+ Konu Cevapla
1 den 3´e kadar. Toplam 3 Sayfa bulundu

Silahın Savaşta Önemi, Silahın Savaştaki Önemliliği

 Forum Hakkında Katagorisinde ve  Sorun Cevaplayalım Forumunda Bulunan  Silahın Savaşta Önemi, Silahın Savaştaki Önemliliği Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Sİlahin savaŞta Önemİ...

  1. #1
    ALOŞ
    Misafir

    soss Silahın Savaşta Önemi, Silahın Savaştaki Önemliliği





    Sİlahin savaŞta Önemİ

  2. #2
    Aranan Üye Zafera Baktabul'un Çılgını Zafera Baktabul'un Çılgını Zafera Baktabul'un Çılgını Zafera Baktabul'un Çılgını Zafera Baktabul'un Çılgını Zafera Baktabul'un Çılgını Zafera Baktabul'un Çılgını Zafera Baktabul'un Çılgını Zafera Baktabul'un Çılgını Zafera Baktabul'un Çılgını Zafera Baktabul'un Çılgını Zafera - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Oct 2010
    Mesajlar
    1.510
    Blog Yazıları
    3
    Tecrübe Puanı
    42344957

    Tanımlı Ce: Silahın Savaşta Önemi, Silahın Savaştaki Önemliliği

    saygı değer öğretmenler sayın jüri üyeleri sevgili arkadaşlar benim bu konuşmamın amacı savaşta silahın önemini sizlere anlatmak öncelikle size kavramları açıklayayım savaş devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadeleye denir dikat edin savaşın en önemli unsuru silah olduğu belirtiliyor silah ise saldırmak veya savunmak amacıyla kullanılan araca denir savaşta en önemli iki madde saldırmak ve savunmaktır bu iki maddede silahta olduğuna göre savaşta en önemli araç silahtır dünyadaki savaşların galibi her zaman cephaneliği iyi olanlardı silah bütçesi iyi olanlar üstün tutulur dünyada. bir kere savaşa akılları ile nasıl çıkılır çok merak ediyorum dünyadaki savaşlar silahlar ile olur silah olmadan savaşa çıkmak bir saçmalıktır peki türkiyedeki insanların askerlik vakti geldiğinde akılları ile ayrımcılık yapıldığı görülmüşmüdür tabikide hayır insanın eğer bir engeli yoksa askere gider ve aynı zamanda insanlar ülkemizi korurken ellerinde silahlar oluyor bir insan ülkesini aklı ile koruyabilirmi tabikide hayır gelelim dünyadaki savaşlara israilin filistine düzenlediği zulümlerin sebebi nedir tek bir sebebi var israilin silahlandırması çoktu fakat filistinin silahlandırması hiç denecek kadar azı israil silahlandırmasını kullandı ve saldırıya geçti fakat filistin silahlandırması olmadığından ne kendini koruyabildi nede saldırıya geçebildi bu örnektende anlaşıldığı gibi savaşta en önemli unsur silahdır beni dinlediğiniz için teşekkür ederim!

  3. #3
    Aranan Üye Zafera Baktabul'un Çılgını Zafera Baktabul'un Çılgını Zafera Baktabul'un Çılgını Zafera Baktabul'un Çılgını Zafera Baktabul'un Çılgını Zafera Baktabul'un Çılgını Zafera Baktabul'un Çılgını Zafera Baktabul'un Çılgını Zafera Baktabul'un Çılgını Zafera Baktabul'un Çılgını Zafera Baktabul'un Çılgını Zafera - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Oct 2010
    Mesajlar
    1.510
    Blog Yazıları
    3
    Tecrübe Puanı
    42344957

