+ Konu Cevapla
1 den 2´e kadar. Toplam 2 Sayfa bulundu

Aruz Vezni - Aruz Kalıbı - Aruz Ölçüsü - Aruz Kalıpları - Aruz - Divan Edebiyatı

 Edebi Yazilar Katagorisinde ve  Edebiyat Forumunda Bulunan  Aruz Vezni - Aruz Kalıbı - Aruz Ölçüsü - Aruz Kalıpları - Aruz - Divan Edebiyatı Konusunu Görüntülemektesiniz.=>"Divan şiirinde ahengi oluşturan vezne, aruz denir. Aruz, çadırın ortasına dikilen direktir. Bir çadırı nasıl direk ayakta tutarsa, divân şiirini ...

  1. #1
    Loading the personal rank HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu Yer
    C:\WINDOWS\system32
    Mesajlar
    17.119
    Blog Yazıları
    8
    Tecrübe Puanı
    107375506

    Tanımlı Aruz Vezni - Aruz Kalıbı - Aruz Ölçüsü - Aruz Kalıpları - Aruz - Divan Edebiyatı





    "Divan şiirinde ahengi oluşturan vezne, aruz denir. Aruz, çadırın ortasına dikilen direktir. Bir çadırı nasıl direk ayakta tutarsa, divân şiirini de ayakta tutan en büyük unsur, aruzdur. M.S. 81-155 yıllarında yaşamış olan İmam Halil adlı bir dilci tarafından sistemleştirilen aruzun, develerin yürüyüşünden,demircilerin sistematik çekiç vuruşundan veya çamaşırcı kadınların tokmak seslerinden çıktığı görüşleri vardır.

    “Aruz” hecelerin sayısını değil şeklini esas alır. Aruzla yazılmış şiirler incelendiğinde, her mısraın ilkinden sonuna kadar bütün hecelerinin, kendilerinden sonra gelen bütün mısraların aynı hizâdaki heceleriyle açıklık(kısalık) ve kapalılık(uzunluk) noktasında birbirine denk olduğu görülür. Açık(kısa) hece ( . veya +) işaretiyle; kapalı(uzun) hece (-) işaretiyle gösterilir.

    Türkçedeki heceler kuruluş bakımından altı çeşittir:
    1-Tek ünlüden oluşan hece ( kısa hece ): u-zun ( . _ ) kelimesindeki, “u” hecesi, bir açık hecedir.
    2-Bir ünsüz bir ünlüden oluşan hece ( kısa hece): gü-lü ( . . ) kelimesindeki, “gü” hecesi bir açık hecedir.
    3-Bir ünlü bir ünsüzden oluşan hece (uzun hece): öp-tü ( - . ) kelimesindeki, iki hece de kapalı bir hecedir.
    4-İki ünsüz arasında bir ünlüden oluşan hece (uzun hece): gön-lüm ( - - ) kelimesindeki iki hece de kapalı bir hecedir.
    5-Bir ünsüz, bir ünlü ve tekrar iki ünsüzden oluşan bir buçuk hece ( bir uzun bir kısa hece): Türk, genç, kalp ... gibi Türkçe olanları genelde kapalı hece olarak kabul edilir. Çarh, fakr ... gibi Arapça ve Farsça`dan gelen bazı kelimeler de, bir kapalı bir açık hece olarak kabul edilir.
    6-Bir ünlü iki ünsüzden oluşan hece ( uzun hece): ilk, aşk ...gibi kelimeler birer kapalı hecedir.

    Bunların dışında, Türkçemizde uzun ünlü yoktur ama Arapça ve Farsça`dan dilimize giren bazı kelimelerde uzun ünlü bulunur. Uzun ünlü bulunan hece ister sesli harfle bitsin ister sessiz harfle bitsin , kapalı hece olarak değerlendirilir. Â-rif kelimesindeki “â” hecesi, şâ-ir kelimesindeki “şâ” hecesi, se-lâm kelimesindeki “lâm” hecesi birer kapalı hecedir.

