+ Konu Cevapla
1 den 4´e kadar. Toplam 4 Sayfa bulundu

Temel Fıkraları

 KOMEDI ve MIZAH Katagorisinde ve  Fıkralar Forumunda Bulunan  Temel Fıkraları Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

  1. #1
    R09
    R09Çevrim dışı
    Isınan Üye R09 Buraların yabancısı
    Üyelik Tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu Yer
    KONYA-EREGLİ
    Mesajlar
    30
    Tecrübe Puanı
    220

    turkey Temel Fıkraları





    HALİNE ŞÜKRET
    Dursun, çok feci bir trafik kazası geçirir... Koma halinde hastaneye kaldırırlar. Tedavi olurken kendine gelir. Yatağında bakar ki bir kolu yok... Hepten morali bozulur, asabileşir. Bir taraftan da hastaneyi birbirine katar:
    -Ben tek kolla nasıl yaşarım şimdi!
    Diye bağırıp çağırır. Kendini hastanenin penceresinden atıp intihar edeceğini söyler. Doktorlar başına toplanır, bakarlar Dursun ciddi, başlarlar nasihata:
    -Bak evladım, insan tek kolla da yaşayabilir, ölmediğine şükretsene. Sonra beterin beteri var. Geçen yıl Temel de kaza geçirdi. Onun iki kolunu birden kesmek zorunda kalmıştık... Ama o senin gibi bağırıp, hastaneyi birbirine katmadı. Şimdi de gül gibi yaşayıp gidiyor. İnanmazsan git de bak.
    Dursun, bir an sakinleşir, gider yukarı mahallede Temel'i bulur. Bir de bakar ki, Temel'in hakikaten iki kolu kesik ama, Temel bahçede kıvır kıvır oynuyor, hem de nasıl oynuyor...
    Bizim Dursun'un kafası karışır ve hayretle Temel'e yaklaşır:
    -Ula Temel, eyi ki seni gördüm, yoksa hayatum gideyidi. Ula bizim bi kolumuz kesildi diye intihar edeceğidum. Ama senin, iki koli kesik vaziyette, hem de bi dansöz gibi oynamana karşı teselli oldum... Şu dünyanın haline bak, benum tek kolum kesildi diye intihar edecek kadar beyinsuzum, sense iki koli yok göbek ataysun... Derken, Bizim Temel patlar:
    -Ula sen manyak misun, ne göbek atmasi. Sırtım fena halde kaşuniyi... Patlayrum.


    --------------------------------------------------------------------------------

    SAY
    Bizim küçük Temel, Okuldan bir türlü mezun olamıyor. En sonunda öğretmen:
    -Oğlum seni imtihan edeceğim. Bilirsen seni mezun edeceğim.
    Temel sevinir, sözlüye kalkar... Hoca:
    -Söyle bakayım Temel, İngiltere'yle Fransa kaç kez savaştılar?
    Küçük Temel:
    -Alti defa savaştiler öğretmenum.
    Hoca:
    -Aferin sana Temel, tebrik ederum, der.
    Küçük Temel, mezun oldum sevinciyle hocaya bakarken, hoca:
    -Peki say bakalım, demez mi?
    Küçük Temel:
    -Bir... İki... Üç... Dört... Beş... Alti.


    --------------------------------------------------------------------------------

    TEMEL'İN OĞLU
    Temel'in oğlu küçük Temel, okula gittiğinde öğretmeni sorar:
    -Temel, baban nasıl iyi mi?
    Küçük Temel:
    -Öğretmenum, babam dün akşam banyo küvetine girdi, uyudi kaldi oriya...
    Öğretmen şaşkın:
    -Uyudu mu? Desene sular evi bastı, ev mahvoldu...
    Küçük Temel sakin:
    -Yooo öğretmenum öyle olmadi, çünki babam ağzı açuk uyur...


