Konu Etiketleri:

türk kadın hakları ile ilgili bilgi, türk kadının sahip olduğu hak ve özgürlükler, türk kadının hak ve özgürlüğü, cumhuriyet dönemi türk kadınının sahip olduğu hak özgürlükler, kadın ve kadın hakları beyannamesi özeti, atatürkün kadınlara verdiği sosyalekonomik ve siyasi haklar, kadının toplumdaki yeri ve kadın hakları, kadın haklarının tanımı, cumhuriyet döneminde kadinin sahip olduğu hak ve özgürlükler, tarihte türk kadının konumu ve hakları, kadınların sahip olduğu hak ve hürriyetler nelerdir, kadin haklarinin tanimi, kadın hakları resimli, cumhuriyet döneminde türk kadınının sahip olduğu hak ve özgürlükler, kadınların sahip olduğu hak ve hürriyetler nelerdir bir cümle, cumhuriyet kadın haklarının kabulü tarihi, kadın hakları tanımı, atatürk ve kadın hakları ile ilgili resimler, türkiyedeki kadınların hak ve hürriyetleri, atatürk ve kadın hakları tanımı, kadın haklarının tarihçesi, kadın hakları ile ilgili resim, ülkemizde kadınların sahip olduğu hak ve hürriyetler nelerdir kısa olsun, türk kadının toplumdaki yeri siyasal hakları, kadınların sahip oldugu hak ve hürriyetler kısa,

+ Konu Cevapla
1 / 3 Sayfa 1 2 3 SonuncuSonuncu
1 den 5´e kadar. Toplam 13 Sayfa bulundu

Kadın hakları

 FARKLI DÜNYALAR Katagorisinde ve  Hanımların Yeri Forumunda Bulunan  Kadın hakları Konusunu Görüntülemektesiniz.=>ÖZET Kadın Hakları konusu insan hakları kavramı çerçevesinde ele alınmalıdır. Ancak insan haklarına iliskin degerlendirmeler tek basına kadın haklarının özgünlügünü ...

  1. #1
    Emekli Süper Cadı :) sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Oct 2006
    Bulunduğu Yer
    αѕкιмιη кαℓвιη∂є
    Mesajlar
    6.119
    Blog Yazıları
    4
    Tecrübe Puanı
    4961954

    Tanımlı Kadın hakları

    ÖZET

    Kadın Hakları konusu insan hakları kavramı çerçevesinde ele alınmalıdır. Ancak insan
    haklarına iliskin degerlendirmeler tek basına kadın haklarının özgünlügünü karsılamaya
    yetmemektedir. Kadın haklarının toplumsal yapı, aile ve iktidar iliskileri açısından yeniden
    yapılandırılması gerekir.
    Ülkemize kadınlara siyasal, yasal ve ekonomik anlamda hakların tanınması Türkiye
    Cumhuriyetinin kurulusu ile belirgin bir sıçrama yapmıstır, ancak yeterli degildir. Pozitif
    ayrımcılık yoluyla kadın magduriyetinin her alanda pisirilmesi gerekir, daha yapılacak çok
    sey vardır.

