+ Konu Cevapla
1 den 4´e kadar. Toplam 4 Sayfa bulundu

Makale Örnekleri - Kısa Makale Örnekleri

 GENEL KÜLTÜR VE SANAT Katagorisinde ve  Genel kültür Forumunda Bulunan  Makale Örnekleri - Kısa Makale Örnekleri Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Makale Örnekleri - Kısa Makale Örnekleri Dil Ve Anlatım Elbette abartıldığı sürece utanma duygusu zarar verebilir. Ancak bilimadamlarının son dönemde ...

  1. #1
    Onursal Üye forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu Yer
    DuygusaL TuzakLarda..~
    Mesajlar
    12.292
    Blog Yazıları
    131
    Tecrübe Puanı
    107375157

    Tanımlı Makale Örnekleri - Kısa Makale Örnekleri





    Makale Örnekleri - Kısa Makale Örnekleri



    Dil Ve Anlatım

    Elbette abartıldığı sürece utanma duygusu zarar verebilir. Ancak bilimadamlarının son dönemde yaptığı çalışmalar utanma duygusunun hayvanlarda olmadığı gerçeğini ortaya çıkardı. Peki bu durumda sadece insanlar utanma duygusuna sahipse ve hayvanlar değilse aklımıza iki soru hemen geliyor. Acaba utanma ve ar duygusundan yoksun insanlar hangi kategoriye girecek. Daha da enterasanı utanma duygusu olan bir hayvan olursa onun da yeri konusunda tartışmalar olacaktır. Heralde tüm halkının toplam utanma duygusu bir milletin medeniyet seviyesi ile doğru orantılıdır diye bir hipotez ortaya atılsa ispat edilmeye değerdir. Elbette tüm Dünya medeniyetlerinde sürekli renkli cam ekranında yahut aynı doyumsuzlukla ve arsızlıkla DÜnya nın tüm güzelliklerini zedelemeye çalışan tabir yerinde ise midesi dilate yani normalden bir kaç kat daha büyük mideli kimseler var. Tabi oldukçada çok gibi görünüyorlar. Ama ucuz bir malın milyonlarca satılması gerçeği kaliteli ve pahalı bir ürünün kalitesine zerre kadar etki etmez. Bunların göz önünde olması iyi ve medeni olduklarını göstermez. Ayrıca herkesin sınırsız mal mülk edinme hakkının olduğunu ve bunda kimsenin gözü oladığını söylemeye gerek olmasa gerek. Sorun bu çokluğun nasıl edinildiği. İçinde diğerlerinin mutsuzluğu üzerine kurulu arsızlık var mı? Kimseyi demoralize etmeden söylemek gerekirse adım adım süprizlere açık bir hayatta hiç süpriz olmayacak gibi yaşamak sanırım enterasan bir aldanma. Hele bu hayatta hızlı arsız ihtiraslı yaşama duygusu ne denli doğru bilinmez. Elbette bu tür kimseler için eleştiri bir anlam ifade etmez. Toplumun tembelliği ve değer yargılarının zayıflaması yüzsüz yaşayan ve geçinen doyumsuzların sayısını artırır demek yalan olmaz. Elbette onları eleştirmek bize düşmez. Onlara sorarsanız mutlu olduklarını söyleyecektirler. Mutlu olmasalar yüzsüzlüğe ve doyumsuzluğa nasıl katlanabilirlerdi. Ama onlar içinde kanser edici sorun bu mutluluğu ne kadar devam ettirecekleri kaygısı. Yani ne kadar daha aynı oranda arsız ve doyumsuz bir hayat yaşayarak mutlu olmaya devam edecekleridir. Herşeyin bir başı birde sonu var. Mutluluğunda. Elbette tüm insanlar mutlu olmalı. Ancak mutlu olma egosu yüzünden diğer insanların mutlu olmadığı bir dünya ya bizler ne kadar katkı sağlıyoruz. Tüm bunlardan sonra kendimize durup sormamız gereken soru belkide benim mutluluğum diğer insanların mutsuzluğuna sebep oluyor mu ? Aslında güzel ahlaklı ve vicdanlı yahut utanan yahut doyumlu yada ne derseniz deyiniz bir insan olma diğerlerini mutsuz edermi. İçinde bulunduğu en kötü durumu bile nakit akışına çevirme yeteneği ile övünme ve mutlu olma duygusu ise ne kadar yersiz ve kibirli. Bunun tam tersini yapma ise simyacılık bu günlerde. Elbette hayatın bu kadar kısıtlı irdelenmesi doğru değil. Ama bize yol gösterecek ışıklar yakacak gerçek aydın ve aristokratlar çok olsaydı bunları yazmaya bile gerek kalmayacaktı. Herşeyin geriye çevrilemeyeceği bir ana gelmektense zamanında tedbir almakta fayda var sanırım. Vicdanı rahat vicdanların bu yazıyı okurken yüzlerindeki tebessümü hissedebilmek önemlidir. Bu yazıda bu güzel tebessümlere bir ön yanıttır. Utanma duygusundan yoksun olanlar bakalım bu hayat denilen azgın boğanın sırtında daha ne kadar mutlu olmaya devam edeceksiniz ?

