Fikrimin İnce Gülü-Adalet Ağaoğlu, Fikrimin İnce Gülü Kitap Özeti


Fikrimin ince gülü (adalet ağaoğlu 1976)

Küçük yaşta yetim kalan Bayram Ballıhisar köyünde amcası tarafında büyütülmüştür. Amcası köyde durumu iyi olmayanlardandır. Çocukluğunda arkadaşları tarafından dışlanan sessiz bir yapısı vardır. Köyde seçim zamanıdır, siyasetçilerden biri arabasıyla köye oy toplamaya gelmiştir ve Bayram hayatında ilk defa o zaman arabayla tanışmıştır. Siyasetçinin arabadan inişi ve köylüler tarafından bir ağa gibi karşılanması Bayram’ı çok etkilemiştir ve çocukluk aklında bir saplantı haline gelmiştir. “Benimde bir gün arabam olacak ve beni de köyde bu şekilde karşılayacaklar” kafasında hep bu düşünce vardır. Askerliğini şoför olarak yapması onun hayalini biraz daha perçinlemiştir. Ankara’da Temizel tamirhanesindeki çıraklık hayatından kazandığı paralar ve köyde elinde olan tek arazisini de satıp Almanya’ya daha çok para kazanmaya gitmiştir. Almanya’da BMW fabrikasında işçi olarak çalışmaya başlar. Almanya’da kaldığı sürece kendini sadece mercedes almaya yetecek kadar parayı biriktirmeye odaklar. O kadar ki yemez içmez para gider korkusuyla arkadaşlarına bile selam vermez hale gelir.Bayram artık “sinekte yağ çıkarır” birisi olmuştur.
Para biriktirmekle geçen yılların ardından sonunda bal rengi(BALKIZ) SL 230 model Mercedes marka otomobili olur.Balkızı Bayram’ın evi, sevgilisi, ailesi, hayatı olmuştur. Otomobilini köydeki herkese gösterme vakti gelmiştir. Türkiye’ye dönüp sevgilisi Kezbanla evlenme, amcasına ve köylüsüne kendini kanıtlamak tek düşüncesi olmuştur.
Ve Bayram artık Türkiye’ye dönüş yolundadır. Kapıkule’den Türkiye’ye girdiği ilk andan itibaren görmek istediği saygıyı, arabasına duyulmasını istediği ilgiyi görememiştir. Edirne’de otoparkta, Yalova’da arabalı vapurda, benzincilerde beklediği saygıyı bulamamış, aksine hor görülmüştür. Üstüne arabasının camı çatlamış, mercedes yıldızı çalınmış, kapısı ezilmiş, far camı düşmüştür. Bütün bu olanlar Bayram’ın ara ara arabanın gerçek değerini sorgulamasına neden olur. Fakat üzerinde çok durmaz.
Yolun sonu gelmiş köye varmıştır Bayram. Köy girişindeki hayratta dinlenmek için duran Bayram köyün çobanıyla karşılaşır.Bayram’ın hiç duymak istemeyeceği haberleri anlatmaya başlar. Kezban’ın gazeteye çıkması, amcasının ölmesi, köydeki kazı çalışmaları ve Almanya’ya gitme yolunda hayatını kararttığı İbrahim’in hayatını nasıl mahvettiğini öğrenir. Çoban kötü karakteri ile tanıdığı Bayramı hiç tanımadığı sarı mercedesli adama anlatmıştır.Bayram’ın hiç kabullenmek istemediği karakteri yüzüne bir tokat gibi çarpmıştır.
Köyde her şey değişmiştir kazı çalışmaları nedeni ile. Remzi abisinin müzeya müdür olduğunu öğrenir. Remzi abisini görmesi gerektiğini düşünür. Duraklar. Dört yol ağzında düşünmeye başlar. Kendisine değip değmediğini sorar. Her şeyin bir mercedesten ibaret olmadığını görmüştür. Artık mercedes sadece onun Almanya’ya geri dönmesinde yardımcı bir araç olmuştur.

alıntıdır.