+ Konu Cevapla
1 / 3 Sayfa 1 2 3 SonuncuSonuncu
1 den 5´e kadar. Toplam 11 Sayfa bulundu
Like Tree1Likes

Ders Çalışmaya Nasıl Başlamak Gerekir? (İşte Başarının Yolları)

 GENEL KÜLTÜR VE SANAT Katagorisinde ve  Eğitim Öğretim Bölümü Forumunda Bulunan  Ders Çalışmaya Nasıl Başlamak Gerekir? (İşte Başarının Yolları) Konusunu Görüntülemektesiniz.=>NOT : ALINTIDIR.. Sınavlara hazırlanan öğrencilerin en büyük kâbusu uzun süre ders çalışmak zorunda kalmaktır. Öğrencilerin çoğu ders çalışmaya karşı ...

  1. #1
    Onursal Üye deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını
    Üyelik Tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    4.810
    Tecrübe Puanı
    9575664

    :okur: Ders Çalışmaya Nasıl Başlamak Gerekir? (İşte Başarının Yolları)





    NOT : ALINTIDIR..

    Sınavlara hazırlanan öğrencilerin en büyük kâbusu uzun süre ders çalışmak zorunda kalmaktır. Öğrencilerin çoğu ders çalışmaya karşı isteksiz olur. Bunun nedeni severek ve isteyerek yapacakları birçok şeyi ders çalışmanın engellediğini düşünmeleridir. Yani ders çalışmayı kişiyi hedefe götüren bir yol olarak değil de kişiye zevk veren şeyleri yapmayı engelleyen bir set olarak görmeleridir.

    Üniversiteyi kazanmak ve başarılı olmak öncelikle bedel isteyen bir süreçtir. Bu hedefin bedeli de hedefe ulaşıncaya kadar istense de istenmese de gereken düzeyde ders çalışmaktır. Sınava hazırlanan adayın öncelikle üniversite sınavını kazanmanın yolunun ders çalışmaktan geçtiğine inanması gerekir. Daha sonra da ders çalışmaya istekli başlamakta yarar vardır. Ancak her zaman isteyerek ders çalışmayı beklemekte hatadır. Bu nedenle en çok sevilen veya en çok başarı gösterilen dersten işe başlamak çalışma isteğinin uyanmasına yol açabilir. Ders çalışan öğrencinin kendine çalışma süresi belirlemesi de isteğin artmasına ve verimli çalışmanın gerçekleşmesini sağlar. Bu nedenle bir konuyu öğrenmek için çalışan bir öğrenci 50 ile 60 dakika arasında çalışma süresi belirleyebilir. Soru çözerek konunun pekiştirilmesinde ise çalışma süresi yaklaşık bir buçuk saate kadar uzatabilir. Ara vermeden daha uzun süre çalışmak motivasyonun azalmasına yol açacaktır. Ders çalışırken not tutmakta öğrencinin öğrenme faaliyeti sırasında aktif olmasını sağlar.

    Ders çalışmak için çalışma masasına oturan öğrencilerin kendilerine en çok “nereden başlamalıyım?” sorusunu yöneltirler. Bu soru plansız ve isteksiz çalışmanın bir göstergesidir. Bu soruya cevap verilmezse yani bir planlama yapılmazsa ders çalışma davranışı hem bir süre sonra son bulur hem de beklenen verim elde edilemez.

    Ders çalışma masasına oturan öğrenci önce dershanede veya okulda anlatılan konuları tekrar ederek işe başlamalıdır. Çalışılacak konu daha önceki konularla ilintili ise önceki konular ana başlıkları gözden geçirilmelidir. Daha sonra öğrenilmesi gereken konu ana hatlarıyla gözden geçirilerek konunun aşamaları tespit edilmelidir. Bu yöntem öğrencinin öğrenmeye zihinsel hazırlık ve planlama yapmasını sağlar. Konuya gereken düzeyde çalıştıktan sonra ilgili test çözülmelidir. Test çözme işlemi bittikten sonra çözülemeyen veya yanlış çözülen soruların doğru çözümü öğrenilmelidir. Bu soruların konularının alt başlıkları tespit edilmeli ve o konulara tekrar çalışmak gerekir.

