+ Konu Cevapla
1 / 3 Sayfa 1 2 3 SonuncuSonuncu
1 den 5´e kadar. Toplam 11 Sayfa bulundu

10.sınıf coğrafya Kitabının Tüm cevamparı

 Eğitim Öğretim Bölümü Katagorisinde ve  Coğrafya Forumunda Bulunan  10.sınıf coğrafya Kitabının Tüm cevamparı Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

  1. #1
    Baktabulkolik Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu Yer
    Yaşamın olmadığı arka sokaklar
    Mesajlar
    2.320
    Blog Yazıları
    12
    Tecrübe Puanı
    77883022

    Tanımlı 10.sınıf coğrafya Kitabının Tüm cevamparı





    10.Sınıf SAYFA 15 ÖLÇME DEĞERLENDİRME CEVAPLARI TOPOĞRAFYA VE KAYAÇLAR ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME (SAYFA 15)

    Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle doldurunuz.

    1. Tor topoğrafyası ...... granit...bloklarından oluşur.
    2. Tortul kayaçlar .....sıcaklık... ve ...basınç...etkisi ile metamorfik kayaçlara dönüşür.
    3. Mağma ...soğuma... ve ...katılaşma... sonucu püskürük kayaçlara dönüşür.
    4. Sıcaklık ve basınç altında formasyona uğrayarak oluşan kayaçlara ....başkalaşım kayaçları...adı verilir.
    5. Pamukkale travertenleri oluşum bakımından ....kimyasal tortul...kayaçlar grubuna girer.


    Aşağıdaki ifadelerin doğru veya yanlışlığını belirtiniz.
    1. Kalkerli arazide peri bacaları oluşur (Y)
    2. Kireç taşlarının çözülmesi ile karstik mağaralar oluşmuştur. (D)
    3. Kömürün metamorfizmaya uğraması sonucu elmas oluşur. (D)
    4. Kolay aşınan ve parçalanan kayaçlar alçak ve belirgin olmayan yer şekilleri meydana getirir.(D)




    10.SINIF SAYFA 22 VOLKANİZMA VE DEPREMLER ETKİNLİK ÇALIŞMASI CEVAPLARI

    LİSE 2. SINIFLAR SAYFA 22 VOLKANİZMA VE DEPREMLER ETKİNLİK ÇALIŞMASI
    Tabloda belirtilen ülkelerdeki sıcak su kaynaklarının oluşumunda etkili olan faktörü dünya deprem ve volkan haritalarından faydalanarak bulunuz.?
    Fay ve volkanizma Deprem Volkanizma
    HAWAİİ: X
    JAPONYA: X
    TÜRKİYE: X
    İTALYA: X
    YENİ ZELENDA: X
    İZLANDA: X
    FAS: X
    Konu ile ilgili açıklama: Dünya üzerindeki volkanik alanlarla; deprem bölgeleri, fay hatları, genç kıvrım dağları ve sıcak su kaynakları arasında bir paralellik vardır. Bu alanların çoğu Kıta veya levha sınırlarında yer alır. Genç sıradağlar, Volkanlar, volkanik ada yayları, Okyanus ortası sırtları, Büyük trans form faylar, grabenler, sıcak su kaynakları, deprem zonlarının hemen hepsi bu hatlardadır. Sebebi bu alanlarda yer kabuğunun hareket halinde olmasıdır.
    Ancak volkanik kökenli olan Hawaii adaları ve çevresinde levha sınırlarına çok uzak volkanik sahalarda oluşabilir.Bunlar mantoda sıcaklığı çok yüksek olan ve bu nedenle sıcak nokta adı verilen küçük noktalardan yerkebuğu dışına kadar yükselen mağma etkisiyle oluşur.Levhalar hareketli ancak sıcak noktalar sabit olduğu için yer yer yanardağlar yada yanardağ adaları ortaya çıkar.
    Birbirin den uzaklaşan levhaların olduğu noktalarda (İZLANDA) ise okyanus sırtları oluşur bu noktalarda yeteri kadar enerji açığa çıkmayacağı için volkanizma ön plana çıkar deprem faaliyetleri biraz daha geri planda kalır.Yeni Zelanda ise eski kara kütlesi özelliği gösterir.
    Sorunun köküne dikkat edilmeli soruda sıcak su oluşumunda etkii olan faktör sorulmuş yoksa belirtilen yerlerde voknanizma ve deprem olup olmadığı değil.Cevaplamaları bu noktada değerledirmek lazım.

    ÖLÇME DEĞERLENDİRME SORULARI LİSE 2. SINIF SAYFA (24-25) CEVAPLARI

    AŞAĞIDAKİ SORULARI CEVAPLAYINIZ.
    SORU-1-Yeryüzünde depremler ve volkanik olaylar neden levha sınırlarında yoğunlaşmıştır.
    Cevap-1 Gerek deprem hatları, gerekse volkanik alanların ikisinin de levha sınırlarında yoğunlaştığı görülmektedir.
    Özellikle deprem alanları ile levha sınırları aynen birbiri üzerine oturmaktadır. Volkanik alanlarda genel olarak aynı dağılışa
    uygun düşmekte, genel olarak ta kavuşan veya ayrılan levhaların sınırlarını takip etmektedir.
    Not: Dünya üzerindeki volkanik alanlarla; deprem bölgeleri, fay hatları, genç kıvrım dağları ve sıcak su kaynakları arasında bir paralellik vardır.
    Bu alanların çoğu Kıta veya levha sınırlarında yer alır. Genç sıradağlar, Volkanlar, volkanik ada yayları, Okyanus ortası sırtları,
    Büyük trans form faylar, grabenler, sıcak su kaynakları, deprem zonlarının hemen hepsi bu hatlardadır. Sebebi bu alanlarda yer kabuğunun hareket halinde olmasıdır.
    Tektonik depremler özellikle son jeolojik devirlerde oluşmuş arazilerde daha çok görülür. Çünkü bu gibi alanlarda yer katmanları henüz tam yerine oturmamıştır ve kırıklarla parçalanmıştır.
    SORU-2-Dünyada deprem riskinin az olduğu alanlar nerelerdir.Nedenini açıklayınız.
    Cevap-2-Deprem riskinin az olduğu alanlar levha karşılaşma alanlarından uzakta kalan oluşumunu tamamlamış eski kara kütlelerinin olduğu noktalardır.
    Buralar artık tam olarak oturmuş noktalardır tektonik hareketlere çok fazla uygunluk göstermez.Kitabınızdaki haritalardan yararlanarak bu alanları yazabilirsiniz.
    Örnek:Amerika kıtasının doğusu,Afrika’nın batısı Asya kıtasının kuzey kesimleri örnek verilebilir.

    SORU-3-Endonezya depreminde etkili olan levhalar hangileridir.
    Cevap-3-HinT,Avustralya,Filipin,Avrasya levhaları etkilidir.

    SORU-4-İzlanda’nın kutba yakın olmasına rağmen sıcak su kaynaklarına sahip olmasının sebebini açıklayınız.
    Cevap-4-İzlandanın bulunduğu noktadan sayfa 18-19 daki haritalarda levha hareketleri görülür bu nedenle bölgede volkanik faaliyetler görülür.
    Volkanizma faaliyetleri sıcak su kaynaklarını destekleyici bir etkiye sahiptir.Burası birbirinden uzaklaşan levha özelliği gösterir okyanus sırtı oluşturur volkanizma ön plana çıkar.

    SORU-5-Sıcak su kaynakları dünyanın neresinde yoğunlaşmıştır.
    Cevap-5-Sayfa 21 deki haritadan ve atlaslarınızdan faydalanarak cevaplayabilirsiniz.

    AŞAĞIDAKİ CÜMLELERDE BOŞ BIRAKILAN YERLERİ UYGUN KELİMELERLE DOLDURUNUZ.

    1-Depremsellik
    2-Levha sınırlarının karşılaşma alanları

    3-Yükselti ve derinlik

    AŞAĞIDAKİ İFADELERİN DOĞRU VEYA YANLIŞLIĞINI YANLARINDAKİ KUTUCUKLARA İŞARETLEYİNİZ.

    1-Y 2-D 3-Y 4-D 5-Y 6-D 7-Y 8-Y

    1-A 2-C 3-E 4-E 5-D 6-A 7-B

    LİSE 2. SINIFLAR SAYFA 28-29-30 ETKİNLİK ÇALIŞMALARI

    SAYFA 28 ETKİNLİK ÇALIŞMASI:



    1-Su kaynakları bir döngü içerisinde birbiriyle bağlantılı şekilde ilişkisini devam ettirir.Bu döngü içerisinde meydana gelebilecek bir dengesizlik mevcut bağlantılarını olumsuz etkiler.Isınma sonucu buharlaşarak gökyüzüne çıkar yoğunlaşma sonucu yeryüzüne inerek birbirlerini dengeler.

    2-Okyanus ve denizler ile bazı göllerde acı su veya tuzlu su olarak, akarsu ve göllerin bazıları ile yeraltı sularının genelinde tatlı su olarak, ayrıca kutup bölgelerinde ve yüksek dağ zirvelerinde katı su ( buz) olarak, Atmosferde ise su buharı( Gaz) olarak bulunmaktadır.Katı sıvı gaz hallerinde bulunur.

    3- Dünyadaki yeraltı ve yer üstü su kaynakları su kaynakları kavram haritası:
    Aşağıdaki resim küçültülmüştür. Buraya tıklayarak büyütebilirsiniz. Resmin orijinal boyutları 1061x641 ve 83KB.

    SAYFA 29 ETKİNLİK ÇALIŞMASI:
    Aşağıdaki soruları Dünya’da kişi başına düşen tatlı su dağılımı haritasını ve grafik 2.deki bilgileri dikkate alarak cevaplandırınız.


    Dünyada suların dağılımı grafikleri ve tatlı su dağılım haritalarının yorumlanması.
    Not:Dünyada sular alan ve kütle olarak fazla olmasına karşı insanın kullanabileceği tatlı su miktarı oldukça azdır. Yeryüzündeki su kaynaklarının % 97 denizlerin ve okyanusların tuzlu sularından oluşur. Su kaynaklarının % 3’i kadarı tatlıdır. Tatlı suların %68 den fazlası buzullar ve buzul dağlarında bulunur.%31,4 ü yeraltı sularında % 0,3 ü ise yüzey sularıdır. Yüzey sularının da %87 si göllerde, % 11’i ,% 2’si nehirlerde bulunmaktadır.

    Ancak insanlar tarafından kullanılan sular kimyasal maddeler, fabrika atıkları, nükleer atıklar, tarım ilaçları, yapay gübreler vb. unsurlarla kirletilirler. Kirletilen bu sular yağışlarla yeraltı suyu ve içme sularına karışır. Doğal döngü içinde de yeterince temizlenemez ve canlılar için büyük bir tehlike oluşturmaktadır.

    1- Yeryüzündeki toplam suyun % 3 ü kadardır.Yeryüzünde su kaynakları dengesiz bir şekilde dağılmıştır. Özellikle de tatlı su miktarı oldukça düşüktür.Bu noktadan yola çıkarak nekadar dikkatli kullanmamız gerektiğini tekrar düşünmeliyiz.
    2- Yeryüzünde en fazla suya sahip kaynak okyanuslardır.
    3- Yeryüzünde en fazla tatlı suya sahip alanlar: Kuzey Amerika Özellikle kanada, Orta ve Güney Amerika, Avrupa’nın kuzey i ve yer yer batı kesimleri, Asya’nın kuzeyi özellikle Sibirya, Asya’nın güneyi ve güneyindeki ekvatoral yağışa sahip adalar ( Endonezya, Malezya, Filipinler vb.), Avustralya kıtaları tatlı suların en fazla olduğu sahalardır.

    Yeryüzünde en az tatlı suya sahip alanlar: Tatlı su kaynağı az olan yerler özellikle dönenceler çevrelerinde yer alan çöl alanlarıdır. Özellikle Kuzey Afrika( Büyük Sahra), Afrika’nın Doğu ve güney kısımları( Kenya, Güney Afrika ( Kalahari Çölü),Zimbapve,) Asya’da Arabistan çöl bölgesi, Pakistan, Avrupa’da Polonya çevresi kişi başına tatlı miktarının en az olduğun yerlerdir.

    4-Yeryüzündeki tatlı su kaynakları giderek azalmaktadır. Gerek iklim şartlarında meydana gelen değişmeler, gerekse insanoğlunun doğal dengeyi bozması ve çölleşme, ayrıca her geçen gün artan aşırı nüfus ve artan tatlı su ihtiyacı, gerekse de çevre kirlenmesinin her geçen gün hızla artması tatlı suları azalmakta ve ihtiyacında sürekli artması tatlı su kaynaklarının tükenmekte olduğunu göstermektedir.

    Örnek:Ülkemizde kişi başına yıllık yenilenebilir tatlı su miktarı sürekli düşmektedir. 1955 ‘ de 8503 metreküp, 1990 ‘da 3026 metreküp, 2025 ‘de 2186 metreküp olacağı tahmin edilmektedir.

    SAYFA 30 ETKİNLİK ÇALIŞMASI:
    .
    Haritanın büyük hali için tıklayınız


    1- Dünyada kara ve denizlerin oranları: Dünya alanının % 71 lik kısmını kaplarlar. ( 361 milyon km² si deniz ve okyanus, 149 milyon km² si karadır. ) Tek başına büyük okyanus tüm karalardan fazladır.
    2- Okyanusların büyüklüğe göre sıralanışı:
    1- Büyük Okyanus: 180 milyon km² ( % 50),
    2- Atlas Okyanusu: 106 milyon km² ( %29),
    3- Hint Okyanusu: 75 milyon km² ( %21) alana sahiptir.

    3- Okyanus isimleri sayfa 30- harita 2- üzerine yerleştirilecek.
    4- Büyük Okyanus: Kuzey ve Güney Amerika, Antarktika, Asya, Avustralya,
    Atlas Okyanusu: Kuzey ve Güney Amerika, Avrupa, Afrika, Antarktika
    Hint Okyanusu: Afrika, Asya, Antarktika, Avustralya,
    5-Okyanuslar en çok Güney Yarımkürede yer almaktadır.( % 81 deniz ve okyanus, %19 ‘u kara), Kuzey Yarımkürede ise (% 61 deniz ve okyanus, %39 ‘u kara) okyanuslar oran olarak fazla olmasına rağmen karaların oranı güney yarımküreden daha fazladır.

    10.SINIF SAYFA 33 -34-35 ETKİNLİK ÇALIŞMALARI CEVAPLARI
    KİMYASAL ÖZELLİKLERİNE GÖRE GÖLLER

    1-Tuzlu 2-Tatlı 3-Acı 4-Sodalı

    Oluşumlarına göre:

    1-Doğal Göller 2- Yapay Göller (Baraj gölleri)

    Doğal göller:

    1- Tektonik 2-Karstik 3-Set Gölleri 4-Buzul Gölleri 5-Volkanik Göl

    Set Gölleri:
    1-Heyelan set gölü 2-Lgün Kıyı set gölü 3-Lav Set Gölü 4-Alüvyon Set Gölü
    5-Moren Set Gölü

    Toprak Kayması (Heyelan)
    Dalga ve Akıntılar(Kıyıset)
    Lav Akıntısı (Lavların çukurluk önü kapatması)
    Alüvyon (Alüvyon set Akarsuyun taşıdığı verimli toprak)
    Moren (Buzul taşlarının çukurluğun önünü kapatması)
    SAYFA 35 ETKİNLİK:

    Akarsu beslenme kaynakları

    Kaynak,göl,yağmur suları,yağmur suları,yer altı suları

    Akım düzenine göre akarsular:

    Düzenli rejim ,Düzensiz rejim,

    Akarsuyun döküldüğü yer:

    Okyanus Deniz Göl Bataklık

    Açık havza Kapalı havza


    0. SINIF YER ALTI SULARI VE KAYNAKLAR ETKİNLİK SAYFA 36
    YER ALTI SULARI VE KAYNAKLAR

    Etkinlik çalışması sayfa 36 lise 2

    SORU-1-Yer altı suları nasıl beslenir?

    vYağışlar,
    vAkarsular ve göller,
    vEriyen kar ve buz sularıdır.

    SORU-2-Yer altındaki sular yeryüzüne nerelerden ve nasıl çıkar?

    Yeraltı suları kayaların çatlaklarından veya tabakaların yamaç, vadi, faylar tarafından kesildiği yerlerden, ya da çeşitli şekillerde insanların açtığı kuyulardan yeryüzüne çıkar. Yeraltı sularının kendiliğinden yüzeye çıktığı yerlere de “kaynak” ( Göze, eşme, memba, pınar)denir.
    SORU-3-Yer altı sularının özelliklerini etkileyen faktörler nelerdir?

    Kaynak sularının kalitesini suyun geldiği kayanın kimyasal özelliği belirler. Silis miktarının fazla olduğu sular tatlıdır. Örnek:İzmir Uludağ, Niksar, Tokat suları örnek verilebilir. Kireçli arazilerden çıkan kaynak suları kireçli, Jipsli sahalarınki ise acı olup içme suyu olarak kullanılamaz.Sıcaklık durumuda bulunduğu bölgedeki fay hatlarına bağlı olarak değişir.Sıcak olması suyun yapısı üzerine etkilidir.

    SORU-4-
    Genel cevap olarak (Yakın çevremizde artezyen kaynaklar, yamaç, tabaka ve vadi kaynakları ile fay kaynakları bulunmaktadır. Artezyen kuyularından çekilen sularla içme ve tarımda sulamada, fay kaynaklarından sağlık ve turizmde, diğerlerinden ise içme ve kullanmada faydalanılmaktadır.) yazılabilir.

    SORU-5-Çevrenizde kaynaklardan nasıl yararlanılmaktadır?

    vİçme ve kullanma suyu temininde,
    vYarı kurak ülkemizde yaz kuraklığında tarım alanlarının sulanması,
    vSağlık ve turizm açısından önemli yeri vardır.
    vKültür balıkçılığı ve son yıllarda paketlenip ihracatta önemli yer tutar.


    LİSE 2.SINIFLAR TOPRAĞIN HİKAYESİ ETKİNLİK
    ÇALIŞMASI SAYFA 38-39

    Soru-1-Yeryüzünde farklı renkte toprak bulunmasının nedenlerini yazınız?

