Çocuk Edebiyatında Kemal Özer



Kemal Özer'in şiirleri ve çocuk kitaplarında gördüğüm ortak özellik, her ikisinin de temelinde tanıklıkların olması. Özer, tanığı olmadığı bir yaşamı yazmak istememiş.


Mavisel Yener'in kitap krtiği

Şiir coğrafyamızın önemli ismi Kemal Özer, çağdaş Türk çocuk yazını fotoğrafında yerini almış, üretkenliğini çocuk yazını ile çiçeklemiş bir yazar. Kemal Özer'in şiirleri ve çocuk kitaplarında gördüğüm ortak özellik, her ikisinin de temelinde tanıklıkların olması. Özer, tanığı olmadığı bir yaşamı yazmak istememiş. Yaşadığı, gözlediği, kokladığı, tattığı toplumsal ilişkileri aktarmış çocuk okura. Özer'in çocuklarla buluşan yapıtları:Nasrettin Hoca (1975), Tatil Köyünün Çocukları (1981), Trenler Ne Güzeldir ( 1983), Dünya Onlarla Daha Güzel, Şiirlerle Ezop Masalları (1993), Çiçek Dürbünü (1994), Şiirlerle Andersen Masalları (1995),Sinemayı Seven Çocuk (1997), Sorulardan Bir Gökkuşağı (1999), Güneş Arkasına Baktı (2000), En İyi Arkadaşım (2008), Dünya Onlarla Daha Renkli (2009).

Kemal Özer, son yıllarda, çocuk kitaplarını tek yayınevinin çatısı altında toplamak istediğinde, kitapların yayıma hazırlanışı ve ona sağladığı koşullar açısından Tudem Yayınevi'ni çocuk kitaplarının yeni 'evi' olarak benimsedi; yeniden basımları yapıldı. Çocuk okurlarıyla buluşmayı nasıl da önemsediğini biliyorum. O, çocukluğunun gizli bahçelerine yeniden yolculuk yapmayı çok severdi, okullarda buluştuğu çocuk okurlar da onun bu yolculuğunu dinlemeye bayılırlardı. Birlikte eski bir sandığı karıştırıp içinden eğlenceli oyuncaklar çıkarırlardı sanki (Bu anıları en iyi bilenlerden biri Sevgili Ercan Günaydın'dır).

Son çıkan çocuk kitabı Dünya Onlarla Daha Renkli'de Fesleğen ile Kayısı Ağacı, Meraklı, Oyun Arkadaşlarım Arasında Onlar da Vardı, Doğum Günü Armağanı, Çiçekleri Sulayan, Çekirdekleri Ağaca Dönüştüren Biri, Gizemli Ev, Küçük Koru, Büyük Dayanışma, Üzülen Ağaç adlı öyküler gülümsüyor. 'Çekirdekleri Ağaca Dönüştüren Biri' öyküsünde, yazar sevgili eşiyle tanıştırıyor çocuk okurları. O öyküyü okuyan çocuklar birer çekirdek diksinler, yeryüzünde onların da ağacı olsun istiyor. Bu kitabında bakın nasıl sesleniyor: 'Okudunuzsa bileceksiniz, yıllar önce yayımladığım bir kitaba, 'Dünyanın sahipleri arasında biz insanların yanı sıra başka canlılar da olduğunu ilk ne zaman düşünmüştüm?' diye bir soruyla başlamıştım. Bu soruyu sormuştum, ama yanıtını anımsamadığımı da söylemiştim. Buna karşılık, hiç unutmadığımı söylemeden edemediğim bir şey vardı: 'Dünyamız, biz insanlardan başka sahipleri de olduğu için bunca sınırsız, bunca zengin, bunca güzel'di. Birlikte yaşadığımız canlıları daha yakından tanımak, onlarla daha içten ilişkiler kurmak isteğiyle, belleğimde bir yolculuğa çıkmaya karar vermiştim. Yaşamıma girmiş bitkilerin ve hayvanların anılarını sizinle paylaşmak üzere çıktığım bu yolculuk, yıllar önce yayınladığım o kitapla sonuçlanmıştı. Evet, bir yolculuk ve o yolculuğun sonunda bir kitap. Ama yalnızca bir yanıyla anlatılmıştı o yolculuk. Belleğimde canlananlar hayvanlarla ilgiliydi. Oysa bitkilerle ilgili anılarım da olacaktı. Onları yazmayı ise başka bir kitaba bırakmalıydım. Birini yazmıştım, ötekini de hemen onun arkasından yazacaktım. Çok istediğim halde, bunu bugüne değin başaramadım. Araya birtakım engeller girdi, sağlık sorunları yaşadım. Ancak şimdi kaldığım yerden yazmayı sürdürebilir, eksik kalan anılarımı sizinle paylaşabilirim. Hayvanlarla ilgili anıları yazdığım kitaba Dünya Onlarla Daha Güzel adını koyarken, bitkilerle ilgili anıları anlatacağım kitabın adı, daha o zamandan belliydi' (s. 8). Özer'in sunuş yazısında söz ettiği, hayvanlarla ilgili anılarının bulunduğu, Dünya Onlarla Daha Güzel adlı yapıtı pek yakında, yeni basımıyla Tudem Yayınları tarafından çocuklara sunulacak.