    Bir de, konuşma dilimizde sonu sessiz harfle biten kelimelerin son harfini , sonraki kelimenin ilk harfi sesli ise ona ulayarak (vasl ederek) konuşuruz. “gördüm onu” kelimelerini okurken , “gör-dü-mo-nu” diye okuruz. Aruz veznini yeni öğrenenler mısraları hecelerken bu inceliğe dikkat etmelilerdir. Ulamayı vezni uydurmak için kullanabiliriz; ama bilinçli kullanılmazsa yapılan ulama şiirin veznini bozar.

    Şimdiye kadar anlattıklarımı bir kaç beyit üzerinde görelim:

    Gön-lüm-de-ki aş- kın- la ya-kar-dım bu gül-le-ri
    Â - şık - la- rı yan-mak-la ka-vuş- tur- du kül-le-ri
    - - . . - - . . - - . - . –
    (M. Nuri Parmaksız)


    Ba- zı düş-man ba-zı şey-tan se-ni et- miş pe-ri-şan
    So-nu gel- mez ki-bi- rin-dir sa-na güç-lük çı-ka-ran
    . . - - . . - - . . - - . . –
    ( M. Fatin Baki )


    Sa-na ver-dim bu gö-nül tah-tı-nı dem sür di-ye-rek
    Sa-na ver-dim çö-lü al cen-ne-te dön-dür di-ye-rek
    . . - - . . - - . . - - . . –
    ( M. Turan Yarar )


    Örneklerde de görüldüğü gibi , aruz vezni, hecelerin açık ve kapalı oluşlarına göre oluşturulmuş bir vezindir. Aynı hece düzeninin tekrarı , şiiri içinde bir melodi ve ritm oluşturur. Yeri gelmişken, aruz şiiri musikiye yaklaştırır, diyebiliriz. İşte , aruz gücünü bu söyleyiş güzelliğinden alır.

    Aruzu ilk kullanan Türk şairleri, bizde uzun ünlü olmayışı ve Türk hece yapısının aruza uymayışı üzerine bayağı zorlanmışlardır. Zamanla Araplar ve İranlılardan aldıkları aruzu biraz değiştirmişler, ilk başta kullandıkları bir takım Arapça ve Farsça kelimelerden yavaş yavaş kurtulmuşlar ve zamanla da söyleyişi Türkçeleştirmişlerdir. Araplar ve Farsların kullandığı 300`den fazla kalıptan, bizim şairlerimiz sadece 25-30 tanesini çoğunlukla kullanmışlardır. Yani, Türkçeye en yatkın kalıpları kullanmışlardır diyebiliriz.

    Çekimli bir dil olan Arap dilinde “Faale”, “ yaptı,etti” manasına gelir. Bu fiilin farklı şekillerdeki söylenişi, aruz kalıplarındaki “Fâilün”, Fâilâtün”Mefâilün” ... gibi kelimeleri ortaya çıkarmıştır. Bu isimlerin düz ve karışık söylenmesi de kalıpları meydana getirmiştir. Aslında bu isimlerin tek başlarına bir anlamı yoktur; bunlar sadece hecelerinin hangisinin açık hangisinin kapalı olduğunu gösterir. “Fâilâtün” kavramı: Kapalı,açık, kapalı ve kapalı heceyi anlatır. “Ben ki üç beş” söyleyişi de : Kapalı, açık, kapalı, kapalı hece şeklinde söylenmiştir ve “ Fâilâtün” söyleyişinin açılımını gösterir. İşte, “Fâilâtün” , “Feilâtün” gibi aruz birimleri yan yana gelerek aruz kalıplarını oluşturur. Ayrıca aruz vezninde son hece açık da olsa daima kapalı kabul edilir.

