+ Konu Cevapla
2 / 6 Sayfa BirinciBirinci 1 2 3 4 ... SonuncuSonuncu
6 den 10´e kadar. Toplam 29 Sayfa bulundu

En Çok Kullanılan İngilizce Kelimeler ve Anlamları

 Edebi Yazilar Katagorisinde ve  Dil ve Dilbilimi Forumunda Bulunan  En Çok Kullanılan İngilizce Kelimeler ve Anlamları Konusunu Görüntülemektesiniz.=>had Have -sahip olmak- fiilinin geçmiş halidir. Örnek: I had a book. -Bir kitabım vardı.- has Sahip olmak anlamındaki have ...

  1. #6
    Admin GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    5.231
    Blog Yazıları
    52
    Tecrübe Puanı
    107374721

    Tanımlı Ce: En Çok Kullanılan İngilizce Kelimeler ve Anlamları





    had
    Have -sahip olmak- fiilinin geçmiş halidir.

    Örnek: I had a book. -Bir kitabım vardı.-

    has
    Sahip olmak anlamındaki have kelimesi he, she, it veya tek bir şahıs veya şey gösteren bir kelime

    İle kullanılınca -has- şekline girer. Örnek: He has two legs. İki bacağı var.

    have
    1. Bir şahıs veya bir şeyin herhangi bir şeye sahip olduğunu anlatmak için,

    bu şahıs veya şeyi gösteren kelimenin yanına -sahip olmak- anlamında -have- getirilir.

    Örnek: I have a book. Bir kitabım var.

    2. Türkçedeki -kahvaltı etmek, öğle yemeği yemek, çay içmek- anlamını da verir.

    Örnek: I have breakfast. -Kahvaltı ederim.-

    haven't
    Have ve not kelimeleri birleştirilerek -haven't- şeklinde yazılabilir.

    he
    Erkekler için kullanılan -o- zamiri.

    hour
    60 dakikalık zamanı ifade eden -(bir) saat- anlamındadır.

    Örnek: How many hours are there in a day? Bir günde kaç saat vardır?

    How
    Nasıl, ne kadar. Örnek: How are you? Nasılsınız?

    I
    Ben

    in
    1. içinde.

    Türkçede genellikle -içinde- kelimesi yerine ismin sonuna -de, -da eki ilave edilerek

    -içinde- kelimesi kaldırılır. Örnek: -sepetin içinde- yerine sepette

    The pencils are in the box. Kalemler kutunun içindedir.)

    2. Memleket ve şehirlerde bulunuşu anlatırken in öntakısı kullanılır.

    Örnek: Hasan Bey's house is in Adapazarı. -Hasan Beyin evi Adapazarı'ndadır.

    3. Zaman bildiren kelimelerle kullanılır.

    Örnek: We'll go to England in July. -İngiltere'ye Temmuzda gideceğiz.-

    in front of
    Önünde. Örnek: The teacher is in front of the school. Öğretmen okulun önündedir.

    into
    1. Türkçedeki "-e,-a" eklerinin karşılığı olan -to- öntakısı kapalı bir yer için

    kullanıldığı zaman -into- şeklini alır.

    Örnek: Put the chairs into my room, please. Lütfen sandalyeleri odama koy.

    2. -ye, -ya. Örnek: They are translating from Turkish into English.

    is
    var olmak, bulunmak anlamındaki to be fiilinin cümlenin öznesine göre aldığı şekildir.

    Öznenin tekil olduğu durumlarda kullanılır.

    Genellikle -dir, -dır şeklinde ek olarak tercüme edilir.

    Örnek: He is a student. O bir öğrencidir.

    isn't
    is ve not kelimeleri birleştirilerek isn't şeklinde yazılabilir.

    it
    o, onu, ona şeklinde tercüme edilebilir. Cansız varlıklar ve hayvanlar için kullanılır.

    like
    beğenmek, hoşlanmak ve benzer, gibi anlamları vardır.

    Örnek: Most boys like football. Çoğu erkek çocuk futboldan hoşlanır.

    look for
    Aramak, bulmağa çalışmak.

    Örnek: I am looking for my pencil. Kalemimi arıyorum.

    look like
    Görünüş olarak benzemek.