    Tanımlı Ce: Silahın Savaşta Önemi, Silahın Savaştaki Önemliliği

    Yalnızca yaşları 20’nin altında olan yeşil gözlüleri veya Avustralya’da yaşayan yerlileri veya Yahudiler ile uzaktan bile akrabalıkları bulunmayan bazı Arap toplumlarını veya esmer İngilizleri öldüren veya sakat yapan veya kısır yapan bombaların (silahların, mikroorganizmaların) olduğunu düşünün. Şimdi insanları kısır yapan, belirli bir milleti çok kısa veya kısman uzun zamanlarda öldüren genetik bombalar vardır. Ama halem bu tür genetik silahların amaca doğru kesin şekilde yöneltilmesi, yani belirlenmiş toplum dışındakilere hiçbir ziyan vermemesi meselesi tam olarak çözülmemiştir. Bu zorlukları aradan kaldırmak için bilim adamlarına 5-10 yıl zamanın gerekli olduğu Dünya edebiyatında ve gazetelerde yazılmaktadır. Örneğin Thom Hartmann’ın “The Genetically Modified Bomb” veya AndreyBelov’un "Sooteçestvenniki” dergisindeki makalesi.
    Böyle bombaların nerede ne zaman ve kim tarafından patlatıldığını tespit etmek çok zor. Bu bomba bir ilaç şişesinde olabilir ve kırılarak rüzgarla yayılır. Etki yapmak için gerekli geni taşıyan bakterilerin veya virüslerin bir kaçının hava ile insan vücuduna girmesi gerekir. Hatırlatalım ki, normal basınç ve sıcaklıkta, bir küp cm de 1019 molekül oluyor ve bu da Dünyada yaşayan insan sayından birkaç milyar defa çoktur. Yani nerede gizlenirsin gizlen, o şişeden çıkmış bakteriler veya virüslerin de sayısı çok fazla olduğundan, hedef alınan genleri taşıyan insanları bulur. Bir küçük şişedeki bombanın etki mesafesi bin kilometrelerle olabilir.
    Genetik silahlar meyve ve sebzelerin tohumlarında da taşınabildikleri için insanlar bu silahları yiyecekleri ile de kabul edebilirler. Benzer genetik silahların meyve kurtlarına ve böceklere karşı kullanıldığını hatırlayın. Amerika’da bal arılarının ölmesini de öldürülmek istenen böceklere karşı kullanılan genetik silahların yan (halen kaçınılma yolları bilinmeyen) etkilerin sonucu olduğu düşünülmektedir.
    Ne bir milleti, ne bir bölgede yaşayan insan türünü, diğerlerinden farklı yapan tek bir gen yoktur. Her bir insanın özelliklerinin (boyu, saçlarının ve gözlerinin renkleri, burnunun ve alnının şekli…) temelinde duran çok sayıda genler vardır. Diğer yandan insanların kanları karışmış ve bu nedenle de örneğin Çinli ve Alman aynı genlerin taşıyıcıları olabilirler. Bu nedenle de ortak değil, kesin şekilde olarak farklı genleri arayıp bulmak gerekir. Böyle işler yapılmaktadır ve farklı genleri taşıyan milletlere ve bölgelerdeki insanlara karşı genetik silahlar yaratılır.
    Şimdiki zaman genetik silahların tehlikesi atom ve hidrojen, kimya ve bakteriyoloji silahlardan daha fazladır. Üretilmiş, ama kullanışı sakıncalı olan, genetik silahların miktarı da diğer silahların hepsinin toplamından daha fazla insan öldürmeye yeterlidir. Bu yeni silahların önemini bilerek gelişmiş ülkeler gelecek savaş stratejilerinde genetik silahlara daha fazla önem verirler.
    Hatırlatmak gerekir ki atom ve hidrojen bombaları kullanıldığında, onlar şehirleri yakıyor ve yıkıyor. Büyük bombanın düştüğü yerden yaklaşık 100 kilometre kadar mesafede bütün canlıları öldürüyor veya hasta ediyor. Bu yıkıcı ve yakıcı etkini azaltmak amacı ile nötron bombaları üretildi. Bu bombalar büyükleri aynı mesafelerde canlıları öldürmek için kullanıla bilirler, ama asıl amaçları taktik silah gibi tanklar ve diğer zırhlı araçlardaki insanları öldürmek içindir.