    Divan Şiiri içersinde en çok kullanılan düz ve karışık kalıplar şunlardır:

    A) Düz Kalıplar:

    1- Mefâilün / Mefâilün / Mefâilün / Mefâilün ( . - . - ) x 4
    2- Müstef’ ilün / Müstef’ ilün / Müstef’ilün / Müstef’ilün ( - - . - ) x 4
    3- Müstef’ilâtün / Müstef’ilâtün / Müstef’ilâtün / Müstef’ilâtün ( - - . - - ) x 4
    4- Feûlün / Feûlün / Feûlün / Feûlün ( . - - ) x 4

    B) Karışık Kalıplar:
    1- Mefâilün / Mefâilün / Feûlün ( . - . -) ( . - . - ) ( . - - )
    2- Feilâtün ( Fâilâtün) / Feilâtün / Feilâtün / Feilün ( fa’lün) ( . .- -) (. .- -) (. .- -) ( . . - )
    3- Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün ( - . - - ) ( - . - - ) ( - . - - ) ( - . - )
    4- Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün ( - . - - ) ( - . - - ) ( - . - )
    5- Müfteilün / Müfteilün / Fâilün ( - . . -) ( - . . - ) ( - . - )
    6- Feûlün /Feûlün / Feûlün / Feûl ( . - - ) ( . - - ) ( . - - ) ( . - )
    7- Mefâilün / Feûlün / Mefâilün / Feûlün ( . - . - ) ( . - - ) ( . - . - ) ( . - - )
    8- Feilâtün ( Fâilâtün ) / Mefâilün / Feilün ( Fa’lün ) ( . . -- ) ( . - . - ) ( . . - )
    9- Fa’lün / Feûlün / Fa’lün /Feûlün ( . - ) ( . - - ) ( . - ) ( . - - )
    10- Mef’ûlü / Fâilâtü / Mefâîlü / Fâilün ( - - . ) ( - . - . ) ( . - - . ) ( - . - )
    11- Mef’ûlü / Mefâîlün / Feûlün ( - - . ) ( . - - - ) ( . - - )
    12- Mef’ûlü / Mefâîlü / Mefâîlü / Feûlün ( - - . ) ( . - - . ) ( . - - . ) ( . - - )
    13- Mef’ûlü / Mefâîlün / Mef’ûlü / Feûlün ( - - . ) ( . - - - ) ( - - . ) ( . - - )
    14- Mef’ûlü / Mefâîlü / Feûlün ( - - . ) ( . - - . ) ( . - - )
    15- Müfte’ilün / Fâilün / Müfte’ilün / Fâilün ( - . . - ) ( - . - ) ( - . . - ) ( - . - )

    Bunların dışında da kullanılan kalıplar vardır ; fakat genelde kullanılan kalıplar bunlardır. Kanaatim şudur:11. Yüzyıldan beri kullanılan bu kalıplara kulağımız o kadar alışmıştır ki , artık Türkçemize uygun yeni kalıplar bulunmalıdır. Geçmişten beri kullanılan bu kalıpları , Araplar ve Farslar bulmuşlardır ve bu kalıplar kendi dillerine göredir; bize göre değil. İşte bu yüzden, şiirle uğraşanlar, edebiyatçılar, akademisyenler , musikiyle uğraşanlar yeni kalıplar konusunda çalışmalar yapmalı ve şairlerimiz de farklı denemeler yapmalıdır. Benim bu konuda ki teklifim şudur: Aruzla yeni şiir yazanlar, yukarıdaki kalıplardan birini de kullanabilir; kendi bulduğu kalıbı da kullanabilir. Yeter ki, aruzla yazılan şiirlerinde, ilk mısradaki hecelerin açık ve kapalı oluşuyla, diğer mısralardaki hecelerin açık ve kapalı oluşu birbirine denk olsun. Yeni kalıplar isimlendirilene kadar, açık heceyi ( A ) harfiyle, kapalı heceyi de ( K ) harfiyle gösterebiliriz. Unutmayın ki, aruzu bilmek ve uygulamak , şairin Türkçeye hakimiyetini arttırır.