    “Ne yapsam da ders çalışamıyorum” diyenlere özel uyarılar:

    · Problemin bir parçası olmakta ısrar etmeyin; çözüm bulmaya yönelmeniz bir çok şeyi çözecektir.

    · Ders çalışmanızı engelleyen durumları objektif olarak tespit edin. Sizi ders çalışmaktan alıkoyan durumların incir çekirdeğini bile doldurmadığını hayretle göreceksiniz.

    · Her şeyden önce hayatınızda hiçbir değişiklik yapmadan bugünden sonra hayallerinizdeki gibi ders çalışacağınızı sanmayın.

    · Başarılı olmak için; “ders çalışmasak da olur” veya “ders çalışma süresinin pek önemi yoktur” vb. düşünceleri zihninizden tamamen kaldırın.

    · Hergün ders çalışmaktan sıkıldığınızı düşünüyorsanız, haftanın belirli bir gününü kendinize ayırın. Sizi zihnen dinlendirecek herhangi bir şeyle meşgul olun. Gezmek, sinemaya gitmek, spor yapmak vs. olabilir.

    · Şöyle veya böyle sizi hedefinize yaklaştıracak düzeyde ders çalışabiliyorsanız, çalışmalarınızı engelleyecek önemli sağlık problemleriniz yok ise, sizi sürekli ders çalışmaktan alıkoyan bir arkadaşınız bulunmuyorsa, televizyon veya internete gerektiğinde uzak durabiliyorsanız siz başarılı olacaksınız demektir. Sadece yapmanız gereken, hedefinize bir kez daha kilitlenip, sizi ondan alıkoyacak durumları bir bir yok etmek.

    · Tarafsız bir gözle verimli ders çalışmak için düşüncelerinizi ve bu alanda uzman bir kişinin önerilerini bir kağıda yazın, bunları gerçekleştirmek için hemen bir plan hazırlayın.

    · Üniversite kazanmayı veya ÖSS’yi hafife almayın. Sınava giren öğrencilerin sadece % 10’un bir lisans programını kazanabildiğini aklınızdan çıkarmayın.

    · Artık kendi kararlarınızı kendinizin verdiğini fark etmeniz gerekir. “Çok istiyorum ama, bir türlü ders çalışamıyorum.” gibi bahanelerle sadece kendinizi kandırmaya çalıştığınızı bilmelisiniz.

    ħєчħαт * likes this.

  2. #2
    Onursal Üye deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını
    Üyelik Tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    4.810
    Tecrübe Puanı
    9575664

    Tanımlı Ders Çalışma İsteği Nasıl Uyandırılır?

    Ders Çalışma İsteği Nasıl Uyandırılır?

    Öğrencilerin ders çalışmaya başlayamamalarının nedeni “Niçin çalışmalıyım?” sorusuna yanıt verememelerinden kaynaklanır. Her davranışın bir nedeni olduğu gibi ders çalışmanın da bir nedeni vardır. Nedensiz eylem gerçekleşmez. Ders çalışmanın da nedenlerinin öğrenci tarafından ortaya konmalıdır.

    Ders çalışmak istenen bir davranış değildir. Hangi öğrenci ders çalışmanın, televizyon seyretmekten, gezmekten, eğlenmekten, keyfine göre hareket etmekten daha zevkli olduğunu söyleyebilir? Öğrencilerin çoğu ders çalışmaktan hoşlanmaz. Onu sadece yapılması zorunlu olan bir davranış olarak algılar. Birey psikolojik olarak tüm davranışlarını istediği yöne doğru yönlendirir. Hiç kimse istemediği, zevk almadığı bir işi severek yapamaz. Hele bir de ders çalışmama gibi bir tercihi varsa bu tercihini hep çalışmamaktan yana kullanır.

