+ Konu Cevapla
33 / 33 Sayfa BirinciBirinci ... 23 31 32 33
161 den 164´e kadar. Toplam 164 Sayfa bulundu

İslam'da Fıkhi Mezhepler Tarihi

 İnanc Dünyası Katagorisinde ve  Sorularla İslamiyet Forumunda Bulunan  İslam'da Fıkhi Mezhepler Tarihi Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Âlimlerin Mevkii Bu karışıklığa rağmen, Bahri Memlûkları (Türk Kölemen Sul*tanları) ´nın katında âlimlerin büyük bir i´tibarve mevkileri vardı. Çünkü bu ...

  1. #161
    I'm Muslım Don't Panıc Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu Yer
    'de Sütçü İmamlar var // Sen Bilirmisin Sütçü İmam'ı? VATAN; 46!
    Mesajlar
    10.105
    Blog Yazıları
    41
    Tecrübe Puanı
    107374976

    Tanımlı Ce: İslam'da Fıkhi Mezhepler Tarihi





    Âlimlerin Mevkii


    Bu karışıklığa rağmen, Bahri Memlûkları (Türk Kölemen Sul*tanları) ´nın katında âlimlerin büyük bir i´tibarve mevkileri vardı. Çünkü bu sultanlar, dindar insanlardı. Hükümlerinin şeriata uygun olmasını arzu ediyorlardı. Ayrıca bu sultanlar, âlimlere sıkıntılı gün*lerde daha çok yakınlık gösteriyorlar ve onların nüfuzlarından fay*dalanıyorlardı. Bâzı kudretli şahsiyete sahip âlimler vardı ki, bun*lar, hiçbir şeyden korkmazlardı. Meselâ; îzzüddin b. Abdisselâm bun*lar arasındadır. Sultan Zahir Baybars, bu bilgine çok saygı gösterir*di. Süyûtî bu hususta şöyle der :

    «Mısır, Şeyh İzzüddin b. Abdisselâm´m sözüyle idare ediliyor*du. Sultan CZahir Baybars), bu bilginin emrinden dışarı çıkmıyor*du. Hattâ Şeyh (İzzüddin) ölünce, O; «Şimdiye kadar saltanatım yerleşmemişti», demiştir.»[70]

    Zahir Baybars, ancak Şeyh İzzüddin´in ölümünden sonra salta*natının yerleştiğini hissetmiştir. Fakat saltanatının yerleşmemiş ol*ması, onun zulmetmesi demek değil, belki bir kusur işlerse ona ha*kikati gösteren, dinlemezse kendisini tanımayan bilginler vardı de*mektir.

    îzzüddin b. ´Abdisselâm´dan sonra bu bilginlerin başında Şam´ın büyük âlimi Muhyiddin en-Nevevî geliyordu. Zahir Baybars, halka yeni bir vergi tarhedeceği zaman Şeyh Muhyiddin en-Nevevî´nin iti-razıyla karşılaştı. en-Nevevi, ona bu konuda birkaç mektup yazmış ve birisinde şöyle hitap etmiştir:

    «Bu sene Şamlılar sıkıntı ve yağmursuzluk yüzünden kıtlığa uğ*ramışlardır. Her şey pahalanmış, ekin ve mahsul azalmış, hayvanlar ölmüştür. Siz biliyorsunuz ki raiyye´ye şefkat gerekir. Ülû´1-emre, hem kendisinin hem de raiyye´sinin maslahatı gözönüne alınarak, nasihat etmek îcâbeder. Çünkü din nasihattir.»

    Sultan Baybars, buna sert bir cevap vermiş ve âlimlerin bü tuT tumunu ve Şam´ı istilâ eden Moğolların atlarının nalları altında memleketin ezildiği bir günde onların susmalarını kınamıştır. Sul*tanın bu cevabında ayrıca bir tehdit vardı. Fakat Şeyh Muhyiddin en-Nevevî daha sert bir cevap yazmış ve bu arada şöyle demiştir:

    «Cevabınızda zikredilen kâfirlere karşı bizim susuşumuza gelin*ce; onların memlekette neler yaptığı malûmunuzdur. İslâm sultan*ları, îman ve Kur´ân ehli insanlar, o azgın kâfirlere nasıl kıyas edi*lebilir? Biz, o.azgın kâfirlere neyle öğüt verecektik? Çünkü onlar, bizim dinimize inanmıyorlardı.»

    Muhyiddin en-Neyevî, Sultan Baybars´m tehdidini de şu sözle*riyle karşılamıştır:

    «Benim nefsime gelince; tehdit bana tesir etmez ve Sultana öğüt vermemi engellemez. Çünkü ben, nasihat etmenin, hem kendim için hem de başkaları için bir vazife olduğuna inanmaktayım. Vazife uğ*runda başa gelen şeyler hayırdır ve Allah katında bol bol mükâfatı vardır. «Ben işimi Allah´a bırakırım. Doğrusu Allah kulları görür.»[71] Peygamber´ (S.A.V.) Efendimiz bize, nerede olursak olalım hakkı söy*lememizi, Allah yolunda hiçbir şeyden korkmamamızı emretmiştir. Biz, her hal-ü krâda Sultanımızı seviyor, onun için dünya ve âhiret-te faydalı olacak şeyleri arzu ediyoruz.»

    en-Nevevi mektup yazmaya, Sultan da vergi tarhına devam et*miştir. Sultan, bu hareketinde kendisini desteklemeleri için âlimle*rin bir tek fetva üzerinde birleşmelerini sağlamıştır. Şeyh Muhyid-din en-Nevevî hariç, bütün âlimler ona boyun eğmişlerdir. Sultan Zahir Baybars, en-Nevevî´yi huzuruna getirtmiş ve sözü edilen fet*vayı imza ettirmek istemiş, Şeyh de buna sert bir cevap vermiştir. Aşağıdaki satırlar onun verdiği bu cevap arasındadır:

    «Ben biliyorum ki, siz Emir Bundukdâr´ın kölesi idiniz. Mal ve mülkünüz yoktu. Allah ihsanda bulunup sizi sultan yaptı. İşittiği*me göre bin tane köleniz varmış ve her birinin kemeri altmmış... Ya*nınızda yüz tane cariyeniz varmış ve herbirinin türlü ziynet eşya*ları mevçutmuş... Eğer bunlar için yaptığınız masrafları devlet iş*lerine harcasaydınız, köleleriniz altın yerine yün kemerlerle, cari*yeleriniz de elbiseleriyle ve ziynetsiz bir halde kalsalardı, halkın malını almanıza ben de fetva verirdim.»