    1. INSAN HAKLARININ BIR PARÇASI OLARAK KADIN HAKLARI

    Insan hakları yeryüzünde esit olarak yasayan bütün bireylerin birbirlerine karsı salt insan
    olmaktan kaynaklanan ödevleridir. Insan haklarından, insanın insan olmaktan kaynaklanan
    tüm hakları anlasılmaktadır. Insan Hakları Evrensel Beyannamesi de bu çerçevede cins, dil,
    din, siyasi, milli veya sosyal köken, servet, dogus veya diger herhangi bir fark gözetmeksizin,
    insanın insan olması nedeniyle her insan tarafından yararlanılabilen haklara “insan hakları”
    denmektedir.
    Hukuk tarafından korunmaya deger menfaat olarak hak, dogrudan hukukun konusunu
    olusturmaktadır. Hak kavramı insanın salt insan olmak sıfatıyla sahip oldugu özgürlükleri ve
    olanakları, insanın degerini ya da onurunu meydana getirmektedir. Bu nedenle insan
    haklarının kaynagı, insanın bu deger yanından gelmektedir. Insan, belki insan hakları olmadan
    da yasayabilir. Ancak böyle bir yasam insana yakısan bir yasam olmaz. Insanın insan
    olmasından kaynaklanan hakların ihlali veya inkarı demek, insanlıktan, insan olmaktan
    vazgeçmek demektir. Aslında insan haklarının dogustan varolusu sadece algılanabilecegine
    bu nedenle tanımlanmasına bile gerek olmadıgına iliskin görüsler vardır. Ancak hukuksal
    açıdan tanım, bir açıklık saglama olanagı sunar. Evrensellik, eskimezlik, degismezlik,
    üstünlük, devredilmezlik insan hakları kavramının temel özellikleridir. Sonuç olarak amaç;
    “insan onurunun korunması” oldugu için bu özellikler zorunlu olarak aranacaktır. Çagdas
    pozitif hukuk normlarında bu özelliklerin “ devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve
    özgürlükler” olarak yansıtıldıgını görmekteyiz.
    18.yy.'da üzerinde tartısılan "Insan ve Yurttas Hakları" kavramı, yeni bir tarihsel açılımı
    ortaya koyarken tüm insanlara sesleniyordu. Bu yüzyılda kadın hakları savunucuları, Batı'da
    kökten etkiler yaratan hareketin içindeydiler ve erkeklerle birlikte esitlik ve özgürlük
    mücadelesi veriyorlardı.
    Bu mücadele 1776 tarihli Amerikan Bagımsızlık Bildirgesi ve 1789 tarihli Fransız Insan ve
    Yurttas Hakları Bildirgesi'ni dogurmustur. Her iki sözlesme ve devam edegelen sözlesmeler,
    insanlar için vazgeçilmez hakların varlıgı ve siyasi iktidarın bu hakları tanıması zorunlulugu
    üzerinde duruyordu. Ancak, ne yazık ki dogal haklar olarak isimlendirilen bu hakların, basta
    teorisyenleri olan erkekler olmak üzere kadınları da kapsadıgı konusunu kabul etmediler.

    Fransız Devrimi'nden etkilenen Mary WOLLSTONECRAFT (1755-1797), feminist teori
    tarihinde ilk önemli çalısma olan "Kadın Haklarının Savunusu"nu hazırlamıstır. Bu kitap,
    erkeklerin özgürlük talepleriyle geleneklere karsı açtıgı savası kadınların da yapabilecegi
    mesajını veriyordu. Özgürlük talebinde bulunmamak kadını onursuz kılacaktır demekteydi.
    Aynı sekilde, kadın hakları savunucusu Olympe de GOUGE (1748-1793), Kadın Hakları
    Bildirgesi'yle dogrudan Insan ve Yurttas Hakları Bildirgesi'ne yönelik bir manifestoda
    bulunuyordu. Esitlikten kadın ve erkek esitliginin de anlasılması gerektigini ileri sürüyor;
    kamusal mevkilere gelme siyaset yapma konusunda da esit haklar talep ediyordu. "Kadına
    giyotine gitme hakkı tanınıyorsa kürsüye çıkma hakkı da tanınmalıdır" demekteydi. Ironik bir
    sekilde Olype de GOUGE 1793'deki darbe sonrası giyotinle idam edildi.
    19. ve 20.yy'da, mücadelenin hukuksal alandaki esitlik söyleminden çok hayatın her alanında
    yapılan cinsiyete dayalı ayrımcılıgın kaldırılması noktasına yöneldigini görüyoruz. Bu
    yaklasımla savunulan, tarihsel ve toplumsal olarak cinsiyetten kaynaklanan davranıs kalıpları
    ve rolleri kadınların herhangi bir alandan dıslanmaları için gerekçe olmamalıdır, görüsüdür.
    Mücadelenin kamusal alanda yer almaya yani siyasi ve sosyal alandaki esitlik taleplerine
    dönüstügünü görüyoruz.
    Toplumsal yasamın, özel alan (ev içi-aile ortam) ve kamusal alan (ev dısı-çalısma ortamı)
    biçiminde bölünmesi ve kadının geleneksel olarak özel alana hapsedilmesi, bu durumun
    beraberinde getirdigi kalıplarla zorlanma, kadının kendisini insan olarak ve üretimin bir
    parçası olarak ifade etmesini güçlestirir. Liberal feminizme göre geleneksel özel-kamusal alan
    ayrımı, kadının erkek karsısındaki ikincil konumunun ana nedenidir. Kadınların kamusal
    alana girmesini önleyen ve onları özel alana hapseden yasalar ve uygulamaların kaldırılması
    gerekir. Kadınların özel alana ait görülmesi ve bu alanda da yasamlarının devlet tarafından
    tam güvenceye alınmaması ve özel alana hukukun müdahalesinin sınırlı tutulması olgusu,
    kadınların uzun yıllardır mücadelelerinin odak noktası olmustur.

