+ Konu Cevapla
1 den 2´e kadar. Toplam 2 Sayfa bulundu

Franz Joseph Haydn - Franz Joseph Haydn Kimdir - Franz Joseph Haydn Biyografisi

 Biyografi Katagorisinde ve  Müzik Forumunda Bulunan  Franz Joseph Haydn - Franz Joseph Haydn Kimdir - Franz Joseph Haydn Biyografisi Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Franz Joseph Haydn (d. 31 Mart 1732 Rohrau, Aşağı Avusturya - ö. 31 Mayıs 1809 Viyana ) Klasik dönemin ünlü ...

  1. #1
    Loading the personal rank HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu Yer
    C:\WINDOWS\system32
    Mesajlar
    17.119
    Blog Yazıları
    8
    Tecrübe Puanı
    107375505

    katip Franz Joseph Haydn - Franz Joseph Haydn Kimdir - Franz Joseph Haydn Biyografisi





    Franz Joseph Haydn (d. 31 Mart 1732 Rohrau, Aşağı Avusturya - ö. 31 Mayıs 1809 Viyana) Klasik dönemin ünlü Avusturyalı Bestecisi. Hem Mozart’ı hem Beethoven’ı etkilemiştir. Baba Haydn olarak bilinir. En çok senfoni türündeki eserleriyle tanınır; bu türde 104 eser vermiştir.

    Yaşamı

    Joseph Haydn
    Ressam:Thomas Hardy, 1791


    31 Mart 1732’de Aşağı Avusturya’nın Rohrau kentinde doğan Haydn, yoksul bir ailenin çocuğu idi. Ailesi onu, 6 yaşında iken bir koroya katılmak üzere Viyana’ya gönderdi. Sesi kalınlaştıktan sonra da Viyana’da kalarak müzisyenlik yapmaya devam etti, bestecilik dersleri aldı. 1761’de Esterházy ailesinin yanında iş buldu ve hayatının 30 yıldan fazlasını bu soylu aileye hizmet ederek geçirdi. İşi, onların istekleri ve ihtiyaçlarına uygun müzik bestelemekti. Diğer bestecilerden ve müzik çevrelerinden uzak oluşu, onun yaratıcılığını ortaya çıkardı, ününün yayılmasına ise engel olmadı. 1780’lerde besteleri tüm Avrupa’da çalınmaktaydı. Ününden ötürü çeşitli yerlere davet edilir ve davet edildiği şehirde ilk kez çalınmak üzere bir eser bestelemesi istenirdi. Bu şekilde yazdığı Paris Senfonileri ve Londra Senfonileri en çok bilinenlerdir. Yaylı dörtlüleri için yazdığı eserlerde de kendinden öncekilerden farklı olarak her çalgıya eşit rol vererek yenilik getirmiş ve bu düşüncesiyle Mozart’ı etkileyerek Haydn’a adanmış altı kuartet bestelemesine neden olmuştur. Beethoven’ın ilk dönem eserlerinde de Haydn etkisi görülür. İki sanatçının 1781’de başlayan arkadaşlıkları yıllarca sürmüştür. Beethoven’a ise Esterhazy sarayında özel ders vermiştir.
    100 kadar senfoni, çok sayıda konçerto, oda müziği eserleri, 40 sonat, şarkılar, oratoryolar bestelemiştir.
    Haydn, Esterházy ailesinin müziksever üyesi Prens Nikalaus öldükten sonra emekli olmuş ve daha önce Viyana’ya kadar gitmesine bile izin verilmeyen ortamdan kurtulup seyahat özgürlüğüne kavuşmuştur. 2 defa İngiltere’ye giden Haydn, Oxford Üniversitesi’nden fahri doktor unvanını aldı; ömrünün son yıllarında ise Viyana’ya yerleşerek koro ve orkestra için Yaratılış Oratoryosu, Mevsimler Oratoryosu gibi dini koro ve orkestra eserleri besteledi. 31 Mayıs 1809’da Viyana’da öldü.