    Örnek: The two brothers don't look like each other at all. İki kardeş birbirlerine hiç benzemiyorlar.

    made from
    -den yapılmış. Bir şey yapılırken kullanılan ana madde eski niteliğini kaybediyor ve

    meydana gelen şeyin içinde görülemiyorsa bu durumda made from deyimi kullanılır.

    Örnek: Butter is made from milk. Tereyağ sütten yapılmıştır.

    made of
    -den yapılmış. Bir şeyin yapıldığı veya imal edildiği ana madde imal edilen şeyde mevcutsa,

    Yani görülebiliyorsa bu durumda made of kullanılır.

    Örnek: This table is made of wood. -Bu masa tahtadan yapılmıştır.-

    make
    Yapmak. bir şeyi imal etmek, meydana getirmek anlamında -yapmak- (do fiili ile karıştırılmamalıdır.)

    Örnek: What are you making? -Ne yapıyorsun?-

    I am making a table. -Bir masa yapıyorum.-

    making
    Make fiilinin şimdiki zaman çekimi.

    many
    Çok, birçok anlamına gelir ve sadece sayılabilen isimlerle kullanılır.

    Örnek: There are so many things to see. Görülecek o kadar çok şey var.

    more
    Daha, daha çok. Örnek: Would you like some more cake? Biraz daha pasta ister misin?

    most
    İkiden fazla heceli veya çift heceli olup da hecelerinden bir tanesi uzun sesli olan sıfatlarda bu

    sıfatların önüne most konulur.

    Örnek: Hatice is their most careful maid. Hatice onların en dikkatli hizmetçileridir.

  2. #7
    Admin GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    5.231
    Blog Yazıları
    52
    Tecrübe Puanı
    107374721

    Tanımlı Ce: En Çok Kullanılan İngilizce Kelimeler ve Anlamları

    much
    Çok anlamına gelir ve sadece sayılması mümkün olmayan isimlerle kullanılır.

    Örnek: Is there much milk in the glass? Bardakta çok süt var mı?

    must
    Yardımcı fiildir. Fiillerin önüne gelerek o fiilin yapılmasının lüzumlu olduğunu ifade eder.

    Türkçeye -meli, -malı olarak tercüme edilir. Örnek: I must go. Gitmeliyim.

    near
    Yakında,yanında, yakınında.

    Örnek: She is sitting near the guide. Rehberin yanında oturuyor.

    Memleket söylenirken anlam değişir.

    Örnek: I am from Ankara. - Ankara'lıyım.

    need
    Lüzum, gerek, ihtiyaç. Örnek: The poor man was in need. Yoksul adam ihtiyaç içindeydi.

    No
    Hayır.

    north
    Kuzey. Örnek: Sinop is in the north of Turkey. Sinop, Türkiye'nin kuzeyindedir.

    not
    Değil, yok, olumsuzluk belirten ek. Örnek: They are not tired. Onlar yorgun değildirler.

    o'clock
    Vakit bildirirken söylenen -saat üç, saat beş- gibi sözlerdeki -saat- anlamındadır.

    Örnek: It's ten o'clock. Saat ondur.

    of
    Tamlayanı hayvan veya cansız bir varlık olan isimlerle yapılacak isim tamlamalarında

    ise Türkçedeki -in- takısının vazifesini of kelimesi görür.

    Örnek: The legs of the table are short. -Masanın bacakları kısadır.-

    off
    Kapalı. Örnek: The green light is off. Yeşil ışık sönük (kapalı).

    on
    Üstünde, üzerinde.

    Örnek: I am writing on the blackboard. -Karatahtanın üzerine yazıyorum.-

    Haftanın günlerinden önce -on- eki kullanılabilir.

    Örnek: Come on Sunday. -Pazar günü gel.-

    one
    Türkçede sıfatın sonuna eklenerek yapılan şey İngilizce de one kelimesi ile yapılır.

    Örnek: There are two ***s on the table. Masamın üstünde iki kitap var.

    The yellow one is mine, the red one is my brother's. Sarısı benimkidir, kırmızısı kardeşimindir.

    Muhakkak sıfattan sonra gelir. Sadece sayılabilen isimlerle kullanılabilir.

    ones
    Tekrar edilmemesi istendiği için ikinci defa geçeceği yere one konulan isim çoğul olduğu takdirde one

    yerine ones kullanılır.