    2. KADIN HAKLARININ ÖZGÜN YÖNÜ

    16.yy.'daki "kadın insan mıdır?" tartısmasının bir zamanlar yapılmıs olması bile kadın hakları
    kavramının insan hakları kavramı çerçevesinde tartısılmasını zorunlu kılıyor. Aslında bu
    tartısmanın kökeni kitabi dinlerin Adem'in topraktan, buna karsım Havva'nın ise Adem'in
    kaburga kemiginden yaratılmıs olmasına kadar götürülebilir. Buna baglı olarak erkek,
    uygarlıgın ve kültürün yaratıcısı ve ürünü olarak görülürken; kadın, doganın ürünüdür.
    Saptamalar kadının ikincilligini vurgulamak için kullanılmaktadır. Bu yüzden, genel insan
    hakları ile ilgili düzenlemelerin ayrıca ve özellikleri de dikkate alınarak kadın hakları
    tarafından tamamlanması gereksinimi dogmaktadır. Kadın haklarının özgünlügünü belirtmek
    yapay bir ayrım degil, insan hakları kavramına somut bir içerik kazandırabilmenin ön
    kosuludur. Insan hakları kavramının salt "insan" soyutlaması içinde ele alınması, insan-erkek
    kavramı iliskisinde somutlastıgı için ataerkil anlayısın sürdürülmesi ve pekistirilmesinden
    baska bir ise yaramamaktadır. Bu nedenle, insan hakları kavramının kadın hakları kavramı ile
    de tamamlanması geregi dogmaktadır.
    Kadının insan hakları konusuna iliskin iki temel yaklasım vardır:
    - Evrenselci yaklasım
    - Kültürcü yaklasım
    Evrenselci yaklasım; insan haklarının evrenselliginden yola çıkmaktadır. Insan hakları
    belgelerinde yer alan hakların tümünden kadınlar yararlanmalıdır düsüncesini
    savunmaktadırlar.

    Kültürcü yaklasım ise; tüm toplumlarda geçerli olabilecek insan hakları anlamında ortak
    degerlerin bulunmasının olanaksızlıgından yola çıkar. Ancak bu yaklasımda, kadınlara karsı
    yapılan ayrımcılıkların kültürel farklılıklara dayandırılarak haklılastırılmaya çalısıldıgı
    görülmektedir. Her kültürün kendi degerleri çerçevesinde ele alınması kültürün genel
    yaklasımının, kadını belirli bir noktaya hapsetmesine engel olmayacaktır. Bunun anlamı, bazı
    farklılıklar gösterse bile genel ataerkil kastın kırılamayacagı noktasına ulasır. Böylece bir çifte
    standart yaratılmaktadır. Kadınlara Karsı Her Türlü Ayrımcılıgın Önlenmesi Sözlesmesi
    (CEDA W.1981), insan hakları belgeleri içinde en çok çekince konulan sözlesmedir. Bu
    sözlesme, bir sekilde imzalanmıs bile olsa yasalarla tanınmıs pozitif hakların, tek baslarına
    degil, egemen toplumsal ve kültürel ortam içinde varoldugu gerçegini de göstermektedir.