    Eserlerinin Hikayeleri

    Haydn sefliginde Viyana'da bir yaylisazlar kuarteti


    Eserlerinin çoğunun hikâyesi vardır. Örneğin 45 numaralı senfonisi, Veda Senfonisi olarak bilinir. Eserin dördüncü bölümünde 2 ya da 3 müzisyen kendi bölümlerini bitirir ve müzik halen sürürken sahneyi terk eder; bu, sahnede şef ve tek bir kemancı kalana kadar sürer. Bu senfonide Haydn ve müzisyen arkadaşlarının kış mevsiminde şehirdeki ailelerinin yanına dönmek istediklerini Prens Esterházy’e anlatmak istedikleri hikâye edilir. Prens mesajı almış ve onlara izin vermiştir. Sürpriz Senfonisi denilen 94 numaralı senfonisini ise akşam yemeği sonrasındaki konserlerde dinleyicilerinin çoğunun uyuduğunu anladığında bestelediği söylenir. Haydn’n çoğu senfonisi gibi canlı birinci bölümle başlayıp; yumuşak, yavaş tempolu ikinci bölümle devam eden senfoni dinleyicilerin uykuya daldığı sırada davullar ve çok yüksek sesli telli çalgıların melodisi ile onları uyandırır.
    Başlıca Yapıtları
    Franz Joseph Haydn, hayatı boyunca 800'ün üzerinde besteye imza atmış, bunların yanında 450'nin üzerinde şarkının düzenlemesini yapmış klasik müzik tarihinin en verimli sanatçılarından biridir.


    Oratoryoları
    Die sieben letzten Worte unseres Erlösers am Kreuz - 1796
    Die Schöpfung - 1798
    Die Jahreszeiten - 1780
    Die Deutsch ist Spitze - 2010


    Operaları
    La Canterina-1766
    II Mondo della Luna-1777
    L'isola disabitata-1779
    La fedelta premiata-1780
    Armida-1783
    Lé Enessé-2010
    wikipedia.org

  2. #2
    Loading the personal rank HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL Baktabul'un Çılgını HaZzAL - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu Yer
    C:\WINDOWS\system32
    Mesajlar
    17.119
    Blog Yazıları
    8
    Tecrübe Puanı
    107375505

    Tanımlı Ce: Franz Joseph Haydn - Franz Joseph Haydn Kimdir - Franz Joseph Haydn Biyografisi

    1732 yılının bir nisan günü dünyaya gelen Franz Joseph, o güne kadar hiç duyulmamış olan Haydn ismini bütün dünyaya tanıtarak insanlığı şaşırttı. Neşeli, şakacı, yaramazlıktan hoşlanan sevimli bir çocuktu. Haydn’ların fakir yuvalarında da neşeye gerçekten büyük ihtiyaç vardı. Avusturya’nın Rohrau kasabasındaki bu tek katlı köy kulübesinde keder ve ölüm devamlı misafirdi. Haydn’ın babasının ilk eşinden olan oniki çocuğundan altısı daha bebekken ölmüşlerdi. Baba Haydn’ın ikinci evliliğinden olan beş çocuktan da biri olsun yaşamadı. Tabiat, o bitmek tükenmek bilmeyen denemelerinde bir şahaser meydana getirmek için pak çok yarım eseri bozup mahvetmeyi daima göze almıştır.

    Annesiyle babasının Sepperl adını verdikleri Franz Joseph daha küçük yaşta olağanüstü müzik kabiliyetiyle dikkati çekmişti. Müzik öğretmenliği yapan bir akrabasının sayesinde Haydn Rohrau’nun oniki mil kadar ilerisindeki Hainburg Katolik Kilisesinin korosuna girdi.

    Altı yaşındaki yaramaz koro üyesi için “büyük şehir��? müzik, yaramazlık ve açlık karışımı bir yerdi. Çeşitli ilahiler öğrenerek müzik bilgisini ilerletmeye bakıyordu ama koro çalışmaları sırasında önünde duran çocukların perukalarını çekerek onları kızdırmak da en belli başlı eğlencesiydi. Suçüstü yakalandığı zamanlar bir güzel dayak yiyordu. Haydn kısa bir zaman içinde birbirleriyle geçinmelerine hiç imkan olmayan iki komşuyu bir çatı altında birleştirmeyi başardı. Bu geçimsiz komşular “boş mide��? ile “neşeli, kaygısız bir gönül��? dü.

