+ Konu Cevapla
13 / 34 Sayfa BirinciBirinci ... 3 11 12 13 14 15 23 ... SonuncuSonuncu
61 den 65´e kadar. Toplam 170 Sayfa bulundu

İslam Fıkhı 3000 Seçme Fetva

 İnanc Dünyası Katagorisinde ve  Sorularla İslamiyet Forumunda Bulunan  İslam Fıkhı 3000 Seçme Fetva Konusunu Görüntülemektesiniz.=>ÇAGRI Ölüm hali ve cenaze hakkında Fani hayatı son bulan Müslümanlara karşı, hayatta bulunan iman sahiplerinin birtakım mükellefiyetleri vardır. Bunların ...

  1. #61
    I'm Muslım Don't Panıc Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu Yer
    'de Sütçü İmamlar var // Sen Bilirmisin Sütçü İmam'ı? VATAN; 46!
    Mesajlar
    10.104
    Blog Yazıları
    41
    Tecrübe Puanı
    107375005

    Tanımlı Ce: İslam Fıkhı 3000 Seçme Fetva





    ÇAGRIÖlüm hali ve cenaze hakkında



    Fani hayatı son bulan Müslümanlara karşı, hayatta bulunan iman sahiplerinin birtakım mükellefiyetleri vardır. Bunların bir kısmı, hakkıyla bilinmediği için, halk arasındaki tatbikatında hatalı olarak yapılmaktadır.
    Bu hususla ilgili şifahi veya yazılı soruları cevaplandırmış olmak için ve din kardeşlerimizin tereddütlerini gidermek maksadıyla bu satırları karalama ihtiyacını duyduk.
    Bir vazifenin yapılmasına gösterilecek ehemmiyet kadar, yapılacak işin İslâm'a uygun olmasına da dikkat göstermek gerekir. İslâmi hududu aşan ve bid'atlara bulaşan işlerin değeri yoktur. Bu itibarla, göze çarpan ve işitilen hatalı şeyleri belirtmekte fayda ummaktayız. Şöyle ki:
    a) Su salâsı:
    Bazı yerlerde cenaze, yıkanmak üzere teneşirin üzerine konulduğunda Salâ vermek âdeti vardır. Saadet asrında ve onu takip eden zamanlarda görülmeyen ve İslâmi eserlerde bulunmayan bu âdet bid'attır. Esasen cenaze yıkanmadıkça, onun yanında Kur'an okumaya bile müsaade yoktur. Kitab-ı İlâhi'yi okumak arzu eden, başka bir odaya geçerek bu isteğini yerine getirebilir.
    b) Cenazenin kefenine ahitname koymak:
    Birtakım kimseler, ölünün mü'min olduğunu ifade eden ibareleri ve mübarek kelimeleri onun kefenine veya alnına yazmakta, yahut yazılmış bulunan bir kâğıdı kefenin içine koymaktadırlar. Muteber eserler, hassasiyetiyle bunun mahzuruna işaret etmektedirler.
    Kısa bir zaman sonra çürümeye mahkum bulunan cenazenin, vücudundan çıkacak ve dağılacak pisliklerin arasında kalacak bu yazıların ve mukaddes cümlelerin durumunu düşünmeli ve bu teşebbüsten vazgeçmelidir.
    Vefat eden mü'mine faydalı olmak arzu ediliyor ise, onun ruhuna bağışlanmak üzere Kur'an-ı Kerim okuyup hediye etmek daha münasip bir hareket olur.
    c) Cenazenin bekletilmesi
    Vefat eden bir kimsenin, başka bir şehirde bulunan yakınların yetişmesi için, ölümün yıkanması ve gömülmesi ile alâkalı dini vazife saatlerce, bazen bir gün bile geciktirilmektedir. Dinin emirlerinin tehiri pahasına, bir kimsenin gelmesini beklemek, İslâmi esaslarla bağdaşmayacak bir davranıştır.
    d) Cenazenin tezkiyesi:
    Bazen cenaze evinde, bazı vakitlerde musallada, vazifeli kimse tarafından "Merhumu nasıl bilirsiniz?" diye sorulduğu görülmektedir. Bu meselenin dayanağını bilemeyen bazı kimseler, bu uygulamanın doğru olmayacağına dair çeşitli beyan ve sırf akla dayalı mahkemeler yürütmektedirler.
    Buhari ve Müslim'in ittifakla Enes b. Malik'ten rivayet ettikleri bir Hadis-i Şerif, bu hususun meşruiyetine ışık tutmaktadır: Bir cemaat cenaze ile birlikte Resul-i Ekrem (sav)'in bulunduğu yerden geçiyordu. Ashab-ı kiram, ölen kimseyi iyilikleriyle övdüler. Peygamber Efendimiz (sav), "Vacip oldu" buyurdu. Daha sonra başka bir cenaze alayı daha geçti. Onu da fenalıkları ile andılar. Efendimiz (sav) yine "Vacip oldu" buyurdular. Bunun üzerine Hazreti Ömer (ra):
    "Ne vacip oldu?" dedi. Resul-i Ekrem (sav): "Şu hayırla övdüğünüz kimseye cennet vacip oldu; kötülüğü ile andığınız kimseye de cehennem vacip oldu. Siz yeryüzünde Allah'ın (cc) şahitlerisiniz" buyurdu.
    Bu Hadis-i Şerifteki müjdeden anlaşılıyor ki, ölen kimsenin istfadesi için, cemaatin cenaze lehine iyi şehadette bulunmasını temin maksadıyla, malum olan soru, sorula gelmiştir. Bunun dini esaslara uyduğunda şüphe yoksa da her önüne gelen, kendine göre bir tatbik şekli tutturmuştur. Şunu hatırlatmak isteriz ki, "Burada şehadet ettiğiniz gibi, ahirette de şehadet eder misiniz?" sözüne lüzum yoktur. Vazifeli kimsenin, "Bu kardeşinizi nasıl bilirsiniz?" demesi kâfidir.
    Hazır olan cemaat, o kimsenin hayatta iken takip ettiği yol ve takındığı tavır itibariyle ekseri halini iyi olarak biliyorsa, "İyi biliz" demelidir. Onun bazı hata ve günahının bulunması sebebiyle "İyi biliriz" sözünü yalan şahitliğine benzetmek doğru değildir. Zira bu söz, "Her şeyini iyi biliriz, tamamen iyi bir kimse olarak biliriz" mânâsına gelmez. "İyi biliriz" cümlesi mantık yönünden incelenecek olursa, kazıyye-i mühmele olur. Bahsi geçen kazaya ise mucibe-i cüziyye kuvvetindedir. Bu mantıki silsile ile hareket edildiğinde bahsi geçen ifade, "Bazı işlerinin iyi olduğunu biliriz" olur. Bunda yalan şahitliği aramak yersiz ve mânâsız bir davranıştır.
    e) Cenaze namazını kılarken ayakkabının üzerine basmak:
    Bu davranış bastığımız yerin veya giydiğimiz ayakkabının altının temiz olmaması ihtimalinden dolayı yapılmaktadır ve yerinde bir harekettir. Şayet yer temiz, ayakkabı da temiz ise çıkarılması gerekmez.
    f) Cenaze namazında ellerin durumu:
    Kılanan namazlarda el bağlamanın devamı, kıraatin veya zikr-i mesnûnun devamı müddetince olacaktır. Cenaze namazında dördüncü tekbirin alınmasıyla okunacak birşey kalmamakta ve el bağlama mükellefiyeti de son bulmaktadır. Dördüncü tekbir alınınca her iki el yan tarafa bırakılır, sonra iki tarafa selâm verilir.
