büyümesi:Hamilelikte hormosal değişikliklere bağlı olarak kasık bölgesine doğru artmış kan akımıbazı kadınlarda cinsel beklentiyi arttırabilir.Fakat aynı zamanda özellikle hamileliğin son dönemlerindecinsel doyum sonrası dolgunluğun devam etmesine bağlıolarak kadının bu işi tam olarak yapamadığını düşünmesine ve cinsellikten daha az zevk almasına nedenolabilir. Erkekler içinde bu değişiklikler hazzın artmasınaveya (eğer bu dolgunluk organını çok sıkıp sertleşmenin kaybolmasına sebepoluyorsa) azalmasına neden olabilir.
    [Memelerde dolgunluk:Bazı çiftler hamilelik boyunca dolu ve gergin göğüslerden hoşlanabilir.Fakat bir kısmında hamileliğin erken döneminde memelerin ağrılı gerginliğine bağlı olarak ilişki acı verebilir. Kesinlikle duyduğunuz rahatsızlığı eşinizle konuşun.
    Vajina salgılarındaki değişiklikler:Bu salgıların miktarı artar ve kıvamı kokusu tadı değişir.Bu artmış yağlanma birleşmeyi daha hoş hale getirebilir.Tam tersi kadının vajinasının sürekli ıslak ve kaygan olması eşinin sertleşmesini engelleyebilir.
    Bebeğinize zarar vereceğinizden veya düşük yapmaktan korkmak:Normal bir hamilelikte cinsel birleşme bu etkilerin hiçbirine yol açmayacaktır.Bebek rahim ve amniyon sıvısı içerisinde rahat ve korumalıbir ortamdadır. Ayrıca rahim ağız kısmında oluşan sıvımsı bir tıkaç ile bebek dış ortamdan güvenle korunur.
    Orgazmın düşük yada erken doğuma yol açacağından korkmak:Orgazmdan sonra rahimde kasılmalar olmasına karşın bu kasılmaların normal bir hamilelikte tehlikesiyoktur. Ancak riskli guruptaysanız size orgazm yasaklanabilir.
    Bebeğinizin “izliyor” veya “farkında”olmasından korkmak: Orgazm sonrasında rahimdeki kasılmaların sebep olduğu hafif sallantıdan bebeğinizin hoşlandığını düşünün.O yaptığınızı ne görebilir nede neler olduğunun farkındadır.Bebeğiniz gerçektende bu olayı hafızasına alamaz. Bebeğinizinhareketleri (birleşme sırasında yavaşlama ve sonrasındatekmeleme kıvranma ve orgazm sonrası kalp atışlarında hızlanma) yalnızca hormonlara ve rahim hareketlerine bağlı tepkilerdir.
    Karı koca arasındaki ilişkinin değişmesi:Çiftler artık yalnızca sevgili veya birbirine aşık karı koca değilaynı zamanda anne baba oldukları düşüncesine alişmakta zorlukçekerler. Hatta hala pek çoğumuz böyle bir ilişkinin sonucunda yaşıyor olmamıza karşın kendi ana babamızında seviştiğini bilmektenkaçınırız. Öte yandan bazı çiftler ilişkilerindeki bu yeni boyutu keşfedipbunuda yeni bir heyecan olarak yatak odalarına taşırlar.

    CİNSEL İLİŞKİNİN SINIRLANMASI GEREKEN ZAMAN

    Sevişmek bebek bekleyen çiftlere çok şey kazandırdığından keşke bütün çiftler buavantajlardan yararlanabilselerdi. Gerçektende sizin için hem bedensel hem duygusal açıdan iyi yönleri vardır:sizi ve eşinizi birbirinize yakınlaştırır kasık bölgenizdeki kasların doğum için hazırlanmasına yardımcı olur ve rahatlatır.
    Ne yazık ki yüksek riskli hamileliklerde bazı dönemler için yada dokuz ay boyunca bile sınırlandırmaolabilir. Ne nasıl güvenlidir ve ne zaman uygun olur bunu kesinlikle öğrenin.Eğer hekiminiz sınırlandırmalar getiriyorsa nedenini sorun.
    Birleşme aşağıdaki durumlarda muhtemelen kısıtlanacaktır:

    • Herhangi bir anda beklenmeyen bir kanama olması
    • Daha önceki hamileliğin ilk üç ayında düşük yada düşük tehlikesi geçirmesişu anda da düşük tehlikesinin bulunması
    • Daha önce ki hamileliğin son 8-12 haftası içerisinde erken doğumriskli erken doğum deneyiminin olması veya şu anda erken doğum belirtilerinin bulunması
    • Su kesesinin yırtılması
    • Plasenta Previa (anne ile bebek arasındaki bağlantıyı sağlayan dokunun normal yerleşimi yerine rahim üst kısmına yerleşmesi anl***** gelir) olması.Bu durumda ilişki ile plasenta zamanından önce yerinden ayrılıpkanamaya yol açarak hem anne hemde bebek sağlığını tehdit edebilir.
    • Birden fazla bebek bekleme durumunda son üç ay ilişki yasaklanabilir.

    DAHA ÇOK ZEVK ALMAK
    Güzel ve sürekli evlilikler gibi güzel ve uzun süreli bir cinsel ilişkide bir gündeoluşmaz. Sabır deneyim anlayış ve sevgiyle gelişirler. Ve bu oluşturduğunuz cinsel ilişkinin şekli hamileliğinizde bedensel ve duygusal değişikliklerden etkilenir.
    İşte size cinsel ilşkinizi güzel bir şekilde sürdürebilmeniz için bir kaç tavsiye:
    •İlişkiniz ister sık ister seyrek olsun öbür etmenlerden etkilenmesine izin vermeyin.
    • Ebeveyn olma duygusunun ilişkiniz üzerinde yaratabileceği gerginliği fark edin ve bu durumun her ikinizinde hissedebileceği cinsel isteğin yoğunluğunu değiştirebileceğinibilin. Her türlü sorunu açıkça konuşun hiçbir zaman kulak ardı etmeyin.
    • Olumlu düşünün: Sevişmek aynı zamanda bedensel olarakta doğuma iyi bir şekildehazırlanmanıza yardımcı olacaktır.
    • Beklentileriniz konusunda gerçekçiolun. Bazı kadınlar orgazma ilk kez hamilelikte ulaşmalarına karşınbir çalışma pek çok kadının hamilelikleri sırasında daha az orgazma ulaştığını saptamıştır.
    • Hamilelik sırasında yeni pozisyonlarıdeneyin. Fakat yeni pozisyonların herbirini denerken kendinize zaman tanıyın.Önce hayal edin sonra uyguladığınızda daha kolay olduğunu göreceksiniz.
    Hamilelikte cinsel ilişkinizin niteliği ve niceliği eskisi gibi değilsebile hamilelik sırasında bu değişiklikleri anlamak aranızdaki bağı güçlendirecektir.


    [Hamilelikte Cinsellik Olmalı mı?


    Gebelikte cinsellikle ilgili bilgiler bilimsel araştırmalar ve verilerden çok geleneklere etik ve etnik kurallara dayanıyor. Bu tabular yüzünden hastalar cinsellik ile ilgili konuları hekimleri ile paylaşmaktan kaçınıyorlar. Oysa gebelikte cinsellik tabu değil!

    Cinsellik hamilelikten ne şekilde etkilenir?
    Cinsellik ile ilgili yanlış bilgiler cinsel ilişki sonrası yaşanan suçluluk günah duygusu ve utanma hissi endişe ve kuruntuların artmasına neden olmaktadır annelik hissi baskın hale gelerek bebeğe zarar verme korkusu cinselliği köreltmektedir. Hamileliğe uyum sağlama aşamasında cinselliğin yaşanamaması çiftler arasında soğukluğa neden olmaktadır ve böylece hayatın her döneminde önem taşıyan cinsellik gebelik nedeniyle olumsuz etkilenmektedir. Sonuç olarak aile birliği bu durumdan etkilenir ve yapılan istatistiklerde %17 oranında erkeğin evlilik dışı cinsel ilişkiye girdiği saptanmıştır.

