+ Konu Cevapla
1 / 2 Sayfa 1 2 SonuncuSonuncu
1 den 5´e kadar. Toplam 10 Sayfa bulundu

İLKYARDIM // Bütün Konularıyla Birlikte Burada

 HER TELDEN Katagorisinde ve  Sağlıklı Yaşam Forumunda Bulunan  İLKYARDIM // Bütün Konularıyla Birlikte Burada Konusunu Görüntülemektesiniz.=>TANIMI : Ani olarak hastalanan veya kazaya uğrayan kimseye anında, olay yerinde ve çevre imkanlarından yararlanılarak yapılan, tıbbi olmayan geçici ...

  1. #1
    Demirbaş MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jan 2007
    Mesajlar
    644
    Tecrübe Puanı
    4815

    Tanımlı İLKYARDIM // Bütün Konularıyla Birlikte Burada





    TANIMI :

    Ani olarak hastalanan veya kazaya uğrayan kimseye anında, olay yerinde ve çevre imkanlarından yararlanılarak yapılan, tıbbi olmayan geçici müdahaleye İLKYARDIM denir.

    İLKYARDIMDA AMAÇLAR :

    1- Hayat kurtarmak

    2- Durumunu korumak

    3- Sakatlıkları önlemek


    İLKYARDIMDA 6 SAFHA :

    1- Tedbir (İlkyardımcının kendisinin ve kazazedenin güvenliğinin sağlanması)

    2- Teşhis

    3- Tedavi

    4- Telekomünikasyon (haberleşme)

    5- Triaj (öncelikli kazazedenin belirlenmesi)

    6- Taşıma


    İLKYARDIMCI’ da bulunması gereken özellikler :


    1- Her zaman tedbirli olmalıdır

    2- Soğukkanlılığını korumalıdır

    3- Cesaret gösterilerinden ve emin olmadığı uygulamalardan kaçınmalıdır


    İLKYARDIM’ da haberleşebilecek telefon numaraları :


    110 İtfaiye

    112 Ambulans

    114 Zehir Danışma Merkezi (Sağlık Bakanlığı)

    154 Trafik polisi

    155 Polis imdat

    156 Jandarma imdat



    ECZADOLABInda bulundurulması gereken malzemeler

    1- Üçgen sargı bezleri

    2- Rulo sargı bezleri

    3- Steril gazlı bezler

    4- Flaster

    5- Çengelli iğneler

    6- Pamuk

    7- Yara bandları

    8- Antiseptik solüsyonlar (Batikon/Mersol 50 ml/100 ml )

    9- Turnike lastiği *

    10- İlkyardım rehberi

    11- Ağrı kesici

    İLKYARDIM ÇANTASInda yukarıdaki malzemelere ek olarak bulundurulacaklar :

    12- Tebeşir

    13- Makas

    14- Cep feneri

    15- Kağıt, kalem

    16- Boyunluk (servikal kollar)

    * Turnike lastiği gerekli değildir; onun yerine, üçgen sargı bezi, kravat veya herhangi bir kumaş parçasını kullanmak daha uygundur.

  2. #2
    Demirbaş MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jan 2007
    Mesajlar
    644
    Tecrübe Puanı
    4815

    Tanımlı

    SOLUNUM SİSTEMİ VE SUNİ SOLUNUM
    Solunum Sistemi, üst solunum yolu (ağız, burun, boğaz ) ve alt solunum yolundan ( larenks, trakea, bronşlar, akciğerler ) oluşmaktadır. Diyafragma, göğüs kafesi kasları ve yardımcı solunum kasları, solunumun düzenli olmasını sağlarlar
    1.Solumun Sistemi
    2.Suni Solunum
    3.Yabancı Cisim Tıkanmaları
    4.Suda Boğulma

    SOLUNUM SİSTEMİ
    Vücudu oluşturan tüm hücreler yaşamlarını sürdürmek için bir dizi kimyasal işlemler yaparlar, bu işlemlere METABOLİZMA denilmektedir. Metabolik işlemler esnasında her hücre oksijen ve glikoz kullanır; karbondioksit ile diğer atık maddeleri üretir:

    ( Glikoz ) C6H1206 + 6 O2 ® 6 CO2 + 6 H2O + Enerji

    Görüldüğü gibi kimyasal işlemlerin olabilmesi için oksijene gereksinim vardır. Ayrıca hayati organlara ( kalp, beyin gibi ) birkaç dakika oksijen gitmediği takdirde hücrelerde hasar oluşmaktadır.
    Soluduğumuz hava normalde % 21 oksijen, % 78 azot, % 1 oranında diğer gazları içermektedir. Biz soluduğumuz havada bulunan % 21 oranındaki oksijenin sadece % 5-6 sını kullanırız.

    Oksijen yokluğunda görülebilecek sorunlar:


    0 -1.dakikada kardiyak hassasiyet ( aritmi vb.)

