+ Konu Cevapla
1 den 5´e kadar. Toplam 5 Sayfa bulundu

AŞik Veysel Şatıroğlu kimdir-AŞik Veysel Şatıroğlu hayatı,biyografisi

 Biyografi Katagorisinde ve  Sanatçılarımız Forumunda Bulunan  AŞik Veysel Şatıroğlu kimdir-AŞik Veysel Şatıroğlu hayatı,biyografisi Konusunu Görüntülemektesiniz.=>AŞik Veysel Şatıroğlu kimdir-AŞik Veysel Şatıroğlu hayatı,biyografisi 1894’te Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya geldi. Babası “Karaca” lakaplı, Ahmet ...

  1. #1
    Süper Üye RaiN_MaN Baktabul'un Çılgını RaiN_MaN Baktabul'un Çılgını RaiN_MaN Baktabul'un Çılgını RaiN_MaN Baktabul'un Çılgını RaiN_MaN Baktabul'un Çılgını RaiN_MaN Baktabul'un Çılgını RaiN_MaN Baktabul'un Çılgını RaiN_MaN Baktabul'un Çılgını RaiN_MaN Baktabul'un Çılgını RaiN_MaN Baktabul'un Çılgını RaiN_MaN Baktabul'un Çılgını RaiN_MaN - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Oct 2006
    Bulunduğu Yer
    ANTALYA
    Mesajlar
    308
    Tecrübe Puanı
    750037

    Tanımlı AŞik Veysel Şatıroğlu kimdir-AŞik Veysel Şatıroğlu hayatı,biyografisi





    AŞik Veysel Şatıroğlu kimdir-AŞik Veysel Şatıroğlu hayatı,biyografisi

    1894’te Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya geldi.
    Babası “Karaca” lakaplı, Ahmet adında bir çiftçidir. Veysel’in doğduğu
    sıralar, çiçek hastalığı Sivas yöresinde etkisini çok şiddetli gösteriyordu.
    Çiçek yüzünden Veysel’den önce, iki kız kardeşi yaşamlarını yitirmişti.



    1901’de yedi yaşına girdiği sıralarda Sivas’ta çiçek salgını yeniden
    yaygınlaştı ve o da yakalandı bu hastalığa. Sağ gözünün görme şansı vardı ve
    ışığı seçebiliyordu bu gözüyle o sıralar. Ne var ki, yakasını bırakmayan
    olumsuzluklar Veysel’in diğer gözünün de kör olmasına sebep oldu.



    Emlek yöresi olarak adlandırılan Sivas’ın âşığı ve ozanı bol diyarında,
    Veysel’in babası da şiire meraklı ve tekkeyle içli-dışlı birisiydi.
    Veysel’in üzüntüsünü az da olsa unutması için bir saz aldı ve halk
    ozanlarından şiirler okuyup, ezberletir oğluna. İlk saz derslerini babasının
    arkadaşı olan Divriği’nin köylerinden Çamışıhlı Ali Ağa’dan (Âşık Alâ) aldı
    ve kendini de iyice saza verdi; usta malı şiirlerden çalıp söylemeye
    başladı.



    Aşık Veysel’in hayatında ikinci önemli değişiklik seferberlikte başladı.
    Kardeşi Ali ve arkadaşları harp için cephelere gidince, arkadaşsızlık ve
    kardeş acısı, sefalet, onu umutsuzluğa sürükledi ve yalnızlığı daha derinden
    hissetmeye başladı.



    Veysel’in annesi ve babası seferberlik sonlarına doğru “belki biz ölürüz ve
    kardeşi Veysel’e bakamaz” düşüncesiyle Veysel’i akrabalarından Esma adında
    bir kızla evlendirdiler ve Esma’dan bir kız, bir oğlu oldu Veysel’in. Oğlan
    çocuğunun daha on günlükken ölümüyle hayata küsen Veysel, bundan sonra 24
    Şubat 1921’de annesi, ondan 18 ay sonra da babasının ölümüyle iyice yıkıldı.