    Normal seyreden riski olmayan gebelerde cinsel ilişkinin gebelik üzerinde olumlu veya olumsuz hiçbir etkisi olmadığı bilinmektedir. Aksine düzenli cinsel yaşamı olan gebeye sosyal destek sağlamakla birlikte hamilelik açısından olumlu bir faktör sayılmaktadır.

    Gebelik sürecinde cinsellikle oluşan fizyolojik değişikler nelerdir?Gebelik sürecinde cinsellikle oluşan fizyolojik değişikler nelerdir? Gebelik sırasında pelvik organlar ve dış genital organlarda bazı değişiklikler oluşmaktadır. Cinsel istek ve yanıtta değişimler ise bu organlardaki damarlarda oluşan kan dolaşımının artışındandır. Gebelikte pelvik ve genital organların kanlanmasında fizyolojik olarak artış olmaktadır. Gebeliğin hormonal dengesi ve buna bağlı fizyolojik değişimler cinsel dürtülerde bir takım değişiklikler oluşturur. Iyi kanlanan ve beslenen genital organlarda cinsel uyarı daha kolay olmaktadır. Vaginal salgılar daha fazla salgılanarak cinsel ilişkiyi daha kolay ve orgazmın daha yoğun yaşanmasına yol açmaktadır. Gebelerde cinsel istekte artış olabilir ve bazı kadınlar ilk orgazmlarını gebelikte yaşarlar. Göğüslere genital organlara giden kanın artması bazı gebelerde kendisini sürekli cinsel ilişkiye hazır hissetmesine cinselliğini yoğun yaşamasına neden olmaktadır. Gebelerin bir çoğu cinsel ilişkinin daha doyurucu ve heyecan verici olduğunu gebelik öncesi ilişkiden daha fazla keyif verdiğini söylemektedir. Genital organların fazla kanlandığı gebelerde ise cinsel ilişki sırasında birden fazla orgazmın yaşandığı bildirilmektedir. Gebenin cinsel istek ve dürtüleri sosyokültürel psikolojik fizyolojik ve eşi ile olan ilişkisine bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Gebelik haftasına bağlı olarak cinsellik duygusunda azalma veya artış olur. Orgazm sırasında ve orgazm sonrası uterusta kasılmalar başlar. Gebelikte bu uterus kasılmaları daha güçlü ve orgazmı tekrarlayıcı şekilde olur.

    Cinsellik gebelikten nasıl etkilenir?
    Güzellik gençlik düzgün fizik ve cazibeye sahip olmak cinsel arzu ve isteği körüklemektedir. Gebelikte yaşanan vücut değişimleri zaman zaman bazı gebelerde sıkıntı ve rahatsızlık oluşturmaktadır. Vücut değişimlerinin sonucunda kendilerini daha güçsüz hissederek cinsel çekiciliklerinin azaldığını hatta kaybolduğunu düşünmeye başlarlar. Göğüslerdeki değişiklikler zaman zaman sütün gelmesine kadının kilo alması da vücudundan ve çıplaklığından utanç duymasına neden olmaktadır. Bazen erkeklerin de bu düşünceye katılmaları cinsel arzuda azalma ve cinsel ilişkiden kaçınmalara yol açmaktadır. Ancak bazı kadınlar gebelikte vücutlarında oluşan değişiklikleri olumlu karşılamakta ve cinsel çekiciliklerinin arttığını düşünmektedir. Bu düşünceye sahip olan gebeler daha düzenli cinsel yaşam sürdürmektedir. Bunun yanı sıra farklı dini inançlar ve düşünceler gebelikte cinselliği olumsuz yönde etkilemektedir. Cinsel ilişkiyi günah olarak görmek cinsel istek ve arzuyu köreltir.

    Baba adaylarında cinsel istek açısından ne gibi değişiklikler olur?
    Babalık duygusu bazen babaya ikilem yaşatmaktadır. Eşine yüklediği annelik misyonu cinsel isteğinin azalmasına neden olur. Eşine farklı bir gözle bakmaya başlar onu çocuğunun annesi olarak görür kutsallaştırır ve incitmekten korkar böylece seksten uzaklaşır utanç ve günah duymaya başlar.

    Cinsel ilişki gebeliği nasıl etkiler?
    Gebelik döneminde cinsel yaşam ile ilgili sorunlar cinsel istek ve isteksizlik ilişki ve orgazm sıklığı cinsel tatmin çiftler arasında yaşanan problemlerdir. Ancak azda olsa koitus ( cinsel birleşme ) dışı davranışlar kendi kendini tatmin etme yöntemi (mastürbasyon) bazı kadınlarda seksüel tercihtir. Daha önce bu şekilde cinsel tatmine ulaşan hastalar gebelik döneminde az da olsa mastürbasyonu cinsel tatmin yolu olarak seçebilirler. Normal seyreden gebelikte bu gibi cinsel ilişki dışı davranışların düşük riskini artırmadığı bilinmektedir.

    Riskli gebeliklerde cinselliğin etkileri nelerdir?
    Cinsel ilişkinin riskli gebelerde bazı komplikasyonlara yol açtığı bilinmektedir. Bunlardan birincisi kadın cinsel organında cinsel birleşme nedeniyle yaşanan mekanik travmalar ikincisi cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardır. Bir çok yazara göre normal seyreden gebelikte cinsel ilişki anne ve bebeğe hiç bir zarar vermez. Kanama düşük erken doğum rahim ağzı yetmezliği su kesesinin açılması gibi durumlarda cinsel ilişki sakıncalı görülmektedir.
    Ejekülasyon veya meni içerdiği prostaglandin ile rahmin kasılmalarına neden olabilir. Ancak az miktarda prostaglandin içermesi bu kasılmaların geçici olmasına sebep olmaktadır. Bazı yazarlara göre erken doğumu başlatmak için menide bulunan prostaglandinin 10-15 katı olması gerekmektedir. Orgazm cinsel ilişki ile birlikte veya cinsel ilişki olmadan rahim kasılmalarına ve rahim içi basıncın artmasına neden olmaktadır. Meme ucunun uyarılması veya orgazm sırasında hipofizden bir miktar oksitosin salınması bilinmektedir. Bazı yazarlar orgazmın riskli gebelerde erken doğuma neden olabileceğini düşünmektedirler. Cinsel ilişki sırasında meme uyarısı rahim kasılmalarına neden olmaktadır. Bazı riskli gebelerde bu durumlarda bebeğin kalp atışlarında azalma olduğu tespit edilmiştir.