    1 -4. “ beyinde hasara eğilim

    4 -6. “ beyin hasarı başlar

    6 -10. “ beyin hasarı artar

    10 + “ geri dönüşsüz beyin hasarı

    Oksijenin atmosferden alınıp hücrelere iletilmesi iki sistemin iyi çalışmasına bağlıdır; 1- solunum sistemi, 2- dolaşım sistemi dolaşım)
    Solunum yolu, solunum, dolaşım veya kalp fonksiyonlarında oluşabilecek herhangi bir bozukluk beyin hasarı veya ölümle sonuçlanabilir.

    SOLUNUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ:

    Normalde solunum kendiliğinden, sessiz, ağrısız, kolaylıkla gerçekleşir. Solunum sayısı değişmekle beraber genellikle erişkinde 15-20 kez/dk, çocukta 20-30 kez/dk, bebekte 30-40 kez/dk arasındadır, normal solunum yüzeysel veya derin değildir.
    Solunum BAK-DİNLE-HİSSET yöntemiyle saptanır. Bak, göğüs kafesi kalkıyor iniyor mu ? Dinle, soluk sesi duyuluyor mu ? Hisset, soluk yanağa geliyor mu ? Bu soruların yanıtları olumsuzsa ya da ağza burna ayna veya cam tutulduğunda buharlaşma olmuyorsa solunum yok demektir. Solunum durduğunda dokular oksijenlenemeyeceği için dudaklar ve tırnaklar siyanotiktir (morarmıştır).

    SOLUNUM İLE İLGİLİ SORUNLAR VE OLASI NEDENLERİ:

    Solunum hızlı ve yüzeysel ise, nedeni : egzersiz, koşma, ateşli hastalıklar, şok, zehirlenme vb. olabilir.
    Solunum derin, zorlanarak, kesik kesik ise,nedeni : solunum yolu kısmen tıkalı ya da akciğer sorunu olabilir.
    Kişi konuşamıyor, öksüremiyor ve refleks olarak iki eliyle boğazını tutuyorsa , nedeni:soluk yolu yabancı cisimle tıkanmıştır. Bir süre sonrada bilinç kaybı gelişir.
    Başa Dön

    SUNİ SOLUNUM

    Bir kazazedenin yanına varıldığında ilk önce ABC kontrol edilerek sürekliliği sağlanmalıdır.

    A ( Airway ) : Soluk yolunun açıklığının saptanması ve sürekliliğinin sağlanmasıdır.

    B ( Breathing ): Solunumun varlığının saptanması ve sürekliliğinin sağlanmasıdır.

    C(Circulation)olaşımın (nabzın varlığının) saptanması ve sürekliliğinin sağlanmasıdır.


    A ( Airway ), soluk yolunun açıklığının saptanması ve sürdürülmesi:


    Bilinçsiz ya da yerde yatan bir kişiye rastlandığında, öncelikle kişi omuzlarından hafifçe sarsılarak “iyi misiniz ? “ sorusu sorulmalıdır. Yanıt alınamıyorsa, hemen baş-çene yöntemiyle baş geriye yatırılır.

    Başa pozisyon verme nedeni : Bilinci kapanan kişilerde kaslar gevşer; kökü alt çeneye bağlı bir kas olan dil, geriye kayarak soluk yolunu tıkayabilir. Baş geriye yatırıldığında çene yukarı kalkar, bu esnada ona bağlı olan dil de yükselir ve soluk yolu açılır.
    BAŞ-ÇENE POZİSYONU: Baş, bir el ile alından desteklenirken diğer elin parmakları ile de çeneden desteklenerek, nazikçe, iyice geriye doğru yatırılır. Böylece soluk yolunun açılması sağlanır . Bu pozisyon, kazazedenin boyun omurlarında zedelenme olasılığı olsun ya da olmasın uygulanabilir.

    B ( Breathing ), solunumun varlığının saptanması ve sürdürülmesi:

    Soluk yolunun açıklığı sağlandıktan sonra, bak-dinle-hisset ile 10 saniye(yi geçmeyecek şekilde) solunum değerlendirilir. Kişinin solunumu yoksa, hemen suni solunuma başlanılmalıdır. Önce, her biri bir saniye sürecek şekilde, iki kurtarıcı soluk verilir. Her soluk verildiğinde göğüs kafesinin yükselişi; soluğun ardından ise, soluk veren başını kaldırır, solunumun geri çıkışını/göğüs kafesinin inişini izler. Verilecek soluk miktarı, göğüs kafesini yükseltecek kadar olmalıdır. Çok fazla ve güçlü soluk vermenin yararlı olmadığı tespit edilmiştir. O nedenle, bir saniye sürecek şekilde aldığınız nefesi (balon üfler gibi) verin.

    C (Circulation),dolaşımın (nabzın varlığının) saptanması ve sürdürülmesi: *


    Nabza bakılmadan hemen göğse bası ve suni solunum şeklinde TYD uygulanır (2005 kurallarından önce nabza bakılırken sağlık personeli dışındaki kişilerin bakması artık önerilmiyor).

