+ Konu Cevapla
1 / 2 Sayfa 1 2 SonuncuSonuncu
1 den 5´e kadar. Toplam 6 Sayfa bulundu

Kuşak Çatışması - Kuşak Çatışması Nedir? Kuşak Çatışması Hakkında

 Eğitim Öğretim Bölümü Katagorisinde ve  Felsefe - Sosyoloji Forumunda Bulunan  Kuşak Çatışması - Kuşak Çatışması Nedir? Kuşak Çatışması Hakkında Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Kuşak Çatışması - Kuşak Çatışması Nedir? Kuşak Çatışması Hakkında Kuşak Çatışması Konu Başlıkları Giriş Kuşak Nedir? Çatışma Nedir? Kuşak Çatışması ...

  1. #1
    Ne mutlu Türküm diyene! Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu Yer
    * TR *
    Mesajlar
    15.482
    Blog Yazıları
    282
    Tecrübe Puanı
    107375400

    Tanımlı Kuşak Çatışması - Kuşak Çatışması Nedir? Kuşak Çatışması Hakkında





    Kuşak Çatışması - Kuşak Çatışması Nedir? Kuşak Çatışması Hakkında


    Kuşak Çatışması

    Konu Başlıkları

    • Giriş
    1. Kuşak Nedir?
    2. Çatışma Nedir?
    3. Kuşak Çatışması Nedir?
    4. Kuşak Çatışmasının Tarihçesi
    5. Gençlik Neyin Peşinde
    6. Kuşak Çatışması Nasıl Ortaya Çıkar Nedenleri Nelerdir?
      • 6.1. Kuşak Çatışmasının Nedenleri
    7. Çatışma Alanları
    8. Kuşak Çatışmasını Azaltmak için Neler Yapılmalıdır?
    9. Anne Babalar Kuşak Çatışmasının Onarılmaz Boyutlara Ulaşmasını Önlemek için Şu İlkelere Dikkat Etmelidirler
    10. Kültür ve Kuşak Çatışması Nasıl ve Ne Zaman Yaşanmaya Başlar?
    11. Kültür ve Kuşak Çatışması Aile İçi İletişimi Nasıl Etkiler?
    12. Aileler Bu Konuda Ne Yapmalıdır? Nasıl Davranmalıdır?
    13. Kültür Kuşak Çatışması Problemi Nasıl Çözülür?
    14. Kuşak Çatışması Olmamalı mı?
    15. Kuşak Çatışmasının Gençlerde Yarattığı Çeşitli Olumsuzluklar
    16. Gençler Ve Kuşak Çatışması Baz Alınarak Elde Edilen İstatistiksel Bulgular
    17. Kuşak Çatışmalarını Önlemek Amacıyla Gerçekleştirilen Çalışmalar
    18. Kuşak Çatışmasında Çözüm Nedir?
    • Sonuç

    Giriş

    Kuşak çatışması dün ve bugünün sorunu. Gençlik bugünü yarını anlamak istedikçe, birileri hep dünü yaşatmaya çalışıyor. Taraflar çoğu zaman birbirlerini anlamak istemiyor, aileler yaşadıkları çağın içinde kendilerini düşünemiyor ve “bizim zamanımızda böyle miydi?” sözünü söylemekten hiç usanmıyorlar. Değişim sürekli yaşandıkça insanoğlu buna ayak uyduramamakta, bu değişimi kabullenmekte zorluk çekmektedir. Gençlere göre ise çocuklarında her konuda haklı olan anne babaları, ergenlik çağına girdiklerinde, hiç doğruları bulunmayan, yaşamayı bilmeyen onları anlamayan insanlar haline dönüşüyor. Gençler çevreyle bir mücadele, bir kavga içerisinde, atılan ve atmak istedikleri her adım yeni ve bambaşka bir dünya aslında. Yetişkinler ise hep var olan, hiç değişmeyen kendi dünyalarında yaşıyor, bu dünyanın kapılarını açmak yerine aralamayı tercih ediyor ve bu aralanmış kapıdan sadece istediklerini görmeye çalışıyorlar. Tabi ki buda çocuklarını anlamalarında zorlanmalarına neden oluyor. Bu nedenle nesiller boyu var olan kuşak çatışması insanlar var oldukça ve iletişim halinde oldukları sürece devam edecektir.

    1. Kuşak Nedir?
    Üç bin yıl önce başlayan insanlık tarihinden günümüze kadar olan süreç içerisinde, yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sorumluluklarla yükümlü olmuş kişiler topluluğuna kuşak denilmektedir. Geçmişten günümüze her sonraki nesil daha gelişmiş, daha ilerlemiştir fakat bu ilerleme döneminde yasayan her kuşak kendinden bir önceki nesli “çağ dışı”, “geri kafalı” ve “tutucu” bulurken, bir sonraki kuşağı ise, sorumsuz ve saygısız olarak değerlendirmiştir.

    2. Çatışma Nedir?

    En geniş anlamda anlaşmazlık, karşıtlık, uzlaşmazlıktır. Dar çerçevede ise kavga anlamına gelir.Çatışmalar düşünce, duygu çıkar ve amaç ayrılıklarından ortaya çıkar. Bu nedenle insan topluluğunun bulunduğu her yerde çatışma vardır. Çünkü insan ilişkilerinde tam uyum ve denge yoktur. Uyumlu bir aile içinde bile anlaşmazlık, karşıtlı birbirini etkileme ve değiştirme çabası vardır. Dostlar ve sevgililer arasında da anlaşma-bozuşma, yakınlaşma-uzaklaşma sürekli yaşanan olgulardır bu nedenle çatışma yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır ( Yörükoğlu,2000, s.204).

