yusuf ziya arpacık

Yusuf Ziya Arpacık

1 Mayıs 1958 yılında Erzurum’da dünyaya geldi. Çocukluk yılları zor tabiat şartlarıyla mücadele içerisinde geçti. Gençlik döneminde ise, 1980 öncesinde fırtınalı savaş günlerinin tam orta yerinde bulmuştu kendisini. İstanbul Üniversitesinde Tarih ilmi tahsil ederken 13 Şubat 1978 de hapse düştü. Sürgünden sürgüne yollandığı zindanlardan defalarca kaçmaya teşebbüs etmesine rağmen, Sağmalcılar ve Yozgat cezaevinden olmak üzere iki sefer firara muvaffak oldu…

Tamamı yaklaşık on yıl olan hapis hayatının beş yılını hücrelerde geçirmek zorunda bırakılmış, kitaplar vasıtası ile ve kendi kendine yabancı dil öğrenirken, cezaevlerindeki ecnebi tutuklularla da bu lisanların pratiğini yapabilmiştir.. Hapishaneden çıkınca da ‘nerede kalmıştık?’ diyerek dış dünyada ki mücadelesine kaldığı yerden tekrar başlayıp, 1992 yılında Karabağ savaşında kardeşlerine yardım için Kafkaslara koşmuş ve devamı itibarı ile bir çok ülkede Türk düşmanlarına karşı ‘fiziki etkinlikler’ organize etmiş ve kendisi de faal olarak katılmıştır.. Bu arada çıkan öğrenci affından faydalanarak devam ettiği üniversiteden, 27 sene sonra da olsa tahsilini tamamlayarak diplomasını almıştır.
Evli ve üç evlât babası olan yazar İngilizce, Arapça, Farsça ve Rusça bilmektedir.

ESERİ:BAŞEĞMEDİLER, , İlteriş Yayınları, İstanbul 2004, 15.Baskı
sipariş
telefon 0212 5208033
belgegeçer 0212 5260022

HAKKINDA YAZILANLAR

ÜLKÜCÜ HAREKETİN GAYRİ RESMİ TARİHİ Nevzat BASIM - NETHABER
, Ülkücü'lerin 'silahşörlerinden' bir isim... Ülkücüler arasında adı efsane gibi anlatılır: 1970'lerin sonunda ve 1980'lerin başında cezaevlerinin müdavimlerinden biridir... Ellerine bağlanan kelepçeyi, bilek gücüyle kırabilmektedir... Azerbaycan'a gitmiş Ermenilere karşı, Çeçenistan'a gitmiş Ruslara karşı, silah elinde savaşmıştır...
Ülkücü kesimin "silahlı mücadelesi" ilk kez bir kitaba konu oldu... , 1970'lerin komando kamplarından, 1990'larda 'uzak Türklere silahlı destek mücadelesine" kadar hayatının tüm ayrıntılarını kitabında yazdı... İlteriş Yayınları'nın ilk kitabı olan "Başeğmediler", kimi Türkçe arızalarına karşın "Ülkücü hareketin gayri resmi tarihi"yle ilgilenenlere ışık tutacak, kaynak olacak.


YARALI BİLİNÇLENME HÜRRİYET GAZETESİ
Devrimci kardeşlerimizden sonra, Ülkücüler' in eli kalem tutanları da yazmaya başladılar nihayet. Medrese-i Yusufiye' lerin öncesinde ve sonrasında yaşadıklarını. Hiç şüphe yok ki, asıl önemli kısım, bir tür "YARALI BİLİNÇLENME" de diyebileceğimiz hapishane yılları, solcunun solcu, sağcının sağcı olduğu için değil, yönetimi ele geçirenlerin istediği gibi olmadığı için cezalandırıldığı o netâtemeli yıllarda, kimlerin baş eğip, kimlerin baş eğmediği hayli tartışma götürür elbette. Ancak, Yusuf Ziya ARPACIK, bütün Ülkücülüğüne rağmen, Türkiye' den ziyade Güney Amerika' nın herhangi bir ülkesine yakışacak bir "anarşist" portresi çiziyor aslında. Üstelik, olağanüstü bir film için gereğinden fazla malzeme de var kitapta. İsmail GÜNEŞ kardeşim, uyuma. Tarihe katkı olur..