    [Cinsel yaşam; gebelik ayına veya haftasına göre riski arttırır mı?
    İlk trimesterde veya erken gebelik haftalarında ilişki sonrası karın ve kasık ağrısı vajinal kanama ile birlikte düşüğe neden olabilmektedir. Ancak gebeliğin ilk aylarda sonlanmasının nedenleri daha çok bebeğin genetik bozuklukları gelişme anomalileri bebeğin eşindeki (plasenta) problemleri annenin rahmindeki anatomik bozukluklar veya organik hastalıklar rahim içindeki enfeksiyonlar ve annenin bazı sistemik hastalıkları ve hormonal bozukluklarının olduğudur. Düşük tehdidi olan ve tekrarlayan düşükleri olan hastalarda cinsel ilişkinin yasaklanması enfeksiyon riskini ve mekanik travmayı azalttığı gibi hastanın psikolojik travması suçluluk ve günah duymasını da önlemektedir. Bu dönemdeki gebelik kayıpları cinsel ilişkiye bağlı değildir. Halk arasında erken dönemde yaşanacak cinsel ilişkinin bebekte sakatlık ya da ölüme neden olacağı veya bir düşük ile sonuçlanacağı fikrinin hiç bir bilimsel dayanağı bulunmamaktadır. Bebek anne rahminde gebelik kesesindeki amniyon sıvısı içinde gelişip büyümektedir. Rahmin kasları amniyon kesesi ve sıvısı bebeği darbelere karşı koruma altına almaktadır. Rahim kanalının girişindeki koyulaşmış salgılar (mukus tıkaç) spermlerin ve bakterilerin rahime ve bebeğe geçişini engellemektedir. Ancak yapılan çalışmalarda normal gebelikte ilk üç ayda annenin yorgunluk hissi memelerde hissettiği gerginlik kusma uykuya meyil kabızlık ve sık idrara çıkma gibi şikayetleri yüzünden cinsel arzuda azalma olduğunu göstermektedir.
    Gebeliğin ikinci trimesterinde kanama plasenta previa (plasentanın rahim kanalının ağzını tıkaması) nedeni belli olmayan karın ve kasık ağrıları rahim ağzı yetmezliği ve hastanın psikolojik sorunlarının olması cinsel ilişki yasağı konması için erekçelerdir. Gebeliğin üçüncü trimesterinde birçok araştırma cinsel ilişkinin erken doğum gebelik zarında yırtılma ve enfeksiyon riskinde artışa neden olduğunu ve bundan dolayı 4-6 hafta ilişki yasağı gerektiğini savunmaktadır. Ancak bunun aksini savunan bilimadamlarına göre cinsel ilişkinin normal seyreden gebelikte hiçbir riskinin olmadığı yönündedir. Üçüncü trimesterde vajinal kanama plasentanın rahim ağzında olması karın ve kasık ağrıları bebeğin rahim içinde gelişme geriliğinin olması daha önceki gebeliklerde erken doğum veya suyun erken gelmesi ve psikolojik kuruntular yaşayan hastalarda cinsel ilişkiyi yasaklamak gerekmektedir. Çoğul gebeliklerde cinsel ilişki riskli sayılır ve hekim tarafından yasaklanabilir.
    Üçüncü trimesterde uterus ve karnın büyümesi annenin kilo artışı bacaklardaki kasılmalar ve omurgalardaki gebeliğe bağlı postürel değişiklikler cinsel ilişki kurulmasında bazı fiziksel problemler yaratmaktadır. Artan yorgunluk ve sırt ağrısı kişiyi cinsel ilişkiden uzaklaştırabilir. Hekimler tarafından anne ve bebeğe zarar vermeyecek rahat hareket edebilecek ve cinsel ilişkiyi kolaylaştıracak pozisyonları hastalara önerilebilirler.


    Hamilelikte ilk 3 ay seks isteğinde azalma olduğu inancı doğru mudur
    Gebe kadınlar üzerine yapılan araştırmalarda anne adaylarının gebeliğin ilk 3 ayında farklı derecede cinsel arzu gösterdikleri tespit edilmiş fakat genel olarak cinsel birleşme sayılarında azalma olduğu saptanmıştır. Bu durumun nedeni; gebelikte bedensel değişikliklerin yanı sıra ruhsal değişimlerin de görülmesi ve kadının cinsel birleşmeyle bebeğine zarar vereceğini zannetmesidir. Birçok kadın gebelikle birlikte kilo aldığı için cinsel çekiciliğini kaybettiğini de düşünür. Bu fiziksel değişikliklerin yanı sıra çiftin maddi durumu gebeliğin istenen veya zamansız bir gebelik oluşu gibi etkenler yanında kadının gebeliğe hazır olup olmadığı da çiftin cinsel yaşamını etkiler. Kadının cinsel organlarında bu ilk 3 ay içinde damarlarda büyük genişlemeler olmakta dış dudaklar bu damar genişlemesi sonucunda normalden 3''te 1 oranında daha fazla kanlanmaktadır. Bazen cinsel birleşme sırasında ödem yani şişlikler olmakta ve dolayısıyla kadının canı yanmakta ve cinsel istek azalmaktadır.

    3. aydan sonra cinsel istek artar mı?
    Gebeliğin 3. - 6. ayları arasında hemen hemen bütün gebelerde cinsel istek ve dürtülerde genel olarak bir artma görülür. Bu aylarda bu cinsel istek ve dürtüler nedeniyle kadının cinsel yaşamı daha hareketlenmekte ve cinsel birleşme sayısında da artma gözlenmektedir. Kadının seks yaşamında görülen diğer önemli bir gelişme ise bu aylarda kadınların daha fazla bazen normalin dışında arka arkaya orgazma yani doyuma ulaşmalarıdır.

    [Gebeliğin son devrinde durum nedir?
    Yapılan çeşitli istatistiklerde elde edilen sonuç; gebeliğin son 3 ayında gebelerin cinsel isteklerinde belirgin bir azalma olmasıdır. Yine bu dönemde görülen bazı komplikasyonlar sonucu tıbbi açıdan doğabilecek sakıncaları önlemek amacıyla bazı çiftlere cinsel ilişkide bulunmaları tıbbi yönden yasaklanır. Bu nedenle özellikle doğum tarihi yaklaştıkça cinsel birleşme sayısında azalma olur. Kadının doğum yaklaştıkça ağırlaşması ve kendini yorgun hissetmesi de cinsel ilişkiden uzak durmasının nedenlerindendir.

    Gebelikte orgazm erken doğuma neden olur mu?
    Gebeliğin özellikle son 3 ayında orgazm gebede doğum sancısını andıran ağrılara neden olmaktadır. Bazı hallerde orgazm sonucu görülen kasılmalar devam edip giderek doğuma bazı vakalarda ise erken doğuma neden olmaktadır. Masturbasyon sonucu gelişen bir orgazmda yani cinsel ilişki dışındaki bir orgazmda dölyatağı daha şiddetli bir şekilde kasılmaktadır. Bu kasılmalar doğum sancısına dönüşebilmektedir.

    Doğuma yakın cinsel birleşme zararlı mıdır?
    Pekçok anne adayı doğum tarihine yakın günlerde cinsel birleşmenin bebeği için zararlı olup olmayacağını bilmek istemektedir.

    Gebelik sırasında dölyolu akıntısı fizyolojik olarak artmaktadır. Son haftalarda ise bu akıntı daha da artar. Bilinen diğer bir gerçek ise iltihabi akıntıların ve dölyolunun mantar enfeksiyonlarının artması ile cinsel ilişki sayısı arasındaki orantıdır. Bu iltihaplar aslında her zaman görülebilir ve tedavileri kolaydır. Özellikle mantar enfeksiyonlarında mutlaka hastanın eşinin de aynı zamanda tedavi olması şarttır. Sadece kadını tedavi etmenin bir faydası olmayacaktır. Bu tür akıntı ve mantar enfeksiyonu tedavisi sırasında cinsel birleşmeden kaçınılmalı veya prezervatif kullanılmalıdır. Sağlıklı seyreden gebeliklerde herhangi bir sorun ortaya çıkmadığı sürece son haftalarda dahi cinsel birleşmede bulunulmasında bir sakınca olmadığı sonucuna varılmaktadır. Ancak bazı hekimler doğuma yakın cinsel birleşmenin su kesesinin erken patlaması ve kanama gibi sorunlara yol açabileceği görüşünü savunurlar. Eğer daha önceki haftalarda herhangi bir sorun ortaya çıkmışsa son haftalarda cinsel birleşmedan kaçınmak gerekir.

    Cinsel birleşmeye hangi durumlarda izin verilememektedir?
    Gebelik süresince kadının cinsel yaşamında çeşitli değişiklikler izlenmektedir. Sağlıklı olan bir kadının gebelikle ilgili tıbbi bir sorunu ortaya çıkmadığı müddetçe cinsel ilişki sayısında herhangi bir kısıtlama yapmasına gerek yoktur.

    Cinsel ilişkiden sonra kasıklarda ağrı veya cinsel birleşmeden sonra dölyatağından kanamanın saptanması hallerinde hekimin klinik bulgu ve önerisine göre cinsel ilişkiden kaçınmak gerekir. Eğer hastada "düşük tehdidi" denen klinik tablo saptanmışsa hastanın dölyatağının kasılmalarına neden olan orgazmdan kaçınması gerekmektedir. Bu genellikle gebeliğin ilk 3 ayında görülen bir durumdur.

    Gebelikte cinsel birleşme ve uyarımların yasaklandığı diğer bir neden ise gebelikte görülen kanamalardır. Bu gibi durumlarda gerekli tıbbi yöntemlerin uygulanmasında veya hastanın takibi süresince cinsel birleşme ve uyarı yasaklanır.


