+ Konu Cevapla
2 / 4 Sayfa BirinciBirinci 1 2 3 4 SonuncuSonuncu
6 den 10´e kadar. Toplam 16 Sayfa bulundu

Meçhul Sevgiliye Mektubumdur - Meçhul Sevgiliye Mektubumdur Serisi

 FARKLI DÜNYALAR Katagorisinde ve  Ask Ve Sevgi Forumunda Bulunan  Meçhul Sevgiliye Mektubumdur - Meçhul Sevgiliye Mektubumdur Serisi Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

  1. #6
    Onursal Üye ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu Yer
    кαяαηℓıкℓαя∂α
    Mesajlar
    6.125
    Blog Yazıları
    62
    Tecrübe Puanı
    107374822

    Tanımlı Meçhul Sevgiliye Mektubumdur 6





    Geçtin… masum bir gülüşün yıkıntısından geçtin. Denizlere gövde üstü gömülmenin, geçen gemilere el sallamanın ve toz-toprak yutmadan kaydıraktan kayabilmenin bedeli bu kadar sancılı mı? Uçurumlardan ayağını sallandırsan geçecektir acın belki ey yar. Sürgün ruh gidemez hiçbir yere değil mi? Sustuğun çocukluğun kanlı mendilleri sallıyor arkandan. Her şeye vedasız, her şeye gerçek ve herkese yüz kalırken için gidilmez bir yere değil mi? Biraz gözyaşı, biraz keder ve anne-baba kandırmacası. Hikâyenin gerisini sen biliyorsun zaten. Ben oynamıyorum bu oyunu kalbim. Düşürüp düşürüp kırmandan yoruldum.


    Sonbahar eşiğinden savrulsun da, kapılarda döneleyen hicran yüzüne aynalarda karşılık bulamasın. Hangimizin acısı hangi serencamı yoklamadan ölebildi ki? Tanımı yok seslerden yapılma bir ağızla susarken yağmaktan kıvranıyor kirpiklerin. Eşkâli yok kalbinin. Mihrabı kırılırken ayaklanmaların varlığından yorulan ömründe yalnızlığın içine işlemiş halinden usanıyorsun. Tetiği düşerken hayatın susma hakkı verilmez kimseye. Hınç sol bilekte kalan akmamış kan hâli hikâyenin çehresinde. Yazarak kanattığın ömrüne çok geliyorsun. Topla dilinin günahını sabah erken yola çık yağmur yağmadan gençliğine. Yol işaretlerini topladım alnından.

    Ölümün elleri okşarken üzgünlüğün deştiği gözbebeklerini ruhundan çıkmayan kanserli duaların yoruyor seni. Henüz çocuksun çünkü çocukluğunun annesisin. Bir bakıma en çok kanla beslenen tarlaların uğrak yolusun. Afişler, replikler, içsel sürtüşmeler anlatmıyor seni çünkü sen filmlerde kendini özet geçiyorsun. Hayatını özetlerken cümlelerde ölümü perçinliyorsun. Hadi bir gökyüzü tut kendine ve ağla içine sarılarak.

    Bir bilinmezin içinde tenini tahtalarla yontmanın anlamını tahtakuruları biliyor senden başka. Çünkü hepi topu kan hikâyenin. Aklında baş dönmelerin. Çocukluğuna döndüğünde palyaçolar çoktan gitmiş oluyor. Ayakların seni taşımaktan müşteki. Dermanın kesik. Maskene ne güzel yakışıyor sarı saçların! Çocukluğundan geçen trene binmiyorsun; yeniden başlamanın telaşlı kıpırtısında yok olmamak pahasına. Başlamak ara yerde kalan her şeyin her şeyine… Kendi gerçekliğine isim veremezken ölmenin kendisi… (karanlık saklanmak için geceyi bekler derdim; gördün mü merhamet yine maraz doğurdu)

    Bir bilen sorsun sana, saçlara düşünce nasıl sarılaşırmış acı? Ölümle yaşayınca nasıl okunurmuş hüzün bir fotoğraf karesinde bile? Bilenin hesabı bilmeyenden sorulur. En sonunda sen yaşamla ölünce hayatın son sözü ancak şu olur: Bir hayat yaşadım ki hayat ölümden cesur!