    Bazı kimseler ya her iki tarafa selâm verip sonra ellerini salmakta veya sağına selâm verip, sağ kolunu; soluna selâm verip, sol kolunu yan tarafa bırakmaktadırlar. Bu iki şeklin, ilmî bir dayanağı ve fıkhî bir delili bulunmamaktadır.
    Cenazenin gömüldüğü sırada, definle meşgul olan kimselerin elindeki küreği almayıp "Küreği yere bırak" diye ikazda bulunması ve o bıraktıktan sonra yerden alması dinî bir esasa dayanmayan cahilce işlerdendir.
    h) Cenaze evinde ziyafet:
    Bazı köylerde, cenaze çıkan evde, o gün yemek hazırlığı başlar. Ölen kimsenin yıkanıp gömülmesiyle ilgili hizmette hazır bulunan cemaat bu ziyafete iştirak edip hazırlanan yemekleri yerler. Bu hareket, harama yakın bir mekruhtur. Cenaze evinde bir hafta müddetle ziyafet tertibi mekruh görülmektedir.
    i) Kabristandaki yaş ağaçların kesilmesi ve yeşil otların biçilmesi mekruhtur. Zira bunlar, kendi hal diliyle, Allah'ı (cc) zikretmekte, toprak altında yatan mü'min de bundan faydalanmaktadır.
    Ancak, kurumuş bulunan ağaçların dalları kesilebilir. Bunlar satılacak olursa, parası, kabristanın ihtiyacına sarfedilmelidir. Çünkü kabristan vakfedilmiş bir yer olduğu için, oranın geliri başka bir yere sarfedilmemelidir.
    j) Elliikinci gün âdeti:
    Birçok yerlerde, vefat eden kimsenin elliikinci günü hesap edilmekte, o gün geldiğinde mevlit okutulmakta ve elliikinci gün duası okunmaktadır.
    Dinimizde ölmüş bir mü'min için okunacak Kur'ân-ı Kerim, yapılacak duâ ve verilecek sadakanın faydası inkâr olunamaz. Ancak yedinci, kırkıncı ve elliikinci günü sayıp hesaplamanın bir mânâsı ve dayanağı yoktur.
    Hayatta olan kimseler, ölmüş bir mü'mine karşı İslâmi vazifelerini yapmalı ve bu vazifelerini yerine getirirken dinimizin esaslarını dikkatten uzak tutmamalıdırlar.
    1049 - Behce Fetvalarından: "Gurbette ölen kimse, şehitlik mertebesine nail olur" (H. Ec. 1/14)
    Açıklama: Bu şehitlik, sadece ahirette şehit sevabına erişmeye vesile olan şehitlik mertebelerinden biridir. Harp meydanında şehit olan kimse hakkında câri olan yıkanmama, elbisesi ve kanı ile gömülme hükmü, âhiret şehitlerine uygulanmaz.
    1050 - Soru: Salâ ile ezân arasında ölen kimse şehit olur mu?
    Cevap: Şehitliğin kısımları arasında zamana bağlı bir şehitlik yoktur. Fıkıh kitaplarımızın şehitle ilgili bahislerini inceleyiniz.
    1051 - Soru: Trafik kazasında ruhunu teslim eden kişi, eğer kazaya uğramamış olsaydı, kaza ânında ecel mutlaka gelecek miydi? Trafik kazalarında müsebbibler mes'ûl olmazlar mı?
    Cevap: Trafik kazasında ölen bir kimse, bilfarz, o arabaya binmemiş olsaydı gene ölecekti. Ecelin zamanında bir değişiklik olmaz. Belki ecelin gelişindeki vasıtada değişiklik olur. Böyle bir ölümde, şoförün kasdı olmadığı için, kendisine kısas uygulanmayıp diyet verme hükmüne tâbi tutulur.
    1052 - Soru: Hergün akşam ölümü hatırlayarak korkmayı ve hatta bu yüzden uykunun dağılmasını neye yorumlarsınız?
    Cevap: İslâm yolunda kemâl sahibi olmaya yorumlanır. Zira ölümü hatırlamak, nefsâni hevesleri kırar ve insanı kötülükten korur. Vicdanların mürebbisi bulunan Efendimiz (sav), "Lezzetleri kesen (ölüm) ü çok anınız"buyurmaktadır.
    1053 - Soru: İnsan ölürken, cennete veya cehenneme gideceği anlaşılır mı? Ölürken ne gibi haller vuku bulduğu, cenazenin çabuk gidişi ve bazı cenazelerin mezara götürülürken hafif ve ağır olduğu söyleniliyor. Bunlar doğru mu?
    Cevap: Bunları tespit ve tayin zordur. Zan ile hüküm yürütmek asla doğru olmaz.
    1054 - Soru: Ecel ile ecel-i müsemmâ arasında bir fark var mı?
    Cevap: Suali vazediş şeklinizde bir eksiklik var. Bu ifade ile ecel-i kaza ile ecel-i müsemmâ arasındaki farkın sorulmuş olacağını sanmaktayız. Bu iki ecelin arasındaki fark: Ecel-i kaza, doğum zamanından ölüm vaktine kadar olan müddet; ecel-i müsemmâ, ölümden ba's-ü bâdel-mevte kadar geçen zamandır.
    1055 - Soru: Mevtanın arkasından gün sayarak mevlid ve Kur'ân okutmak dînen mahzurlu mudur?
    Cevap: Ölen kimsenin arkasından 7, 40 veya 52'nci günlerini saymak diye dinimizde bir hüküm ve tavsiye yoktur. Bunları yazan bazı risalelerin ilmî bir değeri ve dinî dayanağı bulunmamaktadır.
    1056 - Soru: Kâfirlere mahsus bir mezarlıktan geçerken ne söylemek icap eder?
    Cevâp: Sûre-i A'raf'ın 44. âyet-i kerîmesinin şu mealdeki cümlesini okumanız kâfidir: "Rabbimizin bize va'd ettiğini hak bulduk. Siz de Rabbinizin (tehdit olarak) bildirdiğini (cezayı) gerçek buldunuz mu?"
    1057 - Soru: Her Cuma akşamı, ruhlar sahiplerinin evlerine geliyor ve ev halkını ziyaret ediyor, diye bir inanç var. Gece eve bir kelebek gelse "Bak, falanın ruhu geldi" diyorlar. Böyle birşey var mıdır?
    Cevap: Mübarek gün ve gecelerde Cenâb-ı Hakk'ın izniyle ruhların yeryüzüne indiğine dair dinî beyanlar vardır. Fakat, kelebek olarak değil, ruhanî varlığıyla gelir.
    1058 - Soru: Kabir ve mahşer halkının lisanı Arapça mı?
    Cevap: Bu hususta bir beyana rastlamış değiliz. Fakat cennet ehlinin konuşacağı müşterek dilin Arapça olacağını Râmûzü'l-ehâdis'teki "Üç şeyden dolayı Arab'ı seviniz" diye başlayan bir Hadîs-i Şeriften öğrenmekteyiz.
    1059 - Soru: Eskiden beri yapılan 40. ve 52. gece masrafları, devir parası içinden veriliyor. Bu takdirde devirde eksiklik oluyor mu?
    Cevap: Bu gibi masrafların devir parasından çıkarılması asla caiz değildir.
    1060 - Soru: Ölü olarak dünyaya gelen bir çocuk, öbür âlemde anne ve babasına şefaat edebilir mi?
    Cevap: İnşâ Allah...