    Hamilelikte Cinselliği Yeniden Keşfedin


    Annelik içgüdüsünün ne demek olduğunu biliyoruz. Ancak bebeğinizi korumak adına cinselliğinizi neden rafa kaldırıyorsunuz? Elbette ki hamileliğin insan yaşamındaki en önemli fizyolojik değişim olduğu bir gerçek. Ama doktorunuz tıbbi bir gerekçeyle yasaklamadıysa bir anne adayı olarak istediğiniz zaman eşinizle birlikte olmanızda hiçbir sakınca yok. Ancak bu dönemde seks yapmak istemiyorsanız kendinizde bir eksiklik olduğunu ya da bir şeylerin yolunda gitmediğini düşünmenize de gerek yok. Hatta bu durum sadece anne adayları için değil baba adayları için de geçerli. Ebeveyn olma duygusunun ilişkiniz üzerinde yarattığı baskı sebebiyle cinsel birliktelikten kaçınmanız normal. Bu durumu karşılıklı konuşarak halletmeye çalışın. Hamilelikte cinselliğin olumlu taraflarını da bir hayal etmeyi deneyin. Düşünsenize artık yalnızca karı - koca değil aynı zamanda anne ve baba olmaya adaysınız. İlişkinizin bu yeni boyutunu keşfedip bunu yeni bir heyecan olarak yatak odasına taşımaya ne dersiniz? Üstelik hamilelikte düzenli seks yaşantısı sizi doğuma daha iyi bir şekilde hazırlıyor!

    Cinsel arzum niçin kayboldu?
    "Bir bebeğimiz olacak eşimle daha yakın olmamız gerekirken birbirimize neden bu kadar uzaklaştık?" Bu soruyu soran ilk anne adayı siz değilsiniz. Bebek bekleyen çiftlerden bazıları birbirlerine her zamankinden daha çok yakınlaşırken bazıları arasında da büyük bir mesafe açılıyor. Uzmanlar eşlerin hamilelik döneminde birbirlerine yakınlaşmalarının ya da birbirlerinden uzaklaşmalarının; kadının ve erkeğin tecrübeleriyle ilgili olduğunu düşünüyor. Eşlerin cinselliğe olumsuz yaklaşmalarının nedenleri arasında şunlar sıralanıyor:

    Değişimin yarattığı korku: Değişimlerden korkan bir kadın hamilelik döneminde tedirginlik yaşamaya başlıyor. Gelecekle ilgili endişeleri olan anne rolünün altından kalkamayacağını düşünen ve güzelliğini kaybettiğine inanan kadınlar hamilelik dönemini stres içinde geçiriyor. Bu durum da cinsel arzularını kaybetmelerine yol açıyor.

    Cinsellik ve anneliğin bağdaşmaması: İnanmayacaksınız belki ama bu söylediğimiz erkeklerin takıntısı! Nasıl mı? Bazı erkekler kadın ve anne arasındaki bağlantıyı kurmakta zorluk çekiyor. Bu da erkeklerin eşlerinden cinsel anlamda uzaklaşmalarına sebep oluyor. Cinsellik ve annelik birçok erkek için birbirinden taban tabana zıt iki kavram. Bu arada hanımlar sakın telaşa kapılmayın bu durum en geç doğumdan sonra ortadan kalkıyor!

    Görüntünün değişimi:Bu söylediğimiz hem erkek hem de kadın için geçerli. Erkekler eşlerinin bu yeni durumuna alışmakta zorluk çekiyor ve klasik kuralı uyguluyor. Erkekliğin 10'da 9'u kaçmaktır! Anlayacağınız eşi ile kendisi arasına mesafe koyuyor. Eh kadınların da erkeklerden bir farkı yok aslında. Onlar da gittikçe büyüyen karınlarının eşlerine çekici gelmeyeceğini düşünerek kendilerini geri çekiyor.

  4. #14
    Loading the personal rank HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu Yer
    C:\WINDOWS\system32
    Mesajlar
    17.115
    Blog Yazıları
    8
    Tecrübe Puanı
    107375504

    Tanımlı Ce: Hamilelik ve doğum hakkında A'dan z'ye tüm bilgiler

    Hamilelik Çatlakları ve Lekeler


    Bu hafta hamilelik boyunca birçok anne adayının yaşadığı problem olan “Hamilelik çatlakları ve lekeleri” üzerine;

    1. Hamilelik çatlaklarının oluşum nedeni nedir?

    Çatlaklar hamile bayanların %90''ında gözlenen bir kozmetik problemdir. Genelde ilk önce karın bölgesinde başlayıp göğüs bacaklar ve koltuk altına yayılım gösterirler. Lezyonlar başlangıçta kabarıktırlar kısa zamanda düzleşirler ve mor renge dönüşürler. Zamanla da beyazlarlar. Yüzeylerinde kırışıklık gözlenir. Çoğunlukla birkaç cm uzunluğunda 1-10 mm genişliğindedirler. Çatlak gelişiminin tam nedeni bilinmemektedir. Hormonal faktörler ailesel yatkınlığın rolü göz ardı edilemez. Gelişen fetüsün deriyi germesi hamilelik sırasında alınan kilolar dermal yırtıklara neden olmakta olaylar çatlağı başlatmaktadır. Hamilelik esnasında yetersiz sıvı alımı cildin elastikiyetini azaltıcı rol oynadığından çatlak oluşumunu kolaylaştırır. Hücresel düzeyde çatlak derinin fibroblast hücrelerinin düzensiz salgı yapması sonrasında gelişmektedir.

    2. Hamileliğin kaçıncı ayından itibaren tedbir olmak gerekir?
    Hamileliğin 5. Ayından itibaren ilgili kozmetik ürünleri kullanarak doğum sonrası oluşabilecek çatlaklara karşı önlem almak gerekir. Bu kremler doğum sonrasında da düzenli olarak kullanılmalı. Hamilelik öncesi çatlak oluşumunu önlemek amacıyla kullanılan kozmetik kremlerle kesin sonuç alımı söz konusu olmadığını bilmek gerekir.

    3.Kozmetik ürünler gerçekten tedavi edici mi?
    Çatlak üzerine etkili kremlerin bağ dokusu fizyolojisini düzenleyici cildin elastikiyetini arttırıcı rolleri bulunmaktadır. Bu amaçla piyasada çatlak kremleri ismi verilen ürünler bulunmaktadır. Bu preparatlarla çatlakların tam oluşumunu önlemek tam mümkün olmamakla beraber kalıcı kozmetik sonuç elde edilmektedir.

    4. Bu kremlerin bebek üzerinde herhangi bir yan etkisi var mı?

    Genelde çatlak tedavisinde kullanılan kremler bitkisel maddeler tretinoin ve alfa hidroksi asit içerirler. Tretinoin ve alfa hidroksi asitlerin gelişen bebek üzerine yan etkisinden dolayı hamilelik boyunca kullanılmaması gerekir. Bu yüzden çatlak koruyucu amaçla tercih edilmezler.

    5. Kozmetik ürünler dışında çatlakları gidermek için kullanılan yöntemler var mı?
    Çatlak tedavisinde kullanılan bir diğer yöntem laser tedavisidr. 585 nanometre pulsed dye laser ile iyi sonuçlar elde edilmektedir. Bununla birlikte çatlak tedavisi amacıyla liposuction da kullanılıyor. Ancak liposuction tedavisi çatlaklarda iyi sonuç vermez.

    6. Hamilelik döneminde ciltte birtakım lekeler de görülüyor. Bunun nedeni nedir?

    Hamilelik esnasında salgılanan östrogen progesteron ve MSH hormonlarının etkisiyle göğüs çevresi koltuk altı genital bölge ve kalçaların iç yüzlerinde renk artışı gözlenir. Tüm vücutta bulunması nadirdir. Doğuma kadar ilerleme gösterir doğum sonrası geriler. Yüzde ise simetrik keskin sınırlı gebelik maskesi gözlenir. Olayın gelişiminde ailesel yatkınlık da söz konusudur. Güneşe maruz kalma olayı aktifleştirir.

