+ Konu Cevapla
1 / 2 Sayfa 1 2 SonuncuSonuncu
1 den 5´e kadar. Toplam 6 Sayfa bulundu

Adile Naşit kimdir-Adile Naşit hayatı,biyografisi

 GENEL KÜLTÜR VE SANAT Katagorisinde ve  Biyografi Forumunda Bulunan  Adile Naşit kimdir-Adile Naşit hayatı,biyografisi Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Tuluat ustası Naşit Bey 1928 yılının Ağustos ayında Şehzadebaşı Millet Tiyatrosu'nun üst katındaki dairesinde doğan ilk çocuğunun kulağına fısıldadı: ‘Senin ...

  1. #1
    Acemi Üye blaster Baktabul'un Çılgını blaster Baktabul'un Çılgını blaster Baktabul'un Çılgını blaster Baktabul'un Çılgını blaster Baktabul'un Çılgını blaster Baktabul'un Çılgını blaster Baktabul'un Çılgını blaster Baktabul'un Çılgını blaster Baktabul'un Çılgını blaster Baktabul'un Çılgını blaster Baktabul'un Çılgını blaster - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Feb 2007
    Mesajlar
    99
    Tecrübe Puanı
    2484

    Tanımlı Adile Naşit kimdir-Adile Naşit hayatı,biyografisi





    Tuluat ustası Naşit Bey 1928 yılının Ağustos ayında Şehzadebaşı Millet Tiyatrosu'nun üst katındaki dairesinde doğan ilk çocuğunun kulağına fısıldadı: ‘Senin adın Selim olsun'. Naşit Bey'in hayatta en çok istediği ikinci şey çocuk sahibi olmaktı. Birincisi sahnede insanları katıla katıla güldürmek. Tiyatrocu olmak istediğini hekim olan anne ve babasına anlatmakta güçlük çekmişti. Onu alelacele Baytar Mektebi'ne yazdırmış, hayvan doktoru olmasını beklemekteydiler. Daha çok beklerler! Naşit'in sürekli okulu kırıp tiyatro izlemeye gitmesi kısa zamanda babasının kulağına gitti. Naşit ‘Niye böyle yapıyorsun evlat' sorusuna güzel cevaplar vermiş olacak ki babasını Muzika-ı Humayun'a gitme konusunda ikna etmişti. Naşit Bey saray tiyatrosunda kısa sürede dikkati çekmiş, adı ‘Sultan Hamid'i güldüren adam'a çıkmıştı. Bir gün bir temsilin ardından kulise gelen ustası Komik Abdi Efendi molla kuşağını ve takkesini çıkarmış Naşit Bey'e devretmişti. Artık komik-i şehir unvanı ona aitti. Kendi kumpanyasını kurmak için yola koyuldu.

    AMELYA'YI FIRINCIYA KAPTIRMAMAK İÇİN

    Tiyatro iyi gidiyordu ama 1917'de evlendiği Leman Hanım'la arası limoniydi. Akşam Langa'daki eve girerken ayakları geri geri gidiyordu. Çünkü çocuk istiyordu Naşit Bey ama olmuyordu. Ha tabii bir de kumpanyadaki Kemani Yorgi Efendi'nin kızı kantocu Amelya Hanım'a kafayı fena halde takmıştı. Amelya Hanım'ın ardı arkası kesilmeyen talipleri çok canını sıkıyordu. Bir gece Amelya Hanım'ı istemeye fırıncının oğlunun geleceğini öğrendiğinde ipler koptu. Leman Hanım'dan ayrıldı ve Amelya Hanım'la evlendi. Amelya Hanım'la ilk çocukları Selim'den iki sene sonra kızları Adile dünyaya geldi. Evde herkesin neşesi yerindeydi. Çocuklar biraz büyüdüğünde fuaye koşuşturma ve oyun alanları oldu. Adile ve Selim'in favori karakterleri Surpik ve Haçik'ti. Babalarının bu karakterleri canlandırmasını sahne arkasından yüzlerce kez izlemiş, replikleri ezberlemişlerdi. Naşit Bey çocuklarının tiyatroya olan ilgisinden hem memnun oluyor hem de endişe duyuyordu. Çünkü tiyatro oyunculuğu geçinmek için iyi bir meslek değildi. ‘Selim hekim olacak ama bu maskara kız tiyatrocu olacaksa eğitimini görsün' demişti bir keresinde. Bu söz Selim'i çok yaralamıştı.

