Gelmiş geçmiş en iyi 10 komedi oyuncusu - En iyi komedi oyuncuları - hakkında



GELMİŞ GEÇMİŞ EN İYİ 10 KOMEDİ OYUNCUSU




Bu hafta Recep İvedik 2’nin vizyona girmesiyle birlikte Şahan Gökbakar tekrar konuşulmaya başladı. Bu doğrultuda tartışılmaya başlanan ‘komedi oyunculuğu’ meselesini, sinema tarihinin en iyi 10 komedi oyuncusunu seçerek masaya yatırdık.

Türkiye gişelerinde Cem Yılmaz ile Şahan Gökbakar mücadele ediyor şu sıralar. Ancak yeni yeni sinemaya giren bu isimlerden önce, Türkiye’de de dünyada da önemli işler yapmış sayısız komedi oyuncusu çıktı günümüze değin. Cem Yılmaz ve Şahan Gökbakar da bu isimlerin stillerinin birer türevleri olarak görülebilir. En iyi 10 komedi oyuncusunu seçerken de oyuncuların özgün tarzlarına dikkat ektik ve ikilileri veya ekipleri listemize dahil etmedik. Seçimlerde elbette Bill Murray, Steve Martin, Leslie Nielsen, Eddie Murphy, Will Ferrell, Adam Sandler, Mike Myers, Chevy Chase, Jerry Lewis, Ben Stiller, Johnny Knoxville, Louis de Funes, Sacha Baron Cohen, Russell Brand, Steve Carell, Rowan Atkinson, Şener Şen, Halit Akçatepe gibi isimler dışarıda kaldı. Ancak her seçimin de bazı artakalanları olmalı elbette!


1-Charlie Chaplin

Sessiz sinemada oyuncu-yönetmen olarak sanat dalına giriş yapan isim, sonradan komedi oyuncularının miladı olarak benimsendi. “Altına Hücum” (“The Gold Rush”), “Modern Zamanlar” (“Modern Times”), “Büyük Diktatör” (“The Great Dictator”) gibi hem oynadığı hem de yönettiği filmler, kariyerinin en çok önemsenen parçaları oldu. Chaplin, günümüzde fiziksel komedi ya da kaba komedi olarak bilinen slapstick komedi alt türünün ilk tohumunu atan isimdi. 1930’lara gelinmesiyle birlikte sessiz sinemadaki harekete dayalı (fiziksel komedi ya da kaba komedi olarak biliniyor şimdilerde) komedi anlayışı rafa kalkmasına karşın, o kendi sahne kimliği doğrultusunda faaliyetlerini sürdürmeye devam etti. Sürekli benimsediği sosyal gerçekçi dozla da, mesaj kaygısını beraberinde getiriyordu aslında...

2-Buster Keaton

Charlie Chaplin ile aynı dönemde çıkmasına karşın, ondan iki önemli farkıyla dikkat çekmiştir genelde. Birincisi yönetmenlik konusunda Chaplin kadar aktif olmaması, ikincisi ise onun gibi slapstick komedi mantığına uygun hareket etse de aslında deadpan komediyi başlatan isim olmasıdır. Zira sakarlıklarıyla öne çıkan bir sahne kimliği benimsese de, deadpan komedideki gibi yüzü ifadesiz bir şekilde hareket etmesiyle Chaplin’den ayrılır. Bu yönüyle de Bill Murray, Steve Carell gibi isimleri etkilemiştir. Keaton en çok, yönetmenliğini de yaptığı “General” (“The General”, 1927), “Steamboat Bill, Jr.” (1928) ve “Kameraman” (“The Cameraman”, 1928) gibi filmleriyle bilinir. Sakarlıklarıyla tren, kasaba gibi mekanları birbirine katmasıyla dikkat çeker. Böylece Kemal Sunal’ın “Sakar Şakir” filminin de esin kaynaklarından olmuştur.