    --------------------------------------------------------------------------------

    BAŞKA ÇİMSE YOK Mİ?
    Temel, bir gün tarlasından eve dönmektedir. Karadeniz bölgesinin sarp arazisindeki patikada ilerlerken, birden ayağı kayar ve yüzlerce metre derinlikteki uçuruma yuvarlanır. Can havliyle, uçurumdaki bir ağacın dalına tutunur. Aşağıya bakar, metrelerce derinlikte ve dibinde de sivri kayalar. Belki duyan olur da kurtarmaya gelir diye avazı çıktığı kadar bağırır:
    -Çimse yok miiii!
    Bir kaç kere daha bağırır. Sonunda, ta yukarılardan, gökten bir ses duyar:
    -Ey kulum Temel! Düşüp ölsen ne var ki? Seni cennetime koyarım. Eğer emirlerimi yaptıysan, yasaklarımdan kaçındıysan, kul hakkı yemediysen hiç korkma!
    Temel şöyle bi düşünür, emirlerden hemen hiçbirini yapmamış, yasakların neredeyse tamamını yapmış, kul hakkı desen sadece Fadime'nin hakkını ödeyemez. Başını kaldırıp, tekrar bağırır:
    -Başka çimse yok miiii!


    --------------------------------------------------------------------------------

    FADİME'DEN E-POSTA...
    Şubat ayının soğuk günlerinde, ikisi de Amerika'nın değişik bölgelerinde, ayrı ayrı iş gezilerinde olan Dursun'la karısı, Florida'da buluşup yaz sıcaklarının yaşandığı bu bölgede, bir kaç gün geçirmeye karar verirler.
    Eşi, Dursun'dan önce gider Florida'ya ve ertesi gün için Dursun'a da yer ayırttıktan sonra, ona bir e-posta gönderir. Fakat mesaj, adreste bir harfi yanlış yazdığı için, Dursun yerine, bir gün önce karısı ölen Temel'e gider. Yaşı da epeyce ilerlemiş bulunan Temel, bilgisayar ekranında mesajı okuyunca, korkunç bir çığlık atar ve düşüp bayılır. Zaten çok üzgün olan Temel'in bu çığlığı üzerine ev halkı odaya dolar ve herkes yerde yatan Temel'e yardım için koşuşturmaya başlar.
    Temel, bir süre sonra kendine gelir ve niçin çığlık attığını soranlara, bilgisayar ekranını gösterir:
    "Sevgili Kocacığım,
    Bugün, buraya ulaşır ulaşmaz, önce yarın senin gelişinle ilgili tüm işlemleri tamamladım, sonra da bana ayrılan yerime yerleştim. Burası gerçekten de dedikleri gibi çok sıcak... Seni dört gözle bekliyorum..." (Karın)


    --------------------------------------------------------------------------------

    VERGİ
    Bizim Temel uluslararası ekonomi toplantısına katılır... Devletin topladığı vergi dağılımını tartışırlar... Konuşmacılardan biri Amerikalı, biri Avrupalı, biri de Temel.. Ortaya bir fikir atılır... Halktan toplanan vergiler nasıl dağılım yapılacak. Amerikan vatandaşı söz alır:
    -Bizim Amerika’da önce yere bir çizgi çizeriz ve sonra topladığımız vergileri havaya atarız... Çizginin soluna düşen paraları halka hizmet olarak geri veririz, sağ tarafta kalan devlete kalır, yatırım yaparız...
    Derken Avrupalı söz alır ve:
    - Bizim Avrupa’da başka ama ona benzer bir uygulama yaparız... Önce yere bir daire çizeriz... Halktan toplanan vergileri havaya atarız. Dairenin dışında kalan halka hizmet olarak geri döner, dairenin içine düşenleri devlet harcamalarına kullanırız...
    Sıra bizim Temel’e gelir ve başlar anlatmaya:
    -Ula uşaklar ne güzel anlattunuz. Keşke bizda sizun çirkefluklerunuzi değil da habu çalışkanluğunuzi alsak... İnanun bizum öyle bir uygulamamız yok... Bizde daha kısa oluyi... Bi kere öyle yere çizgi çizmezuk... Bizde hükümet halktan toplar vergileri... Atar havaya. Yere düşenleri kendilerine harcama yaparlar... Havaya kalanlar halka hizmet olarak geri döner...


