Pullarla DiLe GeLen Çiçekler ELişleri
Sanatın pek çok dalına ilham kaynağı olan çiçeklerpulla yapılan işlemelerde de ilk günkü tazelikleriyle ışıldamaya devam ediyor
Osmanlı işlemelerinde doğanın ilahi yüzünügüzelliğini sanki hayal aleminin peri kızları iğne
iplik
tel ve pulla çeşitli şekillerde resmetmiş gibidir Altın
gümüş pullarla işlenerek oluşturulan çiçeklerin
dalların
yaprakların ve sarmaşıkların üzerine güneşin
ayın
yıldızların ışığı
pırıltısı akseder Osmanlı’nın pullu çiçeği bir tür yeryüzüyle gökyüzünün birliğini sembolize eder…
Böylece GöktürklerinSelçukluların
yirmi dört Oğuz boyunun
Osmanlıların yaşam felsefeleri
inançları
duyguları
doğayla
çiçeklerle bütünleşir Doğanın yeryüzüne sunduğu çiçeklerin özünde kutsallığı görürler Bu nedenle Osmanlılar
giysileri
minyatürleri
mezar taşlarını
hatta kalkanını
topunu ve tüfeğini çiçeklerle bezemiştir Çadırlarının içi
gelin odası
sünnet yatağı
mescidi
camisi bin bir çeşit çiçekle
yaprakla
sarmaşıkla motifli halılar
çiniler
ahşap süslemeler ve çeşitli sanat eserleriyle donanmıştır Ayak bastığı çöllere bile türlü çiçekler resmetmiştir
KOKU BAHÇELERİNDE
Türk evlerinin içi ve bahçesi de çiçeksiz olmazdı Yerleşik yaşam sürmeyip göçebe olanhayvancılıkla uğraşıp çadırlarda yaşayanlar ise kır çiçeklerini izleyebiliyorlardı Bahçeler doğanın çiçekleriyle bezenirken
sanat çiçekleriyle de her yer süslenirdi Kır ve bahçe çiçekleri ile motiflenen halılar
kilimler
cicimler yere serilirdi Biri canlı
biri cansız
biri kokulu
biri kokusuz
biri solmayan
biri solan; biri doğanın
diğeri insan zekasının ürünü çiçeklerle Telli pullu çiçekler mutlu günlerin hiç solmadan devam etmesini dile getirirdi
Tüm sanat dallarına ilham kaynağı olan çiçeklersözsüz bir iletişim de sağlardı Sevgililer çiçeklerin diliyle birbirlerine mesaj iletirlerdi İstanbul’da ‘Meclis-i Şükûfe’ adı verilen bir çiçek akademisinin varlığı biliniyor Çiçek
tomurcuk anlamına gelen şükûfe
aynı zamanda çiçek motiflerine dayanan bir süsleme tarzıdır Çiçek akademilerinde geliştirilen çiçek motifleri
tüm sanat dallarına yansımıştır
Sadece sanatta değililaç ve boya yapımında da bitkilerden
çiçeklerden faydalanılırdı Ayrıca İstanbul’da
Bursa’da çiçek bayramları yapılırdı Kağıthane ve Haliç sırtları nergis bahçeleri ve tarlalarıyla kaplıydı Nergisler açınca halk
kadın
erkek
çoluk çocuk akın akın bahçelere gider; Haliç’de kayıklarla gezintiler yapılıp nergis kokuları teneffüs edilirdi Bursa’da ise bu koku merasimi sümbül bahçeleri arasında yapılırdı Kadınlar sümbül renginde giysiler giyip
baş hotozlarını sümbül rengi krepler ve sümbül motifli iğne oyalarıyla donatırlardı İstanbul’da ise konakların
yalıların
evlerin pencere içlerine sümbül saksıları sıralamak bir gelenekti Böylece odalar
sofalar bir ay boyunca sümbül kokardı Sümbül kokusunun
gönüllere ferahlık
bedenlere şifa verdiğine; hatta gönül yaralarına bile iyi geldiğine inanılırdı
ÇEYİZLER ÇİÇEK ÇİÇEK
Saray işlemelerinde altından ve gümüşten küçük zarif pullarla yapılan çiçek bezemeleri birer zarafet örneği idi Şehirlivarlıklı aileler de ona yakın
