Humphry Davy,1778 yılında Cornwall’da doğdu.Babası orta sınıfa mensup ve arazi sahibi bir kişiydi.Orta dereceli üniversite hazırlık okulunu bitirince Truro’da öğrenim gördü.Babasının ölümünden sonra 1795 yılında bir cerrahın yanına çırak olarak girdi ve kendisini tıp alanında yetiştirmeye başladı.Diğer taraftan şiir yazıyor,taslaklar çiziyor,avlanıyor ve mineral topluyordu.1797 yılından sonra bilimsel çalışmalara ağırlık verdi.Daha sonra Royal Society’da başkanlık yapacak olan Davies Giddy, Humphry Davy’e kendi kütüphanesini açtı.Ayrıca çok iyi donatılmış olan bir kimya laboratuvarında çalışmasını sağladı. Davy buradaki çalışmalarında ısının,ışığın ve elektriğin yapısı ile ilgili kendine ait görüşler geliştirdi.
*
1800’lü yılların başında İngiltere’de güldürücü gaz olarak bilinen diazot monoksit kullanımı oldukça yaygınlaşmıştı.İnsanlara son derece keyifli bir sarhoşluk duygusu verdiğinden herkes bu gazı solumak için fırsat kolluyordu.Nitekim 50 yıl boyunca özellikle gençler,uyuşturucu olarak diazot monoksit kullandı. Tiyatrolarda gönüllüler sıkı nefesler çekip neşeleniyorlar ve komik sendeleyişlerle izleyenleri eğlendiriyorlardı.Bu gaz ancak 1846 yılından sonra anestezik olarak kullanılmaya başlandı.İşte diazot monoksit gazının neşe veren sarhoşluğuna kendini kaptıranlardan birisi de Humphry Davy oldu.Ama aynı zamanda bu gazın herhangi bir hastalığa neden olup olmadığını da sınıyordu.
*
Humphry Davy,1798 yılında Clifton’daki Pnömatik Enstitüsü’nde gazların tedavi amacıyla kullanımını araştırmak gayesi ile kurulan kimya bölümünün yöneticiliğine getirildi.Olağanüstü bir konuşmacı özelliği vardı.Deney çalışmaları üretkendi.
Amonyak ile azotun asit ve oksit bileşiklerinin bileşimini inceledi.Bilim ve edebiyat çevresindeki dostlarını, diazot monoksitin solunum etkilerini bilim dünyasına açıklamaları için ikna etti.Bu arada hidrojen ve karbon monoksitten oluşan ve çoğu kez yakıt olarak ta kullanılan su gazını deneme amacıyla solurken neredeyse yaşamını yitiriyordu.
1800 yılında ‘Kimyasal ve Felsefi Araştırmalar’ başlığı ile yayınladığı çalışmaları ününü arttırdı.Aynı yıl Londra’da kurulmuş olan Kraliyet Enstitüsü’nde kimya dersleri vermeye başladı.
*
Humphry Davy’in özenle hazırlayıp verdiği dersler ilgiyle izleniyordu.1802 yılında kimya profesörü oldu.Görevlerinden birisi sepileme yani tabaklama konusunda araştırma yapmaktı.Kısa sürede tropik bir bitkiden elde edilen bir maddenin meşe özleri kadar etkili olduğunu üstelik daha ucuza mal edildiğini buldu.Bu konuda yazdığı makale uzun yıllar sepicilerin rehberi olarak kaldı.
1803 yılında Royal Society üyeliğine seçildi.Dublin’de bulunan bir tarım kuruluşu için her yıl bir konferans dizisi başlattı.Bu konuşmalarından derlediği eserini 1813 yılında ‘Tarım Kimyasının Öğeleri’ başlığında yayınladı.Bu yapıt yıllarca bu alandaki tek kaynak olarak kaldı.
1805 yılında Volta pilleri,sepileme ve mineral çözümlemeleri üzerine yaptığı çalışmalarla Copley Madalyası aldı.
*
Humphry Davy,1800’lerin başında basit elektroliz kaplarıyla deneyler yapmış,bu kaplarda oluşan elektriğin,kimyasal tepkimelerin etkisiyle oluştuğunu ve kimyasal birleşmenin zıt yüklü maddeler arasında gerçekleştiğini anlamıştı.Bu bulgusundan hareket ederek,elektrik akımlarının kimyasal bileşiklerle etkileşime girme süreci olan elektrolizin,tüm maddeleri bileşenlerine ayırmanın en etkili yolu olacağını düşündü.Bu görüşlerini 1806 yılında bilim dünyasına duyurdu.O yıllarda İngiltere ile Fransa savaşı olmasına rağmen Fransız Enstitüsü’nün Napoleon Ödülü’nü aldı.