    Henüz ölmemişken bu bedel bu masala çok fazla. Hayır, ölmeden çok fazla bu durulmaz acı. Seni anlatmak için tersten okudum ömrünü. Kalbinin beyazını yine güncene sardın. Saklanacak köşeler kapılmıştı önceden. En dipteyken düşüyorsun. Yaşama gözlerin uzun mesafe. Koş koş bitmiyorsun. Yürüse tükenirdin. En cesur yalnızlık haklı çıkartıyor seni.


    Haklı olmanın/ölmenin bedeliydin sen. Yarım bıraktım ya cümle denen hayal/et/me/yi… Yazamadım, bağışla Ey Yar!




    Mutlu ŞAHİN

  2. #7
    Onursal Üye ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu Yer
    кαяαηℓıкℓαя∂α
    Mesajlar
    6.125
    Blog Yazıları
    62
    Tecrübe Puanı
    107374822

    Tanımlı Meçhul Sevgiliye Mektubumdur 7

    Bir sabah sicili temiz olmayan yağmurlar eşliğinde kapımı çalıp ısmarlama bir ayrılık haberiyle gelmesen de ; nadasa bırakılmış gülücüklerle kapıma kanat olsan...

    Enlemine ,boylamına bölsen kabus yarınlarımı, ne olur yar? Bir gecede sensizliğin enkazı altındaki bedenime bir umut olsan seri katil hayallerimde. Gedikler dolusu gözyaşında yüzsek ve toprak kokusunu çeksek ciğerlerimize. Endamlı soğuk kış gecelerini, beraber karşılasak kan panjurlu evimizde. Yokluğunun sahipsiz bıraktığı ölüm duygularını sırtından vursak. Bir ısırgan otu gibi sarsak çıplak gecelerimizi. İzi olmayan kaçışlara, cellat kırmızısı türkülere maruz kalsak. Sonra.... Sonra bir trenle çocukluğum olduğun kentleri birer birer dolaşsak. Çocukluğumuza dönsek... Sen hiç gitmesen ve ben hiç tanımasam sinsi coğrafyasını yalnızlığın…

    Kara çarşaflı, dişlerinden pıhtı pıhtı kan yağan sensiz yazgıma teslim olmasam. Kağıtlara ecel mısraları değil de; gözleri seninkine benzeyen kızımın tasfirini döksem. Herbiri bi asra, bin ömre bedel kızıl saçlarını kitaplar dolusu anlatsam... Ölüm oruçlarına son veren kalbime, bassam kızımı. Ve açılsak senle okyanuslara kırık bir tekneyle. Mavi bir dünya inşa etsek. Şizofreni uykularımdan uzaklara. Yaralı bir akşamın kefenini birlikte yırtsak. Avazım çıktığı kadar sustuğum gecelere inat, utangaç çığlıklar atsak... Mem-u Zin´i kıskandırsak. Nevroz ateşlerinde harlanmış aşkımı sana uzatsam. Beni mezarlık sessizliğine gömmeden kabullensen. Duygularımın gırtlağına yapışıp onları teker teker katleden katran mavisi bulutlarımı süpürsen yar!... Ahh yar!

    Biliyorum, yakarışlarla boğuşan bu kalpte biliyor ki; közler basılı gözlerim, gözlerine değince ben... Ben can çekişirim! Sırf gözlerine birşey olacak diye vasiyetsiz intiharlara bürünürüm. Kardelen yaprağında çiğ olur şimdi gözyaşlarım. Sen aklıma gelince yar, çığ olan yüreğim kendi kendini sağırlaştırır. Sense sessiz bir uğurlayıştın ardından bakılamayan. Kalp krizi olduğun özlemlerimle; doğruluyorum işte!



    Mutlu ŞAHİN

  3. #8
    Onursal Üye ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu Yer
    кαяαηℓıкℓαя∂α
    Mesajlar
    6.125
    Blog Yazıları
    62
    Tecrübe Puanı
    107374822

    Tanımlı Meçhul Sevgiliye Mektubumdur 8

    Hayatın üstüme kustuğu ‘’sonuç’’lar ‘’Neden’’ oldu bende hayata…

    - Ki bahanesi hazır bir ölüm değil mi her yaşamak…?