    7. Bu lekelerden kurtulmak için ne gibi önlemler alınabilir?

    Oluşan doğum lekeleri leke açıcı kremler ve peeling ile açılabilir. Peeling deriyi soyma işlemi olduğu için hamilelik döneminde oluşan lekelerin açılmasında işe yarar.

    Hamilelik ve Kozmetik

    Kadınlar her zaman bakımlı olmak isterler değil mi? Anne adayları da 9 ay boyunca güzelliklerine dikkat etmek istiyorlar. Ancak bebek bekliyor olmak da onları korkutuyor.

    Hamilelikte saç boyatmak güvenli midir?
    Kullanılan boyanın cinsine göre değişir. Ancak boyalarda bulunan kurşun ve türevi vs maddeler ciltten emilerek zararlı olabilir. Her boya ürününde içerikleri tam olarak bilinmiyor. Bilinen çeşitli kimyasallar olduğu ve bunların içinden bazılarının zararlı olabileceğidir. Gerçi bir kereden alınacak zararlı madde oranı risk teşkil etmeyebilir diye düşünülebilir ama muhtemel yan etkileri bilinmeyen uygulamalardan uzak durmakta fayda var. Bu açıdan çok gerekmedikçe önermiyoruz.

    Hamilelikte güneşlenmek zararlı mıdır?
    Hamilelikte vücut ısısının artışını istemiyoruz bu bebek için iyi değildir. Hamile saat 11-17 arası güneşte durmamalıdır. Bu saatlerin öncesinde ve sonrasında da yatarak güneşlenme önermiyoruz. Denizde ve havuzda bu saatlerde alınacak güneş yeterli olacaktır. Bu sürelerin da 15 dakikayı geçmemesi gerekmekle birlikte günde bir kaç kez deniz banyosu öneriyoruz.

    Güneşlenirken dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir?
    Saat 11-17 arası güneşe çıkılmaması gerektiğini gebeler unutmamalıdır. Gebelerde hormonal nedenlerden ötürü güneş lekesi oluşma ihtimali de yüksektir. O yüzden bu saatler dışında güneş alabilirler ama bu yine de güneşe yatarak güneşlenme tarzında olmamasının faydalı olduğu unutulmamalıdır. Gölgede ve denize girerken yüzerken aldığı güneş yeterlidir.

    Hamilelikte hangi epilasyon yöntemi kullanmak gerekir?
    Ağda ve tüy dökücü kremlerin olumsuz yönleri var mıdır?
    Ağdanın bilinen bir yan etkisi yoktur. Tüy dökücü kremler çok çeşitli ve hepsinin ayrı ayrı içeriklerini bilerek değerlendirmek gerekir. Ancak hepsi de kimyasallar içerdiğinden dikkat etmek ve tercih etmemekte yarar var.

    Çatlakları önlemek için kullanılan kremler bebeğe zarar verir mi?
    Hayır. Bu konuda özel olarak satılan ürünler var. Onlardan tercih edilmelidir.

    Hamilelikte dişe dolgu yaptırmak güvenli midir?
    Evet. Çürük dişle dolaşmak zararlıdır bu sürede gerekli olduğunda diş dolgusu yapılır Lokal anestezi gerektiği hallerde diş çekimi yapılabilir. Bu zararlı değildir.

    Hamilelikte Yaşadığınız Cilt Değişiklikleri


    Gebelik maskesi sivilcelerde artmaçatlaklar saç dökülmesi… Hamilelik döneminde yaşanan bu sorunlar sadece size ait değil. Her kadın bu ve buna benzer problemleri yaşıyor.

    Gebelik maskesi nedir?
    Gebelik maskesi hamilelik döneminde kadın seks hormonlarının aşırı artmasıyla ortaya çıkan lekelenmelere verdiğimiz isimdir. Güneş gören bölgelerde olur; yüzde özellikle çene elmacık kemikleri ve bunun gibi güneş ışınlarının dik geldiği bölgelerde daha yoğun görülür. Hamilelik dışında hormonal dengesizliklerde ve bazı kronik hastalıklarda da karşımıza çıkmaktadır.

    Kimlerde daha çok görülür?
    Gebelik maskesi oluşumunda ailesel yatkınlık söz konusudur. Ayrıca dikkat edilmeden güneş altında çok kalma durumlarında ve derinin üst tabakasını tahriş eden kozmetik ürün kullanımı ve manipülasyonlarda (tüylerin alınması gibi) görülme oranı artar.

    Ne şekilde tedavi edilir?
    Hamilelik döneminde hiçbir tıbbi tedavi prensip olarak uygulanmaz. En doğrusu güneşten koruyucu kremler kullanarak ve öğlen saatlerinde güneş altında durmaktan kaçınarak kişisel koruma sağlamaktır.

    Bazı anne adaylarında gebelikte sık sivilce görülmesinin sebebi nedir?
    Gebelikte görülen sivilceler yine kişideki hormon fazlalığı sonucu oluşur. Ergenlik döneminde sivilce problemi olan kişilerde görülme olasılığı fazladır. Hamilelik sonlanınca kendiliğinden düzelir.

    Sivilceler tedavi edilir mi? Edilirse nasıl tedavi edilmelidir?
    Ph'ı dengelenmiş ürünler kullanarak deriyi temiz tutmak ana prensiptir.

    Çatlak neden olur?
    Çatlaklar deri altındaki dokuların ani gelişmesi ve büyümesine derinin yetersiz kalması sonucu oluşur. Yani alttaki dokunun hızlı büyümesine derinin esneme kapasitesi yetersiz kalır ve deri bu bölgelerde ayrılır. Vücut bu bölümleri onarım dokusu ile doldurur.

    Önlemek mümkün müdür?
    Çatlak oluşumunu hızlı kilo alımları çok destekler. Hamilelik süresince orantılı ve 8-13 kilo arası kilo alımı gerçekleşirse kişinin daha az oranda çatlakla karşılaşması söz konusu olur. Ayrıca deriyi besleyerek çatlak oluşumunu bir ölçüde azaltan A vitamininden zengin kozmetik preparatlar kullanılabilir.

    Tedavisi nasıl yapılır?
    Çatlakların spesifik bir tedavisi yoktur. Vücut çatlayan bölgeyi onardığı için bu bölgede tekrar derinin gelişmesi şu andaki tıbbi ve teknolojik bilgilerimizle imkansızdır. Çatlakların yeni oluşumu sırasında tedavi şansı yüksektir ancak olgunlaştıktan sonra tedavi şansı düşmektedir.

    Saçların dökülme nedeni nedir? Tedavisi var mı? Yoksa doğum sonrası kendiliğinden düzelir mi?
    Saçlar hamilelik sırasında dökülmez aksine hormonların etkisiyle gürleşir ve çoğalır ancak doğumdan sonra kadın seks hormonlarının azalmasıyla dökülmeye başlar. Doğumdan sonraki ilk yıl içerisinde kendiliğinden eski dengesine kavuşur. Eğer hamilelik sırasında dökülme varsa mutlaka bir uzmanla görüşülmelidir vitamin ve mineral eksikliği olabilir.

    Ciltte meydana gelen hangi değişikliklerde doktora başvurmak gerekir?
    Hamilelik döneminde deri benlerinde büyüme tüylenmede artış kaşıntılı deri hastalıkları görülebilir. Bunlar hamilelik sonlanınca kendiliğinden düzelir.



    Hamile kadın güzeldir...
    Hamilelik tüm sorunlarına rağmen kadınların hayatları boyunca yaşayabilecekleri en özel dönemlerden biri. Size tavsiyemiz belki biraz zor olsa da sağlığınızın yanında güzelliğinizi de ihmal etmeyerek bu dönemin tadını sonuna kadar çıkarmak!Anne adayının fazla birkaç kilo alma yüz lekeleri cilt tipinin değişmesi saçların kalınlaşması ya da incelmesi gibi çok da istenmeyen durumlar yaşaması kaçınılmazdır. Ama tüm bunlar hamile kadınların güzel olamayacağı anl***** gelmez; önemli olan hamileliklerini bahane edip günlük bakımlarını ihmal etmemeleri.