    Bunun en büyük nedeni iklim şartlarıdır. Çünkü farklı iklim şartlarında farklı sıcaklık ve yağış şartları vardır. Bitki örtüleri ve toprağa verdikleri organik madde miktarları da farklıdır.
    Genel olarak bitki örtülerinin gür olduğu bölgelerde bitki kalıntıları toprağa karışarak koyu renk almasına yol açmaktadır. Buna karşılık bitki örtüsünce fakir alanlarda humus miktarı az olan sahalarda toprak açık renkli olmaktadır.

    Soğuk ve nemli bölgelerde bitki örtülerinin kalıntıları sıcaklık yetersiz olduğu için ayrışamamakta ve toprağın üst kısmında organik madde katı olarak birikip koyu renkli toprakları oluşturmaktadır.

    Ayrıca sıcak ve yağışlı bölgelerde toprak aşırı şekilde yıkanmaktadır. Buda bitki kalıntılarını götürmektedir ve rengi açmaktadır. Bundan başka bir olayda sıcak kuşak alanlarında toprak içinde bulunan demir ve alüminyum elementler oksitlenerek toprakların kızıl renk almasına yol açmaktadır.

    Ana kayanın farklı yapılarda olması da üzerinde oluşan topraklara damgasını vurabilmektedir. Özellikle bu durum kurak ve yarı kurak bölgelerde daha etkili olabilmektedir.
    SORU-2-1 cm. kalınlıkta bir toprak oluşabilmesi için ne kadar süre geçmesi gereklidir?

    Toprak oluşumu oldukça uzun bir süreçtir. 1 cm. kalınlıkta toprak için yüzlerce yıl geçmesi gerekir ( 200- 1000 yıl arası). Ana kayanın ayrışması, ayrışan bu kısma canlıların yerleşmesi, canlıların kalıntılarının humusa dönüşmesi, toprağa başka maddelerin katılması ve toprakta yıkanma –birikme olaylarının oluşup toprak katmanlarının meydana geldiği olgun bir toprak profiline ulaşmak için yüzlerce yıllık süreye ihtiyaç vardır. Ayrıca bunda yaşanan şartlar ( İklim, arazi, ana kaya yapısı) uygun değilse bu süre binlerce yıla kadar uzayabilmektedir.


    SAYFA 39 ETKİNLİK ÇALIŞMASI


    Soru-1-Soğuk bardak içine sıcak su doldurulduğunda bardak çatlar. Neden?

    Sıcaklık farkının fazla olması ve sıcaklığın ani değişmesi sonucu genleşme için yeterli vakti olmaması sonucu bardak çatlar.

    Soru-2- Aynı olaylar kayaçlar üzerinde nasıl etkili olabilmektedir?

    Aynı olaylar kayaçlar üzerinde farklı etkiye sahip olabilmektedir. Çünkü kayaçların yapıları, kimyasal dokuları ve aşınmaya karşı dirençleri ve içerisindeki mineral yapıları farklıdır. Bazı kayalar kimyasal özelliklerinden dolayı sıcaklık ve suyla eriyebilmektedir. Bazıları ise eriyememektedir.

    Bazı kayaların aşınmaya karşı direnci düşük olup ( Kumtaşı kil taşı, marn gibi) kolay parçalanmaktadır. Bazı kayalarda aşınmaya karşı dirençli olup ( Granit, mermer vb) ayrışması çok uzun sürebilmektedir.

    Bazı kayaların yapıları çok silisli olup bunlar ayrıştığında bitki besin maddesi az olmakta( granit), bazıları ise besin maddesi yönünden zengin olmakta( bazalt, Volkanik tüf) buda bitkilerin yerleşmesi, organik madde oluşumu ve toprak gelişimini yakından etkileyebilmektedir.
    Soru-3-Resim 16 da hangi parçalanma etkili olmuştur.Bu parçalanmada iklimin hangi özellikleri etkilidir?

    Fizikse parçalanma etkili olmuştur. Burada iklimin sıcaklık etkisi kendini göstermiştir. Bu bölgede sıcaklık farklarının fazla olması nem azlığı aşırı ısınma ve soğuma bu tür çözülmeye yol açmaktadır.

    Soru-4- Şekerin ve tuzun suda çözünmesi hangi olaya örnek verilebilir.

    Şekerin ve tuzun suda çözünmesi fiziksel çözülmeye örnektir.Ancak konu ile ilgili kimyasal çözünme olduğuna dair çeşitli yorumlar yapılmaktadır.Ancak maddenin kimyasal çözünmeye uğraması halinde kimyasal formülünün yapısının değişmesi gerektiğini söyledi.Böyle bir olay olmamaktadır bu nedenle Fiziksel çözünme cevabı doğrudur.

    10 SINIF SAYFA 42 VE 44 ETKİNLİK ÇALIŞMASI

    SAYFA 42 ETKİNLİK ÇALIŞMASI

    SORU-1-Toprağın üst kısmı neden koyudur.


    Toprağın üst kısmı organik madde bakımından ölen hayvan ve bitki kalıntılarının ilk bulunduğu yer dir bunlar ayrışma sonucu humusa dönüşür bu nedenle daha koyudur.
    SORU-2-Çiçek yetiştirmek isterseniz hangi katı tercih edersiniz.

    A katmanı, Çünkü burası besin maddesi yönünden zengin, bitkilere zararlı olabilecek tuz kireç vb. maddelerce yıkanmış, geçirgen kısımdır.

    SORU-3-İnşaat temelinde çıkarılan toprağın bitki yetiştirilmesinde kullanılmamasının nedeni ne olabilir.

    Çünkü bu derinlerden çıkmakta ve toprağın alt katlarından oluşmaktadır. Bu topraklar organik ve besin maddesince fakir ve üstten yıkanan zararlı maddelerin biriktiği kısımlardır.

    10 SINIF SAYFA 46 ETKİNLİK ÇALIŞMASI CEVAPLARI:


    Kitabınızdaki harita ve fotoğrafları inceleyerek aşağıdaki soruları cevaplandırınız.

    SORU-1-Akdeniz kıyılarında görülen maki Avustralya2nın güneyinde ve Güney Afrika’nın kap bölgesinde görülmesinin nedenini açıklayınız.

    Büyük hali için resme tıklayınız


    Bu bölgelerde de Akdeniz ikliminin özelliklerinin görülmesidir.Ürünler benzerse iklimlerde aynıdır.
    SORU-2- Dönenceler çevresinde bitki örtüsünün seyrek olmasının sebebi nedir.


    Dönence çölleri
    Dönenceler bölgesi dünyanın günlük hareketinden dolayı şıkışarak alçalan hava kütlelerinin oluşturduğu dinamik yüksek basınç alanlarıdır.Burda alçalan hava ile birlikte havanın ısınması ve nem açığının artması buraları çöl özellikte bir yapıya getirir.Çöl özellik göstermesi de bitki örtüsünün seyrelmesine neden olur.


    SORU-3-Bitki topluluklarının dağılış alanlarına bakarak yeryüzünde en çok yağış alan yerleri belirleyiniz.


    En çok yağış alan yerler ekvator bölgesi,60 derece enlemleri,Muson Asyası denilebilir…

    10.SINIF SAYFA 48 ETKİNLİK ÇALIŞMASI



    DÜNYAYI KAPLAYAN ÖRTÜ:
    BİTKİLER
    Dünya Bitki Örtüsü Haritası
    Dünya üzerindeki iklim tiplerine bağlı olarak bitki örtüsü ekvatordan kutuplara doğru

    Geniş yapraklı ormanlar
    Savanlar
    Kaktüs
    Bozkır
    Maki
    Orman-çayır
    İğne yapraklı ormanlar
    Tayga ormanları
    Tundra


    Şeklinde sıralanır.

    Her bitkinin kendine has bir iklim özelliği vardır. Başka bir ifadeyle benzer iklim şartlarında benzer bitki türleri görülür.(kutup iklimi hariç)
    Farklı bölgedeki iklimin benzerliği tabii bitki örtüsünün benzerliğini kanıtlar.
    Yer şekillerinin kısa mesafeler dâhilinde değişmesi bitki örtülerinin de kısa mesafeler dâhilinde değişmesini sağlar.
    Bitki örtüleri yeryüzüne dağılışlarında aralıksız kuşaklar oluşturmazlar.
    Enlem farkı arttıkça ve farklı enlemlerden oluştukça bitki örtüsüde çeşitlenir.
    Bitki örtüsü iklimin bir nedeni değil iklimin bir sonucudur.

    Bitki Topluluklarının Coğrafi Dağılışı

    Ekvatoral yağmur ormanları

    Amazon Havzası, Senegal’den Gine körfezine kadar olan saha
    Kongo Havzası, Güneydoğu Asya adaları
    Aşağıdaki resim küçültülmüştür. Buraya tıklayarak büyütebilirsiniz. Resmin orijinal boyutları 800x600 ve 117KB.


    Muson Ormanları

    Güneydoğu ve Doğu Asya’da Hindistan, Japonya, Tayland, Vietnam,Endonezya, Doğu Çin, Kore, Avustralya’nın kuzeybatısı, Filipinler, Güneydoğu Afrika

    MUSON ORMANLARI VE PİRİNÇ TARLALARI

    Batı Rüzgarları sebebiyle Ilıman Kuşak karalarının batısında görülür (Batı ve K.Batı Avrupa, Amerika’nın batısı). Yurdumuzda ise Karadeniz kıyılarında etkilidir

    Tayga Ormanları
    Deniz etkisinden uzak kara içlerinde ve ılıman kuşak karalarının doğu kıyılarında (soğuk su akıntısından dolayı) görülür. Orta ve doğu Avrupa Asya’nın kuzeyi(Sibirya) Kanada ve ABD nin kuzeyinde görülür.

    Maki

    Akdeniz’e kıyısı olan ülkeler (Libya, Mısır ve Lübnan hariç. Buralarda görülmeme sebebi yer şekillerinin engebesiz olmasıdır.), Avustralya’nın güneybatısı, G. Afrika Cumhuriyetinde Kap bölgesi, Şili’nin orta kesimleri Kuzey Amerika’da Kaliforniya çevresinde etkilidir.
    En geniş anlamıyla 30-40 derece enlemleri arasında kıtaların özellikle batı kıyıları


    Savan

    Güney ve Orta Afrika, Sudan,Güney Amerika‘da Brezilya’daVenezüella, Kolombiya, Peru ve Bolivya’da etkilidir. Ekvatoral iklim ile çöl iklimi arasında
    (10-20° kuzey ve güney enlemleri arasında görülür)


    Bozkır(Step)
    Sıcak ve ılıman kuşak kara içlerinde görülür.
    Yurdumuzda İç Anadolu Bölgesinde ve Ergene Bölümünde görülen karasal iklim buna örnektir.
    Aşağıdaki resim küçültülmüştür. Buraya tıklayarak büyütebilirsiniz. Resmin orijinal boyutları 800x600 ve 326KB.
    Çayır
    Batı Rüzgarları sebebiyle Ilıman Kuşak karalarının batısında görülür (Batı ve K.Batı Avrupa, Amerika’nın batısı).
    Alpin çayırlar dağların yüksek kesimlerinde görülür

    Tundra

    Sibirya, İskandinavya Yarımadasının kuzeyinde, Kanada’nın kuzeyinde,
    Grönland adasının kıyı kesimleri.Yaklaşık olarak 70-80 enlemleri çevresinde görülür.Güney yarımküredeki etki alanı KYK dekine oranla çok azdır bunun nedeni GYK de okyanusların geniş alan kaplamasıdır.


  2. #2
    Baktabulkolik Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu Yer
    Yaşamın olmadığı arka sokaklar
    Mesajlar
    2.320
    Blog Yazıları
    12
    Tecrübe Puanı
    77883022

    Tanımlı Ce: 10.sınıf coğrafya Kitabının Tüm cevamparı

    Çöl Bitkileri

    Kızılkum (Özbekistan), Karakum (Türkmenistan), Gobi (Moğolistan), Taklamakan (Çin) , Arizona (A.B.D) çölleri,Kuzey AfrikaArap yarımadası
    Avustralya’nın iç kesimleri


    Şekildeki iklim grafiklerini inceleyerek hangi iklim bölgesine ait oldukları ve bitki örtülerini yazınız.



    1.GRAFİK:


    Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçen Akdeniz ikliminin grafiğidir. Bitki örtüsü makiler olup yükseklerde ormanlar görülür.


    2.GRAFİK:



    Yazları yağışlı, kışları kurak olan ancak yıl boyu sıcak olan tropikal iklimin grafiğidir. Buralarda savan bitkileri yer alır. Ayrıca akarsu boylarında Galeri ormanları görülür.

    3.GRAFİK:



    Yazları sıcak kurak kışları soğuk karlı yağışa sahip karasal iklim ( Step) grafiğidir. Bu iklimde azami yağışlar ilkbahar aylarında görülmektedir. Bu iklimin bitki örtüsü bozkırlardır. (step)


    4.GRAFİK:



    Bu grafik yıl boyu sıcak ve yağışlı olan ekvatoral iklimin grafiği olup, bu iklimin bitki örtüsü ekvatoral ormanlardır.


    10.SINIF SAYFA 51 ETKİNLİK ÇALIŞMASI


    SORU-1-Ormanların Ekvatordan Kutuplara doğru farklı kuşaklar oluşturmasının nedenleri nelerdir?

    Ekvatordan kutuplara doğru gidildikçe sıcaklık ve yağış şartları birbirinden farklı iklim kuşakları bulunmaktadır. Her bitkinin kendine has bir iklim isteği özelliği vardır. Başka bir ifadeyle benzer iklim şartlarında benzer bitki türleri görülür. Bu nedenle bitkiler kuşaklaşma gösterir.

    SORU-2- Yükseltinin artmasıyla bitki örtüsü kuşaklarında görülen değişimin nedenleri nelerdir?

    Atmosferde alçaklardan yukarı doğru çıkıldıkça sıcaklık azalmaktadır. Bundan dolayı yukarılara doğru sıcaklık isteği az ve soğuğa dayanıklı bitkiler, ayrıca yukarı doğru yağış arttığı için suyu nemi seven bitkiler yukarılara doğru sıralanacaktır. Bu nedenle aşağıda sıcaklık isteği fazla ve su isteği az bitkiler bulunurken, yukarıda soğuğu seven ve dayanıklı ve su isteği bitkiler kümeleşir.

    Bulmaca etkinlik soruları:



    1-Göl 2-Tuzlu 3-Amazon 4-Kar 5-Kimyasal 6-Laterit 7-Podzol 8-Tundra


    10.SINIFLAR SAYFA 52-53 ÖLÇME DEĞERLENDİRME SORULARI



    Kitabınızdaki kavramları şemadaki kutulara yerleştiriniz.


    Yer kabuğundaki büyük çanaklar
    Yeryüzündeki vadi içlerinde akar
    OKYANUS
    AKARSU

    Kara içinde çukur alanlarda oluşur
    Yer altındaki tabakaların içinde oluşur
    GÖL
    YER ALTI SUYU

    Aşağıdaki soruları cevaplayınız…

    SORU-1-Yeryüzündeki sular hangi kaynaklardan beslenir.

    Su döngüsü ile oluşan yağışlar la beslenir.Kar ve buz erimeleriyle beslenir.

    SORU-2-Yer altı suyu bakımından zengin alanlar hangileridir.Bu alanları yer şekilleri ve iklim özellikleri bakımından değerlendiriniz.

    Bol yağışlı ve zemini geçirimli taşlardan oluşan alanlarda yer altı suyu fazladır. Az yağış alan, eğimi fazla ve geçirimsiz zeminlerde ise, yer altı suyunun oluşumu zordur. Kum, çakıl, kumtaşı konglomera, kalker, volkanik tüfler, alüvyonlar, geçirimli zeminleri oluşturur. Bu nedenle alüvyal ovalar ve karstik yöreler yer altı suyu bakımından zengin alanlardır. Kil, marn, şist, granit gibi taşlar ise geçirimsizdir. Yer altı suyu oluşumunu engeller

    SORU-3-Göl sularının farklı kimyasal özelliklere sahip olmasının sebeblerini yazınız.

    İklim,beslenme kaynakları,gölün bulunduğu arazi yapısı,gölün büyüklüğü,derinliği,ve gideğeninin olup olmamasıyla ilgilidir.


    SORU-4-Toprak oluşumunda etkili olan faktörleri yazınız…

    İklim,ana kaya,zaman,yer şekilleri,canlılar ve bitki örtüsü etkili olur.

    SORU-5-Canlıların toprak oluşumuna etkilerini yazınız.
    Toprak yüzeyine düşen dal,yaprak ,meyve gibi bitki kalıntıları ,canlı organizmaların artıkları ve leşleri toprak için önemli bir karışım malzemesi olarak toprağı humus bakımından zenginleştirir.Yine canlılar toprakdaki humus dağılımını ve toprağın havalanmasını sağlar.

    SORU-6-Ekvatordan kutuplara gidildikçe bitki örtüsünün kuşaklar şeklinde değişmesinin nedenlerini yazınız.

    Ekvatordan kutuplara gidildikçe sıcaklık ,yağış şartlarının değişiklik göstermesi bitki örtüsü kuşaklarının değişiklik göstermesine sebeb olur.


    SORU-7-Bitki örtüsü benzer olan bir bölgede başka hangi koşullar benzer olabilir.

    Bitki örtüsü benzer olan bölgelerin iklimleri de benzerlik gösterir.Bununla bağlantılı olarak ekonomik faaliyetlerde benzerlikler göürlebilir.

    SORU-8-Kuzey yarım kürede dağların güneye bakan yamaçlarında orman üst sınırı daha yüksektir nedenini belirtiniz…

    Kuzey Yarım Küre’de güneye bakan yamaçlar kuzeye bakan yamaçlara oranla güneşi daha fazla görür ve sıcaklık şartları daha elverişli olduğundan ormanlar daha yüksek bölgelere kadar yetişme koşulu bulur.Buda orman üst sınırını yükseklere çeker.

    SORU-9-Çöllerin bazı kesimlerinde hurma palmiye gibi ağaçların yetişmesi ,vaha denilen yerlerin bulunması nasıl açıklanır.