    Atom bombasının çeşitleri gibi, kimyasal ve bakteriyolojik silahlar da milletleri ve bölge insanlarını biri birinden ayıramıyor ve hepsini öldürüyor. Bu silahların nereden geldiğini ve düşmanin hangi ülke olduğunu da bilmek kolaydır. Diğer yandan bunların bir tanesi bir ülkenin insanlarının hepsini hedef alabilmiyor. Bu tür silahları kullanan ülke kendi vatandaşlarını hedef olan ülkeden önceden çıkarmak zorundadır ve karşı ateşlerin kendi ülkesine vereceği zararları göz önünde bulundurmalıdır. Böyle olduğu için atom bombaları Dünyaya savaş değil, barış getirdi.
    Genetik silahlar ise atom ve diğer bombalardan çok farklılar. Onlar yalnız bir milletin veya bir bölgenin insanlarını hedef alıyor, hangi ülkede bulunmaklarından bağımsız olarak. Hedef halinde olmayan, yani belirlenmiş geni taşımayan insanlar bombanın patladığı merkezde (gerçekte bu merkezin nerede olduğunu yalnız bombayı patlatan, yani ilaç şişesini kıran insan bile bilir) olsalar bile hiç etkilenmezler. Doğal olarak böyle özelliğe sahip genetik silahlar kesin olarak kullanılacağı düşünülür. Acaba hazır olduktan hemen sonra kullanmayabilirler mi?
    Tam olarak geliştirilmiş genetik silahlar bulunandan sonra (yani yaklaşık 5-10 yıldan sonra) Birleşmiş Milletler Teşkilatına gerek kalır mı? Irakta ki Sünni-Şii veya Afganistan’daki Talibanların savaşları devam eder mi? Toptan yok olmazlar mı? Neden Amerika acele etsin ve İran’a savaş açsın ki? Bombalar dökerek petrolü yakmak, gerekli yolları, boruları ve fabrikaları yıkmak iyidir veya 5-10 yıl İran’ın atom bombasını engellenmesini saklayarak, diğer yandan genetik silahların gelişimini hızlandırmak?
    Dünyanın bir çok yerinde milletleri, halkları ve bölgelerin kökenli insanlarını biri birinden ayıran (yalnızca birine mahsus olan) genleri belirlemeye çalışıyorlar. Bu günler için Amerika da yaklaşık 50 tür insanları kesin şekilde ayırabilen genler bulunmuştur. Bu o demek ki, bir ülkenin elinde her hangi bir etnik gruba karşı genetik silahlar olsa, onlar yer yüzerinden yok edilebilir. İngiliz Tıp Birliğinin (BMA) raporunda yazıyor: ”Genetik bilimin hızla gelişmesi, yakın yıllarda, etnik grupların yok olmasına getirebilir.”
    Batı ülkelerinin verilerine göre İsrail yıllardır hızlı şekilde yalnızca Arapları etkileyen genetik silahlar üzerinde çalışıyorlar. Onlar özel gen taşıyan insanlara karşı bakteriler ve virüsler üretme ile uğraşırlar. Bu bakteriler ve virüsler insan vücuduna dahil olduktan sonra oradaki genetik kodları değiştirirler. Unutmamak gerekir ki insana zarar vermek onu tedavi etmekten daha kolaydır. Bu yönde işler Nes Tziyona biyoloji merkezinde yapılır. Elde olan bilgilere göre Irak Araplarının genleri Yahudilerinkinden daha fazla farklı olduğu için, onlara karşı genetik silahı bulmak daha kolaydır. Genetik silahlar olan mikroorganizmaları hava (rüzgar) veya su ile iletmek kolaydır.
