Toplu Pazarlık ve Toplu Pazarlık Modelleri
Toplu pazarlık nedir?

• Toplu pazarlık, sendikaların başta ücret olmak üzere, çalışma koşullarını belirlemede işveren karşısında işçilerin temsilcisi olarak yer aldıkları önemli bir faaliyet alanıdır. Bu yolla işverenlerin tek taraşı kural koyma otoritesi kısıtlanmakta, çalışanlara da kendi çıkarlarını koruma doğrultusunda kararlara katılma hakkı tanınmaktadır. Diğer taraftan, işveren açısından da işyerindeki verimlilik ve sosyal barışın sağlanmasında toplu pazarlık sonucu ulaşılan uzlaşmanın da önemi büyük olmaktadır.

• Uluslararası Çalışma Örgütü toplu pazarlığı şu şekilde tanımlanmaktadır: “Bir tarafta bir işveren veya bir ya da birden fazla işveren örgütü ile diğer taraftan işçileri temsil eden bir veya birden fazla işçi örgütü arasında; çalışma koşulları ve istihdam iliş- kisinin belirlenmesi; ve /veya işçiler ve işverenler arasındaki ilişkilerin düzenlenmesi; ve/veya işveren veya onların örgütleriyle işçilerin örgüt veya örgütleri arasındaki ilişkileri düzenlemek konusunda giriştikleri bütün görüşmelerdir”.

Toplu Pazarlık gücü nedir?

Toplu pazarlık gücü, sendikanın veya işverenin, toplu pazarlıkta kendi şartları üzerinde karşı tarafı anlaşmaya ikna etme yeteneğidir. Sendikanın gücü; kendi şartları üzerinde anlaşmamasının işverene maliyetinin, yine kendi şartları üzerinde anlaşmasının işverene olan maliyetine oranıdır. Anlaşmamanın maliyeti, her iki taraf için de anlaşmazlıktan doğan kayıplar olarak tanımlanırken, anlaşmanın maliyeti ise, anlaşmanın doğrudan maliyetleri, anlaşmanın ikincil maliyetleri ve anlaşmanın parasal olmayan maliyetleri şeklinde sıralanabilir.

Toplu pazarlık gücünü belirleyen faktörler nelerdir?

Toplu pazarlık gücünü belirleyen faktörler çeşitli kriterlere göre sınışandırılabilir. Genel olarak, toplu pazarlık gücünü belirleyen faktörler; “ekonomik”, “yapısal ve kurumsal”, “yasal” ve “toplu pazarlık sürecinde belirginleşen” faktörler olarak sıralanabilir.

• Toplu pazarlık gücünü belirleyen faktörlerin belki de en önemlisi, ekonomik faktörlerdir. Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durum ve hükümetler tarafından izlenen ekonomi politikaları taraşarın toplu pazarlıktaki gücünü önemli ölçüde etkiler. Ülkedeki işsizlik oranı yükseldikçe grevci işçiler ve aile bireylerinin iş bulma olasılıkları da azalacağından bu durum sendikanın toplu pazarlıktaki gücünü olumsuz yönde etkileyecektir. Pazarlık gücünü belirleyen makroekonomik faktörlerin arasında özellikle tasarruf ve yatırım düzeyi, istihdam durumu, üretim ve istihdam hacmi, ücretler ve fiyatlar genel düzeyi, dış
ticaret durumu gibi bir çok faktör yer almaktadır. Bu makroekonomik faktörlerin yanında bazı mikroekonomik faktörler de pazarlık gücü üzerinde etkili olmaktadır. Toplu pazarlık gücünü belirleyen mikro ekonomik faktörler daha çok işverenin (firmanın) içinde bulunduğu ekonomik koşullarla ilgilidir. Bunların başında, istihdam edilen emeğin talep esnekliği gelmektedir. Firmanın kâr ve verimlilik artış oranları da pazarlık gücünü etkiler. Kâr ve verimlilik düzeyi arttıkça işverenin ücret artışlarını karşılaması kolaylaşacaktır. Firmanın tahmin edilen kâr düzeyi yükseldikçe sendikanın gücü ve talepleri de artacaktır. Aynı zamanda işveren de beklenen kârlarını riske etmemek için mümkün olduğunca sendikanın teklifine yaklaşacaktır.