    KOMA YATIŞI / POZİSYONU: Soluk yolu açık, solunumu ve dolaşımı olan kişide, kusma veya kanama ( ya da olasılığı) varsa baş yana çevrilir. Boyun omurlarında zedelenme varsa, kişi yan çevrilir. Böylece dilin geriye kayması, kusmuk ya da kanamanın soluk yolunu tıkaması önlenmiş ve soluk yolunun sürekliliği sağlanmış olur.
    Suni solunum, solunumu olmayan kişinin yapay olarak solutulmasıdır. Kişinin başına pozisyon verildikten sonra ( baş-çene), alından elin baş ve işaret parmaklarıyla burun kanatları sıkıştırılır, diğer elin üç parmağı çeneyi desteklerken; nefes alınır, hastanın ağzı iyice kavranır ve nefes üflenir(balon şişirir gibi). Elinizin altında varsa soluturken koruyucu kullanmanızda yarar var, son yıllarda anahtarlık şeklinde satılmaktadır..

    Suni solunum üç yoldan gerçekleştirilebilir: 1-Ağızdan ağza, 2-Ağızdan burna, 3-Ağızdan ağza ve burna.



    Ağızdan ağza suni solunum,genellikle en çok tercih edilen yoldur. Kişinin ağzı iyice kavranmalıdır ve burun delikleri iyice kapatılmalıdır ki etkili olsun.
    Ağızdan burna suni solunum,kişinin ağzı sıkıca kapatılmalıdır.

    Önerildiği durumlar:
    - Hastanın ağzını açmak mümkün değilse,
    - Yüzdeki ciddi yaralanma nedeniyle ağızdan soluk verilemiyorsa,
    - Hastanın dişleri yoksa ve bu nedenle soluk verirken ağız kavranarak kapatılamıyorsa ve verilen hava dışarı kaçıyorsa,
    - Sizin tercihinizse.


    Ağızdan ağza ve burna suni solunum, ağız - burun mesafesinin kısa olması nedeniyle bebeklerde uygulanır.

    YABANCI CİSİM TIKANMALARI

    Yabancı cisim tıkanmaları, genellikle birşey yerken veya içerken gülme ya da ani hareket etme sonucu ortaya çıkabileceği gibi, çocukların oyun oynarken cisimleri ağız ve burunlarına sokmaları sonucunda da görülebilmektedir.
    ** Tıkanma nedeniyle kişi öksürüyorsa hiçbir girişim yapılmadan gözlenir. Ta ki aşağıdaki belirtiler görülene kadar :
    ** Kişi konuşamıyor, öksüremiyor, iki eli ile boğazını kavramış ve panik halinde ise, siyanotik görünümün yanı sıra aşırı zorlanarak nefes almaya çalışıyorsa, hemen müdahale edilmesi gerekir. Eğer kısa sürede müdahale edilmezse bilinç kaybı ve ölüm meydana gelebilir.
    Yabancı cismi çıkarmak üzere uygulanan yönteme Heimlich ( Subdiyafragmatik -, batından itme ) manevrası denilmektedir.

    ERİŞKİNDE VE ÇOCUKLARDA YABANCI CİSİM TIKANMALARINDA MÜDAHALE AŞAMALARI


    Bu aşamalar, bir yaşın üstündeki çocuklardan itibaren her yaş grubuna uygulanabilir:

    1. Eğer kişide hafif soluk yolu tıkanması bulguları varsa,
    Ø Öksürmeye devam etmesi için kişi teşvik edilir, başka bir şey yapılmaz.

    2. Eğer kişide şiddetli soluk yolu tıkanması bulguları varsa ve kişinin bilinci açıksa;

    Ø Sırtına beş kez aşağıda anlatıldığı şekilde vurun
    F Tıkanan kişinin, hafifçe sırtına doğru olacak şekilde yanında durun

    F Bir elinizle kişinin göğsünden desteklerken, kişinin mümkün olduğunca öne doğru eğilmesini söyleyin ki, tıkanmaya neden olan yabancı cisim bu şekilde soluk yolundan aşağı gitmek yerine ağza doğru hareket etsin

    F Diğer elinizi topuk kısmıyla, kürek kemiklerinin arasından 5 kez sert şekilde vurun

    Ø Yabancı cisim tıkanması, bu 5 darbenin her birinin etkisiyle açılmış mı, kontrol edin. Sert vuruşların amacı beş sayıdan ziyade tıkanmayı açmaktır

    Ø Eğer sırttan vurulan beş darbe ile yabancı cismi çıkarma çabaları başarılı olamamışsa, aşağıda belirtildiği şekilde, beş kere “karından itme” uygulayın:

    F Tıkanan kişinin arkasına geçerek, kollarınız (kişinin) üst karın bölgesine(ÇN:göbek çukurunun yukarısına) gelecek şekilde kişiyi sarmalayın

    F Kişinin öne doğru eğilmesini sağlayın

    F Yumruk haline getirdiğiniz bir elinizi, göbek çukuru ile ksifoid çıkıntı arasındaki boşluğun ortasına yerleştirin

    F Diğer elinizle, önceki koyduğunuz elinizi kenetleyerek; içe ve yukarı doğru sert darbeler uygulayın

    F Beş kere tekrarlayın

    Ø Tıkanma halen açılmadıysa, beş kez sırttan vurma ve beş kez karından itme şeklinde devam edin