    3. Kuşak Çatışması Nedir?

    Acaba onlar hiç mi büyüklerinin sözünden çıkmadılar? Kendi kararlarını kendileri vermeyi hiç mi istemediler? “Siz asisisiniz, yeni nesil işte. Büyüklerimiz bize bir bakış attığı zaman...”diye uzayıp giden klişeleşmiş sözler. Günümüz gençliğinin en büyük sorunlarından biri şüphesiz ebeveynlerle anlaşamama, diğer bir adıyla kuşak çatışmasıdır. Fikir uyuşmazlığı mı yoksa gerçekten asilik mi? Bunun cevabını istediğiniz gibi veya işinize geldiği gibi verebilirsiniz. Ama bunun doğrusu nedir? Orta bir yol yok mudur?
    Gençlik döneminde duygular yoğundur ve sürekli dalgalanma gösterirler. Genç sevinçle üzüntü, sevgi ile nefret arasında gidip gelir. Ruhsal tepkilerinde aşırılık, davranışlarındaki çelişki bu döneme özgü bir bocalamanın bir belirtisidir. Genç bir yandan içinden gelen dürtülerini dizginlemeye çabalarken öte yanda çevresi ile çatışmaya girebilir. İç dünyası ile dış dünya arsında dengeler kurmaya çalışır. Genç kendi kendine özgü yaşamak istemekte, bağımsızlığını kazanmaya çabalamaktadır. Bu süreçte gencin sık sık ebeveynlerle fikir ayrılığına düştüğünü ve çatışmalara girdiğine tanık oluruz.
    Bedensel, cinsel ve bilişsel değişimlerden başka, ergenlik aracılığı ile çocukluktan yetişkinliğe geçiş, ana babalarda, diğer aile üyelerinden, yaşıtlardan ve okuldan etkilenen kişilikte ve toplumsal davranışta önemli değişimler içerir. Kargaşaların ortasında ki genç insan ortaya çıkmakta olan kimlik duyusu ile uğraşmalı ve artan bağımsızlık isteği ile süre giden bağımlılık gereksinmesi arasındaki çatışmayı çözmelidir. Çoğu genç gelecekteki olası eğitim hakkında karar vermek ve bir meslek seçmek zorundadır. Kimileri evlilik hakkında düşünmelidirler; kimileride kendilerini antisosyal davranışla, uyuşturucularla, alkolizmle ya da beklenmedik ana babalıkla başa çıkma girişimi içinde bulabilirler.
    Birey çocukluk evresinde ailesine karşı alıcı durumda iken, ergenlikte bu tutumun değiştiği, ergenin aileden uzaklaşmaya başladığı görülür ergen, yaşam hakkında kendi düşünce ve duyuş biçimlerini anlayabilmek için ailesinden uzaklaşmaktadır. Düşünce alanında sadece anne babadan gelen etkiler yerine başkalarının düşüncelerini de içine alan yeni alanlara ilgi duymaktadır. Ergenin bu tür davranışının temelinde, başkaları tarafından beğenilmek, kabul edilmek isteği ile şiddetli bir bağımsızlık arzusu ve yetişkinlere kendisini bağımlı kılan bağlardan kurtularak kendi kişiliğini kanıtlama gereksinimi bulunmaktadır. Ergenin özerkliği için sürdürdüğü savaşım, yalnızca ailesine karşı değil tüm otoriteye karşıdır. İki kuşağın farklı biçimde sosyalleşmesi, kuşaklar arsında düşüne, inanç ve eylem bakımından farklılık yaratmaktadır. Böylelikle, anne babaların özümlediği sosyal ve kültürel biçimler, çocukların öğrendikleri ile azda olsa farklılık göstermektedir. Yine yaş ilerledikçe sosyalleşmenin azalması ya da topluma uyumda belirgin azalmanın görülmesi kuşaklar arsı boşluğu arttıran bir başka nedendir. İşte kuşaklar arasındaki bu farklı duyuş ve düşünüş nedeni ile anne ve baba ile ergen arasında yeterli düzeyde düzgün bir ilişki kurulamamaktadır.

    4. Kuşak Çatışmasının Tarihçesi

    Çağlar boyunca ana baba, öğretmen ve yönetici olarak tüm erişkinlerin gençlere karşı ortak tutumu şu olmuştur: Gençlik çağını yüceltip gençleri küçümsemek, onlara hep tepeden bakmak, eleştirmek, sorumsuz, haylaz, asi ve eğlence düşkünü asalaklar olarak görmek... Bu tutumla ‘nerde bizim gençliğimiz’ diyerek acınmışlar, yitip giden gençliklerine ağlamışlardır. Sokrates gibi bir düşünür bile şöyle demekten kendini alamamış ‘bu günün gençleri lüks ve gösteriş düşkünü, saygısız, başkaldıran, geveze ve obur yaratıklardır.’ Sümerlerden kalan çivi yazılarında da, ‘şu gençliğin hali ne olacak ?’ anlamına gelen yakınma sözleri bulunmuş.
    İsa’dan sekiz yüz yıl önce yasamış Hesiad isimli bir düşünür;
    “Günümüzün gençleri öyle umursamaz ki, ilerde ülke yönetimini ele alacaklarını düşündükçe umutsuzluğa kapılıyorum. Bizlere, büyüklere karşı saygılı olmayı, ağır başlı davranmayı öğretmişlerdi. Şimdiki gençler, kuralları hiçe sayıyorlar, çok duyarsızlar ve beklemesini bilmiyorlar...” demiştir. Günümüze kadar uzanan kuşaklar arası çatışma yirminci yüzyılın hızlı toplumsal değişmeleri kuşaklar arasındaki bu ayrılığı daha belirginleştirmiş, eski değer yargılarının ve yaşam anlayışının değişmesini zorunlu kılmıştır. Eski kuşaklar, yeniliklere uymakta zorluk çekince, gelenek ve eski yaşam anlayışına sımsıkı tutunurlarken, yeniliğe açık olan yeni kuşaklar ise gelişmelere hızlı bir şekilde uyum sağlamada daha başarılı olmuşlardır. Bunun doğal sonucu olarak, erişkin kuşaklarla gençlik arasında var olan ayrılık, gittikçe büyümüş ve yeni boyutlara ulaşmıştır.

    5. Gençlik Neyin Peşinde?

    Gencin aradığı yeni bir kimliktir.
    • Ben neyim?
    • Kimim?
    • Nasıl bir insan olmalıyım?
    Sorularına yanıt arar bir kişi ve bir birey olarak ana babasından değişik özellikleri olduğunun bilincine varır. Kendisine ve çevresine eleştirici bir gözle bakar. O güne dek yanılmaz ve kusursuz tanıdığı ana babasını yeni bir değerlendirmeden geçirir. Onlarda hiç göremediği eksikler, beğenmediği yanlar bulur. Öğütleri saçma, koydukları kurarları sıkı, yasakları anlamsızdır. Ne eğlenmesini bilirler nede giyinmesini, kısacası yaşamasını bilmezler.

    alıntıdır



  2. #2
    Ne mutlu Türküm diyene! Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu Yer
    * TR *
    Mesajlar
    15.482
    Blog Yazıları
    282
    Tecrübe Puanı
    107375400

