Sesi uzağa ileterek konuşmayı sağlayan bir araç. Telefonda konuşan kimse konuşanın yanında imiş gibi aynı sesi vererek konuşur. Böylece, çok uzaklarda bulunan bir kimse ile, aynı yerde imiş gibi konuşmak imkânı vardır.İnsanlığa büyük faydalar sağlayan bu önemli buluş, ilkin 1875 yılında, Amerikalı bilgin Graham Bell tarafından gerçekleştirilmiştir. Bugün artık, pek çok evde bulunan önemli bir haberleşme vasıtasıdır.Telefonda esas, ses dalgalarının havayı titreştirmesi sonucu meydana gelen

titreşmelerin,
bir huninin içindeki demir bir levhaya çarparak onu harekete getirmeleridir. Bunun yerinde bulunan bir bobini mıknatıs, değişik yönde ve kuvvette elektrik akımı meydana gelmesini sağlar. Bu değişik elektrik akımı, bir telle, karşı tarafta konuşma yapılan kimseye, eşit bir düzenekle ulaşır ve buradaki diyagramın titreşen değişikliklerine göre, ses haline gelir.

Bugünkü telefonlarda,
ağızlık kısmında mıknatıs yerine karbonlu mikrofon kullanılmaktadır. Diyaframın gerisinde, kömür parçacıkları bulunur. Bu kömür parçacıkları arasından bir akım geçerek telefon hattına girer. Diyaframın titreşimi, bunun gerisinde olan kömür parçacıklarını birbirine yaklaştırır veya birbirinden uzaklaştırır. Kömür par cacıkları birbirine ne kadar yakınsa, geçen akım o kadar az dirençle karşılaşır, aksi halde direnç fazlalaşır. Böylelikle titreşimin durumuna göre telefon hattından az veya çok elektrik akımı geçerek alıcıya varır.

Telefonların çalışması ya otomatiktir.
Yahut bir santral aracılığıyla konuşulur. Otomatik telefonlarda konuşacak olan kimse istediği numarayı kendisi çevirerek konuşacağı yeri bulur. Otomatik olarak çalışmayan telefon sisteminde konuşacağımız numarayı önce santrale haber verirsiniz buradaki memur sizin telefonunuzla konuşmak istediğiniz kimsenin telefonunu birbirine bağlar. Telefon hatlarında genel olarak birkaç tel bulunur, böylelikle aynı hatta, birkaç konuşmanın binden yapılması sağlanır.