    Bir gün Hainburg caddelerinde yapılacak bir törene hazırlanırken şehir bandosunun davulcusu hastalandı. Tören günü davulcunun yerini Haydn almıştı. Fakat Haydn öyle ufak tefekti ki davulun altında kayboluyordu. Sonra bu çalgının nasıl çalındığını da hiç bilmiyordu. Fakat bütün bunlar Haydn’ın davulu çalmasını önleyemedi. Davul fazla ağır ve büyük geldiği için Haydn’dan daha iri ve güçlü kuvvetli bir çocuk davulu taşıyordu. Haydn da elinde tokmaklarıyla yanında yürüyüp davulu çalıyordu.

    Kısa bir süre sonra Haydn’ın müziğe olan kabiliyeti Viyana’da St. Stephen Katedralinin Koro şefi Johann Georg Ruetter’in de dikkatini çekti. Hainburg’a kabiliyetli çocuklar aramak için gelmiş ve bu davul hikayesini duymuştu. Bu arada Haydn’ın bir de şarkı söyleme kabiliyetini ölçtü. Aldığı sonuç onu şaşırtmıştı. Yalnız sesini titreterek şarkı söyleyememesini garipsemişti. Çocuğa bunun sebebini sordu. Haydn da :

    - “Benim öğretmenimin yapamadığı işi ben nasıl yapabilirim��? cevabını verdi.

    Reutter, bu zeki bakışlı, sevimli çocuğu Viyana’ya götürdü, ona ülkenin en büyük kilisesinin korosunda ilahi söyletmek için gerekli çalışmaları yaptırttı. Bu kilisenin korosunda çalışan çocukların her türlü ihtiyacını kilisede karşılıyordu. Onlar da matematik, din, müzik, yazmak ve okumaktan başka hiç bir şeyle ilgilenmiyorlardı. Ara sıra çocuklar Viyanalı zenginlerin evlerine konser vermeye gönderiyorlar, burada ev sahibinin cömertliği tutarsa çocuklara mutfakta sofradan arta kalmış yiyecekler veriliyordu. Kilisede ise çocukların ancak açlıktan ölmelerini sağlayacak miktarda yiyecek veriliyordu.

    Doğrusunu söylemek gerekirse Avusturya’nın en büyük kilisesinin korosunda çalışan çocuklar burada sefil ve perişan bir hayat sürmekteydiler. Haydn, onyedi yaşındayken Reutter ile arasında çıkan bir anlaşmazlık yüzünden koroyu terketti. Kimsesi yoktu, cebinde beş kuruşu da kalmamıştı. Üstelik kış da yaklaşıyordu. Haydn’a başını sokacak bir yer lazımdı. Rohrau’ya dönmeyi düşünmedi değil. Fakat orada da babası günden güne kalabalıklaşan ailesinin ağır yükü altında ezilmekteydi. Haydn Viyana’da kalıp, açlıktan ölmeyi tercih etti. Fakat iyi tesadüfler onu ölümden korudu . Eski arkadaşlarından tenor Spangler’e rastlamıştı. Bu genç adam da çok fakir olmasına rağmen Haydn’a evinde yatacak yer gösterdi ve biraz para kazanıncaya kadar yiyecek verdi.

    Haydn’ın kendini kurtarması zor olmadı. O devirde Viyana bir müzik şehriydi. İş saatleri sona erince halk sokaklarda şarkı söylüyor, geç saatlere kadar dansediyordu. Genç, yaşlı herkes eline bir çalgı alıp sokak sokak dolaşmayı adet edinmişti. Haydn da eline bir keman alıp caddelerde dolaşmaya başladı. Kalabalık grupların yanına sokulup onlara keman çalıyor, böylece cebine birkaç kuruş giriyordu. Genç kızlar onun çevik hareketlerine, keman çalışına hayrandılar. Kış aylarında da keman çalarak, zenginlerin baloları için dans parçaları besteleyerek para kazanıyordu.