    Tanımlı Ce: Kuşak Çatışması - Kuşak Çatışması Nedir? Kuşak Çatışması Hakkında

    Kuşak Çatışması

    6. Kuşak Çatışması Nasıl Ortaya Çıkar? Nedenleri Nelerdir?
    Çocukluk yıllarında ailesi ile sıcak ilişkiler kuran gencin ergenlik döneminde ailesinden uzaklaşmaya başladığı görülür. Gençlik çağına giren birey, yetişkin olduğuna inanmaya başlar. Bu inançla beraber ailesinden ve toplumdan farklı düşünce ve davranış yapısı geliştirir. Ebeveynlerden ve toplumdan aktarılan kalıplaşmış davranışlara karşı çıkabileceği gibi bunları görmezden de gelebilir. Kendine göre farklı düşünce sentezleri davranış kalıpları üretebilir. Özellikle ailesinden beklediği ilgiyi göremeyen gençlerin çoğu başka sosyal gruplara yönelir. Oralarda kendini ifade etmek ister. İfade etme biçimi toplum tarafından benimsenmezse kuşak çatışması başlar. .
    Ergenlik döneminde çocuğun önündeki görevi 'bir yetişkin olarak kendisini tasarlamak' diye tanımlıyoruz. O güne kadar kendisini yoğun bir ilişki içinde düşündüğü kişilerden, yani anne ve babadan ayırt etmesi lazım. Ruhsal olarak onlara yaptığı yatırımın bir kısmını geri çekmesi lazım. Ama çok sevdiğiniz insanlardan yatırımınızı geri çekmeniz sancılı olur. Bunu başarabilmenin onları değersizleştirmek dışında bir yolu yoktur. Örneğin pek çok çocuğun anne ve babalarının giyimine, değerlerine, fikirlerine hayli acımasız eleştirilerde ve saldırılarda bulunmasının arkasında bu vardır. Değersizleştirmenin yanı sıra öfke de yatırımların geri çekilmesini kolaylaştıran bir faktördür. Kuşak çatışması denilen popüler tabir, aslında bu tür durumlardan çıkar.
    Genç bu döneme kadar kendi hem cinsi olan ebeveynini model almış, onun gibi olmayı hedeflemişken; bu dönemde genç kendisine dışarıdan başka modeller bulacaktır. Anne ve babası bir model olarak, genci hayal kırıklığına uğratmıştır çünkü annesi ya da babası çok katı, anlayışsız, eleştirici, sınırlayıcıdır. Bu nedenle genç hem cinsi ebeveyni ile olan ilişkilerinde düşmanca tutum sergileyebilir. Kendi arkadaşları ile oluşturduğu grup onun kimi model olarak söyleyeceğine yardım edecektir. Bu yüzden grup gencin en önemli kıyaslama, başvuru ve destek kaynağıdır. Grup gence toplumsal normları öğrenmesinde ve toplum içinde oynayacağı rolleri benimsemesinde yardımcı olur. Grubun empoze ettiği toplumsal ve cinsel rolleri gencin bizzat benimsemesi ve bu rollere uygun benlik tasarısı geliştirmiş olması gerekir. Çoğu zaman genç, kendinden beklenen rol ile benimsediği veya algıladığı rol arasında uyuşmazlığa düşebilir.

    Jacques Salome’ nin bir kitabında kuşak çatışmasının ortaya çıkışını bir genç şöyle anlatmıştır;
    Çocukken bana o kadar çok ‘neden, niçin’ diye sormuşlardı ki, sonunda büyüklerin çocuklarla aynı fikirde olmadıkları zaman doğal olarak bu yola baş vurduklarına karar verdim; tam olarak kestiremedikleri ya da onlara uygun olmayan her şeyde bu soruyu yapıştırıyorlardı. O kadar kesin, o kadar ortada, açık seçik olan konularda bile bana “neden” diye soruldu ki, sonunda şu yargıya vardım; yetişkinler çocukları hiç anlamıyorlar. Yoksa durup dururken bu kadar çok soru sormazlardı!
    Değişen çevre ve yeni şartlar karşısında yeni davranışlar öğrenme konusunda genç nesiller, bir kuşak öncekilere oranla daha hızlıdırlar. Bu durumda gençler ve yetişkinler yaşadıkları ortak çevreye aynı oranda uyum gösteremez. Bu iki kuşak üyeleri arasında bir çatışmanın ortaya çıkmasına neden olur.
    Gençler ve aile bireyleri arasındaki dünya görüşünde, yaşam felsefesinde, değer yargılarında, meslek seçimi gibi konularda, olumlu iletişim olmayan ortamlarda kuşak çatışmaları ortaya çıkar. Bunun için iletişimi doğru kurmak gerekir. Aile içindeki iletişimde anne babaların çocuğa aynı mesajı vermeleri gerekir. Birinin izin vermediği bir şeye diğerinin izin vermesi gibi zıt görüşler yanlış iletişime ve yanlış sonuçlara neden olur.

    6.1. Kuşak Çatışmasının Nedenleri
    Köknel (1986), kuşak çatışmasının temel nedenini genç ve yetişkin kuşak arasındaki, karşılıklı olarak gönderilen iletilerin çözülüp anlaşılamamasından yani iletişim kopukluğundan kaynaklandığını vurgulamaktadır.
    Köknel,
    ailenin ve çevrenin gençle kurup sürdürdüğü iletişimde ve verilen iletilerde çelişmelerin olduğunu ortaya koyarak bunu şöyle açıklamaktadır:
    "Aile bu yandan gence, “büyüdüğünü”, “kendi başına karar vermesinin, sorumluluk yüklenmesinin gerekli olduğunu” anlatır, öte yandan“aklın ermez”, “sen daha çocuksun” denilerek tüm davranışları kısıtlanır. Bu çelişkiler gence de yansımakta ve onda da çelişkiler oluşturmaktadır. Genç istediği zaman kendini “koca adam” olarak görmekte, bütün sorunlarını çözecek güçte olduğunu sanmaktadır. İstemediği durumlarda “ben daha çocuğum” aklım ermez düşüncesinden hareketle sorumluluktan kaçmaktadır."
    Çatışma nedenlerini maddeler halinde yazacak olursak;
    Büyüme ile yeni olanaklar edinen ergenin kendini yetişkin olarak kabul ettirme çabası. Ergen bu yolla kişiliğini kabul ettirmeye çalışır. Davranışlarından dolayı kendisine çocuk muamelesi yapılan genç sık sık isyan eder. Bu isyanı bir genç şöyle dile getirmektedir;
    Sevgili defter! Sana burada nokta koymak zorundayım. Bunu hiç istemezdim, ama mecburum telefonlarımı dinleyen bazı meraklı kişiler, yanılmıyorsam artık sana yazdıklarımı da okuyorlar. Bu, utanç verici bir şey, adi ve basit bir hareket, zaten bu evde yaşadığı sürede hiçbir zaman kendime ait özel bir şeyim olmadı. Bu terbiyesizlikler bile beni yıldıramaz, acı çeksem de bağırılıp çağrılsam da, eğer benim üzülmem onları mutlu ediyorsa hayatımın sonuna kadar üzülmezdim. İnada inatsa, bu sürekli sinir ve gerilim savaşını ben kazanacağım.
    1. Çocuklarının yeni statülerine ana babanın uyumda güçlüğe uğramalarıdır. Anne babanın sosyalleştirme kurumu niteliği rehber rollerinden, çocuklarını kısmen kendileri ile eşit statüde görmek şeklindeki rol değişimi bu zorluğu yaratmaktadır.
    2.
    Eğitimsel farklılaşmalar ya da eğitimler arasındaki çelişkiler, iki kuşağın anlaşmazlıklarını arttırmaktadır.
    3.
    Gençlerin baba ve geleneksel aile otoritesine bağımlı olmak istememeleri.
    4.
    Anne babaların yeterli düzeyde öğrenim görmemeleri, Karşı cinsten arkadaş istememeleri ve bu günkü yaşamın gereklerini ayak uyduramamaları.
    5.
    Gençlerin gelişme aşamasında olmaları nedeni ile değişmelere daha çabuk adapte olmaları, yetişkinlerin ise bu değişime kolay adapte olmamalarıdır.
    7. Büyüme ile yeni olanaklar edinen gencin kendini yetişkin olarak kabul ettirme çabası da çatışma yaratır.