    Sen… Öldüğümü sanıp yaşadığıma kanıt arayan sevgili…

    Bilir misin ki, dimağımda sorgusuz saf tutan ölümün eli ayağı oldu gidişlerin… Susmak, akılda kalıcı yaraların en son düğümüydü boğazda, belki bekletirdi acıyı… Sustum… Kimi geceler uyku tuttu beni, bazen de telefondaki o hiç olmayan ses… Sonsözden önceye, bir geri dönüşün inancına bağışladım ömrümü…

    Bak işte bulanık bir dile yaslıyorum yaşam belirtilerimi, satır aralarında yeniden can bulmuşken ecel öncesi; ölümü askıya alan da yine ölüme sebebin kendisi oluyor, sen bilmiyorsun… Aklıma sıçrıyor içteki yangın, Acıyorum… Bir şizofrenin güncesine düşüyor nefes alışlarım… Çıldırdığımın resmi boy boy aynalarda… İç kanamalarımda boğulma sesleri, Unutuyorum; kanlı kavgalarımdan arta kalan sıyrıkları… Ki senden kalma acıya bedel olamıyor şimdi hiçbir yara!…

    Dikey bir hüzünle bölüyorum gece karası yolları, üstüm başım İstanbul; solumda Karadeniz uyuyor… İçimdeki hiçliğinin kalıntılarıyla beslenirken umudum, ruhum derin bir çıkmaza sürüklüyor bedenimi, ve ancak şairsem sağ çıkabilirim bütün hallerinden;
    biliyorum...

    Sen… Öldüğümü sanıp yaşadığıma kanıt arayan sevgili… Çıkarmadın ya dilinin altındaki intiharı günü geçmeden; şimdi sessiz bir köşede, ölümün oturmasını bekliyorum kalbime…


    Mutlu ŞAHİN

  4. #9
    Onursal Üye ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu Yer
    кαяαηℓıкℓαя∂α
    Mesajlar
    6.125
    Blog Yazıları
    62
    Tecrübe Puanı
    107374822

    Tanımlı Meçhul Sevgiliye Mektubumdur 9

    “Tarihin sayfalarına “bir vapur dolusu” kelime kaldı, hicran dolu... Benim hüznüm haliçtir’’...

    Yola yakılan bir ağıt değildir bu… Yola düşemeyen bir düşkünün iç kanamasıdır kağıda dökülenler… Yol ve yolcu üzerine söylenmiş binlerce söz denedim yolsuzluğuma, uymadı…

    Ey körlüğümü kör eden gece! Ne düşerki payıma zifir sessizliğinde?
    Yâr yardı yüreğimi, ben; sen kanadım... Ne Leyla'ya Mecnun kalabildim senin varlığında, nede kendimi atabilecek bir kuyu bulabildim yokluğunda... Ben ne dağlar delecek kadar aşıktım, nede uğruna ölünecek kadar maşuk... Kalbimin çöllerini aşamasa da Mecnun, gözlerimin kuytularında boğulsa da aşk ve yalan kadar sadık olamasam da yalan hayata, ben; sen kadar zifir yazgımla bir sana sadık kalabildim bu hayatta birde ölüme...

    Züleyha'lığa Mecnun Firavunlar "gayri sadık" damgası vurup kendi hayatımın gözlerinden düşürürken beni; ben senin gözlerinde ne çok büyüdüğümün bilincinde değildim elbet... Ebedi aşksızlığa müebbet kararı vurulsa da tek celsede boynuma, ben; kendi hükmümü kendim yazdım alnıma... Yusuf'un gözleriyle dirilmek adına, atıp kendimi kör kuyulara, müebbet suskunluğu urgan yaptım boynuma... Uzak kentlerin baykuş çığlıklarına gizledim sessizliğimi...

    Sen, karanlığını yakan zılgıtlarıma aldırış bile etmezken kör kuyularda körelen susuşlarım sadece kendi gözlerimde yankı buldu... Sen, seninle körelttiğim gözlerime martı leşleri sundun, günaydınları hiç olmayan sabahlarımı aydınlatmak adına...

    Üstelik yâr dedin ölü kuşlarını astığın yalancı sabahlara... Koynunda yediverenler yeşertmek adına beni martı leşlerine terkettin ve gittin... Ben yarsız kaldım... Yani yarasız... Yani sensiz... Şimdilerde bana bıraktığın yalancı yarlara yalan yaralar kanatıyorum...