    Yeni aruz kalıpları kullanılırken, hem heceli hem de aruzlu şiirler yazılabilir. Bu konuda yazdığım, 5+5 hece ölçüsüyle ve aruzun yeni bir kalıbıyla yazdığım bir örneği dikkatle incelerseniz, ne demek istediğimi anlarsınız:

    SEVDÂ DENİZİ
    Bir âşık kondu zülfün teline
    Kapıldım sandı aşkın seline
    Derinleştikçe sevdâ denizi
    Ümitsiz koştu hicrân yeline

    Unutmam böyle aşk âteşini
    Ve gönlüm buldu yârâb eşini
    Derinleştikçe sevdâ denizi
    Bırakmam bil ki artık peşini
    A K K K A K K A A K ( M. Nuri Parmaksız)

    Bütün bu açıklamalardan sonra, Türk şiir geleneği içersinde aruzla yazılmış, birçok beyit ve dörtlüğün sizlere faydalı olacağını düşünüyorum. Bu örnekleri inceleyerek de aruzun güzelliği görülebilir.

    İstiklâl Marşından,
    Ben ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım
    Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım

    Sultan Veled
    Karnım açtır karnım açtır karnım aç
    Rahmet etgil Tanrı bana kapı aç

    Yunus Emre
    Us yine aşkın beni mest-ü harâb eyledi
    Yaktı gönül evini bağrı kebâb eyledi

    Hacı Bayram Veli
    N’oldu bu gönlüm N’oldu bu gönlüm
    Derd ü gam ile doldu bu gönlüm
    Yandı bu gönlüm yandı bu gönlüm
    Yanmada derman buldu bu gönlüm

    Süleyman Çelebi
    Allâh adın zikredelim evvelâ
    Vâcib oldur cümle işte her kula
    Her nefeste eyledik yüz bin günâh
    Bir günâha etmedik hiçbir gün âh

    Fehim-i Kadîm
    Varur zâhid ibâdetgâhına meyhâneden sonra
    Gelür mestâne başı secdeye ammâ neden sonra

    İbrahim Hakkı
    Hak şerleri hayr eyler
    Zannetme ki gayr eyler
    Ârif onu seyreyler
    Allah görelim neyler
    Neylerse güzel eyler

    Şinasi
    Kişiye her işi âlâ görünür
    Kuzguna yavrusu ankaa görünür

    Namık Kemal
    Ölürsem görmeden millete ümid ettiğim feyzi
    Yazılsın seng-i kabrime vatan mahsûn ben mahzûn

    Eşref
    Kabrimi kimse ziyâret etmesin Allah için
    Gelmesin reddeylerim billâhi öz kardaşımı
    Gözlerim ednâ-yı ademden o rütbe kıldı kim
    İstemem ben fâtiha tek çalmasınlar taşımı

    Neyzen Tevfik
    Kime sordumsa seni doğru cevap vermediler
    Kimi alçak kimi hırsız kimi deyyus dediler
    Künyeni almak için partiye ettim telefon
    Bizdeki kayda göre şimdi o meb’us dediler

    Nahifî
    Göz gördü gönül sevdi seni ey yüzü mâhım
    Kurbanın olam var mı bunda benim günâhım

    Ahmed Paşa
    Aşkın yolunda hicre tahammül günâh imiş
    Uşşakın işi anın içün her gün âh imiş

    Fuzuli
    Meni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
    Felekler yandı âhımdan mur3adım şem’i yanmaz mı

    Nedim
    Şivesi nâzı edâsı handesi pek bî-bedel
    Gerdeni püskürme benli gözleri gaayet güzel

    Yahya Kemal
    Ey kimsesizler el verin kimsesizlere
    Onlardır ancak el verecek kimsesizlere

    Muallim Naci
    Divânece sözler mi demektir edebiyyât
    Âsârı terakki diyoruz biz buna heyhât

    Faruk Nafiz Çamlıbel
    Seni ben bekliyorum göğsüm açık bağrım açık
    Hançer ol göğsüme saplan ecel ol karşıma çık

    Orhan Veli
    Ömrün o büyük sırrını gör bir bak ta
    Bir tek kökü kalmış ağacın kökü toprakta
    Dünya ne kadar tatlı ki binlerce kişi
    Kolsuz ve bacaksız yaşayıp durmakta

    M. Fatin Baki
    Bundan yana insanlığa kıymet veriyorsan
    Öksüz ve yetimlerle de paylaş ne yiyorsan

    Şair değilim sadece manzum yazarım
    Gerçi bu değildir ki benim yok nazarım
    Öz Türkçe aruz veznine uymaz diyenin
    Ben kabrini kurşun kalemimle kazarım