ÜLKÜCÜ HATIRAT BÜYÜK İLGİ GÖRÜYOR ORTADOĞU GAZETESİ
12 Eylül' e gidişi ve sonrasını taş medreselerde yaşamış özgürlük tutkunu Yusuf Ziya ARPACIK' ın ağırlıklı olarak Ülkücü duruşu anlattığı BAŞEĞMEDİLER belge-öyküsü arananlar, sorulanlar, satılanlar sıralamasında başı çekiyor. Yusuf Ziya ARPACIK’ ın Erzurum Ülkü Ocaklarında ki günlerinde başlayarak Sağmalcılar Cezaevi ile girilen taş medrese dönemi ile süregiden iç sürecin anlatıldığı uzun öykü de, Ülkücülerin vuruşu değil, duruşu anlatılıyor.
Bu belge-öyküde firar girişimlerini, onlarca cezaevi sürgününü, kaçılmayan zindanlardan kaçışı olağan ve sıradan olaylarmış gibi okuyorsunuz. Sol örgüt üyesi olan kimi ileri gelenlerin insani açıdaki dik duruşları ve özellikle Mamak’ta ki direnişin hazin öyküsünü okuyunca burukluk duymamak elden gelmiyor.
BAŞEĞMEDİLER’ de yüreği, beyni TÜRK illerinin özgürlüğüne ve bağımsızlığına odaklanmış bir Ülkücü kişiliği görüp, yazarla birlikte cezaevlerinin ötesine gidiyor, Odlar Yurdu’ nda Bakü’yü, Tebriz’i , Türkmeneli’nde Kerkük’ü, Musul’ u düşünmeden edemiyorsunuz. Türkiye’de Cahar DUDAYEV’ in ve savaş arkadaşlarının geride kalanlarının yalnızlığını düşünmeden duramıyorsunuz. “Nerede bir Türk varsa oralıyam” ilkesiyle yola çıkıp düşündüklerini uygulamaya koyan Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ’ in yiğit Bozkurtlarına Allah (cc) kılıcınızı keskin, kaleminizi daha da keskin etsin demekten başka ne denebilir.
TANRI TÜRK’Ü KORUSUN VE YÜCELTSİN..

ÇATLI, YAŞAR NURİ ÖZTÜRK' ÜN KİRACISIYMIŞ… İnternet Haber [ Haberin Doğru Adresi ]

12 Eylül öncesi yaşanan olayların içinde yer alan Yusuf Arpacık', 'Başeğmediler' isimli kitabında gündeme bomba gibi düşen olayları yazmış. Arpacık'ın kitabında Abdullah Çatlı ile ilgili çarpıcı bir not var. İşte tarihe ışık tutan kitaptan Çatlı ile ilgili bölüm... Yusuf Arpacık ve diğer firari arkadaşlarının İstanbul Bahçelievlerde kiraladıkları daire bölgede askeri bir üs gibidir. Eve giden gelenler arasında Abdullah Çatlı da var. Ev sahibimiz Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk bilmeyerek yaptığı hayatının en hayırlı hizmetinin, bu evi kiralamak olduğunu belki bu satırları okuduğunda öğrenecektir. Yuvam Apartmanı'nda bu şirin daire askeri bir merkez gibi çalışıyordu. Abdullah Çatlı ve arkadaşlarının gelmesiyle muhitimiz iyice hareketlendi."