    3. Tıkanan kişinin herhangi bir anda bilinci kapanırs
    a:

    Ø Bilinci kapanan kişiyi destekleyerek yere yatırın

    Ø Hemen 112 yi arayın

    Ø TYD ne başlayın (bölüm 5b deki erişkin TYD basamaklarına göre)



    Yabancı Cisim Tıkanması ile Oluşan Hafif Soluk Yolu Tıkanmaları

    Öksürme, yüksek ve sürekli bir basınç oluşturarak yabancı cismi dışarı atmaya çalışır. Öksüren kişilere uygulanacak sırttan vurma, karından itme ve göğüs basısı; ciddi sorunlara yol açabilecek olasılıklardır ve hatta soluk yolu tıkanmasının daha kötüleşmesine neden olabilirler. O nedenle bu uygulamalar şiddetli soluk yolu tıkanmalarına saklanmalıdır. Hafif tıkanmalarda kişi göz önünde tutulmalı tıkanıklık geçene ya da şiddetli soluk yolu tıkanması oluşana kadar.

    Yabancı Cisim Tıkanması ile Oluşan Şiddetli Soluk Yolu Tıkanmaları

    Tıkanma sonucu boğulmalarla ilgili klinik veriler, çoğunlukla, geriye dönük ve fıkra/kısa hikayeler niteliğindedir. Bilinci açık erişkinlerle, 1 yaşın üstündeki çocuklarda oluşan tam YCT ile ilgili vaka kayıtları, sırttan vurmanın, karından itmenin ve göğse bastırmanın ne kadar etkili olduğunu göstermektedir. Aşağı yukarı olguların % 50 sinde, tek yöntem kullanılarak soluk yolu açılamamıştır. Oysa, sırttan vurma, karından itme ve göğüsten itme uygulamaları birlikte kullanıldığında daha başarılı olunmuştur. Anestezistlerin gönüllü olarak gerçekleştirdikleri iki (prospektif) araştırma ile kadavralar üzerinde yapılan araştırmalarda; yapılan kıyaslamada göğüsten itmede karından itmeye göre soluk yolunda daha yüksek basınç oluştuğu saptanmıştır.
    Göğüsten itme ile göğse bası aynı gibi olsalar da; YCT nedeniyle bilincinin kapandığı bilinen ya da YCT nedeniyle kapandığından şüphelenilen kişilere, TYD başlanmasının gereği kurtarıcılara öğretilmelidir. TYD esnasında, soluk yolunu açarken, yabancı cismin çıkma olasılığı nedeniyle her seferinde, kişinin ağız içi, zaman kaybına fırsat vermeden kontrol edilmelidir.

    Tıkanma şüphesi olmayan bilinç kapanmalarında ve kalp durmalarında TYD uygulanırken, ağız içini alışkanlı haline getirip kontrol etmek gereksizdir.
    Heimlich manevrasını kişi kendi kendine de uygulayabilir; bir sandalyenin arkalığına göbeğin üstündeki boşluktan abanarak yabancı cisim çıkarılabilir.

    İleri dönem hamilelerde heimlich manevrası göğüs kemiğinin alt yarısına ( kalp masajı yapılan kısma ) uygulanır.

    ** Bebeklerde(1 yaşın altında), karaciğeri yaralayabileceği için, heimlich manevrası önerilmemektedir.

    Bebeklerde yabancı cismi çıkarmak üzere, bebeği önkolunuza yüzüstü yatırıp elinizle çenesinden kavrayın; kolunuzu üstbacağa dayayın bebeğin başı aşağı doğru olacak şekilde (yerçekimini sağlamak üzere, bakınız:şekil) tutup, kürek kemiklerinin ortasından diğer elinizin topuk kısmıyla 5 kere sert ve hızlı darbeler vurun. Sonra Vurduğunuz el ile bebeğin başını kavrayıp kolunuzu bebeğin sırtına dayayıp (sandviç gibi görünecek) bebek o kol üzerene sırt üstü yatırılır ve göğüs basısında olduğu gibi 5 kere bası yapılır. Yabancı cisim çıkana, bilinci kaybolana, yardım gelene kadar 5 sırt 5 göğüs basısı olarak devam edilir.

    SUDA BOĞULMA
    Boğulma, suya batma nedeniyle nefessiz kalma sonucunda meydana gelen ölüm olarak tanımlanmaktadır. Kişinin, suda paniğe kapılması sonucunda boğulma olayı meydana gelir. Kişi paniğe kapılınca, soluk yoluna az miktarda da olsa tatlı (ya da tuzlu) su kaçması durumunda boğazdaki larenks kasları kasılır. Vücut akciğerlere daha fazla su girmemesi için refleks olarak bu yolla korunur, ancak bu kasılma nedeniyle akciğerlere hava girişi de engellendiğinden kişi havasız kalır ve bilinci kapanır. Bir süre sonra kaslar gevşer ve kişi sudan kurtarılamadıysa akciğerlere su girişi gerçekleşebilir.