    Örnek: There are some apples on the table. Masanın üstünde birkaç elma var.

    Put the red ones in the basket. Kırmızılarını sepete koy.

    Muhakkak sıfattan sonra gelir. Sadece sayılabilen isimlerle kullanılabilir.

    or
    yoksa, veya, ya da

    Örnek: Would you like a cup of tea or coffee? Bir fincan çay mı yoksa kahve mi istersiniz?

    other
    Diğer, diğeri.

    Örnek: This boy is Tom; the other boy is Bill. Bu çocuk Tom'dur; diğer çocuk Bill'dir.

    others
    Diğerleri

    Örnek: This vase is better than the others. -Bu vazo diğerlerinden daha iyidir.-

    out
    Dışarı, dışarıda.

    Örnek: The girl went out of the room. Kız odadan (dışarı) çıktı.

    over
    Üstünde, üzerinde. On önekinden farklı olarak gösterdiği şeyin altta bulunan şeye değmeyerek

    Daha yukarıda ve tam üstünde anlamındadır.

    Örnek: There are black clouds over the hills. Tepelerin üzerinde siyah bulutlar var.

    owe
    Borçlu olmak. Örnek: How much do I owe you? Borcum ne kadar?

    put on
    Giymek.

    Örnek: Put on your hat. Şapkanızı giyiniz.

  3. #8
    Admin GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    5.231
    Blog Yazıları
    52
    Tecrübe Puanı
    107374721

    Tanımlı Ce: En Çok Kullanılan İngilizce Kelimeler ve Anlamları

    receive
    Almak. Örnek : We received your letter last week. Biz geçen hafta sizin mektubu aldık.

    round
    Sıfat olarak yuvarlak, daire şeklinde anlamındadır.

    Örnek: The ball is round. Top yuvarlaktır.

    Öntakı olarak kullanıldığında around öntakısıyla eş anlamlıdır.

    Örnek: The girl is running round the house. Kız evin etrafında koşuyor.

    shall
    -ecek, -acak. Gelecek zaman cümlelerinde fiillerin sonuna gelen eklerin karşılığıdır.

    I ve We özneleri ile kullanılır.

    Örnek: I shall go. -Gideceğim.-

    she
    Bayanlar için kullanılan -o- zamiri.

    some
    Çoğul isimlerin önünde bulunur.

    Sayının belirtilmesi gerekmediği veya belirtilemeyeceği durumlarda birkaç, biraz anlamında kullanılır.

    Sayılamayan isimlerin önünde -biraz, bir miktar- anlamına gelir.

    Örnek: some water. -biraz su-

    Some kelimesi ayrıca -bazı- anlamına da gelir.

    Bu anlamda olduğu zaman genel olarak cümlenin başında olur ve sayılamayan isimlerle hemen

    Hemen hiç kullanılmaz.

    Örnek: Some lessons are short. Bazı dersler kısadır.

    south
    Güney. Örnek: Antalya is in the south of Turkey. Antalya, Türkiye'nin güneyindedir.

    take
    Bir şeyi bir yerden almak, elle tutup almak.

    Örnek: Don't take my basket. Benim sepetimi alma.

    Take off
    Çıkarmak.

    Örnek: Take off your coat. Ceketini çıkar.

    than
    -dan. Genellikle ikinci isimden önce gelir.

    Örnek: My hat is bigger than your hat. Şapkam senin şapkandan daha büyüktür.

    that
    Şu

    Örnek: That is a door. Şu bir kapıdır.

    -ki

    Örnek: He is so strong that he can carry this table. O kadar kuvvetlidir ki bu masayı taşıyabilir.

    the
    Türkçe karşılığı yoktur.

    A kelimesi gibi isimlerin önünde kullanılır.

    Önünde bulunduğu ismin söyleyen ve söylenen kişi tarafından bilindiği durumlarda kullanılır.

    Örnek: The sun is in the sky. Güneş göktedir.

    Bir isimden daha öncede bahsedilmişse ismin önünde -the- kullanılır.

    there
    Orada, oraya, orayı. Örnek: Don't go there now. Oraya şimdi gitme.

    they
    onlar. Soruda these, those, they kelimelerinin hangisi olursa olsun cevapta they kullanılmaktadır.