    alıntıdır

  3. #3
    Ne mutlu Türküm diyene! Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu Yer
    * TR *
    Mesajlar
    15.482
    Blog Yazıları
    282
    Tecrübe Puanı
    107375400

    Tanımlı Ce: Kuşak Çatışması - Kuşak Çatışması Nedir? Kuşak Çatışması Hakkında

    Kuşak Çatışması

    7. Çatışma Alanları

    Her kuşak için yeni gelebilir ama nesiller-arası çatışmalar, nesiller boyudur sürüyor. Savunmuş, onlardan öncekiler, daha öncekiler de...
    Ankara Üniversitesi Ev Ekonomisi Yüksekokulu Çocuk Gelişimi Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Doç. Dr. Fatma Alisinanoğlu, 'Lise öğrencilerinin ebeveynleriyle çatışma durumlarının incelenmesi' konulu bir araştırma yaptı.
    Ankara'daki çeşitli liselere devam eden 240 gençle görüşülerek yapılan araştırma, ilginç sonuçlar ortaya koyuyor. Buna göre, gençlerin anne ve babalarıyla en çok yaşadıkları çatışma alanları şöyle:

    • Saç sakal uzatma

    Saç uzatmayı örnek olarak ele alalım. Ana-babalar saçın biçimiyle ilgiliyken, çocuklar için uzun saç çok önemlidir. Saçın kesilmesini istemek, güçlü bir dirençle karşılaşacaktır. Çünkü uzun saç gencin kendi isteğini yapma, kendi hayatını yaşama, kendi inanç ve değerlerini gösterme ifadesidir. Çocuklar davranışlarının ana-babalarını somut olarak etkilediklerini görürlerse, o davranışı değiştirirler. Uzun saçı seviyorlarsa, ana-babaları kısa saçtan hoşlanıyorlar diye saçlarını kesmezler. Şimdi biraz düşünelim: Oğlumun saçının uzun olmasının bana zararları nelerdir? İşimden atılmam, gelirim azalmaz, arkadaş edinmemi etkilemez, mesleğimi yapmamı engellemez. Hiç kimse başkasını incitmediğine inandığı sürece davranışını değiştirmez. Davranışlarını değiştirmek için zorlanırsa, özgürlüklerini korumak için savaşırlar. Uzun saç olayında olduğu gibi, bir şeyi yapmama konusunda baskı gördükçe, o şeyi daha çok yapmak için tepki verirler. Bazıları da ana-babalarından korktukları için, onların baskılarına boyun eğer ama kendilerini değiştirdikleri için de onlara karşı öfke duyarlar.Çocukların, ana-babaları somut olarak etkilemediği davranışları üzerindeki çatışmalarçocukların haklarını gündeme getiriyor. Gençler saçlarını istedikleri boyda uzatmaya, kendi arkadaşlarını seçmeye, istedikleri elbiseleri giymeye hakları olduklarını düşünürler. Çocuklara haklarını ya da özgürlüklerini vermek, onları kendi yaşamları olan bağımsız kişiler olarak kabul etmektir. Çocuklar yetişkinlere karşı gelmez. Onların özgürlüklerini ellerinden alma çabalarına karşı gelirler. Onları değiştirme ya da kendi kafalarındaki kalıba sokma çabalarına, bezdirmelerine, kendi doğru ve yanlışlarına göre davranmaya zorlanmalarına isyan ederler.
    • Eve geç gelme
    • Farklı giyim kuşam
    • Arkadaşlarıyla fazla gezme
    • Karşı cinsle arkadaşlık kurma
    Anne ve babaların yeterli düzeyde öğrenim görmemeleri, karşı cinsten arkadaş istememeleri ve bugünkü yaşamın gereklerine ayak uyduramamalarından gençler aileleriyle çatılma içine girmektedirler.
    • Gereğince ders çalışmama
    • Fazla para harcama
    • Boş zamanın kullanımı
    • Eş ve meslek seçimi
    • Geleneksel normların ihlali
    • Beslenme
    • Kardeş ilişkileri
    • Siyasi ve fikri düşünce farklılıkları
    • İletişim biçimi
    • Büyüklerde iletişime saygı anlayışı
    • Ailenin ekonomik durumu
    Çatışma, gençlerin bağımsızlık elde etme çabasına karşılık, özgürlük sınırlarının keskin biçimde belirlenmiş olması ve ailelerin kontrollerini devam ettirmek istemelerinden kaynaklanıyor.

    8. Kuşak Çatışmasını Azaltmak için Neler Yapılmalıdır?
    • Ergeni dinleyin.
    • Topluluk içerisinde eleştirmeyin.
    • Başkaları ile kıyaslamayın.
    • Arkadaşları ile olan ilişkilerini engellemeyin.
    • Kardeşler arasında denge kurun.
    21 yaşına gelinceye kadar 7 kişi öldüren bir gencin anlattıkları:
    Küçük yaşlarda annemi kaybettim. Geriye birçok kardeşim ve babam kaldı babam bizi hep ihmal ederdi. Ancak bir kardeşimi hepimizden çok severdi. Şayet babam diğer kardeşimi benden çok sevmeseydi ben hiç kimseyi öldürmezdim. Babam beni sürekli döverdi. Ben ise ondan intikam almayı düşündüm 14 yaşıma geldiğim de intikam almamın vakti geldi onun en çok sevdiği bir şeyi yok edersem ondan intikamımı almış olacaktım bende onun çok sevdiği diğer kardeşimi boğarak öldürdüm ve kör bir kuyuya attım. Babam yine beni sevmiyordu. Yalnızlığı giderecek bir sevgi ailemden görmedim. Onlar beni hiç sevmediler. Bende diğer insanları öldürerek intikam aldım.
    • Eve dönüş ve yemek saatlerini birlikte belirleyin.
    9. Anne Babalar Kuşak Çatışmasının Onarılmaz Boyutlara Ulaşmasını Önlemek için Şu İlkelere Dikkat Etmelidirler
    • Her şeyden önce genç, artık kendisini bir yetişkin gibi görmektedir, siz de öyle görün ve ona saygı gösterin; “Hadi oradan, daha dünkü çocuğun söylediğine bak” türü yaklaşımlardan kaçının.
    • Gençlik çağına ait ruhsal, fiziksel özelliklerin neler olduğunu ve bunun gence olan etkisini öğrenip göz önünde bulundurun.
    • Gencin bu dönemde birbiriyle tutarsız olan davranışları karşısında soğukkanlı olun, kırıcı ve yıkıcı tepkiler göstermeyin.
    • Konuşma ve tartışmalarda doğru düşündüğü, gerçeği bulup söylediği durumlarda ona hak verip, ona katıldığınızı söylemekten çekinmeyin.
    • Tabii ki çatışmalarda gençlerin de üzerine düşen bazı görev ve sorumluluklar vardır. Gençlere şunları öğütleyebiliriz: “Gençler bilse, yaşlılar yapabilse” deyişini unutmayınız.
    • Bütün isteklerinizin hemen, tümüyle o anda gerçekleşemeyebileceğini bilin.
    • Her yerde ve her zaman yetişkinlerden öğreneceğiniz bilgi ve deneyimler olduğunu kabul edin.
    • Konuşma ve tartışmalarda kırıcı ve sert olmayın.
    • Engeller ve sorunlar karşısında en büyük destekçinizin anne ve babanız olduğunu unutmayın. Motivasyonun sağlanmasında ailenin olumlu rol oynayabilmesinin ilk şartı, genci anlamaktır. Ne denli zor bir dönem yaşadığının farkında olmak ve bunu da gence yansıtmak gerekmektedir. Bu da ancak aile içinde "Olumlu bir iletişim ortamı" kurulmasıyla olur.