    --------------------------------------------------------------------------------

    GEÇİM ÇARESİ
    Siyasiler boş yere kavga ederse ekonomi de vatandaşa kalır... Temel, Dursun ve İdris’in parasızlıkları canlarına tak eder. Bir taraftan işsizlik bir taraftan geleceği kapkara bir siyaset... Ekonomi ve enflasyonu bırakan siyasiler devamlı kavga ederler...
    Bunlar da oturur geleceğimizi, yani ekonomi, işsizlik nasıl çözülür onu tartışırlar. İdris söz alır:
    - Uşaklar ben en hızlı kalkunmanun yolini buldum... Bi uçak filosu yolliyalum. New York’i bombaliyalum... Sora da Amerika bize atom atar. Teslim oluruk. Sora da Japonya gibi çikaruk ortaya aha zengin oldun...
    Dursun atılır:
    - Ula daha kolayi varken öyle niye edeyruk... En iyisi Amerika’ya savaş ilan edelum Beşinci Filo oriya çıkarma yapar... Savaşı kaybederuk... Ardından Almanya gibi ortaya çikaruk aha zenginsun. Sonunda Temel atılır, kafasını kaşır ve:
    - Ula uşaklar ya savaşi biz kazanursak, oni hiç hesap etmedunuz...


    --------------------------------------------------------------------------------

    MÜTEAHHİT TEMEL
    Bizim Temel, Amerikalı ve İngiliz’le telefon direği dikme ihalesine girmiş. Müdür şöyle bir öneri getirmiş:
    -Hepiniz aynı teklifi verdiniz ama bizim için sürat önemli. Bir yarışma yapalım, kim daha çok direk dikerse ihaleyi o alacak...
    Üçüne de 5 saat süre ve yeterince direk verilmiş. Amerikalı 40, İngiliz 50, Temel de sadece 4 direk dikmiş. Müdür kızmış:
    -Nasıl olur, bak diğerleri bir sürü direk dikmiş...
    -Mudür bey siz onların diktuğu direkleri görmedunuz... Nerdeyse tamami dişarda...


    --------------------------------------------------------------------------------

    KAPLUMBAĞA TEMEL
    Dört kaplumbağa, pikniğe çıkmaya karar vermiş. Erzakları hazırlayıp; bir yıl, iki yıl, beş, on yıl derken, otuz yıl sonra piknik yerine varmışlar. Gazozları, yiyecekleri, herşeyi ortaya çıkarmışlar. Bir bakmışlar gazoz açacağı yok. Tek çözüm, birinin eve gidip açacağı alıp gelmesi. Görev, içlerinde en küçük kaplumbağa olan Temel'e düşmüş. Genç kaplumbağa:
    -Ben gelene kadar buradaki yiyeceklere dokunmazsanız giderim...
    Diğerleri bunu kabul etmiş. Temel, yola çıkmış; bir,iki, on, yirmi yıl geçmiş. Bu arada, yaşlı kaplumbağalardan biri fenalaşmış. Arkadaşları ne yapsa faydasız, son bir dileği olup olmadığını sormuşlar:
    -Gerçi genç kaplumbağaya söz verdik ama, şuradaki sarmalardan bir tanesini yesem olur mu?...
    -Elbette...
    Diyerek, sarmalardan birini vermişler. Tam ağzına atacağı sırada, genç Temel, çalıların arasından fırlamış:
    -Gitmiyorum işte, gitmiyorum...


    --------------------------------------------------------------------------------

    YILAN TEMEL
    Yılan Temel, arkadaşı yılana sormuş:
    -Haçan, biz zehirli yilan miyuk?
    -Heee, n'oldu ki?
    -Dilimi ısırdum da...


    --------------------------------------------------------------------------------

    FADİME FEMİNİST OLURSA
    Dünya Feministler Kongresinde konuşmacılar görüş belirtmektedir. Amerikalı bir hanım şöyle der:
    -Ben iyi bir şirketin genel müdürüyüm. Artık alışveriş yapmaktan bıktım. Kocama "bundan sonra alışverişleri sen yap" dedim. Baktım, birinci gün oralı olmadı, ikinci gün oralı olmadı, üçüncü gün yaptı...
    Alman konuşmacı:
    -Ben iyi bir şirkette üst düzey yöneticiyim. Bir gün kocama "ben artık bulaşıkla ilgilenmekten bıktım, biraz da sen yıka" dedim. Birinci gün yapmadı, ikinci gün yapmadı, baktım üçüncü gün yapmış...
    Fadime kürsüye çıkmış:
    -Ben kendimi bildim bileli temizlikçiyim. Geçen gün Temel'e "ben artık çamaşır yıkamaktan mahvoldum, biraz da sen yıka" dedim. Birinci gün göremedim, ikinci gün göremedim, üçüncü gün gözüm yavaş yavaş görmeye başladı...