    This
    bu, bu kadar

    to
    Türkçedeki fiil kelimelerinin sonundaki -mek, -mak eklerinin karşılığıdır.

    Örnek: to come: gelmek - come : gel

    Fiil kelimelerinin önünde değilse, kendisinden sonraki kelimeye -e, -a ekini getirir.

    Örnek: Go to the wall. Duvara git. He went to London. Londra'ya gitti.

    under
    Altında

    Örnek: The dog is sleeping under the chair. Köpek sandalyenin altında uyuyor.

    up
    Yukarı, yukarıda. Örnek: The man looked up. Adam yukarı baktı.

    used
    Kullanılmış, eski. Geçmişte adet halinde yapmakta olduğumuz hareketleri anlatırken fiil önüne

    -used to- getirilir. Örnek: I used to come late. Eve geç gelirdim.

    usually
    Çoğunlukla, genellikle. Örnek: She usually finishes early. Genellikle erken bitirir.

    was
    To be -olmak- fiilinin geçmiş halidir. I öznesi ve tekil şahıslarla birlikte kullanılır.

    were
    To be -olmak- fiilinin geçmiş halidir. Çoğul şahıslarla birlikte kullanılır.

    weren't
    Were ve not kelimeleri birleştirilerek weren't şeklinde yazılır.

    west
    Batı. Örnek: İzmir is in the west of Turkey. İzmir, Türkiye'nin batısındadır.

    What
    1. Soru kelimesi: ne? Örnek: What is this? -Bu nedir?-

    2. Şahıslarla kullanıldığı zaman -neci, ne iş yapar, mesleği nedir?-

    Örnek: What is your father? -Babanız necidir?-

    where
    Nereye, nerede, nereden.

    Örnek: Where is the teacher? Öğretmen nerededir?

    Cümle içinde bir isimden sonra geliyorsa, -ki orada- anlamına gelir.

    Örnek: A bedroom is a place where we sleep. Yatak odası bir yerdir ki orada uyuruz.

    who
    Kim, kime anlamında soru kelimesidir.

    Örnek: Who came here? Buraya kim geldi?

    Cümle içinde bir isimden sonra geliyorsa, -ki o- anlamına gelir.

    Örnek: A teacher is a man who teaches. Öğretmen bir adamdır ki o öğretir.

    will
    -ecek, -acak. Gelecek zaman cümlelerinde fiillerin sonuna gelen eklerin karşılığıdır.

    I ve We özneleri dışındaki şahıslar için kullanılır.

    Örnek: He will sleep. -Uyuyacak-

    with
    1. ile, beraber. Örnek: I am going with my father. -Babamla gidiyorum.-

    2. kullanarak. Örnek: I write with a pencil. -Bir kalemle yazarım.-

    3. -lı eki : Örnek: the girl with blue eyes is my sister.- Mavi gözlü kız kızkardeşimdir.

    Yes
    Evet

    you
    Siz, sen

  4. #9
    yabanci sunacoglu Buraların yabancısı
    Üyelik Tarihi
    Jul 2009
    Mesajlar
    1
    Tecrübe Puanı
    0

    Tanımlı Ce: En Çok Kullanılan İngilizce Kelimeler ve Anlamları

    Burada kaç adet ingilizce kelime var?

  5. #10
    Admin GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL Baktabul'un Çılgını GönüL - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    5.231
    Blog Yazıları
    52
    Tecrübe Puanı
    107374721