1807 yılında sodyum ile potasyumu,1808 yılında toprak alkali metallerini bileşiklerinden ayırmayı başardı.Boraksı potasyumla ısıtarak bor elementini, hidrojen tellürü ve fosfini buldu.
*
Humphry Davy Kraliyet Enstitüsü’ndeki görevine başladığından kısa bir süre sonra ayrıca magnezyum,kalsiyum,stronsiyum ve alüminyum gibi elementleri de keşfetmişti.Keşfettiği element sayısı 12 tanedir ve o zamanlar bilinen element toplamının beşte birini oluşturur. Alüminyum,Amerika’da aluminum,İngiltere’de aluminium olarak yazılır.Bu yazım farklılığını Humphry Davy yaratmıştır.1808 yılında bu elementi ilk kez izole ettiğinde ona alumium adını verdi.4 yıl sonra fikrini değiştirdi ve aluminum dedi.Bu yeni terim Amerika’da kabul edildi.Ancak birçok İngiliz bilimci sodium,calcium ve strontium terimlerindeki ‘ium’ kalıbını bozduğu gerekçesi ile aluminum’u kabul etmedi.Bir sesli harf ve bir hece ekleyerek aluminium haline getirdiler.
*
Humphry Davy,1811 yılında klorun,sudan oksijen açığa çıkartma yoluyla ağartıcı etkisini keşfetti.Ama bu elementin yapısına ilişkin görüşleri kabul görmedi. Aslında klorun kimyasal bir element olduğunun farkına varamamıştı.Bu nedenle oksijenli bileşik sandığı bu maddeden oksijen açığa çıkarmaya yönelik deneyleri başarılı olmadı.
1812 yılında sir ünvanı aldıktan sonra Kraliyet Enstitüsü’ndeki görevinden ayrıldı.Kültür ve edebiyat dünyasının tanınmış kişilerinden olan zengin ve dul bayan Jane Apreece ile evlendi.Yaşamının sonuna kadar onursal profesör olarak kalacağı Kraliyet Enstitüsü’ndeki önemli bir girişimi,Michael Faraday’ı bilim dünyasına tanıtmak oldu. Faraday 1813 yılında kurumun laboratuvar asistanı oldu ve karı-koca Davy’lerin 1813-1815 Avrupa gezisine katıldı.
*
Humphry Davy Fransa’da birçok bilim adamı ile tanıştı.Yanında küçük ve portatif bir laboratuvar taşıyordu.Daha sonra iyot adı verilecek olan maddeyi inceledi.Bilinen çeşitli pigmentleri araştırdı ve elmasın bir karbon türü olduğunu kanıtladı.
İngiltere’ye döndükten sonra hava ile metan gazı karışımlarının hangi koşullar altında patladığını araştırdı. Madencilerin kullandığı güvenlik lambasını da icat etmişti.Bu başarıları sonucunda Royal Society’nin altın ve gümüş Rumford madalyaları,maden sahiplerinin hizmet plaketi ile ödüllendirildi.1818 yılında kendisine baronet ünvanı verildikten sonra İtalya’ya giderek yanardağ etkinliklerini inceledi.
1820 yılında Royal Society’nin başkanlığına seçildi ve bu görevini 7 yıl sürdürdü.
*
Humphry Davy,Zooloji Derneği’nin kurulması ve hayvanat bahçeleri açılması gibi konulara da yardımcı oluyordu.1823 yılından sonra elektrik etkisiyle ortaya çıkan magnetik olgulara eğildi.Ayrıca gemilerdeki bakır malzemeler ile tuzlu suyun ilişkisini inceledi.Elektrokimya konusundaki son görüşlerini bir konferansta açıkladıktan sonra Royal Society’nin Kraliyet Madalyası ile ödüllendirildi.
Sağlığı gittikçe bozuluyordu.1827 yılında Avrupa’da geziye çıktı.Çalışmayı bırakmasına rağmen balıkçılık üzerine bir kitap yazdı.Bu kitapta kendi çizimlerini kabartmalarla göstermişti.1829 yılında İtalya’ya yerleşti.Yarı felçli olarak yaşadığı son aylarında ‘Yolculukla Avunma ya da Bir Düşünürün Son Günleri’ adlı yaşam öyküsünü yazdı.
Aynı yıl içinde öldü.
KAYNAKLAR:
A Short History of Nearly Everything
AnaBritannica