incelikli pul işlemeli
daha çok törensel günlerde kullanılabilen çeyiz eşyası üretiyorlardı Ve bunlar lale
sümbül
menekşe
yıldız çiçekleri
sarmaşık
yaprak
dal
budakla bezemeliydi… Atlas nişan bohçaları
gelin hamamı bohçaları
yatak örtüleri
hediye sunma yastıkları
para keseleri
kahve töreninde kullanılan stil örtüleri
gelin duvakları ve diğerleri Bir de gelinlere
genç kızlara
pullu yüz makyajı yapmak da gelenektendi
Gelin kızın çeyiz eşyası dahesap işi
zincir işi
iğne ardı
sarma işi (dival işi)
hasır işi
kırma tel işi gibi bin bir çeşitli nakış örgeleriyle donatılırdı Osmanlı zamanında bazı yöre köylerinde yazın kızlar
her cuma nakış işlemek için bir araya gelirlermiş Ve dört ayaklı gergeflerini kurup
kutsallığına inandıkları ağaç altlarında
pınar başlarında toplanıp çeyiz eşyalarını işlerlermiş Ve orada işlenen çeyiz eşyasının kendilerine uğur getireceklerine inanırlarmış Bu gelenek İzmir’in Karaburun köylerinde yakın tarihlere kadar devam etmiş Bugün de yörede
pul ve tel
mutlu günlerin pırıltılı ışığıdır
Böyle köklü bir olayı dile getiren bir öyküye değinelim Ayşe isminde Mordoğanlı bir genç kızabu inançla işlediği çeyizini kullanmak nasip olmaz Bir gün annesine vasiyet eder: “Ben ölürsem çeyizimi satın ve parasıyla küçük bir cami yaptırın Caminin içine resimle çeyizimi serin” der Dileği yerine getirilir ve Mordoğan’a Ayşe Kadın Camii yapılarak
duvarlarına ve tavanına kızın çeyiz eşyası resmedilir; bir çeyiz odası gibi süslenir Bu köy camisi bin bir çiçekle süslü olarak günümüze kadar gelmiştir
İLK GÜNKÜ GİBİ PIRIL PIRIL
Pul işlemeciliği de bugün halk arasında yalın bir şekilde devam ediyor Gelinlerkızlar ördükleri pullu oyaları hamam tülbentlerine
çiçekli yazmalarına dikiyorlar
Gelin damat yatak örtülerinenişan ve hamam bohçalarına pullardan pırıl pırıl sümbüller işleniyor; yuvaya mutluluk
sevgi
neşe
sağlık getirsin
soyları devam etsin diye Gelin duvaklarını
damat yağlıklarını
mendilleri
askere giden delikanlıların ay yıldızlı omuz şallarını işliyorlar Köy gelinleri
kızları düğünde tellerle
pullarla yüzlerine ‘yüz yazması’ yapıp süslüyorlar
Eşi askere giden genç kadın‘Fadime Ana’nın kaftanı (üç eteği) denilen simgesel giysisi üzerine gün saya saya
dua ederek eşinin döneceği güne kadar pul işliyor Asker karşılama günü baştan ayağa pullarla donattığı bu giysiyi giyerek bir şekilde eşini güneş gibi
yıldızlar gibi pırıl pırıl karşılıyor Askerden dönen genç erkek de ay yıldız örgeli
pul işlemeli kırmızı ‘yağlığı’ (şalı) boynunda dönüyor Yine gelin duvakları sarmaşıklarla süsleniyor Ailenin ‘sarmaş dolaş’ olması
soyunun uzayıp gitmesi dilekleriyle Pul işlemelerinde çiçekler ilk günkü tazeliklerinde
hiç solmadan yaşamaya devam ediyorlar
Fotoğraflarda görülen işlemelerSabiha Tansuğ Koleksiyonu’na aittir
alıntıdır


LinkBack URL
About LinkBacks
pulla yapılan işlemelerde de ilk günkü tazelikleriyle ışıldamaya devam ediyor
















Alıntı ile Cevapla


Bookmarks