    alıntı

  2. #2
    Onursal Üye forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu Yer
    DuygusaL TuzakLarda..~
    Mesajlar
    12.292
    Blog Yazıları
    131
    Tecrübe Puanı
    107375157

    Tanımlı Ce: Makale Örnekleri - Kısa Makale Örnekleri

    Engelliler Hakkında Makale

    Ortaokuldaydım o zaman... Aynı okulda resim öğretmeni olan babam ek branşı olan sanat tarihi konusunda ehil bir insan olduğu için gezi kolu sorumluluğu ona verilmişti. Spastik engelli olduğum için yürüyemiyor ve sağ elimi kullanamıyorum. İstanbul;a tedavi amacıyla defalarca gitmemize rağmen o güne kadar detaylı bir şekilde gezme fırsatımız olamadığı için geziye ben de katıldım.
    Hiç unutmuyorum; on beş yaşımdaydım. Eyüp Sultan camiinde gezerken yanıma yaklaşan yaşlı bir amca istemsiz olarak açılıp kapanan sağ elimi tuttu; ardından da hızla uzaklaştı. O an elimde bir şey hissettim. Tepkisel olarak kapanan elimi açtıktan sonra avucumda bozuk bir parayla karşılaştım. Şoke olmuştum kısa bir süre olayı tam kavrayamadım ama sonra parayı hırsla alıp kimse görmeden bahçeye fırlattım. O günden sonra da uzun süre kutsal yerleri ziyaret etmekten çekindim.
    Hayatımda ilk defa toplumun ;sakat(!) eşittir dilenci ön yargısı ile yüz yüze gelmek beni çok üzmüştü. Üzerindeki kıyafet yanındaki insanlar önemsiz detaylardı. Tekerlekli sandalyedeyseniz siz mutlaka dilenci yani daima yardım edilesi bir varlık olmalıydınız.
    O anda o parada her karnesi takdir belgeli sürekli ürettikleri ile öne çıkmış ailesinin kimseden farklı görmeden yetiştirdiği ben değil bir zavallıdan başka bir şey yoktu. Cahil bir vatandaşın densiz bir hareketi olarak görebilirdim bu hareketi ama ya öyle değilse? diye düşündüm. Lise yıllarımda yazacağım hikâyelerle toplumu aydınlatmak gibi bir ideale sahiptim; sonraları bu konuda ne kadar başarılı oldum; tartışılır.
    Çünkü zaman geçtikçe o amcanınkinden çok daha sert ve anlamsız ön yargılarla karşılaştım. Hadi o cahil bir ayağı çukurda bir ihtiyardı o an benim gözümde; ya sonra karşılaştıklarım?
    Lisedeyken okul çıkışında karşılaştığımız ve babama benim için zaman zaman zekâsı nasıl? diye soran insanların okurken işe girerken çalışırken zorluk çıkartan insanların bu amcadan tek farklarının diplomaları ise bu daha da acı...
