Türkiye’de Sağlık Sektörünün Tarihi


Türkiye’de 1930’ların devamı sayılabilecek, 1960’larda başlayan içine kapalı bir iktisadi büyüme ve kalkınma modelinden, 24 Ocak 1980 kararları ile birlikte dışa açık, ihracata dayalı, finans kesiminin öne çıktığı yeni bir ekonomik modele geçildi. Bu tarihsel dönüm noktası, sağlık hizmetleri için de yeni bir sürecin başlangıcı oldu.

1982 Anayasası ile Cumhuriyet tarihinde ilk defa, devletin, sağlık ile ilgili görevlerini, özel sağlık kuruluşlarından yararlanarak yerine getirebileceği hükmü getirildi. 5’inci 5 Yıllık Kalkınma Planı’nda, özel sağlık kuruluşları ve hastanelerin kurulmasının teşvik edileceği, sağlık hizmetleri fiyatlarının serbest bırakılacağı, herkesin katkıda bulunduğu genel sağlık sigortasının çıkarılacağı belirtildi. Daha sonraki yıllarda, genel bütçeden sağlığa ayrılan pay, yüzde 3’ün altına düşürüldü.

1980 yılından önce de Türkiye’de sağlık alanında özel sağlık kuruluşları vardı. Bunlar özel hastaneler ve muayenehanelerden oluşuyordu. Özel hastanelerin hemen tamamı, çeşitli uluslararası ilişkiler çerçevesinde yabancılar ve azınlıklar tarafından kurulan hastanelerdi. Ancak hakim olan görüş, sağlığın bir kamu hizmeti olması ve kamu tarafından gerçekleştirilmesiydi. Bu nedenle 1980 öncesi özel sağlık sektörü üzerinde durulmayacak kadar önemsizdir.

1960’lı yılların başında çıkarılan 224 sayılı yasa “Sağlığın Sosyalleştirilmesi” başlığını taşıyordu. 1973 yılından itibaren sağlık hizmetlerinin kamusal niteliği iyice belirginleşti Sağlık personelinin 24 saatinin ücretlendirilerek, özel sektörde çalışmalarının yasaklanması, birçok özel sağlık kuruluşunun kapısına kilit vurmasına yol açtı.

24 Ocak 1980, tarihi süreci tersine çeviren bir dönüm noktası olurken, 1980’li yılların sonundan itibaren sağlıkta bir “özel sektör” patlaması gerçekleşti.

Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için derlenmiştir.