• Yapısal ve kurumsal faktörler arasında; toplu pazarlığın, üretimin, endüstrinin, ve sendikanın yapısı, sendikalaşma oranı ve sendikalar arası rekabet sayılabilir.A M A Ç

• Pazarlık gücünün belirlenmesinde yasal faktörlerin önemi, devletin endüstri ilişkileri sistemi içersindeki düzenleyici rolünün yasalarla ayrıntılı bir şekilde düzenlendiği ülkelerde kendini daha derinden hissettirmektedir. Sendikalaşmayı ve sendikal faaliyetleri
teşvik edeci yasal düzenlemeler sendikaların nispi pazarlık gücünü arttırırken, tersi bir durum ise sendikanın pazarlık gücünü azaltmaktadır.

• Toplu pazarlık sürecince belirginleşen bazı faktörler de toplu pazarlık gücü üzerinde etkili olmaktadır. Bunlardan bazıları; bilgi akış sistemi, taraşar arasındaki ilişkilerin düzeyi, toplu pazarlığa katılan görüşmecilerin nitelikleri, pazarlıkta kullanılan strateji ve taktikler ile sendika liderinin güç ve deneyimidir.

Toplu pazarlığı açıklamaya yönelik geliştirilen modeller nelerdir?

Günümüzde toplu pazarlık ilişkilerinin genişlemesi toplu pazarlığa yönelik değişik bir çok yaklaşım ve modelin de ortaya çıkmasına yol açmıştır. 1930’lardan günümüze kadar toplu pazarlığı gerek iktisadi ve gerekse sosyal ve davranışsal açıdan inceleyen bir çok model ya da yaklaşık geliştirilmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır;

• Toplu pazarlık sürecinin ilk ve en basit modeli John R. Hicks tarafından geliştirilmiştir. Hicks tarafından ortaya atılan bu modele göre, ücret pazarlıklarında işverenin taviz verme eğilimi ile grevin beklenen süresi arasında doğru yönlü, buna karşılık sendikanın direnme eğilimi ile grevin süresi arasında ters yönlü bir ilişki vardır.

• Neil W. Chamberlain pazarlık gücü kavramı ve onun belirleyicileri üzerinde yoğunlaşan bir pazarlık ilişkisi modeli geliştirmiştir. Chamberlain’e göre, “pazarlık gücü, birinin kendi şartları üzerinde diğerini anlaşmaya ikna etme yeteneğidir. Sizin pazarlık gücünüz,benim sizin şartlarınız üzerinde anlaşma isteğimdir. Bu istek çeşitli faktörler tarafından belirlenir.
Sizin pazarlık gücünüz, yalnızca sizin beni istediğiniz şartlarda anlaşmaya zorlamak için sahip olduğunuz kişisel güçlerinizin bir yansıması değildir. Aynı zamanda bizi çevreleyen ekonomik, politik,sosyo-psikolojik bütün olayların bir yansımasıdır.Benim sizin şartlarınız üzerinde anlaşma isteğim, sizin şartlarınızla anlaşmamanın bana olan maliyetinin anlaşmamın bana olan maliyetine oranıdır. Eğer anlaşmamam anlaşmamdan daha pahalıya mal olacaksa anlaşacağım. Bunun aksi durumda ise anlaşmayacağım. Yani, benim sizin şartlarınız üzerinde anlaşma isteğim sizin pazarlık gücünüzün derecesini temsil edecektir

• R. Walton ve R. Mc Kersie davranışsal modellerinde toplu pazarlık sürecini pazarlık stratejisi ve taktikleri açısından incelemişlerdir. Onlara göre, toplu pazarlık süreci davranışsal açıdan incelendiğinde, bu süreçte dört alternatif faaliyet olduğu görülür. Bunlar; dağıtımcı pazarlık, birleştirici pazarlık, örgüt içi pazarlık ve davranışsal yapılanma modelleridir.