    Ağabeysi Ali’nin bir kız çocuğu daha olunca çocuklara ve işlere bakması için
    bir hizmetkâr tuttular. Bu hizmetkar ileride Veysel’in bağrında açılacak
    başka yaranın da sebebi olacaktır. Bir gün Veysel hasta yatarken, kardeşi
    Ali de keven toplamakta iken, Veysel’in ilk eşi olan Esma’yı kandırarak
    kaçırdı. Veysel’in acılı yaşamına bir acı daha eklendi böylece.



    Karısı bir başına bırakıp gittiğinde Veysel’in kucağında henüz altı aylık
    kızı vardı. İki yıl yaşadıktan sonra o da hayata gözlerini yumdu.



    Veysel’in köyünden ilk ayrılışı şöyledir: Zara’nın Barzan Baleni köyünden
    Kasım adında birisi Veysel’i köyüne götürerek iki üç ay beraber yaşadılar.
    Kendisini Adana’ya göndermeyen Deli Süleyman, Sivas’lı Kalaycı Hüseyin,
    Veysel’e yol arkadaşlığı ettiler. Dönüşte Veysel, Hafik’in Yalıncak köyüne
    ve Zara’nın Girit köyüne uğrayarak 9 liraya güzel bir saz aldı; Sivas’tan
    Sivrialan’a dönerken arkadaşları bir “üç kağıtçı” grubuna yakalanarak bütün
    paralarını kaybettiler. Arkadaşları Veysel’in 9 lirasını da alarak kumara
    verdiler. Veysel bu hadiseden bir müddet sonra Hafik’in Karayaprak köyünden
    Gülizar adlı bir kadınla evlendi.”


    <font color="#CC0000">Kara Toprak</font>



    Dost dost diye nicesine sarıldım

    Benim sadık yarim kara topraktır.

    Beyhude dolandım boşa yoruldum

    Benim sadık yarim kara topraktır.



    Nice güzellere bağlandım kaldım

    Ne bir vefa gördüm ne faydalandım

    Her türlü isteğim topraktan aldım

    Benim sadık yarim kara topraktır.



    Koyun verdi kuzu verdi süt verdi

    Yemek verdi ekmek verdi et verdi

    Kazma ile dövmeyince kıt verdi

    Benim sadık yarim kara topraktır.



    Ademden bu deme neslim getirdi

    Bana türlü türlü meyva yetirdi

    Her gün beni tepesinde götürdü

    Benim sadık yarim kara topraktır.



    Karnın yardım kazma ile bel ile

    Yüzün yırttım tırnak ile el ile

    Yine beni karşıladı gül ile

    Benim sadık yarim kara topraktır.



    İşkence yaptıkça bana gülerdi

    Bunda yalan yoktur herkesler gördü

    Bir çekirdek verdim dört bostan verdi

    Benim sadık yarim kara topraktır.



    Havaya bakarsam hava alırım

    Toprağa bakarsam dua alırım

    Topraktan ayrılsam nerde kalırım

    Benim sadık yarim kara topraktır.



    Dileğin var ise Allah'tan

    Almak için uzak gitme topraktan

    Cömertlik toprağa verilmiş Hak'tan

    Benim sadık yarim kara topraktır.



    Hakikat ararsan açık bir nokta

    Allah kula yakın kul Allah'a

    Hak'kın hazinesi gizli toprakta

    Benim sadık yarim kara topraktır.



    Bütün kusurlarım toprak gizliyor

    Merhem çalıp yaralarım düzlüyor

    Kolun açmış yollarımı gözlüyor

    Benim sadık yarim kara topraktır.



    Herkim olursa bu sırra mazhar

    Dünyaya bırakır ölmez bir eser

    Gün gelir Veysel'i bağrına basar

    Benim sadık yarim kara topraktır.</font></td>
    <td width="305" valign="top">
    <p align="justify"><font face="Tahoma" size="2">1931 yılında Sivas
    Lisesi edebiyat öğretmeni olan Ahmet Kutsi Tecer ve arkadaşları
    “Halk Şairlerini Koruma Derneği”ni kurdular. Ve 5 Aralık 1931
    tarihinde de üç gün süren Halk Şairleri Bayramı’nı düzenlediler.
    Böylece Veysel’in yaşamında önemli bir dönüm noktası işlemeye
    başladı.