    Bunun üzerine Sultan Zahir Baybars kızmış ve : «Memleketim (Şam) den çık git.» demiştir. Şeyh de; «Baş üzerine,» deyip Şam´ın Neva köyüne gitmiştir. Fakîhlerin de; «O, bizim büyük, sâlih ve ön*der olan âlimlerimizdendir, onun Şam´a geri gelmesini emrediniz.» diye Sultandan ricada bulunmuşlardır. O da, geri dönmesi için mü*saade etiriiş, fakat Şeyh, bundan kaçınmış ve: «Sultan Zahir Baybars orada oldukça gelmem,» demiştir. Bundan bir ay sonra Sultan Zahir Baybars vefat etmiştir.[72]

    İbni Teymiyye bizzat, debdebeli devrinde Zahir Baybars´ı ve Şeyh Muhyiddin en-Nevevî´yi görmüştür.

    Bunun içindir ki îbni Teymiyye, Sultan Nâsıruddin´e karşı olan tutumunda, îzzüddin b. Abdisselâm ve Muhyiddin en-Nevevi´nin tutumlarını örnek edinmiştir. İbni Teymiyye ile mücâhit bilginlerin silsilesi devam etmiştir. Üstelik İbni Teymiyye kılıç kuşanıp cephe*de savaşmakla, dinî görüşlerinden ötürü çeşitli felâketlere uğramak*la adı gecen iki bilginden ayrılmaktadır. Nihayet O, hapishanede çeşitli sıkıntı ve ıztırap içerisinde ruhunu teslim etmiştir. Allah on*dan razı olsun, ruhunu sadetsin, ilim ve İslâm´a hizmetinden ötürü mükâfatını artırsın![73]

  2. #162
    I'm Muslım Don't Panıc Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu Yer
    'de Sütçü İmamlar var // Sen Bilirmisin Sütçü İmam'ı? VATAN; 46!
    Mesajlar
    10.105
    Blog Yazıları
    41
    Tecrübe Puanı
    107374976

    Tanımlı Ce: İslam'da Fıkhi Mezhepler Tarihi

    Ibnı Teymıyye´nin Eserleri Ve Etkisi[74]


    îbni Teymiyye, içinde yaşadığı çağı şahsiyeti, görüşleri ve ya*zılarıyla meşgul etmiş ve devamh bir fikir hareketi meydana getir*miştir, Onun adı, yalnız Şam ve Mısır´da değil, bütün İslâm âlemin*de yankı uyandırmış ve tesiri nesiller boyu devam etmiştir.

    İbni Teymiyye, kendisinden sonra görüş ve fikirlerini gelecek nesillere aktaran birçok kitap ve risaleler yazmıştır. Bir kısım top*luluklar, eserleri vasıtasıyla onun din anlayışını ve görüşlerini be*nimsemişlerdir.

    İbni Teymiyye, eserlerini fasih bir Arapça ve kuvvetli bir üs*lûpla kaleme almıştır. Mücadeleci ve sert dili hasımlarını sindirmiş, talebelerini de kendisine hayran etmiştir. Eserlerini selefiyeci bir bilgin olarak daima âyet, hadîs, sahâbî ve tabiîlerin fetvalarından almış olduğu delil ve hüccetlerle beslemiştir.

    Tefsire dair risaleleri: Bu risalelerin bir kısmında, tefsir hakkın*daki metodlarım ve âyetlerden şer´î hükümlerin nasıl çıkarılacağı*nı tafsilatıyla anlatmıştır. Tarihçiler, İbni Teymiyye´nin talebelerin*den naklederek, tefsire dair yazmış olduğu risalelerin otuz cildi bul*duğunu söylerler. Bunlardan bize sadece şunlar intikal etmiştir:

    1 ? Tefsîru Sureti´s-Samed (İhlâs Sûresinin tefsiri]:

    2 ? Tefsîru´l-Muavvizeteyn (Felak ve Nâs sûrelerinin tefsiri),

    3 ? Tefsîru Süreti´n-Nûr (Nur Sûresinin tefsiri).[75] Bu tefsirler Mısır´da basılmıştır.[76]



    Akaid hakkındaki risale ve kitapları: İbni Teymiyye´nin. eser*lerinin en çoğu bu konu üzerindedir:

    1 ? Kitâbu´1-îman,

    2 ? Kitâbul-îstikame,

    3 ? Îktizau´s-Sırâtı´l-Müstakim,

    4 ? Kitâbu´l-Furkân (Kahire, 1310, 1322 H.),

    5 ? Şerhu´I-îsbahâniyye,

    6 ? Risâletu´l-Hamaviyye,

    7 ? Risâletu´l-Tedmuriyye,

    8 ? Risâletu´l-Vâsıtıyye,

    9 ? Risâletul-Gîylâniyye,

    10 ? Risale fi´I-îhticâc Bi´1-Kader,

    11 ? Risâletu´l-Ba´Iebekiyye (Kahire, 1328 H.),

    12 ? Risâletu´I-Ezheriyye,

    13 ? El-İklil Fi´1-Müteşâbih ve´t-Te´vîl,

    14 ? Risâletu Marâtibi´l-îrâde,

    15 ? Risâletu´1-Kazâ vel-Kader,

    16 ? Beyânu´1-Hüdâ Mine´d-Dalâl,

    17 ? Mu´tekadâtu Ehli´d-Dalâl,

    18 ? Maaricu´l-Vusûl (Bir kısım filozof ve karmatîlere reddi*yedir).

    19 ? Es-Sual Ani´1-Ârş,

    20 ? Beyânu´l-Firkati´n-[77]Naciye[78]



    İstidlal metodlarına dair eserleri;

    1 ? Nakdu´l-Mantık,

    2 ? Er-Reddü Alâ´l-Mantık,

    3 ? Er-Reddü Alâ´I-Felâsife.[79]



    Cedele dair bazı eserleri:

    1 ? Minhâcu´s-Sünne,

    2 _ Muvâfakâtu Sahîhi´l-Menkul Li Sarîhi´l-Ma´kûl,

    3 ? Tenbihu´r-İlaculi´1-Âkıl Alâ Temvîhi´l-Batıl. Îbni Teymiyye bu eserinde din, akaid, helâl ve haram üzerinde cedel konusunu in*celemiştir.