    Davranışların ortaya çıkması iki yolla olur. Birey önce bir eylemi yapmak ister zihninde o eylemi tasarlar. Sonra düşündüklerini harekete geçirerek eylemi gerçekleştirir. Bu süreç daha çok isteyerek yapılan davranışlar içindir. İstenmeyen davranışlar da ise önce harekete geçilir sonra eylemi yapma isteği uyanır. Bu durumda ders çalışma davranışı da iki yolla gerçekleşir. Önce ders çalışmaya başlarız. Sonra onu sevmeye ve devam ettirmeye çalışırız. Ders çalışma isteğinin ortaya çıkmasını şu şekilde izah edebiliriz:

    1-Ders çalışmaya başlamak ve sürdürmek

    2-Çalışma isteğinin uyanması

    3-Başarı

    Çalışma istediğini uyandırmak için çalışmaya başlayın ve bunu sürdürmeye çalışın. Bir süre sonra ders çalışmayı severek yapmaya başlayacaksınız. Fakat sevme konusunda acele etmeyin. Önce bir gün düzenli çalışmayı başarmak için uğraşın. Daha sonra bunu bir haftaya yaymaya çalışın. Bir kaç hafta boyunca düzenli çalışmayı aksatmadan yaparsanız artık ders çalışmak sizin için zevksiz bir uğraşı olmaktan çıkar. Ders çalışmayı istenmeyen bir davranış olarak algılamaktan ziyade onu gelecekteki hedeflerinize ulaşmak için yapılması gereken şartlardan birisi olarak görmelisiniz.

    Fakat birçok öğrenci çalışma isteğinin ortaya çıkması için “İlham” bekler. Oysa “İlham” yapılması istenen davranışlar için gelir. İnsanlar yapmak istediklerini önce düşünürler. Bu düşünceler bilinçaltına atılır. Bilinçaltı otomatik bir pilot gibi devreye geçer. Biz diğer davranışlarla meşgul olurken o çözüm üzerine yoğunlaşır ve çözümü bulur. Böylece “İlham” ortaya çıkmış olur. Ders çalışmak istenen bir davranış olmadığı için ilham gelmesini beklemek yanlıştır. Öğrenci sabırla ilhamın gelmesini bekler, ilham inatla ortaya çıkmamak için uğraşır.

    1-Ders çalışma isteğinin uyanması

    2-Ders çalışmaya başlamak ve sürdürmek

    3--Başarı


    Birçok öğrencinin yanılgısı sürecin bu şekilde gerçekleşeceğini sanmasıdır. Bu yüzden çalışma isteği bir türlü uyanmaz. Çalışmaya isteksiz başlandığı için sık sık ara verilir. Hayallere dalınır. Öğrenci kendisini çalışmaya veremez. Bedensel olarak kitapların yanında olsa bile zihinsel olarak oralardan çok uzaklarda yaşar.

    Vücudunuzu ders çalışmaya önce bedensel olarak hazırlamalısınız. İstenmeyen sıkıcı bir davranış gerçekleşmeden önce bacaklar dizlerden kırılmaya, sırt eğilmeye, omuzlar çökmeye ve vücut coşkulu halini kaybetmeye başlar. Vücuttaki canlılık yerini bıkkınlığa bırakır. Beyinde vücudun şekline göre davranışa duygusal boyut kazandırır. Bu beden duruşunda isteksizlik ön plana çıkar, öğrenci ders çalışmaya henüz başlamadan çalışma isteği kaybolur. Bu durumda çalışmaya başlasanız bile bir süre sonra isteksiz oluşunuzdan çalışmaya son verirsiniz. Vücudu coşkulu hale getirmeniz gerekir. Dik bir duruş, alınan birkaç derin nefes, biraz gülümseme bunu sağlayabilir. Bu durumda beyne yapılacak olan davranışa istekli olunduğu mesajı gider. Beyin gelen bu mesaja göre ders çalışma davranışına olumlu bir duygusal boyut kazandırır.

  3. #3
    Onursal Üye deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını
    Üyelik Tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    4.810
    Tecrübe Puanı
    9575664

    Tanımlı Ders Çalışmak Nasıl Zevkli Hale Gelir?

    Ders Çalışmak Nasıl Zevkli Hale Gelir?

    “Yapabileceğinize de inansanız yapamayacağınıza da inansanız, haklı çıkarsınız.”

