+ Konu Cevapla
1 den 2´e kadar. Toplam 2 Sayfa bulundu

Ruşen Eşref Ünaydın-Diyorlar ki (100 Temel Eser) Özet

 Edebi Yazilar Katagorisinde ve  Kitap Özetleri ve dergi Forumunda Bulunan  Ruşen Eşref Ünaydın-Diyorlar ki (100 Temel Eser) Özet Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Eserin adı: Diyorlar ki Yazarı: Ruşen Eşref Ünaydın Türü: Edebiyat Basıldığı yayın evi ve tarihi: Simurg Kitabevi, 2005 Sayfa Sayısı: ...

  1. #1
    Onursal Üye Safak Baktabul'un Çılgını Safak Baktabul'un Çılgını Safak Baktabul'un Çılgını Safak Baktabul'un Çılgını Safak Baktabul'un Çılgını Safak Baktabul'un Çılgını Safak Baktabul'un Çılgını Safak Baktabul'un Çılgını Safak Baktabul'un Çılgını Safak Baktabul'un Çılgını Safak Baktabul'un Çılgını
    Üyelik Tarihi
    Feb 2007
    Bulunduğu Yer
    !
    Mesajlar
    10.944
    Blog Yazıları
    2
    Tecrübe Puanı
    16232883

    new Ruşen Eşref Ünaydın-Diyorlar ki (100 Temel Eser) Özet

    Eserin adı: Diyorlar ki


    Yazarı: Ruşen Eşref Ünaydın


    Türü: Edebiyat


    Basıldığı yayın evi ve tarihi: Simurg Kitabevi, 2005


    Sayfa Sayısı: 532

    Yazarı Hakkında Bilgi: 1892 yılında İstanbul'da doğdu. Galatasaray Sultanisini ve Edebiyat Fakültesini bitirdi. Askeri Baytar Alisi'nde, Darülmuallimini Aliyde, Türkçe ve Fransızca öğretmenliği yaptı.
    Yazarlık hayatına 1914'te mütercimlikle başladı. 1918'de Yeni Gün muhabiri olarak Kafkasya'ya, Tasviri Efkar muhabiri olarak Sivas'a gitti. Dergi ve gazetelerde mülakat ve gezi türünde yazıları yayımlandı. 1920'de Anadolu hükümetinin çağrısı üzerine İnebolu yoluyla Ankara'ya gitti; Türk Kurtuluş Savaşına katıldı.
    1922 yılında Buhara elçiliği başkatibi oldu. Lozan Konferansında matbuat müşavirliği yaptı. TBMM ikinci döneminde Afyonkarahisar Milletvekili seçildi. Riyaseti Cumhur Umumi Katipliğinde, Tiran, Atina, Budapeşte elçiliğinde ve Roma, Londra ve Atina Büyükelçiliğinde bulundu. 1952'de emekliye ayrıldı.
    "Servet-i Fünun", "Donanma", "Tedrisat", "Türk Yurdu" ve "Yeni Mecmua"da yayımladığı mülakat, mensur şiir ve hatıra türünde yazılarıyla tanındı. Mustafa Kemal Paşa'nın yakın çalışma arkadaşlarından biri olan Ruşen Eşref Ünaydın, Mustafa Kemal Paşa'yı Türk basınında ilk defa tanıtmasıyla ünlüdür.

    Türü Hakkında Bilgi: Edebiyatımızın ünlü sanatkar ve fikir adamlarıyla yaptığı bir dizi mülakatı.