    Hamile bir kadının makyajı nasıl olmalı?

    Doğru ve bilinçli yapılan makyaj hamilelikte mucizeler yaratabilir. Hem bakımlı görünmek anne adayının kendisini çok daha iyi hissetmesini sağlayacağı için psikolojik açıdan da oldukça faydalıdır.Peki hamile bir kadın makyaj yaparken nelere dikkat etmeli? Hamilelikte makyaj yaparken dikkat edilmesi gereken başlıca nokta makyajın hafif ve abartıya kaçılmadan yapılmış olması. Hamile kadınların makyaj çantalarından eksik etmemeleri gereken ürünlerin başında kapatıcılar geliyor. Göz altlarında oluşan koyu renk halkaları ve hamileliğin bir sonucu olan cilt lekelerini gizlemenin en güzel yolu bunları kullanmak. Tüm cilt tipleri için çok uygun olan sarı tonlarında bir fondöten pembe bir allık ve uygun renkte bir ruj hamile makyajını tamamlamak için gereken diğer ürünler. En iyi sonucu almak için kapatıcı (fondötenden bir ton daha açık) gereken yerlere fondötenden önce uygulanmalı.Peki hamilelikten dolayı şiş olan ve normalden çok daha yuvarlak ve dolgun görünen yüz için ne yapılabilir? Yüzü inceltmek için en iyisi allıkla yapılan hilelere başvurmak. Tüm yanağa bronz renkli bir allık sürüp ardından gülünce belirginleşen elmacık kemiklerine pembe tonlar uygulamak bu iş için yeterli. Hafif ve çiçekli bir parfüm kullanmak da hamile kadının kendisini iyi hissetmesi için birebir olan bir yöntem. Hem bilindiği gibi hamilelikte koku alma duyusu güçleniyor.

    Hamile kadınlar nasıl giyinmeli?

    Herkesin bildiği gibi hamileler için en uygunun hamile kıyafetleri giymek olduğu düşünülür. Oysa bazı anneler rahat ve vücutlarına uyumlu olmak kaydıyla günlük kıyafetler içinde de çok rahat ettiklerini söylüyorlar. Bu dönemde eşlerinin dolabını karıştırıp bir kaç gömleğe el koyanlarda yok değil!Aslında en önemli olan kişinin kendisi için en doğru stili bulması ve öyle giyinmesi. Ve tabii bunların içinde kendisini çok çok iyi hissetmesi. Kendine güvenli olan kişiler ne giyerlerse giysinler ve nasıl görünürlerse görünsünler mutlu oluyorlar ve bunu dışarıya yansıtabiliyorlar.


    Hamileliğin tatlı sürprizleri

    - Hamilelik boyunca saçlar güzelleşir saç telleri kalınlaşır ve dokuz aylık bu periyod boyunca dökülme hemen hemen hiç olmaz.
    - Pek çok hamile kadın son derece sağlıklı görünürler. Bunu hormonların ve hızlanan kan dolaşımının etkisiyle çok güzel bir renk alan ciltlerine borçlular.
    - Pek çok erkek eşinin hamile görüntüsüne bayılır.

    Hamileyken aklınızdan çıkarmamanız gerekenler

    - Unutmayın siz şişman değilsiniz sadece hamilesiniz
    - Hamileliğinizi ortaya çıkaran kıyafetler giyebilirsiniz çünkü bu gizlenecek değil övünülecek bir durum.
    - Çok yakında dünyaya bir bebek getireceksiniz yani kendinizi sonuna kadar şımartmaya hakkınız var; manikür pedikür ve güzel iç çamaşırlarıyla mesela!
    - Egzersiz yapmayı sakın ihmal etmeyin. Bu hem doğuma yardımcı olacak hem de doğumdan soruda tekrar normal formunuza dönmenizi kolaylaştıracaktır.

    Sutyen seçimine dikkat!

    Anne adayları hamileliğin ilk aylarından itibaren göğüslerinde meydana gelecek değişiklikleri göz önünde bulundurarak gerekli desteği sağlayan sutyenlerin kullanımına bu aylardan başlayarak özen göstermeliler. En uygun ve şık sutyeni bulmak alış-veriş işleminin yarısı. Bu nedenle sutyen satın alırken "ölçü" konusunda çok hassas davranmalı ve bu dönem için yengi sutyenler alınmalı.

  5. #15
    Loading the personal rank HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu Yer
    C:\WINDOWS\system32
    Mesajlar
    17.115
    Blog Yazıları
    8
    Tecrübe Puanı
    107375504

    Tanımlı Ce: Hamilelik ve doğum hakkında A'dan z'ye tüm bilgiler

    Hamilelikte Psikoloji

    Anne adayının duygusal değişimi

    Annelik aslında oldukça kendine has ve özel bir durumdur yani her anne adayı içinde bulunduğu koşullara bağlı olarak bu olayı diğerlerinden daha farklı bir şekilde yaşar. Ama yine de bazı değişimler vardır ki bunlar normal seyreden tüm hamileliklerde benzer şekilde yaşanırlar. Annenin yaşayacağı fiziksel ve psikolojik değişimler hakkında önceden bilgi edinmesi ise hamileliğe daha bilinçli ve pozitif yaklaşmasını sağlar.

    İlk üç ay
    Hamileliğin ilk üç ayı genelde kendisini daha çok fiziksel değişimlerle belli eder; geciken adet dönemi pozitif çıkan hamilelik testi yorgunluk mide bulantısı ve diğerleri... Duygusal durum ise genelde çok büyük bir değişiklik göstermez. Ama yine de durumunu dikkatli gözleyen bir anne adayı hormonal değişiklikler nedeniyle ortaya çıkan inişli – çıkışlı ruh halini atlamaz. Hamilelikte önemli rol oynayan başlıca iki hormon östrojen ve projesterondur. Kadının ruh hali bu hormonlara bağlı olarak büyük sevinç ve üzüntü halleri arasında gidip gelebilir. Küçücük bir neden onun gözyaşlarına boğulmasına yol açarken birdenbire niçin olduğunu bilmediği bir mutluluk bile hissedebilir. Bu durum onun için olduğu kadar eşi için de zor ve kafa karıştırıcıdır. Bütün bunları yaşayan baba adayı kesin bir çözüm sağlamasının mümkün olmadığını bildiği için genelde durumu görmezden gelme yolunu seçer. Oysa tam o sıralarda sürekli olarak ilgi ve sevgiye ihtiyaç duyan anne adayı kendisini duygusal açıdan boşlukta hissedebilir. Bu durumun hamilelik dönemi için çok normal olduğunu bilen çiftlerse hazırlıklı olmanın rahatlığıyla bu dönemi daha rahat ve sorunsuz geçirirler. Hamilelik planlı bir şekilde gerçekleştirilmiş ve çift uzun zamandır bu anı bekliyor olabilir; Ama bu etkenler bile anne adayının bazı endişeleri hiç yaşamayacağı anl***** gelmez. Bu endişelerin başında anne adayının her şeye rağmen zamanlamanın doğru olup olmadığına dair kararsızlığı gelebilir. Özellikle kariyer yapan ve iyi bir çalışma hayatı olan kadınlar hamilelik ve bebekle birlikte bu alandaki hedeflerinin gerçekleştirilmeden kalabileceğinden çok korkarlar. Tabii her şeyin yolunda gidip gitmeyeceğine dair endişeler de hamilelik döneminde en yoğun yaşanan sıkıntılardandır.

    Bebeğin ilk kalp atışlarını – yaklaşık 12. Haftaya kadar -duyana kadar bu durumun gerçekliğini tam olarak kavrayamayan anne bundan sonra gerçekten içinde bir bebek olduğuna inanır ve endişeleri daha yoğun olarak hissetmeye başlar.