  2. #62
    I'm Muslım Don't Panıc Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu Yer
    'de Sütçü İmamlar var // Sen Bilirmisin Sütçü İmam'ı? VATAN; 46!
    Mesajlar
    10.104
    Blog Yazıları
    41
    Tecrübe Puanı
    107375005

    Tanımlı Ce: İslam Fıkhı 3000 Seçme Fetva

    ÇAGRIÖlünün yıkanması hakkında


    1061 - Soru: Baba öldüğü zaman evlâdı onu yıkayabilir mi? Oğlu öldüğü zaman babası yıkayabilir mi?
    Cevap: Baba, vefat eden oğlunun cenazesini yıkayabileceği gibi, evlâd da babasının cenazesini yıkayabilir.
    1062 - Soru: Cüzzam hastalığına tutulan kimse vefat edecek olsa, nasıl yıkanılır?
    Cevap: Diğer cenazelerin yıkandığı gibi.
    1063 - Soru: Cenaze yıkanırken kıble tarafına mı yatırılır?
    Cevap: Ölünün ayakları kıble tarafına gelecek şekilde sırtüstü yatırılması gerekir. (Bu hususta genişçe bilgi için bakınız Büyük İslâm İlmihâli, Namazla ilgili bölüm, madde: 528).
    1064 - Soru: Cenazeyi yıkayan kimse para alabilir mi?
    Cevap: Bu hizmeti görecek kimse, para istememeli ve yapacağı bu iş için pazarlık yapmamalıdır. Zira cenazenin yıkanması farz-ı kifâyedir. İbadetlerin ifası için para istenmesi yakışıksız bir iş olur. Cenaze sahibi kendiliğinden verecek olursa alması caizdir.
    1065 - Soru: Cenazeyi yıkamak, vazifeli imam ve müezzinin hakkıdır, diye dinî bir hüküm var mı?
    Cevap: Böyle bir hak yoktur. Cenaze sahibi, dilerse ölmüş olan yakınını kendisi yıkar veya dilediği bir kimseye yıkatır. Daha sonra imam ve müezzinin vazifeli bulunduğu camiye getirir ise, onun namazını kıldırmak, imamın vazifesi olmaktadır.
    1066 - Soru: Erkek öldüğünde onu karısı yıkayabilir mi?
    Cevap: Erkeğin ölümü hâlinde kadın kocasını yıkayabilir. Zira dört ay on günlük müddet içinde nikâhın asarı devam etmektedir.
    1067 - Soru: Cenazesi zevcesi tarafından yıkanmış sahabi var mıdır?
    Cevap: Evet, vardır. Ebû Bekir (r.a.) i hanımı Esma binti Umeys yıkamıştır. Ebû Mûsâ el-Eş'ârî'yi de zevcesi yıkamıştır.
    1068 - Soru: Cenâzeyi yıkayacak kadar su bulunamaz ise ne yapmak gerekir?
    Cevap: Teyemmüm yaptırılır.
    1069 - Soru: Cenazeyi yıkamak veya taşıtmak için bir kimseyi kiralamak caiz midir?
    Cevap: Bu gibi hizmetlerin hayatta olanlar tarafından ücretsiz yapılması evlâ ise de, hizmetin aksamaması için adam kiralanması da caiz görülmüştür.
    1070 - Soru: Mevtayı yıkadıktan sonra, ellerini yanına mı salmalı yoksa göğsü üstüne mi bağlamalıdır?
    Cevap: Yan tarafına salmalıdır.
    1071 - Soru: Ölü doğan çocuk yıkanır mı?
    Cevap: Ölü olarak doğan çocuğa isim konulur, yıkanır ve kefenlenerek defnolunur. Ancak namazı kılınmaz. Diğer dinî vazifeler yerine getirilir.
    1072 - Soru: Sabi iken ölen çocuğa kaç yaşına kadar abdest verilir?
    Cevap: Namazın ne olduğunu bilmeyecek kadar küçük yaşta ise abdest verilmesi gerekmez.
    1073 - Soru: Akil bâliğ olmamış küçük kız çocuğunun cenazesini, erkek; aksi olarak kadın da erkek çocuğunun cenazesini yıkayabilir mi?
    Cevap: Dokuz yaşına basmamış bir kız çocuğunun cenazesi erkeğin; on iki yaşından küçük bir erkek çocuğunun cenazesini de kadının yıkaması caizdir.
    1074 - Soru: Kasabada Kur'ân kursuna teşebbüs ettik. Bu kasaba da müezzin olarak veya hastanede gasil imamı olarak vazife almak istiyorum. Hangisini tercih edeyim?
    Cevap: Müezzinliği tercih ediniz.

  3. #63
    I'm Muslım Don't Panıc Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu Yer
    'de Sütçü İmamlar var // Sen Bilirmisin Sütçü İmam'ı? VATAN; 46!
    Mesajlar
    10.104
    Blog Yazıları
    41
    Tecrübe Puanı
    107375005