    Çöllerde Suyun bulunduğu, Bitkilerin yetişebildiği, insanların yerleşip barındığı yerdir. Vahalar akarsu boylarında, kuyuların açıldığı yerlerde, büyük su kaynakları yanında gelişmiştir.

    Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle doldurunuz.

    1-Düzenli 2-Yer Altı Suları ve Yer Üstü Suları 3-Boğazlardır 4-Tatlı
    5-Su 6-Erozyon 7-Sıcak ve Nemli 8-Yıl boyu 9-Sıcaklık,yağış,nem 10-Tundra 11-Geniş ve iğne 12-Savan

    Aşağıdaki ifadelerden doğru ve yanlışlığını yanlarındaki kutucuklara yazınız.

    1-D 2-Y 3-D Acı ,tatlı,tuzlu,ve sodalıdır. 4-D 5-D 6-D 7-Y 8-Y 9-D 10-Y 11-D 12-D 13-Y 14-Y 15-D

    Aşağıdaki çoktan seçme soruları cevaplayınız.

    1-D 2-D

    LİSE 2. SINIF SAYFA 56 ETKİNLİK ÇALIŞMASI

    Aşağıdaki tablodan faydalanarak verilen soruları cevaplayınız…

    Nüfus Kategorilerine göre Nüfus miktarı

    Nüfus Kategorileri
    Nüfus Miktarı
    Erkek nüfus
    22.200.000
    Kadın nüfus
    21.800.000
    Kent nüfusu
    24.000.000
    Kır nüfusu
    20.000.000
    Çalışan nüfus
    15.000.000
    Çalışmayan nüfus
    29.000.000
    Okuma yazma bilen nüfus
    39.600.000
    SORU-1-Okuma yazma bilmeyenlerin sayısı: 22.200.000+21.800.000: 44.000.000 toplam nüfus – 39.600.000 (Okuma yazma bilen nüfus) :4.400.000 okuma yazma bilmeyen nüfus

    Soru-2-Toplam nüfus 44.000.000 çalışan 15.000.000 yani 1/3 ü kadar.İşsizlik oranı yaklaşık %60-65 arasındadır.


    Soru-3-Kır ve kent nüfusundan faydalanarak bu ülkedeki ekonomik etkinlikler hakkında bilgi veriniz.

    Bu ülkede nüfusun yaklaşık %48 i kırsal kesimde yaşamaktadır. Nüfusun bu oranda kırsal alanda yaşadığı ülkelerde hayvancılık ve tarım etkinlikleri hala önemini korumaktadır. Ancak kır nüfusu ile kent nüfusu arasındaki farkın fazla olmaması bu ülkenin gelişmekte olan bir ülke olduğunu ortaya koyar. Bu ülkelerde tarım ve hayvancılık ana geçim kaynağı olmakla birlikte şehir merkezleri için sanayi ve hizmet sektörlerinin de gelişmekte olduğu ve nüfusun yavaş yavaş bu sektörlere kaymaya başladığı da söylenebilir.

    SAYFA 57 ETKİNLİK ÇALIŞMASI

    Kitabınızda 2. yüzyıl öncesi nüfus sayımlarının amaçlarına örnekler verilmiştir.


    20. yüzyıl öncesi nüfus sayımlarının amaçları
    Modern nüfus sayımlarının amaçları
    ·Asker sayısını belirlemek,
    ·Vergi yükümlülerini belirlemek
    ·Devlete belirli hizmetler yapmakla yükümlü memur ve sipahilere bırakılan gelir kaynaklarının nicelik ve değişmelerini saptamak amacıyla,
    • Tarım ve arazi konularında bilgi toplanmaya çalışılması,
    ·Okuma yazma bilmeyen nüfusun belirlenmesi ve buna göre okuma yazma seferberliğine başlanması,
    ·İşsizlerin sayısının belirlenmesi ve buna göre iş sahalarının açılması,
    ·Okula başlayacak çocuk sayısının belirlenmesi ve ona göre okul ve derslik yapılması,
    ·Ülkelerin ihtiyacı olan öğretmen, doktor, mühendis vb. ihtiyacını belirlemek,
    ·Ülkelerin nüfus artış hızını tespit etmek ve nüfus planlamasının yapılması veya nüfus artırma çalışmalarına başlanması,
    ·Ülke kaynaklarının tespiti ve nüfusa göre kullanımının planlanması,
    ·Ülkelerde meydana gelen nüfus hareketlerini tespit etmek ve bunun ortaya koyacağı sonuçlara gerekli önlemler almak,
    • Asker sayısı ve askerlik sürelerinin belirlenmesi,
    LİSE 2. SINIFLAR SAYFA 59-60 ETKİNLİK ÇALIŞMALARI

    SORU-1-Dünyada ne kadar insan yaşamaktadır?

    2000- yılı itibari ile 6.060 milyar olup, günümüzde 6,5 milyarın üzerindedir.
    2006- 6.644.000.000(Kasım)

    SORU-2-Dünyada nüfus artışında etkili olan faktörler nelerdir?

    Nüfus artışını etkileyen faktörler: 1- Doğumlar 2- Ölümler
    Açıklamak gerekirse geri kalmışlıktan dolayı yeterli nüfus planlamasının yapılamaması özellikle Afrika kıtasında ,mevcut savaşlar sonrası ölümler,gelişmiş ülkelerdeki yaşam standartları sonrası doğum oranlarının düşmesi,Sağlık hizmetlerindeki gelişmeler sonrası doğan bebek ölüm oranlarının azalması etkili faktörlerden biridir.

    Burada dikkat edilmelidir ki göçler ve ülke sınırlarının değişmesi sadece ülke yada bu olayların gerçekleştiği bölgeleri etkiler artan nüfus mevcut dünyadaki nüfustur değişmez yani A yada B ülkesine göç dünya nüfusunu değil o bölge nüfusunu değiştirir.

    SAYFA 60 ETKİNLİK ÇALIŞMASI

    Dünya nüfusunu gösteren tablo 1 ve kitabınızdaki grafik 2 yi inceleyerek aşağıdaki soruları cevaplandırınız.


    Yıllar
    Dünya nüfusu
    1000
    310 milyon
    1250
    400 milyon
    1650
    500 milyon
    1700
    610 milyon
    1750
    790 milyon
    1800
    980 milyon
    1850
    1.260 milyar
    1900
    1.650 milyar
    1910
    1.750 milyar
    1920
    1.860 milyar
    1930
    2.070 milyar
    1940
    2.300 milyar
    1950
    2.520 milyar
    1960
    3.020 milyar
    1970
    3.700 milyar
    1980
    4.440 milyar
    1990
    5.270 milyar
    2000
    6.060 milyar






























    SORU-1-
    Hangi yıldan sonra dünya nüfusundaki artış belirginleşmiştir?
    1950 yılından sonra en fazla nüfus artışlı olmuştur.

    Tablo incelendiğinde en çok artış 1950 den sonrasında görülmüş ancak başlangıç noktası olarak 1850 den sonra sanayi devrimi sonrası dünyamız kısmen hızlı bir nüfus artışına girmiştir.

    SORU-2- 1930- 1950 yılları arasında nüfus artında meydana gelen yavaşlamanın nedenleri nelerdir?
    Bu dönem dünyada siyasi ve ekonomik istikrarsızlıklar dönemidir. Bunun öncesinde 1914- 1918 yılları arası yaşanan 1. Dünya Savaşı ve bunun ortaya koyduğu ekonomik, siyasi ve sosyal yıkımları etkisi henüz bitmeden dünyanın 1930 lu yıllardan sonra başlayan siyasi çekişmeler ve 1940 ta başlayan II. Dünya savaşı yıllarının ortaya koyduğun siyasi sosyal, ekonomik sorunlar, mal ve can kayıpları ve hastalık ve ölümlerdir. Bu yıllarda güvende olmayan insanlarda doğumlar azalmış, genç nüfus silâh altında oluğu evlilikler azalmış ve savaşın yol açtığı yıkımlar ve can kayıplarıdır.

    SORU-3–1960 yılından sonra dünya nüfusu daha hızlı bir artış sürecine girmesinin nedenleri nelerdir?
    1- Tarımdaki Gelişme ve Endüstrileşme: Tarım ve endüstri alanındaki gelişmelere yasam koşullarının iyileşmesini sağlamıştır. Böylece kötü beslenmeden kaynaklanan ölümler azalmıştır.(Gelir düzeyinin artması, Beslenme düzeyinin artması)
    2- Tıp Bilimindeki gelişmeler: Tıp bilimindeki gelişmelere bağlı olarak doğum oranlarının artması ve ölüm oranlarının azalması nüfus artışına yol açmıştır.(Aşılama çalışmalarının artması, Bulaşıcı hastalıklara karşı etkili ilaçların bulunması),

    3-Teknolojik Gelişmeler: Teknolojik gelişmeler, yasam koşullarını iyileştirerek, nüfus artışına dolaylı olarak etki eder.
    4-Kadınların eğilim düzeyinin ve ekonomik bağımsızlıklarının artması,


    LİSE 2.SINIFLAR SAYFA 63 ETKİNLİK ÇALIŞMASI

    DÜNYADA NÜFUSUN ALANSAL DAĞILIŞI


    Nüfus Dağılışı: Belirli bir yerdeki nüfusun sık veya seyrek olma durumudur. Nüfusun sayısı ve özellikleri yanında dağılışının da iyi bilinmesi gerekir. Çünkü dünya genelinde veya dünyanın herhangi bir alanında ekonomik ve sosyal özelliklerin ve sorunların tespit edilmesi, çözülmesi açısından nüfusun mekânsal dağılışını iyi bilmek gereklidir.

    Nüfusun dağılışında kullanılan kavramlar
    Nüfusu fazla olan yerler için- Yoğun nüfuslu ( Sık nüfuslu)
    Nüfusu fazla olmayan yerler için - Orta nüfuslu ( Orta yoğunlukta veya sıklıkta)
    Nüfusu az olan yerler için - Seyrek nüfuslu ifadeleri kullanılır.( Tenha)

    Dünyada nüfusunda geçmişten bu güne doğru sürekli bir değişim yaşanmıştır. Bu değişimlerden bir de dünyada nüfusun alansal dağılışıdır.

    Dünya nüfusu yeryüzünde eşit ve dengeli bir şekilde dağılmamıştır. Nüfus kıtalara, ülkelere, ülkeler içerisinde bölgelere ve illere göre de farklılıklar gösterir. Dünya nüfusunun yeryüzündeki dağılımı çok dengesiz bir şekilde olup, İnsanların üçte ikisi karaların onda birinden daha az topraklar üzerinde toplanmıştır. Diğer taraftan kuzey yarı küre insanların 90’nını, eski dünya karaları da %85 ini barındırmaktadır.

    Dünya nüfusunda tarih boyunca sürekli artış yaşanırken, bu artışlar kıtalara göre aynı olmamıştır.
    NÜFUS DAĞILIŞINI ETKİLEYEN ETMENLER
    Nüfus Dağılışını etkileyen doğal Faktörlerin başlıcaları şunlardır:
    Aşağıdaki resim küçültülmüştür. Buraya tıklayarak büyütebilirsiniz. Resmin orijinal boyutları 1076x401 ve 15KB.
    A) Yer şekilleri (Topografik özellikler):

    1 -Yükselti: Genel olarak yükselti arttıkça nüfus yoğunluğu azalır. Dağlık alanlarda nüfus az ve dağınıktır. Yüksek dağ ve platolarda 1500 m ‘den sonrası yaklaşık olarak boştur. Bunun nedeni, kışların uzun yazların kısa sürmesi, tarımsal etkinliklerin kısıtlanmasıdır. Ulaşım güçlükleri de nüfuslanmanın az olmasında etkilidir.

    Ekvatoral bölgede alçak kesimler çok yağışlı, nemli ve sıcak olmasından dolayı bu bölgelerde nüfus, iklim koşullarının elverişli olduğu yüksek kesimlerde toplanmıştır.

    2 -Eğim ve Bakı: Dünyada eğimi az olan ve düz alanları sık nüfusludur. Çünkü buralardaki iklim ve arazi şartları Tarıma müsait, ulaşım imkânları da gelişmiştir. Eğimin fazla olduğu engebeli sahalar seyrek nüfusludur. Kuzey Yarımkürede dağların güneye bakan yamaçları daha fazla ısınır. Güney yarım kürede ise dağların Kuzeye bakan yamaçları daha fazla ısınır Bu yüzden dünyada Kuzey Yarımkürede dağların güneye bakan yamaçlar, kuzeye bakan yamaçlara göre daha sık nüfuslanmıştır.

    3-Dağların Uzanış doğrultusu: Kıyı paralel uzanan dağların denize bakan yamaçları deniz etkisi ile daha nemli, ılıman şartlara sahiptir. Genel olarak sıcaklık yüksektir. Bu yüzden dağların denize bakan yamaçları sık nüfuslu iken, içlere bakan yamaçları seyrek nüfusludur.

    B-)İklim şartları:
    İklim elemanlarından SICAKLIK ve YAĞIŞ nüfus dağılışında en etkili olanlardır. Ilıman ve yeterli yağış alan yerler sık nüfusludur. Dünya nüfusunun zaten çoğu ılıman iklim kuşağında yaşar. İklim koşullarının insan yaşamına uygun olmadığı soğuk iklim, çöl iklimi, karasal iklim, çok aşırı sıcak ve yağışlı ekvatoral iklimle kutup altı iklim bölgeleri seyrek nüfusludur.

    C)Bitki örtüsü: Bitki örtüsünün, özellikle ormanların sık ve gür olduğu alanlarda nüfus az ve seyrektir. Çünkü ormanlık alanlarda tarıma ve yerleşmeye elverişli alanlar sınırlıdır.

    D)Toprak verimliliği: Kıyılardaki verimli düzlükler, delta ovaları ve verimli iç ovalar nüfusun yoğun olduğu alanlardır. Kalkerli arazinin yaygın olduğu alanlar, tuzlu, çorak, jipsli ve aşırı yıkanmış verimi az topraklar tarıma uygun olmadığı için seyrek nüfusludur.

    E)-Su kaynakları: İçme ve kullanma suyu temini, tarım ve sanayide suya ihtiyaç duyulması nedeniyle nüfusun çoğu, akarsu, göl vb. su kaynakları çevresinde yoğunlaşmıştır.

    F)- Enlem: Dünyada insanlar çok sıcak şartların yaşandığı ekvatoral iklim bölgesi ( Sıcak kuşak) ta, çok soğuk şartların yaşandığı kutup bölgeleri insan yaşamına uygun olmadığı seyrek nüfusludur.

    Buna karşın insanların çoğu ılıman kuşakta yaşar. Sıcak ve soğuk kuşakların az, ılıman kuşağın sık nüfuslu olmasının temel nedeni iklimdir.

    Nüfus Dağılışını Etkileyen Beşeri ve Ekonomik faktörlerin başlıcaları şunlardır:

    A- Tarihi, İdari faktörler ve Askeri Faktörler: Dünyada eskiden beri yerleşme alanı olan ve çok eski dönemlerden beri ticaret yollarının kavşak noktası yerler ve buralarda kurulan yerleşmeler daha sık bir nüfusa sahiptir.

    Dünyada bazı kentler başkentlik yapmış olmaları sayesinde, bazı kentler de tarihten günümüze gelen askeri önemi ile yoğun nüfuslanmıştır.

    B-Ekonomik faktörler: Dünyada bazı alanlar da sanayi, madencilik, tarım, turizm, ticaret, hizmet ve ulaşım şartlarının iyi olması veya önemli kara, demir, deniz yolları, önemli havaalanları ve limanları ile insanları kendine çok çekmiş ve yoğun nüfuslanmıştır.

    Dünyada sık nüfuslu alanların ortak özellikleri:
    1- Arazisi düz ve verimli alanlardır.
    2-İklim şartlarının uygun olduğu alanlardır.
    3- Endüstrinin geliştiği alanlardır.
    4- Ulaşımın kolay olduğu alanlardır.
    5-Yeraltı ve yer üstü kaynakları bol olan alanlardır.
    6- Tarım, hayvancılık, ticaret, turizm etkinliklerinin yoğunlaştığı alanlar.
    Dünyada seyrek nüfuslu alanların ortak özellikleri:
    1- Arazinin yüksek, engebeli ve eğimli alanlar ile toprağı verimsiz alanlar.
    2- Ulaşımın zor yapıldığı yerler.
    3-İklimin sert, yağışın az, kuraklığın fazla olduğu yerler.
    4- Sanayi, ticaret, turizm ve bayındırlık çalışmalarının gelişmediği alanlar.
    5- Sık ve gür ormanların olduğu alanlarda nüfus seyrektir.
    6- Kurak karakterli çöl alanları,
    7- Buzullarla kaplı kutup bölgeleri.
    Dünya üzerinde en sık ve seyrek nüfuslanmış yerler ve nedenleri:

    A-Sık Nüfuslanmış Yerler:



    Dünya nüfusunun büyük bir bölümü uygun yasama koşulları taşıyan ılıman iklim kuşağında toplanmıştır.

    Muson Asyası: Asya kıtasının güney ve güneydoğusundaki ülkeleri kapsayan bu bölgede, bol yağışlı iklim nedeniyle pirinç ve çay tarımı önem taşır.

    Dünya’nın en kalabalık ülkeleri olan Çin Halk Cumhuriyeti ve Hindistan bu bölgede bulunmaktadır. ( tarım) Japonya: Sanayileşmenin ve kısmen madenciliğin etkisiyle sık nüfuslanmıştır.

    Akarsu Havzaları: Tarım koşullarının elverişli olduğu Ganj, İndus, Fırat, Nil gibi akarsu havzaları sık nüfuslanmıştır.

    Akarsu boyları enleme göre farklı nüfus yo*ğunluğuna sahiptir. Örneğin sıcak kuşakta Amazon, Kongo nehirlerinin havzası seyrek nüfuslu iken, orta kuşakta, Tuna, Ren, Fırat nehirlerinin havzası yoğun nüfusludur.

    Güney ve Batı Avrupa: Madencilik, endüstri ve ticaretin çok geliştiği Avrupa’nın bütünü sık nüfuslanmıştır.

    Amerika: Kuzey Amerika’nın kuzeydoğu kıyıları; Sanayi, tarım imkânları, deniz etkisi, uygun iklim şartları ve ulaşım kolaylığı.