    alıntı

  4. #4
    Ne mutlu Türküm diyene! Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu Yer
    * TR *
    Mesajlar
    15.482
    Blog Yazıları
    282
    Tecrübe Puanı
    107375400

    Tanımlı Ce: Kuşak Çatışması - Kuşak Çatışması Nedir? Kuşak Çatışması Hakkında

    Kuşak Çatışması

    10. Kültür ve Kuşak Çatışması Nasıl ve Ne Zaman Yaşanmaya Başlar?

    Kültür insan başarılarının tümüdür; bu nedenle de herkesi her bireyi ilgilendiren, etkileyen ortak yaşama alanıdır. Özel, toplumsal, bireysel, kamusal yaşamın öznesi olan birey, aile ortamında sıralanan bu üç alanın ortak paydasında yaşar. Başka deyişle, insan aile ortamında yaşantısını sürdürür. Diğer aile bireyleri ve yakın çevresiyle toplumsallığı yasar. Ayni zamanda da ilişkilerin kurumsal ve hukuksal biçimde çerçevelendirilmesinden dolayı her birey aile içinde kamusal alanda yaşar. Kültür toplumsal, kamusal alanı da belirler, dolayısıyla özel/bireysel alanı da etkiler. Aile içinde ortak değerlerin, ortak davranış biçimlerinin sergilemesinde aksamalar oluştuğunda kültür çatışması da başlamış demektir. Dünyaya aynı ya da benzer kavramlarla bakamayan kişiler arasında kültür çatışması var demektir. Bu aile ortamında çok sık rastlanan olgulardan biridir. Kültür çatışmaları farklı yaş gruplarında olduğunda kuşak çatışmasına dönüşür. Yinelemekte yarar var; kavramlar farklılaştığında, ortak değerler somutlaştırılırken farklı noktalardan hareket edildiğinde, kültür çatışması ve bunun uzantısı olarak da, kuşak çatışması kaçınılmazdır. Toplumsal hareketlenmenin arttığı her ortamda, örneğin göç ortamında bu tür çatışmalar daha yoğunlaşır. Ancak bu türden çatışmaların üstesinden gelmek her zaman mümkündür.
    Ana babadan özellikle davranış, tutum ve ilgiler bakımından bağımsız olmaya girişen ergenler, genellikle, önceden izin almadan ardından da ayrıntılı rapor vermek zorunda kalmadan bir şeyleri ayrı arkadaşları ile birlikte yapmak isterler. Daha çok yerel çöplüğe benzeyen yatak odanızın kapısına “özel mülkiyet”, “uzak durun” levhaları astığınızı belki siz de anımsarsınız. Fakat bağımsızlığın getirdiği özgürlük ile birlikte, ana babaya ve diğer yetişkinlere duyulan sevgi ve saygıyı içeren bir başka boyut daha vardır. Bu boyut vermeyi ve almayı, her iki tarafıca anılmayı gerektirir. Havighurst’ ün (1972) belirttiği gibi, ergenler ana babalar onların üzerinde otorite kurmaya kalkıştığında sık sık baş kaldırırlar, ama ana babalar onları sorunlu yetişkin gibi davranmaya yüreklendirdiğinde bağımlılık göstermeye çalışırlar. Burada kültür önemli bir rol oynuyor görünmektedir.


    11. Kültür ve Kuşak Çatışması Aile İçi İletişimi Nasıl Etkiler?
    Prof. Dr. Betül Çötüksöken şöyle diyor:
    Aile, içinde yaşayan bireyleri en çok etkileyen ortam olduğuna göre, dünyaya benzer ya da aynı kavramlarla bakmayan insanlar topluluğu haline getirildiğinde, artık bütün iletişim kanalları tıkanmış demektir. Böyle bir ortamda iletişim, istenen amaçlanan nitelikte olamayacağı için, işbirliğinden de söz edilemez. Böyle bir ortamda paylaşımda artık ya hiç yoktur ya da sadece içgüdüsel/biyolojik niteliklidir. Kültür çatışması ile bir iletişim ortamı olan aileyi sonunda ortadan kaldıracak boyuta kadar gidilebilir.”
    Aile, içinde yasayan bireyleri en çok etkileyen ortam olduğuna göre, dünyaya benzer ya da ayni kavramlarla bakmayan insanlar topluluğu haline getirildiğinde, artık bütün iletişim kanalları tıkanmış demektir. Böyle bir ortamda iletişim, istenen amaçlanan nitelikte olamayacağı için, işbirliğinden de söz edilemez. Böyle bir ortamda paylaşımda artık ya hiç yoktur ya da sadece içgüdüsel/biyolojik niteliklidir. Kültür çatışması ise bir iletişim ortamı olan aileyi sonunda ortadan kaldıracak boyuta kadar gidilebilir.

    12. Aileler Bu Konuda Ne Yapmalı ve Nasıl Davranmalıdır?
    Bireylerin; günlük yaşamlarını sürdürürken, dünyaya bakarken kendisinden hareket ettikleri, yaralandıkları kavramsal çevrelerin hesabını vermeleri, davranışlarını gerekçelendirmeleri son derece önemlidir. Aile ilişkilerinde açıklık ve açıklığa dayalı diyalog, sorunların çözümünde en iyi aracı ortamlardır. Bu bağlamda çoğunlukla hoşgörüden söz edilir. Ancak hoşgörü zaman zaman sorunların üzerini örtebilir. Çözüm yollarını göz ardı etmeye yol açabilir. Zaman zaman da, aldırışsızlığa neden olabilir. Aldırışsızlıkta, ileride daha büyük ve kültür çatışmalarının hazırlayıcısı olur. Bu nedenle, bireylerin kişilerin açıklık ilkesine dayalı olarak gerçekleştirecekleri diyalog, kültür çatışmalarının ilkin çözümlenmesinde, bertaraf edilmesinde en iyi çare gibi görünmektedir. Ancak açıklık ilkesi her zaman hesaba katılmalıdır. Çatışmalı durumlar ileri boyuta ulaştığında, uzman desteğine başvurmak da son derece önemlidir. Kültür çatışmalarında önemli bir noktada kişilerin kendilerini eğitmeleridir. Aralarında ortak yaşama alanları oluşturmak üzere kişiler kendilerini eğitmeli, kültür çatışmasını ortadan kaldırmalı, insanı ölçü alarak hümanist nitelikle davranışlar geliştirmelidir.