    Tanımlı Ce: İslam Fıkhı 3000 Seçme Fetva

    ÇAGRIÖlünün kefenlenmesi hakkında


    1075 - Soru: Cenazelerde, erkeğe kaç çeşit; kadına kaç çeşit kefen sarılır ve nasıl sarılır? Bu hususta bize açıklayıcı bir kitap tavsiyesinde bulunur musunuz?
    Cevap: Ölmüş bir erkeğin kefeni gömlek, izar ve lifâfe olmak üzere üç adettir. Kadının ise bunlara ilâveten bir başörtüsü ile bir de göğüs sargısı vardır. Ölüye önce gömlek giydirilir, daha sonra izarın sol tarafı kapatılır, sonra sağ kısmı örtülür. Onu takiben, izarda takip edilen usûl üzerine, lifâfe sarılır. Bu hususta geniş malûmat elde etmek isterseniz Nimet-i İslâm ve Büyük İslâm İlmihâli adlı eserleri okumanızı tavsiye ederiz.
    1076 - Soru: Benim, yurt dışında iken bir çocuğum dünyaya geldi. Gözünü açmadan Hakk'ın rahmetine kavuştu. Kendim birşey bilmediğim için buradaki büyüklerime ve akrabalarıma sordum. Onlar, "Çocuk ölü olarak dünyaya geldiği için yıkanmasına gerek yok" dediler. Biz hastaneden çocuğun üzerine sardıkları bir battaniyenin üstüne kefen sarıp buradaki yani katoliklerin mezarlığına defnettik. Allah indinde günâh olan bir işi işleyip işlemediğimizi sizden öğrenmek ve böyle bir durum karşısında ne yapmamız lâzım geldiğini bilmek istiyorum.
    Cevap: Ölü olarak düşen çocuğun yıkanması ve namazının kılınması gerekmezse de, zamanında ve fakat ölü doğan çocuğun yıkanması icap eder. Fakat namaz kılınması gerekmez. Sizin çocuğunuzun (ifadenizden anladığıma göre) düşük olmayıp, ölü doğduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda yıkanması gerekirdi. Bu, bir. İkincisi, oradaki müslüman işçiler bir yer satın alarak kabristan haline getirmeli ve bir cenaze vuku bulduğunda oraya defnetmelisiniz. Müslümanların Hıristiyan kabristanına gömülmesi asla doğru değildir.
    1077 - Behce Fetvalarından: "Ölmüş olan erkeği ipekle kefenlemek caiz olmaz. Yeşil renkli bir kefene sarmak ise caizdir"(H. E. 1/14).
    Açıklama: Hayatta iken erkeğe haram olan ipeğin, ölmüş erkeğe kefen yapılması da caiz görülmemiştir. Kefenin renginin beyaz olması efdal ise de, yeşil olmasında da bir mahzur yoktur.
    1078 - Soru: Hacca giden kadınların ihramları, öldükten sonra, kefenleri üzerine örtülse ve o şekilde gömülseler mahzuru var mı?
    Cevap: Hac da ihram olarak kullanılan bezin, kefenin üzerine örtülmesi ve öyle gömülmesi israf ve bid'attir. Ancak, ihram bezini kefen yapıp ölüyü ona sarmakta bir mahzur yoktur.
    1079 - Soru: Ölüleri kefenlemek nedir?
    Cevap: İslâmî bir vazife olarak farz-ı kifâye, insanî bir vecibe olarak ölüye son hizmet olmaktadır.
    1080 Abdürrahim Fetvalarından: "Hiçbir malı olmayan kimse ölse, kefenlenip gömülmesi (ile ilgili masrafları) hayatında iken nafakası üzerine vacip olan akrabasına lâzım gelir" (H. Ec. 1/15).

  4. #64
    I'm Muslım Don't Panıc Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu Yer
    'de Sütçü İmamlar var // Sen Bilirmisin Sütçü İmam'ı? VATAN; 46!
    Mesajlar
    10.104
    Blog Yazıları
    41
    Tecrübe Puanı
    107375005