    --------------------------------------------------------------------------------

    KIZARTMA
    Bizim Temel karakolda başkomiserdir. Bir gün bir kadın gelir:
    - Komiser bey komiser bey! Kocama tavuklu bezelye yapacaktım ... Ben onu haşlayana kadar kocamı markete bezelye almaya gönderdim. Gidiş o gidiş gelmedi... Ben ne yapacağım?
    Komiser Temel kadına hiç bakmadan:
    - En eyisi siz o tavuğu kizartma yapin.


    --------------------------------------------------------------------------------

    BEN NE YAPIYORUM?
    Bizim Temel’le Dursun Almanya’da bir gün arabayla gezmeye çıkarlar... Tabii otobandan giderken alışmışlar burda suratli gitmeye. Dursun tahrik eder:
    - Ula bas kaza nerdeyse at arabasi bize yetişecek.
    Temel bu durur mu. Hız sınırını çoktan aşmıştır. Birden yoldan çıkıp yokuştan aşağı ağaçların arasına paldur küldür giderken Dursun atılır:
    - Ula ne oldi eyi giderken birden sallanmaya başladuk.
    Temel heyecanla:
    - Ula Dursun, sorma önüme bi köpek çikti...
    Dursun:
    - Ula uşağum ezseydun oni da geçseydun...
    Temel:
    - Ula ben neye uğraşıyorum zannedeysun...


    --------------------------------------------------------------------------------

    SAĞIR KİM?
    Temel doktora gitmiş:
    - Doktor bey, Bizum Fadime sağır herhalde, sorularima cevap vermeyi...
    - Karınızın sağırlık derecesini ölçelim. Siz bir soru sorun, duymaz ise beş adım yaklaşıp soruyu tekrarlayın. Ne kadar mesafede duyuyor bilelim.
    Temel, deneme yapmak için eve gittiğinde Fadime'yi yemek yaparken bulmuş:
    - Karıcuğum bugün yemekte ne var?
    Ses yok... Beş adım yaklaşıp bir daha sormuş. Çıt yok... Bir beş adım daha yaklaşıp yine sormuş:
    - Kiz Fadime saa diyrum, yemekte ne var?
    - Bak Temel, dördüncü kez söyliyrum, yemekte hamsili pilav var...


    --------------------------------------------------------------------------------

    NEYE BASIYOR?
    Temel, kahvehanede arkadaşlarına av maceralarını anlatmaktadır:
    - Geçenlerde ormana ava gittum. Birden bi ayi ile karşulaştum. Tüfeği atıp kaçmağa başladum. O da beni kovalamaya başladi. Tam ayinun nefesini ensemde hissettuğum anda ayi kayup yere düşti. Bu durumu fırsat bilip arayi açmağa çaliştum. Ama ayi gene peşima düşti. Gene tam nefesini ensemde hissettuğum anda ayi tekrar kayup yere düşti. Ben tekrar arayi açmağa çalıştum.
    O arada Dursun, dayanamayarak sorar:
    - Ula Temel, çok cesaretli adamsun. Ben senun yerinde olsam, altuma ederdum.
    Temel atılmış:
    - Ula sen ayinun neye basup kayduğunu zannedeysun?


    --------------------------------------------------------------------------------

    KİMİNLE EVLİ?
    Mahkemede hakim, Temel'e sormuş:
    - Kiminle evlisin?
    - Bizum kariylan!
    Hakim sinirlenmiş:
    - E, herhalde, sen hiç erkekle evlenen duydun mu?
    - Duydum tabi, nasil duymadum!..
    - Kimmiş?
    - Bizum kari.


    --------------------------------------------------------------------------------

    ANNESİNDEN TEMEL'E MEKTUP
    "Sevgili oğlum Temel... Senin hızlı okuyamadığını bildiğim için mektubu yavaş yavaş yazıyorum...
    Artık senin büyük şehre gittiğin sırada yaşadığımız evde yaşamıyoruz. Baban bir gazetede, "İnsanların başına genellikle evlerinin iki kilometre civarındaki bölgelerde kaza geldiğini" okumuş; o yüzden taşındık...
    Sana yeni adresi veremiyorum, çünkü yeni evimizde bizden önce oturan hemşehrilerimiz, taşınınca adresleri değişmesin diye kapı numarasını söküp götürmüşler...
    Bu evde garip bir çamaşır makinası var. Geçen gün içine dört gömlek koydum, çalıştırmak için duvardaki zinciri çektiğimden beri bir daha gömlekleri göremedim.
    Geçen hafta sadece iki kez yağmur yağdı. İlki üç gün, ikincisi ise dört gün sürdü...
    Benden istediğin yeleği postaya verdim. Ancak, halan 'o koca düğmelerle paket çok ağır olur' deyince düğmeleri kopartıp yeleğin cebine koyduk. Orada bulabilirsin...
    Not: Sana biraz da para gönderecektim, ama zarfı bir kere yapıştırmış bulundum... Sevgiler... Annen"


