İş kadınlığı içinde uhde kaldı


Cemiyet hayatının gözde kadını Heves Ekinci ile çok özel..



Siz İstanbullu bir ailenin çocuğu olarak büyüdünüz. Bize yaşamınızın önemli duraklarından bahseder misiniz?
Aslında yedi göbek İstanbullu’yum. Ayrıca üç göbek aile kabristanımız da Çengelköy ve Eyüp’tedir. Bir ara babamın görevinden dolayı Ankara’ya gittik ve lise son sınıfta iken eşimi (Yasin Ekinci) tanıdım. Üniversite birinci sınıftayken evlendik. 13 ay sonra oğlum Volkan, beş sene sonra da kızım Duğçem dünyaya geldi. Ondan sonraki hayatım zaten malum...

Yaşam felsefeniz ve ilkeleriniz arasında neler vardır?
Yaşamı çok kısa, gelip geçici bir yer olarak düşünüyorum. Hele uzay zamanını düşünürsek, bir kelebek ömrü kadar kısa. Onun için insanların yaptıklarını anlayamıyorum; savaş, terör, cinayetler... Mutlu olmak her şeyden önemli. Mutlu olup etrafımdakileri de mutlu etmek isterim.

Mutlu olmak adına neler yaparsınız?
Bazen küçük şeylerden mutlu olurum, bazen de mutlu olmak için çok çaba sarf ederim. Çünkü etrafımdaki herkes mutlu olduğu zaman mutlu olabiliyorum.

Sizi bu hayatta ne mutsuz eder?
Dünyada ve Türkiye’de barış ve istikrar olmazsa çok mutsuz olurum.

Bu hayatta ne olmak isterdiniz?
İyi bir iş kadını olmak isterdim. Güzel Sanatlar Akademisi’nde iç mimari okumayı çok istiyordum. Yasin ile 17 yaşında tanıştım, ondan dolayı belki de hiç istemediğim finans bölümüne başlamak zorunda kaldım. Birinci sınıfta evlenince onu da bıraktım. Çünkü çok zor bir hamilelik dönemim oldu. Çok iyi bir dekoratör olabilirdim. Maalesef hayat başka noktalara getirdi beni. Yine de oturduğum bütün evlerimi ben dekore ettim. Birçok yakınım da bana fikir sorarlar. Onlara da yardımcı olmaya çalışırım.

Hayatta ‘keşke’leriniz var mıdır?
Tabii var. Keşke her şeye rağmen üniversiteyi bitirseydim. Keşke çocuklarımı daha ileriki yaşlarda doğursaydım. İlk çocuğum Volkan’la neredeyse beraber büyüdük. Duğçem’de anneliği daha iyi anladım.

Sivil toplum kuruluşlarına destek veriyorsunuz. Doğunun ihtiyaçlarını da çok iyi biliyorsunuz.
Bir aralar üç - dört vakıfta birden çalışıyordum. Şimdi artık her tarafa yetişemiyorum. Ama gücümüz yettiği kadar vakıflara ve fertlere yardım ediyorum. Doğu ve Güneydoğu’ya ne yapılsa azdır. Yılların ihmal edilmişliği var. Devletin ve sivil toplum dernek ve vakıflarının bir arada çalışması daha çabuk çözüme ulaştırır diye düşünüyorum. Bunlara destek verirken yapılan yardımların yerini bulmasına çok dikkat etmek lazım tabii.

ensonhaber