    O güne kadar Haydn ciddi bir müzik eğitimi görmemişti. Öğretmenlerinin köklü bilgileri olmadığı için Haydn’ı gelişigüzel yetiştirmişlerdi. Ama şimdi durum tamamen değişiyordu. Nicolo Porpora ona müzik hakkında bilmediklerinin hepsini öğretebilirdi. Haydn’ın bu ciddi öğretmene ders ücretini ödemesine imkan yoktu, onun için yanına uşak olarak girmek zorunda kaldı. Haydn, öğretmeninin elbiselerini fırçalıyor, perukasını tarıyor, öfkeli zamanlarında onu yumuşatmaya çalışıyor küfürlerini duymamazlıktan gelip onun müzik bilgisini kapmaya bakıyordu.



    Haydn gene uğur yıldızının yardımıyla Baron von Fürberg’den Kont Maximilian Morzin’den sonra da Prens Esterhazy’nin yanında çalışmaya başladı. Bu son görev genç bestecinin meslek hayatını sağlam temeller üzerine kurmasını sağlamıştı.

    1760 yılı, Haydn’ın müzik ve his hayatında bir dönüm noktası oldu. O yıl genç adam hem iyi bir patron, hem de bir iş bulmuştu. Bir süreden beri Viyana’nın ünlü perukacılarından Johann Peter Keller’in genç ve güzel kızıyla ilgileniyordu. Fakat Haydn ona evlenme teklifinde bulununca genç kız manastıra girmeyi kararlaştırdığını söyleyerek bu teklifi geri çevirmişti. Keller, besteciye büyük kızının onunla evlenmeyi kabul edebileceğini söylemiş, böylece Haydn, sevdiği kızın ablasıyla evlenmek üzere hazırlıklara başlamıştı. Fakat maalesef Keller’in kızı, Hayd’ın ince ruhunu anlayacak, onun dehasını takdir edecek özelliklere sahip değildir. Bu bakımdan Haydn’ın evlilik hayatı hiç de mutlu olmadı. Besteci, yıllar yılı anlayışsız bir kadınla hayatını paylaşmak zorunda kaldı.



    Besteci, Esterhazy ailesinin yanında tam otuz yıl kaldı, hayatının en parlak, en verimli devresini burada geçirdi. Hayd, Esterhazy’lerin sarayına yerleştikten bir yıl sonra Prens ölmüş, yerine kardeşi Şahane Nicolas geçmişti. Genç Prens, Haydn’ı kendi sarayına aldı, ücretini artırdı, orkestrasını geliştirmesini sağladı. Orkestra üyeleri daima yanında bulunduğu için Haydn yeni bestelediği eserlerin denemesini hemen yapabiliyordu. Hangi sazların hangi notaları çalmasının uygun olacağını bulması da kolay oluyordu. Bu şekilde çalışmak, Haydn’ın pek hoşuna gitmişti. Kısa zamanda her bakımdan kusursuz eserler meydana getirebilmesini de orkestra üyelerinin hep beraber olmasına borçluydu.

    Sosyal durumunun kötülüğünü ise evliliği gibi boyun bükerek kabullenmiş “kaderin bir cilvesi��? olarak benimsemişti. “Bir başkasının kölesi olmak gerçekten çok acı ama��? diyordu, “Tanrının isteğine de karşı gelemem.��? Zaten Esterhazy ailesinin fertleri müzikle uğraşan kölelerine daima çok iyi davranımlarıyla şöhret yapmışlardı. Nicolas Esterhazy, Hayd’na durmadan eser bestelemesini emrediyordu. “Zamanın bacaklarını kırmalısın��? diye de nasihatte bulunuyordu. Prens Nicholas da “bariton��? adı verilen bir telli sazı çalmakta ustaydı. Bu saz madeni ve bağırsak tellerin birbirleriyle titreşim yapmalarından meydana gelen tatlı sesler çıkaran bir sazdı. Haydn bu saz için iki yüze yakın eser bestelemişti.