    Tanımlı Ce: En Çok Kullanılan İngilizce Kelimeler ve Anlamları

    M

    Machine
    mışiin
    MAKİNE

    Machine-Gun
    mışiin gan
    MAKİNELİ TÜFEK

    Mad
    med
    DELİ

    Madam
    medım
    MADAM, BAYAN

    Magic
    mecik
    BÜYÜ

    Mail
    meyl
    POSTA

    Main
    meyn
    ANA, ESAS

    Make
    meyk
    1.YAPMAK 2.ÇEŞİT

    Make-Up
    meyk ap
    1.MAKYAJ 2.UYDURMAK

    Male
    meyl
    ERKEK

    Man
    men
    ADAM

    Manage
    menıc
    YÖNETMEK, KONTROL ETMEK

    Management
    menıcmınt
    YÖNETİM, İDARE

    Manager
    menıcır
    YÖNETİCİ, MENAJER

    Manner
    menır
    TAVIR, GÖRGÜ

    Many
    meni
    BİRÇOK

    Map
    mep
    HARİTA

    March
    març
    1.MARŞ 2.YÜRÜYÜŞ

    Mark
    mark
    İŞARETLEMEK, İŞARET

    Market
    maakıt
    PAZAR, PİYASA

    Marry
    meri
    EVLENMEK

    Marvellous
    marvılıs
    ŞAHANE, HARİKA

    Mask
    mesk
    MASKE

    Mass
    mes
    KÜTLE, KİTLE, KALABALIK

    Master
    mestır
    UZMAN, ŞEF, SAHİP, HOCA

    Match
    meç
    1.UYMAK, UYUŞMAK 2.MAÇ 3.KİBRİT

    Material
    metıriıl
    MALZEME, KUMAŞ

    Matter
    metır
    1.MESELE 2.ÖNEMLİ OLMAK

    May
    mey
    1.MAYIS 2.MAY BE = BELKİ

    Me
    mi
    BANA, BEN

    Meal
    miıl
    YEMEK

    Mean
    miin
    1.ANLAMINA GELMEK,İSTEMEK,PLANLAMAK 2.CİMRİ

    Mean
    miin
    ORTALAMA

    Meaning
    miining
    ANLAM

    Means
    miins
    1.STİL, YOL, YARDIM 2.PARA

    Meantime
    miintaym
    BU ARADA

    Meanwhile
    miinvayl
    BU ARADA, AYNI ANDA

    Measure
    mejır
    ÖLÇÜ

    Meat
    miit
    ET

    Mechanic
    mekanik
    MEKANİK

    Medal
    medıl
    MADALYA

    Medicine
    medisin
    İLAÇ, TIP

    Meet
    miit
    BULUŞMAK, KARŞILAMAK

    Meeting
    miiting
    TOPLANTI, MİTİNG

    Melody
    melodi
    EZGİ, MELODİ

    Melon
    melın
    KAVUN

    Melt
    melt
    ERİMEK

    Member
    membır
    ÜYE

    Memorable
    memırıbl
    UNUTULMAYACAK

    Memorandum
    memırendım
    NOT

    Memorial
    memoriıl
    BİR KİŞİNİN ANISINA YAPILAN YAPIT

    Memorize
    memırayz
    EZBERLEMEK

    Memory
    memıri
    HAFIZA

    Men
    men
    ADAMLAR

    Mend
    mend
    TAMİR ETMEK

    Mental
    mentıl
    ZİHİNSEL

    Mention
    menşın
    BAHSETMEK

    Merchant
    mörçınt
    TÜCCAR

    Mercy
    mörsi
    MERHAMET

    Mere
    miır
    SADECE,YALNIZCA

    Merry
    meri
    MUTLU

    Mess
    mes
    KARGAŞALIK,DAĞINIKLIK

    Message
    mesıc
    MESAJ

    Metal
    metıl
    METAL

    Meter
    mitır
    ÖLÇEK

    Method
    methıd
    METOT

    Metre
    mitr
    METRE

    Mice
    mays
    FARELER

    Middle
    midl
    ORTA

    Midnight
    midnayt
    GECE YARISI (24:00)

    Military
    militıri
    ASKERİ

    Milk
    milk
    SÜT

    Mill
    mil
    1.DEĞİRMEN 2.İMALATHANE



+ Konu Cevapla
2 / 6 Sayfa BirinciBirinci 1 2 3 4 ... SonuncuSonuncu

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 33
    Son Mesaj: 11-30-2011, 17:42
  2. Günlük Hayatta Çok Sık Kullanılan Kelimeler...
    By KARLALESİ in forum Muthis Geyikler
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 07-12-2011, 19:22
  3. İngilizce'de En Sık Kullanılan Fiiller
    By serapqq in forum İngilizce
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 12-15-2007, 00:38
  4. İngilizce'de En Sık Kullanılan 500 Sözcük
    By Safak in forum İngilizce
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-30-2007, 21:11
  5. İngilizce'de En Sık Kullanılan Fiiller
    By Safak in forum İngilizce
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-30-2007, 21:10

Etiketler

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375