    B-Seyrek Nüfuslanmış Yerler
    İklim şartlarının olumsuzluğuna bağlı olarak nüfusun çok az olduğu, tenha yerlerdir.
    Soğuk Bölgeler: Kuzey Kutup Dairesi içinde bulunan Gröndland, Alaska, Kanada’nın Kuzeyi, İskandinav Yarımadası ve Sibirya’nın kuzey bölgeleri düşük sıcaklık nedeniyle seyrek nüfuslanmıştır.

    Yüksek Dağlar: İklim koşullarının her türlü ekonomik faaliyeti, özellikle tarımı sınırlamasına bağlı olarak seyrek nüfuslanmıştır. ( Himalayalar)
    Sıcak ve Nemli Ekvatoral Bölgeler: Tropikal kuşakta, Amazon, Kongo havzaları gibi alçak yerler, yüksek sıcaklık, aşırı nemlilik, sık ormanlar ve geniş alan kaplayan bataklıklar nedeniyle az nüfuslanmıştır.

    C-Nüfuslanmamış Yerler
    İklim ve zemin koşulları nedeniyle insanlarin yerleşmesine elverişli olmayan, nüfuslanmamış yerlerdir.

    Kutup Bölgeleri: Güney Kutup Bölgesi’nde bulunan Antarktika Kıtası 14 milyon km2 genişliktedir. Kalın buzullarla kaplı bir kıta olduğu için nüfuslanmamıştır.

    Bataklıklar: Bataklık, yağış miktarının fazlalığı nedeniyle, toprağın çok ıslak olduğu, yer yer suların yüzeyde biriktiği yerlerdir. Yerleşmeyi ve ekonomik faaliyeti sınırlandırdıkları için nüfuslanmamıştır.

    Çöller: Dönenceler çevresindeki Meksika, Büyük Sahra, Arabistan, Kalahari, Avusturalya çölleri ile Asya’nın iç kesimlerindeki Iran, Kızıllkum, Kara kum, Taklamakan ve Gobi çölleri, insanlarin yaşamasına ve yerleşmesine uygun değildir.
    Bu nedenle nüfuslanmamıştır. Ancak vaha adi verilen sulak yerlerde az da olsa nüfuslanma görülür.

    LİSE 2. SINIFLAR SAYFA 64-65 ETKİNLİK ÇALIŞMASI

    Aşağıdaki soruları dünya iklim,fiziki,ve nüfus dağılışı haritalarından yararlanarak cevaplayınız.

    SORU-1- Kitabınızdaki haritada nüfusun en yoğun ve en seyrek olduğu yerlerden bazıları oklarla gösterilmiştir.Amazon ormanlarının seyrek Batı Avrupa’nın sık nüfuslu olmasının nedenlerini açıklayınız…

    A-Amazon Ormanları: Yıl boyu bol yağışlı ve aşırı sıcaktır. Buralarda çok sık ve gür yağmur ormanları bulunur. Ormanların tabanları güneş görmez ve aşırı nem, küf ve hastalıklar mevcuttur. Tarım yapılacak arazi yoktur. Burarda yaşam şartları iletişim ve ulaşım çok zordur. Diğer ekonomik faaliyetlerde gelişmemiştir. Bu yüzden nüfus ve yerleşmeye uygun değildirler.




    nilankazbuzcom.azbuz.com/blog/yazi/oku/500000...

    B-Batı Avrupa:
    Burada iklim şartları ılımandır. Yağışlar yeterince vardır. Arazileri düz ve tarıma elverişlidir.Buralarda madencilik, endüstri ve ticaret çok gelişmiştir.


    SORU-2-Diğer dört alandaki nüfus dağılımını inceleyerek yoğun yada seyrek nüfuslu olmalarının nedenlerini açıklayınız.


    Himalaya dağları: Buraları çok yüksek sahalardır. Yüksek olmasından dolayı çok soğuk ve kar yağışlı sert bir karasal iklim özellikleri görülür. Ayrıca belli yükseklerden sonra buzullarla kaplıdır. Yükseklikten dolayı, belli yükseltiden sonra tarım, yerleşme, orman ve üst sınırlara ulaşılır. Arazi dağlık ve engebeli tarım alanları yok denilecek kadar azdır. Dağlık olması ve şiddetli kış şartlarından dolayı ulaşım çok zordur. İklim koşullarının her türlü ekonomik faaliyeti, özellikle tarımı sınırlamasına bağlı olarak seyrek nüfuslanmıştır.



    Güneydoğu Asya:
    Buralarda sıcak karakterli muson iklimi etkilidir. Sıcaklık ve yağış bol ve tarıma uygun önemli ovalar ve düzlük alanlar bulunur. Ayrıca buralar tarihten kaynaklanan eski dünya olmasından dolayı da eskiden beri terleşme alanlarıdır. Buralarda zengin yeraltı ve yer üstü kaynakları bulunur. Bu bölge ülkeleri nüfus özelliği olarak eğitim seviyesi az ve doğum oranlarının yüksek olduğu ülkelerdir. Bol yağışlı iklim nedeniyle pirinç ve çay tarımı önem taşır. Dünya’nın en kalabalık ülkeleri olan Çin Halk Cumhuriyeti ve Hindistan bu bölgede bulunmaktadır.







    Kutup Bölgesi- Antarktika:
    Güney Kutup Bölgesi’nde bulunan Antarktika Kıtası 14 milyon km2 genişliktedir. Soğuk iklim şartlarında oluşan örtü buzulları ile kaplıdır. Gerek iklim şartları olumsuzluğu, gerekse de toprağın olmaması ve diğer geçim kaynaklarının bulunmamasından dolayı, kalın buzullarla kaplı nüfuslanmamıştır. Yani nüfus yönünden boştur.






    Sahra Çölü:
    Buralar yeryüzünün sıcak ve kurak alanlarıdır. Gerek yağış ve su yetersizliği, gerekse aşırı sıcaklık ve sıcaklık farkları, kum fırtınaları, toprak oluşumunun olmaması gibi nedenlerle başta tarım olmak üzere ekonomik faaliyetlere uygun sahalar değildirler. insanlarin yaşamasına ve yerleşmesine uygun olmayan bu tür alanlar nüfuslanmamıştır. Yani nüfus yönünden boş alanlardır. Ancak vaha adı verilen sulak yerlerde az da olsa nüfuslanma görülür.

  3. #3
    Baktabulkolik Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu Yer
    Yaşamın olmadığı arka sokaklar
    Mesajlar
    2.320
    Blog Yazıları
    12
    Tecrübe Puanı
    77883022

    Tanımlı Ce: 10.sınıf coğrafya Kitabının Tüm cevamparı

    10.SINIFLAR ETKİNLİK ÇALIŞMASI SAYFA 71 Aşağıdaki soruları harita 11 ve dünya siyasi haritasından faydalanarak cevaplandırınız.
    Aşağıdaki resim küçültülmüştür. Buraya tıklayarak büyütebilirsiniz. Resmin orijinal boyutları 1006x417 ve 37KB.
    Dünya nüfus dağılım haritası

    SORU-1- Dünyanın her tarafında nüfus artış oranları aynımıdır?

    Her yerde nüfus artış oranları aynı değildir.Dünya ülkelerinin gelişmişlik yapıları birbirinden farklı olduğu için nüfus artış oranları da birbirinden farklıdır.


    SORU-2-Nüfus artışının yüksek olduğu ülkeler veya alanlar nerelerdir?

    Afrika ülkeleri, Orta doğu ülkeleri, Güney ve güney doğu Asya ülkeleri, Latin ve Orta Amerika ülkeleri ( Arabistan, Kenya, Kuveyt, Nijerya, Andora, Libya, Suriye vb.)
    Bu ülkelerde en önemli artış nedeni doğum oralarının çok yüksek olması,gelişmişlik durumlarının çok iyi olmaması ,eğitim seviyesinin düşük olması etkili olmuştur.Ayrıca bu ülkelerde de hayat şartlarının iyileşerek ömrün uzaması da son yıllarda artış etkili olmaktadır.


    SORU-3-Nüfus artış oranlarının düşük olduğu ülkeler hangileri ve nedenleri?

    ABD, Rusya, Kuzey ve Batı Avrupa ülkeleri, Balkan ülkeleri, Yeni Zelanda vb.
    Bu ülkelerde artışın düşük olmasın en büyük doğum oranlarının düşük olmasıdır.Gelişmişlik durumları iyidir,kadının iş hayatındaki rolü fazladır.Yaşam standartları yüksektir aileye bakış açısı daha çok bireysel yaşam değerlerine dayanır.Erken yaşata evlenmeler söz konusu değildir şeklinde açıklanabilir.


    SORU-4- Nüfus artışları gelecekte nasıl bir seyir izleyecektir?

    Dünyada nüfus artışlarının çoğunun gelişmekte olan ülkelerden kaynaklanması beklenmektedir. Dünya nüfusunu 2 milyardan 5 milyara çıkaran ilk büyüme dalgasından sonra, Dünyada önümüzdeki otuz yılda hızlı atış devam edecektir.( 1995’den 2025’e kadar) Bu da 5,7 milyar insandan 8,3 milyar nüfusa ulaşması demektir.

    Dünya nüfusunun çoğunun bulunduğu merkez üssü Asya olan kuzey( Asya, Avrupa ) nüfus ağırlığı, gelecek yıllarda yön değiştirip; güneye ( Afrika ve güney Amerika) kayacaktır. Bu kadar eşitsiz bir dağılım 30 yıl içerisinde yeryüzünün şeklini bir hayli değiştirecektir.

    Afrika nüfusu 1950 de 221 milyondan önündeki 70 yılda yani 2020 lerde1,6 milyara çıkarak tam 7 kat artması beklenmektedir. Latin Amerika’nın nüfusun da 4,5 kat artış göstermesi, Bu iki kıta 2025 yılında dünya nüfusunun yüzde 28’ini barındırıyor olması beklenmektedir. Oysa 1950 yılında iki kıtada dünya nüfusunun sadece yüzde 15’i yaşıyordu.

    Avrupa’ya gelince kıta 1950 yılında dünya nüfusunun yüzde 16’sına sahipti. Kıtada nüfus artışının yavaşlaması hatta bazı ülkelerde durağan veya eksilen yapıda olmasından dolayı dünya nüfusu içindeki payı azalarak 2025 yılında de sadece yüzde 6’sına sahip olacaktır.
    Güney ülkeleri ( Afrika Ve güney Amerika) bir taraftan nüfuslarının büyük oranda arttığını görülürken, öte yandan, doğurganlığın hızlı düşüş göstermesi ve ortalama ömrün uzamasından dolayı nüfus yapılarında yaşlıların oranının yükseldiğini de göreceklerdir.

    Çin’de 1957–1990 arsı 15 yaşından küçük olanların toplam nüfus içindeki payı yüzde 40’dan yüzde 26’ya düşmüş, 2020 yılında da yüzde 12’ye düşecektir. 65 yaşından büyük olanların Çin nüfusundaki oranı 1990’da yüzde 6 iken, 2025 yılında iki misline çıkacak yüzde 13 oranıyla Avrupa seviyesine ulaşacaktır. Bu gelişim Avrupa’da yüz yıl sürerken Çin ve diğer bazı güney ülkelerinde aynı gelişim sadece 25 yılda gerçekleşecektir.

    SORU-5-Gelişmişlik düzeyi ile nüfus arasında nasıl bir ilişki vardır.

    Gelişmiş ülkeler ekonomik yapılarını sağlamlaştırmış yaşam koşullarının yüksek olduğu iş imkanları bakımından avantajlı ülkelerdir.Bu bölgeler mevcut yapılarından dolayı göç almaya müsayit bölgeler yada insanların yerleşme için tercih ettiği alanlardır.Ancak bu ülkelerde mevcut standartların yüksek olması eğitim seviyesinin iyi olması kadının iş hayatındaki rolünün fazla olmasından dolayı doğum oranları düşüktür.Nüfusu fazla ancak nüfus artış hızı düşük hatta eksilere doğru giden bir yapıdadır.

    Geri kalmış ülkeler de ise mevcut ekonomik yapının yetersiz olması sağlık şartlarının iyi olmaması kadının iş hayatındaki rolünün az olması aile planlaması konusunda yeterli alt yapıya sahip olmadıklarından dolayı ciddi bir nüfus ve nüfus artış oranını vardır.

    SORU-6-Sağlık koşulları dünya nüfus artış oranlarını nasıl etkilemiştir.

    Sağlık şartlarının iyileşmesi bulaşıcı hastalık ve benzeri sebeplerden dolayı ölen bebek sayısını azaltır.İnsan ömrüne uzatıcı etkide bulunur buda dünyada nüfus artış oranını artırcı etkide bulunmasına sebep olur.

    10.SINIF SAYFA 74 ETKİNLİK ÇALIŞMASI


    SORU-1- Bu bilgileri kullanarak 1.ci için geri kalmış 2.için gelişmiş ülke piramiti çizilebilir.

    SORU-2-Tablodaki veriler ve bu piramide bakarak bu ülkelerin nüfusları ile ilgili hangi özellikleri belirleyebiliriz.

    Nüfus piramitlerinden neler elde edilir:

    1.Ülkelerin toplam nüfusu,
    2.Kadın erkek sayıları ve toplam nüfusa oranları,
    3.Nüfus basamakları ( Çocuk, yetişkin, yaşlı) ve bunların birbirlerine oranları
    4.Ülkedeki doğum ve ölüm oranları,
    5.Çalışma çağındaki nüfus miktarı ve tüketici nüfusa oranı,
    6.Ülkelerin gelişmişlik düzeyi,
    7.Ülkelerin farklı yıllarda ki grafikleri karşılaştırılarak nüfus yapısında meydana gelen gelişmeler gözlenebilir.
    8.Ülkelere göre nüfus hareketleri gözlenebilir.

    SORU-3- Belirlenen özelliklerden bu ülkelerin gelişmişlik düzeyi ile ilgili neler söyleyebiliriz.

    I. Ülkenin nüfus piramidi düzgün üçgene benzemektedir. Bu piramitte, doğum ve ölüm oranlarının yüksek olduğu, geri kalmış ülkelerin nüfus yapısını göstermektedir.

    II: Ülkenin nüfus piramidi Arı kovanına benzer şekildedir. Bu piramit doğum ve ölüm oranlarının düşük olduğu, endüstrisi gelişmiş ülkelerin nüfus yapısını göstermektedir.

    SORU4- Bu tür piramitlere benzer özellikteki ülkeler belirleyiniz.

    1. piramide örnek olarak, İran, Irak, Somali, Uganda, Libya, Arabistan, Kenya, Bangladeş vb
    2. Piramide benzer, İngiltere, Fransa, ABD, Kanada, Almanya, Hollanda, Belçika, İsveç, Norveç, İsviçre vb.



    LİSE 2. SINIFLAR SAYFA 76-77 ETKİNLİK ÇALIŞMALARI

    Aşağıdaki soruları kitabınızdaki dünya ortalama yaşam süresi dağılış haritasını inceleyerek cevaplandırınız.

    SORU-1- Ortalama yaşam süresinin en yüksek olduğu kıta ve ülkeleri bulunuz,

    Haritada verilen lejant anahtarındaki renkler yorumlandığında karşımıza aşağıdaki yorumlar çıkar.Bu çalışmadan faydalanırken atlas kullanarak bu ülkelerin yerlerini bulmanız sizin menfaatinize olacaktır.

    Avusturalya, Yeni Zelanda,

    Kuzey Amerika ( Kanada, ABD) Meksika, Güney Amerika’da Şili, Arjantin, Uruguay, Paraguay, Kolombiya, Ekvator, Kostarika, Venezuela, Panama, Fransız Guyana’sı.
    Avrupa’da:
    Kuzey Avrupa ülkeleri ( Finlandiya, İsveç, Norveç, Danimarka) Batı Avrupa’da İngiltere, Fransa, İspanya, Portekiz, Almanya, Hollanda, Belçika, Lüksemburg, Avusturya, İsviçre, Güneyde İtalya, Yunanistan,

    Asya’da Çin, Japonya, Güney Kore, Malezya, Filipinler

    Neden:Bu ülkeler gelişme şartlarını tamamlamış
    sağlık şarlarının ve beslenme şartlarının çok iyi durumda olduğu insanların yaşam standartlarının yüksek olduğu ,bundan dolayı ölüm oranlarının düşük olduğu ülkelerdir.

    SORU-2- Ortalama yaşam süresinin en düşük olduğu kıta ve ülkeleri bulunuz,


    Afrika Kıtası, ( Kuzey Afrika Dışında tamamı),Asya’da Hindistan, Yemen, Irak, Kazakistan, Papua Yeni Gine, Nepal, Bangladeş, Kamboçya, Laos, Vietnam

    Neden
    :
    Bu ülkelerde sağlık ve beslenme şartlarının iyi olmaması, önemli bir kısmının açlık çekmesi, salgın hastalıklara maruz kalmaları ve bir kısmı da sürekli savaşların içinde olması.

    SORU-3- Ülkemizin ortalama ömür yönünden durumu ve diğer ülkeler arasındaki yeri nedir.

    Ülkemiz 65- 69 yıl olan ortalama ömür grubuna girmektedir. Ülkemiz hayat seviyesi çok iyi olan ülkelere göre az olmakla beraber, gelişmemiş ülkelerden daha iyi durumdadır.

    DİE verilerine göre 2004 yılı itibari ile Erkeklerde 68,8yıl, kadınlarda 73,6, toplam ortalamada 71,1 yıl olarak tahmin edilmektedir.


    LİSE 2. SINIFLAR SAYFA 77 ETKİNLİK ÇALIŞMASI:


    SORU-1-Bir ülkenin kalkınmasında nüfus nasıl bir etkiye sahiptir?

    Nüfus artışı ekonomiye yaptığı olumlu katkılar:
    1.Mal ve hizmetlere talep artar.
    2.Yeni sanayi kollarının doğmasına yol açar,
    3.İşçi ücretleri düşer,
    4.Vergi gelirleri artar.
    5.Piyasa genişler, yeni yatırım sahaları açılır,
    6.Askeri savunmada önemlidir

    Nüfus artış hızı düşük olursa ne gibi sonuçlara yol açar:
    1-Nüfus sayısı azalır.
    2-Yaşlı nüfus artarak, nüfus dinamik özelliğini yitirir.
    3-İş gücü Azalması veya sıkıntısı başlar.
    4-Ülkenin geleceği tehlikeye girer.