    Kuşak Çatışması

    13. Kültür Kuşak Çatışması Problemi Nasıl Çözülür?

    Sorun kuskusuz eğitimle çözülür. Her çatışmalı olgu ya da çatışma olgusu, kendi durumu içinde ilkin çözümlenmeli, ardından da uygun çözüm yolları üretilmelidir. Ancak özellikle aile ortamı içinde sorunların üzerinin örtüldüğü ve gereken önlemlerin alınmadığı sık rastlanan durumlardandır. Sorun sanki çözüme kavuşmuş gibi davranır bireyler. Oysa sorun çözülmemiştir. Tam tersine içten içe sürüp gitmektedir.
    Bu nedenle çözüm yolları üretirken şu noktalara dikkat edilmelidir:

    • Her çatışma olgusu tek/biricik/özel bir durumdur. Her şeyden önce buna göre ele alınmalıdır.
    • Her olgu sadece şimdiye bağlı olarak değil, arka planı ile incelenmelidir.
    • Çatışan kültür öğesi ya da öğeleri ayrıntılı olarak incelenmemdir.
    • Sorun kimleri ilgilendiriyorsa, o kişiler çözümleme ve çözüm yolları üretme aşamalarında etkin olmalıdır. Bu diyalog ortamının yaratılması anlamına gelmektedir.
    • Bireyler özne olarak kendilerini algılamalı ve başkalarınca da öyle algılanmalıdır.
    • Sürüp gitmesi istenen kültür öğesinin insan haklarıyla çatışıp çatışmadığı dikkate alınmalıdır.
    • İnsan haklarına ters düsen kültür öğeleri hiç bir şekilde korunmamalıdır. Bu nedenle kimi alışkanlıklar, davranış biçimleri insan hakları kavramı bakımından değerlendirilmelidir.
    • Karsı çıkılan kültür öğesi için törel nitelikli değil, sağlığa dayalı gerekçeler oluşturulmalıdır. Ancak bu durumda sorunlar çözülebilir.

    14. Kuşak Çatışması Olmamalı mı?
    Kuşak çatışması genel anlamda üzülecek değil sevinilecek bir olgudur. Gençlerin atılganlıkları, coşkuları, hatta hayalcilikleri gelişmelerin, yeniliklerin kaynağıdır. Gençler toplumsal yasamda, sanatta ve yarında yeniliğin, değişikliğin ardında koşmasalardı ilerleme olmazdı. Bu nedenle gençlerin yetişkinlerle karşıtlığını ortadan kaldırmak yararlı bir sonuç sağlamaz. Önemli olan bu çatışmayı toplumun faydasına kullanabilmektir.
    Tabi ki bu çatışmanın olumlu yönleri de var. Ama olumlu olması için olayların sizin düşünceleriniz gibi gelişmesi gerekmektedir. Ama asıl önemli olan bu çatışmaya yol açan nedenlerdir. Sadece gencin yeni bir kimlik arayışı ya da büyüklerin gençlere verdiği belli nasihatler mi neden olmaktadır? Bu sadece gençliğin verdiği özgür olma düşüncesinin bir sonucudur. Ancak bu çatışmaya düşüp daha sonra uyuşturucu gibi birçok keyif verici maddelere başlayanlar olduğu gibi sonu intiharla biten çatışmalar da yaşanmaktadır.
    Kuşaklar arası çatışma yalnız kaçınılmaz değil, sağlıklıdır da. Bilimde, sanatta, yazında ve toplumsal alanda birçok devrim ve yenilik eskiyi yadsımakla başlamış ve gerçekleşmiştir. Bunu da çoğunlukla genç kuşaklar başarmıştır. Kuşkusuz gençlerin yenilik tutkusu ve ilerici görüşleri ile eski kuşakların deneyiminin birleşmesinden, ancak toplum kazanır. Kuşaklar çatışmasının silahlı çatışmaya ya da kutuplaşmaya dönüşmemesi için eski kuşaklara büyük görevler düşüyor. Erişkinlerin gençlere el uzatması, onlara kulak vermesi onlarla iletişime girmesi ilk koşuldur. İkinci koşul gençlere sorumluluk verilmesi, topluma katılımlarının arttırılmasıdır. Erişkinlerin de gençlerden öğreneceği çok şey vardır. G. B. Shaw’un dediği gibi;
    “Gençlerin yaşlılara yapabileceği en büyük yardım onları sürekli uyanık ve tetikte tutmaktır.”
    Gençlerden uzak durmayan erişkinler kendilerini yenileme olanağı bulurlar. Geç yaşlanırlar. Bu konuyu Francis Bacon’ın 17. yy'da yazdığı “Gençlik ve Yaşlılık Üstüne” adlı denemesinden alınan bölümle kapatalım:
    "(...) Gençler akıl yürütmekten çok uygulamaya, kalıplaşmış işlerden çok yeniliklere yatkındırlar. Yaşlılığın verdiği olgunluk, geçmiş deneyimlerle ilgili işlerde yol gösterici olabilir, ama yeni durumlar karşısında insanı şaşırtır. Gençlerin yanılgıları işleri alt üst edebilir. Buna karşılık yaşlıların yanlışları olsa olsa işleri biraz yavaşlatır, verimi biraz düşürür. Gençler altından kalkamayacakları işlere el atarlar; işleri yoluna koyacaklarına daha çok karıştırırlar. Eldeki olanakları ve araçları düşünmeden hemen sonuca gitmek isterler. Rasgele öğrendikleri birkaç ilkeye saçma bir bağlılık gösterir, yenilik yapmaktan çekinmezler. Böylece beklenmedik güçlüklere başvururlar. Yanlışlarını bir kat daha arttıran şey de yanıldıklarını kabule yanaşmayıp ne duran ne giden dik başlı bir ata benzemeleridir. Yaşlılar ise serüvene yanaşmaz, uzun uzun düşünür, danışır hep eksikler bulurlar. Çabuk cayar, bir işi seyrek olarak sona erdirirler; orta başarılarla yetinirler. Yaşlılarla gençlerden birlikte yararlanmak en yerinde iş olur. Böylece ika çağın karşılıklı üstünlükleri eksikliklerini giderir."
    15. Kuşak Çatışmasının Gençlerde Yarattığı Çeşitli Olumsuzluklar
    Olumsuz ülke koşullarında sorunlu yetişen gençlik, boşluğa düşüyor, günübirlik yasıyor ve motivisyonunu kaybediyor. Gelecek şokuna giren gençlerin, aile içinde çatışmalara neden oluyorlar, anne baba dünyayı doğru kavrayarak, gençle aralarındaki çatışmada doğruları yakalamaya çalışmalılar. Hızlı nüfus artısı ve göçler sonucu oluşan metropolleşme, yeni uyumlar gerektirmekte, ayni zamanda yeni sorunları ortaya çıkarmaktadır. Gençler gelecek şokuna giriyorlar. Anne ve babanın değer yargılarıyla yetişen gencin, çevreden edindiği yargılar, hayat anlayışı ve yasama biçiminin de aynı olmuyor.
    “Anne-baba, çocuğunun her alanda çalışıp çabalayıp geleceğe hazırlanmasını istiyor. Genç ise çevrede gördüğü ve kendi ailesinde de sahip olmak istediği yasam tarzıyla, geleceği düşünmeden gününü geçirmek istiyor. Diğer yandan eğitimin veya öğrenilen mesleğin ileride yaşamını kazanması için yeterli olmadığını ve nitelikli kişilerin bile issiz kaldığını gören gençler, bir sok yasamaya başlıyor. Gelecek sokuna giren gençler, (çalışsam da olmayacak) görüsünü taşıyor. Bu da aile içinde çatışmaya yol açıyor.”
    Küreselleşme, gelir dağılımındaki dengesizlik ve “televole kültürü” de gençleri olumsuz etkiliyor.
    Kuşak çatışmasının gençler üzerinde yarattığı diğer bir olumsuzlukta gençliği intihara sürüklemesidir. Türkiye'de intihar sebeplerinde ikinci sırayı kuşak çatışmaları almaktadır. Bir yandan geleneğin güncel değerlere göre yorumlanamaması, diğer yandan modern değerlerin ve yaşam tarzlarının medya ve iletişim başta olmak üzere farklı kanallarla insanları kuşatması, aile içinde kopmaları ve çekişmeleri kaçınılmaz kılmaktadır. Öte yandan bölgeye gelen üniversiteliler alternatif bir yaşam tarzının dışında farklı bir tüketim kültürünü de beraberinde getirmektedir. Yüksek bir yaşam standardını zorunlu kılan bu tüketim eğilimi, kentin yerli nüfusunda da bu yönde bir arzuyu uyandırmakta; ancak gelir seviyesi ve sosyal statüsü buna uymayan ve çoğunluğu oluşturan kitleler çatışma süreci yaşamaktadırlar.
    Kuşak çatışmaları ana-baba ve çocuklarla, ana-babanın yakınlarıyla alâkalı sorunlardır. Geleneksel aile ilişkilerinde kuşak çatışmalarıyla birlikte ortaya çıkan sorunlar evliliklerin sarsılmasına sebep olur.
    Ergenlik döneminin uzun zaman sürmesi yanı sıra, ergenden beklenen görevlerin çeşitliliği ve zorluğu; bu dönemde ergenlerin bazı sorunlar yaşamasına yol açabilir. Bu dönemin kendine özgü ruhsal ve davranışsal özellikleri, duygusal çalkantıları, uyum güçlükler, kimlik sorunları, bocalamaları, otoriteyle çatışmaları çoğu kez büyük sarsıntılara neden olmaksızın çözülür. Ancak bazı ergenler için, bu özellikler, ciddi ve ağır biçimde sorun yaşanmasına neden olabilir. Madde kullanımı da bu ciddi sorunlar arasında sayılmaktadır. Ergenlik döneminin olağan gelişimsel çalkantılar arasında; derslerdeki başarısında dalgalanmalar, aileyle çatışma ve aile yaşamından uzaklaşma isteği, ruhsal yönden duygusal ve davranışsal sorunlar gösterme, ilgi ve isteklerinde kararsızlık ve değişkenlik, okul ya da meslek eğitimine ilişkin sorun ve bocalamalar yerini değiştirme gibi önemli kararlar söz konusu olabilir.


