+ Konu Cevapla
1 den 4´e kadar. Toplam 4 Sayfa bulundu

Aşkın Ve İhanetin Kimyası!

 FARKLI DÜNYALAR Katagorisinde ve  Ask Ve Sevgi Forumunda Bulunan  Aşkın Ve İhanetin Kimyası! Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

  1. #1
    Ne mutlu Türküm diyene! Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu Yer
    * TR *
    Mesajlar
    15.482
    Blog Yazıları
    282
    Tecrübe Puanı
    107375457

    ;;) Aşkın Ve İhanetin Kimyası!





    Aşkın Ve İhanetin Kimyası!




    Kadın ve erkek diye isimlendirilen iki insan, dünya üzerindeki beşeri hayatı yan yana birlikte yaratmış ve yürütmüş binlerce yıldır. Binlerce yıldır sözün, sazın, resmin, romanın, sinemanın temaları hep bu ikilinin paylaştıklarını ya da paylaşamadıklarını anlatmaya, yansıtmaya, tarif etmeye çalışmış. Gerçek sevgi ve bağlılıkla, tam uyum ve doyumla, omuz omuza birlikte yürümenin yolları aranmış türlü yöntemlerle.

    İnsan, kendi varlığını devam ettirmek için doğanın verdiği güdülerle eş seçerek ve üreyerek yaşamını sürdürürken bir yandan en küçük sosyal birim aileyi oluşturmuş, bir yandan diğer toplumsal kurumları geliştirmiş. Bugünkü modern dünyaya gelene kadar geçilen tüm aşamalarda hayat biraz daha değişmiş. Koşullar değişse de kadın ve erkek her yerde yan yana hayata devam etmiş acısıyla tatlısıyla…

    Kadın ve erkeği bir sürü zıtlık ve farklılığa rağmen binlerce yıl bir arada tutabilen bu büyük gücün adı aşk. Eş olma, aile kurma, bir toplumun ferdi olma gibi sıralanan ilişki kurma ve sosyalleşme merdivenlerinin ilk basamağında aşk duruyor ve yaşam onunla başlıyor.

    Teknoloji ve modern insan modeli, hayatını artık elle tutulur, gözle görülür şeyler ile yaşamayı sürdürse de aşk gizli bir özlem ile herkesin bedeninde yanmaya devam ediyor hala. Arayışlar başka isimlerle adlandırılsa bile psikolojisi aşkla beslenmediği sürece insan mekanik bir canlıdan öteye geçemiyor. Kanımızdan, damarlarımızdan, hücrelerimizden, genlerimizden silip atamayız aşkı…

    Bizler binlerce yıldır aşk ile kalbimizi ilişkilendirsek de aslında aşk; beynin yarattığı ve belirlediği bir olaymış. Bilimin yaptığı çalışmalar son yıllarda “aşkın kimyası” olduğunu keşfetmiş. Artık kadın ve erkek arasında yaşanan pek çok şeyin, özellikle de ihanetin, birtakım kimyasal olaylar nedeniyle meydana geldiği laboratuvar delilleriyle ispat edilmiş!

    Beynimiz aşkın hormonlarını üretmeden önce çevre ve doğa vazifesini yapar ve bizi “aşk”a hazırlar. Aşkımızı nasıl yaşayacağımızı belirleyen hormonlarımız dışındaki nedenler; dünyaya gözümüzü açtığımız ailenin özelliklerinden, ait olduğumuz toplumun kültür, bilinç, sosyal, etik, siyasi bütün yapılarından dolaylı ve dolaysız bir sürü etki alır.

    Öncelikle çocuk yaşlarda her birey için, bilinçaltında mükemmel kadın ve mükemmel erkek imajı oluşur. Bu imaj, anne- baba- arkadaş- olaylar- çevre ve bizde iz bırakmış pek çok karakterin bileşiminin kendi süzgecimizden geçmesiyle oluşur. Sözel tarifini her zaman yapamasak da hepimiz için hayal edilen mükemmel bir model mevcuttur. Vakti geldiğinde artık bilinçaltımızda tamamen modellenmiş olan tipe en yakın olan ile karşılaştığımızda dünya duruverir birden. Kalbimiz normalden hızlı atmaya, sesimiz titremeye, ağzımız kurumaya, her yerimiz titremeye başlar ve bulutlarla beraber gökyüzünde dolaşmaya çıkarız. Aklımız başımızda değildir artık ve bizi neredeyse çıldırtan duygular yaşarız.