    Boğulmak üzere olan bir kişi görüldüğünde suda kurtarma konusunda eğitim alınmamışsa kurtarma esnasında sorun yaşanabilir, paniğe kapılmış kişi kurtarıcıyı suya çekerek onun da boğulmasına neden olabilir. O nedenle, suda paniğe kapılmış kişiye önce ip, simit gibi nesneler atılabilir, dal veya kürek gibi nesneler uzatılarak tutunması sağlanabilir veya kayık, su motoru gibi araçlarla ulaşılmaya çalışılır. Paniğe kapılmış kişiye daima sırttan yaklaşılmalıdır. Eğer eğitim almamışsanız ve yalnızsanız; boğulmak üzere olan bir kişi gördüysseniz, önerilen: kişi bilincini kaybedene kadar bekleyin ve ondan sonra sudan kurtarın.

    İlkyardım yapmak için kişi mutlaka en kısa zamanda sudan çıkarılmalıdır. Ondan sonraki yapılacak işlemler:
    ABC değerlendirilmesi ve ABC nin devamlılığının sağlanmasıdır (baş pozisyonu verilmesi, solunumu yoksa: TYD başlanması >suni solunum, göğse bas). Kişinin üstünün örtülmesi, şoka girmemesi açısından çok önemlidir. İlkyardımcı tek başınaysa, sudan kurtardığı kişiye, önce 2 dakika TYD ( 30 göğüs basısı ve 2 solutma şeklinde; 5 döngü) yaptıktan sonra hemen 112 yi aramalıdır.
    Şayet boğulma, bir dalma kazası sonucu gelişmişse, boyun omurlarının korunması unutulmamalıdır. En kısa zamanda bir sağlık kuruluşuna götürülmelidir.
    Bu anlatılanlar ilkyardımcılar içindir; cankurtaranlar bu konuda daha ayrıntılı eğitim aldıklarından soluk vermeye suda bile başlayabilirler.

  3. #3
    Demirbaş MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jan 2007
    Mesajlar
    644
    Tecrübe Puanı
    4815

    Tanımlı

    DOLAŞIM SİSTEMİ VE KALP MASAJI
    Dolaşım sistemi; arterler, arterioller, kapiller, venüller ve venlerden oluşan birbirine bağlı tüplerin oluşturduğu karmaşık bir sistemdir.
    Kalp, bu sistemin içinde, itici bir güç olarak merkezde yer almaktadır. Kan, kalbin oluşturduğu basınçla tüm vücudu dolaşır. Kalp, yaklaşık olarak kişinin yumruğu büyüklüğünde, içi boş, kastan oluşan bir organdır. Septum denilen bir duvarla ortadan sağ ve sol olarak önce ikiye, bunlar da tekrar üst ( atrium→kulakçık ) ve alt ( ventrikül→karıncık ) olmak üzere ikiye bölünür; toplam dört boşluktan oluşur.
    Vücuttan dönen kirli kan sağ kulakçığa, sağ kulakçıktan sağ karıncığa geçer, sağ karıncıktan da temizlenmek üzere pulmoner atardamarlarla akciğerlere taşınır. Akciğerlere ulaşan kan CO2 - O2 değişiminden sonra pulmoner toplardamarlar vasıtası ile vücuda pompalanmak üzere sol kulakçığa, oradan sol karıncığa geri taşınır, sol karıncıktan da aorta vasıtası ile vücuda dağıtılır. Kulakçık ile karıncık (Atrium ile ventrikül) arasındaki akışlar, geri dönüşe izin vermeyen kapaklar tarafından kontrol edilmektedir. Kanın geri dönüşünü önleyen bu sistemler sayesinde dolaşım sistemi tek yönde hareket ederek normal akışını sürdürür (arter:atardamar; kapiller:kılcaldamar; ven: toplardamar).

    Nabız : kanın sol karıncıktan büyük atardamarlara pompalanması sırasında, uç noktalardaki atardamarlarda (periferik arterlerde) oluşturduğu dalgalanmadır. Kalp atışının uçtaki atardamarlardan (periferik arterlerden) hissedilmesine NABIZ denir.

    Normalde nabız (kalp atım hızı/sayısı) erişkinde 60-90 kez/dk, çocukta 80-100 kez/dk, bebekte 100-120 kez/dakika civarındadır.

    Nabız alınan noktalar: Boyun (karotis arter, şah damarı), el bileği (radiyal arter), kasık (femoral arter), dirsek içi (brakiyal arter), diz arkası ( popliteal arter), ayak üstü, kulak önü, şakak vd.

    * Bebeklerde nabız, dirsek çukurunun hemen yukarısından, kolun iç kısmından ( brakiyal arterden ) alınabilir .

    ** Şah damarından canlı kişilerin nabzı alınmaz; 5 saniyeden uzun süre ve çift taraflı kesinlikle bastırılmaz aksi halde kalp zarar görür (bradikardi gelişir).Önceleri, solunumu durmuş ve nabzının da olmadığı varsayılan kişilerde nabız kontrolü için şah damarından bakılıyordu, ancak 2005 yönergelerine göre bu kaldırıldı..

    *** Nabız alınırken, damarın üzerine çok hafif ya da fazla bastırılırsa, nabız hissedilmeyebilir.

    Kan basıncı (arteryel tansiyon ), kanın arterlerden geçerken arter duvarına yaptığı basınçtır. Sol ventrikülün ( karıncık) kasılarak kanı aortaya pompalamasına SİSTOL ( büyük tansiyon, maksima ), gevşeyerek kanla dolmasına ise DİYASTOL ( küçük tansiyon, minima ) denilmektedir.