    --------------------------------------------------------------------------------

    HERKES BİLİYOR
    Temel, Paris'te bir dükkâna girmiş. Bakmış, dükkânın bir köşesinde harika bir papağan... Hayran hayran seyrederken, dükkân sahibi yanına gelip, "Bu harika bir kuştur, karşısına geçene bakar ve ona nasıl birisi olduğunu söyler" demiş. Temel, papağanın karşısına geçer geçmez, kuş "Sen aptalsın" demiş. Temel, papağanı satın almak istemiş, ancak adam satılık olmadığını söylemiş. Bunun üzerine Temel, papağanın yumurtalarından rica etmiş. Adam, "yarın gelin verelim" demiş. Ertesi gün gittiğinde Temel'e üç tane yumurta vermiş. Temel derhal Trabzon'a dönmüş, eş-dost, akraba, komşu kim varsa toplamış ve papağanın özelliklerini anlattıktan sonra, gururla yumurtaları göstermiş ve hep birlikte yumurtaları kuluçkaya yatırmışlar. Bir süre sonra, yumurtalardan birisi çatlamış ve içinden normal bir tavuk civcivi çıkmış. Bir anlam verememişler. Fakat, ikincisinden bir bıldırcın, üçüncüden de keklik çıkınca, Temel'in tepesi atmış. Uçağa atladığı gibi varmış Paris'e, dükkânı bulmuş, dalmış içeriye... Papağan, Temeli görür görmez, "Sen salaksın" demiş. Temel daha da kızmış ve "Ula baa bak" demiş, "benum salak olduğumi burda bi sen bileyisun, ama senun orosbi olduğuni Tirabizonda cümle âlem bilıyi".


    --------------------------------------------------------------------------------

    NESİ VAR?
    Temel, eczane açar. İlk müşterisi gelir:
    -Bana bir sinek ilacı verir misiniz?
    Temel:
    -Tabii, sineğunuzun nesi var?
    TEMEL DENEY YAPINCA

    Cenevre Tarim Konferansi'nda katilimcilarin her biri yaptiklari calismalari ve sonucta gerceklestirdiklerini verim artisini anlatiyormus. Sira Temel'e gelince,
    -Kuru fasülyeye gül asiladuk, demis. -Peki, punu niye yaptiniz?
    -Yellenince gül kokayi.


    BİZ BUNU İSTEMEDİK Kİ

    Iki boyaci olan Temel (kisa boylu) ile Idris (uzun boylu), bir bayrak diregi boyama isini almislar. Bu is icin ne kadar boya alacaklarini hesaplamak icin diregi olcmeye calismislar. Capini olcmek kolay olmus ama yuksekligi?? Onu olcmek icin Temel Idris'in omuzlarina cikmis ama diregin tam tepesine ulasamamis. Idris;
    'Ben senden uzun boyluyum. Bir de ben deneyim' deyip Temel'in omuzlarina cikmis ama gene ayni sonuc... Oturup ne yapacaklarini dusunurken yanlarina iri-yari bir adam yaklasip ne yaptiklarini sormus. Temel'le Idris sorunu anlattiktan sonra, adam diregi yerden guc bela sokup yere yatirmis. Boyunu olcup tekrar yerine diktikten sonra yoluna devam etmis. Gittikten sonra Idris'le Temel bakisip gulusmusler:
    'Aptal herife bak! Biz ona yuksekligini sorduk o bize uzunlugunu verdi.'


    TEMEL MODAYA UYARSA

    Bizim temel bi yerden duymus, es degistirme moda diye!
    - Ula Dursun demis.. 'Es degistirmek pek bi modaymis, hadi bu gece biz de degistirelim...'
    'Tamam demis Dursun...'
    O gece Temel'lerin yatak odasi:
    -'Ula Dursun, bizim karilar su anda ne yapiyor acaba?'