    M. Turan Yarar
    Acı bensiz yola çıkmaz yara bensiz kanamaz
    Ve cehennem bile benden daha yetkin yanamaz
    Dili insâf okuyanlar söker elbet yazımı
    Kınayanlar beni bilmez tanıyanlar kınamaz

    Ters aktı sular gerçeği susturdu yalan
    Yağmaydı zaman aldı alan çaldı çalan
    Attım gölü bin bir kıyısından yüreğin
    Artık bir avuç kumla çakıl bende kalan

    M. Nuri Parmaksız
    Diyâr diyâr dolaştım her an hüzün büründüm
    Çölünde yâr su yokmuş sözünle çok süründüm
    Erenlerin bağından kopan çiçek misâli
    Yolunda en nihâyet Yunus‘la bir göründüm

    Sen de olmazsan gülüm gülistânı neyleyim
    Yâri görmezsem felek nasıl gönlü eyleyim
    Yokluğundan hastayım hayâlinle çöldeyim
    Döndüm âh Mecnûn’a ben, o cânânı neyleyim"

    Mehmet Nuri PARMAKSIZ

  2. #2
    Loading the personal rank HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu Yer
    C:\WINDOWS\system32
    Mesajlar
    17.119
    Blog Yazıları
    8
    Tecrübe Puanı
    107375506

    Tanımlı Ce: Aruz Vezni - Aruz Kalıbı - Aruz Ölçüsü - Aruz Kalıpları - Aruz - Divan Edebiyatı

    ARUZ ÖLÇÜSÜArap edebiyatından alınan ve dizelerdeki hecelerin açık ya da kapalı oluşuna dayanan bir vezindir. Başta Divan edebiyatında olmak üzere Halk edebiyatının son dönemlerinde, Tanzimat, Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati döneminde de kullanılmıştır.

    a. İmale (çekme, uzatma): Kısa olan bazı hecelerin ölçüye uydurulması için uzun okunmasına denir.


    b. Zihaf (kısma): İmalenin tersidir. Arapça ve Farsça sözcüklerdeki uzun heceyi, ölçünün gerektirdiği yerde kısa hece gibi okumaya denir.

    c. Med (kabartma): Aruzda ritim denen iç ahengi sağlamak amacıyla iki heceyi bir hece durumuna getirmek, yani bir tam sesi bir buçuk sese yükseltmektir. Med, her zaman bir uzun hece ve onu takip eden kısa hece arasında yapılır. Yani med, iki kapalı hece arasında bir açık hece bulunması gerektiğinde sonu bir uzun ünlü ve bir ünsüzle biten birinci heceyi imaleden biraz daha uzun okumaktır.

    d. Vasl (ulama, ulaştırma, liyezon): Kapalı bir heceyi açık höle getirmek için, son hecesi ünsüz bir harfle biten bir sözcüğün, kendinden sonra gelen ve ilk hecesi ünlü olan sözcüğe kendiliğinden bağlanması ve iki sözcüğün tek sözcük gibi okunmasıdır. Ulama aslında bir kusur sayılmaz, çünkü şiirdeki musikiyi artırır.


    e. Kasr (kısaltma, inceltme): Uzun heceyi hafifletmek, inceltmektir. Aruzda uzun olan “mâh, şâh, nigâh” gibi bir sözcüğü hafifleştirerek “meh, şeh, nigeh” şeklinde okumaktır. “İstanbul” gibi kimi özel adların “Stanbul” şeklinde okunması da kasr ile ilgilidir.
    Örnek:
    Ol şeh-süvâr-ı mülk-i saadet ki rahşına
    Ceylan deminde arsa-i âlem gelirdi teng

    Baki
    f. Sekt-i melîh (Güzel kesme): Sözlük anlamı “güzel kesme”dir. Yalnız “mef’ûlü mefa’ûlün” kalıbında yapılır. Bu parçalardaki “-lü” ve “me-” açık hecelerinin birleşerek bir uzun hece oluşturmasıyla bir uyum kesikliği meydana getirmektir. Bu durumda ölçü ”mef’ûlün fa’ûlün fa’ûlün” biçimine girer.

