İşte Nihat Özdemiri yakan telefon kaydı !

Yolsuzluk nedeniyle 30 yıla kadar hapsi istenen F.Bahçe Asbaşkanı'nı bu kayıtlar yaktı...



06 Şubat 2008 12:34 Mavi Hat operasyonu kapsamında yapılan telefon dinlemelerinin suç örgütünün lideri olduğu iddia edilen İbrahim Selçuk ve yandaşlarına sızdırıldığı ortaya çıktı. Operasyon kapsamında telefonları dinlenenlerin listesinin Fenerbahçe As Başkanı ve Limak şirketinin sahibi Nihat Özdemir tarafından Selçuk kanadına verildiği de belirlendi. Kaçakçılık Daire Başkanlığı tarafından dinlemeye alınan telefonların listesinin sızması da ifadelerle birlikte iddianameye girdi.

ANKA’nın ulaştığı iddianamedeki dinleme kayıtları ve ifade tutanaklarına göre, Mavi Hat operasyonunda telefon dinlemelerinin zanlılara sızdırılması skandalı yaşandı. Belgelere göre skandal şöyle ortaya çıktı:

BOTAŞ’ın 19 Haziran 2006 tarihli Tuz Gölü Su Hattı ihalesine Selçuk’un başını çektiği ve içinde İhale Komisyonu üyelerinin de bulunduğu ekip tarafından rüşvet organizasyonuna konu edildi. Bu kapsamda ihaleye giren şirketler ile bağlantı kurularak, ihaleyi kazanma garantisi karşılığında rüşvet pazarlığı yapıldı.

Selçuk önderliğindeki ekip öncelikle ihaleye katılan Nihat Özdemir’in şirketi Limak’ın başını çektiği konsorsiyum ile bağlantı kurdu. Telefon dinlemelerinde Özdemir’in rüşvet ödemeyi kabul ettiği belirlendi. İbrahim Selçuk’un telefonlarının dinlendiğine ilişkin araştırmasının sonuçları da dinlemeye takıldı.

2006.07.06 15:12:05 (SMS kaydı).

Lokman USTA (Selçuk’un ortağı): İbrahim tel’nunda sıkıntı var mı?.
Mustafa Levent GÖKTAŞ(Dinleme bilgisine ulaşan şahıs): Var, Bitecek.
USTA: Dinleme var doğru mu?.
GÖKTAŞ: Doğru.
-2006.07.06 15:31:37.
İBRAHİM: He Lokman.
LOKMAN: Abi, var.
İBRAHİM: Hı, he?.
LOKMAN: Var, var.
İBRAHİM: Var mı?
LOKMAN: Var abi var.
İBRAHİM: Tamam.
LOKMAN: Levent abiyi aradım. Sordum, geri döndü. Var ama bitmek üzere, dedi. Ben geliyom dedi, gelince biz konuşuruz dedi.
İBRAHİM: Peki eee öbür taraftan öğrendin mi?.
LOKMAN: Şimdi öbür tarafa da geldim abi, Eftal abinin karşısına geçtim, ordan haber bekliyor herhalde Eftal abi.
İBRAHİM: Hı.
LOKMAN: ("EFTAL: Şimdi...... bildirdim,").
LOKMAN: He bildirmiş.
EFTAL YILMAZ(Dinleme bilgisine ulaşan şahıs): Zaten o da başka bir yere soracak ve dönecek.
LOKMAN: Birazdan dönecekmiş o da abi.
İBRAHİM: İyi haydi haber bekliyorum.

-2006.07.07 18:37:14.
LOKMAN: Baba ya bizim bu Çankaya’daki arkadaş (İbrahim Selçuk) var ya.
LEVENT: Kim o?
LOKMAN: Hani .....on ikisinde davası olan.
LEVENT: Evet.
LOKMAN: Bu hangi tarihte verilmiş bu emir vesaire diyo, bi öğrenme imkanımız varmı diyo.
LEVENT: Bu uzun zamandır ya devam ediyor.
LOKMAN:....Yani.
LEVENT: Yaklaşık bi yani yaklaşık 25-30 gündür devam ediyo, bir aydır.
LOKMAN: Yeni verildi o zaman yani.
LEVENT: Tabi tabi bir aydır veriliyo ama şey 1,5 aydır pardon 1,5 aya kaldı zaten.
LOKMAN: 3 aylığına mı?
LEVENT: O biliyo ya, biliyo zaten 3 aylığına tabi.
LOKMAN: 3 aylığına anladım abi.
LEVENT: He tamam.
LOKMAN: Tamam abi bi görüşmek istiyo bi ara ya müsait olunca.
LEVENT:Görüşürüm, görüşürüz.
LOKMAN: Yarın görüşelim olmazsa tamam mı abi?
LEVENT: Dur bakalım tamam.