    Bu tür duygular bir takım uyuşturucular alındığında da yaşanır ve yapay olarak dışarıdan verilen bu maddelerin yaşattığı bu duruma “upper” denir. Beyin, upper denilen bu hali yaşatacak neurotransmitter maddelerden otuz tanesini kendi başına da üretecek durumdadır. Dopamin ve neuropinefrin bunlardan ikisidir ve o en mükemmelimizle karşılaştığımızda, beynin salgıladığı bu neurotransmitterler artık AŞK olarak damarlarımızda dolaşmaya başlamıştır.

    Bazı aşklar öylesine yoğun yaşanır ki, aşıklar için zaman-mekan kavramları yok olup, var olmanın ötesine geçilir neredeyse. Güneşin batışı, bir şarkının söyledikleri, sevgilinin dokunuşu, gözlerinin bize bakışı, dudağının sıcaklığı; kendiliğimizi bize unutturur ve “O “ oluruz birden bire. Aslında beyin seratonin salgılamaya başlamıştır ve bu salgı bizi pembe dünyaya uçurmuştur damarlarımızda dolaşırken. Cazibenin yarattığı bu ilk durum heyecan, gerginlik, anksiyete ve depresyon benzeri belirtiler verir vücudumuzda. Yemek yiyemez, uyuyamaz, onu görmeden duramayan saplantılı bir hale geliriz.

    Ne var ki beyin bu salgıyı sürekli ve ömür boyu salgılayamaz. Bu aşk evliliğe ya da sürekli beraberliğe dönüşüp, cazibe temelinden çıkıp dostluk ve bağlılık temeline oturduysa, artık beyin endorfin salgılamaya başlamıştır. Bu salgının verdiği duygu daha sakin, rahatlatıcıdır ve panik, anksiyete, depresyon durumundan çıkmıştır artık aşk.

    <Aşk çeşitli evrelerle yaşanır ve cazibe, ilişki, bağlılık aşkın ilk evreleridir.>

    Hem cazibe hem bağlılık insan ırkının devamı için gerekli koşulların oluşmasını sağlar. Cazibe; çiftleşme ile çocuğun doğmasını sağlar, bağlılık ise babanın ortadan toz olmasını engeller. Böylece aciz çocuğun hayatta kalması için anne ve babanın işbirliği yapmasına yardımcı olur.

    Kadın ve erkeğin aşkının hikayesi tabii ki bu şekliyle sona ermez genellikle. Özellikle de sonraki yıllarda o mutlu sonların devamı başka türlü bir kimyaya dönüşür:
    <İhanetin kimyası…>

    Çiftleşme gerçekleşip yeni canlı doğunca, bilim her şey buraya kadar deyip araştırmayı bırakmamış; aşk ve ihanetle ilgili bakın nasıl bir araştırma sonucuna da ulaşmış!

    Bazı hayvanların ve tabiî insanın neden çok eşliliğe yöneldiği sorusunun cevabı bir tarla faresinde bulunmuş. Garip gelecek ama evet, bir tarla faresi ihanete ışık olmuş.

    Kahramanımız olan fare, geniş çayırlık alanda yaşayan sadakatiyle ünlü bir tür ve ergenliğe ulaştığı ilk zamanlarda çiftleştiği eşinden asla vazgeçmiyor, ömrünün sonuna kadar asla başka bir fare ile çiftleşmiyor. Yapılan deneylerde eşi öldükten sonra bile diğer başka bir farenin bütün cilve ve oyunlarına başını çevirip bakmıyor. Bunu sağlayan şey ise iki hormon sadece, birisi oxcytocin, diğeri vasopressin… Oxcytocin’in sosyal davranışları, vasopressin’in hafızayı etkilediği biliniyor.

    İlk çiftleşmeleri sırasında bu farelerin beynindeki oxcytocin ve vasopressin hormonu üretimi rekor seviyeye ulaşıyor ve yapay olarak bu hormonların seviyesi düşürüldüğünde davranışları da değişip ihanetler başlıyor. Sadakati olmayan diğer fare türlerine yine yapay olarak verildiğinde ise en çapkın fareler bile eşlerine son derece sadık hale geliyor.