    Kan basıncının ortalama değerleri erişkinde 110-120 / 70-80 mmHg, çocukta 90 / 60 mmHg, bebekte 70 / 50 mmHg’dır.

    Kan basıncı, kolda dirseğin 3 cm üstünden, bacakta ise diz üstünden ölçülür.

    KALP BASISI
    Eğer nabız alınamıyor, gözbebekleri büyümüş ve ifadesiz ise, kalp durmuş demektir ve yeniden çalışması için hemen girişim yapılmalıdır. Kalbin yeniden çalışması için yapılan girişime KALP MASAJI denir.
    Kalp masajının yapılabilmesi için kalbin tamamen durduğundan emin olunmalıdır.

    YAVAŞ TA OLSA ÇALIŞAN KALBE ASLA MASAJ YAPILMAZ !

    UYGULANIŞI: Tüm yaş gruplarında göğüs kemiğinin alt yarısına, göğüs kemiği üçte bir oranında içe çöktürülecek şekilde bastırılır. Burada dikkat edilmesi gereken, göğüs kemiğinin(sternumun) ucundaki ksifoid denilen kıkırdak çıkıntının üzerine bastırılmamasıdır. Aksi halde bastırıldığında kırılabilecek bu çıkıntı iç organlara zarar verebilir. O nedenle sternumun alt ucu bulunup el onun yukarılarına yerleştirilmelidir. Önerilen: elinizi göğüs kemiğinin tam ortasına yerleştirin !!!
    Yardım gelene kadar, kazazede/hasta (K/H) hareket edene kadar ya da siz tükenene kadar TYD ne devam edilir.


    ERİŞKİNDE(8 yaş üstü) : Sternumun ( göğüs kemiğinin ) 1/2 alt kısmına veya sternumun alt ucunda yer alan ksifoid denilen çıkıntının iki parmak üstüne uygulanır. Uygulamacı hastanın yanına, göğüs kemiğine paralel olarak diz çöker. Elinin topuk kısmını ksifoidin iki parmak üstüne yerleştirir. Diğer elinin topuk kısmını da o elin üzerine yerleştirir. Kollarını bükmeden, omuzdan kuvvet alarak göğüs kemiğini, göğüs yüksekliğinin üçte biri içeri çöktürülecek (4-6 cm) kadar bastırır.


    ÇOCUKTA(1-8 yaş arası) : Erişkinle aynı yere ancak tek el veya çocuğun gelişimine göre iki elle; göğüs yüksekliğinin üçte biri içeri çöktürülecek( 2,5-4 cm) kadar basınç uygulanır.


    BEBEKTE :
    İki meme başının ortasına iki parmak ( orta ve yüzük parmakları) yerleştirildikten sonra göğüs yüksekliğinin üçte biri içeri çöktürülecek (1,5-2,5 cm) kadar bastırılır .

  4. #4
    Demirbaş MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jan 2007
    Mesajlar
    644
    Tecrübe Puanı
    4815

    Tanımlı

    KANAMA VE KANAMALARIN KONTROL ALTINA ALINMASI :
    Kanama, tartışmasız, belli başlı acil sorunlardan biridir. Kanama mutlaka kısa sürede belirlenmeli ve ciddiyeti değerlendirilerek, kontrol altına alınmalıdır.
    Kanın damar dışına çıkmasına KANAMA (HEMORAJİ) denir. İç ve dış kanama olmak üzere ikiye ayrılır.
    İç kanamalar gözle görülemediklerinden, belirlenmeleri ve en kısa zamanda hastaneye ulaştırılmaları önemlidir. Halbuki dış kanamalar gözle görülebilir ve durdurulma yöntemleri ile kontrol altına alınabilirler. Kanama başlangıçta halsizlik yapar, eğer kontrol altına alınmazsa şok ve ölüm gelişebilir.
    Normal bir erişkinin vücut ağırlığının ortalama 1/13’ ünü kan oluşturmaktadır. 70 kg’ lık bir kişide 5-6 lt civarında kan bulunduğu varsayılmaktadır. % 10 oranındaki kan kaybı (ortalama erişkinde 600 ml, çocukta 200-300 ml, bebekte 25-30 ml ) oldukça tehlikelidir.

    Kanamaların Sınıflandırılması :
    I- Kanamanın meydana geldiği yere göre :
    1- İç kanama
    2- Dış kanama

    II- Kanayan damarın cinsine göre :

    1- Atardamar (arter) kanaması : Parlak kırmızı renklidir, kalp atımı ile eşzamanlı fışkırır
    2- Toplardamar (ven) kanaması : Koyu kırmızı renklidir, devamlı akar
    3- Kılcaldamar (kapiller) kanaması : Devamlı, yavaş, sızıntı şeklinde akar.