3-Peter Sellers

İngiliz asıllı oyuncu, memleketlisi Alec Guinness’ten etkilenerek, kendisine istisnai bir ‘komedi oyuncusu sahne kimliği’ yaratmıştır. Ancak bu, bildiğiniz sahne kimliklerinden değildir. Filmlerine baktığımızda, belli bir karakteri oturttuğunu göremeyiz Sellers’ın. Aksine, çeşitli karakterlerin kıyafetlerini veya maskelerini cüssesine geçiren, bu yolla da bir vücut dili geliştirmiştir. Zaman zaman slapstick komediyi, zaman zaman durum komedisini, zaman zaman absürd komediyi, zaman zaman gözlemci (observational) komediyi, zaman zaman ise kara komediyi benimsemiştir. Ama esas oturtmaya çalıştığı kimlik, ‘karakter oyuncusu’ prototipidir. Bu nedenle de komedinin çeşitli alt türlerinde dolaşarak, ‘karakter komedisi’ alt türünün sinema tarihindeki konumunu somutlaştırmıştır. Başta “Pembe Panter” serisindeki Müfettiş Clouseau tiplemesi olmak üzere, “The Party” ve “What’s New Pussycat”teki rolleriyle de öne çıkmıştır.

4-Jim Carrey

Ace Ventura’lıktan Bay Evet’liğe uzanan kariyerinde sürekli fiziksel komedi gerektiren rollerin kıyafetini giymiştir. Özellikle ilk döneminde slapstick komedinin temeline inip, kaba komedi türükleriyle zirve yapmayı başarmıştır. Zaman geçtikçe “Aydaki Adam” (“Man on the Moon”), “Truman Show”, “Sil Baştan” (“Eternal Sunshine of The Spotless Mind”) gibi ciddi filmlerde de rol almasına karşın onu yukarıda sözünü ettiğimiz iki karakteri dışında “Salak ile Avanak” (“Dumb & Dumber”), “Aman Tanrım” (“Bruce Almighty”), “Yalancı Yalancı” (“Liar, Liar”) gibi filmlerdeki dışa dönük rolleriyle tanıyoruz. Yani günümüzde ‘Jim Carrey’e uygun karakter yazımı’ aktif hale gelmiş durumda. Bunun da ana sebebi oyuncunun, slapstick komediyi modern dünyaya uyarlamayı bir şekilde becermesi. Bir sessiz sinema özelliğini, diyaloglu hale getiren o olunca nasıl oluyorsa asla eski durmuyor.

5-Jacques Tati

Slapstick komedinin Fransa’daki temsilcisi olan Tati, ilk olarak 1958 yılında Cannes Film Festivali’nde “Mon Oncle” filmiyle aldığı Jüri Büyük Ödülü’yle dikkat çekmiştir. Yönetmenlik, senaristlik ve oyunculuğu bir arada götüren sanatçı, adeta bir pandomim sanatçısı gibidir. 1949’dan 1971’e kadar sadece beş sinema filmi çekmesi ve bunların 1953 tarihli “Mr. Hulot’s Holiday” (“Les Vacances de M. Hulot”) ile başlayan dördünün, sadece Bay Hulot karakterinin maceralarına odaklanması, onun aslında karakter komedisini de benimsediğini kanıtlar. Ancak bu sessiz karakterin yaptığı sakarlıklarla Buster Keaton’ın ilk dönemindeki slapstick komedi mantığını andırdığı aşikardır. Zira zıplayarak yürüyen, dik duran, konuşmayan, güvenilir hareketlerde bulunmayan ve sürekli beyaz pantolon ve ceketiyle dolaşan basit bir adam olan Hulot, Tati’nin sahne kimliğinin bir temsilidir.

6-Mel Brooks

Parodi filmlerinin hem oyuncusu hem de yönetmeni olarak dikkat çeken Brooks, komedi dünyasında senarist-yönetmen-oyuncu-yapımcı kimliğiyle bilinen çok yönlü sanatçılardan biri. Korku filmlerini, bilimkurgu filmlerini, western filmlerini ve daha birçok türü ti’ye alan “Yükseklik Korkusu” (“High Anxiety”), “Sessiz Bir Film” (“Silent Movie”, 1974), “Young Frankenstein”, “Uzay Topları” (“Spaceballs”) ve “Blazing The Saddles” gibi önemli filmleriyle dikkat çekmiştir. O, oyunculuğundan çok parodinin dışında diyalog komedisine de yakın duran yönetmenlik ve senaristlik tarzıyla dikkat çeker. Kendi için yazdığı başrol performanslarıyla da bir şekilde zirve yapmayı başarır.