    4 ? El-Cevâbu´s-Sahih Limen Beddele dîne´I-Mesîh (Kahire, 1322 H.). Şeyhu´l-îslâm îbni Teymiyye´nin bu Ölmez eseri, dört büyük cilt teşkil etmektedir. Müellif bunu şu iki gaye ile yazmıştır:

    a) Hıristiyanlar arasında îslâmiyeti yaymak, Meşinin mahiye*tini açıklamak, Hıristiyanlık dînini ve îslâmî hakîkatları ortaya koy*mak, müslüman ve hıristiyanlar arasındaki savaşların sebebini in*celemek, müslümanlara karşı tahrikleri ve zimmüerin durumlarını anlatmak.

    b) Kıbrıs´tan gelen bir mektupta[80] Hıristiyanlık dini anlatıl*makta, sadece bunun hak din olduğu ve bütün insanların bu dîni kabul etmesi gerektiği belirtilmektedir. İşte İbni Teymiyye, bu mek*tuptaki fikirleri şiddetle tenkit ve reddetmiştir. Hıristiyanlığın eski bir din olup İslâmiyet gelince neshedildiğini, esasen mevcut Hıristi*yanlığı Aziz Pavlos´un kurmuş olduğunu anlatmaktadır.

    İbni Teymiyye´nin bu eseri altı bölümden ibarettir. Birinci bö*lümde, hıristiyanlarm, Hz. Muhammed´in kendilerine değil, Arapla*ra gönderildiği iddiası reddedilmektedir. Burada çocukların sünnet edilmesi ve domuz etini, kitapları değil, kendilerinin helâl saydıkla*rı ele alınmaktadır. İkinci bölümde, Hz. Muhammed´in, onların dinini Kur´ân´da övdüğü ve tanımış olduğuna dair ileri sürdükleri iddi*alar reddedilmektedir. Kur´ân´da övülen Hıristiyanlığın, onların ka*bul ettiği şekilde bir Hıristiyanlık olmadığı açıklanmaktadır. Üçün*cü bölümde geçmiş peygamberlerle semavi kitapların, onların teslis inancını bildirmiş oldukları iddiası çürütülmektedir. Dördüncü bö*lümde, teslis akidesinin doğruluğuna dair ileri sürülen akli ve nak*li deliller çürütülmekte ve tehvid akidesi isbatlanmaktadır. Beşinci bölümde, hıristiyanlarm, teslisi, birlikte çokluk şeklinde kabul edip kendilerinin de tehvid ehli olduklarına dair iddiaları münakaşa edil*mekte ve birlikte çokluğun birbirine zıt olduğu, üç şeyin aynı zaman*da hem «bir» hem «üç» olamıyacağı gösterilmektedir. Altıncı bölüm*de, Mesîhin, Musa aleyhisselâmdan sonra gelen peygamberlerin en büyüğü olduğu ve başka peygamberlerin gelmesine lüzum kalmadı*ğına dair iddialar cerhedilmektedir.

    İbni Teymiyye, cedele dair bütün bu eserlerinde hem aklî, hem de nakli delillere dayanarak görüşlerini isbata ve muarızlarını sus*turmaya çalışmaktadır.

    Fıkha dair eserleri: İbni Teymiyye´nin en verimli eserlerinden .büyük bir kısmı da fıkha aittir:

    1 ? Fetvaları: bunları Mısır ve Şam´da yazmış olup büyük cilt*ler teşkil etmektedir.[81]

    2 ? Fıkhın kaide ve prensiplerini anlatan kitapları: Bu konu*da, Kaide fi´I-İctihad Ve´t-Taklid, Kaidetu´l-Cihad, Kaidetu´l-Kıyâs, Kavaid fi Ahkâmi´l-Kenais ve Kavaid fi´1-Vakf Ve´1-Vasâyâ gibi pek çok eserleri vardır.

    3 ? Fıkha dair diğer risale ve kitapları: Burada Risâletu´1-Kı-yas, Risâletu´l-Hısbe, fi´1-İslâm, Kitab fi Nik&hi´l-Mu****** Kitâbu´s-Siyâseti´ş-Şer´iyye fi İslâhi´r-Râî Ve´r-Raiyye, Kitâbu´1-Ukûd, Kitâb fi Usûli´1-Fıkh, Kitâbu´l-Farki´l-Mübîn Beyne´t-Talâk Ve´l-Yemin gibi eserleri zikredilebilir.

    Ayrıca İbni Teymiyye, dedesi Şeyh Mecdüddin´in «Kitabu´I-Muharrar fil´1-Fıkh» adlı eseriyle Şeyh Muvaffakuddin´in «Kitâbu´I-Umde fi´1-Fıkh» adlı eserini şerhetmiştir ki, bu sonuncusu birkaç cilt teş*kil [82]etmektedir.[83]



    Talebeleri


    İbni Teymiyye´nin Kahire, İskenderiye ve Şam´da birçok talebe ve dostları vardı. Bunların bir kısmı halk´dan, diğer kısmı da ilim erbabı kimselerdir. İlimle uğraşan talebelerinin çoğu Hanbelî, bir kıs*mı da Şafiî idi. İbni Teymiyye, yaklaşık olarak 46 sene ders okutmuş*tur. Yani 21 yaşından 67 yaşına kadar, yâni ölünceye dek hocalık yapmıştır.

    En seçkin talebesi İbni Kayyim el-Cevziyye (691-751 Hî´dir. Ba*bası Şam´da bulunan el-Cevziyye Medresesinin kayyimi idi. Bu se*bepten O, bu isimle meşhur olmuştur. Sadece «İbnul-Kayyim» diye de anılır. Adı Şemşüddin Ebu Abdillah Muhammed b. Ebî Bekr´dir. İbni Kayyim el-Cevziyye´nin pek çok değerli eserleri vardır. İ´lâmu´I-Muvakkıîn (2 cilt, Delhi 1314 H.) El-Kelim tü´t-Tayyib, Medâricu´s-Sâlikîn (3 cilt, Kahire 1333 H), Zâdu´I-Maâd (Kahire, 1324 H.) Et-Turuku´1-Hikmiyye Fi´s-SiyâsetTş-Şer´iyye (Kahire, 1317 H.), Miftâhu´s-Saâde (Kahire, 1323 H.), İgâsetu´l-Lehfan (Kahire, 1318 H.), fctimâu´1-Cü-yûşi´lrislâmiyye Fi´r-Reddî aIa´I-Muattıle Ve´1-Cehmiyye adlı eserle*ri herkesçe bilinmektedir.[84]