    Her şeye rağmen son yirmi yılda önemli mesafeler kat edildiğini düşünmekteyim. Artık engelli çocuğunuzu toplumdan kaçırmayın onu sosyal hayatın içine katın; mesajlarının daha az verilmesi kadar sokaktaki problemlerin sosyal hayatın devamını sağlayacak unsurlarının en azından tartışılıyor olması bir adım... İnsanlar engellilerin de yaşadıkları ortamı paylaşmalarından daha tabi bir şey olmadığını yavaş yavaş görüyor ve ölümle hayat arasında hep söylene geldiği gibi bir çizgi varsa hayatla engelli olmak arasında hiçbir şey olmadığı hakikatinin de farkına varıyorlar.
    Bütün bunlarla beraber engelliye bir takım fazladan imkânlar vererek yaşadığı toplumdan soyutlama anlayışına da temelde karşıyım. Engelliler tatil köyü engelliler otobüsü engelliler parkı derken bu iş engelliler şehrine kadar gidecek sanırım. Şakası bile itici gelen bu olguyu iyi niyetli fakat pansumanniteliğinde girişimler olarak görüyorum. Prensip olarak herkes gibi herkesle beraber bir hayatı tercih ediyorum. Yaşadığım bir olay aklıma geldi:
    Yıllar önce yaşadığım ilçenin (Bursa/Yıldırım) o zamanki belediye başkanını evime çok yakın olan parktaki bir faaliyette yakalamış o parktaki birçok bölüme rampa olmadığı için giremediğimi söylemiş en azından belli yerlere rampa yapılmasını istemiştim. Başkanın bana söylediği gerçekten ibret vericiydi:
    Meskende engelliler parkı yaptık oraya gidin.
    Dediği yer de oturduğum yerden en az 5 km. uzaktaydı... Kaldı ki ona keyfimin kâhyası mısın kardeşim ben bu parka gitmek istiyorum.demek vardı ama acı acı gülümseyip ayrıldım yanından... Sonraki dönemdeyse gerekli düzenlemeler yapıldı
    Bu olay iyi niyetli tavırların dışında meseleye bakışı özetliyor aslında... Ben şahsen herkesle beraber okumak seyahat etmek dinlenmek ve sonuç itibari ileyaşamak; istiyorum. Yoksa iyi niyetli topluma entegrasyon çabası dezentegrasyonu doğurur ki bu hiç hoş değil...
    Yerel seçimlere çok az bir sürenin kaldığı şu günlerde şehirlerimizi yönetmeye talip olanların ağzından yapmaları kanunen zorunlu hale getirilmiş şeyleri hatırlatmak zorunda mıyız? Yedi yıl süre konmuştu hatırlarsanız Yoksa yine birçok konuda olduğu gibi bu konuda da yumurtanın kapıya dayanması; mı beklenecek?
    Yazar Alper Şirvan
    Pazartesi 13 Nisan 2009 12:46
    Not: Doğuştan cerabral palsy (CP) rahatsızlığı olan Alper Şirvan yürüyemiyor ve sağ elini kullanamıyor.
    Herşeye rağmen o bir şair o bir yazar.Yaşamak için varım diyor...

    alıntı

  3. #3
    Onursal Üye forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu Yer
    DuygusaL TuzakLarda..~
    Mesajlar
    12.292
    Blog Yazıları
    131
    Tecrübe Puanı
    107375157