    Nüfusun fazla olması:
    1.İşsizlik sorununu oluşmasına,
    2.milli gelirden alınan payın azalması,
    3-Ülke kalkınma hızının düşmesine,
    4-Nüfus hareketlerinin (Göç hareketleri)artmasına,
    5.Konut yetersizliği ve gecekondulaşma ve çarpık kentleşme sorunlarının oluşmasına,
    6-Çevre sorunlarının artmasına,
    7-Eğitim ve sağlık hizmetlerinde aksamalar vb sorunları oluşturur.

    Ülke kaynakları mevcut nüfus potansiyelini kaldırabilecek potansiyele sahip ve bu potansiyel doğru kullanılırsa nüfus bir avantajdır.Ancak ülke kaynaklarının daha önünde bir nüfus potansiyeline sahip ülkeler mevcut imkanları da iyi kullanamazsa bu ülke içerisinde çeşitli sosyal ve ekonomik sorunlara yol açar.Bazı gelişmiş ülkelerde nüfus potansiyelinin gittikçe yaşlanması doğrum oranlarının düşmesi nüfusun yaşlanması ülke için ileriki dönemlerde ciddi sıkıntılar oluşturur.Ülke gelişmeye müsayit bir alt yapıya sahipse genç nüfus dinamiği o ülkenin kalkınmasında olumlu rol oynar.

    SORU-2-Doğal kaynakların kullanımı ile nüfus arasında nasıl bir ilişki vardır?

    Doğal kaynakların kullanımı nüfus ile doğrudan bağlantılıdır.Nüfus potansiyelinin yüksek olması mevcut kaynakların daha fazla kullanılmasına ve daha erken tüketilmesine yol açar.Dış ülkelerden ithalatı arttırır buda ülke ekonomisi için olumsuz bir etkidir.
    Artan nüfusu beslemek için toprağın aşırı kullanılması toprak erozyonunu hızlandırır.

    SORU-3- Savaşların ülke nüfusları ve cinsiyetlere dağılımında etkisi nedir?
    Savaşlarda genel olarak erkek nüfusun cepheler gitmesi ve buralarda kayıplar vermesinden dolayı nüfusun içinde payı düşer ve savaş yıllarında ve kadın nüfusun fazla olduğu görülür. Ayrıca savaş yıllarında evlenmeler ve doğumlar azalır. Bu yüzden genel nüfus artışı ve doğurganlık oranları düşer. Savaşlarda özellikle yıkım çok olmakta ölü oranları artarak nüfus azalmasına da neden olmaktadır.

    SORU-4- Aşağıdaki tabloda boş olan kutucukları uygun bilgilerle doldurunuz.



    Ekonomik gelişmişlik düzeyi
    Nüfus artış oranları %0
    Artış nedeni
    Kalkınma durumu
    Gelişmekte olan ülkeler
    20- den yukarıda
    Doğum oranlarının yüksek olması
    Kalkınma hızları düşüktür. Çünkü nüfus artı oranları yüksek olmasından dolayı kaynaklarının demografik yatırımlara harcalar.
    Gelişmiş ülkeler
    10 - dan daha az
    Hayat standardı yüksek ve sağlık iyi ölümlerin düşük olması
    Kalkınma hızları yüksektir. Çünkü demografik yatırım az, çalışan nüfus fazla üretim fazladır.

    10.SINIF SAYFA 78-79 ÖLÇME DEĞERLENDİRME SORULARI

    Aşağıdaki soruları cevaplandırınız.

    SORU-1-Nüfus artışının olumlu ve olumsuz sonuçlarını yazınız.

    Nüfus artışının olumlu sonuçları

    1.Üretim artar.
    2.Vergi gelirleri artar.
    3.Mal ve hizmetlere talep artar.
    4.Yeni endüstri dalları doğar.
    5.İşçi ücretleri ucuzlar.
    6.İhracatta rekabet kolaylaşır.
    Nüfus artışının olumsuz sonuçları

    1.İşsizlik artar.
    2.Kalkınma hızı düşer.
    3.Kişi başına düşen milli gelir azalır.
    4.Tasarruflar azalır.
    5.Tüketim artar.
    6.İç ve dış göçler artar.
    7.İnsanların temel ihtiyaçlarının karşılanması zorlaşır.
    8.İhracat azalır.
    9.Demoğrafik (nüfusa bağlı) yatırımlar artar.
    10.Çevre kirlenmesi artar.
    11.Belediye hizmetleri zorlaşır.


    SORU-2-Coğrafi konum ve iklim koşullarının nüfus dağılışı üzerinde nasıl bir etki sahiptir.
    Coğrafi konum ve iklim özellikleri elverişli olan bölgeler dünya üzerinde sanayi ticaret tarım faaliyetlerinin geliştiği noktalardır.Bu nedenle bu alanlar yoğun nüfus çeker.

    Konum özellikleri olarak orta kuşak ve kutup kuşağı civarında iki ülkeyi karşılaştırdığımızda orta kuşak ülkesi daha uygun yaşam koşullarına sahiptir bu nedenle daha yoğun nüfusludur.

    İklim şartları bakımından aşırı sıcak ve nemli tropikal bölge ile çöl,ve kutup ikliminin görüldüğü alanlar farklı bir sebep yoksa seyrek nüfusludur.İklim koşulları elverişli olan ılıman iklimler daha fazla nüfus çeker.

    SORU-3-Nüfus sayımlarında hangi bilgileri öğrenebiliriz.

    1.Nüfusun sayısı,
    2.Artış hızı,
    3.Kır – kent nüfus özelliği,
    4.Yaş gruplarına göre dağılım,
    5.Cinsiyet durumuna göre dağılım,
    6.Nüfusun eğitim durumu,
    7.Nüfus hareketleri (İç ve dış göçler),
    8.Aktif nüfus özelliği,( Üretici- tüketici nüfus)
    9.Nüfusun meslek gruplarına dağılımı yani sosyo ekonomik yapısı öğrenilir


    SORU-4-Kuzey yarım kürede nüfusun Güney Yarım küreye oranla fazla olmasının nedenlerini açıklayınız.

    Kuzey yarım kürde karaların oranı güney yarım küreden fazladır.İnsanlar için en doğal yaşam ortamı karalar üzerindedir.Bu noktadan yola çıkarak yerleşmelerin çoğu kuzey yarım kürde yer alır nüfus da bu noktalarda artmaktadır.


    SORU-5-Nüfus artış hızını düşüren sebebler nelerdir.

    Nüfus artış hızını düşüren etkenler

    1.Doğumların azalması
    2.Sanayileşme,Şehirleşme
    3.Evliliklerin ve erken evliliklerin azalması
    4.Kitle iletişim araçları aracılığıyla eğitimin artması
    5.Yaşam standartlarının yükselmesi
    6.Savaşlar,Bulaşıcı hastalıklar,afetler
    7.Kadının çalışma hayatındaki yerinin artması

    SORU-6-Bağımlı nüfus oranını belirleyen temel etken nedir.
    Doğum oranlarıdır.Doğum oranları yüksek olan ülkelerde çocuk ve genç nüfus oranı bağımlı nüfusun fazlalığını belirler bu durum doğumlarla ilgilidir.


    SORU-7-Gelişmiş bir ülkenin nüfus yapısını açıklayınız.

    1.
    Gelişmiş ülkelerde, nüfusun büyük bölümü sanayi sektöründe ve hizmet sektöründe çalışır.
    2.
    Tarımda çalışan nüfus ortalama olarak % 2 - % 5 oranındadır. Tarımsal üretim fazladır.
    3.
    Eğitim, sağlık, altyapı, barınma hizmetleri oldukça gelişmiştir.
    4.
    Kent nüfus oranı % 95 civarındayken, kır nüfusu % 5 civarındadır.
    5.
    Ülke içi nüfus hareketleri, yani iç göç çok düşük oranlardadır.
    6.
    Dış göç alımı, ülke dışına göç verme oranından çok daha fazladır.
    7.
    Gelişmiş ülkelerin nüfus piramidi çan eğrisine benzer
    8.
    Doğum oranları düşük, bebek ve çocuk ölümü çok azdır. Ortalama yaşam süresi fazladır.
    9.
    Doğal nüfus artış hızı düşüktür.
    10.
    Zengin ülkelerdir.
    11.
    Nüfusun yaşlanması söz konusudur.
    12.
    Toplam nüfusunun önemli bir bölümünü orta yaş ve yaşlı nüfus grubu oluşturur.
    13.
    Gelişmiş ülkelerin nüfus piramidinde 80’li, 90’lı yaş grupları önemli bir yer tutar.
    14.
    Gelişmiş bir ülkede piramidin tabanı ile önceki dönemler arasında pek bir değişim yoktur. Ülkenin özel şartlarına göre, doğumlarda önemsiz miktarlarda artış yada azalış görülebilir. (Belçika, 2000)
    15.
    Doğum oranları düşük, bebek ve çocuk ölümü çok azdır.
    16.
    Ortalama yaşam süresi fazladır.
    17.
    Nüfusun doğal artış hızı düşüktür.
    18.
    Toplam nüfusunun önemli bir bölümünü orta yaş ve yaşlı nüfus grubu oluşturur.
    19.
    Gelişmiş bir ülkede piramidin yaşlı nüfusu gösteren üst kısımları geniş sayılabilecek bir biçimdedir.
    20.
    Gelişmiş ülkelerin nüfus piramidi çan eğrisine benzer.



    Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle doldurunuz.

    1-Azdır 2-Okyanusya,Antartika 3-Asya ve Avrupa 4-Kentlerde 5-Doğum Ve Ölüm

    6-Yaşlı 7-Genç


    Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların yanına D ,yanlış olanların yanına Y harfini yazınız.
    1-D 2-D 3-D 4-D 5-D 6-Y 7-D

    Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplandırınız.

    1-B
    2-D
    3-D
    4-E
    5-C
    6-D
    7-B
    8-C

    GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE ÖNEMLİ GÖÇLER VE GÖÇ HİKAYELERİ GÖÇLERİN NEDENLERİ VE SONUÇLARI


    SAYFA 82-87 ARASI ETKİNLİKLER İÇİN YARDIMCI BİLGİLER
    GÖÇ:
    İnsanların doğal, ekonomik, sosyal ve siyasal nedenlerden dolayı sürekli yaşadığı yerlerden başka yerlere tolu olarak veya bireysel olarak yerleşmeleri olayınaGöçdenir.
    Göç olayının temelindeki faktör insanların geçimlerini sağlamak için tarım, hayvancılık, açısından elverişli yerleri elde etme isteğidir.

    İnsanların nüfusları artınca doğal kaynaklar artan nüfusu beslemekte yetersiz olduğu yerlerden, tarım hayvancılık potansiyeli fazla olan yerlere doğru gitmektedirler.
    Göçler bireysel veya toplu olabilir. Bu olay sürekli veya geçici olabilir. Göç olayları bazen gönüllü, bazen de zorunlu olabilir. Göçler bazen kısa mesafeli olduğu gibi, bazen de uzun mesafelerde gerçekleşebilir.
    Göç İle ilgili kavramlar:
    İç göç: Ülke sınırları içindeki belirli alanlar (il, bölge v.b.) arasındaki nüfus hareketliliği iç göç olarak tanımlanmaktadır.
    Mevsimlik Göç:Kırsal kesimdeki bazı ailelerin büyük şehirlere, tarımın yoğun olarak yapıldığı yerlere, yaz turizminin geliştiği yerlere bir müddet çalışmak üzere göç etmeleri ile gerçekleşir.
    Dış Göç:Bir ülkeden diğer bir ülkeye yapılan göçlere dış göç denir.Göçlerin coğrafya açısından önemi:

    1-Nüfusu artırma ve azaltma etkisi vardır. Bir bölgedeki nüfusun, artmasında veya azalmasında göçlerin büyük etkisi vardır. 2- Nüfusun dağılışını etkileyerek coğrafyayı değiştirmektedir. Bu yüzden de coğrafyanın konusunu oluşturur.


    1-Türklerin Anayurdu Orta Asya’dan Göçü:

    Türklerin ilk yurdu: Türklerin ilk ve anayurdu Orta Asya’dır. Orta Asya’nın sınırları şöyledir: Doğuda Kingan ( Kadırgan ) Dağları, Güneyde Hindikuş, Karanlık dağları, Batıda Hazar Gölü, Kuzeyde Sibirya ovaları ile çevrili toprak parçasıdır.
    Türklerin burada yaşayışları
    Türklerin Orta Asya‘da ki yaşayışlarının, bulundukları yerin iklimi, bitki örtüsü ve yeryüzü şekilleri belirlemişti. Bu nedenle Türkler, ana yurtta, tarım ticaret ve daha çok hayvancılıkla geçinirlerdi.
    Türklerin Yerleştikleri Bölgeler
    Orta Asya ‘da yaşayan Türkler çeşitli nedenlerle ana yurtlarından göç ettiler. Tarihte buna Büyük Göçler diyoruz. Göçlerin en büyük nedeni ekonomik nedenlerdir. Dünyada iklim şarlarının değişmeye başlaması ile Buzulların kuzeye ekilmesi ile Orta Asya da sıcaklığın artması kuraklık ve çölleşmeye yol açmıştır. Yurtlarında iklim değişikliği sonucu oluşan kuraklık, toprakları verimsizleştirdi. Ortaya çıkan geçim sıkıntısı ve artan nüfusa toprakların yetmemesi göçe neden olmuştur. Çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu insan grupları çeşitli yönlere doğru göç etmişlerdir.
    Türk Göçlerinin nedenlerini;
    1-İklim koşulları ve ekonomik güçlükler,
    2-Türk boyları arasındaki mücadeleler ve dış baskılar şeklinde özetleyebiliriz.
    3-Atın evcilleştirilmiş olması, araba ve tekerleğin bilinmesi göçleri kolaylaştırmıştır.



    Göç Yolları:
    1.Göç eden Türklerin bir kısmı Maveraünnehir'e ( Seyhun – Ceyhun arası ),
    2.Bir kısmı Ural dağları ile Volga ( İtil ) ırmağı boylarına gittiler.
    3.Doğuya gidenler ise Altay dağları taraflarına, başkaları da Çin’de Kansu bölgesine ve
    4.Uzak doğu ülkelerine,
    5.Güneye gidenler ise Hindistan, Afganistan ve Çin’e yerleştiler.
    6.Kuzeye gidenler Sibirya’ya,
    7.Batıya gidenlerin bir kısmı Hazar denizi’nin kuzeyinden Karadeniz’in kuzeyi ve Avrupa’ya, Bir kısmı da Hazar Denizi’nin Güneyinden İran, Irak, Suriye, Mısır, Anadolu’ya doğru oldu.
    8.Göçler uygarlıkların yayılmasına yeni kültürlerin doğmasına neden oldu. Göç etmeyen Türk boyları yurtta kaldılar, burada devletler kurdular.
    9.Göç eden kavimler ise gittikleri bölgelerdeki kavimleri sıkıştırarak onları da göçe zorladılar.
    Kavimler Göçü:
    Asya Hun Devleti’nin yıkılmasından sonra Hunlar dağıldı. Hunlar’ın bir bölümü Balkaş gölü ile Aral gölü arasındaki topraklarda yaşamaya devam etti. Aral gölü civarında 200 sene kadar hayatlarını sürdüren Batı Hunlarının nüfusları arttı. Toprakları yetersiz kalmaya başladı. Başka Türk Boylarının katılmasıyla güçlendiler. MS. 374 yılında Volga (İtil) nehrini aşarak Batı'ya (Avrupa'ya) doğru ilerlemeye başladılar.
    Bu yıllarda, Karpat Dağlarının kuzeyinde Lombardlar, Güney Rusya`da Ostrogotlar ve Vizigotlar, Macaristan’da Vandallar Ren ve Elbe arasında Angıllar ve Saksonlar Yukarı Ren boylannda Franklar Tuna ve Ren nehrinin kesiştiği mıntıkada ise Almanlar yaşamakta idiler.
    Türklerin bu ilerlemeleri karşısında önlerinde bulunan Vizigot, Ostrogot, Vandal, Sakson, Frank, Germen gibi birçok kavim hareketlenerek Türklerden kaçmaya başladılar. Hun baskısı karşısında bu saydığımız gruplar Roma topraklarına girdiler. Romalılar kendilerinden olmayan bu insanlara barbar diyorlardı. Barbar akınları Roma’da büyük bir yıkıma yol açtı.
    Böylece Batı Hun Türklerinin, sebep olduğu Avrupa’nın siyasi haritasının değişmesine neden olan ve toplumları etkileyen bu olaya tarihte Kavimler Göçü denir ( 375 ).
    Bu arada Angıllar ve Saksonlar Büyük Britanya adasına, Franklar Fransa`ya, Gotlar İspanya' ya, diğer kavimler de uygun yerlere giderek batının bugünkü etnik ve siyasal yapışını oluşturmaya başladılar. Yurt bulmak isteyen büyük nüfus hareketlerinin yarattığı siyasal istikrarsızlık ve terör uzun yıllar etkinliğini sürdürdü. İnsanlığın en uzun dönemi olan ilk çağ, bu karmaşa içinde sessizce kapanırken tüm Orta Çağ boyunca etkinliğini sürdürecek olan Feodalizm kökleşmeye başladı.

