KİTABIN ADI

Avrupa Birliği ve Türkiye
KİTABIN YAZARI Prof.Dr.S.Rıdvan KARLUK
YAYIN EVİ VE ADRESİ
BASIM TARİHİ 5.Baskı, 1998
KİTABIN YAYIM MAKSADI

Avrupa Birliği ve Türkiye arasındaki ilişkiyi anlatmak.

KİTABIN ÖZETİ :

1. AVRUPA’DA BİR BİRLİK YARATILMASI FİKRİNİN NEDENLERİ :

Avrupa’da bir birlik yaratma düşüncesi, bu kıtada milli devletlerin ortaya çıkmasıyla eş zamanlıdır. Kıta Avrupa’sındaki ülkelerin kendi aralarında imzalanan antlaşmalarında Avrupa’da bir birlik kurma düşüncesi gündeme gelmiştir. Bu konudaki çabalar 18 nci YY. sonuna doğru sanayileşme devriminin başlamasıyla artan pazar arayışlarıyla hız kazanmıştır. Bu amaçla 1886 yılında Fransa ile İngiltere bir ticaret antlaşması imzalayarak bu konuda ilk adımı atmışlardır.

2. AVRUPA’DA İLK EKONOMİK BİRLEŞME (BENELÜKS) :

Benelüks olarak bilinen ve 18 Temmuz 1932 tarihinde Hollanda, Belçika ve Lüksemburg arasında imzalanan Ouchy Sözleşmesi, yaratılan ilk ekonomik birleşme olması açısından çok önemlidir.

3. AVRUPA EKONOMİK TOPLULUĞUNUN KURULUŞU :

Avrupa Ekonomik Topluluğu kuruluş aşamasında Avrupalı ülkeler arasında önemli görüş ayrılıkları ortaya çıkmıştır. Bunlardan en önemlisi İngiltere ve Fransa arasındaki yeni ekonomik birleşmenin derecesidir. Diğer ülkeler bu birleşmenin bu kadar büyük derecede olmasını istemiyorlardı. AET’nin kurulmasından sonrada İngiltere bütün Avrupa’yı kapsayacak bir serbest ticaret bölgesinin yaratılmasını, buna AET’nin tek birim, diğer ülkelerin de kendi başına topluluğa katılmalarını önermiştir. Fakat bu teklif Fransa tarafından reddedilmiştir. Çünkü Fransa Avrupa’da sıkı bir işbirliğine yönelik bir birlik istemekteydi. Bütün bu gelişmeler üzerine İngiltere AET’ye rakip olacak bir kuruluşa girmeyen Avrupalı ülkeler ile Avrupa Serbest Ticaret Bölgesini kurmuştur.

4. AVRUPA EKONOMİK TOPLULUĞUNUN GENİŞLEMESİ :

a. Birinci genişleme : İngiltere, İrlanda, Danimarka (1973)

b. İkinci genişleme : Yunanistan (1981)

c. Üçüncü genişleme : İspanya (1986)

d. İki Almanya’nın birleşmesi ve birliğin Facto olarak genişlemesi (1990)

e. Dördüncü genişleme : Avusturya, İsveç ve Finlandiya (1995)

Diğer tam üyelik başvuruları : Türkiye, Fas, Kıbrıs, Malta, İsviçre ve Norveç’tir.

5. AVRUPA TOPLULUĞUNUN AMAÇLARI :

Avrupa Ekonomik Topluluğu’nu kuran Roma Antlaşmasının 2 nci Maddesinde AET amaçları şu şekilde özetlenmiştir : Topluluğun görevi bir ortak pazarın kurulması ve üye devletlerin ekonomik politikalarının zamanla yaklaştırılması yoluyla, topluluğun tümü içinde ekonomik etkinliklerin uyumlu olarak gelişmesini, sürekli ve dengeli yayılmasını, istikrarın artmasını, birleştirdiği devletler arasındaki işbirliğinin genişletilmesini sağlamaktadır. Topluluğun etkinliğini artırmak için aşağıdaki hususların yerine getirilmesi gerekli görülmüştür.

a. Üye devletler arasında malların giriş ve çıkışlarında gümrük tarifelerinin, miktar kısıtlamalarının kaldırılması,

b. Üçüncü ülkelere karşı ortak gümrük ve ticaret politikalarının belirlenmesi,

c. Tarım sektöründe ortak politika,

d. Ulaşım alanında ortak politika,

e. Milli mevzuatların birbirlerine yaklaştırılmalarını sağlamak,

f. Topluluk içinde rekabeti bozacak uygulamalara başvurulmaması,

g. Yeni kaynakların bulunması yoluyla topluluğun ekonomik genişlemesini kolaylaştırmaya yönelik bir Avrupa Yatırım Bankası kurmak,

h. Deniz aşırı ülke bölgelerinin birleştirilmesidir.

6. BİRLİK BÜTÇESİNDEKİ GELİR VE HARCAMALAR

AB’de öz kaynaklar; üye ülkelerin yetkili organlarının ayrıca kararı olmadan topluluk bütçesinin finansman kapsamına giren gelirlerdir.