    PROPAGANDA

    Temel secimlerde aday olmus, buyuk kalabaliga karsi konusma yapacak, hazirlanmis, kursuye cikmis. Cebindeki kagidi aramis bulamamis. Bunun uzerine secmenlere seyle seslenmis:
    - Sevgili hemsehrularim, puraya celirkeen neler soyleyecegimu pir Allah pir de pen pileydum, simdi ise sadece Allah piliy.


    BU YENİ

    Temel bogazda tekneyle turist gezdiriyo bigun bi amerikaliyi aliyor basliyolar gezmeye..(sahildeki yer isimleri uydurma..) turist falanca sarayi goruyor 'bu ne kadar zamanda yapilmis diyor'
    temelde:
    5 yilda diye cevap veriyor...-yazik bizde olsa 1 yil..
    biraz sonra filan camiyi goruyo 'bu nekadar zamanda yapilmis' diye soruyor..
    temelde:
    '2 yil diye cevap veriyor.
    turist:
    - yazik be bizde olsa 3 ay da biter diyor.
    Temel uyuz oluyo duruma.. biraz sonra bi tarihi yapi daha goruyolar..gene soruyor turist..
    temel:
    -2 ay diyor.
    adam gene:
    -yazik be bizde olsa 1 haftada biter,diyor.
    Temel iyice killaniyor.tam o sirada bogaz koprusunun altina geliyor.. adam yukariyi gostererek bu kopru ne kadar zamanda yapildi diyor..
    Temel saskin saskin bakislarla kafayi kaldirip..
    -hangisi ? bumu? bu dun burda yoktu yaaa..


    TEMEL HIZ AYARINDA

    Temel Amerika'ya gitmis. Orada araba kullanirken yandaki yazilari okumaya baslamis.
    'Speed Limit 80'
    Temel hizini 80'e ayarlamis.
    'Speed Limit 60'
    Temel hizini 60'e ayarlamis.
    'Speed Limit 40'
    Temel hizini 40'a ayarlamis.
    'Speed Limit 20'
    Temel hizini 20'ye getirmis.
    Bu arada da iyice sinirlenmis. Daha sonra bir tabela daha gormus.
    'WELCOME TO SPEED LİMİT'.


    TEMEL VE KÖPEĞİ

    Temel ve köpeği Karabaş trene binerler.Aynı kompartmandaki yolculardan biri Temel'e:
    -Köpeğinize dikkat edin lütfen,şu anda kocaman bir pirenin vücudumda dolaştığını hissediyorum.
    Temel gayet sakin:
    -Uy karabaşum dikkat edesun,bu adamda ppire vardur,sana ta geçebulur.


    İNANMAZSIN

    Kadinin biri evindeki dolaptan sikayetciymis. Çunku yoldan otobus gecince ses cikartiyormus. Dolabini yaptirmak icin kocasina soylemeden bir tamirci cagirmis tamirci eve gelmis ve dolabi neresinden ses ciktigini anlamak icin dolabin icine girmis ve otobusun gecmesini beklemis. Tamirci dolaptayken eve kadinin kocasi girmis ve dolaptan bir sey almak icin dolabi acmis bi bakmis icerde bir adam. SormuŞ ne isin var burada diye adamda soyle cevap vermis:
    - valla abi otobus bekliyorum desem inaanmassin....


    UNUTKAN TEMEL

    Temelde aşırı bir unutkanlık başlamış.Bu rahatsızlığı sebebiyle doktora gitmiş.Doktor Temel'e nesi olduğunu sormuş.
    Temel:
    -son günlerde çok unutkan oldum herşeyi çok çabuk unutuyorum demiş.
    Doktor:
    -hımm peki ne zamandan beri bu durum var?
    Temel:
    - ne durumu doktor bey?


    AYAKLARI UZUN

    Temel yeni yaptığı ahırına hayvanları yerleştiriyormuş. Fakat sıra develere geldiğinde, develerin kapıdan geçemediğini anlamış. Başlamış kapının üst kısmını parçalamaya. Ordan geçen biri.
    adam -Birader napıyon sen?
    temel:
    -Ula devenin boyni çok uzun , kapıyu uzatayrum
    adam:
    -Ulan salak kapının girişindeki toprağı biraz kazsana..
    temel:
    -Salak sensin da, devenin boynu uzun ayakları değul !!!