ÇOCUKLUK ANILARI...


Çocuk kitaplarında da, şiirlerinde olduğu gibi, 'yol' önemli bir kavramdır onun için. Trenler Ne Güzeldir adlı yapıtında lokomotif çığlıkları, vagonlar, demiryoluna çarpan tekerlerin sesi, tren düdükleri, ateşçiler, garlar, ama en çok da babasından söz eder. Babası onun yaşamında önemli bir öznedir, bunu şiirlerinde de görürüz. Bir tren sürücüsü olan baba evin önünden geçerken uzun uzun öttürür trenin düdüğünü. Babasını bir ses olarak düşünür yıllarca. 'Trenleri götüren, trenlerle birlikte benim umutlarımı da götüren bir ses. Uzaklaşır, uzaklaşır, duyulmaz olurdu birkaç gün'. (s, 11) Babasının eve gelmesini, onun boynuna sarılmayı düşleyen, içinde heyecanlar büyüten bir çocuğun gözünden görürüz dünyayı bu öykülerde. Babasıyla buluşuncaya kadar usu ve yüreği onunladır hep. Ne ki, baba eve çok yorgun gelir ve her defasında sessizce yatıp uyur. Yine de, babanın izinli olduğu günlerde oğluyla paylaşacağı güzellikler çoktur. Bunları da 'Serçe Ailesi, Fındık, Sigara İçen Çekirge, Ballanan Kayısılar adlı öyküde okuruz. Kemal Özer çocukluk anılarını paylaşırken edebiyatla olan 'ikiz duyarlığı'nı da gösterir elbet. Bu anılar, usta bir kalemin elinden çıktıkları içindir ki, çocukları sıkmadan sarıp sarmalar.

Çocuk okuru şiirle buluşturmanın en iyi yolu şiirli masallardır belki de. Kemal Özer, Şiirlerle Nasrettin Hoca, Şiirlerle Ezop Masalları, Şiirlerle Andersen Masalları adlı üçlemesinde çocuklar masalın ve şiirin terkisine binsinler istemiş. Kemal Özer'in şiir diliyle yazdığı bu üçleme, türünün iyi örneği olarak çocuk yazınında yerini çoktan aldı bile. Bu kitapların yeni baskılarındaki Ferit Avcı çizgilerinin başarısını da vurgulamak gerek.