  2. #2
    Emekli Süper Cadı :) sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Oct 2006
    Bulunduğu Yer
    αѕкιмιη кαℓвιη∂є
    Mesajlar
    6.119
    Blog Yazıları
    4
    Tecrübe Puanı
    4961954

    Tanımlı

    3. TÜRKIYE’DE KADIN HAKLARI TARiHi

    Her toplumda oldugu gibi kadının Türk toplumunda da önemli bir yeri vardır. Kadın, anne
    olarak aile ve toplum arasında bir köprü görevi görür. Kadının toplumdaki yeri ve görevleri
    derken önce onun bir fert olarak gerekli kisiligi kazanmasını, sonra da aile içinde ve toplumun
    içinde gerekli yeri alması düsünülmelidir.
    Tarihsel gelisim içinde Türk kadınının toplumdaki yeri üzerinde durulursa, kadının çesitli
    Türk devletlerinde önemli ve saygın bir konuma sahip oldugunu görürüz. Kadın sadece ev
    içinde degil, dıs alanda hatta yönetimde bile önemli bir pozisyona sahipti. Ancak Selçuklu ve
    Osmanlı dönemlerinde kadının sorumlulugunun eve yönelmesine ve dısarıdan
    soyutlanmasına, Islam dini dolayısıyla iliskilerin yogunlastıgı geleneksel ortadogu
    alıskanlıklarının etkisi olmustur aynı negatif etki Bizans geleneginden de gelmektedir.
    Osmanlı toplumunda toplum yapısının cinslerin ayrımı üzerine kurulmus olması, iki ayrı
    dünyayı ortaya çıkarmıstır. Erkegin dünyası kamusal, kadının dünyası ise özel ve mahremdi
    varlıgı ancak aile içinde söz konusu edilebilirdi. Eve kapanıp örtünmeye mahkum edilen
    kadın, toplum hayatındaki rollerini kaybetmistir. Bu durum Tanzimat’la birlikte gelisen
    özgürlesme ve egitim talepleriyle degismeye baslamıstır. Tanzimat dönemi yazarlarının batılı
    hak taleplerinin içinde kadının sorunlarına çözüm üretmek için kamuoyu olusturma istemi de
    vardı. Özellikle 19.yüzyılın sonlarına dogru önemli bir çıkıs olarak “Hanımlara Mahsus
    Gazete” üzerinde durmak gerekir. Kadın yazarların önemli katkıları olarak çıkan bu gazeteye
    ek olarak bir çok entelektüel erkek de kadın özgürlesmesinin geregi üzerinde durmuslardır.
    Hüseyin Rahmi Gürpınar, Halit Ziya Usaklıgil, Namık Kemal önemli isimlerdir. Devam eden
    dönemde bir çok karmasadan sonra ikinci Mesrutiyet bazı tartısmalar için olanak yaratmıs
    olmakla birlikte örnegin örtünme ile ilgili yeni yasa taleplerinin de gündeme getirildigi
    bilinmektedir. Mesrutiyet döneminde bir çok kadın dernegi kurulmustur. ilk kadın
    derneklerinin daha çok hayırsever amaçlarla kurulmus oldugunu görürüz. ikinci Mesrutiyetle
    ortaya çıkan önemli degisimlerden birisi de ev içinde gerçeklesen egitimden kadınlar için de
    okulda egitime geçilmis olmasıdır. 1917 tarihli Hukuk-u Aile Kararnamesi üzerinde özel
    olarak durmak gerekir. Bu Kanun Hükmünde Kararname, islam ülkelerinde hangi dinden
    olursa olsun herkesi kapsayan ilk standart belge olma özelligi göstermektedir. Bu kararname
    ile kadınlara bosanma ve poligamiye karsı bazı haklar tanınmakta, evlenmelerde her dinden