  4. #4
    Baktabulkolik Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu Yer
    Yaşamın olmadığı arka sokaklar
    Mesajlar
    2.320
    Blog Yazıları
    12
    Tecrübe Puanı
    77883022

    Tanımlı Ce: 10.sınıf coğrafya Kitabının Tüm cevamparı


    Haritanın büyük hali için tıklayınız:
    Kavimler göçü sonunda:
    1)- Roma İmparatorluğu; Doğu ve Batı Roma İmparatorluğu olmak üzere ikiye ayrıldı.(395). Batı Roma İmparatorluğu 476 yılında bu Germen kavimleri tarafından yıkıldı.
    2)- Avrupa'nın etnik yapısı değişti. (Germen kavimlerinin Avrupa'daki yerli kavimlerle karışması sonucu yeni milletler ortaya çıktı.)
    3)-Bu göçlerin sonunda Tuna nehri boylarına kadar gelen Türkler Avrupa'da Batı Hun Devleti’ni (Avrupa Hun) kurdular.
    4)- İngiltere, Fransa gibi Avrupa devletlerinin temeli atıldı.
    5)- Avrupa'da Feodalite ( Derebeylik) rejimi ortaya çıktı.
    6)- İlk çağ kapandı, Ortaçağ başladı.
    YENİDÜNYAYA GÖÇLER:
    Coğrafi Keşifler: Coğrafi Keşifler, 15.yüzyıl ve 16. yüzyıllarda Avrupalılar tarafından yeni ticaret yollarının bulunması amacıyla başlattıkları ve yeni okyanusların ve kıtaların bulunmasıyla gerçekleşmiş olan keşifleri ifade eder.Bu keşifler özellikle 15.yüzyıldan itibaren açık bir şekilde ekonomik nedenlerdenkaynaklanmıştır.

    Keşfedilen yerlere, özellikle Amerika'ya Avrupa'dan pek çok insan göç etti. Avrupa kültür ve uygarlığı yeni yayılma alanları buldu.
    İşte bu keşifler sonunda bulunan yeni kıtalara veya kara parçalarına başta Amerika olmak üzere Avrupa’dan göçler başladı. Yaklaşık 60 milyon insan bu nedenle yer değiştirdi.
    Avrupalılarkeşifler sonucunda yeni kıtalara yayılma ve onların zenginlik kaynaklarını ele geçirme olanağı elde etmiştir. Avrupa düşüncesi ve kültürü, evrensel bir değer olarak bu süreçten itibaren yayılmaya ve egemen kılınmaya başlanmıştır. Bunu yaparken Avrupalılar, yerli halkları ve yerel yaşamı dağıtmış ve hatta yok etmiş, Avrupa kültürünü egemen kılma sürecini şekillendirmiştir.Klasik Sömürgecilik olarak bilinen sömürgecilik süreci bu dönemle başlamıştır. Avrupalılar keşfedilen kıtalarda kolonilerkurmuşlardır. Özellikle İngiliz ve Fransızlar kuzey Amerika’da, İspanyollar ise Güney Amerika’da koloniler kurdular.
    Bu göçlerle Amerika’da yeni devletlerin kurulması dünya tarihinde önemli değişmelere neden oldu. Özellikle sanayi inkılâbı sonucu gelişen teknoloji ile bu kıtaya göçler yoğunlaştı.
    Avrupa’dan Amerika’ya insanların gitme nedenleri;
    1- Siyasi baskılardan kaçmak ve özgürlük ortamından faydalanmak,
    2- Dini inançlarını özgürce yaşayabilmek
    3- Yenidünyanın yeni ortamını tanımak ve maceraya atılmak,
    4-Kendi ülkelerinde bulamadıkları ekonomik ve sosyal imkânları yakalayabilmek için
    gitmişlerdir.
    MÜBADELE GÖÇLERİ: ( Yer Değiştirme) :
    Bir antlaşmanın esaslarına dayanılarak yapılan, ülke nüfuslarının karşılıklı olarak yer değişmesi ile oluşan göçlerdir. Örneğin Kurtuluş Savaşı sonrası Yunanistan ile yapılan anlaşmalarla ülkemizde yaşayan Rumlar ile Yunanistan’daki Türkler arasında yer değiştirme göçleri yaşanmıştır.




    Lozan Barış Antlaşması ile Türkiye ile Yunanistan arasında nüfus mübadelesi protokolü imzalanmıştır. Bu göçler Romanya ile Bulgaristan arasında da olmuştur. Bu protokol ile İstanbul’daki Rumlar ile Batı Trakya’daki Türkleri kapsamıştır.

    Bu protokol ile Yunanistan’dan 400.000 Türk Türkiye’ye, Buna karşılık Türkiye’den 150.000 Rum Yunanistan’a gitmiştir. Bu göçler insanların gönüllü olarak yaptıkları göç hareketleri olmayıp, zorunlu göçlerdir.
    Beyin göçü:
    Bilim ve tekniğin gelişmesine katkıda bulunabilecek nitelikteki elemanları çalışmak üzere başka ülkelere göç emesi olayına Beyin Göçü denir.

    İyi eğitilmiş elemanların daha iyi çalışma olanakları sağlayan ülkelere gitmesiyle oluşan göçlerdir. Az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerin nitelikli kişilerinin sanayileşmiş ülkelere gitmesidir. Örneğin II. Dünya Savaşı sırasında Alman bilim adamlarının ABD’ye göçü bu türdendir.




    Göç veren ülkeler açısından en büyük kayıp olarak değerlendiren göçtür. Ekonomisi gelişmemiş ülkelerin yüksek paralar harcayarak yetiştirdiği elemanlar ellerinden kaçmaktadır. Ülkeler arasında gelişmişlik farkının artmasına neden olmaktadır. Zor şartlarda yetiştirdikleri kaliteli elemanları kaybeden gelişmekte olan ülkelerin kalkınmaları yavaşlamaktadır.
    Özellikle beyin göçü 1960 yıllardan itibaren artmaya başlamıştır. Doktor, mühendis, ekonomist, sanatçı v.b. alanında iyi yetişmiş insanların göç etmesi, ülkemizde de önemli bir sorundur.
    En çok Beyin göçü veren ülkeler: Hindistan, Pakistan, Çin, Filipinler, Cezayir, Fas, Tunus, İran, Nijerya, orta Asya devletleridir.
    En Çok Beyin Göçü alan ülkeler: A.B.D. Kanada, Avustralya, Güney Afrika Cumhuriyeti, Almanya, Fransa, İsviçre, İsveç, Norveç, vb.
    Bazı ülkeler beyin göçü alırken aynı zamanda beyin göçü verebilir. Kanada bunun en iyi örneğidir. Ülkemize de son yıllarda bazı Orta Asya devletlerinden az sayıda yetişmiş insan gelmektedir.
    Avrupa ve ABD’de çok sayıda Türk uzman başka ülkeler için çalışmaktadır bu da ülkemiz için bir kayıptır.
    Beyin göçünün başlıca nedenler:
    1.Sanayileşmiş ülkelerin ödedikleri yüksek ücretler
    2.Çalışma şartlarının kolaylığı, teknoloji ve gelişmelerden en iyi şekilde yararlanma imkânı
    3.Göç gönderen ülkede iyi yetişmiş kişilerin kendi alanı ile ilgili uygun iş bulmakta zorlanmaları veya kariyer yapmakta imkân bulamamaları.
    İşçI Göçleri:
    Ekonomik gelişmenin yavaş olduğu ülkelerde iş olanaklarının az olması, bu imkânların geliştiği ülkelere ve bölgelere doğru göçlere neden olmaktadır. İşsizlik nedeniyle yapılan göçlere işgücü göçü denir. İşgücü göçleri mevsimlik, kısa süreli veya uzun süreli olabilir. Örneğin ülkemizde yaz mevsiminde pamuk işçilerinin Çukurova’ya gelmesi mevsimlik işgücü göçüdür.
    II. Dünya Savaşından sonra yıkılan Avrupa ekonomisini yeniden kurmak için 1952- 1954 yılları arasında Almanya, Fransa, Belçika, Avusturya, Hollanda gibi ülkeler kalkınma hamlesi başlatmış, bu hamle sonucu yetersiz gelen işgücünü karşılamak için dış ülkelerden işçi talebinde bulunmak zorunda kalmışlardır.
    1952 de Federal Almanya yabancı işçi çalıştırmaya başlamıştır. Avrupa’da yukarıda sayılan gelişme hamlesi başlatan ülkelerde Almanya’yı takip ederek yabancı işçi çalıştırmaya başlamışlardır.
    Bunlara karşılık ise gelişmemiş ya da gelişmekte olan ülkelerde yaşanan işsizlik sonucu birçok ülke de dış ülkelere işgücü göçü vermeye başlamışlardır.
    Avrupa’da Yunanistan, İspanya, Portekiz, Yugoslavya, İtalya vb, Afrika’da Cezayir, Fas, Tunus, gibi sömürge devletleri de Avrupa ülkelerine işgücü vermişledir. Bu gün ise dünyada başta Asya, Afrika, Güney Amerikanın gelişmekte olan ve geri Kalmış ülkeleri başta Avrupa, Kuzey Amerika, ( ABD, Kanada) ve Avustralya’ya işgücü vermektedir.
    Özellikle bu gelişen ülkeler artık vasıfsız işçileri pek almamakta yetişmiş, kaliteli eğitimli insanları almaktadır. Artık bu olay daha çok beyin göçüne doğru dönmüştür.
    Türkiye’de yurt dışına işgücü veren ülkelerin başında gelmektedir. Ülkemizde iş gücügöçleri 1960’tan sonra başlamıştır.Türkiye göç veren bir ülke olmaya başladı. Bu yıllarda başta batı Avrupa ülkelerine olmak üzere Avrupa’nın diğer ülkelerine de işgücü göçü meydana gelmiştir.
    1958–1986 arasında başta Almanya olmak üzere Fransa, Hollanda, Avusturya, İsviçre, Danimarka, İngiltere ve İsveç 1,3 milyon işçi göç etti.
    1980 lerdensonra göç olayları hem sayısal hem de mekânsal açıdan değişme göstermiştir. Batı Avrupa ülkelerinin işçi alımın bırakmasıyla göçlerin yönü değişti. 1980lerden sonra altyapı ve inşaat hizmetleri için Orta doğudaki S.Arabistan, Libya, Ürdün, Kuveyt gibi Arap ülkelerine göçler yönelmiştir.
    1990 yılarda ise Bağımsız Devletler topluluğuna işçi göçleri olmuştur. Bugün yurtdışındaki nüfusumuzun %88,7 i Batı Avrupa ülkelerinde ( 1.500.000),%8,5 u Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Arap ülkelerinde,%0,5i Türk cumhuriyetlerinde,%2,3 ü diğer ülkelerde yaşamaktadır. Avustralya’da 30bin, ABD’de 130 bin Türk yaşamaktadır.
    Ancak işçilerimizde kesin dönüş eğilimi giderek artmaktadır. Farklı kültüre sahip Avrupatoplumuna uyum sağlayamamaları, maruz kaldıkları baskılar, yabancılar için zorlaşan hayat şartları ve ekonomik doyumvatandaşlarımız kesin göçe zorlamaktadır. Yaklaşık 250.000 kadarı ülkemize geri dönüş yapmıştır.
    Yurt dışındaki Türk işçilerinin ülke ekonomisine büyük katkıları vardır. Biriktirdikleri paraları ülkemize göndermeleri döviz açısından ülkemizin en önemli gelir kaynaklarındandır. İşçilerimizin ailelerinin ve çocuklarının eğitim, dil, din vb. meselelerdeki sıkıntılarını gidermek için devletimiz oralara gerekli uzmanları gönderiyor.
    DOĞAL AFETLERİN NEDEN OLDUĞU GÖÇLER:
    Deprem, heyelan, kuraklık ve çölleşme, taşkın, sel, çığ, volkanik püskürmeler gibi doğal yıkımlar birçok sosyal ve ekonomik sorunların yanı sıra göçlere de neden olmaktadır. Doğal yıkımlardan zarar gören insanlar bulundukları yerleri terk ederek koşulları daha iyi olan yerlere göç ederler.
    Örneğin:
    IV. Ve V. Yüzyılda Hunların ve Moğolların Orta Asya’dan başka yerlere göç etmelerinde kuraklık ve çölleşme etkili olmuştur.
    ABD Deprem Kırgızistan Toprak Kayması Adana Deprem
    ABD’ de Kaliforniya’daki deprem olayı binlerce insanın göç etmesine neden olmuştur.


    1994 de Kırgızistan’daki heyelan olayları 270.000 insanın göç etmesine yol açmıştır.
    Ülkemizde 1998’de Adana’da meydana gelen depremde zarar gören birçok kişi başka kentlere göç etmişlerdir. Yine 1998’de Bartın’da meydana gelen sel felaketi ise ilçeyi yaşanamaz hale getirmiş ve göçe neden olmuştur.1999 depremi ile de birçok insanımız başka bölgelere göç etmek zorunda kalmıştır.
    Aral Gölü: Dünyanın dördüncü büyük gölü Aral gölü giderek Asya’nın ortasında bataklık ve çöle dönüşmektedir. Küresel ısınma ve kuraklık nedeniyle iki göle dönüşmüş durumdadır. Gölün su seviyesi düşerek göl sürekli içeri doğru çekilmektedir. Bir zamanların liman ve tersaneleri gemi mezarlığına dönüşmektedir. Bunun nedenleri bu gölü besleyen Pamir dağlarından inen Amu derya ve Siri derya nehirlerinin sularının azalmasıdır. Bu nehirlerin suyu sulama faaliyetleri ile azalmıştır.Gölün kuruması ile göl tabanındaki tuzlu toprakların rüzgârlar tarafından verimli topraklar üzerine taşınacağı ve çevre topraklarının veriminin de düşeceğini söyleyen uzmanlar; bunun da yeni bir göçe sebep olacağını belirtmektedirler.


    10.SINIFLAR SAYFA 82-83-84-86-90 ETKİNLİK ÇALIŞMASI 10.SINIFLAR SAYFA 82-83-84-86-90 ETKİNLİK ÇALIŞMASI

    SORU-1-Kitabınızdaki haritayı inceleyerek Türklerin en çok hangi bölgelere doğru göç ettiklerini söyleyiniz sebeplerini tartışınız.

    Mevcut kuraklık,nüfus yoğunluğu,otlakların darlığı ekonomik sıkıntılardan dolayı öncelikle verimli topraklara ve nüfusu az olan komşu ülkelere bunlar yeterli olmadığında ekonomik ve ticari yönden daha iyi imkanlara sahip çevre ülkelere doğru göç etmişlerdir.Bu bölgeler ağırlıklı olarak Avrupa ,Anadolu,Güneydoğu Asya
    SAYFA 83 ETKİNLİK SORUSU

    Kitabınızdaki metne göre iklim değişiklikleri insanlık tarihinde hangi siyasal ve kültürel değişikliklere sebep olmuştur.

    Aşağıdaki resim küçültülmüştür. Buraya tıklayarak büyütebilirsiniz. Resmin orijinal boyutları 800x553 ve 148KB.




    Uzun yıllar süren göç hareketi bu bölgede yaşayan insanların daha ileriye doğru hareket etmeye zorlamış bu şekilde birbirini iten kavimler sonunda Avrupa’ya ulaşarak Kavimler Göçü’nü başlatmıştır.

    Bu göç hareketleri sonucu Avrupa Kıtası’nın çehresi değişmiş yeni ırkların yeni siyasal yapıların hatta yeni bir çağın başlamasına sebep olmuştur.

    SAYFA 84 ETKİNLİK ÇALIŞMASI

    S0RU-1-Avrupalılar yeni kıtalarda neden koloniler kurmuştur?

    Yeni keşfedilen kıtalarda veya kara parçalarında bulunan değerli maden, kaynak vb yeraltı ve yer üstü kaynaklarını ele geçirmek. Ayrıca kıtaya göç eden kendi milletlerinden insanların birada tutunup bu topraklara sahip olmalarını sağlamaktır. Buralarda kendi kültürlerinin yerleşmeleri ve devamını da sağlamaktır. Yani bir amacı ekonomik, bir amacı da siyasi ve kültürel( sosyal) çıkarları sağlamaktır.

    SORU-2- Avrupalıların yeni kıtalara göçmesinin nedenleri nelerdir?

    Siyasi baskılardan kaçmak ve özgürlük ortamından faydalanmak, Dini inançlarını özgürce yaşayabilmek, Yenidünyanın yeni ortamını tanımak ve maceraya atılmak, Kendi ülkelerinde bulamadıkları ekonomik ve sosyal imkânları yakalayabilmek için gitmişlerdir.

    SAYFA 86 PERFORMANS ÖDEVİ

    Kitabınızdaki metinden faydalanarak bir göç haritası oluşturunuz.Oluşturduğunuz haritadan faydalanarak beyin göçünün daha çok hangi ülkelere olduğunu bunun nedenlerini yazınız


    Dünya Beyin Göçü Haritası

    Harita incelendiğinde beyin göçü daha çok gelişimini tamamlayamamış ekonomik sorunları olan yeteri kadar teknolojik bilimsel donanıma sahip olmayan ülkelerden bilimsel çalışmalar için yeterli sermayeye ve bilimsel,teknolojik donanıma sahip ülkelere gerçekleşmektedir.
    KANADA,ABD,AVRUPA,AVUSTRALYA,GÜNEY AFRİKA CUMHURİYETİ beyin göçü alan ülkelere örnek verilebilir.

    GÖÇÜN NEDENLERİ ETKİNLİK ÇALIŞMASI

    A- Doğal nedenler
    1-Erozyon,
    2-Kuraklık,
    3-Depremler,
    4-Volkanik püskürme,
    5-Sel ve su baskınları
    6-Toprak kaymaları,
    7-Çığ düşmeleri
    B- Sosyal nedenler
    1-Eğitim,
    2-Sağlık şartları
    3-Macera arama,
    4-Dini sebepler
    Kültürel farklar
    C- Siyasa nedenler:
    1- Savaşlar
    2- Mübadele,
    3- Etnik çekişmeler,
    4- İhtilaller,
    5- İç isyanlar,
    6- Terör olayları,
    7- Sınır değişiklikleri
    D-Ekonomik Nedenler
    1-İş İmkânları,
    2-Doğal kaynakların varlığı,
    3-Geçim sıkıntısı,
    4-Gelir adaletinin olmaması( Gelir dengesizliği)
    5-Tarımda makineleşmenin kırsal alanda ki ortay çıkardığı işsizlik,

    SAYFA 90 ETKİNLİK ÇALIŞMASI
    SORU-1-Göç alan yerlerde oluşan sorunlar nelerdir?