    Tanımlı Ce: İslam Fıkhı 3000 Seçme Fetva

    ÇAGRICenaze namazı hakkında


    1081 - Behce Fevtalarından: "İntihar eden kimse, yıkanır ve namazı kılınır" (H. Ec. 1/8).
    Açıklama: Hanefi mezhebine göre, intihar eden kimse, yıkanır ve üzerine namaz kılınır. Ancak, İmam Ebû Yusuf'e göre, intihar hata yolu ile veya şiddetli bir ağrıdan dolayı yapılmış olmadıkça, o kimsenin üzerine namaz kılınmaz.
    1082 - Netice Fetvalarından: "Eşkiyalık yapan Müslüman bir kimse, çarpışma sırasında öldürülse, yıkamak ve üzerine namaz kılmak lazım olmaz."
    Açıklama: Müslüman olduğu halde bazı suçları irtikap eden kimselerin namazının kılınmayacağı, o suçun büyüklüğünü halka anlatmak ve bu gibi davranışlara engel olmak düşüncesinden doğmaktadır. Yoksa o suçu işleyenin küfrüne hüküm verildiği için değildir.
    1083 - Feyziye Fetvalarından: "Müslüman bir erkeğin Nasranî olan karısı, hamile olduğu halde ölse, karnındaki Müslüman çocuk üzerine namaz kılınmaz" (H. Ec. 1/13).
    Açıklama: Böyle bir kadın üzerine namaz kılınmayacağında icma vardır. Gömülmesine gelince, bazı ilim adamları, çocuğa tabi olarak, o kadın Müslümanların kabrine gömülür, demişlerdir. Bir kısım alimler de çocuk, anadan bir cüz olduğu için gayri müslimlerin mezarlığına gömülür, hükmünü vermişlerdir. İhtiyata uygun olan hüküm ise, o kadını müstakil bir yere (tek başına) gömmektir.
    1084 - Feyziye Fetvalarından: "Ölen bir kimse, yıkansa ve fakat namazı kılınmadan defnolunsa, bozulduğu zannolunmadıkça kabri üzerine namaz kılmakta beis yoktur" (H. Ec. 1/13).
    Açıklama: Ölen kimsenin bozulmadığına kuvvetli bir kanaat olursa, ona karşı dini bir vecibeyi ödemiş olmak için, kabri üstüne namaz kılınır. Yıkanmadan gömülmüş olsa bile hüküm böyledir.
    1085 - Soru: Bir insan ölünce ezan ve ikamet okunmadan cenaze namazı kılınıyor. Bunun sebebi nedir?
    Cevap: Cenazenin ezan ve ikaameti, çocuğun ismi konduğu sırada, kulağına okunmuş olduğundan tekrar okunmaya lüzum kalmamaktadır.
    1086 - Soru: Bir hastahanede veya belediyede gasil imamı olarak görev yapan kişi, şüphelendiği veya bilmediği bir cenazenin namazını, nasıl niyyet ederek kıldırır?
    Cevap: Şüphe üzerine hüküm kurulamaz. İslam'da asıl olan beraet-i zimmettir.
    1087 - Soru: cenaze namazında, cuma ve bayramda olduğu gibi, cemaat şart mıdır? Diğer bir ifade ile belirli miktarda cemaat bulunmadığı zaman meyyitin üzerine namaz kılınamaz mı?
    Cevap: Cenaze namazında cemaat şart değildir. Bu sebeple imamdan başka bir kişi de olsa cemaat olunabilir. Hatta tek kişi bile cenaze namazı kılabilir.
    1088 - Soru: Cenaze namazında üçüncü tekbirden sonra okunan 'Allahümmağfirli hayyina ve meyyitina ve şahidina ve ğaibina ve zekerina ve ünsana ve sağirina ve kebîrina" demekteyiz. Bu duanın içindeki bir kelimeye aklım takılmaktadır. O da "Sağirîna" kelimesidir. Bu ifade ile küçük yaştaki çocuklar mı kasd olunuyor? Sabilerin günahı olmadığına göre onların mağfiretini ne ile izah edersiniz?
    Cevap: Buradaki "sağirina" kelimesine açıklık kazandırmak için "Minezzünûbî" kelimesini ilave edecek olursak ne mana kasd olunduğu açığa çıkar. "Günahlanmızdan küçük olanı da büyük olanı da yarlığayıver" denilmektedir.
    1089 - Soru: Bir kimse hac dönüşü getirilen işlemeli bir bezi vefat ettiği zaman (başına) bağlayabilir mi?
    Cevap: Ölüye kefen dışında başka bir bez bağlamak lüzumsuz ve bid'at olur.
    1090 - Soru: Ailesinin zina yaptığını bildiği halde o kadını nikahı altında taşıyan kişinin cenaze namazı kılınır mı?
    Cevap: Ancak küfür üzerine ölmüş bir kimsenin cenaze namazı kılınmaz. Diğer günahkarların cenazesi üzerine namaz kılınır. Ahiretteki sorumluluğu kendi üzerinedir.
    1091 - Soru: Zina yapan bir kişinin cenazesi yıkanır ve cenaze namazı kılınır mı? Onun namazını kılan imam ve cemaatin Allah (cc) katında bir sorumluluğu olur mu?
    Cevap: Zinanın helal olduğunu iddia etmediği müddetçe namazı kılınır. Bu hususta ne imam ne de cemaat için bir sorumluluk mevzuu bahs değildir.
    1092 - Soru: Cenaze namazında 2. ve 3. tekbirlerinde eller kaldırılmıyor. Bazıları bu tekbirlerde başını yukarıya kaldırıp aşağıya indiriyorlar. Bu hareket caiz midir?
    Cevap: Bu hareket, cahilce ve çirkin bir bid'attır. Yapılması asla caiz değildir.
    1093 - Soru: Cenaze namazında fazla kimse bulunmaması sebebiyle cemaat teşkiline imkan olmasa, bir kimse tek başına cenaze namazını kılabilir mi?
    Cevap: Evet, kılabilir. Cemaatin bulunması sevap ve fazilet yönünden aranmaktadır, bir şart olduğu için değil. Kimse bulunmadığı zaman, bir kimsenin kılması ile bu farz yerine gelmiş olur.
    1094 - Soru: Ben Oburersel Ts. de bir yatak firmasında çalışıyorum. Burada 10-15 Türk varız. Bu firmada çalışanlardan bir Alman öldü. Almanlarla birlikte Türkler de para vererek çiçek aldılar. Mezara Türkler de gitti ve bazıları da onlar gibi siyah elbise (matem kisvesi) giydiler. Ben ve birkaç arkadaşım onlara dahil olmadık. Bu hususta en kısa zamanda cevabınızı bekliyorum.
    Cevap: Kabristana ağaç ve çiçek dikmek caizdir. Zira yeşilliği devam eden bir ağaç veya çiçekler Allah Teala'yı zikrederler. Toprağın altında medfun bulunan mü'min onların zikrinden faydalanır. Bu hususu açıklayan dinî beyanlar oldukça çoktur. Fakat kabre çelenk göndermenin İslamî esaslarla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Bu Frenk adetidir. Kabre çiçek götürmek Hind Brehmenlerinin işidir. "Hind'li Kulübesi" diye dilimize çevrilmiş bulunan yazar Do Sen Piyer'in kitabında bu husus açıkça görülmektedir. Bir gayrimüslimin ölüsüne iştirak etmeye gelince, onu gömecek (kendilerinden) adam varken onlarla birlikte kabre gitmek ve cenaze merasimine katılmak asla doğru görülemez.