    Özet;
    Nigar Hanım;
    -Kim bilir hanımefendi, size ilk şiir hevesini veren sebepler ve ilhamlar nelerdi? Okudum ki pek küçük yaşta ruhunuzu terennüm etmeye başlamışsınız.
    -Bana ilk şiir hevesini veren yaradılışımdır.Çünkü ben on iki yaşında bir çocuktum; kardeşim bir kaza sonunda ölmüştü ve benim en evvel ki şiirim de maateessüf bir mersiye oldu. Türkçeyi ben Kadıköyü’nde, Fransız mektebinde iken okuyup öğrendim.Babam, bana öğretmen olarak Celal Sahir Bey’in kayın babası olan Ebüllisan Şükrü Efendi’yi seçmişti.İlk yazılarım çıkmaya başladığı zaman ben on dört yaşındaydım.Diyebilirim ki şairlik zevkini annemden almışımdır; çünkü annem, efendim, gayet çok şiir okurdu. Zavallı hasta olduğu zaman daima beyitler okurdu. Bununla beraber benim en büyük ilham kaynağım vatanımdır.
    - Eski Edebiyatımızı çok okur muydunuz hanımefendi?.Eskiler arasında hissinizi en fazla okşayan şairler hangileriydi?
    - O zamanlar ben eski divanları okurdum. Leyla, Şeref divanları; fakat Muhlis Paşa divanı ki Esat Muhlis Paşa çocuklarımın eniştesinin yani Sadullah Paşa’nın babasıdır. O vakitler, sabahlara kadar dirseklerim yazıhane üstünden kalkmazdı. Zaten bütün hayatımda uyku uyumamaktan mustarip oldum efendim.
    - Bendeniz de öyle!
    - Hep eski divanları okurdum;daha doğrusu elimin altına ne geçerse okurdum. Bu benim adetimdir. Bir taraftan da Hugo, Musset, Lamartine…Eskiler arasında beni en fazla Fuzuli duygulandırdı.(ve biraz acele acele söyledi) Fuzuli, Fuzuli; hala da bugün de Fuzuli… ve Nedim. Bunların ikisi arasında o kadar fark vardır ki; birisi aşk ve sevdada derin…Öteki de şuhluğundan, şakraklığından severdim belki…Fakat ikisi arasında hiç aynı hissime tesir eden ortak bir nokta görmedim.Şeyh Galib’i de çok severdim.Ee.. O zamanların edebiyatı bu idi. Sonra bende ilhamlarımı yazı haline getirmeye başladım.O tarihte Muallim Hayret Efendi’nin Saadet de benim için yazdığı makaleler, son derece teşvik edici bir tol oynamıştır.
    Ömer Seyfettin;
    Genç ve çalışkan hikayececiye de müracaat ettim.Evvela ‘Beni bu serinin içine katmayın.’ diye özür diledi.Aradan bir müddet geçmişti. Bir gün oturduğum evi şereflendirdi. ‘Ben söyleyeceklerimi yazdım. Siz de bu yazar benim ahbabımdır; yüzünde, hareketlerinde, sözlerinde öyle dikkate çarpacak bir şey yoktur, dersiniz cancağızım.’ dedi. Birkaç defa omuzlarımı okşadı. Kağıtları bırakıp çıktı gitti. Kendisine teşekkürler ettim. Ömer Seyfettin Bey şunları yazmış:
    Eski edebiyat;Daha ben çocukken evimizde birçok divanlar vardı.Onları okuya okuya edebiyata heves ettim.Fakat eski edebiyatın çeşnisini, zevkini tattığımı iddia edemem. Çünkü bunun için başka bir ilim, başka bir tahsil ister.Pek gençken gazeller falan da yazdım. Fakat bunlar saçma şeylerdi. O vakit bu yana aklımda sadece Leyla ile Mecnun’lar kaldı. Demek ki aslında yalnız onları anlayabiliyormuşum. Bugün artık eski edebiyatımıza hiç taraftar kalmadığı için bu mevzu bahse bile değmez sanırım.Divan edebiyatı! İşte olsa olsa edebiyat tarihi için lüzumlu bir saha!Daha fazlasına aklım ermez.Şinasi’den sonraki edebiyata gelince: Namık Kemal Bey’i çok sevdim. ‘Evrek-ı Perişan’ dan sahifeler ezberledim.Bana canlılık zevkini veren; beni iyiye, doğruya, güzele samimiyetle alakadar eden Namık Kemal’dir sanıyorum.Ne yalan söyleyeyim, Hamid’i pek o kadar anlayamıyorum.Ekrem Bey’e gelince, Nejat’ı için yazdığı şeylere hala bayılırım.Bunlar ne kadar insana tesir eden şeylerdir.
    Edebiyat-ı Cedide: ‘Fikret!.. İşte bana mükemmellik şevk ve isteği veren kimse!Lise sınıflarında iken hep Rübab’ı okuyordum. Halit Ziya bizim ilk üstadımızdır. Ben, bir gece hiç uyumamış sabaha kadar Bir Ölünün Defteri’ni okumuştum.Yalnız onun skolastiktir. Yoksa tekniği öyle kuvvetlidir ki Avrupa’nın güneydoğusunda, mesela Romanya’da, Sırbistan’da, Bulgaristan’da , Yunanistan’da o kuvvette bir romancı yoktur. Buna emin olunuz.Eğer Tevfik Fikret’le onun arkadaşları tabii dili kavrayabilmiş olsaydılar, şüphesiz, bizimde edebi klasiklerimiz olurdu.Çünkü onlar modern edebiyatın tekniği olduğu gibi anlamış ve kabul etmişlerdir’
    ‘’Bana gelince; ortaya esaslı bir eser koymadan sanatkarlık hülyasına kapılmam bile! Edebiyatımızın hedefi: Çok laf, aza eser’dir. Ben şimdilik hedefi ve bu anlayışı bozmaya çalışıyorum. Ağustos böceği gibi, öterek yan gelmekten ise, karınca gibi çalışmak daha iyi değil mi? Şimdiye kadar öttüğümüz elverdi; biraz da iş yapalım ki çorak edebiyatımız şenlensin, değil mi? Siz de bu fikirdesiniz sanıyordum.’’

  2. #2
    yabanci TuRKiSHKeNCe Buraların yabancısı
    Üyelik Tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    1
    Tecrübe Puanı
    0

    Tanımlı Ce: Ruşen Eşref Ünaydın-Diyorlar ki (100 Temel Eser) Özet

    ölümsüz ailenin özeti yok mu?

+ Konu Cevapla

Benzer Konular

  1. Eser Nedir ? eser tanımı - eser hakkında
    By Mr. NuteLLa in forum Nedir
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 11-21-2011, 17:01
  2. 100 Temel Eser....
    By HaZzAL in forum Edebiyat
    Cevaplar: 94
    Son Mesaj: 03-15-2010, 17:11
  3. MEB 100 Temel Eser Listesi (İlköğretim)
    By zeynep in forum Eğitim Öğretim Bölümü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-26-2008, 11:21
  4. Fareler Ve İnsanLar-100 Temel Eser ÖZET
    By Safak in forum Kitap Özetleri ve dergi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05-06-2007, 21:22
  5. 100 Temel Eser Gerçekte skandal mı?
    By berg35 in forum Eğitim Öğretim Bölümü
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 03-30-2007, 17:10

Etiketler

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375