    teba için devletin kontrolü sart kosulmaktadır. Ancak yasa 1919 Haziranı'nda yürürlükten
    kaldırılmıstır.
    Birinci Dünya Savasının yarattıgı ortam bütün dünya da oldugu gibi ülkemizde de kadınların
    geleneksel rollerinde zorunlu bir degisimi ortaya çıkarmıstır. Savasın çok kısa bir sürede
    topyekün bir savasa dönüsmesi erkeklerin cepheye gitmesini kalan alanlarda ve geri
    hizmetlerde kadın gücüne ihtiyaç duyulmasına yol açmıstır. Gündelik hizmetlerin yanında
    askerlerin gereksinimlerini karsılamak için açılan yeni fabrikalarda kadın isçilerin istihdam
    edildigini görmekteyiz.
    Ülkemizde, Birinci Dünya Savasının yenilgi ve 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi ile
    sonuçlanmasıyla ortaya çıkan acı tabloda hemen hemen hiçbir hakkı olmayan kadınların da
    çesitli mitinglerle protestoları vardır. Baslayan Kurtulus savası sadece bir cephe savası olarak
    kalmamıs yeni bir yapılanmanın hem kurtulusu hem de kurulusuna dönüsmüstür. Kurtulus
    Savasında Türk kadını önemli etkinliklerde bulunmus ve vatanını canı gönülden savunmustur.
    Tarihimizin en zorlu dönemi olan 1914-1923 yılları, kadın haklarına iliskin de yeni bir çizgiyi
    gündeme getirmistir.
    Atatürk’ün Türk toplumunu çagdas uygarlık yörüngesine oturtmak gibi büyük amacının iki
    önemli yönü vardır; Birincisi, gelenekçilik tutumunu yok etmek, ikincisi de bu yörüngeye
    uygun kuralları, kurumları, örgütleri yerlestirmek, toplumun yeni kusaklarını buna göre
    yetistirmektir. Bu anlamda Cumhuriyet dönemi gelismeleri bir yenilenme arayısı olarak
    adlandırılabilir.
    Atatürk, Türk toplumunun temeli kabul ettigi aileye ve ailenin de diregi olarak gördügü
    kadına, çok büyük önem vermistir. Atatürk, ailenin bireylerine bireyler arası iliskilerine ve bu
    bireylerin huzur ve mutluluguna egilerek onları egitimde ve iktisatta çagdas medeniyetler
    seviyesinin üzerine çıkarmaya çalısmıstır. Özellikle hukuk alanında kadınlara genis haklar
    tanımıstır.
    Atatürk’ün kadının statüsüne iliskin yaklasımları evrensel niteliktedir ve son derece genis bir
    perspektife sahiptir ve bu perspektif yeni cumhuriyetinde en belirgin özelliklerinden birisidir.
    Atatürk, 1923 yılında “..suna inanmak lazımdır ki dünya yüzünde gördügümüz her sey
    kadının eseridir” ya da “ ..toplumun basarısızlıgının asıl sebebi kadınlara karsı olan
    bilgisizlikten ileri gelir, bir toplumun bir organı faaliyette iken diger bir organı islemez ise o
    toplum felç olur” derken bu yaklasımını dile getirmektedir. Bu hedef için önemli bir baslangıç
    olarak 1924 yılında yürürlüge konulan Tevhid-i Tedrisat kanunu bir yandan egitimi
    merkezilestirip bir düzene sokarken diger yandan kadın nüfuza ilkokul, orta okul ve
    yüksekokul ögreniminin kapılarını açmıstır. Bunun anlamı cinsiyet ayrımı gözetilmeden
    egitimde esitlik olanagının yaratılmasıdır.