    İkinci üç ay
    İkinci üç ayın ilkiyle kıyaslandığında çok daha sakin geçtiğini söylemek mümkün. Bu dönemde mide bulantısı gibi sıkıntılar kaybolur düşük riski ise çok azalır. İkinci üç ayın en önemli özelliği artık bebeğin hareketlerinin hissediliyor olmasıdır. Bebeğinin hareketlerini hissetmek anne adayı için eşsiz bir tecrübedir. Artık bebeğinin gerçek bir kişi olarak kabul eder ve heyecanı doruk noktasına ulaşır.

    Bazı kadınlar bu heyecanla birlikte kendilerini çok enerjik ve mutlu hissederler. Çoğu kadın hamile kıyafetleri giymeye bu dönemde başlar. Hamilelik doğum ve bebeklerle daha çok ilgilenme hamilelik seminerlerine katılma bu konularla ilgili kitaplar alma yine bu dönemde yaşanır.

    Son üç ay
    Hamileliğinin son üç ayına giren anne adayı artık bebeğine kavuşmak için iyice sabırsızlanmaya başlar. Tabii bu arada artık iyice belirginleşen karnının keyfini de sürer; kalabalık yerlere girdiğinde ona gösterilen ilgi oturması için uzatılan iskemleler paketlerini taşımak için yardım teklifinde bulunanlar on çok mutlu eder. Hatta bu dönemde gerçekten yardıma ihtiyacı olmasa bile birçok kadın durumunun ayrıcalığını biraz kullanmaktan kendisini alamaz. Hamileliğin son haftalarına giren anne adayının psikolojik sıkıntı ve korkuları fiziksel sıkıntılarının da yoğunlaşmasıyla birlikte iyice artar. Rahat bir pozisyon bulamadığı için uykusuz kalır. Ağırlaşan vücudu kendisini çirkin bulmasına yol açabilir. Ve eşinin onu artık hiç çekici bulmadığına inanır. Erkekler bu duruma olan eşlerine bu hislerinin yersiz olduğunu anlatmak amacıyla ilgi göstermelidir. Hamileliğinin son günlerini yaşayan bir kadına eşi tarafından gösterilecek ilgi onun moral düzeyinin yüksek olmasını sağlayacaktır.

    Anne adayı bir yandan hamilelikle ilgili sıkıntılarının bitmesini istemekte ama bunun belki de daha zor bir dönemin başlangıcı olduğunu bildiği için çelişen sıkıntılar yaşamaktadır. Ayrıca doğum da onun için başlı başına büyük bir olaydır ve öncesinde korkular yaşaması son derece normaldir. Eşinin ve çevresinin desteği bu dönemi rahat geçirmesi açısından oldukça gereklidir.

    Hamilelik korkuları
    Hamilelik sırasında yoğun bir korku hissetmek o kadar yaygın bir durumdur ki bunu hamileliğin semptomları arasında saymak yersiz olmaz. Hemen hemen her anne adayı hamileliği ve doğumu sırasında bir şeylerin ters gitmesinden endişe duyar. Bu durumun yaygın olduğunu bilmek tabii ki korkuların geçmesi için fayda sağlamayacaktır. Bu durumda anne adayının yapacağı en akıllıca iş çevresindekilerin sorularına tavsiyelerine ve yorumlarına kulak asmadan sadece doktorunu dinlemek olmalıdır. Çünkü niyetleri hiç de kötü olmasa bile çevredekilerin yapacağı yorum ve tavsiyeler hamilenin yersiz yere endişeler kapılmasına yol açabilir.

    Hamilelik döneminde unutkanlık
    A.B.D.’de “Placenta Brains” (Plasenta Beyinler) diye bir durumdan bahsederler.Bu aslında hamile kadınların oldukça yoğun bir şekilde yaşadığı unutkanlık dalgınlık gibi durumlara biraz şakayla karışık olarak verilen isimden başka bir şey değil. Çoğu zaman komik olaylara neden olsa da anne adaylarının bazen gerçekten sıkıcı durumlarla karşılaşmasına da yol açabiliyor. En iyi tanıdıkları kimselerin isimlerini önemli randevuların tarihlerini unutmanın yanı sıra dalgınlıkla gideceği yönü şaşırmak ve yanlış yönlere sapmak hamile kadınların çok sık yaşadığı durumlar.

    Nedeni ne?
    Hamilelik sırasında yoğun biçimde yaşanan dalgınlığın nedenleriyle ilgili olarak üretilen pek çok teori var. Bunlardan en yaygın olarak söylenen – kesin verilere dayanmamakla birlikte- beynin küçüldüğüne dair olan. Buna göre hamilelik sırasında kadınların beyni yaklaşık yüzde 3 –5’lik oranda küçülüyor. Doğumdan yaklaşık 6 hafta sonra normale dönen beynin bu durumu da unutkanlık ve dalgınlığa yol açıyor. Diğer bir teori ise hormonların etkisiyle ilgili olan. Çoğu uzman nedeni her ne olursa olsun bu durumun geçici olduğuna inanırken bazılarıysa her hamilelik ve doğumla birlikte kadınların problem çözme yeteneklerinin azaldığını ve eskiye kıyasla daha unutkan ve dalgın olduklarını iddia ediyorlar. Bazı uzmanlarsa kadınların anne olmanın heyecanıyla artık bunun dışındaki şeylerle fazla ilgilenmediğini ve dikkatlerini gerçekten vermediğini söylüyor ve durumu böyle açıklıyorlar. Nedeni her ne olursa olsun anne adaylarının paniğe kapılmasına hiç gerek yok! Bu geçici durumu bazı önlemler alarak geçirmeleri mümkün. Tabii her şeyden önemlisi etraftakilerin anlayışlı olması ve anne adaylarının bu durumunu eğlenceye dönüştürmelerine yardımcı olabilmeleri! İşte işe yarayacak bazı önlemler;

    • Karşılaştığınız kişilerin adını mümkün olduğunca çok tekrar edin
    • Randevularınızı ve hatırlamanız gerekenleri not alın
    • Etrafınızdakilerle bol bol konuşun
    • Kendinize karşı acımasız olmayın
    • Üzülmeye değil gülmeye bakın




    Hamilelikte Gereksiz Endişeye Son


    Hamilelikte gereksiz endişeye son verin

    Anne olacağınızı öğrendiğiniz andan itibaren hep bebeğinizi düşünüyorsunuz. Belki de çoğu zaman onun sağlığı ile ilgili endişelere kapılıyorsunuz. Oysa hamilelik akıllara takılan birçok soru genellikle önemsiz bir endişeden öteye gitmiyor.

    `` Evhamlı bir insan olduğumu itiraf ediyorum. Ancak hamile kaldığımı öğrendikten sonra bu durumum çok daha ciddileşti. Kahve içmeyi bıraktım. Mikrodalga fırın çalışırken mutfaktan çıktım. Bilgisayar karşısında çok fazla vakit geçirmemek için yazılarımı elle yazmaya çalıştım. Özellikle 5. aydan sonra çevremdeki şaşkın bakışları arasında gün geçtikçe beter bir hal aldım.'''' Yoksa siz de bu ve buna benzer endişeler içinde misiniz? Ancak şunu bilmelisiniz ki; sağlınızı düşünmek iyi olmakla beraber her şeyi bu kadar sorun yapmanız kesinlikle doğru değil. İşte anne adaylarını en fazla endişelendiren 10 nokta...

    1) Cinsel ilişki
    Hamilelikte seks yapmak anne adayı ve bebek için zararlı olmuyor. Hamilelik döneminde sekste güvenlikten öte rahatlık önem taşıyor. Karnınız büyüdükçe ilişki kurmakta fiziksel bir zorluk çekerseniz pozisyonunuzu değiştirebilirsiniz. Eşinizin cinsel organının bebeğe zarar vereceğini düşünmeyin çünkü o ana rahminde güvenle korunuyor. Sadece doktorunuz çeşitli nedenlerle izin vermiyorsa seks yapmayın

    2) İlaç kullanımı
    Her baş ağrısı ve soğuk algınlığı için ilaca sarılmayın. Ancak gerçekten ihtiyacınız olduğunda doktorunuza danışarak ilaca başvurun. Eğer kronik bir rahatsızlığınız varsa mutlaka doktor kontrolünde gebe kalmaya çalışın. Gebe kaldıktan sonra sakın kendinizce karar verip ilaç almaya kalkmayın.