    Henry Ford

    Bizim hayatımızı şekillendiren yaşadığımız olaylar değil, o olayların ne anlama geldiğine dair inançlarımızdır. Sorun ne çevremizde ne de yaşadığımız olaylarda. Sorun bizim olaylara yüklediğimiz anlamlarda. Bizim onları nasıl yorumladığımızda. Bu gün kim olduğumuz ve yarın kim olacağımızı belirleyen bizim olaylar hakkında oluşturduğumuz inançlarımızdır. İnançlarımız neşe dolu bir ömürle, acılarla ve mutsuzluklarla dolu bir ömür arasındaki farkı belirler. Bazı bireyleri başarılı yapan, bazılarını da başarısızlık ve çaresizlik içinde yaşatan taşıdığı inançlardır.

    İnançlarımız, neyin acı neyin zevk olduğunu belirleyen güçtür. Hayatımızda herhangi bir olayla karşılaştığımız zaman beynimiz iki soru sorar. 1) Bu acı mı yoksa zevk mi? 2) Şimdi ben acıdan kaçmak ya da zevke ulaşmak için ne yapmalıyım? Bu sorulara verdiğimiz cevaplara göre hareket ederiz. İnançlarımız neyin acıya ya da zevke yol açacağına ilişkin öğrenmiş olduğumuz genellemelerden oluşur. Bu genellemeler bizim tüm eylemlerimizi belirler. Dolayısıyla olaylar hakkında oluşturduğumuz inançlar hayatımızın yönünü tayin eder.

    Ders çalışmaya yoğunlaşamamanızın nedeni onu algılayış biçiminizdir. Bu davranış hakkında öğrencilerin zihinlerinde çeşitli genellemeler vardır. “Ders çalışma nasıl bir faaliyettir? Sorusuna öğrenciler: “Sıkıcı buluyorum, nefret ediyorum, sınırlayıcı, çalışmak için istek olmalı, çalışmamak daha eğlenceli” vb. şeklinde cevaplar vermişlerdir. Zihinlerinde bu vb. genellemeler bulunan öğrenciler çalışmayı inanç ve alışkanlık haline dönüştürerek bu durumdan kurtulabilirler. Özellikle bu düşüncelerin olumlu hale dönüşmesini beklemek son derece yanlıştır. Beynimizde var olan bu genellemeleri kaldırmak için bir süre çalışmayı bir mecburiyet olarak görmek, onu bir tercih olayı olarak algılamamak gerekir.

    Üniversite okumak sizin için bir zorunluluk mu? Yoksa sadece bir tercih mi? Uğrunda her şeyi göze alabileceğiniz bir etkinlik mi? Yoksa önemsiz, alelade bir şey mi? Ders çalışmaya, deneme sınavları yapmaya, binlerce soru çözmeye mecbur musunuz? Hayallerin ve hedeflerin için mücadele eder misin? Gece gündüz hep bunlara katlanabilir misin? İnanç bu tip sorulara evet cevabını verir ama tercih evet cevabını vermez.

    Birçok öğrencinin kaybı ders çalışmayı bir tercih olarak algılamalarıdır. Onu inanç haline dönüştürürseniz yoğunlaşmayı daha kolay sağlayabilirsiniz. Eğer çalışmalarınızın sonucunda ulaşacağınız hedefleri bir tercih olarak görürseniz hedefleriniz hayalden ibaret kalır. Hedefe ulaşmak için tam bir inanca sahip olmak gerekir. Bununla beraber sizi hedefe götürecek her davranışı da bir inanç haline dönüştürmelisiniz. Öğrencilerin etkili bir çalışmayı sergileyemeyişleri, bu çalışmayı, gezme, Tv seyretme, internet, oyun vb. seçenekler arasında bir tercih olarak görmeleridir. Hedefe götüren her davranış bir inançtır. Hedefe olan inancı körükleyen, onun ateşini alevlendiren birer etkendir. Hedef üniversite ise ders çalışmak inançtır. O bir tercihten öte hedeflerinize ulaşmak için yapılması gereken bir zorunluluktur. Eğer üniversiteyi hayal ediyorsanız ona giden yolun ders çalışmaktan geçtiğini unutmayınız.