  3. #3
    Emekli Süper Cadı :) sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Oct 2006
    Bulunduğu Yer
    αѕкιмιη кαℓвιη∂є
    Mesajlar
    6.119
    Blog Yazıları
    4
    Tecrübe Puanı
    4961954

    Tanımlı

    4. SiYASAL HAKLAR

    Siyasi Sosyallesme Kuramları olarak adlandırılan ve kadının siyasal karar alma süreçlerinden
    ayrı kalmasının toplumsal yapıya etkilerini irdeleyen sosyolojik çalısmalar toplumsal
    gelismeye ve tipiklestirmeye bu egilimin etkisinin ne derece önemli oldugunu göstermektedir.
    Kız ve erkek çocuklarının, çocukluktan itibaren ayrı ilgi alanlarına itilmeleri ve sosyallesme
    sürecinde erkege karar verme rolü yüklenirken, kız çocuklarına edilgen olus, bagımlılık ve
    ikincillik rolleri ögretilmektedir. Bu durum dogal olarak siyasal karar alma süreçlerinden
    kadının uzaklasması sonucunu dogurmaktadır.
    Siyasal haklar açısından Türkiye Cumhuriyeti'nin iki temel ekseni üzerinde durmak gerekir.
    Bunlar ulusçuluk ve uygarlıktır. Bu iki amacın gerçeklesmesi için toplumsal yasam içinde
    kadının konumunun güçlendirilmesi gerekiyordu. Bu hedef çerçevesinde yaratılan yeni kadın
    tipini Halide Edip Adıvar söyle çizmektedir: "Ulusu için yararlı olmaya çalısan, siyası alanda
    erkeklerin yanında yerini alan, buna karsın müsfikliginden kaybetmeyen, agırbaslı, arkadas,
    vatanının anası, halkçı kadın" tipi. Bu yaklasımda birbirine karsıt olarak algılanan degerleri
    uzlastırarak yeni bir kadın imgesi yaratmıstır. Bu imgenin toplumsal yasama ve yönetimine
    etkin katılımı siyasal hakların tanınması ile gerçeklesebilecektir.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ikinci döneminin sonlarına dogru, kadınlara siyasi hakların
    verilmesi yolunda kadınlar tarafından dileklerde bulunulmus, bazı konferanslar verilmis bu
    konuda bir takım kadın dernekleri harekete geçmistir.
    Türk kadınının siyasal haklardan yararlanması da Atatürk’ün ileri görüslülügü ile dünya
    ülkelerinin bir çogundan önce olmustur. 3 Nisan 1930 gün ve1580 sayılı yasayla Türk
    kadınının önce belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanınmıstır. Daha sonra 26
    Ekim 1933 gün ve 2349 sayılı kanunla da kadınlar köy ihtiyar heyetlerine ve muhtarlıga
    seçme ve seçilme haklarını elde etmislerdir. Daha sonra 1934 tarihli ve 2599 sayılı yasayla
    milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmıstır.
    1935 yılında yapılan ilk genel seçimde de 18 kadın milletvekili Türkiye Büyük Millet
    Meclisine girmistir. Bu günümüze kadar mecliste ulasılmıs en yüksek milletvekili kadın üye
    sayısıdır. Ne yazık ki egitimli kadın sayısı Cumhuriyet’in ilk yıllarına göre çok artmıs
    olmasına ragmen halen yeteri kadar kadın temsilinin mecliste yer aldıgından söz edemeyiz.
    Kadınların siyasal haklarını kullanmaları bakımından 1935-1991 dönemi incelendiginde kadın
    temsilcilerin tek partili dönemde Meclis içindeki oranlarının daha yüksek oldugu, çok partili
    demokrasiye geçildigi dönemde ise kadın parlamenter sayısının giderek azaldıgı
    görülmektedir.