    Îbnî Teymîyye Ve Vahhâbîlik


    Daha önce de söylediğimiz gibi İbni Teymiyye, çağında büyük bir fikir hareketi meydana getirmiş ve etkisini kendisinden sonraki nesillerde devanı ettirmştr. İnsanlar, İbni Teymiyye hakkında iki kısma ayrılmıştır. Bir kısmı onun şahsiyet, ilim ve görüşlerini son derecede takdir ederken, diğer bir kısmı, onu tecsim ve teşbîh´e sap*makla, hattâ daha ileri giderek zındıklık ve dinsizlikle itham etmiş*tir. Bunlardan başka bir zümre de mutedil bir vaziyet almış ve onun bâzı görüşlerini benimsemiş, bâzı görüşlerini de reddetmiştir. Fakat onu tecsim, teşbih, zındıklık ve dinsizlikle itham etmemiştir. Bu her üç sınıf aa, İbni Teymiyye´nin kendi çağında ortaya çıkmıştır.

    Vefatından sonra da) onun taraftarlarıyla aleyhtarları arasın*daki şiddetli mücadeleler bir müddet devam etmiştir. Daha sonra yavaş yavaş leh ve aleyhindeki taassub azalmış, ona karşı mutedil davrananlar çoğalmıştır. îbni Teymiyye´nin ihlâs ve İslâm uğrunda*ki mücadelesi zamanla takdir edilmeye başlanmıştır. Hanbelılerin ekserisi onun görüşlerini benimsemekle beraber, âlimlerin çoğu akî) de ile ilgili görüşlerine muhalefet etmişlerdir. Fakat hem muhale*fet, hem de muvafakat edenler, her insanın yanılabileceğini gözö-nüne alarak, onun hatâlarını da iyi niyetine hamletmişlerdir.

    Nihayet Hicrî, XII. yüzyılda Arabistan´ın Necid bölgesinde yaşamış olan Muhammed b. Abdilvahhâb (115-1201 H./1703-1787 M.), îbni Teymiyye´nin akaid ve fıkha dair eserlerini ciddiyetle incele*miştir. Bu zat, İbni Teymiyye´nin görüşlerine büyük bir bağlılık, hat*tâ katı bir taassub göstermiş ve bunları yaymaya çalışmıştır. Çev*resinde kendisini dinleyen ve görüşlerini benimseyip ona yardım*cı olan birçok kimseler meydana gelmiş ve sonunda bunlaf küçük bir devlet bile kurmuşlardır.

    Bugünkü Suudî Arabistan Krallık âilesf nin dedesi olan Muham*med b. Saûd (öl. 1179 H./1766 M.) Muhammed b. Abdilvahhâb´m . enİştesi idi. Bu şahıs, güçlü bir cengâver olup İbni Teymiyye´nin gö*rüşlerini, yaymak ve himaye etmek için birtakım savaşlara girmiş*tir. Çünkü O, bu hareketinin Sünnet olduğuna inanıyordu. Belki de, burada siyasi arzu ile dînî bir mezhebi destekleme işi içice girmiş ve bu iki unsur yekdiğerine yardımcı olmuştur. Böylece îbni tey-miyye´nin kabir ve türbelerin, hattâ Peygamber (S.A.V.l´in müba*rek kabrinin ziyareti ile ilgili görüşlerini gerçekleştirmeye çalışan küçük bir devlet teşekkül etmiştir. Bunlar, Sünnet işliyoruz diye bü*tün bid´atlara karşı amansız bir mücadeleye girişmişlerdir. Şiilere ait mescidleri yıkmışlar, camilere minare ilave edilmesini, namaz*dan sonra teşbih kullanılmasını yasak etmişlerdir. Her şeyi İslâm´ın ilk asrındaki sadeliğe götürmek için uğraşmışlar ve çevrelerindeki müslümanları ikna ederek kendilerine yardımcı yapmışlardır. Bu suretle İbni Teymiyye´nin taraftarları, İslâm ülkelerinde yeniden ço*ğalmaya başlamıştır.

    Kendilerine Vahhâbîler adını veren bu yeni İbni Teymiyye´çile*rin, muhaliflerine karşı gösterdikleri sert hareketler, bid´at diye bir kısım mubah şeylere hücum edişleri ve akidelerine fazla bağlılık*ları, İslâm ülkelerinde kendi düşmanlarının artmasına sebep olmuş*tur. Özellikle bunlar, karşılarına çıkan her engeli silâh kuvvetiyle yıkmaya başlayınca, çok ciddî bir durum meydana getirmişlerdir.

    Vahhâblîer, Osmanlı Devletine karşı ayaklanmışlar ve şiddetli savaşlara girişmişlerdir. Bir ara Osmanlılar, Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa´dan yardım istemişler ve Mısırlı askerlerin eliyle Vahhâbilere şiddetli bir darbe indirerek, onları çıkmış oldukları Necid bölge*sine tekrar sokmuşlardır.[85]

    Bununla birlikte Vahhâbîler, İbni Teymiyye´nin kabir ziyaretiy*le ilgili vesair görüşlerine taassup derecesinde bağlı olan . gizli bir kuvvet halinde Arabistan içlerinde varlıklarını korumuşlar; fakat genel olarak Necid bölgesinden dışarı çıkmamışlardır. Birinci Cihan Savaşında Arabistan Osmanlıların elinden çıkınca, daha doğrusu Osmanlı İmparatorluğu çökünce Kral Abdulaziz ÂI-i Saûd, Mekke ve Medine´ye hakim olan Hâşîmî ailesini mağlup etmiş ve Hicaz dâ*hil, Arabistan yarımadasının çoğunu ele geçirerek, Suudi Arabistan Krallığını kurmuştur.

  3. #163
    I'm Muslım Don't Panıc Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu Yer
    'de Sütçü İmamlar var // Sen Bilirmisin Sütçü İmam'ı? VATAN; 46!
    Mesajlar
    10.105
    Blog Yazıları
    41
    Tecrübe Puanı
    107374976

    Tanımlı Ce: İslam'da Fıkhi Mezhepler Tarihi

    İbni Teymiyye´nin akide, türbelerin ziyareti vesair görüşlerine bağlı olan bu devlet idarecileri, kısmen de olsa, bugün ilk sertlikle*rini terketmişlerdir. Belki bunun sebebi, Hac mevsimlerinde çeşitli İslâm ülkelerinden Hicaz´a gelen müslümanlarla temas etmeleri, Beytulla civarında bütün müslümanlara emniyet ve huzur sağla*maları gerektiğini hissetmiş olmalarıdır.