Oktay, Üç Ünlü Sıra Arkadaşı, Düşsel Arkadaşlıklar, Mektup Arkadaşım, Niye Beni İstemiyor Acaba? Meraklı Olmak İyi mi? adlı öykülerin bulunduğu 'En İyi Arkadaşım' adlı yapıtında Danimarkalı Rasmus'la Hüseyin'in arkadaşlıklarını anlatır. Rasmus onu çok etkilemiş bir çocuktur. Bunun yanı sıra çocukluk arkadaşlarına da göndermeler yapar, onların öykülerine de okuru konuk eder. Rasmus'un onu en çok etkileyen davranışı ailesinin salt oğulları istedi diye tatillerini Türkiye'de geçirmeye karar vermesi olur. Uçaktan inip de Türkiye topraklarına ayak bastıklarında küçük Rasmus'un büyük bir sevinçle, 'En iyi arkadaşımın ülkesi!' diye bağırması ise tanıklık ettiği bu arkadaşlığı gözünde daha da büyütür ve çocuk okurlara bunu aktarır. Kemal Özer bu kitap için diyor ki; 'Umarım bu öyküyü okuyanlar, insanların arkadaşlık için aynı ülkeden, aynı yaşta olmaları gerekmediğini anlar. Arkadaşlığın ortak yaşı, dili, ülkesi değil, ortak duyguları olduğunu, bu duygularla yaşlar, diller, ülkeler arasında sınırların kalkabileceğini onlara gösterir. Rasmus'la Hüseyin'in arkadaşlığını yalnız yazmakla yetinecek değilim. Çocukluğuma doğru yeni bir yolculuğa daha çıkıp kendi arkadaşlarımı da anımsamak, onlarla ilgili anılarımı da anlatmak istiyorum bu kitapta. Yalnız buna başlamadan önce, yıllardır görmekte olduğum bir düşü paylaşacağım sizinle. Yabancı insanlarla birlikte yaşayanların, onlardan gittikçe uzaklaştığı bir ülkede, bunun tam tersini yapmış bir çocuk varsa, onun anıtını dikmek gerekir diye düşünüyorum.' Yaşamdaki varsıllığın, farklılıkların varlığı ve uyumu üzerine kurulduğunu savunuyor. 'Öteki' dediğimizin yerine kendimizi koyabilmeyi, bizim gibi olmayanı dışlamamayı ya da yok saymamayı, onu ille de bizim gibi olmaya zorlamamayı, tersine ötekinin farklılığının yaşamımıza ayrı bir tat kattığını bir ilke olarak benimsemeyi öneriyor anılarında Kemal Özer. Farklılıklarla beraber yaşamak anlamında önemli iletileri olan bu kitap pek çok değeri okura düşündürürken, keyifli bir okuma yolculuğu sunuyor.

ÇİÇEK DÜRBÜNÜ


Kemal Özer, Çiçek Dürbünü'nde çocuklara diyor ki; 'Sürekli bir yerde kalmak ister misiniz? Ben istemem. Evin içinde olsun, dışında olsun sürekli aynı yerde kalmaktan sıkılırım. Dışarıya çıkamadığım zamanlar bile, evin içinde durmadan yer değiştiririm. Bir oturduğum yerde bir daha oturmamaya, durmadan yeni köşeler keşfetmeye çalışırım. Çünkü keşfettiğim her köşeden görünüm değişir. Yalnız evin görünümü değil, bütün dünyanın, insanların, yaşamın görünümü de. Artık başka bir insan olurum, yepyeni bir açıdan bakarım gördüklerime. Daha önce göremediğim ayrıntıları, güzellikleri görürüm onlarda. Yeniden doğmuş gibi canlanırım, beni bulunduğum yere bağlayan her şeyden kurtulurum. Yeni bir dünyaya doğru adım atarım.'

Onu ışıklar içinde yatmaya Y. Bekir Yurdakul'un sözcükleriyle uğurlamak isterim: Atını bir yerde durmamanın sevincine bağlamıştı... Şimdi, akşamlarımız, serin, esmer bir attır terkisine çocukların bindiği...' Atlar'ı da çocuklara emanettir Kemal Abi'nin...


*En İyi Arkadaşım, Kemal Özer, Kapak ve iç resimler: Reha Barış, Tudem Yayınları, 2008, 61s., 8+

*Dünya Onlarla Daha Renkli, Kemal Özer, Kapak ve iç resimler: Reha Barış, Tudem Yayınları, 2009, 53s., 8+

* Şiirlerle Nasrettin Hoca, Kemal Özer, Resimleyen: Ferit Avcı, Tudem Yayınları, 2008, 56 s., 7+

*Şiirlerle Ezop Masalları, Kemal Özer, Resimleyen: Ferit Avcı, Tudem Yayınları, 2008, 64s., 7+

*Şiirlerle Andersen Masalları, Kemal Özer, Resimleyen: Ferit Avcı, Tudem Yayınları, 2008, 64s., 7+

*Trenler Ne Güzeldir, Kemal Özer, resimleyen: Mümin

Durmaz, Tudem Yayınları, 2007, 71s., 8+





( .maviselyener Cumhuriyet Kitap)