2006.07.07 20:37:34
İBRAHİM: O şey sen ben o kendide var g..veren., SERVET ÜST (Elektrik Üretim AŞ Genel Müdür Yardımcısı): Öyle mi?
İBRAHİM: He canım onu biliyorum zaten yav o 15 gün süresi kalmıştı. Tekrar alırlar almazlar onu bilmiyorum, üçümüz de varız. Yani yeni değil yani. Anladın mı?
SERVET: Anladım, hangileri varmış?
İBRAHİM: Bu ko. demin aradığım var ya. Bi de önceki bi numaram var. O şey rahat durmuyor, giden var ya şeye alınan ve giden. Onların şeyleriyle bastırmalarıyla gidiyorlar işte izin alıyorlar bilmem... Tabi yukarının haberi var aslında. Şey benim konuşmam doğru olmaz da ama sen, gitsin şey konuşsun onla senin adamlar var ya.
SERVET: Hee tamam.
İBRAHİM: Şey Hasan.
SERVET: Kaç ay ne kadar olmuş?
İBRAHİM: Şimdi üç ay kanunsuz, üç ay da şey işte onu biz zaten biliyorduk onu. Ondan sonra yani şey işte üç aya yaklaşıyo abi.
SERVET:Hee.

2006.07.06 14:35:21
LOKMAN: Şu Aca şu Acar’ı ara Acarı.
EFTAL: Evet.
LOKMAN: Sana bi numara veriyim yazar mısın abi.
EFTAL: Söyle.
LOKMAN: 02 418 08 22.
EFTAL: Evet.
LOKMAN: Eniştesine bi sorsun şunu ya.
EFTAL: Bu kim ya, LOKMAN: Bizim İbrahim abi ya.
EFTAL: Anlamadım ne.
LOKMAN: Bi dinlenmesi var mı bu Hasan BASRİ var ya Ahmet’in eniştesi.
EFTAL: Haaa bu numarayı mı soracak?
LOKMAN: Ha bu numarayı bi sorsun resmi olarak bi dinleme almışlar mı?
EFTAL: Hıı tamam oldu.
LOKMAN: Bugün mutlaka bunun bi haberi lazım ya İbrahim abinin yanındayım da.
EFTAL: Anladım Lokman.
LOKMAN: Çok rica etti. Sen bi görüş Ahmet Acar’la tamam mı abi?
EFTAL: Tamam oldu görüşürüz sağol.

2006.07.07 0914
EFTAL: Akşam telefonun niye kapalıydı?
LOKMAN: Hayırdır?
EFTAL: E aradım seni şu numara için.
LOKMAN: Var demi?
EFTAL: Ya abicim Metin sana söylemedi mi?
LOKMAN: Yoo.
EFTAL: Neyse Metin’e ilettim de, abicim şey demişler ya bu yani bu şey Ahmet şey ya demişler, bu şeyden uzak dur bu adam tehlikeli adam demişler.
LOKMAN: Biliyorum canım allah allah.
EFTAL: Aman ha sen uzak dur kimse bu adam, Tabii ki varmış. Yani haberin olsun uzak dur sen de. Başına bela alma.
LOKMAN: Ya benim arkadaşım da nasıl uzak durucam?
EFTAL: Valla bilmem abicim tehlikeli diyorlar.
LOKMAN: Tehlikeli olduğunu biliyom zaten adamın.
EFTAL: Aman diyim abicim aman diyim.
LOKMAN: Tamam abicim görüşürüz.