    ** Kısa sürede fazla miktarda kan kaybını vücut dengeleyemez (tolare edemez) ve şok gelişir. Oysa az miktarda ve uzun zaman süresi içindeki kan kaybını vücut kısmen de olsa dengeleyebilmektedir. Örneğin: kan verme işleminde 500 ml kan, 10 - 15 dakika gibi bir zaman zarfında ve kontrollü olarak alındığından, vücutta herhangi bir sorun oluşturmamaktadır.


    1- İÇ KANAMA
    İç kanamanın vücut dışında en sık görülen belirtileri ezikler ve çürüklerdir. Bu belirtiler yumuşak doku içine kanama olduğunun göstergesidir. İç kanamalar, gözle görülemeyen kanamalar olmasına rağmen, dışa açılan bir iç organda meydana gelmişse, daha kolay ve çabuk fark edilirler; örneğin : mide, akciğer, böbrek kanamalarında olduğu gibi. İç kanamayı düşündüren bulgular genellikle hipovolemik şoka ait bulgulardır.

    İç kanama bulguları :

    - Nabız zayıf ve süratlidir (ipliksi)
    - Deri soğuk ve nemlidir (yapışkandır)
    - Gözler donuk, gözbebekleri genişlemiş ve ışık refleksi zayıftır
    - Hastada genelde susuzluk hissi ve huzursuzluk vardır
    - Bulantı, kusma olabilir
    - (Geç bulgu: Kan basıncı düşer)


    İlkyardım: Herhangi bir vurma, çarpma, darbe sonrası bu belirtiler söz konusuysa, bu durumda yapılacak en doğru şey, kişiyi bir an önce hastaneye ulaştırmak olmalıdır.


    2- DIŞ KANAMA
    Kanamayı durduran savunma mekanizmaları damarın kesilmesi sonucu hava ile temas edince faaliyete geçerek önce kesilen damar uçlarının büzülmesini sağlarlar. Daha sonra kesik damar uçlarında pıhtı oluşur, pıhtı büyüyerek damarı tıkar ve böylece kanama durur.
    Vücuttaki pıhtılaşma mekanizmalarını dokular ve doku sıvıları uyarır. Normalde atardamar ve toplardamardaki kan, aradaki damar duvarı nedeniyle, doku ve doku sıvıları ile temas etmediğinden, damar yaralanmadıkça pıhtılaşma olmaz. Damar yaralandığında, kanama fazla olacağından pıhtılaşma gecikebilir, o nedenle pıhtılaşmayı hızlandırmak için kanama durdurma yöntemlerine başvurulur.

    Dış kanamaları durdurma yöntemleri :
    - Parmakla (lokal, yerel) basınç (1, 2 )
    - Basınçlı sargı
    - Yaranın üstünde yer alan artere / damar köküne basınç (femoral arter, brakial arter, temporal arter, vd)
    - Elevasyon ( kanayan kısmın kalp seviyesinde veya üzerinde tutulması )
    - Turnike
    - Atelleme ( kanamayı doğrudan durdurma yöntemi değildir ! Kırıkların sabitlenmesi sonucunda kanamanın da kontrol altına alınmasını sağlar ).


    TURNİKE : Diğer yöntemlerle durdurulamayan kanamalarda en son seçenek olarak uygulanmalıdır. Genellikle organ kopmalarında veya derin arter kesilerinde, tek kemikli olan üst kola veya üst bacağa uygulanır. Amaç, kanayan atardamarı, kemik ile deri arasında sıkıştırarak, yaralı yere olan kan akımını engellemektir. Ara ara gevşetilmelidir, aksi halde gangren gelişebilir.

    İp, tel, ince sert lastik cilde zarar vereceğinden kesinlikle kullanılmaz.

    Üçgen sargı bezi, çorap, kravat veya herhangi bir enli kumaş parçası ile turnike yapılabilir.

    Turnike en fazla iki saat uygulanabilir. Gevşetme süresi ilk bir saatte 10- 20 dakikada bir, sonraki bir saatte ise 5-10 dakikada bir olmalıdır. Gevşetme süresi turnike uygulanan yerin, yaralı kısma olan uzaklığı ile ters orantı olmalıdır. Mesafe uzunsa, gevşetme süresi kısa olmalıdır. Turnike gevşetildiğinde, lokal basınç yapılmalı ve cilt normal rengine döndüğünde, turnike yine sıkılmalıdır.

    DESTEKLEME (ATELLEME) :
    Yaralı kol veya bacaklardaki kanamaların çoğu, kırılan kemiğin sivri uçları ile kasların yırtılması ya da kırılan kemiğe yakın damarların yırtılması sonucunda meydana gelir. Kol veya bacak sabitlenmezse, hasar ve kanama devam eder. Ekstremitenin (kol veya bacak ) sabitlenmesine destekleme denilmektedir. Kırık kemik uçları kontrol altına alındıklarında kanama da azalacaktır.

    EPİSTAKSİS (BURUN KANAMASI) :
    Kafatası kırığı, darbe sonucu oluşan yüz yaralanmaları, sinüzit, enfeksiyon, burun anomalisi, yüksek tansiyon, kanama bozuklukları gibi nedenlerle oluşabilir.