    Örnek:
    Bir yoldu parıldayan gümüşten
    Gittik.... Bahs açmadık dönüşten

    Yahya KEMAL

    Takti: Aruz ölçüsüyle yazılmış bir şiirdeki ölçüyü belirleyebilmek için şiiri oluşturan hecelerin (.) veya (—) işaretiyle gösterilmesine ve kalıplarının bulunmasına “takti” denir. Takti, ölçünün parçalarını belirlemeyle ilgilidir.
    Örnek:
    Bu harmanın gelir sonu kapıştırın giderayak
    Yarın bakarsınız söner bugün çatırda yan ocak

    . - . - / . - . - / . - . - / . - . –
    Mefâ’ilün / mefâ’ilin / mefâilün / mefâilün
    Tevfik Fikret, Hân-ı Yağma

    Aruz Kalıpları: Aruz kalıpları Arapça’dakı “faa’le” eyleminden türetilmiş olan “falün,feûlün,fâlün,fâilatün, müstef’ilün, mefâilün, mütefâilün, müstef’ilâtün” gibi sözcüklerden birinin tekrarlanmasıyla veya birkaçının yan yana getirilmesiyle ortaya çıkar.

    Belli başlı aruz kalıpları:
    • Feûl (. -)
    • Feûlün (. - -)
    • Feilün (. . -)
    • Fâilün (- . -)
    • Mef’ûlü (- - .)
    • Fâilâtü (- . - .)
    • Feilâtün (. . - -)
    • Fâilâtün (- . - -)
    • Mefâîlü (. - - .)
    • Mefâîlün (. - - -)
    • Mefâilün (. - . -)

    Türk şiirinde en fazla kullanılan kalıplar:

    • Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün (-.--/-.--/-.--/-.-)
    • Feilâtün feilâtün feilâtün feilün (..--/..--/..--/..-)
    • Mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün (.---/.---/.---/.---)
    • Mefûlü fâilâtü mefâîlü fâilün (--./-.-.-/.--/-.-)

    Örnek:
    Bu gamze değil belâdır ey dost
    Bu hande değil cefâdır ey dost

    - - . / . - . - / . - -
    Mef’ûlü / mefâ’ilün /fa’ûlün
    Ahmet Paşa



    Aruz Kuralları:
    • Farsça tamlama eki olan “-i” ile “ve” anlamındaki “ü, vü” bağlacı vezin gereği uzun da kısa da olabilir.
    • Bir şiirin vezni en az iki dizeden hareket ederek bulunabilir. Tek dizeye bakarak vezin bulunmaz.
    • Hecelerin açık kapalı değerleri karşılıklı kontrol edilir. Önce imkân varsa ulama, yoksa imale yapılır. Zihaf çok az bulunduğu için en son o ihtimal düşünülür.
    • Aruzla yazılmış dizelerin son heceleri her zaman uzun sayılır.
    • Aruz ölçüsünde üç tane kapalı hece, yani kısa okunan hece yan yana gelmez, çünkü buna uygun bir aruz kalıbı yoktur.
    • Aruz vezninde tef’ileler heceleri bölebilir. Hece ölçüsündeki gibi okuyuşta tef’ilelerde durgu yapılmaz.

+ Konu Cevapla

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 04-14-2011, 15:47
  2. Aruz Ölçüsü
    By DarkNess in forum Türkçe
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11-20-2008, 17:44
  3. Divan Edebiyatı-Divan Edebiyatı Hakkında
    By DarkNess in forum Dünya Dilleri ve Edebiyatı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-06-2008, 12:17
  4. Divan Edebiyatı nedir , Divan Edebiyatı Hakkında
    By Boramir!! in forum Türk Dünyası Ve Kültürü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-25-2008, 00:17
  5. Aruz
    By CaNDy'S in forum Edebiyat
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03-15-2007, 04:25

Etiketler

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375