    Bu deneyin sonuçları, insanın sadakatini sağlamak için değil otistik çocukların aileleriyle sağlıklı ilişki kurmasını sağlamak için kullanılacakmış sadece. İnsan üzerinde zorla sadakat yaratmak, evrensel kişilik haklarının ihlali sayılır çünkü…

    Bırakalım sadakat kendi istemiyle ve özgür iradesiyle oluşsun insanda, ötesi kölelik olur değil mi?


    alıntı


  2. #2
    Ne mutlu Türküm diyene! Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu Yer
    * TR *
    Mesajlar
    15.482
    Blog Yazıları
    282
    Tecrübe Puanı
    107375457

    ;;) Ce: Aşkın Ve İhanetin Kimyası!

    Aşk sadece kimya ile açıklanabilir mi?



    Kimyasal olaylar vücudumuzda bu kadar etken olmasına rağmen aşkı ve ihaneti anlatmak için tek başına yeterli değil. Hormonların dışında yüzlerce faktör, nasıl aşık olacağımıza ve aşkı nasıl yaşayacağımıza, hangi tercihlerle hayatımızı cennet ya da cehennem haline getireceğimize birlikte karar veriyor aslında.

    Hayatın tamamı sadece basit birkaç hormonla belirlenseydi bu kadar karmaşa ve mutsuzluk olur muydu ikili ilişkilerde ve ilişkilerden topluma yansıyan tüm acılarda?

    Kadın ve erkeğin birlikte olma koşullarını belirleyen, ilişkinin kaderini ve ömrünü etkileyen ciddi farklılıklar yaratan hormonlar daha anne karnında iken kaderimizi yazmaya başlıyor. Döllenme anında x ve y kromozomlarıyla belirlenen cinsiyetimiz, sonraki aylarda annenin hormon salgılarıyla bombardımana uğruyor ve dünyaya gelmeden fizik ve beyin yapısı üzerindeki farklar belirginleşiyor. Dişi ya da erkek olarak nefes almaya başladığımızda ise bu ayırımı pekiştirecek binlerce faktör ve koşul dünyada bizi hazır ve nazır olarak bekliyor.

    Kendimizi bedensel olarak keşfetmeye başladığımız ilk anlardan itibaren sorsak da sormasak da cinsiyetimiz ilgili bilgiler üzerimize yağmaya başlıyor.

    Sen kız çocuğusun, etek giyeceksin, tuvaletini ayakta yapamazsın, bebeğinle oyna, asi olmamalısın, etrafı temiz tut, yemek yapmayı ve ev işlerini öğrenmelisin, gece sokağa yalnız çıkamazsın, aman erkek çocuklardan uzak dur yoksa maazallah, gelinliğini hak ederek tertemiz giyeceksin, bir mesleğin olsa ne olacak, nasılsa evlenip kendine baktıracak bir koca bulacaksın, bak gördün mü evde kaldın, biraz kırıtıp sırıtmadın, kocan gelmeden evde olmak senin görevin, çocuklarına iyi anne olamıyorsun, benimle yeterince ilgilenmiyorsun bu yüzden ihaneti hak ettin…

    Aman oğlum ne kadar uzağa i...miş, ne de büyük tabancası varmış, göster bakalım amcana p…’ni, erkek adam ağlamaz, kız gibi sırıtmasana, adam ol adam çok para kazan, erkek adam bulaşık mı yıkarmış, vurdun mu devireceksin, adam kız kardeşine sarkmış sen ayakta uyuyorsun, evine ve karına bakmak zorundasın, küfür bilmeyen adam adam değildir, bir çiçekle ömür bitmez.

    Bütün bu güzel(!) motivasyonların yardımıyla cinsin iyice tescillenmiş olur ve ömür boyu çıkmayacak bir elbise olarak üzerine giydirilir.

