Kadınlar erkeklerle yarışıyor!

Akciğer kanseri herkesi tehdit ediyor!





Akciğer kanseri, dünyada ve Türkiye’de en sık görülen kanser türleri arasında ilk sırada yer alıyor. Orta ve Doğu Avrupa ile gelişmekte olan ülkelerde karşılaşılan oranın yüksekliği ise risk faktörlerinin sorgulanıp önlem alınması gerekliliğini ortaya koyuyor. Son dönemde yapılan çalışmalar, sadece Macaristan’da her yıl 100 bin erkeğin yeni tanı aldığını ve bunun son derece yüksek bir rakam olduğunu gösteriyor. Bölgede her yıl yeni tanı konulan kişi sayısının ise 150 bin civarında olduğu belirtiliyor.

FARK KAPANDI
Akciğer kanseri bu bölgede erkekler arasında en yüksek tanı konulan kanser türüyken, son yıllarda kadınların hastalığa yakalanma oranlarındaki artış nedeniyle erkeklerle yarış içine girmeleri dikkat çekiyor. Split Clinical Hospital Onkoloji Merkezi Başkanı Medikal Onkolog Prof. Dr. Eduard Vrdoljak, bunun nedenini, günümüzden 40-50 yıl önce kadınlar arasında sigara kullanımının bugünkü kadar yaygın olmaması ve gün geçtikçe değişen yaşam koşullarının kadınları erkeklerin yaşam tarzına yaklaştırması olarak açıklıyor. Kadınların hastalığa yakalanma oranlarındaki bu artış son derece tehlikeli bulunuyor. Hırvatistan’da geçmişte her 1 kadına karşılık 12 erkeğe akciğer kanseri tanısı konulurken, günümüzde bu oranın 3’te 1’e yükselmesi dikkat çekiyor. Bu durum, bölgede akciğer kanserinde kadınlarla erkekler arasındaki oranın aynı düzeye yaklaştığını gösteriyor.

YÜZDE 90 SİGARADAN
Akciğer kanseri vakalarının yüzde 90’ı sigaradan kaynaklanıyor. Sigara kullanılmaması halinde bu tehlikeli hastalığın kökünü kazımanın mümkün olduğunu belirten Prof. Dr. Eduard Vrdoljak, Amerika, Kanada ve Kuzey Amerika ülkelerinde akciğer kanseriyle mücadelede alınan başarılı sonuçlara dikkat çekiyor. Özellikle sigara konusunda alınan önlemlerle, artışta ve mortalitede çok ciddi düşüşler meydana geldiği belirtiliyor. Gelişmekte olan ülkelerde rakamların yükselmeye devam etmesi sigara tüketim yüksekliğine işaret ediyor. Sigaranın kanserde tek başına en kötü ve en tehlikeli risk faktörü olduğunu ise unutmamak gerekiyor.


(habertürk)