  4. #4
    Emekli Süper Cadı :) sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Oct 2006
    Bulunduğu Yer
    αѕкιмιη кαℓвιη∂є
    Mesajlar
    6.119
    Blog Yazıları
    4
    Tecrübe Puanı
    4961954

    Tanımlı

    YASAL HAKLAR

    Bu baslık altında Türk Hukuk Devriminin en önemli kazanımlarından birisi olan Medeni
    Yasa'nın üzerinde özel olarak durmak gerekmektedir. Hukuk devriminin en önemli yasası
    olarak hazırlanan 1926 tarihli Türk Medeni Yasası toplumun yeni anlayısının bel kemigini
    olusturmustur. Türk Medeni Yasası bir çok olumlu düzenlemesinin yanında, kadının sosyal
    yasamını da çaga uygun olarak yeniden düzenlemistir. Medeni kanunun amacı adet ve
    görenekleri tercüme etmek degil, tersine modernligin ilkelerine uygun yeni bir aile yapısı
    getirerek, bu adet ve görenekleri asmaktır. Kadının temel haklarının yanında tek esliligin
    kabulü, bosanmanın yargıya tasınması, mülkiyet edinmede ayrımın kaldırılması, esit ücret
    olanagı, ve özellikle din ve devlet islerinin birbirinden ayrılmasıyla kadın üzerindeki görünür
    görünmez bir çok baskının kaldırılması olanaklarını da yaratmıstır. 19. yüzyılda meydana
    getirilen medeni kanunların hemen hepsinde, kadın ve erkekten her birinin özellikle aile içi
    fonksiyonları arasında fark gözeten klasik anlayısa sadık kalınmıstır. Bunun anlamı bazı
    noktalarda esitlik prensibinden ayrılmıs olmadır. Oysa günümüzdeki gelismeler kadın erkek
    arasındaki farkların giderek silinmekte oldugunu göstermektedir. Buna baglı olarak esitlikçi
    taleplerin artarak hukuksal yapıda da varlık kazanmaya baslamıstır.
    Hukuksal gelisim ve degisim açısından su noktalar üzerinde özel olarak durulması
    gerekmektedir;
    · Monagamik yani tek esle evliligin saglanması,
    · Süreli evlenmenin (Müt’a) yasaklanması,
    · Evlenmeye zorlanmanın yasaklanması,
    · Bosanma hukukunda esitligin getirilmesi ve resmiyete baglanması,
    · Kadına siddet uygulanmasının yasaklanması,
    · Miras bölüsümünde esitlik.
    Türk toplumu medeni yasanın yürürlüge girdigi 1926 yılından günümüze kadar sosyal,
    ekonomik ve kültürel bakımdan büyük degisim ve gelisim geçirmistir. Özellikle kentli insan

    nüfusunun kırsal kesimde yasayanlara oranla hızla artısı yeni toplumsal gereksinimler
    dogurmustur. Kentsel degerler toplumsal yasamda belirleyici olmaya baslamıstır.
    Yukarıda sayılan hususlar konusunda Medeni Yasa'nın düzenlemesi büyük bir adım olmakla
    birlikte Medeni Yasa’da yapılan son degisikliklerle, kadının statüsü daha da iyi bir konuma
    yükseltilmistir. Özellikle evlilik birliginde edinilen malların esler arasında hakça bölüsümüne
    iliskin yeni kabuller, kadın hakları açısından ciddi kazanımlar saglamıstır.

  5. #5
    Emekli Süper Cadı :) sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim Baktabul'un Çılgını sonaskim - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Oct 2006
    Bulunduğu Yer
    αѕкιмιη кαℓвιη∂є
    Mesajlar
    6.119
    Blog Yazıları
    4
    Tecrübe Puanı
    4961954