    İnsanın hormonları doğasının ve yapısının temel belirleyicisi olsa da, çevre, aile, toplum koşulları davranış biçimlerine negatif yönlendirme ve koşullama yapsa da, düşünerek, tercih ederek, ölçme, değerlendirme yaparak hareket etmesini sağlayan önemli bir farklılığı vardır oysa ki…

    İnsanı hayvandan ayıran, salt kimyadan biraz uzaklaştıran yine beyninde yer alan farklı bir bölüm vardır ki o da beynin dış yüzeyini kaplayan kortekstir. Serebral korteks, düşünce, teorik öğrenme, yaratıcılık, beş duyu, bellek ve hisler, problem çözme ve karar verme yetilerini düzenler. Bu bölüm öğrenmeleri ve duyguları biriktirir, içgüdüleri organize eder. Bütün motivasyonları değerlendirmede ve kendi davranışlarımızın şeklini belirlemede etkindir. Beynin kimyasalları üreten kısımlarına uyarılar gönderir, yaşanmış bir hayal kırıklığı nedeniyle aşkın kimyasını oluşturmada baskı yaratabilir. Bu baskılarla irade ve kontrol denilen davranış biçimlerimizi düşünce yoluyla kendimiz belirleyip, hayatımızı içgüdülerimizden ve hormonların direk etkisinden yalıtabiliriz.

    Aşk ve ihanet kimyasaldır, aldatmak doğanın gereğidir savının arkasına saklanmaya çalışanlar bir de korteks denilen ve beyni çevreleyen bu yapının niye var olduğunu kendilerine bir sorsunlar.

    Yaratılış temelimizin üzerine binlerce yılın kültürünü, sosyopsikolojiyi, bireysel psikolojimizi, örfü ve kanunları oturtarak yıkılmaz tuğlalarla örülmüş ayrı iki tapınak haline gelmişiz kadın ve erkek olarak. Bir tapınaktan diğerine yol yok ve herkes kendi mihrabının önünde ellerini açmış dua ediyor sadece ve sadece kendi öz mutluluğu için.

    <Tapınak deyince Halil Cibran’ı anmadan olmaz…>


    alıntı



  3. #3
    VIP guardian Baktabul'un Çılgını guardian Baktabul'un Çılgını guardian Baktabul'un Çılgını guardian Baktabul'un Çılgını guardian Baktabul'un Çılgını guardian Baktabul'un Çılgını guardian Baktabul'un Çılgını guardian Baktabul'un Çılgını guardian Baktabul'un Çılgını guardian Baktabul'un Çılgını guardian Baktabul'un Çılgını guardian - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu Yer
    AnKaRa
    Mesajlar
    1.284
    Blog Yazıları
    5
    Tecrübe Puanı
    107374483

    Tanımlı Ce: Aşkın Ve İhanetin Kimyası!

    Çok güzel bir bilgilendirme yazısı.Paylaşımınız için sonsuz teşekkürler..emeğinize sağlık...

  4. #4
    Aranan Üye kurtreis Baktabul'un Çılgını kurtreis Baktabul'un Çılgını kurtreis Baktabul'un Çılgını kurtreis Baktabul'un Çılgını kurtreis Baktabul'un Çılgını kurtreis Baktabul'un Çılgını kurtreis Baktabul'un Çılgını kurtreis Baktabul'un Çılgını kurtreis Baktabul'un Çılgını kurtreis Baktabul'un Çılgını kurtreis Baktabul'un Çılgını kurtreis - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu Yer
    Karanlıklar
    Mesajlar
    1.905
    Tecrübe Puanı
    107374528

    turkey Ce: Aşkın Ve İhanetin Kimyası!

    Aşkı sadece kimya yada yalın bir dille anlatmak imkansızdır çünkü klasik bir tabir ile söylenen sözü ''AŞK ANLATILAMAZ AŞK YAŞANIR'' işte bu söz aşkın anatomisini çizmekte aşkı güzel yaşayanlardan olmanız dileklerimizle iyilik melekleri ve mutluluklar sizinle olsun
    Saygılar

+ Konu Cevapla

Benzer Konular

  1. Aşkın kimyası ne?
    By Mr. NuteLLa in forum Ask Ve Sevgi
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 11-25-2009, 11:57
  2. Karbon Kimyası
    By eJhem in forum Kimya
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11-22-2009, 21:39
  3. İhanetin Bekçisi-Lara(İhanetin Bekçisi Şarkı Sözü)
    By şheqergirls in forum Türkçe Şarkı Sözleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12-07-2008, 19:27
  4. Akvaryum Kimyası
    By leyla_59 in forum Hayvanlar Alemi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11-17-2008, 18:07
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05-01-2008, 20:49

Etiketler

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375