    DERS ÇALIŞMAK

    BİR TERCİH İSE;

    1. Yapmak zorunda olduğunuz için yaparsınız

    2. İstediğiniz zaman yaparsınız

    3. Gezme, TV seyretme, dinlenme vb. etkenlikler arasında bir seçenek olarak görürsünüz.

    4. Çalışmaya uygun bir tutum takınamazsınız

    5. Çalışmanın önemini kavrayamazsınız

    6. Yapılmasa da olan bir etkinlik olarak algılarsınız

    7. Bir türlü verimli çalışmayı başaramazsınız

    8. Hedefinize ulaşamazsınız


    BİR İNANÇ İSE ;

    1. İstediğiniz için yaparsınız

    2. İsteseniz de istemeseniz de yaparsınız

    3. Zorunluluk alarak algılarsınız

    4. Çalışmaya uygun bir tutum takınırsınız

    5. Sarsılmaz bir inançla çalışmanız gerektiğine inanırsınız

    6. Hedefinize ulaştıracak bir etkinlik olarak görürsünüz

    7. Her zaman verimli çalışmayı başarırsınız

    8. Hedeflerinize ulaşırsınız.


    Öğrencilerin çalışmaya gerektiği gibi yoğunlaşmaları için yapmaları gereken bazı davranışlar vardır. Davranışlar içinde bulunduğumuz durumun göstergesidir. Başarılı bir sonuç elde etmiş iseniz, o anki zihinsel ve fiziksel eylemlerinizi hatırlayarak aynı sonuca tekrar ulaşabilirsiniz. İnsanların çoğu, durumlarını yöneltmek için bilinçli hareket etmezler. Ya enerjik ya da çöküntülü olurlar. Herhangi bir alanda kişiler arasındaki farkı, kaynaklarını etkin olarak nasıl kullandıkları belirler.

    Çoğu öğrencinin iyi yoğunlaşmak için aradığı şey durum değişikliğidir. Fakat birçoğu da bunu yanlış uygular. Çalışma isteği kaybolduğunda televizyon seyretmek, müzik dinlemek veya gezip dolaşmak gibi ders çalışma davranışı dışında çeşitli yollar denerler. Bunlar çalışma isteğinin uyanmasını sağlamadığı gibi tamamen ortadan kalkmasına neden olabilir. Çünkü seçilen bu davranışlar insanın hoşuna giden davranışlardır. İnsanlar hoşlarına giden davranışları yapmaya devam etmek isterler. Oysa ders çalışmak çoğu öğrencinin hoşuna gitmeyen bir durumdur. Onun için durum değişikliğini önce düşüncede başlatmalı. Daha sonra fizyolojinizde çeşitli değişiklikler olacaktır. İçinizde oluşan sıkıntılarınızı atamadığınızda, ders çalışmaya kendinizi veremediğinizde, çok istemenize rağmen dikkatinizi toplayamadığınızda hemen durumunuzu değiştirmeyi deneyin.

  4. #4
    Onursal Üye deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını
    Üyelik Tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    4.810
    Tecrübe Puanı
    9575664

    Tanımlı Etkili okuma nasıl sağlanır?

    Etkili okuma nasıl sağlanır?
    Etkili öğrenmenin gerçekleşebilmesi için etkili ve hızlı okuma, tekrar yapma, iç disiplin, etkili dinleme, bilinçli not alma ve hafızaya kalıcı şekilde yerleştirme çok önemlidir. Bunları sırasıyla irdeleyeceğiz. Acaba etkili ve hızlı okuma ne demek?

    Bilgilerimizin yaklaşık % 80'ini okuma yoluyla (gözle) elde ederiz. O halde göz, bilginin elde edilmesinde en etkili organ niteliği taşıyor. Fakat çoğu öğrencimiz bunun farkında değil. Okumaya başladığımız ilk yıllardan itibaren etkili ve hızlı okuma konusunda ne yazık ki gerekli olan alışkanlıklar bize kazandırılmamış. Bu nedenle hızlı okuyamıyor ve okuduğumuzu da anlayamıyoruz.