    Estarhazy, Haydn’ın ücretini artırdıktan başka onun sarayında özel dersler vermesine de ses çıkarmıyordu. (Öğrencilerinden bir de genç Beethoven’di.)

    Haydn, müziği seviyordu, durumundan memnundu, hepsinden önemlisi o bütün insanları seviyordu. Orkestrasında çalışanlara bir baba gibi davranıyordu. Onlar da besteciye “Baba Haydn��? demeyi adet edinmişlerdi. Hayd, basit bir hayat sürüyordu. Boş zamanlarında balık tutuyor, yürüyüş yapıyor, ara sıra da ava çıkıyordu. Akrabalarına, dostlarına sık sık para gönderiyor, karısının kaprislerine gülümseyerek boyun eğiyordu. Bu arada eser bestelemekten geri kalmıyordu.

    Canlılığına, oynaklığına rağmen Haydn’ın bestelediği eserlerde insanın kalbini acıyla burkan kederli bir hava vardı. Altın kafeste şarkı söyleyen bir bülbülün yalvarışlarını andırıyordu onun besteleri... Haydn, seyahat etmeyi pek sevdiği halde patronu onun Viyana’ya kadar gitmesine bile izin vermiyordu. Bir keresinde Haydn, Prens’ten Viyana’ya gitmek için izin istemiş, patronu isteğini geri çevirmişti. Haydn bu üzüntüyle eline kağıdı kalemi alıp ünlü “veda senfonisi��? ni besteledi.







    Bazı çevrelerde Haydn için “senfoninin babasıdır��? derler. Bu pek de doğru sayılmaz. 1744 yılında, Haydn daha oniki yaşında bir çocukken Paris’de senfoni besteleyen müzikçiler vardı. Ertesi yıl da Alman bestecileri bu yeni müzik çeşidini benimseyivermişlerdi. O devirde senfoni üç bölümden meydana geliyordu. Birkaç yıl sonra ise senfoniye dördüncü bir bölümün eklenmesi uygun görüldü. Haydn olgunluk çağına eriştiği zaman Avrupanın büyük şehirlerindeki besteciler yüzlerce senfoni bestelemişlerdi. Haydn ise bu yeni müzik çeşidini geliştirmek, daha sevilir bir şekle sokmak için çalışmış ve bunu başarmıştır. Ama Haydn’ın binbir itinayla bestelediği senfoniler bile Mozart, Beethoven gibi bestecilerin senfonilerinin yanında sönük kalır.



    Haydn, her sabah, işe başlamadan önce Tanrı’ya o gün kendisine kabiliyet bağışlaması için dua ederdi. Çalışmaları iyi giderse Tanrının o günkü duayı kabul ettiğine, kötü giderse, Tanrının o günkü duayı kabul etmediğine inanırdı. Tanrının onu işlemiş olduğu günahlardan ötürü cezalandırdığını düşünürdü. Ömrünü Tanrıya ve Prens Estarhazy’ye hizmet ederek geçirmeyi çok istiyordu. Fakat 28 Eylül 1790 tarihinde Prens Estarhazy’nin ölümü üzerine Haydn da saraydaki görevini kaybetti. Bereket ki, prens ona yılda beş yüz dolar tutarında bir para ödenmesini vaziyet etmişti. Haydn, iki kere Londra’ya gitti. Oxford Üniversitesinden fahri doktorluk ünvanını aldı

+ Konu Cevapla

Benzer Konular

  1. Franz Kafka - Franz Kafka kimdir - Franz Kafka biyografisi
    By NoBoDyS in forum Edebiyatçılar Şairler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 12-24-2011, 01:18
  2. Ölüm Seferi Joseph Conrad kitap özeti (Joseph Conrad)
    By NoBoDyS in forum Kitap Özetleri ve dergi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06-03-2009, 11:21
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-28-2008, 15:29
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-20-2007, 19:17
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-18-2007, 00:46

Etiketler

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375