Özel hastanelerin rekabeti


Özel hastane sayısının artmasıyla rekabetin hızlandığı sağlık sektörünün yıldızı parlayan isimlerinden Medicana başarının sırrını açıkladı.



Özel hastane sayısının artmasıyla rekabetin hızlandığı sağlık sektörünün yıldızı parlayan isimlerinden Medicana başarının sırrını açıkladı: Hizmet-kalite!

Hastaneler Grubu İletişim Koordinatörü Kurtuluş Okutan, sağlık sektöründe iyi bir pazarlama stratejisinin ancak toplumun sağlıkla ilgili duyarlılıklarını artırarak olabileceğini söyledi.

Sağlık sektöründe pazarlama iletişimi stratejisinin para kazanma değil sağlığın geliştirilmesi amacıyla kullanılması, kamu yararının öncelikle esas alınması gereken çok disiplinli bir sektör olduğunu belirten Okutan ile rekabeti ve Medicana Hastaneler Grubu’nda oluşturdukları stratejiyi konuştuk....


Özel hastanelerin sayısı giderek artıyor. Siz nasıl öne çıkmayı planlıyorsunuz?

Önemli olan sektörde kimlerin olduğu değil, halka verdiğiniz güvendir. İyi hekimler, iyi cihazlar bunları bir araya getirdiğinizde güven oluşturan, bilgilendiren bir iletişim kurgulanır. Referans alınan, insanı önemseyen, modern, gelişmeleri takip eden ve katkıda bulunan kurum algısını oluşturmuş bir sağlık kuruluşu her zaman kabul görür.

Bilgiler paylaşıldıkça ve iletişim çabaları arttıkça halkın da talepleri artıyor, seçimleri şekilleniyor? Siz tercih edilmek için nasıl bir strateji geliştirmeyi tercih ediyorsunuz?

Kaliteli sağlık hizmeti sunumu ve gelişmeleri yakından takip etmemiz gerekiyor. Bunu da yapıyoruz. Bilgilenen, farkındalığı artan bireyler hastaneleri kalite konusunda çıtalarını yükseltmeleri için zorluyor. Bu da sektörde hizmetin yükselmesini sağlayacak.

İletişimin başarısı nasıl artırılabilir?

Sağlık kuruluşlarının toplum hayatında pozitif bir etki yaratması gerekiyor. Etik kurallara uyan, insan sağlığını önemseyen, değer yaratan ve bu çalışmaların iletişimini yapan sağlık kuruluşları tartışmasız hizmetlerine farkındalık yaratmak konusunda rakiplerinden önde olacaklardır.
Kimyasallar kolyemizde bebeğimizin oyuncağında

Kİmyasal tehlike hayatımızın her tarafını sarmış durumda. Bize zarar vereceğini hiç düşünmediğimiz en sevdiğimiz kıyafetimizden bulaşan azo, kanserojen boyar madde, yemek takımından yayılan kurşun ve kadmiyum, çocuklarımızın oyuncaklarında, plastik eşyalarında bulunan kimyasallar büyük tehlikeler oluşturuyor. Bu konuda ülkemizdeki sınırlandırmaları denetleyen ulusal firmalardan SGS Süpervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri firmasının Laboratuvar Müdürü Nadin Haçerestunç, “Bebek ayakkabılarındaki bir santimetrekarelik çıt çıtta bile nikelin fazla kullanımı alejiye yol açıyor” dedi.

TEHLİKE SEMT PAZARLARINDA

Bireylerden büyük firmalara kadar kalite kontrol yaptıklarını belirten Haçerestunç, “Gerekli denetimler yapıldıktan sonra ihraç edilen hiçbir ürün Türkiye’ye gönderilmiyor. Türkiye bu konuda aslında örnek ülkelerden biri. Asıl tehlike ülkemize rahatlıkla giren ve pazardan markete kadar her yerde satılabilen ürünlerde” diye konuştu.



ensonhaber