    1.Göç alan ülkede veya kentte nüfus artar. Nüfus artış hızı yükselir.
    2.Genelde genç erkek nüfus göç ettiği için göç alan alanlarda erkek nüfusu artar.
    3.Düzensiz kentleşme meydana gelir.( çarpık kentleşme, plansız kentleşme)
    4.Önceleri iken dışında bulunan sanayi tesisleri kent içinde kalır.
    5.Kentlerde konut sıkıntısı çekilir ve derme çatma yapılan konutlar gecekondulaşmaya neden olur.
    6.Alt yapı hizmetlerinde (yol, su, elektrik) yetersizlik görülür.
    7.Alt yapının yetersiz kalması sel, heyelan, sağlık sorunlarına yol açar.
    8.Kentlerde insan sayısının fazla olmasından dolayı işsiz insanların oranı artar,
    9.Göç alarak büyüyen merkezlerde ekonomik faaliyetler gelişir ve çeşitlenir.
    10.Kentlerde hızla nüfus arştı trafik sorunları oluşmaktadır.
    11.Sağlık, eğitim gibi alanlarda sorunlar oluşur ve bu hizmetler yetersiz kalır.
    12.Göçler sonucu farklı yerlerden gelen insanların bir arada bulunması kültürel çeşitliliğe neden olur.
    13.Farklı kültürlerdeki insanların bir araya gelmesi bazen de kültür çatışmalarına neden olabilir. Sosyal sorunları oluşturur.
    SORU-2- Göç veren yerlerde hangi sorunlar oluşur.

    1.Göç veren ülkede veya kırsal alanlarda nüfus azalır.
    2.Genelde genç erkek nüfus göç ettiği için göç veren alanlarda erkek nüfusu azalır. Kadın nüfusu fazla olur.
    3.Kırsal kesim yatırımlarında verimsizlik meydana gelir.
    4.Kırsal alanlarda araziler boş kalmakta, bağ ve bahçeler ile konutlar bakımsızlıktan bozulmaktadır.
    KONU İLE İLGİLİ EK BİLGİ:

    Göç veren yerlerde nüfus yaşlılardan oluşur ve iş yapabilecek insan azalır.

    Göçlerin ve ortaya koyduğu sorunların çözümü için yapılması gerekenler:

    1.Göç veren bölgelerdeki yoğun göçün önlenebilmesi, öncelikle ekonomik koşulların iyileştirilmesi ve yüksek doğal nüfus artış hızının aşağı çekilmesine bağlıdır.
    2.Göçün yoğun olarak yaşandığı alanların üniversitelerinde göçü önleyecek politikalara yardımcı olmak üzere, araştırma yapmak ve bulgulara birinci elden ulaşmak amacıyla araştırma merkezleri kurulmalıdır.
    3.Orman köylerinden göçe katılanların oranını düşürmek amacıyla, ormanlardan köylünün bilinçli ve etkin bir biçimde yararlanabilmesi için olanaklar yaratılmalı ve orman köylülerinin yerinde kalkındırılması için gerekli olan fon kredileri yükseltilmelidir.
    4.Göç veren alanlardan göç etme nedeni olarak gösterilen işsizliğe son verilmeli ve bölgeye özgü istihdam politikası gerçekleştirilmelidir.
    5.Göç veren alanlara eğitim kültür ve sağlık alanında yatırımlara devam edilmelidir.
    6.Göç veren alanlarda gelir getirici uğraşlar yaratılmalıdır. Bunun içinde bölgedeki tarım dışı sektörler desteklenmelidir.
    7.Göç veren alanlarda bölge şartlarına uygun kırsal sanayiye geçilmelidir. Böylece kırsal sanayiden en çok yararlananlar kırsal alanda yaşayanlar olacaktır.( tarım ve hayvancılığa dayalı sanayiler)
    8.Göç veren alanlara devlet yatırımı ile birlikte, bölgede yatırım yapacak özel girişimciler cesaretlendirilmeli ve özendirilmelidir.
    9.Gerek köylerde, gerekse kentlerde el sanatlarına dönük imalat ve evlerde yapılacak fason üretim canlandırılmalı, kooperatifçilik teşvik edilmelidir.
    10.Göç veren alanlarda bir yandan köy tipi sanayi geliştirilmeli ve el emeğinin
    11.değerlendirilmesi yoluna gidilmelidir.
    12.Hammaddeye bağlı olmayan serbest sanayi kuruluşları iş gücü arzının en yüksek olduğu bölgelere kurulmalı, bölgeler arası dengeli politika uygulanmalı, sanayi nüfusu yurt çapında dengeli dağıtılmalı, GAP projesi benzeri DAP, KAP projeleri yaşama geçirilerek halkın doğduğu yerde tutulması sağlanmalıdır.
    13.Hazine arazilerinin belediyelere ve toplu konut kooperatiflerine devri ile gecekondu önleme bölgeleri oluşturulmalı, gecekonduya karşı proje uydu kentler yapılmalıdır.
    14.Demiryolu ağırlıklı hızlı bir ulaşım sistemi oluşturulup, cazibe merkezi olan büyük şehirlere gidip-gelme kolaylaştırılarak, şehre göç ihtiyacı ortadan kaldırılmalıdır.
    15.Gecekondulaşmanın önlenebilmesi için siyasi iktidarların oy kaygısından uzak şehir yasaları yapılmalı, imar affı kanunları yürürlükten kaldırılmalı, imara dönük af yasası olmamalıdır.
    16.Kamunun malı olan devlet, hazine, belediye arsalarına yapılan kaçak yapıların, gecekonduların kente karşı işlenmiş bir suç olduğu görüşü toplumun bütün kesimlerince benimsenmeli;
    17.Yoğun göç alan kentsel birimlerin yol, su, kanalizasyon gibi alt yapı gereksinimlerinin giderilmesi ivedilikle yapılmalıdır.
    18.Göç alan bölgelerin çevre düzenlemesine önem verilmeli ve tasarım olarak göze hoş görülmeyen, kullanılan malzeme bakımından yetersiz ve dayanıksız olan, imar planına uymayan konut yapımına izin verilmemelidir.
    19.Türk Ceza Kanunundaki hırsızlık ve gasp suçlarına eşdeğer kabul edilecek yasal düzenlemeler yapılmalı, imar mevzuatına aykırı yapılaşmalara karşı müdahale ve yaptırım gücüyle donatılmış, meslek odaları, sivil kuruluşlar ve bilim adamları katılımlı, özerk, yerel ve demokratik denetleme kurumları oluşturulmalı;

    10.SINIF SAYFA 92-93 ÖLÇME DEĞERLENDİRME SORULARI

    Aşağıdaki soruları cevaplandırınız.

    SORU-1-Türklerin Orta Asya’dan göç nedenleri nelerdir.

    Kitabınızda sayfa 82 de 2. paragrafta sebepler belirtilmiştir.

    SORU-2-Sanayi devrimi ve savaşların göçe etkilerini söyleyiniz.

    Sanayi devrimi’yle gelişen teknoloji ve seyahat imkanları göç hareketlerinin hızlanmasında en önemli etkenlerden biridir.Savaşlardan bunalan insanlar göç hareketlerini hızlandırmıştır.
    SORU-3-Köyden kente göçün nedenleri nelerdir.

    1.Hızlı nüfus artışı,
    2.Tarım alanlarının miras yoluyla küçük parçalara ayrılması,
    3.Tarımda makineleşme ile işsizliğin oluşması (bu genelleme Karadeniz bölgesi için geçerliliğini yitirir.).
    4.Eğitim hizmetleri, alt yapı hizmetlerinin yetersizliği,
    5.Kan davaları ve terör.
    6.İklim ve yer şekillerinin olumsuz etkileri.
    7.Sağlık hizmetlerinin yetersizliği (en az etkili).
    8.İş imkanlarının sınırlı olması.
    9.Kentlerde sanayinin gelişmiş olması.

    SORU-4-Göç veren bölgede ne gibi sorunlar ortaya çıkar.
    1.Göç veren ülkede veya kırsal alanlarda nüfus azalır.
    2.Genelde genç erkek nüfus göç ettiği için göç veren alanlarda erkek nüfusu azalır. Kadın nüfusu fazla olur.
    3.Kırsal kesim yatırımlarında verimsizlik meydana gelir.
    4.Kırsal alanlarda araziler boş kalmakta, bağ ve bahçeler ile konutlar bakımsızlıktan bozulmaktadır.

    Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle doldurunuz.

    1.Göç vermesidir.

    2.Mübadele göçü
    3.Doğal afet göçü
    4.Beyin göçü
    5.Erkek nüfus
    6.Azalma

    Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların yanına D yanlış olanların yanına Y harfini yazınız.

    1-Y 2-Y 3-D ancak ülke imkanları ve gelişmişlik,bilimsel çalışmalara verilen önemde önemlidir.

  5. #5
    Baktabulkolik Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 Baktabul'un Çılgını Blue_Girl_95 - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu Yer
    Yaşamın olmadığı arka sokaklar
    Mesajlar
    2.320
    Blog Yazıları
    12
    Tecrübe Puanı
    77883022

    Tanımlı Ce: 10.sınıf coğrafya Kitabının Tüm cevamparı


    Haritanın büyük hali için tıklayınız:
    Kavimler göçü sonunda:
    1)- Roma İmparatorluğu; Doğu ve Batı Roma İmparatorluğu olmak üzere ikiye ayrıldı.(395). Batı Roma İmparatorluğu 476 yılında bu Germen kavimleri tarafından yıkıldı.
    2)- Avrupa'nın etnik yapısı değişti. (Germen kavimlerinin Avrupa'daki yerli kavimlerle karışması sonucu yeni milletler ortaya çıktı.)
    3)-Bu göçlerin sonunda Tuna nehri boylarına kadar gelen Türkler Avrupa'da Batı Hun Devleti’ni (Avrupa Hun) kurdular.
    4)- İngiltere, Fransa gibi Avrupa devletlerinin temeli atıldı.
    5)- Avrupa'da Feodalite ( Derebeylik) rejimi ortaya çıktı.
    6)- İlk çağ kapandı, Ortaçağ başladı.
    YENİDÜNYAYA GÖÇLER:
    Coğrafi Keşifler: Coğrafi Keşifler, 15.yüzyıl ve 16. yüzyıllarda Avrupalılar tarafından yeni ticaret yollarının bulunması amacıyla başlattıkları ve yeni okyanusların ve kıtaların bulunmasıyla gerçekleşmiş olan keşifleri ifade eder.Bu keşifler özellikle 15.yüzyıldan itibaren açık bir şekilde ekonomik nedenlerdenkaynaklanmıştır.

    [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]
    Keşfedilen yerlere, özellikle Amerika'ya Avrupa'dan pek çok insan göç etti. Avrupa kültür ve uygarlığı yeni yayılma alanları buldu.
    İşte bu keşifler sonunda bulunan yeni kıtalara veya kara parçalarına başta Amerika olmak üzere Avrupa’dan göçler başladı. Yaklaşık 60 milyon insan bu nedenle yer değiştirdi.
    Avrupalılarkeşifler sonucunda yeni kıtalara yayılma ve onların zenginlik kaynaklarını ele geçirme olanağı elde etmiştir. Avrupa düşüncesi ve kültürü, evrensel bir değer olarak bu süreçten itibaren yayılmaya ve egemen kılınmaya başlanmıştır. Bunu yaparken Avrupalılar, yerli halkları ve yerel yaşamı dağıtmış ve hatta yok etmiş, Avrupa kültürünü egemen kılma sürecini şekillendirmiştir.Klasik Sömürgecilik olarak bilinen sömürgecilik süreci bu dönemle başlamıştır. Avrupalılar keşfedilen kıtalarda kolonilerkurmuşlardır. Özellikle İngiliz ve Fransızlar kuzey Amerika’da, İspanyollar ise Güney Amerika’da koloniler kurdular.
    Bu göçlerle Amerika’da yeni devletlerin kurulması dünya tarihinde önemli değişmelere neden oldu. Özellikle sanayi inkılâbı sonucu gelişen teknoloji ile bu kıtaya göçler yoğunlaştı.
    Avrupa’dan Amerika’ya insanların gitme nedenleri;
    1- Siyasi baskılardan kaçmak ve özgürlük ortamından faydalanmak,
    2- Dini inançlarını özgürce yaşayabilmek
    3- Yenidünyanın yeni ortamını tanımak ve maceraya atılmak,
    4-Kendi ülkelerinde bulamadıkları ekonomik ve sosyal imkânları yakalayabilmek için
    gitmişlerdir.
    MÜBADELE GÖÇLERİ: ( Yer Değiştirme) :
    Bir antlaşmanın esaslarına dayanılarak yapılan, ülke nüfuslarının karşılıklı olarak yer değişmesi ile oluşan göçlerdir. Örneğin Kurtuluş Savaşı sonrası Yunanistan ile yapılan anlaşmalarla ülkemizde yaşayan Rumlar ile Yunanistan’daki Türkler arasında yer değiştirme göçleri yaşanmıştır.




    Lozan Barış Antlaşması ile Türkiye ile Yunanistan arasında nüfus mübadelesi protokolü imzalanmıştır. Bu göçler Romanya ile Bulgaristan arasında da olmuştur. Bu protokol ile İstanbul’daki Rumlar ile Batı Trakya’daki Türkleri kapsamıştır.

    Bu protokol ile Yunanistan’dan 400.000 Türk Türkiye’ye, Buna karşılık Türkiye’den 150.000 Rum Yunanistan’a gitmiştir. Bu göçler insanların gönüllü olarak yaptıkları göç hareketleri olmayıp, zorunlu göçlerdir.
    Beyin göçü:
    Bilim ve tekniğin gelişmesine katkıda bulunabilecek nitelikteki elemanları çalışmak üzere başka ülkelere göç emesi olayına Beyin Göçü denir.

    İyi eğitilmiş elemanların daha iyi çalışma olanakları sağlayan ülkelere gitmesiyle oluşan göçlerdir. Az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerin nitelikli kişilerinin sanayileşmiş ülkelere gitmesidir. Örneğin II. Dünya Savaşı sırasında Alman bilim adamlarının ABD’ye göçü bu türdendir.




    Göç veren ülkeler açısından en büyük kayıp olarak değerlendiren göçtür. Ekonomisi gelişmemiş ülkelerin yüksek paralar harcayarak yetiştirdiği elemanlar ellerinden kaçmaktadır. Ülkeler arasında gelişmişlik farkının artmasına neden olmaktadır. Zor şartlarda yetiştirdikleri kaliteli elemanları kaybeden gelişmekte olan ülkelerin kalkınmaları yavaşlamaktadır.
    Özellikle beyin göçü 1960 yıllardan itibaren artmaya başlamıştır. Doktor, mühendis, ekonomist, sanatçı v.b. alanında iyi yetişmiş insanların göç etmesi, ülkemizde de önemli bir sorundur.
    En çok Beyin göçü veren ülkeler: Hindistan, Pakistan, Çin, Filipinler, Cezayir, Fas, Tunus, İran, Nijerya, orta Asya devletleridir.
    En Çok Beyin Göçü alan ülkeler: A.B.D. Kanada, Avustralya, Güney Afrika Cumhuriyeti, Almanya, Fransa, İsviçre, İsveç, Norveç, vb.
    Bazı ülkeler beyin göçü alırken aynı zamanda beyin göçü verebilir. Kanada bunun en iyi örneğidir. Ülkemize de son yıllarda bazı Orta Asya devletlerinden az sayıda yetişmiş insan gelmektedir.
    Avrupa ve ABD’de çok sayıda Türk uzman başka ülkeler için çalışmaktadır bu da ülkemiz için bir kayıptır.
    Beyin göçünün başlıca nedenler:
    1.Sanayileşmiş ülkelerin ödedikleri yüksek ücretler
    2.Çalışma şartlarının kolaylığı, teknoloji ve gelişmelerden en iyi şekilde yararlanma imkânı
    3.Göç gönderen ülkede iyi yetişmiş kişilerin kendi alanı ile ilgili uygun iş bulmakta zorlanmaları veya kariyer yapmakta imkân bulamamaları.
    İşçI Göçleri:
    Ekonomik gelişmenin yavaş olduğu ülkelerde iş olanaklarının az olması, bu imkânların geliştiği ülkelere ve bölgelere doğru göçlere neden olmaktadır. İşsizlik nedeniyle yapılan göçlere işgücü göçü denir. İşgücü göçleri mevsimlik, kısa süreli veya uzun süreli olabilir. Örneğin ülkemizde yaz mevsiminde pamuk işçilerinin Çukurova’ya gelmesi mevsimlik işgücü göçüdür.
    II. Dünya Savaşından sonra yıkılan Avrupa ekonomisini yeniden kurmak için 1952- 1954 yılları arasında Almanya, Fransa, Belçika, Avusturya, Hollanda gibi ülkeler kalkınma hamlesi başlatmış, bu hamle sonucu yetersiz gelen işgücünü karşılamak için dış ülkelerden işçi talebinde bulunmak zorunda kalmışlardır.
    1952 de Federal Almanya yabancı işçi çalıştırmaya başlamıştır. Avrupa’da yukarıda sayılan gelişme hamlesi başlatan ülkelerde Almanya’yı takip ederek yabancı işçi çalıştırmaya başlamışlardır.
    Bunlara karşılık ise gelişmemiş ya da gelişmekte olan ülkelerde yaşanan işsizlik sonucu birçok ülke de dış ülkelere işgücü göçü vermeye başlamışlardır.
    Avrupa’da Yunanistan, İspanya, Portekiz, Yugoslavya, İtalya vb, Afrika’da Cezayir, Fas, Tunus, gibi sömürge devletleri de Avrupa ülkelerine işgücü vermişledir. Bu gün ise dünyada başta Asya, Afrika, Güney Amerikanın gelişmekte olan ve geri Kalmış ülkeleri başta Avrupa, Kuzey Amerika, ( ABD, Kanada) ve Avustralya’ya işgücü vermektedir.
    Özellikle bu gelişen ülkeler artık vasıfsız işçileri pek almamakta yetişmiş, kaliteli eğitimli insanları almaktadır. Artık bu olay daha çok beyin göçüne doğru dönmüştür.
    Türkiye’de yurt dışına işgücü veren ülkelerin başında gelmektedir. Ülkemizde iş gücügöçleri 1960’tan sonra başlamıştır.Türkiye göç veren bir ülke olmaya başladı. Bu yıllarda başta batı Avrupa ülkelerine olmak üzere Avrupa’nın diğer ülkelerine de işgücü göçü meydana gelmiştir.
    1958–1986 arasında başta Almanya olmak üzere Fransa, Hollanda, Avusturya, İsviçre, Danimarka, İngiltere ve İsveç 1,3 milyon işçi göç etti.
    1980 lerdensonra göç olayları hem sayısal hem de mekânsal açıdan değişme göstermiştir. Batı Avrupa ülkelerinin işçi alımın bırakmasıyla göçlerin yönü değişti. 1980lerden sonra altyapı ve inşaat hizmetleri için Orta doğudaki S.Arabistan, Libya, Ürdün, Kuveyt gibi Arap ülkelerine göçler yönelmiştir.
    1990 yılarda ise Bağımsız Devletler topluluğuna işçi göçleri olmuştur. Bugün yurtdışındaki nüfusumuzun %88,7 i Batı Avrupa ülkelerinde ( 1.500.000),%8,5 u Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Arap ülkelerinde,%0,5i Türk cumhuriyetlerinde,%2,3 ü diğer ülkelerde yaşamaktadır. Avustralya’da 30bin, ABD’de 130 bin Türk yaşamaktadır.
    Ancak işçilerimizde kesin dönüş eğilimi giderek artmaktadır. Farklı kültüre sahip Avrupatoplumuna uyum sağlayamamaları, maruz kaldıkları baskılar, yabancılar için zorlaşan hayat şartları ve ekonomik doyumvatandaşlarımız kesin göçe zorlamaktadır. Yaklaşık 250.000 kadarı ülkemize geri dönüş yapmıştır.
    Yurt dışındaki Türk işçilerinin ülke ekonomisine büyük katkıları vardır. Biriktirdikleri paraları ülkemize göndermeleri döviz açısından ülkemizin en önemli gelir kaynaklarındandır. İşçilerimizin ailelerinin ve çocuklarının eğitim, dil, din vb. meselelerdeki sıkıntılarını gidermek için devletimiz oralara gerekli uzmanları gönderiyor.
    DOĞAL AFETLERİN NEDEN OLDUĞU GÖÇLER:
    Deprem, heyelan, kuraklık ve çölleşme, taşkın, sel, çığ, volkanik püskürmeler gibi doğal yıkımlar birçok sosyal ve ekonomik sorunların yanı sıra göçlere de neden olmaktadır. Doğal yıkımlardan zarar gören insanlar bulundukları yerleri terk ederek koşulları daha iyi olan yerlere göç ederler.
    Örneğin:
    IV. Ve V. Yüzyılda Hunların ve Moğolların Orta Asya’dan başka yerlere göç etmelerinde kuraklık ve çölleşme etkili olmuştur.
    ABD Deprem Kırgızistan Toprak Kayması Adana Deprem
    ABD’ de Kaliforniya’daki deprem olayı binlerce insanın göç etmesine neden olmuştur.