    HOCAM TEMELE BİR ŞANS DAHA VER

    35 yasini deviren Temel hala ilkokul diplomasini alamamistir. Ayni ogretmen de ona hala sans vermekte ama faydasi olmamaktadir. Trabzon ahalisi artik hocaya kizmaktadir. Bunun uzerine hoca Avni Aker,de kamuya acik son bir sinav daha yapmaya karar verir. Gun gelir ve sinav baslar. Hoca sorar:-2 kere 2 ne eder.
    Temel dusunur dusunur ve ....5 der. Stadtan bir ugultu yukselir.
    - Oglum heyecenlanma iyi dusun.Temel:
    ... 3 der. Stadtan daha yuksek bir ugultu yukselir.
    - Oglum sana son bir sans daha veriyorum. Heyecanlanma iyi dusun.Temel:
    -'4!'
    Stadtan:
    'HOCA TEMELE BİR ŞANS DAHA VER, HOCA TEMELE BİR ŞANS DAHA VER!....!


    3 VAMPİR

    3 vampir varmış Biri alman biri ingiliz biriside bizim temel bunlar havada uçarlarken alman aşağıya inmiş ağzı burnu kan içinde gelmiş:
    almana sormuşlar:
    -Neden ağzın burnun kan içinde?
    Almman:
    -Aşağıdaki kadının kanını emdim .
    ingiliz aşağıya inmiş ağzı burnu kan içinde gelmiş.
    İngiliz'e sormuşlar:
    -Neden ağzın burnun kan içinde?
    İngiliz:
    -aşağıdaki adamın kanını emdim.
    Temel'de aşağıya inmiş oda ağzı burnu kan içinde gelmiş.
    Temel'e de sormuşlar:
    -Neden ağzın burnun kan içinde?
    Temel.
    -Aşağıdaki direği görüyormusunuz?
    Vampirler:
    -Evet.
    Temel:
    -ama ben görmedim.


    SIRDAŞ

    Ülkeler arasında bir ``sır tutabilme´´ yarışması düzenlenmiş. Bu yarışmaya Temel de katılmış. Temel'e, bir Amerikan'a ve bir İngiliz'e birer sır vermişler.
    Amerika'lıya işkence yapmaya başlamışlar, üç günden fazla dayanamamış, sırrını söylemiş.
    İngiliz'e işkence yapmaya başlamışlar, bir iki hafta sonra o da söylemiş sırrını.
    Sıra Temel'e gelmiş; günler haftalar geçmiş ama nafile. Söylememiş sırrını ve kazanmış yarışmayı.
    Birkaç dakika sonra Temel başlamış kafasını duvara vurmaya:
    HATURLA ONİ DA,HATURLA ONİ...

  2. #2
    Üye cırkıncocuk Başarısını Kaybetmiş... cırkıncocuk Başarısını Kaybetmiş... cırkıncocuk Başarısını Kaybetmiş... cırkıncocuk Başarısını Kaybetmiş... cırkıncocuk Başarısını Kaybetmiş... cırkıncocuk Başarısını Kaybetmiş... cırkıncocuk Başarısını Kaybetmiş... cırkıncocuk Başarısını Kaybetmiş... cırkıncocuk Başarısını Kaybetmiş... cırkıncocuk Başarısını Kaybetmiş... cırkıncocuk Başarısını Kaybetmiş...
    Üyelik Tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    150
    Tecrübe Puanı
    0

    Tanımlı Ce: Temel Fıkraları

    zuhahahahahahahahaha cık komık ya temelın fıkrası ustune fıkra nanımam da ellerıne saglık

  3. #3
    Isınan Üye deli_kızz Buraların yabancısı
    Üyelik Tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    28
    Tecrübe Puanı
    221

    Tanımlı Ce: Temel Fıkraları

    SAĞOL

  4. #4
    yabanci franky Buraların yabancısı franky - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    2
    Tecrübe Puanı
    0

    Tanımlı Ce: Temel Fıkraları

    Ellerine sağlık Çok Güzel Olmuş

+ Konu Cevapla

Benzer Konular

  1. Temel Fıkraları!!! Gülmekten Öleceğiniz
    By efe5454 in forum Fıkralar
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 06-09-2010, 07:10
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12-10-2009, 10:24
  3. Temel Fıkraları
    By uA_mert in forum Komik Videolar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 08-27-2009, 02:11
  4. Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 08-14-2009, 09:55
  5. Temel Fıkraları 3
    By ßitter in forum Fıkralar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 06-24-2009, 15:33

Etiketler

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375