    İbni Teymiyye´nin görüşlerine Vahhâbilerin sıkı sıkıya bağlanış*ları ve bunları âlimleri vasıtasıyla yaymaya çalışmaları, kendilerine has bir kültür doğurmuştur. Arabistan yarımadasında oturan diğer Araplar bu kültürden yoksun idiler. Vanhâbîler ümmi oldukları hal*de, Arabistan yarımadasının´büyük bir kısmını ele geçirince bu kül*türü, yarımadanın her tarafına yaymaya çalışmışlardır. Buna rağ*men, cehalet, bütün yönüyle onlar- üzerinde hüküm sürmekteydi. Lâkin son yıllarda bir uyanış olmuş ve Suudi Arabistan´da birçok okullar tesis edilmiştir.

    Kısaca Saûdiler ? Vahhâbiler, Hanbeli mezhebine bağlı olmak*la1 beraber, Âhmed b. Hanbel´den sonra kendileri için ikinci İmam olarak İbni Teymiyye´yi tanırlar.

    Bütün müslümanlarm hak, adalet ve istikamet üzere olmasını Cenâb-ı Hak´dan dileriz. Başarı Allah´dandır.[86]

    ? S O N ?







    --------------------------------------------------------------------------------

    [1] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/507.

    [2] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/509.

    [3] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/510-511.

    [4] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/511-513.

    [5] Tam adı, Ebul-Feth Takiyuddin Muhammed b. Ali b. Vehb olup «İbni Dakik» diye meşhurdur. (51. 702 H.) Muhaddis, fatih ve şâir olan bu zat, Şafiî mezhebinde iken sonra Mâliki mezhebine geçmiştir. Çeviren.

    [6] el-Eş´arî, 260 H. yılında doğmuş ve takriben 330 H. yılında Ölmüştür, önce niu´tezilî olan el-Eş´arî, daha sonra Ehl-i Sünnet mezhebini benim*semiş ve akaidle ilgili hadisleri kabul etmiştir. Lâkin, Kur´ân ve Ha*disteki müteşâbihleri te´vil ettiği için bir loşun Hanbelîler ona muha*lefet etmiştir. İşte tini Teymiyye de bunlar arasındadır.

    [7] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/513-514.

    [8] Yazar Muhammet! Ebu Zehra, «İbni Teymiyye» adlı ve 1952 yılında Kahirede basılan eserindeı, sırası geldikçe İbni Teymiyye´nin görüşlerini münakaşa etmektedir, özellikle yazar, adı geçen eserinin 286-293 üncü sayfalarında müteşâbihlerin te´vîlini yerinde bulmakta, te´vilden kaçınıldığı takdirde tecsîm´e sapılacağını ileri sürerek, İbni Teymiyye´yi ten*kit etmektedir. Çeviren.

    [9] Kalem Sûresi, 4.

    [10] İbni Kesîr, el-Bidâye Veîn-Niâye, c. XIV, s. 4.

    [11] Bu kısmın «İlim Mihrabından Savaş ve Siyaset Alanına» )bhşlıkh bölü*müne bakınız. Çeviren.

    [12] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/514-518.

    [13] Bu hükümdar, Muhammed Nâsırüddin b. Kalavun (öl. 698 H.) olup Mısır´ın Türk asıllı Kölemen sultanlarından 9 uncusu ve birleşik Moğol-Haçlı ordularım Suriye´de perişan eden Sultan Kalavun´un (ÖL 688 H.) oğludur. Çeviren.

    [14] el-Kâmiliyye Dârul-Hadisi Kahire´de Eyyûbî sultanlarından besincisi olan Sultan el-Melik el-Kâmil Nâsırüddin Mohammed (51. 622 H.) b. el-Melik el-Adil tarafından inşâ edilmiştir. Bu medrese, İslâm âlemin*de ikinci olarak tesis edilen bir Dârul-Hadîs´dir. tik Dârul-Hâdis, Şam´*da Suriye Atabeklerinden Nuruddin Manmud b. Zengl (ÖL 541 H.) tarafından yaptırılmıştır. Çeviren.

    [15] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/519-521.

    [16] Burası, Kahire- Kalesi içinde ve kuyu şeklinde bir yerdi Çeviren.

    [17] Tarihu Îbni Keşîr, c. IV, s, 38.

    [18] Arş meselesi: Allah´ın arş üzere istiva etmiş olması; kelâm meselesi: Allah´ın harf ve seslerle konuşup konuşmaması; nüzul meselesi de; bâ*zı hadîslerde bildirildiğine göre, Allah´ın belirli gecelerde semâlara ini*şi meselesidir.

    Bir hadîs-î şerif de: «Allah her gece dünya semasına nüzul eder (iner).» buyurulmuştur. Tartışma konusu olan nüzul meselesi budur. İmam Gaz-zâlî, «licâmul-Avam An-llmil-Kelâm» adlı eserinde bu meseleleri ele alır ve nüzul meselesinde şöyle der; Nüzulün mânâsını anlamak için üç cisme ihtiyaç vardır: 1 ? Yüksekte bulunan bir cisim, 2 ? Aşağıda bulunan bir cisim, 3 ? Yukardan aşağı inen bir cisim. Bâzan da «nü*zul» kelimesi bunların birine ihtiyaç duyulmadan kullanılabilir. Meselâ Kur´ân´da; «Sizin için hayvandan sekiz çift inzal etmiştir.» (Zümer Sû*resi, 6) buyurlumuştur. Gökten öküz veya deve indirildiği görülmüş mü*dür? Bu âyet-i kerîmedeki nüzul kökünden gelen «inzal», yaratmak an*lamında kullanılmıştır. O halde hadîs-i şerîfde geçen nüzulün mânâsı da başka olup onu biz anlayamayız. Elbet bu, Allah´ın azamet ve celâli*ne yakışır bir mânâ ifade etmekte olup bunun için kafa yormamız faydasızdır. (Bak. Muhammed Ebu Zehra, İbni Teymiyye, Kahire 1952, s. 290.) Çeviren.]

    [19] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/521-523.

    [20] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/524-525.

    [21] Bu münakaaşlar için bak. İbni Kesîr, c. XIV, s. 46.

    [22] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/525-530.

    [23] Böylece İbni Teymiyye, tam yedi yıl ve yedi aylık bir ayrılıktan sonra Şam´a tekrar gelmiş oluyordu. Çeviren.