    PİYANGOCULUK AĞIR GELDİ

    Selim'in sünneti çok şenlikli geçti. Zerdalili pilavlar, mezeler... Salonun ortasında Safiye Ayla ve Hamiyet Yüceses şarkı söylüyor. O gün ailenin son saadet günüydü bir bakıma. Çünkü Naşit Bey'in işleri çok kötü gidiyordu. Sağlığı da pek iyi değildi. Kumpanyayı kapatıp evde oturmaya başladığı bir sırada iki tanıdığı kapısını çaldı ve ona acayip bir teklifte bulundu. Bir Milli Piyango büfesi açmayı düşünüyorlar, başında da Naşit Bey gibi sevilen bir yüzün durmasını istiyorlardı. Normalde hemen geri çevireceği bu teklifi kabul etti. O kadar paraya sıkışıktı ki. Eve erzak lazım, bir de çocukların okul masrafı... Fakat bu iş Naşit Bey'in çok gururuna dokundu ve kısa sürede bıraktı. Tekrar tiyatro yapmaya başladı. Bir gece bir temsil sırasında kötü giden sağlığı hepten iflas etti. Sözcükler ağzından garip birer ses yığını olarak çıkıyor, sol tarafı titriyor, oyunun orta yerinde seyirciye boş boş bakmaya başlıyordu. 1942'de Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne yatırıldı. 3 ay sonra eve döndüğünde durumunda pek bir değişiklik yoktu. Fazla sessiz ama bir o kadar da sinirli biri olmuştu. Adile'nin kedileri Kısmet ve Pamuk'a dayanamıyor, pilavın tuzu fazla olsa kıyameti koparıyordu. Bir sabah tam Selim ona şehriyeli çorba içiriyorken öldü.

    Selim ve Adile'nin tiyatro hayalleri Naşit Bey'in ölümüyle rafa kalkmıştı. Selim Dolapdere'de bir kaportacıda, Adile ise Kasımpaşa'da bir konfeksiyoncuda çalışmaya başladı. İkisi de ne kadar sıkılıyordu bu işlerden! Adile bir gün Şehir Tiyatroları'nda bir arkadaşını ziyarete gitmişti. O gün Ferih Egemen'le tanıştı. Egemen Adile'yi Şehir Tiyatroları kadrosuna aldırdı. Adile'nin istediği olmuştu ama Selim cephesinde işler karışıktı. Kaportacı ustası ‘Oğlum sen bu işten hiç anlamıyorsun, hadi hadi' deyip Selim'i kovdu. Tam Selim bunu evdekilere nasıl söyleyeceğini düşünürken annesi patlıcan dolması ve topik yapıp lokantalara satmaya başladığını açıkladı o gece. Neyse ki aç kalmayacaklardı. Selim'in içi biraz olsun rahatlamıştı.

    BÜCÜR BOYUNLA TİYATROCU OLAMAZSIN

    Selim'in yoğun ısrarları sonunda Amelya Hanım iki çocuğunu alıp Muammer Karaca'nın karşısına dikildi bir sabah : ‘Bu çocuklar tiyatro yapma aşkıyla yanıp tutuşuyor. Yanınıza alın.' ‘Ne demek' dedi Karaca ‘Babaları Naşit benim eski dostumdu. Onun çocukları benim çocuklarım'. Adile, Şehir Tiyatrosu'ndaki uyduruk rollerden sonra Karaca'nın yanında gerçekten tiyatro yapmaya başladığını hissediyordu ki bir gün kulise gelen dönemin yıldızlarından Şevkiye May moralini fena bozdu:‘Ben senin ablan sayılırım Adileciğim. Sana bir nasihat. Bu çarpık bacakların ve bücür boyunla tiyatroda asla başarılı olamazsın. Yol yakınken dön.' Şevkiye May kısa zaman sonra Adile Naşit'in Fuar Yıldızı oyunundaki muhteşem Düttürü Leyla tiplemesini görecek ve ondan bu sözleri için gelip özür dileyecekti.

    BONFİLE EŞLİĞİNDE EVLENME TEKLİFİ

    Karaca tiyarosunun diğer Naşit üyesi Selim hayatından memnun değildi. Muammer Bey Selim'i dekor boyamak, ışık tesisatını elden geçirmek gibi bin türlü işte kullanıyordu. Ama en kötüsü oyunlarda da hep figüran rollere uygun görülüyordu. Askerliğini bahane ederek Karaca Tiyatrosu'ndan ayrıldı. Bu dönemde Adile, Karaca Tiyatrosu'nun oyuncularından Ziya Keskiner'le bir aşk macerası yaşıyordu. Ziya Keskiner bir akşam tiyaro çıkışı onu yemeğe davet etti. Ağa Camii'ne gelmeden bir sokak önce Stadt Hamburg adlı restoranda Keskiner'e göre Alman bonfilesi, Adile'ye göre bildiğimiz kaşarlı köfte eşliğinde evlenmeye karar verdiler. Selim ise askerlik dönüşü bir süre Rasim Day'ın Ses Opereti'nde çalıştıktan sonra Adile ve Ziya eniştesinin ısrarıyla Muammer Karaca Tiyatrosu'na döndü. O yıl yani 1952'de iki güzel olay yaşadı Naşit ailesi. Selim bir arkadaş toplantısında tanıştığı Sotiriya'yla evlendi. İkinci güzel olay Adile Naşit'in oğlu Ahmet'in doğumuydu. Ahmet güzel gözlü, sol yanağında bir ben olan tatlı bir çocuktu.