    Tanımlı

    EKONOMiK HAKLAR

    is, Sosyal Güvenlik ve Saglık yasalarında kadınların korunmasına dair pek çok hüküm yer
    almaktadır.
    1475 Sayılı is Yasasına Göre;
    · Maden ocakları, kablo dösemesi, kanalizasyon ve tünel insaatı gibi yer altı ve su altında
    çalısılacak islerde kadın çalıstırılması yasaktır (mad.68.)
    · Sanayie ait islerde kadınların gece çalıstırılması yasaktır(mad.69.)
    · Kadın isçilerin dogum öncesi ve sonrası toplam 12 haftalık yasal izin süreleri vardır. Aynı
    durumdaki kadınlara istegi üzerine ücretsiz izin verilebilir (mad.70)
    · Gebe ve emzikli kadınların hangi islerde ve hangi sartlarda çalıstırılabilecegi tüzüklerle
    düzenlenmistir. Çocuklu kadınların çocuklarının bakımının temin edilecegi kresler de
    hukuken saglanmak zorundadır.
    · Emzikli kadın isçilerin çocuklarına süt vermek için, belirtilecek süreler isçinin günlük is
    süresinden sayılır (mad. 62.)
    Sosyal Güvenlik Yasası ise herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip oldugunu belirtmektedir.
    Devlet bunu saglayacak tedbirleri alır ve kurumları olusturur hükmünü getirmektedir. Bu
    kurumların Emekli Sandıgı, Bag-Kur ve Sosyal Sigortalar Kurumu olarak
    teskilatlandırıldıgını görmekteyiz. Her üç kurum içindede esas olarak emek kullanımı
    alınmıstır ve cinsiyetçi bir ayrım yapılmamaktadır.
    Ancak bir çok bedensel farklılık göz önüne alındıgında, kadının konumunun güçlendirilmesi
    için pozitif ayrımcılık dedigimiz lehe düzenlemelere gereksinim vardır. Bütün dünyada
    kadının, dogum izninin uzatılması, çocuklarıyla ilgilenmesi için ek zaman verilmesi, agır
    islerde çalıstırılmaması veya çalısma saatlerinin düzenlenmesi ile ilgili hükümlerle
    korundugunu görmekteyiz.
    Sosyal güvenlikle ilgili düzenlemeler, bir yandan, belirli bir çalısma sonrası emekli aylıgını
    hak etme ve bunun temini gibi konuları düzenlerken, diger yandan, çalısanın saglıgının
    korunması ile ilgili düzenlemeleri de kapsamaktadır. Çalısanın belirli bir yakınlık derecesinde
    olan ve bakmakla yükümlü oldugu kimseler de bu kapsam içinde degerlendirilmektedir.
    Örnegin ölüm halinde maasından yararlanma ya da belli bir yasa kadar saglık hizmetlerinden
    yararlanmaya devam etme gibi.
    Özellikle kadınların is ve sosyal güvenlik haklarının daha verimli saglanabilmesi için
    asagıdaki degisiklikler önerilebilir:
    · Ayarlanabilir is süreleri,
    · Kres ve çocuk yuvalarının gelistirilmesi ve yaygınlastırılması,
    · Konut, kredi ve tatil olanaklarının arttırılması.

    Yararlanılan ve Basvurulabilecek Kaynaklar
    Tekin Akıllıoglu. insan Hakları I. Kavram Kaynaklar ve Koruma Sistemleri, insan
    Hakları Merkezi Yayınları No: 17, Ankara 1995
    Emel Dogramacı. Atatürk’ten Günümüze Sosyal Degismede Türk Kadını, Atatürk Kültür
    Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Arastırma Merkezi Yayını, Ankara 1993
    Derleme: Türkiye’de Ailenin Degisimi Yasal Açıdan incelemeler, Türk Sosyal Bilimler
    Dernegi Yayını, Ankara 19984
    Derleme: Sosyo-Kültürel Degisim Sürecinde Türk Ailesi, C. 2-3, T.C. Basbakanlık
    Arastırma Kurumu Yayını, Ankara 1992

Benzer Konular

  1. erkeğin kadın üzerindeki hakları
    By sitem in forum Sorularla İslamiyet
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02-21-2011, 22:58
  2. Hasta Hakları...
    By ĸαяαмέŁ in forum Sağlıklı Yaşam
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 08-08-2008, 00:13
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-26-2008, 00:04
  4. İşte Kadın Hakları - İşte Atam
    By deliqanli in forum Hanımların Yeri
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 05-05-2007, 05:23
  5. BM, kadın hakları toplantısı Nevşehir'de
    By Baktabul in forum Dünyadan Haberler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11-21-2006, 19:10

Etiketler

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375