    Bir Müslüman'ın, kendi dininden bir kimsenin vefatı halinde onun cenazesine iştirak etmesi farz-ı kifayedir. Gayrimüslimlerin ölüsüne iştirak ve ayine katılmak, onların dinlerince yapılan merasimi zararsız görmek gibi davranış olur. Bu hareket cehaletten doğmuyorsa cidden üzülecek bir durumdur. Siyah elbise giyerek matem tutmak, İslam dininde hiçbir ölü için caiz görülmemektedir.
    1095 - Abdürrahim Fetvalarından: "Cenaze namazında ihtiyata uygun olan, ayaktan pabuçlarını çıkarıp üzerine basmaktır" (H. Ec. 1/15).
    Açıklama: Yerin temiz olduğunda şüphe varsa, ayakkabılarını çıkarıp üzerine basmak lazımdır. Ancak, ayakkabının üzerinin de temiz olması şarttır.
    1096 - Abdürrahim Fetvalarından: "Ölmüş bulunan (ve hayatta iken) namazı terkeden bir kimsenin cenazesi üzerine namaz kılınır" (H. Ec. 1/15)
    1097 - Soru: Cenaze namazı kim tarafından emrolundu?
    Cevap: Cenab-ı Hakk'ın "Ve salli aleyhim" emri ile Peygamber Efendimiz'in (sav) "Sallu ala küfli birrin ve tacirin: Her iyi ve tacir kimsenin (cenazesi) üzerine namaz kılınız" Hadis-i Şerifinin amir hükümleri ile farz kılınmıştır. (İbni Abidin, c. l, s. 811)
    1098 - Soru: Doğuştan akıllı olan bir insan, sonradan delirmiş olsa, başkasına zarar vermeden yaşayıp nihayet ölse, bunun cenazesi kılınır ve devri sürülür mü?
    Cevap: Cenaze namazı kılınır. Devrinin yapılması, velisinin arzusuna bağlıdır. Yapmakta fayda var, zarar yoktur. Ancak, vasiyeti yoksa devir yapma mecburiyeti olmaz.
    1099 - Soru: Hiç namaz kıldığı ve oruç tuttuğu görülmeyen kimse öldüğünde cenaze namazı kılınır mı?
    Cevap: Namaz ve orucun farz olduğunu inkara kalkışmamış ve bunları alaya almamış bir kimse ise, bunları terk ile fasık olursa da küfre nisbet edilemez. Bu takdirde namazının kılınması gerekir.
    1100 - Soru: Kadınlar cenaze namazı kılabilir mi?
    Cevap: Evet, kılabilirler. Ö.N. Bilmen merhumun Büyük islam İlmihali'nin Namazla ilgili bölümünün 563 ve 565. maddelerim dikkatlice okuyunuz.
    1101 - Soru: Cenaze namazında ellerin salınması dördüncü tekbirden sonra mı yoksa selamdan sonra mı olacaktır?
    Cevap: Dördüncü tekbirden sonra eller salınacak, onu takiben selam verilecektir.
    1102 - Soru: Bizim burada baraj var. Bir kadın, kendini bu baraja atarak intihar etti. Bu şekilde vefat eden kimsenin cenaze namazı kılınır mı? Müslüman mezarlığına gömülür mü?
    Cevap: İntihar edenin namazını kılmak caizdir. Bu hüküm dikkate alınınca onun küfrüne hüküm verilemeyeceği ortaya çıkar. Bu neticeye varılınca, Müslüman kabrine gömüleceğini anlıyoruz. Fıkıh kitaplarında, bazı Hanefi müctehidlerince, intihar edenin namazının kılınmayacağına dair ictihad, onun küfrüne hükmedildiği için değil, intihara teşebbüs etmenin ne derece büyük bir günah olduğunu halkın gözüne göstermek ve bu davranıştan uzak tutmak fikrinden ileri gelmiştir.
    1103 - Soru: Cenazede "Bu şahsı nasıl bilirsiniz?" denildiği zaman ne demek gerekir?
    Cevap: İyilikleri kötülüklerinden fazla ise "iyi biliriz" demelidir. Bunun aksi bir durum varsa kötülüğünü anmamak, "Allah taksiratını affetsin" demelidir. Ashab, Efendimiz (sav)'in huzurunda bulunurlarken oradan bir cenaze geçmişti. Ashab onun iyiliklerini dile getirmişler, Peygamberimiz (sav) "Vacib oldu" buyurmuş. Başka bir cenaze daha geçmiş, onun da kötülüklerini saymışlar. Efendimiz (sav) yine aynı ifadeyi kullanıp "Vacib oldu" demişler. Ashab neyin vacib olduğunu sorduklarında, iyilikleri bahsedilen cenazeye cennetin vacib olduğunu, kötülükleri söylenen mevtaya da cehennemin vacib olduğunu haber vermişler. (Buhari ve Müslim, Riyazü's-Sah-hin n.947)
    1104 - Soru: Namazda "Ve celle senâüke" okunmuyor da cenaze namazında niçin okunuyor?
    Cevap: Cenazede dua matlup olduğu için, bu ilave, cenazenin haline daha layıktır. Bununla ilgili malumat için (Nimetü'l-İslam, Kitabü's-Salat, s. 179)'a bakınız.
    1105 - Soru: Buralarda cenaze namazını kılarken ayakkabıları çıkarıp da öyle kılıyorlar. Dinimizde böyle bir emir var mıdır?
    Cevap: Namaz kılınacak yerin pis olması halinde, ayakkabıları çıkarıp üzerine basarak namaz kılmak gerekir. Yer temiz ise, ayakkabıları çıkarmak şartı yoktur. (Mecmua-i Cedide, s. 25)
    1106 - Soru: Kazada hayatını kaybedip hazırlanan iki cenazeye ayrı ayrı mı namaz kılınacak? Beraber kılınsa da olur mu?
    Cevap: Ayrı ayrı kılınması efdadir. Hangi cenaze önce gelmiş ise onunki öne alınır. Bununla birlikte hepsinin üzerine bir namaz kılmak da caiz görülmüştür. Birden fazla cenaze bulunduğunda, imamın önüne erkek cenazesi konulur. Diğer cenazeler saf halinde, birinin ayak ucu, diğerinin baş ucuna gelecek şekilde konulur veya hepsinin göğüsleri, imamın göğüs hizasına gelecek şekilde imamın ön tarafına dizilir. Erkek cenazeler en öne, onu takiben erkek çocukların, onun ilerisine kadınlar, daha sonra da kız çocuklarının cenazeleri konulur. (Nimetü'l-İslam, s. 593-594)
    1107 - Soru: Cenaze namazı, iki defa kılınabilir mi? Cemaat yine iki defa kılabilir mi? Cenazenin vekillerinin (velilerinin olacak) iki oğlu var. Ayrı ayrı vekalet verse olur mu?
    Cevap: Velinin müsaadesi olmadan cenazenin namazı kılınmış olsa, onun namazına katılamamış bulunan cenaze velisi, ister tek başına, isterse kendisi gibi cenaze namazını kılamamış kimselere imam olarak ikinci defa namaz kılabilir. Fakat varislerden başkası için bu caiz görülmemektedir. Cenaze velisi de namazı kıldıktan sonra, kendi derecesinde başka bir veli gelip, ayrı bir namaz kılamaz. Çünkü, namazı kılan velinin velayeti tamdır. (Nimetü'l-İslam, Kitabü's-Salat s. 591)
