"ATATÜRKÇÜ BİR CUMHURBAŞKANI İSTİYORUZ!"


"NEREDEYİZ?" DİYE MERAK EDENLER, "YOK" MUŞUZ GİBİ DAVRANANLAR:

BURADAYIZ...

15 NİSAN'DA ANITKABİRE ATAMIZI ZİYARETE GELİYORUZ...

BİZLER; "BURADAYIZ" PLATFORMUNDAKİLER

"ATATÜRKÇÜ BİR CUMHURBAŞKANI İSTİYORUZ!"


Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından bilenler bu aşkım malumdur. Bence bir millete şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir. Ben şahsen bu saydığım vasıflara, çok ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de aynı vasıfları taşımasını esas şart bilirim. Ben yaşayabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple milli bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettirirse, insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet icabı olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin, bu arzusundan vazgeçinceye kadar, amansız düşmanıyım."

Mustafa Kemal Atatürk



BURADAYIZ...
AMA NEDEN BURADAYIZ?


Burada değilmişiz, yokmuşuz hatta hiç olmamışız gibi davranan güçlerin karşısında, hiç bir siyasi görüşün, partinin, sivil toplum örgütünün, derin yada sığ oluşumun el süremeyeceği veya alet edemeyeceği bir GÜÇ ile, Atatürk ilkelerine bağlı TÜRK VATANDAŞLARI olma gücüyle, herşeyin farkında olduğumuzu, uyutulamadığımızı, aldatılamadığımızı, egemenliği asla ama asla milli irade dışında hiç bir iradeye devretmediğimizi göstermek, gerektiğinde birleşebildiğimizi ispat etmek ve Cumhuriyeti yaşatacak ve yükseltecek gücün EZELİ VE EBEDİ olarak BİZLERDE olduğunun kanıtı olarak BURADAYIZ!




DİPTEN GELEN DALGA

Türkiye'de bir grup "toplu uyku hali" içinde kendisini "pop kültüre" kaptırmış, esnemeye ve bunu etrafındakilere de bulaştırmaya devam ediyor.
- "Türkiye'nin bir hain kontenjanı var, bu nüfusun yüzde 10'udur,
- "Türk aydını dediğimiz kişi, Batı'nın manevi ajanıdır",
- "Eğitim, savunma ve ekonomi milli olmalıdır, olmazsa Sevr gelir",
- "Batı diye bir şey yoktur. Bu hayali bir kavramdır."
- "Türkiye'de basın Türk değildir"
Toplumcu yazar ve düşünür" Attila İlhan'ın, ülke çapında büyük heyecan yaratan ve dalgalanmalara neden olan bu açıklamaları bir "ders" ve "belge" niteliğinde.
"Dipten bir dalga yükseliyor. Bir çeşit Müdafa-i Hukuk oluşuyor" diyen Attila İlhan'ın sözünü ettiği "dipten gelen dalga" yakın bir zamanda esneyenlerin yüzüne tokat gibi çarparak ya uykudan uyandıracak, ya da...



15 NİSAN 2007 Pazar günü seni ziyaret etmeye Ankara'ya huzuruna,
ANITKABİR'e geliyoruz... 10 kişi mi oluruz, 1000 kişi mi oluruz,
10.000 mi, 100.000 mi yoksa 1.000.000 kişi mi, bilemem, ama
GELİYORUZ...
Senin ve ilkelerinin gücünü, halkın gücünü, vatanseverliğin gücünü,
milli iradenin gücünü, görsünler diye geliyoruz...
16 Nisan'da açıklanacak Cumhurbaşkanı adaylarını iyi düşünsünler
taşınsınlar diye geliyoruz...
Bizler, en temel anayasal haklarımızı, kanunlar çerçevesinde
kullanarak, Türkiye'nin dört bir yanından seni ziyarete geleceğiz.