    Bu konudaki genel yargılardan birisi konunun yavaş okunduğunda daha iyi öğrenildiğidir. Halbuki bu kanaat yanlıştır. Çünkü yavaş okuyan ağır ve sıçramalı okuduğu için sıkılır ve dikkati kolay dağılır. Ayrıca dikkat süresinin kısa olduğu (20 25 dakika) düşünülürse, hızlı okuma sayesinde daha çok kelime okunduğundan zaman verimli kullanılmış olur. Çoğu öğrencinin ders çalışırken karşılaştığı temel sorunlardan birisi de zamanın yetmemesidir. Aynı şey sınav için de geçerlidir. Sınav süresi, yavaş okumayı alışkanlık haline getiren öğrencilere yeterli olmamaktadır. Sınav süresinin bitmesiyle beraber, bir kısım sorulara öğrenci hiç bakamama problemiyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu durum hızlı okumanın önemini belirgin bir şekilde ortaya çıkarıyor. Hızlı okuyan, okuduğunu daha iyi anladığı için, dikkatini daha uzun süre yoğunlaştırabilir ve kendisi için önem taşıyan konulara dönmek için zamanı kalır.

    Peki acaba yavaş okuma alışkanlığımızdan nasıl kurtulabiliriz? Okuma hızımızı yavaşlatan en önemli sorunlardan bir tanesi dudakları kıpırdatarak (sesli) okumaktır. Bu durum ister istemez okuma hızımızı konuşma hızımıza göre ayarlama zorunluluğu doğurur. Bu alışkanlığımızdan kurtulabilmenin çeşitli yolları vardır. Bir metni okurken sakız çiğneyerek okuma veya çerez yiyerek okuma bu olumsuzluğu ortadan kaldırır. Zaten belli bir süre sonra ağız kıpırdatmadan okuma alışkanlık haline geleceğinden sakız çiğneme vb. yöntemleri deneme zorunluluğundan kurtulmuş oluruz.

    Bunun haricinde okuma hızını artıracak en kolay ve pratik yol , göze bir kalem vasıtasıyla yardımcı olmaktır. Kalemin satır üzerindeki hızlı hareketi, gözün hareketini de hızlandıracağından okuma hızının artmasına neden olacaktır. Bu sayede, dakikada 100 - 150 kelime okuyabilen göz, 500 - 1000 kelime seviyesine ulaşabilir.

    Bütün bunlar yapılırken göz egzersizleriyle göz kasları güçlendirilmelidir. Bunun için satırlardaki kelimeleri ikişerli veya üçerli gruplayarak daire içine alabilirsiniz. Bu sayede gözünüz tek bir kelimeye değil, kelime grubuna odaklanmış olur. Eğer sık sık okuduklarınıza geri dönüşler yapıyorsanız, bundan kurtulmak için okuduğunuz satırları beyaz bir sayfayla kapatabilirsiniz. Ayrıca satırın en alt sağ en üst sol, en alt sol - en üst sağ kelimelerine hızlı şekilde gözlerinizi yönlendirerek göz kaslarınızın güçlenmesini sağlayabilirsiniz. Uzak hedeflerden yakın hedeflere, yakın hedeflerden, uzak hedeflere bakarak göz egzersizi yapabilirsiniz. Bütün bu egzersizleri uyguladığınızda zannediyorum okuma hızınız belirgin bir şekilde artacaktır. Ve böylece sınavdaki soruları yetiştirememe ve okuduğunuz paragrafları anlayamama problemi ortadan kalkacaktır.

  5. #5
    Onursal Üye deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını deliqanli Baktabul'un Çılgını
    Üyelik Tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    4.810
    Tecrübe Puanı
    9575664

    Tanımlı Öğrendiklerimi hafızamızda nasıl saklayabiliriz?

    Öğrendiklerimi hafızamızda nasıl saklayabiliriz?

    Öğrencilerin karşılaştığı temel problemlerden birisi bu kadar bilgiyi hafızasına nasıl yerleştireceğidir. Çünkü sözel derslerde isimler, savaşlar, kavramlar; sayısal derslerde formüller, şemalar çok olduğundan öğrenci bu bilgilerden ürkmektedir. Halbuki, hafızaya yerleştirmede belli teknikleri uygulayan öğrenciler böyle bir sıkıntıyla karşılaşmazlar. Acaba bu teknikler nelerdir?