Ana hedef, topluluk tarafından benimsenmiş politikalardan doğan harcamaların karşılanmasıdır. AB’de öz kaynaklar dört temel vergiden oluşur.

a. Ortak Gümrük Vergisi gelirleri

b. Tarımsal vergiler

c. KDV

d. Kömür ve çelik üretimi üzerinden alınan vergiler

e. Öz kaynaklar

Harcamalar : Yapılan harcamalar içinde iki önemli kalem vardır. Birincisi ortak tarım politikasından kaynaklanan harcamalar ve ikincisi yapısal politikadan kaynaklanan harcamalardır. Bunlar, başlıca altı hedefe yöneliktir.

a. Geri kalmış bölgelerde yapısal iyileşme,

b. Uzun dönemde işsizlikle mücadele,

c. Sanayi devriminden kaynaklanan işsizlikle mücadele,

d. Kalkınma,

e. Tarım ve balıkçılık politikaları için yapısal değişiklik,

f. Düşük nüfuslu bölgelerin kalkınmasına yardımcı olmaktır.

7. TÜRKİYE VE AVRUPA BİRLİĞİ :

Türkiye, Gündem 2000 Strateji Metni’nin genişleme bölümünde aday ülkeler kapsamında yer almıştır. Ayrı bir başlık altında değerlendirilen Türkiye’ye ayrılan “Özel Bölüm” çok kısadır.

Bu bölümde Türkiye’nin 1989 yılında başvurusunu reddeden, ancak tam üyelik koşullarına değinen AB Komisyonu Raporuna atıfta bulunulmuş, Türkiye ile Gümrük Birliği çerçevesinde ilişkilerin derinleşeceği belirtilmiştir.

Türkiye’nin ekonomik ve siyasi durumu Görüş Metni adlı bir raporda ayrıca yer almıştır. Türkiye diğer 11 aday ülke gibi tam üyelik adayları arasında sayılmamış, Gümrük Birliği kapsamında ilişkilerin geliştirilmesi yönünden komisyon raporu yeterli görülmüştür.

İlişkiler genel olarak değerlendirildiğinde AB Komisyonunun Görüş Metni niteliğini taşıyan raporunda tam üyelik ehliyeti ve ülkenin Avrupalılık Yönetimi dile getirilmiştir. Türkiye, diğer aday ülkeler kapsamında değerlendirilmediği için bu kavram anlamını yitirmiştir.

Raporda Türkiye’nin diğer aday ülkelerle aynı standartlar ve kriterler çerçevesinde değerlendirileceği açıklanmakta, Gündem 2000’e bakıldığında ise Türkiye’nin hiç de aynı ölçülerde değerlendirilmediği görülmektedir. İlişkilerin gelişmesi, siyasi alanda ilerleme kaydedilmesi ile ilişkilendirilmiştir. Bunlar ;

a. Yunanistan ile ilişkilerin iyileştirilmesi,

b. Uluslararası Hukuk İlkelerine uyulması,

c. İnsan haklarının uluslar arası platformda kabul edilebilir seviyeye getirilmesi,

d. Terörizm ile mücadelede insan hakları ve hukuk devleti kurallarına uyulması,

e. Kıbrıs konusunda adil ve kalıcı bir çözüm için Türkiye’nin BM çerçevesinde çaba göstermesidir.

Raporda özel sektörün dinamizminin vurgulanmasına karşılık Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesi ekonomik alanda ilerleme kaydedilmesine bağlanmıştır. Bu alanlar şunlardır ;

a. Ekonomik reform yapılması ve istikrarlı kamu maliyesi politikası izlenmesi,

b. Dengeli ekonomik büyüme ve istihdam artışı için enflasyonu düşürmeye yönelik para politikası izlenmesi,

c. Kamu sektöründe ve tarım alanında reform yapılması, fiziki ve sosyal altyapının geliştirilmesidir.

SONUÇ :

1. KİTABIN ANA FİKRİ :

Avrupa birliğinin tarihsel gelişimini, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girebilmesi için alınması gereken tedbirleri ve Avrupa Birliği’nin Türkiye’den isteklerini açıklamaktadır.

2. KİTABIN GETİRDİĞİ YENİLİKLER :

Kitabın getirdiği yeniliklerden en önemlisi, verilen raporlarda Türkiye’nin diğer aday ülkelerle aynı standartlarda değerlendirilmediğini açıklamasıdır ve aynı şartlarda değerlendirilmemiz için siyasi alanda yapmamız gerekenleri ve Avrupa Birliği’nin isteklerinin anlatılmasıdır.

3. KİTAP HAKKINDA GENEL DEĞERLENDİRME VE TEKLİFLER:

Kitap Türkiye’nin diğer ülkelerle aynı şartlarda değerlendirilmediğini, Avrupa Birliği’ne girmek için bir çok taviz vermesi gerektiğini anlatıyor. Avrupa Birliği’nin genel yapısını anlatarak bu konuda okuyucuyu bilgilendiriyor