Kendimi tanıyamıyorum artık..Aynaya bakmaya korkar oldum..Bu gözler benim olamaz, kan içinde…Ben ağlamayı sevmezdim ki...Bu beden de benim değil, ben böyle sarhoş, deli divane dolaşmazdım ortalarda…O yüzden kaçıyorum artık kendimi görmekten, bir yumruk indirmek istiyorum, parçalanmak, kan içinde kalmak belki de… ama sen bakıyorsun her seferinde oradan gözümün içine..Yapamıyorum…Kendi kendime acıyıp, yatağıma gidiyorum yine, yapabileceğim tek şeyi yapıyorum…Beni tek anlayan yastığım..Ona sarılıyorum, ona akıtıyorum gözyaşlarımı..

Niye ben diyorum her seferinde! Neden bu kadar zor! Her şeyde kolaya kaçan ben neden aşkta bu kadar zoru seçiyorum, seni seçiyorum..Kokun geliyor sonra aklıma, gülüşün..Kimseye benzemeyen..Öyle içten..Gözlerimden yaşlar süzülüyor yine, ne sen biliyorsun ne de… Sadece yastığım..Beni dinliyor, sana dair o kadar çok şey biliyor ki artık sen bile şaşırırsın…


Defterim, kalemim ve yastığım! Üçü de öyle çektiler ki benden, öyle çektiler ki içimdeki senden…İçimde kıyametler kopuyor, oradan oraya savruluyorum, sesim çıkmıyor..”yeter artık” bile diyemiyorum, boğuluyorum kendi kelimelerimle..Kusuyorum sonra içimde ne varsa bembeyaz bir sayfaya, gözlerimden yaşlar damlıyor hem yazılarıma hem de yastığıma…Usulca siliyorum...

Biliyorum geçmeyecek! Canım daha da yanacak..Çok daha yanacak!..Belki de bu yazdıklarım bundan sonra yazacaklarımın en umutlusu olacak… Ben her yüzünü göremediğim gün biraz daha eksileceğim, her gün bir mutlu, umutlu kelime daha silinecek lügatımdan, daha karamsar, daha umutsuz, hayata küsmüş biri olup çıkacağım…Kendimi tanıyamayacağım...Sensizlik kapladıkça her tarafımı ben diye bir şey kalmayacak bende…Ama İçimdeki seni kaybetmektense beni kaybetmenin hiçbir önemi olmayacak…Karşıdan izleyeceğim kendi yok oluşumu...Canımı yakan, ağlatan,kanatan varsın sen ol!.....


alıntı