Wolfgang Pauli (1900 - 1958)

Modern fiziğin birçok alanına önemli katkılarda bulunmuş, çok yetenekli Avusturyalı bir teorik fizikçidir. Pauli 21 yaşında rölativite üzerine ustaca yazdığı ve hala konuyu en güzel ve en ayrıntılı bir şekilde tanımladığı düşünülen makalesi ile bilim dünyasına adını duyurmuştur. Pauli'nin bilime yaptığı diğer önemli katkılar, dışarlama ilkesi, parçacık spini ile istatistik arasındaki bağıntının açıklanması, rölativistik kuantum elektrodinamiği teorileri, nötrino hipotezi ve çekirdek spini hipotezi keşifleridir. Handbuch der Physik için 1933 yılında Pauli tarafından yazılan "Kuantum Mekaniğinin Temelleri" adlı makale gelmiş geçmiş kuantum fiziği yorumlarının en iyilerinden biri olduğu kabul edilmektedir. Pauli tam açık olmayan yeni teoriler ileri sürenlere nükteli ve çoğunlukla da iğneleyici yorumlarıyla tenkit eden bir kişiliğe sahipti. Pauli daha derin ve daha açık anlaşılmayı sağlamak için sert eleştirileriyle öğrencileri ve çalışma arkadaşları üzerinde büyük bir etki oluştururdu. En tanınmış öğrencilerinden biri olan Victor Weisskopf, Pauli'yi "teorik fiziğin bilinci" olarak tanımlamıştır. Weisskopf, Paulinin sert tabiatlı yönünü yaşadığı hoş bir anısıyla aşağıdaki gibi anlatmaktadır:
Pauli birkaç hafta içersinde Zürih'te olmamı istedi. Zürih'e geldim ve çalışma odasının kapısını çaldım, cevap alamadım, tekrar çaldım yine cevap alamadım, yaklaşık beş dakika kadar sonra oldukça kaba bir şekilde "Kim o? Giriniz!" sesi geldi. Kapıyı açtım çalışma odası çok büyüktü, Pauli masasındaydı ve durmadan yazı yazıyordu. "Kimsin sen? Önce hesaplamayı bitirmem gerekiyor" dedi ve beni beş dakika daha bekletti ve sonra tekrar, "Kimsin sen?" diye sordu. "Ben Weisskopf' um diyerek cevap verdim. "Demek benim yeni asistanım Weisskopf sun ha" dedi. Sonra bana baktı ve "Bethe'yi almak istediğimi biliyorsun fakat O katıhal fiziği çalışıyor. Katıhal fiziğine başlamış olmama rağmen katıhal fiziğini sevmiyorum. Seni bu nedenle kabul ettim" dedi. Bunun üzerine ben de "Sizin için ne yapabilirim efendim" dedim. Kendisi, "Sana hemen bir problem vereceğim" dedi. Bazı hesaplamaların yapılacağı bir problem verdi. "Git, çalış!" dedi. Yaklaşık on gün kadar sonra kendisi yanıma gelerek "Yaptığını göster" dedi. Şöyle bir baktıktan sonra öfkeli bir şekilde: "Bethe'yi kabul etmeliymişim!" dedi.

alıntı