    Bir konuyu okurken veya dinlerken resimli düşünmeye gayret edin. Örneğin tarih dersinde anlatılan savaşları gözünüzde canlandırmaya çalışın. Bunu sağlamaya yönelik olarak son zamanlarda derslerde görsel malzemelere ağırlık verilmiştir. Haritalar, resimler, karikatürler, şemalar daha yoğun olarak kullanılmaktadır. Bu tür kitaplar görsel öğrenme, hafızaya yerleştirme ve bilgilerin kalıcılığını sağlama açısından tercih edilmelidir.

    Öğrenme sırasında ne kadar çok kanal kullanılırsa (göz, kulak, dokunma vb.) konu o kadar kolay ve kalıcı öğrenilmiş olur. Bu tür yolla elde edilen bilgiler uzun süre hafızada kalır. Bunun yanında öğrenmek istediğiniz veya kolaylıkla hafızanıza yerleştiremediğiniz kavramları küçük kartlara yazarak otobüslerde, boş kaldığınız zamanlarda tekrar ederek öğrenebilirsiniz. Evde devamlı karşılaştığınız nesnelere (özellikle gençler açısından ayna gibi, masamızın yanında oluşturduğumuz pano gibi) bu kartları yapıştırarak buradaki kavramları hafızamıza yerleştirmiş oluruz.

    Hafızaya yerleştirmede dikkat edilecek bir diğer nokta daha önce öğrenilmiş olan konularla bağlantılı şekilde konuya anlamaya çalışmaktır. Çünkü beyin bilgileri kategorize eder. Kurulacak olan bağlantılar beynin işini rahatlatacaktır.

    Akrostiş oluşturma da bilgileri hafızaya yerleştirmede önemli bir yoldur. Akrostişin ne olduğunu merak ediyorsunuz değil mi? Akrostiş, kelimelerin baş harflerinden oluşturulan ifadelerdir. En tanınmışı ASPAVA'dır (Allah saadet, para, aşk versin, amin). Özellikle coğrafya ve tarih derslerinde akrostişlerden yararlanabilirsiniz. Örneğin Lale devrinde yapılan yenilikleri MİÇ (matbaa, itfaiye, çiçek aşısı) akrostişiyle hafızanıza yerleştirebilirsiniz. Biraz meşakkatli bir iştir ancak hafızada kalma süresi fazladır. Aynı şeyi sayısal derslerde formül ezberleme de de kullanabilirsiniz.

    En önemli problemlerden birisi yabancı kelimelerin hafızaya yerleştirilmesidir. Burada uygulanacak yöntem çeşitli benzeşimler kurmaktır. Benzetilenler çağrışımı kolaylaştırıcı rol oynayacaktır.

    Konuların hafızada kalmasını sağlayan temel unsurlardan birisi yapılan tekrarlardır. Özellikle gece uyumadan önce yapılan tekrarlar unutmayı büyük oranda engelliyor. Hatta bunu daha ileriye götürerek haftalık ve aylık tekrarları da aynı kategoride ele alabiliriz.

+ Konu Cevapla
1 / 3 Sayfa 1 2 3 SonuncuSonuncu

Benzer Konular

  1. Anne sütünü nasıl saklamak gerekir?
    By Kaileena in forum Anne ve Bebek
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-10-2012, 22:29
  2. Boyumu nasıl uzatabilirim, Boy nasıl uzar, boy uzatma yolları
    By Kayıtsız in forum Sorun Cevaplayalım
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 03-22-2011, 04:17
  3. İşte başarının sırrı
    By eJhem in forum Besiktas
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11-23-2009, 09:55
  4. Bela ve musibetleri nasıl değerlendirmemiz gerekir?
    By Kahramankentli in forum Sorularla İslamiyet
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09-13-2009, 02:06
  5. Başlamak Niye-Ferdi Tayfur(Başlamak Niye Şarkı Sözü)
    By cindy in forum Türkçe Şarkı Sözleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-13-2008, 12:27

Etiketler

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375