    Selim, Karaca tiyatrosundaki ikinci raundunda daha iyi rollere çıkmaya başlamıştı. Cibali Karakolu'ndaki Bekçi Rıza rolüyle fark edilir olmuştu. Fakat yine de mutsuzdu. Muammer Karaca'nın çok hırslı olduğunu, biraz parlayan insanların önünü kestiğini düşünüyordu. Bir akşam karısı Oya'yı (Sotiriya evlendikten sonra adını Oya olarak değiştirmişti) ve 4 yaşındaki oğlu Naşit'i de alıp Adile'lere yemeğe gitti. O gece Naşit Tiyatrosu'nu kurmaya karar verdiler. Ankara'da Güneş Sineması'nı kiraladılar ve 1961'de Naşit Tiyatrosu perdelerini açtı. Ama perdeler ne yazık ki 2 ay açık kalabildi. O dönemdeki ekonomik kriz seyirciyi eve tıkmıştı, tiyatronun kapısını çalan yoktu. Bundan sonra İstanbul'a dönüp Gazanfer Özcan Tiyatrosu'nda çalışmaya başladılar. Orası gerçekten bir aile ortamı gibiydi. Kuliste hep ayrı bir eğlence vardı. Selim Naşit ve Gazanfer Özcan'ın bilgi yarışması görülmeye değerdi. Özcan sıkıştı mı hep aynı soruyu sorardı: ‘Tripanozoma gambiense nedir?' Bütün kulis cevabı artık ezberleşmişti. Hep bir ağızdan bağırırlardı: ‘Uyku hastalığına yol açan kamçılı tek hücreli!'

    DOĞUM GÜNÜNÜ HİÇ KUTLAMADI

    1966 kötü bir yıl. Önce anneleri Amelya Hanım vefat etti. Ardından Adile'nin oğlu Ahmet kalbi delik olduğu için ameliyata alındı. Tam ameliyat başarılı geçti diye sevinirlerken komaya girdi ve uyanmadı. Adile Naşit aynı zamanda doğum günü olan 16 Haziran'a işte o sabah hastane kapısının önünde ‘Oğulcuğum' diye ağlarken lanet etti ve bir daha hiç doğum günü kutlamadı. Ama çevresinde ‘Adoş' diye pervane olan tiyatrocu arkadaşlarının da desteğiyle oyunculuk hayatına devam etti. Hatta kısa süre sonra Ertem Eğilmez'le çalışmaya başladı ve Arzu Film için art arda film çekti.

    Arzu Film Adile'nin kariyerinde olduğu kadar aile yaşantısında da bir dönüm noktası. Çünkü özellikle 1976'da İşte Hayat filmiyle Altın Portakal En iyi Kadın Oyuncu ödülünü aldıktan sonra Selim'le araları açıldı. Selim hem için için onu kıskanıyor hem de elinde imkanı olmasına rağmen abisine de benzer bir iş ayarlamadığı için kızıyordu. Halbuki Adile, Ertem Eğilmez'den defalarca Selim için bir rol istemiş, Eğilmez pek oralı olmamıştı.

    SELİM EŞİNİ BULDU OĞLUNU KAYBETTİ

    Selim Naşit, eşi Oya'nın bağırsak düğümlenmesi nedeniyle aniden ölmesinden sonra işinden, ailesinden, en çok da hayattan koptu. Tiyatroya gitmiyor, Adilelerle görüşmüyor, oğlu Naşit'i görmüyor, evden çıkmıyordu. Yalnız kalmaktan hem çok korkuyor hem de insan içine çıkmıyordu. Bir gün reklamcı bir arkadaşının vasıtasıyla kötü bir evlilikten yeni çıkmış tiyatrocu Peyker Usta'yla tanıştı. Onu ilk gördüğünde şöyle düşünmüştü: ‘Bu bir mucize!' Kısa sürede hiç kimseyle paylaşmadığı fikirlerini ve duygularını paylaştı onunla. Hemen evlendiler. Peyker onu hayata döndürmüştü. Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu'nda sahneye çıkmaya bile başladı. Ama bu evlilikten hiç memnun olmayan biri vardı. Oğlu Naşit. Annesinin ölümünden kısa süre sonra babasının evlenmesine çok kızdı. Aralarındaki pamuk ipliğine bağlı ilişki hepten koptu.

