mY Number One - Helena Paparizou


You’re my lover, under cover
Sen benim gizli aşkımsın

You’re my secret passion and I have no other
Sen benim gizli tutkumsun ve başka tutkum yok

You’re Delicious
Lezzetlisin

So Capricious
Çok kaprislisin

If I find out you don’t want me I’ll be vicious
Eger beni sevmediğini öğrenirsem acımasızlaşırım

Say you love me
Beni sevdiğini söyle

and you’ll have me in your arms forever
ve beni sonsuza dek kollarinda tutacağını

and I won’t forget it
ve bunu unutmayacağım

Say you miss me
Beni özlediğini söyle

Come and kiss me
Gel ve beni öp

Take me up to heaven and you won’t regret it
Beni cennete uçur ve buna pişman olmayacaksın

Nakarat:

[ You are the one
Sen O'sun,

You’re my number one
Benim bir numaramsın

The only treasure I’ll ever have
Sahip olacağım tek hazinemsin

You are the one
Sen O'sun,

You’re my number one
Benim bir numaramsın

Anything for you ’cause you’re the one I love
Her şeye bedelsin çünkü sevdiğim sensin ]

You re my lover under cover
Sen benim gizli aşkımsın

You’re my secret passion and I have no other
Sen benim gizli tutkumsun ve başka tutkum yok

You’re a fire
Sen bir ateşsin

and desire
ve arzusun

When I kiss your lips, you know, you take me higher
Dudaklarını öptüğümde, biliyorsun, beni göklere çıkartıyorsun

You’re addiction
Sen bağımlılıksın

my conviction
tutsaklığımsın

You’re my passion, my relief, my crucifixion
Sen benim tutkum, kurtuluşum, ecelimsin.

Never leave me
Beni asla bırakma

And believe me
Ve bana inan

You will be the sun into my raining season
Yağmur mevsimimin güneşi olacaksın

Never leave me
Beni asla bırakma

And believe me
Ve bana inan

In my empty life you’ll be the only reason
Boş hayatımın tek anlamı olacaksın


Candy Shop - 50 Cent

Yeah...
Evet..

Uh huh
Hı hı

So seductive
Çok baştan çıkarıcı

Nakarat :

[ [50 Cent]
I take you to the candy shop
Seni şekerci dükkanına götüreceğim

I'll let you lick the lollypop
Lolipopu yalamana izin vereceğim

Go 'head girl, don't you stop
Devam et kızım, sakın durma

Keep goin 'til you hit the spot (whoa)
Tadını alana kadar bırakma

[Olivia]
I'll take you to the candy shop
Seni şekerci dükkanına götüreceğim

Boy one taste of what I got
Bendekinin bir tadına bak

I'll have you spending all you got
Neyin varsa harcatacağım

Keep going 'til you hit the spot (whoa)
Tadını alana kadar bırakma ]


You can have it your way, how do you want it
Bildiğin gibi yapabilirsin, nasıl istersen

You gon' back that thing up or should i push up on it
O şeyi bana yaklaştıracak mısın, yoksa ben mi yaklaşayım

Temperature rising, okay lets go to the next level
Sıcaklık artıyor, hadi bir sonraki aşamaya geçelim

Dance floor jam packed, hot as a teakettle
Dans pisti tıka basa dolu, su ısıtıcısı gibi sıcak

I'll break it down for you now, baby it's simple
Senin için bu kalabalığı yaracağım, bebek bu basit

If you be a nympho, I'll be a nympho
Eğer seks manyağıysan, ben de olurum

In the hotel or in the back of the rental
Otelde ya da kiralık arabanın arkasında

On the beach or in the park, it's whatever you into
Sahilde ya da parkta, nasıl hoşuna gidiyorsa

Got the magic stick, I'm the love doctor
Sihirli sopam var, aşk doktoruyum

Have your friends teasin you 'bout how sprung I gotcha
Arkadaşların seni nasıl azdırdığımla dalga geçiyorlar

Wanna show me how you work it baby, no problem
Nasıl yaptığını göstermek ister misin bebeğim, sorun değil

Get on top then get to bouncing round like a low rider
Üste çık ve hoplamaya başla, süspansiyonlu araç gibi

I'm a seasoned vet when it come to this shit
Bu b.kta çok deneyimliyim
After you work up a sweat you can play with the stick
Biraz terledikten sonra, sopayla oynayabilirsin

I'm tryin to explain baby the best way I can
En iyi şekilde açıklamaya çalışıyorum bebeğim

I melt in your mouth girl, not in your hands (ha ha)
Ağzında eriyorum bebeğim, ellerinde değil


Nakarat


Girl what we do (what we do)
Bebek, yaptıklarımız (yaptıklarımız)

And where we do (and where we do)
Ve nerede yaptığımız (nerede yaptığımız)

The things we do (things we do)
Yaptığımız şeyler (yaptığımız şeyler)

Are just between me and you (oh yeah)
Sadece ikimizin arasında


Give it to me baby, nice and slow
Yaklaş bana bebeğim, güzelce ve usulca

Climb on top, ride like you in the rodeo
Zirveye tırman, rodeo yaparmış gibi sür

You ain't never heard a sound like this before
Daha önce hiç böyle bir ses duymamıştın

Cause I ain't never put it down like this
Çünkü daha önce hiç bu şekilde yapmamıştım

Soon as I come through the door she get to pullin on my zipper
Kapıdan girer girmez fermuarımı indirdi

It's like it's a race who can get undressed quicker
Sanki kim daha önce soyunacak yarışı gibi

Isn't it ironic how erotic it is to watch em in thongs
Onları tangayla izlemenin bu kadar erotik olması ironik değil mi

Had me thinking 'bout that ass after I'm gone
Gittikten sonra hep o kalçaları düşünüyorum

I touch the right spot at the right time
Doğru zamanda doğru noktaya temas ediyorum

Lights on or lights off, she like it from behind
Işıklar açık ya da kapalı, arkadan yapmayı seviyor

So seductive, you should see the way she wind
Çok baştan çıkarıcı, nasıl nefes aldığını görmelisin

Her hips in slow-mo on the floor when we grind
Kalçaları ağır çekimde hareket ediyor yerde seks dansı yaparken

As Long as she ain't stoppin, homie I aint stoppin
O durmadığı müddetçe dostum, ben de durmayacağım

Drippin wet with sweat man its on and popping
Terden sırılsıklamız adamım olay hala devam ediyor

All my champagne campaign, bottle after bottle its on
Şampanya kampanyam devam ediyor, şişe ardına şişe

And we gon' sip til every bubble in the bottle is gone
Ve şişedeki tüm kabarcıklar bitene kadar yudumlayacağız