    alıntı

  5. #5
    Ne mutlu Türküm diyene! Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa Baktabul'un Çılgını Mr. NuteLLa - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu Yer
    * TR *
    Mesajlar
    15.482
    Blog Yazıları
    282
    Tecrübe Puanı
    107375400

    Tanımlı Ce: Kuşak Çatışması - Kuşak Çatışması Nedir? Kuşak Çatışması Hakkında

    Kuşak Çatışması

    16. Gençler ve Kuşak Çatışması Baz Alınarak Elde Edilen İstatistiksel Bulgular

    Genellikle aile ve arkadaş (grup) iki ayrı dünyadır. Bu çerçevede aile bağı ile arkadaş birbirinden bağımsızdır. Gencin hangisini önemli göreceği (hangi durumda) tamamıyla kendisinin bireysel seçimiyle ilgilidir. Gencin gelecekleriyle ilgili önemli kararlarda arkadaşlardan çok ebeveynlerine danışma ihtiyacı içinde olmaları ve bu ihtiyaç önemi her zaman için evrenseldir. Aile hiçbir zaman yerini arkadaş grubuna bırakmamıştır. Bu programın ilki “Gençlere Yönelik Soru Kâğıdı” başlığı altında toplam 261öğrenci üzerinde uygulanmıştır.Programların ikincisi ise “Gençler ve Kuşak Çatışması” konusunu baz alarak 520 öğrenci üzerinde uygulanmıştır. Araştırmada ana değişkenler cinsiyet, yaş, ekonomik durum, ana-babaların öğrenim düzeyi olarak belirlenmiştir. Bu değişkenlerin ailede karar verme, ailede yönetim biçimi, gençlerin çeşitli konulardaki tercihleri, gençlerin grup davranışına uyma, ebeveyn kuşak çatışması konularındaki etkileme biçimlerine bakılmıştır.


    Tablo 1: Gençlerin kendileriyle ilgili kararlarda kime danıştıkları


    Gençlerin kendileriyle ilgili karar almada zorlandıklarında öncelikle kime danıştıkları sorulmuştur. Bu konuda gençlerin yarısı (%50) annesine danışmakta iken, %35’i anne ya da babasının her ikisine birden danıştıklarını ifade etmişlerdir. Bu konuda erkeklerin %43’ü anne ve babasına danışmakta, %37’si ise sadece annesine danışmaktadırlar. Bunu %18 ile sadece babasına danışanlar izlemektedir. Arkadaşlarına danışanların az sayıda olması ilginç bir tespittir. Kız öğrencilerde ise daha farklı sonuçlar söz konusudur. Kızların %61’i bu konuda annesine danışmakta iken, bunu %29 ile hem anneye hem babaya danışanlar izlemektedir. Kızların erkeklere göre anneleri ile daha yakın ilişki içerisinde oldukları görülmüştür. Nitekim kızlarla erkekler arasında istatisti ki açıdan önemli farklılık vardır.

    Tablo 2: Gençlerin aile fertleri ile tartışıldığında kimin sözünün geçerli olduğu konusundaki düşünceleri


    Anne-baba ya da diğer aile fertleri ile tartışıldığında kimin sözünün geçerli olduğu sorusuna erkeklerin %59’u duruma göre değişir derken, %25’i anne-babanın, %16’sı da benim cevabını vermişlerdir. Kızlardan ise %71’i duruma göre değiştiğini, %20’si anne-babanın, %9’u da kendilerinin sözünün geçerli olduğunu belirtmişlerdir. Cinsiyete göre aile fertleriyle bir konuda çalıştığınızda kimin sözü geçer değerlendirmesine bakıldığında kadınların %71’i çatıştığında kimin sözü geçerli olduğunu duruma göre değişir derken, erkekler de bu oran %59’a düşmektedir.