ÖZDEMİR LİSTE VERDİ, EKİP BİRBİRİNE GİRDİ-
Öte yandan, Tuz Gölü ihalesini kazanmak için 1,5 milyon dolar rüşvet vermeyi kabul eden Nihat Özdemir’in, telefonların dinlendiği öğrenince rüşvet vermekten vazgeçtiği iddianameye yansıdı. Bu aşamada Özdemir, dinlenenlerin listesini ele geçirip Selçuk ekibinden Mustafa Şağban’a teslim etti. Bu görüşme sırasında Şağban’ın Selçuk’a küfretmesi ve Özdemir’in bunu Selçuk’a aktarması ekipte kriz yarattı. Kriz kayıtlara şöyle yansıdı:

25.09.2006 13:24:12
SEYDİ ÇEVİK(Selçuk ile birlikte çalışan RTÜK uzmanı): Alo.
İBRAHİM: Bi görüşmemiz lazım, bi de o Mustafa denen var ya o gavat o.ç. onu da al getir bakıyım bana bi, onun avradını s...m onun onun var ya onun.
SEYDİ: Mustafa kim ya.
İBRAHİM: O özel kalem müdürü piyasada gezen o.ç.
SEYDİ: Ha ne oldu hayırdır ne oldu?
İBRAHİM: Sen al getir bakıyım bana hani sana bişey anlatmış bişey yok işte böyle bilmem ne.
SEYDİ: Ne?
İBRAHİM: Benim avradım kıymetli onun avradını s...m ben onun, o.ç.
SEYDİ: Abicim bak üstad.
İBRAHİM: Dur dur yüzleşecez adam hazır herşeye yüzleşmeye.
SEYDİ: Tamam sen nerdesin?
İBRAHİM: Ben şimdi çıktım büroya gidiyorum abi gel.
SEYDİ: Tamam geliyorum abi hadi görüşürüz.

25.09.2006 13:25:07
SEYDİ: Sen o hani Nihat’ın yanına gittin ya.
MUSTAFA: Haaa.
SEYDİ: Orda İbrahim’in anasına avradına sövdün mü onun yanında.
MUSTAFA: Yok abi.
SEYDİ: Ha?
MUSTAFA: Yok abi olur mu öyle şey ya.
SEYDİ: Lan şimdi öyle demiş de yüzleşiriz demiş. Geldi bana demiş ki İbrahim kim, cart curt.
MUSTAFA: Ya abi öyle bir cahillik yapabilir miyim mümkün müdür ya?
SEYDİ: Tamam kardeş dur sen dur da.

25.09.2006 13:28:11
MUSTAFA: Ya benim İbrahim hakkında tek söylediğim şey şu. Hani bu sıkıntılar var şu oluyo bu oluyor bilmem ne dinleniyo muhabbeti takipi muhabbeti var ya.
SEYDİ: He?
MUSTAFA: Neden oluyor diye bana sorduğunda bende dedim ki, büyük bir ihtimal İbrahim’den dolayı takip ediliyor dinleniyor olabilirsiniz, dedim. Anlatabildim mi?
SEYDİ: Ya gerek yok kardeş şimdi ondan değil.
MUSTAFA: Sadece söylediğim bu.
SEYDİ: O şimdi başka sebepten kıvırtıyor.
MUSTAFA: Başka hiç bir şey söylemedim ben yani Allah şahittir başka hiç bir şey söylemedim.
SEYDİ: Tamamdır kardeş ya ben sana inanıyorum şimdi ona göre ben şimdi gidecem konuşacam oo o.ç.
MUSTAFA: Gerekiyorsa da yüzleşelim yani hiç problem değil. SEYDİ: Tamam tamam ben seni çağıracam sen bekle oldu mu? MUSTAFA:Tamam abi.

25.09.2006 13:29:16
SEYDİ: Oğlan yüzleşelim diyo o hiç bir mevzuda olmamıştır diyo hemen ben oraya geliyim diyo yüzleşelim abi diyo.
İBRAHİM: Tamam gel büroya gelin büroya.

25.09.2006 14:05:37
MUSTAFA: Alo.
SEYDİ: Kardeş bi saniye dur bak.
İBRAHİM: Sağol, o g.t bişey anlattı da ona canım sıkıldı.
MUSTAFA: Yav abi allah şahittir ki İbrahim abi yani ben bu kadar cahil miyim senin irtibatlı olduğun bi insana bi karşı ben sana hakaret ediyim yav var mıdır böyle bişey ya ya ben. İBRAHİM: Neyse bi.
MUSTAFA: Dediğim tek şey şudur bak.
İBRAHİM: Telefonda gerek yok oğlum...
MUSTAFA: Yani.
İBRAHİM: Şimdi o zaman şöyle yapalım şey Mustafa.
MUSTAFA: Buyur abi.
İBRAHİM: Bu hafta içinde böyle bi iftarda o o g.tü de çağırırız tamam mı?
MUSTAFA: Tamam abi.
İBRAHİM: Bi şekilde yüzleşiriz.
www.haber3.com