    1108 - Soru: Bazı hafta cuma namazını kılan, içki ve kumara devam eden ve sonunda da içkili olarak ölenin cenaze namazı kılınır mı?
    Cevap: Bir kimsenin yüz halinden, biri Müslümanların haline, doksan dokuzu ise gayrimüslimin gidişatına benzese, o kimsenin Müslüman olduğuna hükmolunur. Yaptığı işin günahından sorumlu olması ayrı bir iş, onun Müslüman sayılması ayrı bir husustur. Bahsi geçen kimsenin cuma namazına gelişi, kendisinde İslami bir inancın bulunduğunun şahididir. Ehl-i sünnet kitaplarında, "Her iyi veya fasıkın cenazesi üzerine namaz kılınacağı" açıkça ifade edilmiş bulunmaktadır. Meselenin birbirinden ayrılan yönlerini iyi tayin etmelidir. Tek yönlü hüküm isabetli olmayabilir.
    1109 Soru: Musalla kabristanın içinde olursa orada cenaze namazı kılınır mı? Kabirde namaz kılmak mekruhtur diyorlar. Bu hususta ne dersiniz?
    Cevap: Kabre karşı namaz kılmakta kerahet vardır. Bu sebeple, cenaze namazı kılınacak yerin kabristanın dışında olması veya o kısımda kabir bulunmaması lazımdır.
    1110 - Soru: Nuru'l-İzah kitabında gördüğümüze göre, anne ve babasını öldüren bir kişinin cenaze namazı kılınmaz deniyor. Ne dersiniz?
    Cevap: Anne veya babasını haksız olarak kasten öldüren kimsenin namazı kılınmaz.
    1111 - Soru: Cenaze namazında Fatiha okunur mu, okunursa kaçıncı tekbirden sonra okunur?
    Cevap: Cenaze namazı dua mahallidir. Üçüncü tekbirden sonra okunması gereken dua ezberinde olmayan bir kimse, başkaca ve münasip bir dua okuyarak, bu vazifeyi yerine getirir. Fatiha'yı da dua niyetine besmelesiz okur.
    1112 - Soru: Cenaze namazı kılarken, bilhassa köylerde, ayakkabılar pis oluyor. O pabuç ile namaz kılmak doğru mu?
    Cevap: Pabucu ayağından çıkarıp üstüne basarak kılmalıdır. Böyle yapıldığı zaman, ayakkabının altının pis olması, namazın sıhhatine zarar vermez. Zira o kimse, pabucun temiz olan üst yüzüne basarak namaz kılmış olur.
    1113 - Abdürrahim Fetvalarından: "İmam, mahallesindeki bir cenazede hazır bulunmasa (ölen kimsenin) namazını velileri kıldırsa, imamın üzerine (cezai hüküm olarak) bir şey lazım gelmez. (H.Ec. c. 1/15)
    Açıklama: Bir imamın, mahallesindeki bir cenazede hazır bulunmaması, bir ihmal olmakla birlikte cezai hüküm uygulanmasına mahal olacak cinsten bir iş değildir. Onun yaptığı işin doğru olup olmaması keyfiyeti ile cezanın uygulanmaması hususu birbirine karıştırılmamalıdır. Doğru değildir. Çünkü, mahallesi halkından bir şahıs vefat etmiş bulunmaktadır. Bir Müslüman olarak ve bilhassa vazifeli bir imam olarak, başkalarından önce onun cenaze namazında bulunması gerekirdi. Bu ihmalkarlığı alışkanlık haline getirmedikçe tecziye yolunun takip edilmeyeceği, fetvadan sarahatla anlaşılmış olmaktadır. Zira, cenazenin namazında bulunmasını engelleyen başkaca mazeretin bulunması da ihtimal dahilindedir.
    1114 - Soru: Cenazenin gömüldüğü sırada bazı kimselerin avucunun içine aldığı toprağa bir şeyler okuyup kabre attığını görüyoruz. Bu davranışın fıkıhta yeri var mıdır? Şayet bu, dini hükümlere uygun ise toprağa ne okunup atılması gerekmektedir?
    Cevap: Evet, bu hareket fıkhi hükümlere uygun bulunmaktadır. Taha suresinin "Sizi o (toprak)dan yarattık", "Sizi oraya göndereceğiz", "Sizi bir kere daha oradan çıkaracağız" mealindeki ayeti okunmaktadır. Birinci avuçladığımız toprağa, birinci cümleyi okuyup baş tarafına atmalı, ikinci avuçla ikinci cümle, üçüncüde üçüncü cümle okunmalıdır.
    1115 - Soru: Cenaze namazını kılacağımız ölü başka bir memlekette otursa onun üzerine gıyabi namaz kılabilir miyiz? Olmaz diye hüküm verilmesi halinde bizzat Peygamber (sav) Efendimiz'in Necaşi'nin cenaze namazını gıyabi olarak kıldırmasını nasıl izah edersiniz?
    Cevap: Cenazenin, namaz kılacak cemaatin huzurunda bulunması şarttır. Malikilere göre de böyledir. Fakat Şafilere göre, gaib üzerine de namaz kılınabilir. Çünkü, Peygamber Efendimiz (sav), Necaşi'nin namazını gıyabi olarak kılmıştır.
    1116 - Behce Fetvalarından: "Bir köy halkı, ezan okumayı ve cemaatle namaz kılmayı terk etseler, cebir olunurlar" (H.Ec. 1/10)
    Açıklama: Ezan ve cemaatle namaz, İslam şearindedir. Bu sebeple kasten terkedenlere cebir kullanılabilir.
    1117 - İbni Nuceym Fetvalarından: "Uzuvları belirmiş halde (ölü olarak) düşen çocuk üzerine namaz kılmak lazım olmaz" (H.Ec. 1/10)
    1118 - Soru: Musalla kabristanın içinde olursa orada cenaze namazı kılınır mı?
    Cevap: Cenaze namazı, kabristanın dışında eda edilmelidir. Zira kabre karşı namaz kılmakta kerahet vardır. Ancak, kabristanın bir köşesinde ve kabir bulunmayan bir yerde namaz kılmak için ayrılmış bir yer varsa o takdirde bir mahzur yoktur.
    1119 - Soru: Ölen sabi bir çocuğun kaç yaşına kadar namazı kılınmaz? Bu çocuk için salâ verilip verilmemesinde bir beis var mıdır?
    Cevap: Ölen çocuk, kaç aylık olursa olsun, namazının kılınması gerekir. Salâ vermek, Müslümanları vefat eden din kardeşinin ölümünden haberdar etmek içindir.
    1120 - Soru: Müslüman bir kadın fahişelik yaparsa bu kadının cenaze namazı kılınır mı?
    Cevap: Madem ki Müslümandır, cenaze namazı kılınır. Günahının sorumluluğunu ahirette kendisi çekecektir. Asiliğine bakarak küfrüne hükmetmek doğru değildir.
    1121 - Soru: Bir kadın fahişelik yapıp sonra tevbe etse öldüğünde cenaze namazı kılınır mı?
    Cevap: Evet kılınır.