    [24] Büyük İmam ve müctehidler de görüşlerinde böyle delillere dayanıyor*lardı, İbni Teyimyye ise, bu delilleri kendi anlayışına göre değerlendiri*yor ve onlardan ayrı sonuçlara varıyordu. Çeviren.

    [25] Azhab Sûresi, 72.

    [26] İbni Teymiyye´nin fikhî inceleme ve araştırmaları dört kısma ayrılır:

    1 ? Hanbelî mezhebine bağlı olarak verdiği fetvalar ve bu mezhebi savunduğu hususlar.

    2 ? Mezhebler arası karşılaştırmalara dayanarak incelemiş olduğu meseleler.

    3 ? Dört mezheb ye Ehl-i Sünnetin dışına çıkmaksızın yapmış olduğu seçme (tercih )´Ier.

    4 ? Dört mezhebe bîrden muhalefet ettiği ve hazan Şiî İmamların görüşlerini benimsediği, bazan da tek basma ileri sürdüğü ictihadlar. Çeviren.

    [27] Türkçemizde yaygın olan «Üçten dokuza boşadım» veya «Üç talâkla bo*şadım» sözü ile, İbnî Teymiyye ve İbnî Kayyım el-GvziyyeVe göre bir talâk vâki olur. Çeviren.

    [28] Bakara Sûresi, 329.

    [29] Bakara Sûresi´nin 230. âyetinde; «Yine erkek, karışım (üçüncü defa) boşarsa ondan sonra kadın kendisinden başka bir ere nikahlanıp varmadıkça ona helâl olmaz.» buyurulmuştur. Buna göre Üçüncü defa bo*şanan bir kadın başkasıyla evlenip yeni kocasının ölümü sebebiyle ni*kâhı zail olmadıkça veya normal ve meşru herhangi bir sebeple ondan boşanmadıkça ilk kocasıyla tekrar evlenemez. Böylece Kur´an-ı Kerîm´-de üç talâk zikredilmiş oluyor. Çeviren.

    [30] Sahâbîlerden îbni Abbas, İbni Mes´ud ve Abdurrahman b. Avfta bu görüşte olduğu Hz. Ali´den nakledilmiştir. (Bak. M. Muhyfddin Abdalhamid, el-Abvâl es-Şahsiyyet, Kahire 1958, s. 271, 372). Çeviren.

    [31] İbni Hazm de bu görüştedir. Çeviren.

    [32] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/530-534.

    [33] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/534-535.

    [34] Ahmed b. Hanbel, bu hadîs-i şerifi Ebn Htireyre´den şu şekilde rivayet etmiştir: «Benîm kabrimi bayram (yeri) yapmayınız. Erlerinizi de ka*hir haline getirmeyiniz...» (Bak. Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, c. II, s, 367.) Çeviren.

    [35] İbni Kayyım el-Cevaâyye, Şam kalesine hapsedilmişti. Çeviren.

    [36] Tam adı, Takıyyüddin Ebu Abdîllah Muhammed b. Ebî Bekr b, İsa´dır (öl. 750 H.) Bu zat, bir ara Mısır diyarı Kadısı (Başfcadı) olmuştur.Çeviren.

    [37] İbni Kesîr, el-Bidaye Ve´n-Nihaye, c. XIV, s. 134.

    [38] Gazan, Şam üzerine yürüyen Moğolların (İlhanlıların) başkumandanla*rı Mahmud b. Argun´dur (81. 703 H./1304 M.). Cebeliyye: Dağdan inip şehri yağma eden Nusayrîler´dir. Cehmiyye: Allah´ın sıfatlarım inkâr eden i´tikadî bir fırkadır. Ittihadiyye: Vahdet-i vücûda inanan sûfîlerdir.

    [39] A´raf Sûresi: 187.

    [40] İbni Teymiyye kitapları, kâğıt, kalem ve hokkası elinden alındıktan bir müddet sonra dayananuyarak hastalanmış, bir rivayete göre 20 Zilka´de 738 tarihinde. Pazarı Pazartesiye bağlayan gece ölmüş ve Sûfîler mezar*lığına defnedilmiştir. Çeviren.

    [41] Rivayete göre cenazesinde ikiyüz bin erkek ve onbeş bin kadın bulun*muştur. Çeviren.

    [42] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/535-541.

    [43] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/542.

    [44] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/542.

    [45] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/542.

    [46] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/542-543.

    [47] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/543.

    [48] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/543-544.

    [49] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/544.

    [50] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/544-545.

    [51] Hac sûresi, 60.

    [52] Bununla «Cebel-i Rasravan» kastedilmektedir. Çeviren.

    [53] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/545-549.

    [54] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/550.

    [55] Mü´minûn Sûresi, 53.

    [56] Kehf Sûresi, 23.

    [57] «Biz. Allah´a aidiz ve biz ona döneceğiz.» (Bakara: 156) Çeviren.

    [58] «Güç ve kuvvet, ancak Yüce Allah iledir.» Çeviren.

    [59] Bu zat, Müeyyidüddiri Muhammed b. el-Alkamî olup Abbâsflerin son veziridir. Hâlâgu Bağdadi işgal edip Abbasî Devletini ortadan kaldırdı*ğı zaman adı geçen veziri Bağdad´ra idaresine memur etmiştir (51. 1358 M.) Çeviren.

    [60] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/551-553.

    [61] Bu zat, el-Muzaffer Seyfüddin Kutuz´dıır (öl. 657 H.) Çeviren.

    [62] Târihu îbni Kesîr, c. X, s. U8.

    [63] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/554-555.

    [64] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/555-556.

    [65] Bu büyük Türk hukukçusunun tam adı, Şemsu´l-Elimnıe Ebu Bekr Mu-hammed b. Ahmed ez-Serahsî´dir (öl. 483 H.) el-Mebsut, 1324 H. yılın*da otuz cüz halinde Kahire´de basılmıştır. Çeviren.

    [66] Tam adı, Mahyiddin Ebu Zekeriyya Yahya b. Şeref en-Nevevi´dir (ol. 677 H-). Kitâbul-Mecmu´un metni olan el-Mühezzeb, Ebu İshak eş-Şirazî´ye aittir. Çeviren.

    [67] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/556-558.

    [68] Buradaki «Varlık Vücud» kelimesine mukabil yukarıda «İkinci mih, neti» başlıklı kısımda geçen aynı şiirde «eşya» kelimesi yer almıştır.Çeviren.

    [69] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/558-560.