    1987'de kocası Ziya Keskiner'in ölümünden 5 sene sonra Adile Naşit'e bağırsak kanseri teşhisi kondu ve kısa süre sonra vefat etti. O dönemlerde gazetelerin ‘Kardeşler düşman oldu' gibi yazılar yazmasına, son zamanlarda aralarının bozuk olmasına rağmen Selim ve Adile Naşit çok yakın iki kardeşti. Kimsenin bilmediği ve görmediği zamanlarda gülerek başlayan sohbetleri birbirlerine sarılıp ağlayarak sonlanırdı. Babalarına, annelerine, oğullarına, eşlerine ağlarlardı. Adile'nin ölümüyle gerçekten sarsıldı Selim Naşit. Ama tiyatroyu bırakmadı. 1990'larda Ahmet Uğurlu ve Levent Kırca tiyatrosunda çalıştı. Ferhan Şensoy'un ve Zeki-Metin'in TV dizilerinde rol aldı. Haluk Bilginer'in Histeri oyunundaki Doktor Abraham rolüyle Afife Jale en iyi erkek oyuncu ödülünü aldı. 1998'de karaciğer kanserine yakalandıktan sonra Cem Yılmaz'ın Herşey Çok Güzel Olacak filmindeki rolü ise sondu. Öldüğü gün odasında eşi Peyker ve çok sevdiği baldızı Binnur vardı.

  2. #2
    Paylaşimci Üye Idil Baktabul'un Çılgını Idil Baktabul'un Çılgını Idil Baktabul'un Çılgını Idil Baktabul'un Çılgını Idil Baktabul'un Çılgını Idil Baktabul'un Çılgını Idil Baktabul'un Çılgını Idil Baktabul'un Çılgını Idil Baktabul'un Çılgını Idil Baktabul'un Çılgını Idil Baktabul'un Çılgını Idil - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    1.186
    Tecrübe Puanı
    2422942

    Tanımlı

    Payla$imin için te$ekkürler.

  3. #3
    Ne mutlu Türküm diyene! Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu Yer
    * TR *
    Mesajlar
    15.482
    Blog Yazıları
    282
    Tecrübe Puanı
    107375408

    =) (*_*( )*_*)

    TEŞEKKÜRLER..

  4. #4
    Onursal Üye alos Baktabul'un Çılgını alos Baktabul'un Çılgını alos Baktabul'un Çılgını alos Baktabul'un Çılgını alos Baktabul'un Çılgını alos Baktabul'un Çılgını alos Baktabul'un Çılgını alos Baktabul'un Çılgını alos Baktabul'un Çılgını alos Baktabul'un Çılgını alos Baktabul'un Çılgını
    Üyelik Tarihi
    Feb 2007
    Bulunduğu Yer
    Biliyordum unuttum
    Mesajlar
    4.705
    Tecrübe Puanı
    10603032

    Tanımlı

    teşekkürler blaster...adile naşit ...filimlerdeki rolu ve oyunuyda hep bizleri güldürdü..
    allah mekanını cennet etsin..

  5. #5
    Onursal Üye Safak Baktabul'un Çılgını Safak Baktabul'un Çılgını Safak Baktabul'un Çılgını Safak Baktabul'un Çılgını Safak Baktabul'un Çılgını Safak Baktabul'un Çılgını Safak Baktabul'un Çılgını Safak Baktabul'un Çılgını Safak Baktabul'un Çılgını Safak Baktabul'un Çılgını Safak Baktabul'un Çılgını
    Üyelik Tarihi
    Feb 2007
    Bulunduğu Yer
    !
    Mesajlar
    10.944
    Blog Yazıları
    2
    Tecrübe Puanı
    16232890

    Tanımlı

    ben bu kadını çok seviyordum paylasım için saol

+ Konu Cevapla
1 / 2 Sayfa 1 2 SonuncuSonuncu

Benzer Konular

  1. Adile Naşit (1930 - 1987)
    By ħєчħαт * in forum Sanatçılarımız
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09-11-2009, 13:07
  2. Adile Naşit Resmi, Adile Naşit Resimleri
    By alos in forum Ünlü Resmi Resimleri
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 09-17-2007, 14:51
  3. ali toy kimdir-ali toy hayatı,biyografisi
    By Safak in forum Biyografi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-20-2007, 20:36
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03-20-2007, 14:55
  5. MfÖ kimdir-MfÖ hayatı,biyografisi
    By RaiN_MaN in forum Müzik
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-28-2006, 11:06

Etiketler

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375