    1933’e kadar usta ozanlarından şiirlerinden çalıp söyledi.
    Cumhuriyet’in 10. yıldönümünde Ahmet Kutsi Tecer’in direktifleriyle
    bütün halk ozanları Cumhuriyet ve Mustafa Kemal Atatürk üzerine
    şiirler yazdılar. Bunlar arasında Veysel’in de vardı şiirleri.
    Veysel’in gün ışığına çıkan ilk şiiri böylece “Atatürk’tür
    Türkiye’nin ihyası”... dizesiyle başlayan şiir oldu. Bu şiirin gün
    yüzüne çıkışı, Veysel’in de köyünden dışarıya çıkması anlamına
    geliyordu.



    O zaman Sivrialan’ın bağlı olduğu Ağacakışla nahiyesi müdürü Ali
    Rıza Bey, Veysel’in bu destanını çok beğeniyor, “Ankara’ya
    gönderelim” diye istiyordu. Veysel de “Ata’ya ben giderim” diye
    arkadaşı İbrahim ile yürüyerek yola düştüler ve Ankara’ya gittiler.
    Veysel Ankara’da konuksever tanıdıkların evlerinde kırkbeş gün
    misafir kaldı. Destanı Atatürk’e getirmek hevesiyle geldiğini
    söylüyorsa da destanı Atatürk’e okumak kısmet olmadı. Ancak,
    Hakimiyet-i Milliye (Ulus) basımevinde destanı gazeteye verildi ve
    destan gazetede üç gün boyunca yayınlandı. Bundan sonra da bütün
    yurdu dolaşmaya, dolaştığı yerlerde çalıp-söylemeye başladı.



    Köy Enstitüleri’nin kurulmasıyla birlikte, yine Ahmet Kutsi Tecer’in
    katkılarıyla, sırasıyla Arifiye, Hasanoğlan, Çifteler, Kastamonu,
    Yıldızeli ve Akpınar Köy Enstitüleri’nde saz öğretmenliği yaptı.
    Öğretmenlik yaptığı bu okullarda Türkiye’nin kültür yaşamına
    damgasını vurmuş birçok aydın sanatçıyla tanışma olanağı buldu. 1965
    yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi, özel bir kanunla Âşık
    Veysel’e, “Anadilimize ve milli birliğimize yaptığı hizmetlerden
    ötürü” 500 lira aylık bağlandı.



    21 Mart 1973 günü, sabaha karşı saat 3.30’da doğduğu köy olan
    Sivrialan’da, şimdi adına müze olarak düzenlenen evde yaşama
    gözlerini yumdu.</font>

  2. #2
    Asi
    AsiÇevrim dışı
    Üye Asi Başarılı olma yolunda Asi Başarılı olma yolunda Asi Başarılı olma yolunda Asi Başarılı olma yolunda Asi Başarılı olma yolunda Asi - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Oct 2006
    Bulunduğu Yer
    Cehennemin dibi gel bi çayımı iç...
    Mesajlar
    192
    Tecrübe Puanı
    229

    yeahh

    25 Ekim 1894 - 21 Mart 1973. Şarkışla’nın Sivrialan köyünde doğdu. Asıl adı Veysel Şatıroğlu’dur. 7 yaşında yakalandığı çiçek hastalığından dolayı bir gözünü, daha sonra bir kaza sonucu, az gören öteki gözünü yitirdi.

    Evlerine sürekli olarak gelen aşıklardan dolayı türküyle ve bağlamayla ilgilendiğini gören babasının aldığı bağlama Veysel’in yaşamına eşlik etti. İlk bağlama derslerini de babasının arkadaşı Çamşıhılı Ali’den aldı. Yunus, Karac’oğlan, Dertli, Erzurumlu Emrah gibi aşıklardan etkilendi ve türkülerinde onlarla olan duygu yakınlığını yansıttı.