    Düş yiyen gözlerimi martı leşlerine çevirip: "Bak yar!" diyorum... "Bak yar!" Yıldız yıldız söktüm sen yazılı göğümün alfabesini... Kör sitemler batırdım adını aydınlatan tümcelerime... Gün yüzü görmeyen yüzüme yar yüzünü haram kıldım... Kendime açılan kapıları sensizliğe kapadım... Ve gözlerimin sensizliğe mühürlü kapılarını ceset kokulu yarınlarla açtım... Baykuşları barındırdığım gözlerim o kadar kördü ki; geceyi utandırdı siyahı...

    Şimdi... Şimdi gözlerim bana kalsın yâr bütün körlüğüyle...! Sen, gözlerimin bahçelerinde, baykuşları besle gözlerinle... Al... Sana gece getirdim ceplerimde... İhanet kadar karanlık... Ölüm kadar kusursuz... Süs diye tak gözlerine...

    Bak! Yokluğunla büyüttüm ben bu zifiri yalnızlığı... Avuçlarımın arasında kalan senle geceyi kararttım... Gün doğumları hiç olmayan bir kentte, her akşam gün batımıyla tükenen zamanla avuttum yokluğunu... Hıçkırıklarını boğdum ölümün, karşı yakası hiç olmayan denizlerde... Yalnızca Azrail'i büyüttüm çocuksu düşlerimde... Sen bütün sağırlığınla duymazken beni; gözlerimde yankı bulan suskunluğumu Yusuf duydu sadece... Oysa ben ne Yusuf kadar aşktım, ne Züleyha kadar aşık... Yakup kadar kördüm sadece... Bu yüzden bir tek gece kaldı ömrü delik ceplerimde... Öyle bir gece ki; yıldızları adınla söndürüp, düşürdüm solgun günceme... Ayı gözlerinde boğdum... Ve gelen güneş Yusuf'unu armağan etti Yakub'a, senin gözlerinde...

    Ama sen; Yakub'u kör ettin Yusuf yüzlü gidişinle...Gittin! Beli bükük bıraktın zamanı... Akrep ölümü vurdu... Yaktığın bu yangında İbrahim olamadım ben... Yanmayı seçtim yangına... Önce kalbimin mabedindeki yüzün kadar masum, yüzün kadar hüzün yüzlü putları kırdım... Bu cinayeti ben işledim... Bu cesetler benim... Boynuma urgan yaptım baltasını aşkın... Ben o büyük putu oynadım putlaşmış insanların dünyasında... İbrahimi cesetler biriktirdim kalbimin kuytularında... Ve gidişinle körelttim suçlarını zamanın...

    Adın damladı Kabil'in katil gözlerinden damlayan, pişmanlık yüklü kanla aşka... Habil kadar maktül, Kabil kadar katil olsam da ilk sahnesini hep kaçırdığım bu hayat tiyatrosunda ve yaşamımda kibritçi kız hikayesinin kahramanlığına terkedilip hayatın kaldırım köşesi ıssızlığında unutulsa da ruhum, ve inadına ölümümde uyuyan güzel uykuları çok görülse de bana; ben Habil yüzlü masallar biriktirdim yokluğunda...

    Öyle ya... Ben aşkı Züleyha'ya bıraktım... Mecnun'un çöllerine gömdüm aşkı... Yusuf'un yüzüne sakladım suretini... Yakub'un gözlerine sapladım... Ve çocukların uyku kokulu masallarında unuttum aşkı... Külkedisinin baloda düşürdüğü aşk en çok da kurbağa prense yakıştı... Zaman 12yi vurdu... Masal kahramanları aşkı öptü prenseslerin gözlerinde... Ben ölümü öptüm Yusuf yüzlü gidişinde... Bu büyü böyle bozuldu... Şimdi uyuyan güzel uykularında ölümü bekliyorum!..



    Mutlu ŞAHİN

  5. #10
    Onursal Üye ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ Baktabul'un Çılgını ~aTRoPa~ - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu Yer
    кαяαηℓıкℓαя∂α
    Mesajlar
    6.125
    Blog Yazıları
    62
    Tecrübe Puanı
    107374822

    Tanımlı Meçhul Sevgiliye Mektubumdur 10

    ‘’Elimde elma şekeri masal kaçkını bir çocuğum. Annemin kandıramadığı prenses masallarından arta kaldı düş bozan oyunlarda hep ebe oluşum .Bir ,iki ,üç.. Önüm-arkam.. diyemeden Sobe-leniyorum..’’