    Tablo 3: Ailelerinin gençlere karşı tutumları


    Cinsiyet ile ailelerin gençlere karşı tutumu arasındaki ilişkiye bakıldığında, her iki cins açısından genel olarak ailelerin tutumunun %42 ile demokratik olduğu görülmektedir. Bunu %40 ile koruyucu aileler, %12 ile otoriter aileler ve %16 ile ilgisiz aileler izlemektedir. Ailelerin demokratik tutumu, ebeveynlerin eğitim düzeyi ve meslekleri ile yakından ilgili olabilmektedir. Nitekim anket uygulanan gençlerin ekonomik durumlarının orta ve yüksek düzeylerde yoğunlaşması da bu bulguyu destekleyen değişkenlerdendir. Türk aile yapısında, ebeveynlerin çocuklarına karşı tutum, düşünce ve davranışlarında koruyucu, kollamacı ve bağımlı kılıcı özelliklerine ait değer yapısı bu araştırmanın sonuçlarınca da desteklenmektedir. (p<0.05) Gençlere göre ailelerinin %40’ının koruyucu tutum içerisinde olmaları, gençlerin içinde bulundukları yaş dilimi ve bu döneme ait özellikler sebebiyledir. Ergenlik dönemi diye adlandırılan bu evrede genç ve ebeveyn arasındaki ilişkiler değişebilmektedir. Genç açısından fiziksel, biyolojik ve psikolojik olarak yoğun değişimler yaşanması ailelerin de koruyucu olmaları sonucunu getirmektedir.

    Tablo 4: Gençlerin günlük faaliyetleri kimlerle yürüttüğü


    Gençlerin günlük faaliyetlerini kimlerle yürüttükleri konusunda, her iki cinste de ailelerinin ilk sırayı aldıkları, bunu da arkadaşlarının takip ettiği görülmektedir. Ailenin bireyin yaşamında her zaman ilk grup olma fonksiyonu araştırma bulgularınca da desteklenmektedir. İkinci sırayı arkadaş grubunun alması da ergenin içinde bulunduğu yaşam evresini tanımlaması bakımından çarpıcı sonuçlardan biridir. (P<0.05) Gençler için ailelerin önemli olması beklenmektedir. Ancak günümüzde sanki bu gerçek değişmiş gibi değerlendirmelerde sıkça yapılmaktadır. Erkek çocukların ailelerine daha çok bağlı olmaları gerçeği ilginçtir.

    Tablo 5: Cinsiyetin gençlerin grup faaliyetlerine katılımına etkisi


    Grup faaliyetlerine katılım cinsiyete göre değerlendirildiğinde kız ve erkek çocuklar açısından benzer sonuçlar ortaya çıkmıştır. Örneğin, erkek öğrencilerin %43’ü (yarıya yakını) grup faaliyetlerine çok katılırken, bunu %42 ile orta düzeyde katılanlar izlemektedir. Her iki grupta da en az oranı grup faaliyetlerine az katılanlar oluşturmuştur. Gençlerin çoğunluğu grup faaliyetlerine önem vermektedirler.

    Tablo 6: Aile büyükleri ile ilişkiler bakımından Anne-Baba ile anlaşmazlığa girilen hususlar


    Anne babanızla hangi hususlarda anlaşmazlığa giriyorsunuz sorusuna gençlerin %77’si eğlence ve dinlenme faaliyetleri ile kendi kararlarına önem verilmesini istemektedirler.
    Gençler aile büyükleri ile ilişkilerimiz bakımından anne-babanızla hangi hususlarda anlaşmazlığa giriyorsunuz sorusuna şu şekilde cevap vermişlerdir. Erkeklerin %79’u eğlence, ders çalışma, meslek seçimi, saygı derken, kızların %76’sı eğlence, temizlik, karşı cinsle ilişkiler, saygı, şefkat, kıyafet seçiminde anlaşmazlık yaşadıklarını belirtmektedirler.

    Tablo 7: Gencin çevresinde davranışlarını, düşüncelerini beğendiği ve özellikle benzemek istediği kimse


    Gençlerin davranışları düşüncelerini beğendiği ve özellikle benzemek istediği kimse hususunda görüşleri alınmıştır. Örneklemede kızların %24’ü annelerine, %23’ü öğretmenlerine, %16 diğer aile büyükleri (amca, dayı, teyze) ve bazı kişiler (Atatürk, gitarist, artist ve kendisi), %11 babam,%11 arkadaşım,%9 ablam,%5 ağabeyine benzemek isteği ortaya çıkmaktadır. Erkeklerin %21 annesine,%20babasına,%19 diğer aile büyüklerim (amca, dayı, teyze) %15 arkadaşlarına, %10 ağabeyine,%7 öğretmenlerine,%6 ablasına benzemek istemektedir.

    Tablo 8: Kuşaklar arasındaki anlaşmazlıkların en önemli nedeni


    Gençler kuşaklar arasındaki anlaşmazlıkların en önemli nedenini %59 oranı ile düşünce farklılığından ortaya çıktığını belirtmektedirler. Kızların %62’si düşünce farklılığından anlaşmazlık doğduğunu belirtirken, erkeklerinde %56’sı düşünce farklılığının kuşaklar arasında anlaşmazlıkların en önemli nedeni olduğunu ifade etmektedir. Bunu sosyokültürel değişme ve eğitimsizlik izlemektedir.

    Tablo 9: Anne Babaların ve yetişkin kuşakların en beğenilmeyen tarafları


    Gençler anne babası ve yetişkin kuşaklarda en beğenmediği taraflar hususunda, kızlar %78’i ailelerinin iletişimsizlik, her şeyi ciddiye alıyorlar, beni anlamıyorlar, her şeye karşılar, katı kuralları var, görüş farklılığı gibi eleştiriler getirirken, erkeklerin %72’sinde aynı şekilde ilgisizlik, iletişimsizlik, her şeye karşılar, her şeye karışıyorlar gibi beğenmedikleri tarafları vurgulamaktadırlar. Yukarıdaki örnekte de görüldüğü gibi kızlar erkeklere göre ailelerinin tutumlarıyla ilgili daha eleştirisel bir tutum sergilemektedirler.

    Tablo 10: Ailede alınan kararların önem derecesi


    Gencin hayatı için önemli kararlar verirken ailenin bu kararlarda ne derece rol oynadığı hususunda kızların %53 normal olduğunu belirtirken, erkeklerin %51’i de normal olduğunu belirtmektedirler.


    alıntıdır

+ Konu Cevapla
1 / 2 Sayfa 1 2 SonuncuSonuncu

Benzer Konular

  1. Kuşak Çatişmasi, Kuşak Çatişmasi hakkında anket
    By AKLiDega in forum Sorun Cevaplayalım
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 03-22-2011, 02:49
  2. 62 yaşında siyah kuşak aldı!
    By ~aTRoPa~ in forum Diger Spor Dallari
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-05-2009, 08:05
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06-27-2009, 20:20
  4. Kuşak Rüya Tabiri (Rüyada Kuşak Görmek)
    By zeynep in forum Rüya Tabirleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06-22-2009, 08:45
  5. Medeniyetler çatışması yok, cahillik çatışması var
    By nur yağmuru in forum Dünyadan Haberler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-23-2008, 17:25

Etiketler

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375