    [70] Süyûtî, Husnü´l-Muhadara, c. II, s. 66.

    [71] Mü´min Sûresi, 44.

    [72] Bu münakaşa ve yazışmalar için Bak. Süyûtî, Hasnül-Muhadara, c. II, s. 67-71.

    [73] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/561-563.

    [74] Bu ve "bundan sonraki kısımlar müellifin «İbni Teymiyye» (Kahire, 1952 );âdlı eserinin 509-531. sayfalarından özet olarak tercüme edilmiştir.Çeviren.

    [75] Bu essr, Taberi tefsirinin kenarında basılmıştır (Delhi, 1329 H.) Çeviren.

    [76] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/564.

    [77] Ayrıca bu konuda şu eserleri de vardır:

    1 ? Kitâbü´t-Tevessûl Vel-Vesile (Kahire, 1318 H.)

    2 ? Kîtabu>Şârîmia-Meslûl alâ ŞâtimVr-RasûI (Haydarabad, 1322 H.)

    3 ? El-Cevânü´ Fi´s-Siyâsetil-îlâhîyye (Bombay, 1306 H.)

    îbni Teynüyye´nin yukarıda zikredilen bir kısım risale ve kûçök bitap*ları, «Mecmûatü´r-Resâll» adı altında basılmıştır (Kahire, 1323 H.)Çeviren.

    [78] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/565.

    [79] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/565.

    [80] İslâm Ansiklopedisinde (İstanbul, 1950); İbni Teymiyye maddesinde bu mektubun Saydâ ve Antakya metropoliti PauTa ait olduğu kaydedil*mektedir. Çeviren.

    [81] Bu fetvalar «Mecmûatul-Fetâvâ» adı altında (Kahire 1336-1339 H.) beş büyük cilt halinde basılmıştır. Çeviren.

    [82] İbni Teymiyye´nin gerek sağlığında, gerekse ölümünden sonra eser ve görüşlerini savunan veya reddeden İslâm âlimleri vardır. Bugün de ay*nı münakaşalar devam etmektedir. Meselâ; Yusuf en-Nebhânî, Sevabı-kul-Hakk (Kahire, 1323 H.) adlı eserinde İbni Teymiyye´ye hücum etmektedir. Buna karşılık, Ebûl-Maâlî eş-Şâfiî es-Selâmî de Gâyetul-Emâni (Kahire, 1335 H.) adlı eserinde bu hücumları reddetmektedir.Çeviren.

    [83] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/565-567.

    [84] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/567-568.

    [85] Yâni Sultan İkinci Mahmud´urı emriyle Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa, önce bizzat kendisi, sonra da oğlu İbrahim Paşa va*sıtasıyla Vahhâbîleri tenkil etmiştir. Çeviren.

    [86] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/568-570.

  4. #164
    I'm Muslım Don't Panıc Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu Yer
    'de Sütçü İmamlar var // Sen Bilirmisin Sütçü İmam'ı? VATAN; 46!
    Mesajlar
    10.105
    Blog Yazıları
    41
    Tecrübe Puanı
    107374976

    new Ce: İslam'da Fıkhi Mezhepler Tarihi

    BİBLİYOGRAFYA


    Bibliyografya[1]


    Abmed Muhammed Şakir, el-Bâisu´l-Hasîs Şerhu İhtisarı Ulûm´l-Hadîs,

    Mısır, 1951.

    el-Amilî, Bahauddin, Keşkül, Bulak-Mısır.

    Dehlevî, Şah Veliyyullah, Huccetullah el-Bâliga, Kahire (t.y.). Demîrî, Kemaluddin Muhammed, Rumûzu´l-Künûz. Ebu´l-Ferec el-lsfahanî, Makatîlu´t-Talibîn, Kahire 1949. Ebu´l-Fidâ´, Tarih, Mısır 1325.

    Ebu´l-Ma´âlî eş-Şafiî es-Selâmî, Gâyetu´l-Emâni, Kahire 1325. Ebu Nuaym, Hılyetu´l-Evllyfi´, Mısır 1351-1357. Ebu Yusuf, Kitabu´l-Harac, Bulak-Mısır 1302. Ebu Zehra, Muhammed, ei-İmam Ebu Hanife, Kahire (t.y.).

    ------, el-lmam Malik, Kahire 1952.

    ------, el-lmam eş-Şafiî, Mısır 1948.

    ------, el-İmam Ahmed b. Hanbel, Kahire 1947.

    ------, el-İmam es-Sadık, Kahire (t.y.)

    ------, el-İmam Zeyd, Kahire (t.y.)

    ??, İbni Hazm, Kahire 1954.

    ------, İbni Teymiyye, Kahire 1952.

    et-Esnevi, Şerhu Minhaci´l-Usûi, Bulak-Mısır 1316.

    el-Eş´arî, Ebu´i-Hasen, Makâlâtu´l-İslâmiyyin.

    Gazzalî, İmam Ebu Hamid, el-Mustasfâ, Kahire-Bulak 1322.

    Hatîb el-Bağdadî, Tarihu Bağdad, Matba´atu´s-Sa´âde, Kahire 1931.

    ei-Hattab, Şefh âlâ Muhtasari´l-Halil.

    ei-Haymî, Şerafuddin Huseyn, Ravdu´n-Nadîr, Matba´atus-Sa´âde, Kahire

    1948.

    Hayruddin er-Remlî, el-Fetâvâ el-Hayriyye, Bulak-Mısır 1300. el-Hudari, Şeyh Muhammed, Tarihu´t-Teşrii´l-İslâmî, Kahire 1939.

    el-Husrî, Zehru´I-Adâb, Kahire 1969.

    İbni Abdilberr, el-İntikâ´, Matbaatu´l-Atahiyye, Kahire 1350.

    İbni Abidin, Şerhu Risaleti Resmi´l-Müfti, İstanbul 1287.

    İbnu´l-Bezzazî, Bak. el-Kerderî.

    İbnu´l-Cevzî, Menakıbu´l-İmam Ahmed b. Hanbel, Kahire 1349.

    İbni Ebî Ya´lâ, Tabakatu´l-Hanâbile el-Muhtasara, Şam baskısı.

    İbni Esir, e I-Kâmil, Mısır 1348-1357.

    İbni Ferhun, ed-Dîbacu´l-Müzehheb, Mısır 1351.

    İbni Hacer el-Askalâni, Fethu´l-Bâri, Kahire 1319-1325.

