Barometre



Atmosfer basıncını ölçen bir aygıttır. Atmosfer başmandaki değişiklikler hava koşullarında değişmelere yol açtığı için hava tahminlerinin yapılmasında barometre önemli bir rol oynar.

Barometreyi 1643'te, Galileo'nun öğrencilerinden İtalyan bilim adamı Evangelista Tor-ricelli bulmuştur. Atmosferin yeryüzündeki her şey üzerinde belirli bir basıncı olduğunu kanıtlamak için deneyler yapan Torricelli, 90 cm uzunluğundaki bir cam tüpü cıva iledoldurdu ve tüpü ters çevirerek açık ucunu cıva dolu bir kaba daldırdı. Tüpteki cıvanın kaptaki cıva düzeyinden 76 cm yüksekliğe kadar alçaldığını ve bu yükseklikte kaldığını gördü. Tüpteki cıva sütununu yukarıda tutan güç, havanın kaptaki cıvanın yüzeyine yaptığı basınçtı. Bu basınç, tüpün tabanı kadar bir alanda, 76 cm boyundaki cıva sütununun ağırlığına eşitti. Atmosferin basıncı arttığı zaman tüpteki cıva düzeyi yükseliyor, azaldığı zaman cıva düzeyi düşüyordu. Böylece Torricelli havanın bir basıncı olduğunu kanıtlamakla kalmadı, ilk cıvalı barometreyi de yapmış oldu.

Bu sıralarda. Almanya'da Magdeburg'lu Otto von Guericke aynı deneyi su dolu bir tüple yaptı. Suyun özgül ağırlığı cıvanınkine oranla çok az olduğundan atmosfer basıncına eşit ağırlıkta bir su sütunu elde etmek için Guericke'nin 12 metre uzunluğunda bir tüp kullanması gerekti.
Barometrenin gösterdiği basınç değişmeleri ile hava koşullarının değişmesi arasındaki
ilişki Torricelli ve Guericke'nin dikkatini çekmişti. Barometre "düştüğü", yani düşük bir atmosfer basıncı gösterdiği zaman, atmosfer basıncının düşük olduğu o bölgeye doğru çevreden bir hava akımı oluyor ve bu durum rüzgâr, yağış gibi hava değişikliklerine yol açıyordu. Barometrenin yükselmesi ise havanın iyi olacağını gösteriyordu.

Daha sonra Fransız bilim adamı Blaise Pascal, barometre dağa çıkarıldığında cıva sütununun yüksekliğinin azaldığını, dağdan inince de yeniden yükseldiğini gösterdi. Çünkü atmosfer basıncı deniz düzeyinden yükseldikçe azalıyor, yükseklik azaldıkça da artıyordu. Böylece barometrenin iki önemli kullanım alanı ortaya çıktı. Günümüzde de meteo-rologlar ve denizciler barometreyi hava tahmini yapmakta, havacılar ve dağcılar ise deniz düzeyinden yüksekliği ölçmekte kullanırlar.

Cıvalı barometre, genellikle cıva düzeyinin kolayca ölçülmesini sağlamak amacıyla üzerine birimlerin işaretlendiği J biçiminde bir tüptür. Atmosfer basıncı en doğru biçimde Fortin barometresiyle ölçülebilir. Bu barometrede cıva kabının tabanı deve derisinden-dir ve bu tabana dayanan bir vida yardımıyla kabın büyüklüğü, dolayısıyla kaptaki cıvanın düzeyi ayarlanabilir. Hem kaptaki cıvanın, hem de tüpteki cıvanın düzeyi aynı anda görülerek cıva sütununun boyu çok duyarlı bir biçimde ölçülebilir. Bu sistemle, hava basıncındaki değişmelerin tüpteki cıvanın yanı sıra kaptaki cıvanın düzeyini de değiştirmesinin öteki cıvalı barometrelerde yol açtığı ölçüm hataları önlenmiş olur.

Aneroit barometre ise kolay taşınan, sıvı-sız, metal barometredir. Başlangıçta havacılar ve dağcılar için yapılan bu barometreler günümüzde en yaygın olarak kullanılan barometre türüdür. Aneroit barometrede, havası boşaltılmış, esnek çeperli bir kapsül vardır. Kapsülün yaylarla içten desteklenen çeperleri hava basıncındaki değişmelerle hareket eder ve bu hareket mekanik olarak bir ibreye iletilir. Üzerinde birimlerin işaretlenmiş olduğu kadrandan atmosfer basıncının düzeyi okunur. Aneroit barometrelerin ayarı, cıvalı barometre kullanılarak yapılır. Barograf adı verilen yazıcı barometrede, ibrenin hareketi kaldıraç işlevi gören kollarla güçlendirilerek özel bir yazıcıya iletilir. Yazıcı, basınç değişikliklerini döner bir silindir üzerindeki grafik kâğıdına işaretler. Barometrelerde ölçü birimi milibar, milimetre ya da inç olarak işaretlenmiş olabilir. 1.000 milibar, 750,1 milimetreye, o da 29,53 inçe eşittir. Deniz düzeyinden yükseğe çıkıldıkça, barometre her 100 metrede yaklaşık 12 milibar düşer.



alıntıdır