    1994 de Kırgızistan’daki heyelan olayları 270.000 insanın göç etmesine yol açmıştır.
    Ülkemizde 1998’de Adana’da meydana gelen depremde zarar gören birçok kişi başka kentlere göç etmişlerdir. Yine 1998’de Bartın’da meydana gelen sel felaketi ise ilçeyi yaşanamaz hale getirmiş ve göçe neden olmuştur.1999 depremi ile de birçok insanımız başka bölgelere göç etmek zorunda kalmıştır.
    Aral Gölü: Dünyanın dördüncü büyük gölü Aral gölü giderek Asya’nın ortasında bataklık ve çöle dönüşmektedir. Küresel ısınma ve kuraklık nedeniyle iki göle dönüşmüş durumdadır. Gölün su seviyesi düşerek göl sürekli içeri doğru çekilmektedir. Bir zamanların liman ve tersaneleri gemi mezarlığına dönüşmektedir. Bunun nedenleri bu gölü besleyen Pamir dağlarından inen Amu derya ve Siri derya nehirlerinin sularının azalmasıdır. Bu nehirlerin suyu sulama faaliyetleri ile azalmıştır.Gölün kuruması ile göl tabanındaki tuzlu toprakların rüzgârlar tarafından verimli topraklar üzerine taşınacağı ve çevre topraklarının veriminin de düşeceğini söyleyen uzmanlar; bunun da yeni bir göçe sebep olacağını belirtmektedirler.


    10.SINIFLAR SAYFA 82-83-84-86-90 ETKİNLİK ÇALIŞMASI 10.SINIFLAR SAYFA 82-83-84-86-90 ETKİNLİK ÇALIŞMASI

    SORU-1-Kitabınızdaki haritayı inceleyerek Türklerin en çok hangi bölgelere doğru göç ettiklerini söyleyiniz sebeplerini tartışınız.

    Mevcut kuraklık,nüfus yoğunluğu,otlakların darlığı ekonomik sıkıntılardan dolayı öncelikle verimli topraklara ve nüfusu az olan komşu ülkelere bunlar yeterli olmadığında ekonomik ve ticari yönden daha iyi imkanlara sahip çevre ülkelere doğru göç etmişlerdir.Bu bölgeler ağırlıklı olarak Avrupa ,Anadolu,Güneydoğu Asya
    SAYFA 83 ETKİNLİK SORUSU

    Kitabınızdaki metne göre iklim değişiklikleri insanlık tarihinde hangi siyasal ve kültürel değişikliklere sebep olmuştur.

    Aşağıdaki resim küçültülmüştür. Buraya tıklayarak büyütebilirsiniz. Resmin orijinal boyutları 800x553 ve 148KB.




    Uzun yıllar süren göç hareketi bu bölgede yaşayan insanların daha ileriye doğru hareket etmeye zorlamış bu şekilde birbirini iten kavimler sonunda Avrupa’ya ulaşarak Kavimler Göçü’nü başlatmıştır.

    Bu göç hareketleri sonucu Avrupa Kıtası’nın çehresi değişmiş yeni ırkların yeni siyasal yapıların hatta yeni bir çağın başlamasına sebep olmuştur.

    SAYFA 84 ETKİNLİK ÇALIŞMASI

    S0RU-1-Avrupalılar yeni kıtalarda neden koloniler kurmuştur?

    Yeni keşfedilen kıtalarda veya kara parçalarında bulunan değerli maden, kaynak vb yeraltı ve yer üstü kaynaklarını ele geçirmek. Ayrıca kıtaya göç eden kendi milletlerinden insanların birada tutunup bu topraklara sahip olmalarını sağlamaktır. Buralarda kendi kültürlerinin yerleşmeleri ve devamını da sağlamaktır. Yani bir amacı ekonomik, bir amacı da siyasi ve kültürel( sosyal) çıkarları sağlamaktır.

    SORU-2- Avrupalıların yeni kıtalara göçmesinin nedenleri nelerdir?

    Siyasi baskılardan kaçmak ve özgürlük ortamından faydalanmak, Dini inançlarını özgürce yaşayabilmek, Yenidünyanın yeni ortamını tanımak ve maceraya atılmak, Kendi ülkelerinde bulamadıkları ekonomik ve sosyal imkânları yakalayabilmek için gitmişlerdir.

    SAYFA 86 PERFORMANS ÖDEVİ

    Kitabınızdaki metinden faydalanarak bir göç haritası oluşturunuz.Oluşturduğunuz haritadan faydalanarak beyin göçünün daha çok hangi ülkelere olduğunu bunun nedenlerini yazınız


    Dünya Beyin Göçü Haritası

    Harita incelendiğinde beyin göçü daha çok gelişimini tamamlayamamış ekonomik sorunları olan yeteri kadar teknolojik bilimsel donanıma sahip olmayan ülkelerden bilimsel çalışmalar için yeterli sermayeye ve bilimsel,teknolojik donanıma sahip ülkelere gerçekleşmektedir.
    KANADA,ABD,AVRUPA,AVUSTRALYA,GÜNEY AFRİKA CUMHURİYETİ beyin göçü alan ülkelere örnek verilebilir.

    GÖÇÜN NEDENLERİ ETKİNLİK ÇALIŞMASI

    A- Doğal nedenler
    1-Erozyon,
    2-Kuraklık,
    3-Depremler,
    4-Volkanik püskürme,
    5-Sel ve su baskınları
    6-Toprak kaymaları,
    7-Çığ düşmeleri
    B- Sosyal nedenler
    1-Eğitim,
    2-Sağlık şartları
    3-Macera arama,
    4-Dini sebepler
    Kültürel farklar
    C- Siyasa nedenler:
    1- Savaşlar
    2- Mübadele,
    3- Etnik çekişmeler,
    4- İhtilaller,
    5- İç isyanlar,
    6- Terör olayları,
    7- Sınır değişiklikleri
    D-Ekonomik Nedenler
    1-İş İmkânları,
    2-Doğal kaynakların varlığı,
    3-Geçim sıkıntısı,
    4-Gelir adaletinin olmaması( Gelir dengesizliği)
    5-Tarımda makineleşmenin kırsal alanda ki ortay çıkardığı işsizlik,

    SAYFA 90 ETKİNLİK ÇALIŞMASI
    SORU-1-Göç alan yerlerde oluşan sorunlar nelerdir?

    1.Göç alan ülkede veya kentte nüfus artar. Nüfus artış hızı yükselir.
    2.Genelde genç erkek nüfus göç ettiği için göç alan alanlarda erkek nüfusu artar.
    3.Düzensiz kentleşme meydana gelir.( çarpık kentleşme, plansız kentleşme)
    4.Önceleri iken dışında bulunan sanayi tesisleri kent içinde kalır.
    5.Kentlerde konut sıkıntısı çekilir ve derme çatma yapılan konutlar gecekondulaşmaya neden olur.
    6.Alt yapı hizmetlerinde (yol, su, elektrik) yetersizlik görülür.
    7.Alt yapının yetersiz kalması sel, heyelan, sağlık sorunlarına yol açar.
    8.Kentlerde insan sayısının fazla olmasından dolayı işsiz insanların oranı artar,
    9.Göç alarak büyüyen merkezlerde ekonomik faaliyetler gelişir ve çeşitlenir.
    10.Kentlerde hızla nüfus arştı trafik sorunları oluşmaktadır.
    11.Sağlık, eğitim gibi alanlarda sorunlar oluşur ve bu hizmetler yetersiz kalır.
    12.Göçler sonucu farklı yerlerden gelen insanların bir arada bulunması kültürel çeşitliliğe neden olur.
    13.Farklı kültürlerdeki insanların bir araya gelmesi bazen de kültür çatışmalarına neden olabilir. Sosyal sorunları oluşturur.
    SORU-2- Göç veren yerlerde hangi sorunlar oluşur.

    1.Göç veren ülkede veya kırsal alanlarda nüfus azalır.
    2.Genelde genç erkek nüfus göç ettiği için göç veren alanlarda erkek nüfusu azalır. Kadın nüfusu fazla olur.
    3.Kırsal kesim yatırımlarında verimsizlik meydana gelir.
    4.Kırsal alanlarda araziler boş kalmakta, bağ ve bahçeler ile konutlar bakımsızlıktan bozulmaktadır.
    KONU İLE İLGİLİ EK BİLGİ:

    Göç veren yerlerde nüfus yaşlılardan oluşur ve iş yapabilecek insan azalır.

    Göçlerin ve ortaya koyduğu sorunların çözümü için yapılması gerekenler:

    1.Göç veren bölgelerdeki yoğun göçün önlenebilmesi, öncelikle ekonomik koşulların iyileştirilmesi ve yüksek doğal nüfus artış hızının aşağı çekilmesine bağlıdır.
    2.Göçün yoğun olarak yaşandığı alanların üniversitelerinde göçü önleyecek politikalara yardımcı olmak üzere, araştırma yapmak ve bulgulara birinci elden ulaşmak amacıyla araştırma merkezleri kurulmalıdır.
    3.Orman köylerinden göçe katılanların oranını düşürmek amacıyla, ormanlardan köylünün bilinçli ve etkin bir biçimde yararlanabilmesi için olanaklar yaratılmalı ve orman köylülerinin yerinde kalkındırılması için gerekli olan fon kredileri yükseltilmelidir.
    4.Göç veren alanlardan göç etme nedeni olarak gösterilen işsizliğe son verilmeli ve bölgeye özgü istihdam politikası gerçekleştirilmelidir.
    5.Göç veren alanlara eğitim kültür ve sağlık alanında yatırımlara devam edilmelidir.
    6.Göç veren alanlarda gelir getirici uğraşlar yaratılmalıdır. Bunun içinde bölgedeki tarım dışı sektörler desteklenmelidir.
    7.Göç veren alanlarda bölge şartlarına uygun kırsal sanayiye geçilmelidir. Böylece kırsal sanayiden en çok yararlananlar kırsal alanda yaşayanlar olacaktır.( tarım ve hayvancılığa dayalı sanayiler)
    8.Göç veren alanlara devlet yatırımı ile birlikte, bölgede yatırım yapacak özel girişimciler cesaretlendirilmeli ve özendirilmelidir.
    9.Gerek köylerde, gerekse kentlerde el sanatlarına dönük imalat ve evlerde yapılacak fason üretim canlandırılmalı, kooperatifçilik teşvik edilmelidir.
    10.Göç veren alanlarda bir yandan köy tipi sanayi geliştirilmeli ve el emeğinin
    11.değerlendirilmesi yoluna gidilmelidir.
    12.Hammaddeye bağlı olmayan serbest sanayi kuruluşları iş gücü arzının en yüksek olduğu bölgelere kurulmalı, bölgeler arası dengeli politika uygulanmalı, sanayi nüfusu yurt çapında dengeli dağıtılmalı, GAP projesi benzeri DAP, KAP projeleri yaşama geçirilerek halkın doğduğu yerde tutulması sağlanmalıdır.
    13.Hazine arazilerinin belediyelere ve toplu konut kooperatiflerine devri ile gecekondu önleme bölgeleri oluşturulmalı, gecekonduya karşı proje uydu kentler yapılmalıdır.
    14.Demiryolu ağırlıklı hızlı bir ulaşım sistemi oluşturulup, cazibe merkezi olan büyük şehirlere gidip-gelme kolaylaştırılarak, şehre göç ihtiyacı ortadan kaldırılmalıdır.
    15.Gecekondulaşmanın önlenebilmesi için siyasi iktidarların oy kaygısından uzak şehir yasaları yapılmalı, imar affı kanunları yürürlükten kaldırılmalı, imara dönük af yasası olmamalıdır.
    16.Kamunun malı olan devlet, hazine, belediye arsalarına yapılan kaçak yapıların, gecekonduların kente karşı işlenmiş bir suç olduğu görüşü toplumun bütün kesimlerince benimsenmeli;
    17.Yoğun göç alan kentsel birimlerin yol, su, kanalizasyon gibi alt yapı gereksinimlerinin giderilmesi ivedilikle yapılmalıdır.
    18.Göç alan bölgelerin çevre düzenlemesine önem verilmeli ve tasarım olarak göze hoş görülmeyen, kullanılan malzeme bakımından yetersiz ve dayanıksız olan, imar planına uymayan konut yapımına izin verilmemelidir.
    19.Türk Ceza Kanunundaki hırsızlık ve gasp suçlarına eşdeğer kabul edilecek yasal düzenlemeler yapılmalı, imar mevzuatına aykırı yapılaşmalara karşı müdahale ve yaptırım gücüyle donatılmış, meslek odaları, sivil kuruluşlar ve bilim adamları katılımlı, özerk, yerel ve demokratik denetleme kurumları oluşturulmalı;

    10.SINIF SAYFA 92-93 ÖLÇME DEĞERLENDİRME SORULARI

    Aşağıdaki soruları cevaplandırınız.

    SORU-1-Türklerin Orta Asya’dan göç nedenleri nelerdir.

    Kitabınızda sayfa 82 de 2. paragrafta sebepler belirtilmiştir.

    SORU-2-Sanayi devrimi ve savaşların göçe etkilerini söyleyiniz.

    Sanayi devrimi’yle gelişen teknoloji ve seyahat imkanları göç hareketlerinin hızlanmasında en önemli etkenlerden biridir.Savaşlardan bunalan insanlar göç hareketlerini hızlandırmıştır.
    SORU-3-Köyden kente göçün nedenleri nelerdir.

    1.Hızlı nüfus artışı,
    2.Tarım alanlarının miras yoluyla küçük parçalara ayrılması,
    3.Tarımda makineleşme ile işsizliğin oluşması (bu genelleme Karadeniz bölgesi için geçerliliğini yitirir.).
    4.Eğitim hizmetleri, alt yapı hizmetlerinin yetersizliği,
    5.Kan davaları ve terör.
    6.İklim ve yer şekillerinin olumsuz etkileri.
    7.Sağlık hizmetlerinin yetersizliği (en az etkili).
    8.İş imkanlarının sınırlı olması.
    9.Kentlerde sanayinin gelişmiş olması.

    SORU-4-Göç veren bölgede ne gibi sorunlar ortaya çıkar.
    1.Göç veren ülkede veya kırsal alanlarda nüfus azalır.
    2.Genelde genç erkek nüfus göç ettiği için göç veren alanlarda erkek nüfusu azalır. Kadın nüfusu fazla olur.
    3.Kırsal kesim yatırımlarında verimsizlik meydana gelir.
    4.Kırsal alanlarda araziler boş kalmakta, bağ ve bahçeler ile konutlar bakımsızlıktan bozulmaktadır.

    Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle doldurunuz.

    1.Göç vermesidir.

    2.Mübadele göçü
    3.Doğal afet göçü
    4.Beyin göçü
    5.Erkek nüfus
    6.Azalma

    Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların yanına D yanlış olanların yanına Y harfini yazınız.

    1-Y 2-Y 3-D ancak ülke imkanları ve gelişmişlik,bilimsel çalışmalara verilen önemde önemlidir.

+ Konu Cevapla
1 / 3 Sayfa 1 2 3 SonuncuSonuncu

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 06-09-2011, 14:35
  2. kızıl nehirler kitabının özeti
    By Kayıtsız in forum Sorun Cevaplayalım
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 04-19-2011, 19:32
  3. Coğrafya lise 1. Sınıf ders konuları
    By elma in forum Coğrafya
    Cevaplar: 28
    Son Mesaj: 02-08-2010, 18:47
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-02-2009, 20:32
  5. Atatürkçü Düşünce Kitabının Özeti
    By Safak in forum Kitap Özetleri ve dergi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05-08-2007, 18:23

Etiketler

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375