İstanbul'un 15 farklı semtinde yapılan gürültü haritası araştırmasına göre insanların tahammül edebileceği 70 desibellik sınır, her ilçede fazlasıyla aşılıyor. Tuzla Tersanesi'nde değerler 115 desibele kadar çıkarken, Sefaköy'de her uçak inişinde değerler 100 desibeli buluyor..

Dünyanın en kalabalık metropollerinden birinde yaşayan İstanbullular her gün binlerce farklı gürültüye maruz kalıyor. Peki korna sesinden makine gürültüsüne, otomobillerinin fren sesinden yüksek müzik sesine kadar gün içinde işittiğimiz, belki de alışkanlık dolayısıyla pek de farkında olmadığımız bu gürültüler hayatımızı nasıl etkiliyor? İstanbul'un, 15 farklı ilçesinde yapılan gürültü haritası gösteriyor ki, İstanbullular tahammül edilebilecek gürültü seviyesi olan 70 desibelin(ses seviyesi birimi) çok üstünde gürültü değerlerine maruz kalıyor. Yapılan araştırmaya göre, özellikle E-5 yolu üzerinde, Sefaköy'de Atatürk Havalimanı civarında ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü girişinde yaşayan, çalışan veya yol üzerinden geçenler 80-85 desibellik gürültülerden etkileniyorlar. Diğer yandan milyonlarca insanın yaşadığı Bakırköy, Kadıköy, Şişli gibi büyük semtlerde yapılan ölçüm aralıklarına bakınca ise değerlerin 75-85 desibel arasında değişmesi dikkat çekiyor. Ortalama olarak da her üç dakikada bir bu değerler 90-100 desibellik pik değerleri(ölçüm esnasında hissedilen en yüksek gürültü seviyesi) görüyor. Tuzla Tersanesi'nde yapılan ölçümlerde değerler 115 desibeli buluyor. İnsanların 60 desibellik ortamda çalışması gerektiğine değinen araştırmayı yapan Tekno Endüstri Genel Müdürü Emin Ağaç, 70 desibelden yüksek ortamları 'rahatsız edici ve sakıncalı' olarak nitelendiriyor. 80 desibelin üstünün kulak ve insan psikolojisine zarar verdiğini vurgulayan Ağaç, dünyada işitme kaybının nüfusa oranının yüzde 3 seviyelerinde olduğunu Türkiye'de ise bu rakamın yüzde 10'lara yükseldiğini tahmin ettiklerini belirtti. Emin Ağaç, "İşin kötü yanı yüksek gürültüye maruz kalanlarda görülen işitme sorunları, kalıcı, yani herhangi bir tedavisi yok. İşitme cihazı bile kullanmak zorunda kalınabiliyor. Bugün maruz kaldığınız bir gürültünün sonucu 5 yıl sonra ortaya çıkar. Örnek vermek gerekirse bugün Mecidiyeköy'de 1 saat kalsanız, bu uzun vadede işitme kaybı yaşayabileceğiniz anlamına geliyor" diye konuştu.

Çözüm: Korna kullanımı azaltılmalı İstanbul'da yapılan ölçüm değerlerinin 70 desibel seviyesine düşürülmesi gerektiğinin altını çizen Ağaç, "Sanılanın aksine bu işlem o kadar da maliyetli değil. Bu gürültünün çok büyük bir kısmı ikinci ana dilimiz şeklinde kullandığımız kornalardan çıkıyor. Bu kapsamda caydırıcı önemlerle korna çalmalar en aza indirilmeli. Diğer yandan şehir içindeki fabrikalar kesinlikle şehir dışına kaydırılmalı. Çalışma ortamlarındaki yüksek sese maruz kalmak istemeyen kişiler ise tıkaç kullanmalı. 15 Euro'luk bir tıkaç hem basit hem de ekonomik bir önlem olacaktır. Pamuk tıkamak kesinlikle bir çözüm değil" dedi. Bir insanın katlanabileceği en yüksek değerin 85 desibel olduğu kaydediliyor. Tahammül seviyesini aşan her 3 desibellik gürültü artışı riski 2'ye katlıyor. Tıkaç takıp 85 desibellik bir ortamda 8 saat çalışabilen kişinin, 88 desibelde ise sadece 4 saat çalışabileceği ifade ediliyor.

habertürk