    Tanımlı Ce: Makale Örnekleri - Kısa Makale Örnekleri

    Utanma Ve Mutluluk

    Elbette abartıldığı sürece utanma duygusu zarar verebilir. Ancak bilimadamlarının son dönemde yaptığı çalışmalar utanma duygusunun hayvanlarda olmadığı gerçeğini ortaya çıkardı. Peki bu durumda sadece insanlar utanma duygusuna sahipse ve hayvanlar değilse aklımıza iki soru hemen geliyor. Acaba utanma ve ar duygusundan yoksun insanlar hangi kategoriye girecek. Daha da enterasanı utanma duygusu olan bir hayvan olursa onun da yeri konusunda tartışmalar olacaktır. Heralde tüm halkının toplam utanma duygusu bir milletin medeniyet seviyesi ile doğru orantılıdır diye bir hipotez ortaya atılsa ispat edilmeye değerdir. Elbette tüm Dünya medeniyetlerinde sürekli renkli cam ekranında yahut aynı doyumsuzlukla ve arsızlıkla DÜnya nın tüm güzelliklerini zedelemeye çalışan tabir yerinde ise midesi dilate yani normalden bir kaç kat daha büyük mideli kimseler var. Tabi oldukçada çok gibi görünüyorlar. Ama ucuz bir malın milyonlarca satılması gerçeği kaliteli ve pahalı bir ürünün kalitesine zerre kadar etki etmez. Bunların göz önünde olması iyi ve medeni olduklarını göstermez. Ayrıca herkesin sınırsız mal mülk edinme hakkının olduğunu ve bunda kimsenin gözü oladığını söylemeye gerek olmasa gerek. Sorun bu çokluğun nasıl edinildiği. İçinde diğerlerinin mutsuzluğu üzerine kurulu arsızlık var mı? Kimseyi demoralize etmeden söylemek gerekirse adım adım süprizlere açık bir hayatta hiç süpriz olmayacak gibi yaşamak sanırım enterasan bir aldanma. Hele bu hayatta hızlı arsız ihtiraslı yaşama duygusu ne denli doğru bilinmez. Elbette bu tür kimseler için eleştiri bir anlam ifade etmez. Toplumun tembelliği ve değer yargılarının zayıflaması yüzsüz yaşayan ve geçinen doyumsuzların sayısını artırır demek yalan olmaz. Elbette onları eleştirmek bize düşmez. Onlara sorarsanız mutlu olduklarını söyleyecektirler. Mutlu olmasalar yüzsüzlüğe ve doyumsuzluğa nasıl katlanabilirlerdi. Ama onlar içinde kanser edici sorun bu mutluluğu ne kadar devam ettirecekleri kaygısı. Yani ne kadar daha aynı oranda arsız ve doyumsuz bir hayat yaşayarak mutlu olmaya devam edecekleridir. Herşeyin bir başı birde sonu var. Mutluluğunda. Elbette tüm insanlar mutlu olmalı. Ancak mutlu olma egosu yüzünden diğer insanların mutlu olmadığı bir dünya ya bizler ne kadar katkı sağlıyoruz. Tüm bunlardan sonra kendimize durup sormamız gereken soru belkide benim mutluluğum diğer insanların mutsuzluğuna sebep oluyor mu ? Aslında güzel ahlaklı ve vicdanlı yahut utanan yahut doyumlu yada ne derseniz deyiniz bir insan olma diğerlerini mutsuz edermi. İçinde bulunduğu en kötü durumu bile nakit akışına çevirme yeteneği ile övünme ve mutlu olma duygusu ise ne kadar yersiz ve kibirli. Bunun tam tersini yapma ise simyacılık bu günlerde. Elbette hayatın bu kadar kısıtlı irdelenmesi doğru değil. Ama bize yol gösterecek ışıklar yakacak gerçek aydın ve aristokratlar çok olsaydı bunları yazmaya bile gerek kalmayacaktı. Herşeyin geriye çevrilemeyeceği bir ana gelmektense zamanında tedbir almakta fayda var sanırım. Vicdanı rahat vicdanların bu yazıyı okurken yüzlerindeki tebessümü hissedebilmek önemlidir. Bu yazıda bu güzel tebessümlere bir ön yanıttır. Utanma duygusundan yoksun olanlar bakalım bu hayat denilen azgın boğanın sırtında daha ne kadar mutlu olmaya devam edeceksiniz ?

    alıntı

  4. #4
    Onursal Üye forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği Baktabul'un Çılgını forum_meleği - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu Yer
    DuygusaL TuzakLarda..~
    Mesajlar
    12.292
    Blog Yazıları
    131
    Tecrübe Puanı
    107375157

    Tanımlı Ce: Makale Örnekleri - Kısa Makale Örnekleri

    Eğitim Hakkında

    Eğitim Köleleştiriyor mu...


