Kııssadan Hisse...
Nâzım’ın yattığı Bursa Cezaevi’ne denetim için Adalet Bakanlığı’ndan bir müfettiş gelir. Bir gün müdüre, ‘Nâzım da buradaymış, çağır da görelim nasıl biridir?’ der.
Nâzım’ı odaya getirirler. Müdür koltuğuna iyice kurulan müfettiş Nâzım’ı tepeden tırnağa süzer ve ‘Demek Nâzım Hikmet sensin’ diye saçma bir laf eder... O kadar kibirlidir ki, Nâzım’a oturması için yer bile göstermez. Kısa bir konuşma sonrası, ‘Gidebilirsiniz’ der. Nâzım tam kapıdan çıkarken durur ve ‘Ömer Hayyam’ı bilir misiniz?’ diye sorar.
Müfettiş hemen atılır: bilmez ki Hayyam’ı... İranlı büyük şair!’
Nâzım yine sorar:
‘Peki; Hayyam zamanında İran hükümdarı kimdi?’
Müfettiş şaşırır. Çünkü bilmiyordur! Nâzım konuşmasını sürdürür:
‘Görüyorsunuz, sanatçıyı anımsadınız ama hükümdarı anımsamadınız. Yıllar sonra beni dünya anımsayacak, ama dönemin adalet bakanını ve sizi kimse anımsamayacak...




