Kayıp Gül

Düşlerimizin peşinden gitmeliyiz diyen genç bir romanla karşı karşıyayız. Yaşadığı çevrede büyük beğeni toplayan Diana’nın hayatına tanık oluyoruz bu romanda. Genç kızın hayatı annesinin ölümüyle aniden değişiyor. Annesinin vasiyeti üzerine hiç tanımadığı ikizini aramaya başlıyor. Bu da yabancısı olduğu bir dünyaya adım atmasını sağlıyor. Güllerin ya da düşlerin dünyasına…

Gerçek dünyayla masalsı dünya arasında bir yolculuk olarak yorumlanabilecek bu ilk romanı, başkalarının hayatımız üzerindeki etkisini ve iç dünyamızı yalın bir dille sorguluyor. Genç yazarı Serdar Özkan da, Amerika’da başlayıp Türkiye’de bitirdiği hikâyesinde düşlerle gerçek kadar, delilikle bilgeliğin, karanlıkla aydınlığın karşılığını ya da yakınlığını sergilemeyi amaçlıyor. Mistik güçlerin ağır bastığı sürükleyici, genç bir romanla karşı karşıyayız.
(Arka Kapak)
“Türklerin Küçük Prens’i tüm dünyayı büyülüyor.” -Helsinki Sanomat / Finlandiya-
“Muhteşem. Bu romanın yaptığı muhteşem. Denilebilir ki, bu romanın bizi birleştirmeye gücü var.” -TVA Televizyonu / Kanada-
“Büyük bir global başarı. Simyacı, Küçük Prens ve Martı’yı sevenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap.” -Air Beletrina / Slovenya-

alintidir