    Yıllar önce o zamanlar çok popüler bir haftalık dergi olan Nokta İstanbul’da ilginç bir deney yapmıştı. Bir tiyatro sanatçısı olan Ezel Akay eline bir megafon alarak koyu renk elbiseler ve siyah pardesüler giyen ekibiyle birlikte önce güvercinleriyle ünlü Yenicamii’nin arkasındaki parka giderler. Parkta oturan gezen etrafı seyreden bir sürü insan vardı. Akay elindeki megafonla kalabalığa doğru sert bir emir verir: “Herkes ayağa kalksın!” Emri duyan Akay’ı ve ekibini gören istisnasız herkes derhal ayağa kalkar.

    Sonra Eminönü İskelesi’ne geçerler. Akay yine sert bir emirle: “Herkes yere çöksün!” diye bağırır. Gemiden inenler bilet kuyruğunda bekleyenler simitçiler işportacılar emri duyan herkes yere çöker.
    Sonra Mecidiyeköy’deki stadyumun önüne giderler. Megafondan: “Herkes ellirini kaldırıp duvara yaslansın!” emri duyuldu. Stadyuma girmek için kuyrukta bekleyen futbol seyircileri kokoreççiler bayrakçılar derhal emre uyarlar.

    Daha sonra da ekip bir fabrikanın önüne giderler. Mesai saati başlamak üzeredir. Fabrikanın girişine bir masa koyarlar ve masanın üzerinde düzmece bir evrak yerleştirerek işçilere emiri verirler: “Herkes içeriye girerken bu kâğıtlara parmak basacak!” Giren basar giren basar. Kimsenin aklına “siz kimsiniz hemşehrim? Neden bu kâğıtlara parmak basıyoruz?” diye sormak gelmez.

    Son olarak da Beyoğlu’na gelirler. İstiklal Caddesinde gezinen vitrinleri seyreden kalabalığa yine sert bir emir verilir: “Herkes sıraya girsin arama var!” Emri duyan herkes koyun sürüsü gibi sessizce sıraya girer. Ancak caddede dolaşan bir çift bu emre uymaz.

    Ekiptekilerden biri onlara doğru bağırır: “Hey siz ikiniz! Emri duymadınız mı?” Kendilerine seslenildiğini anlayan ve herkesin sıraya girdiğini gören adam cevap verir: “Who are you? What is happening here?” Sıraya girenler içerisindeki kravatlı takım elbiseli bir bey ekibe yardımcı olmanın verdiği gurur ve heyecanla lafa karışır: “Adam turist İngilizce konuşuyor.” Ekip elemanı gülmemek için kendisini zor tutar:

    “Ne diyor peki?”
    “Siz kimsiniz burada neler oluyor?”

    Ve o iki turistin haricinde hiç kimse neler olup bittiğini kendilerine böyle gün ortasında emirler yağdırıp sıraya sokanların kim olduğunu sormaz ya da soramaz.

    alıntı

+ Konu Cevapla

Benzer Konular

  1. Makale Nasıl Yazılır-Makale Nasıl Yazılır Hakkında
    By forum_meleği in forum Genel kültür
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11-30-2009, 01:54
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11-19-2009, 16:11
  3. Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 08-23-2009, 20:48
  4. Bilimsel Makale - Bilimsel Makale Nedir? Bilimsel Makale Hakkında
    By Mr. NuteLLa in forum Makaleler & Köşe Yazıları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-13-2009, 16:23
  5. Makale - Makale Nedir ve Nasıl Yazılır ? Makale Hakkında
    By Mr. NuteLLa in forum Makaleler & Köşe Yazıları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-13-2009, 15:35

Etiketler

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375