    3) Ağır kaldırma
    Çok çok ağır olmaması koşuluyla alışveriş torbaları ya da çocuk taşımak herhangi bir sorun oluşturmuyor. Ancak taşırken dizlerinizden güç alarak ağırlığınızı bacaklarınıza vermenizin daha doğru olduğu kabul ediliyor.

    4) Bilgisayar kullanma
    Bu konuda yapılan araştırmalar bilgisayar karşısında oturmanın ve çalışmanın bir riski olmadığını gösteriyor. Amerika´da işleri bilgisayar ile ilgili olan 700 annenin bebekleri üzerinde gerçekleştirilen bir çalışma doğumsal sorunlara ya da düşük kilo gibi problemlere rastlanmaması ile dikkat çekiyor.

    5) Sırtüstü uyuma
    Gebelikle ilgili kitapları okuyan anne adaylarının çok iyi bildiği gibi 6. aydan sonra sırtüstü yatılması kesinlikle doğru değil. Büyüyen rahimin ağırlığı toplardamarlara baskı yaparak bacaklardan kalbe kan taşıyan damarları etkileyebilir. Bu durum hafif bir baş dönmesine ve tansiyon düşmesine sebep olsa bile bebek açısından büyük bir risk olduğu düşünülmüyor.

    6) Mikrodalga fırın kullanma
    Mikrodalga fırın kullanımı ile ilgili yapılan tüm çalışmalar her hangi bir risk olmadığını gösteriyor çünkü bu cihazların radyasyon yaymasının mümkün olmadığı kabul ediliyor Ayrıca Amerika´da gebe fareler üzerinde yapılan bir araştırma mikrodalga fırınların gebelik üzerine negatif bir etkisinin olmadığını ispatlıyor.

    7) Egzersiz yapma
    Spor hiç kuşkusuz bağışıklık sistemini güçlendirmekle kalmayıp gebelikte olabilecek bazı problemleri gideriyor. Ancak aşırıya kaçmamak koşuluyla yüzme yürüyüş basit jimnastik hareketleri uygun egzersizler olarak kabul ediliyor. Ancak gebelik öncesi hiç egzersiz yapmamamış bir kadınsanız bu dönemde egzersize başlamanız doğru değil. Bununla birlikte özellikle hamilelere yönelik olan kurslarda öğretilen hareketler anne ve bebek sağlığı açısından önem taşıyor.

    Evcil hayvan besleme
    Kedilerin dışkısında bulunma olasılığı olan parazit toksoplazmasise(kedi vs. hayvanların dışkısı tükürüğü ve salgıları ile insana geçen hastalık) yol açabileceği için gebelerin bu konuya dikkat etmesi gerekiyor. Buna dikkat edildiği takdirde aşıları tam uygulanan ve bakımı iyi olan evcil hayvanları evde beslemenin bir sakıncası bulunmuyor.

    9) Saç boyama
    Gebe kaldığınızı bilmeden evvel saçınızı boyatmış ya da perma yaptırmış bile olsanız bunun için endişelenmenize hiç ama hiç gerek yok. Op. Dr. Altay Gezer gebeliğin 3. ayından sonra saç yaptırmanın ve en çok iki kere boyatmanın sağlık açısından herhangi bir risk taşımadığını belirtiyor. Ancak bu noktada boyanın içerisindeki kimyasal maddelerin bebeğe zarar verip vermediğini iyi bilmek gerekiyor.




    Hamilelikte Göz Yaşlarına Boğulmayın


    Aileye yeni bir bireyin katılacağı haberi başta anne adayı olmak üzere herkesi tarifsiz bir sevince boğuyor. Özellikle gelen konuk “ilk” ise bu sevinç bir kat daha artar. Ancak anne adayları bu dönemde bedenlerindeki ve duygulşarındaki değişimin etkisinde kalarak zaman zaman fazla hassas davranıyorlar...

    Hamilelik bir kadın için hayatının en önemli dönemlerinden biri. Bu dönemde tüm kadınlar fiziksel olduğu kadar duygusal bir etki içine de giriyorlar. Hamilelikte duygusal gelişim aslında kadının anne olacağı haberini almasıyla başlıyor. Bu dönemde anne adayının kendisine en çok sorduğu soru ``Bu bebek için hazır mıyım?''''. Gebelik döneminde anne adayı sadece bebeği dünyaya getirmekle ilgili kaygıları taşıyor aynı zamanda dünyaya getirdiği çocuğunu nasıl yetiştirmesi gerektiğini bunun için gerekli enerji ve ekonomik düzeye sahip olup olmadığını da düşünüyor.

    Hamile kadın hassastır!

    Bebek bekleyen kadınların çoğu vücutlarındaki değişimin de etkisiyle normal zamanda belki de hiç üzerinde durulmayacak kadar basit bir konuyu büyütebilir üzülmeyi gerektirmeyen bir olayda gözyaşı dökebilirler.. Bu dönemde gebeler kendilerinde oluşan bu değişikliğin her ne kadar farkında olsalar da bir türlü kendilerine engel olamıyorlar.

    Giderek vücudunun şekil değiştirdiğini gören gebe kadın kendini önceleri bu yeni haliyle benimsemekte zorluk çekiyor eski haline hiç dönemeyeceğini düşenerek endişe duyuyor. Böyle bir zamanda eşlerinin ya da çevrelerindeki insanların kendisini çok çirkin bulduğunu bile düşünerek yersiz kuruntulara kapılıyor. Dolayısıyla hamile kadının arkadaşlarına ailesine ve en önemlisi eşine önemli görevler düşüyor. Buraa asıl sözümüz beylere! Gebelik döneminin her safhasında eşinize destek olmayı unutmayın!

    Aşırı duygusallığa karşı önlemler

    Anne adayının öncelikle kendisini meşgul edecek aktiviteleri olmalı. Eğer çalışıyorsa doktorunun izin verdiği süreye kadar çalışmasını devam etmesinde yarar var. Bunun dışında yorucu olmayan doktorunun izin verdiği sosyal aktivitelere katılmak resim yapmak ya da el işleriyle uğraşmak gibi hobileri olması son derece faydalı.

    Doğum anını daha rahat geçirmek için gebelik kurslarına katılarak bilgi almak ve yapılan fiziksel egzersizlerle doğuma hazırlanmak da anne adayının kendisini daha iyi ve güçlü hissetmesini sağlayıyor. Böylece anne adayının doğuma karşı korkusu azalıyor.

    Anne adayı bu dönemde hissettiği sıkıntıları ailesine ve kendisinden önce doğum yapmış bu konuda deneyim sahibi arkadaşlarına açmaktan çekinmemeli. Sıkıntıları paylaşmak dertleşmek ve yaşanan yoğun duyguların normal olduğunu görmek anne adayını rahatlatıyor.

    Doğuma yaklaştıkça bu konuyla ilgili kitaplar okumak ve bu çok özel ana hazırlanmak önemli. Ayrıca gebe kadın doktoruyla da konuşarak doğum anında yaşayacaklarının aslında hiç de endişe edilir türden duygular olmadığını anlayabilir. Sonuç olarak unutmayın ki aslında doğum ve arkasından gelen annelik her kadının yaşamak isteyeceği ve bilinçli bir şekilde yaklaşılırsa büyük mutlulukları beraberinde getiren kadınlara verilmiş en güzel armağandır!



+ Konu Cevapla
3 / 3 Sayfa BirinciBirinci 1 2 3

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 01-14-2012, 02:28
  2. Mamutlar Hakkında Bilgiler...
    By >vicecity< in forum Hayvanlar Alemi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-19-2011, 19:08
  3. Akor Hakkında Bilgiler
    By holocoust in forum Gitar Akorlari
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 03-05-2009, 20:19
  4. Rüyada Hamilelik görmek-Rüyada Hamilelik görmek Hakkında
    By XxCANISIxX in forum Rüya Tabirleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06-01-2008, 11:29
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12-03-2007, 01:14

Etiketler

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375