HOCA EFENDİ'DEN ÜLKÜCÜLERE DUA Abdullah MURADOĞLU - Yeni Şafak
İki darbe arasında bir büyük iç çatışma yaşadı Türkiye, 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980. Bugünün kuşakları, artık pek de hatırlanmak istenmeyen o acı dolu günleri anılardan, herhangi bir roman okur gibi okuyorlar. Oysa binlerce fidanın kırıldığı günlerdir. Politik anılar, günceler yakın siyasi tarihimizi doğru anlayabilmek için önemli kaynak teşkil ediyorlar. Bu iki darbe arası dönemini yaşayan Ülkücüler ve Devrimciler, yaşadıklarını kitaplaştırıyorlar, olaylara kendi bulundukları yerden bakıyorlar. Bu kitaplardan biri de Ülkücü Yusuf Arpacık'ın, geçtiğimiz günlerde İlteriş Yayınları'ndan çıkan "Başeğmediler" başlıklı kitabıdır. Arpacık, "Başeğmediler" kitabını niçin yazdığını şu sözlerle anlatıyor:
"Polisiye bir film konusu gibi görünse de bu eserin esas havası, zafer ve kahramanlıklarla dolu bir savaş ortamında yetişen neslimizin yaşadıkları ve yaşayamadıklarının açık bir tahlilidir."

SAKARYA ÜLKÜCÜLERİ'NİN İSTEĞİ...
Eskişehir Sazak'taki şehitleri anma toplantisindan dönen konuklarini agirlayan Sakarya eski Başkanlari Istanbullu konuklariyla Yusuf Ziya Arpacik'ın 'BAŞEGMEDILER'i üzerine söyleştiler. "Kitabı Sakarya'da bulamıyoruz" diyen Yalçın Demir'e "Kitapevlerine söyleyin getirsinler" diyen Karakoç'a "Topluca Ülkü Ocağı getirtse daha iyi olur" cevabını veriyor Demir...
Hamdi Kılıçarslan'sa Ülkü Ocakları başkanımız da Eskişehir-Sazak'taydı. Gelirse konuşur çözeriz" diyor. Türkiye'nin öteki illerinde olduğu gibi Sakarya Ülkücüleri' de basında duymuş, ancak kitap kitapevlerine ulaşmamış.
Hem kitabevlerine hem de ülkücü kuruluşlar vasıtasıyla 'BAŞEGMEDILER'in Sakaryalılara ulaştırılması üzerine söz birliğine varıldı.


"BAŞEĞMEDİLER" FLASH TV' DE ÖZEL HABER OLDU..

Yusuf Ziya ARPACIK' ın kaleme aldığı BAŞEĞMEDİLER isimli kitap 06 Haziran 2004 tarihinde Flash TV' de özel haber oldu. "1980 öncesinin efsanevi Ülkücü Liderlerinden Yusuf Ziya ARPACIK yaşadıklarını kitaplaştırdı.." alt yazısıyla geçilen haberde, Yusuf Hoca ile yapılan röportajda ekrana getirildi. Cezaevinden çıktıktan sonra "nerede kalmıştık" deyip mücadeleye kaldığı yerden devam ettiğini vurgulayan Yusuf Hoca "Nerede Türk varsa yüreğimiz oradadır." diyerek devam etti.. Muhabirin bir sorusu üzerine kısa bir süre önce gittiği Kuzey Irak ve Ebu Garip cezaevinde yaşananlar ile, 12 Eylül öncesi Ülkücülerin yaşadıklarını da kıyaslayan Yusuf Hoca "Ebu Garip Cezaevini gördüm. Orada 20 yıl hapis yatan arkadaşlarım var. Lakin bizim Eylül zindanlarında yaşadıklarımız Ebu Garip cezaevini gölgede bırakır.. En acısıda biz bu işkenceyi, bu zulmü, kendi insanlarımızdan, kendi saddamlarımızdan gördük" dedi.


ARPACIK'TAN BİR 12 EYLÜL KİTABI Star Gazetesi
Yusuf Ziya ARPACIK' ın BAŞEĞMEDİLER kitabı, İlteriş Yayınları'ndan piyasaya çıktı. 12 Eylül döneminde hapse düşen, 10 yıl cezaevinde kalan ve bu sürenin yarısını hücrede geçiren ARPACIK, kitabında 1978 yılından itibaren yaşadığı ve o dönemde hapishanelerde mahkumlara yapılan insanlık dışı uygulamaları anlatıyor. Arpacık, kaleme aldığı anılarıyla, 12 Eylül döneminin bilinmeyen bir çok noktasına ışık tutuyor..

Meslek: siyaset adamı