    Ekmek zeytin tadında gecem. Sesinin huzurunda uyku(su)zluk yüzümde yabancı kalıyor. Konuşmak aşk biçimim oluyor nice suskunluktan sonra.. Sahi susarsam kaybolur musun ‘’Meçhul’’? Sen susarsan ben ölürüm de..


    Yaşamak ve yazmak seni.. En uzak bekleyiş olsa gerek. Oysa beklemek –gelmeyeceğini bile bile - en güzel yürüyüşü ömrümün. Aşka çıkan.. Aşka var(a)mayan.. Kırmızı ışıklarda sevda bağırmak dediğin bir ‘’Meçhul’’e aşık olmanın imkansız izdüşümü.. ve düşüşü bir kelebeğin gece olmadan..

    Görünmeyenin elasını güzel bilecek kadar çirkinlik kustum gözlerimden görünürlüğüme. Yusuf utandı kuyusunda. Aynalar çatlattım çirkinliğimden. Sen aynalara küsmüş şehla bir bakıştın. Beni görmeni beklemek aptallıktı..


    ’Ey aşk! Kaç kez daha sobeleyip beni kaçacaksın kalbimin çatlaklarından..’’


    Ben mi çok çabuk büyüdüm yoksa kış mı erken geldi. Ah’ımı tuttu ki güllerin kardelen biriktiriyorum ellerimde.. Kan damlıyor ayak ucuma. Ben harfe mürekkep, harf bana kan .. İçim kan kokusuyla doldu.. ve artık kana yetecek yaş da kalmadı gözümde..

    Acıyı/bil(en)mek hüküm giydirildi senden sonrama. Uzak şehirlere düştü gözüm.. En çok umuda ağladım. Mavi libas içinde yalan çoktan seçmeli sırtlan gülüşünde umuda.. Umuda ve zamana.. Hangi şiirde unuttun beni ‘’Meçhul’’? Zamansızlığa yazarken adımı..

    Gözyaşının tuzunda çatladı dudaklarım.. Ağlamanın tadına varıyorum şimdi özleminle. Geceydim.. Gözlerimden akan sendin. Seni yazdım. Bütün yazılmışlar silindi. Ellerini düşündüm. Kaleme ses olan ellerini. .Ay tutuldu on dördüne varmadan tutamayınca ellerini..

    Senin ellerini üşüten ayaz benim gözlerimi dağlayan İbrahimi bir ateş oluyor. Yakub’un duasını işliyorum nakış nakış kanlı bir gömleğe. Kuyunun dibi görünmüyor mu Yusuf? Senin kuyun benim eli kınalı gelin türküme nakarat yankısı oluyor.. Elimde kına gözümde ateş.. Sabrını tut dudaklarıma Yakub. Ölüyorum galiba..

    ‘’Haremilerin kırk birincisinde kaldı masalım .Anlamsız kılındı adım. Aşkı bilmek boğazıma tukandı’’

    Yetmedi alfabem. Anlatamıyorum seni aşka. Aşkı sana.. Sadece bil diyorum..

    Gülün kokusuna kanım aksın ki seni seviyorum..



    Mutlu ŞAHİN

+ Konu Cevapla
2 / 4 Sayfa BirinciBirinci 1 2 3 4 SonuncuSonuncu

Benzer Konular

  1. İstifa Mektubumdur.
    By -EZEL- in forum Off Topic
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-24-2010, 11:58
  2. Aşkın Nur Yengi Sevgiliye Şarkı Sözleri (Sevgiliye)
    By NoBoDyS in forum Türkçe Şarkı Sözleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-18-2008, 22:52
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06-11-2008, 15:07
  4. Sevgiliye-Funda Arar(Sevgiliye Şarkı Sözü)
    By cindy in forum Türkçe Şarkı Sözleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05-08-2008, 19:44
  5. Meçhul Sevgiliye...
    By zuzuu in forum Şiir
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09-08-2007, 01:02

Etiketler

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375