  5. #65
    I'm Muslım Don't Panıc Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli Baktabul'un Çılgını Kahramankentli - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu Yer
    'de Sütçü İmamlar var // Sen Bilirmisin Sütçü İmam'ı? VATAN; 46!
    Mesajlar
    10.104
    Blog Yazıları
    41
    Tecrübe Puanı
    107375005

    Tanımlı Ce: İslam Fıkhı 3000 Seçme Fetva

    ÇAGRIÖlünün defnedilmesi hakkında


    1122 - Abdürrahim Fetvalarından: "Başka bir memlekette ölen kimseyi götürüp kendi kazasına defnetmekte beis yoktur" (H.Ec. 1/15)
    1123 - Abdürrahim Fetvalarından: "Zeyd (adındaki şahıs) başkasına ait araziye sahibinden izinsiz olarak ölüsünü gömecek olsa, mal sahibi, çıkartmaya güçlü ve haklı olur" (H.Ec. 1/15)
    1124 - Behce Fetvalarından: "Ölen kimse, mülkünün bahçesine gömülmesini vasiyet etse ve fakat varisler kabristana gömseler günahkâr olmazlar" (H.Ec. 1/14)
    1125 - İbni Nüceym Fetvalarından: "Gömülmüş bir ölüyü, kendi memleketine götürüp defnetmek için kabrinden çıkarmak caiz olmaz" (H.Ec. 1/8)
    Açıklama: Kabre konulmasından önce cenazeyi memleketine nakletmeye dini müsaade varsa da, kabrinden çıkarıp götürmek caiz değildir.
    1126 - Ali Efendi Fetvalarından: "Müslüman bir kimsenin Hıristiyan olan karısı öldüğünde, kâfirlerin gömüldüğü kabristana gömülür" (H.Ec. 1/12)
    1127 - Soru: Bir şehirde vefat eden kimseyi başka bir şehre nakletmek mahzurlu mudur? Yıkama ve kefenleme işi nakledileceği şehirde mi yapılacaktır?
    Cevap: İslâm diyarında vefat eden kimseleri, ecelinin geldiği yerde defnetmelidir, memleketine götüreceğim diye, dini vecibeyi geciktirmek ve ölüye eza vermek caiz değildir. Ancak kısa mesafedeki bir yere götürülmesinde bir mahzur yoktur. Fakat gömüldükten sonra çıkarıp götürmek caiz olmaz.
    1128 - Soru: Bir kimse sağlığında kemikten veya alçıdan takma diş yaptırsa, öldüğü zaman bu dişlerini ayırmak icap eder mi? Yoksa dişleriyle birlikte mi gömmek lâzımdır?
    Cevap: Dişlerin çıkarılması icap etmez. Ancak onun üzerinde altın kaplama varsa onun yere gömülerek israf olmasını önlemek bakımından damaklı dişi çıkarıp o altını almak ve zararı önlemek gerekir.
    1129 - Soru: Küçük yaşta iken ölen çocuğa telkin verilir mi?
    Cevap: Hayır, verilmesi gerekmez.
    1130 - Soru: Mezarlıkta ölünün kabri üzerine toprak atarken küreği elden ele vermiyorlar. Yere bıraktırıp sonra yerden alıyorlar. Böyle bir meselenin dini bir dayanağı var mı?
    Cevap: Bu davranışın dini yönden hiçbir dayanağı yoktur. Küreği almak isteyenin, arkadan gelişi sırasında zarar vermesini önlemek için bir ikaz olabilir.
    1131 - Behce Fetvalarından: Techiz-ü tekfin, borçların ödenmesinden önceye alınır" (H.Ec. 1/14)
    Açıklama: Ölüye ait borçların ödenmesi, büyük bir ehemmiyet arzetmekle beraber, cenazenin gömülmesinin gecikmesine sebep olmaması için, ilk defa meyyitin kefenlenip defne hazırlama işi yerine getirilir. Bunu takiben borçların kapatılması yoluna gidilir. Dinimizin tesbit ve tavsiye ettiği asıl budur.
    1132 - Soru: Hıristiyan mezarlığına Müslüman gömülebilir mi?
    Cevap: Müslüman kişi Hıristiyan mezarlığına gömülmez.
    1133 - Soru: Büyük İslâm İlmihali, cenaze namazı bahsi 597 nolu kısımda "Cenaze gelirken ayağa kalkmanın mekruh olduğu" belirtiliyor. Halbuki Muhtaru'l-Ehadis adlı eserin 96. sayfasında "Ayağa kalkınız" deniliyor. Aradaki fark, ictihad meselesi midir?
    Cevap: Cenazeye tazim etmek için ayağa kalkmak yoktur. Tabutu taşımak ve diğer hizmetlerine katılmak isteyen kimse ayağa kalkar ve cemaate katılır. Aksi halde kalkmaz.
    1134 - Soru: İmam, cenazeyi gömerken telkini açıktan mı okumalı, yoksa millet dağılıp yalnız kalınca sessizce mi okumalı?
    Cevap: Telkinin açıktan okunması, cenazeye duyurmak içindir. Cemaat de işiterek intihaba gelmiş olur.
    1135 - Soru: Burada bazı imamlar, telkin yerine sadece İhlas ve Fatiha okuyorlar. Telkinin böyle yapılması caiz midir?
    Cevap: Telkinin nasıl yapıldığı ve hangi ibare ile okunacağı fıkıh kitaplarımızda gösterilmiş bulunmaktadır. Bahsettiğiniz tarzda yapılması, imamın bilgisizliğinden kaynaklanmış olabilir.
    1136 - Soru: Avrupa'da çalışan bizlerin, bebek iken ölen yavrularımızı Hıristiyan mezarlıklarına gömmemizde bir mahzur var mı? Zaruret halinde gömülebilir mi?
    Cevap: Elbette mahzur vardır. Oradaki Müslümanlar, toplanıp ayrı bir kabir satın almalıdırlar. Bu olmazsa ölülerinizi Müslüman diyarına getirmeniz gerekir. Münasip olan yol budur.
    1137 - Ali Efendi Fetvalarından: "Varislerden biri, murisinin teçhiz ü teklifine para sarfedecek olsa arkaya kalan maldan (hakkını isteyip) alabilir" (H.Ec. 1/12)
    1138 - Soru: Mezarlık dışında cenaze sahiplerine taziyette bulunmakta bir beis var mıdır?
    Cevap: Cenazenin taşınmasında ve defninde hazır bulunan cemaat, kabristandan başka bir yerde taziyette bulunurlar. Çünkü kabristanda taziyede bulunmak bid'at olduğu için mekruhtur. Cenazenin defninde bulunmayan kimseler, üç gün içinde taziyetini münasip bir yerde ifa etmelidir. Taşradan olanlar daha sonra da taziye yapılabilir. (Büyük İslâm İlmihali, 3. kitap madde: 614)
    1139 - Soru: Öşür ve devir ne ile sabittir?
    Cevap: Öşür, ayet ve hadis-i şerifler, devrin, keffaret-i yemin, keffaret-i savm kısmı ayet ile ve ıskaatı salât İmam Muhammed'in içtihadı ile sabit ve meşru bulunmaktadır.
    1140 - Feyziye Fetvalarından: "Ölen kimse, üzerinde bulunan kaza namazlarını, vefatından önce (kılınmasını) vasiyet etmiş olsa, bir kimse tarafından kaza edilmesi caiz olmaz" (H.Ec. 1/13)
    Açıklama: Mali ibadetleri, vekâleten bir kimseye gördürmek caizdir. Zekâtını bir vekil vasıtasıyla dağıttırmak gibi. Mali ve bedeni bir ibadet olan hac vazifesini de şartlara uygun olarak, vekile gördürmeye müsaade edilmiş bulunmaktadır. Sırf bedeni bir ibadet olan namaz ve orucu başkasının kazası caiz değildir.
    1141 - Netice Fetvalarından: "Küçük yaşta bulunan fakir çocuğun masrafları, kefelenmesi (vesair harcamalar) babasının üzerine lâzımdır" (H.Ec. 1/10)
    1142 - Netice Fetvalarından: "Seçilmiş olan bir vasi, (cenazenin) teçhiz ve tekfininde, bilinen miktar (para) sarfettiğine yemin ederse tasdik olunur" (H. Ec. 1/11)
    Açıklama: Cenaze işlerini görmek üzere vasi tayin olunan kimsenin ölü için yaptığı masraflarda ihtilâf vaki olsa, halk arasında yaygın olarak bilinen masraf miktarı esas alınır. Bu miktara uyan masraf yaptığını yeminle teyit eden vasinin, sözünün tasdiki gerekir.
    1143 - Soru: Bazı yerlerde ölünün tezkiyesini imam yapmaktadır. Bazı yerlerde ise bunu cemaatten bir kimse yerine getirmektedir. Acaba hangisinin yapması doğrudur?
    Cevap: Cenazenin tezkiyesi meşru olup herhangi bir kimsenin yapması caizdir. Bunu mutlaka imam yapacak diye bir kayıt yoktur.
    1144 - Soru: Cenaze için yapılan devirde, sadece oruç ve yemin hesaplanmaktadır. Su dökene, kabir kazana ve cenaze başında hizmet edene devir parasından verilebilir mi?
    Cevap: Devir, ancak Müslüman fakirlere verilebilir. Kabir kazanlara ayrı bir ücret verilmesi daha muvafıktır. Zira çok kere bu işi görenlerin, sadaka alamayacak kadar maddi varlığının bulunduğu görülmektedir. Diğer hizmetlerde bulunanlar ve hatta imamlar, zengin iseler devir parası almaları kendilerine helâl olmaz. Ancak cenazeyi kendisinden başka yıkayacak kimse bulunmazsa, bu takdirde verilen ücreti alabilir.

+ Konu Cevapla
13 / 34 Sayfa BirinciBirinci ... 3 11 12 13 14 15 23 ... SonuncuSonuncu

Benzer Konular

  1. Austın 3000 Resmi-Austın 3000 ResimLeri
    By forum_meleği in forum Otomobil Resmi- Resimleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-24-2009, 13:45
  2. Bab-ı Fetva , Bab-ı Fetva Hakkında
    By Boramir!! in forum Türk Dünyası Ve Kültürü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-25-2008, 00:02
  3. Bab-ı Fetva nedir , Bab-ı Fetva Hakkında
    By Boramir!! in forum Türk Dünyası Ve Kültürü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-02-2008, 01:17
  4. Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 06-15-2008, 00:45
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06-05-2008, 20:45

Etiketler

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375