7-Kemal Sunal

Hepimizin ezberlediği bir isim. Kariyerinin büyük bir kısmında Şaban karakterini üzerine geçirdiği için karakter komedyeni olarak görülebilir. Ancak esasen Türkiye’nin slapstick komedi oyuncusu olduğu için zirve yapmıştır. Fiziksel komedinin has isimlerindendir ve neredeyse her filminde o salak, naif ve sakar sahne kimliğinin içine girerek kahkahalarımıza kahkaha katmıştır. 1972’den sonra “Salako”, “Tosun Paşa”, “Hababam Sınıfı”, “Süt Kardeşler”, “Şabanoğlu Şaban”, “Kapıcılar Kralı”, “Tokatçı”, “Orta Direk Şaban” ve daha adını sayamadığımız birçok filmiyle bir halk kahramanı olmuştur. Genelde alt-orta sınıf mensubu olması da, onunla özdeşlemeyi kolaylaştırmıştır. Senede üç-dört film çekmesi ise, bu katharsis olgusunun üzerine yeni tuğlalar eklemiştir.

8-Mike Myers

20. Yüzyılın başındaki cinsel içerikli burlesque türündeki tiyatro oyunları, günümüzde Mike Myers sayesinde karşımıza getiriliyor. Oyuncu, senaristlik de yaptığı filmlerinde genelde Alec Guiness gibi farklı karakterleri canlandırmak bir yana doğaçlama komedi, seks komedisi, sürreel komedi, diyalog komedisi gibi alt türler arasında da bir gezintiye çıkarıyor bizleri. Austin Powers (Avanak Ajan) karakteriyle ajan filmlerini ti’ye alır gözükse de, bunun ana sebebi aslında onun mizah anlayışını karşılamak için farklı iskeletler bulmasında ve ezber bozmasında yatıyor. Myers deyince akla fazlasıyla dışa dönük, ağzı bozuk, görsel anlamda kitsch, renkli, farklı ve absürd bir komedi anlayışı geliyor. Komedinin de ‘postmodernizm’e transferinde böyle değişik şeylere ihtiyaç var zaten!

9- Alec Guinness

Birden fazla karakteri oynayan ilk komedyen olarak dikkat çekmiştir. Guiness, bir karakter komedisi oyuncusu olan Peter Sellers’ın esin kaynaklarından biridir. 1950’lerde “Kadın Avcıları” (“The Ladykillers”), “The Card”, “The Captain’s Paradise” gibi kara komedilerle öne çıkmıştır. Bunların çoğunda şimdi Eddie Murphy ve Martin Lawrence’ın yaptığı gibi birbiriyle alakasız karakterleri canlandırarak yeteneğini göstermiştir. İngiliz komedi piyasasında diyalog mantığını da ilk başlatan isimlerden biridir. Bu yönüyle Monty Python ekolünün ana kaynaklarından biridir. Yani çok yönlü bir sanatçıdır Guinness...

10-Steve Martin

Günümüzde durum komedisi denince akla gelen ilk isimdir. Her filminde birbirinden farklı karakterlerin kimliğini giyip başarılı senaryoların katkısıyla sınıfı geçmiştir. Tek bir göz veya ağız hareketiyle mizah yaratmayı başarır. Bu yönüyle de aslında Robin Williams, Eddie Murphy gibi günümüzde aynı ekolü benimseyen komedyenler ekolünü doğurmuştur kendisi. Tiyatrodaki fars eğiliminin temsilcisidir. Bazı filmlerinin senaryolarını da yazan Martin, “Kirli, Çürük ve Adi”deki (“Dirty, Rotten & Scoundrels”) sahtekar dolandırıcıdan, “İki Beyinli Adam”daki (“The Man With Two Brains”) çılgın doktora, “Çavuş Bilko”daki (“Sgt. Bilko”) çatlak çavuştan “Çatlak Yönetmen”deki (“Bowfinger”) yönetmene kadar çeşitli rolü üzerine geçirmiştir. En önemlisi de kaliteli senaryoları seçerek, kaliteli komedilerin malzemesi olmasıdır.



kaynak: keremakca - haberturk