    ------, Tevâlî et-Tersîs fî Ma´âlî İbni İdris, Kahire 1301.

    İbni Haldun, Mukaddime, Bulak-Mısır 1284.

    İbni Haliikân, Vefeyâtu´l-A´yân, Emîriyye baskısı. Kahire 1275.

    İbni Hamdan, Ki ta bu Sıfati´l-Fetvâ ve´l-Müftî ve´l-Müsteftt, Dİmaşk 1280.

    İbni Hanbel, İmam Ahmed, Musned, Mısır 1313.

    el-Kâşif fi´l-Usûl, yazma, Dâru´I-Kütübi´I-Mısrıyye.

    İbni Kayyim el-Cevziyye, İ´Iâmu´l-Muvakkı´în, Münir ed-Dimaşki tabı, Kahire.

    ------, et-Turuku´l-Hıkmiyye. Mısır 1317.

    İbni Kesir, Tarih (el-Bidaye ve´n-Nihaye), Mısır 1351.

    İbni Kudame, el-Muğnî, Kahire 1367.

    İbni Rüşd e!-Kebîr, El-Mukaddemât u´l-Mümahhedât, Kahire 1325.

    İbni Subkî, TabakatıTş-Şafiiyye, Kahire 1323-1324.

    îbni Hazm, el-FasI (el-Fısa!), Mısır 1317.

    ------, el-İhkâm fî Usûli´l-Ahkâm, Kahire 1345-1352.

    ------, Mudâvâtu´n-Nufûs, Şam baskısı.

    ------, el-MuhalIâ, Kahire 1347-1352.

    ------, Naktu´l-Arûs, Ferid Dayf neşri, 1951.

    ------, Tavku´l-Hsmâme, Kahire baskısı.

    İbni Kuteybe, Uyûnu´l-Ahbâr, Mısır.

    ------, Musned, Lübnan baskısı.

    İmam Cafer es-Sadık, Musned, Lübnan baskısı.

    İmam Malik, el-Muvatta´, Halebî tabı, Kahire 1348.

    İmam Zeyd, el-Mecmû´ (Şerhi Ravdu´n-Nadîr ile birlikte).

    el-İsfahanî, Ebu´l-Ferec, el-Ağanî, Mısır 1323.

    fshak b. İbrahim b. Hâni´, Mesail.

    İzzuddin b. Abdisselam, Kavaıdu´l-Ahkâm, Ticariyye baskısı. Kahire.

    Kadı İyaz, (Tertıb) el-Medarik, yazma, Daru´l-Kütübi´i-Mısrıyye.

    Kadı Numan, Deaimu´l-İslam, Daru´l-Maarif, Mısır 1951.

    el-Kerderî, İbnu´l-Bezzâzî, Menakıbu Ebî Hanife, Hint tabı, 1321.

    el-Kulînî, Ebu Cafer, el-Kâfî.

    el-Makdİsî, Şemsuddin, Ahsenu´t-Takâsîm, Leiden 1906.

    el-Makkari, Nefhu´t-Tib, Ferid Rifaî neşri.

    el-Makrîzî, el-Hıtat, Mısır 1324-1326.

    el-Mekkî, Menakıbu Ebî Hanife, Haydarâbâd-Dekkan, 1321.

    el-Mes´ûdî, Murûcu-z-Zeheb, Kahire 1367.

    Musa Cârullah, el-Veşî´a fî nakdi akaidi´ş-ŞÎ´a. Hancı baskısı, Mısır.

    Nevevî, el-Mecmû´ fî Şerhİ´I-Mühezzeb, Kahire 1344-1348.

    ------, et-Takrîb, Kahire 1325.

    Raşid b. Ebî Raşid, el-Behce.

    Serahsî, el-Mebsût, Kahire, 1324-1331.

    Seyyİd Mahammed Huseyn el-Muzaffer, Kitabu´s-Sadûk.

    Suyutî, Husnu´l-Muhadara, Mısır 1329.

    ------, Tezyînu´l-Memâlik, Kahire 1324.

    Şafiî, Risale, Kahire 194Ö.

    ------, el-Umm, Kahire 1321-1325.

    Şatıbî, Ebu İshak, el-İ´tisam, Matba´atu´i-Menar, Kahire.

    ------, el-Muvâfakât,^Ticariyye tabı, Kahire.

    Şehristanî, el-Milel ve´n-Nihal, Kahire 1910.

    Şeyh Ulleyş, Fetâvâ, Bulak-Mısır 1300.

    Şihabuddin Ahmed b. Hacer el-Heytemî, el-Hayratu´l-Hisan, Kahire 1326.

    Taberî, Tarihu´1-Umem ve´l-Mülûk, Kahire 1357-1358.

    el-Ya´kubî, İbni Vadıh, Tarih, Necef-lrak 1358.

    Yakut el-Hamevî, Mu´cemu´l-Üdebâ´ Rifaî neşri.

    Yusuf en-Nebhânî, Şevahîku´1-Hakk, Kahire 1323.

    Zahid el-Kevserî, Mukaddimetu´u-Nubez fî Usûli´i-Fıkhi´z-Zahirî, el-Hanci neşri, Kahire 1940.

    Zehebî. Tarihu´l-İslam, Kahire 1367-1369".

    ------, Tercemetu Ahmed b. Hanbel, Ahmed Muhammed Şakir tarafından

    ´ tahkik edilen el-Musned´in baştarafında (Mektebetul-Maarif,

    Mısır). ------, TezkiratuI-Huffaz, Haydarâbâd-Dekkan, 1955-1956.[2]







    --------------------------------------------------------------------------------

    [1] Bu bibliyografya, yazana metin ve dipnotlarda atıfta bulunduğu eser*ler bir araya getirilerek, tarafımızdan tanzim edilmiştir. Çeviren.

    [2] İslam?da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/571-573.

    HTML Code:
    kaynak; http://www.haznevi.net/Bolum.aspx?BID=50

+ Konu Cevapla
33 / 33 Sayfa BirinciBirinci ... 23 31 32 33

Benzer Konular

  1. İslamda Siyasi ve İktisadi Mezhepler Tarihi
    By Kahramankentli in forum Sorularla İslamiyet
    Cevaplar: 90
    Son Mesaj: 04-10-2009, 15:15
  2. İslam'da Irkçılık
    By -külkedisi- in forum İnanc Dünyası
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-19-2008, 13:30
  3. Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 08-02-2008, 21:02
  4. Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 08-01-2008, 12:18
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06-18-2008, 17:56

Etiketler

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375