    Önceleri usta malı türküler söyleyen Aşık Veysel, 40 yaşlarına doğru kendi şiirlerine ağırlık vermeye ve türküleştirmeye başladı. 1931 yılında gerçekleştirilen Aşıklar Bayramında adı duyulan ve 1933 yılında Atatürk için söylediği bir türküden sonra özellikle Ahmet Kutsi Tecer’in de yardımıyla giderek tüm Türkiye’de tanınmaya başladı. Bu yıllar aynı zamanda Veysel’in kendi türkülerini söylemeye yönelmesi anlamında bir geçiş dönemi olarak sayılabilir. Bu döneme dek köyünden hiç çıkmayan Aşık Veysel bunu izleyen yıllarda Türkiye’nin birçok yöresini dolaşarak kendi yöresi dışında da insanlara türkülerini aktarma fırsatı buldu.

    1952 yılında İstanbul’da kendisi için büyük bir jübile yapılan Aşık Veysel’e, 1965 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin özel bir kararıyla aylık bağlandı.

    Türkülerinde kendi özgü bir içtenlikle doğadan insan sevgisine hemen her konuyu işleyen Aşık Veysel, İstanbul Radyosunun ilk yayınlarında da türkü söyledi. 1941-46 arasında, Aşık Ali İzzet’le birlikte Köy Enstitülerinde halk türküleri ve bağlama dersleri verdi. Zamanla Veysel ve Ali İzzet’in temsil ettiği bağlama çalma ve türkü söyleme biçimi başlıbaşına bir tavır olarak yerleşti.

    Önceleri yöresindekiler sonra Türkiye’nin her yerinden aşıklarla karşılaştı, tanıştı. Ölümüne dek de sürekli olarak, yaşlı genç aşıklar tarafından ziyaret edildi.

    Aşık Veysel’in önemli sayılan ancak pek bilinmeyen bir özelliği de köyünde ilk kez meyve bahçesi kuran ve meyve yetiştiren kişi olmasıdır.

    Araştırmacılara göre bağlamanın ilk düzeni olarak kabul edilen ve aslında Aşık Süleyman tarafından kullanılan ancak Aşık Veysel aracılığıyla yayıldığından dolayı aşıklama düzeni (la-re-mi), »Veysel Düzeni« olarak da bilinir.

    Aşık Veysel'in şiirlerinin toplandığı »Deyişler« (1944), »Sazımdan Sesler« (1950) ve »Dostlar Beni Hatırlasın« (1970) adlı kitaplar yayımlandı.

    (Kaynak: Bekir Karadeniz, 1900'den 2000'e Halk Şiiri,
    Konu Asi tarafından (11-04-2006 Saat 00:01 ) de değistirilmistir.

  3. #3
    Asi
    AsiÇevrim dışı
    Üye Asi Başarılı olma yolunda Asi Başarılı olma yolunda Asi Başarılı olma yolunda Asi Başarılı olma yolunda Asi Başarılı olma yolunda Asi - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Oct 2006
    Bulunduğu Yer
    Cehennemin dibi gel bi çayımı iç...
    Mesajlar
    192
    Tecrübe Puanı
    229

    Tanımlı


  4. #4
    Unregistered
    Misafir

    (=) aşık veysel

    ya ben aşık veysel in kara toprak şiirinin şiir olarak okunduğu bir video istiyorum türkü değil şiir.nerde bulabilirim????veya siz paylaşabilirmsiniz????

  5. #5
    Onursal Üye cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Nov 2010
    Bulunduğu Yer
    Bilinmeyen yerden
    Mesajlar
    4.438
    Blog Yazıları
    740
    Tecrübe Puanı
    107374572

    Tanımlı Ce: aşık veysel


+ Konu Cevapla

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 04-01-2011, 00:15
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-25-2008, 11:17
  3. Aşık Veysel-Haluk Levent(Aşık Veysel Şarkı Sözü)
    By cindy in forum Türkçe Şarkı Sözleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-12-2008, 18:59
  4. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 03-05-2008, 23:58
  5. Ozanlarımız - Aşık Veysel Şatıroğlu
    By CaNDy'S in forum Ozanlarımız Ve Biyografileri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03-24-2007, 02:49

Etiketler

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375