    İlkyardım:
    - Kişi dik oturtulur, başı hafif öne eğilir ve burun kanatlarından iki parmakla bastırılır.
    - Burna, alna ve enseye soğuk ıslak bez konarak lokal soğutma ile kanama kontrol altına alınabilir.
    - Özellikle endişeli ve yüksek tansiyonlu kişilerin sakinleştirilmesi önemlidir.




    Kanamaların tanımında kullanılan bazı terimler :

    HEMATEMEZ : Kusmuk ile kan gelmesi

    HEMOPTİZİ : Öksürükle kan gelmesi

    HEMATOM : Deri altında yumuşak dokuda kan birikimi ile oluşan yumuşak kitle

    EKİMOZ : Deride siyah ve mavi renk değişikliği; morluk,çürük.

    MELENA : Katran gibi siyah dışkı

    HEMATOŞEZİ : Rektumdan parlak kırmızı kanama

    HEMATÜRİ : Kanlı idrar

  5. #5
    Demirbaş MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN Baktabul'un Çılgını MagiciaN - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jan 2007
    Mesajlar
    644
    Tecrübe Puanı
    4815

    Tanımlı

    ŞOK
    Dolaşım sistemi, kanın tüm hücre ve dokulara ulaşmasını sağlar. Bu sistem sayesinde her hücreye oksijen ve besin maddesi taşınır ve hücrelerden metabolik atıklar uzaklaştırılır.
    Beyin, medulla spinalis ve kalp gibi organların devamlı ve belirli miktarda kana gereksinimleri vardır ve kan akımının kesilmesine birkaç dakikadan fazla tahammül edemezler. Aksi halde, hücreler ya ölürler ya da fonksiyonlarını kaybederler.
    Kalp, kanın dolaşım sistemi içinde sürekli dolaşmasını sağlar; bir dakikada ortalama 6 lt kanı, sadece 6 lt alan sisteme pompalar. Dolaşım sistemi tarafından, vücudun her tarafına yeterli miktarda kanın pompalanamadığı duruma ŞOK denilmektedir. Şokun oluşabilmesi için, mutlaka kişide bir sorun olmalıdır ve bu sorun kontrol altına alınamadığı için kişinin durumu gittikçe bozulmalıdır. Örnek : kişinin bacak kemiği kırılmış, şiddetli kanıyor ve hiçbir müdahale yapılmamışsa, şok gelişir.



    Şoku oluşturan en önemli nedenler :
    - aşırı kan kaybı
    - geniş ve derin yanıklar sıvı kaybı
    - aşırı kusma ve ishal
    - aşırı terleme

    Şok Çeşitleri :
    Hipovolemik Şok : Damar içinde dolaşan sıvı hacmindeki azalma nedeniyle görülen şok çeşididir. Nedeni: Ani ve şiddetli sıvı veya kan kaybıdır.

    Metabolik Şok : Damar dışı vücut sıvılarının kaybı söz konusudur. Nedeni: Aşırı kusma, ishal, terleme veya diyabetik koma olabilir.

    Anaflaktik Şok : Şiddetli alerjik reaksiyon söz konusudur.

    Nörojenik Şok : Sinir sisteminin dolaşım sistemi üzerindeki kontrolü kaybolmuştur.

    Şokun Belirti ve Bulguları :
    - Huzursuzluk ve endişe - Bakışlar mat ve anlamsız, gözbebekleri genişlemiş
    - Hızlı ve zayıf nabız - Susama hissi
    - Soğuk ve nemli deri - Bulantı ve kusma
    - Aşırı terleme - Hipotansiyon
    - Solukluk ve siyanoz - Hızlı gelişen şokta, şuur kaybı
    - Yüzeysel, hızlı, zor, düzensiz ve tutuk solunum (özellikle göğüs yaralanmalarında)

    Şokta İlkyardım :
    - Öncelikle ABC değerlendirilir ve devamlılığı sağlanır
    - Sıkı giysiler gevşetilir.
    - Şok Pozisyonu verilir: bacaklar 25-30 cm yükseğe (kalp seviyesine) kaldırılır.
    - Kanama durdurulur, kırıklar desteklenir, yaraların pansumanı yapılır.
    - Isı kaybına karşı hastanın üstü örtülür.
    - Hastanın nabzı, solunumu düzenli aralıklarla kontrol edilir.
    - Yiyecek ve içecek kesinlikle verilmez.

+ Konu Cevapla
1 / 2 Sayfa 1 2 SonuncuSonuncu

Benzer Konular

  1. Kenan Doğulu Şimdi Burada(Şimdi Burada Şarkı Sözü)
    By ~aTRoPa~ in forum Türkçe Şarkı Sözleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06-14-2009, 19:25
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-12-2008, 19:23
  3. Bütün Aşk Sözleri Burada
    By ayca. in forum ÖzeL Günler...
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02-14-2008, 16:42
  4. Ne Ararsan Burada Bilgisayarlar Burada,,,
    By Hakancan55 in forum MSN İfadeler (Emoticons)
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 01-13-2008, 18:38
  5. Bütün DVB-S/T kart modelleri burada...
    By HAKO in forum Uydu Rehberi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-22-2007, 21:12

Etiketler

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375