    Biyoloji silahlar çok defa denenmiştir, ne zaman ve kimler tarafından denendikleri de biliniyor. Genetik silahlar denenmişler mi? Bu soruya cevap vermek zor, çünkü genetik silahın etkisi başka bir hastalık altında gizletile bilir (örneğin bağışıklığın kaybı gibi). Kimlerin denediğini de bilmek imkansızdır. Ama bazı belgeler vardır. Örneğin 2002 Ağustos ayında Birleşmiş Milletler Teşkilatı Madagaskar adasına doktorlar takımı göndererek garip bir hastalık ortaya çıkarmıştı. Güçlü baş ve karın ağrısı veren enfeksiyon hastalığı yalnızca aynı etnik gruptan olan insanları iki günde öldürüyordu!
    Genetik silahlar yalnızca insanlarda hastalıklar ve ölüm baş vermesi için üretilmiyorlar. Moleküler biyolojinin (genetik mühendisliğinin) hızla gelişmesi diğer projeleri de öne çıkarmıştır. Örneğin genleri değişilmiş böceklerin üretilmesi. Böyle böcekler asfalt ve beton yolları, metalleri ve boyaları kemirerek dağıtmak, yakıtları bozarak düşman ülkeye zarar vermek amacı taşıyor.
    b. Gereğini yapmak gerekir
    Hepimiz masallar dinlemişiz ve gökten üç elma düşeceğini biliyoruz. Hıristiyanların da masallarında çok zaman üç sayısı geçiyor. Ama bir fark vardır. Avrupa’da yaşayanlar elmanın neden düştüğünü de biliyorlar, ama diğer Hıristiyanların eğitim sistemleri bizimkine benzediğinden Newton kanunlarını gerekli seviyede bilmiyorlar. Avrupalılar üç meselesinde de masal çerçevesinin dışına çıkmışlar. 200-300 yıldır biliyorlar ki farklı süreçlerin (aydınlatılmak istenen olayın) bağlı olduğu bakımsız değişkenlerin sayısı üçten farklı olabilir. Matematik dilde desek incelenen fonksiyon farklı sayıda değişkenlerle belirlenebilir. Bizler düşünce tarzımızı belirleyen geleneklerimize daha fazla bağlı olduğumuzdan her zaman anlatmağa çalıştığımız problemin de üç bacağı olduğundan konuşuyoruz.
    Bilim ve teknoloji anlamda Süper Devletler atom, hidrojen ve nötron bombalarını biri birinden kalkan gibi korunmak amacı ile ürettiler. Hindistan, Pakistan ve şimdi de İran komşularından korunmak ve gerekirse vurmak için. İran’ın bombası en fazla bizler ve Araplar için tehlikelidir. Bu bombaların yaratılması temel bilimlerin gelişmesinden daha fazla teknolojilerin incelenmesine, üretilmesine ve ekonomik güce dayanırdı. Ama çok daha fazla insanı yenmek gücü olan genetik silahlar esasen temel bilimler seviyesine dayanır. Bu silah kalkan rolü oynamayacak, kullanılacak ve yenecek. İlk hedefler de Afganistan, İran ve Orta Doğu toplumları olmayacaklar mı?
    Adata insanlar hayvan ve bitki türlerinin yer yüzünden silinmesini istemiyorlar. Şimdi bazı hayvan türlerinin korunması için onların tane başına çekilen masraflar, sıradan bir insanın yaşamı için çekilen masraftan çok fazla olabilir. Bu açıdan bakarsak bölge insanlarının da hepsinin ortadan kaldırılması söz konusu olmamalı. Sadece genetik bilimini kullanarak bunların türünü değiştirerek ve sayısını belirleyerek onları kullanmak istemeyecekler mi? Böyle fikirler 60 yıl önceden bilinmektedir.
    İnsan bitki ve hayvan türünü değiştirmeyi çoktan öğrenmiştir ve bunlarda onu böyle işleri genişlendirmek düşüncelerine yöneltmiştir deyebilir miyiz? (Hitler zamanı bunlar açık şekilde tartışılırdı.) Tarih boyu toplumların birileri diğerlerinin topraklarına sahip olup, onları kendilerine köle etmemişler mi? Ama şimdiki zaman yer (zenginlikleri ile birlikte), su ve hava daha da fazla önem taşıyor. İleri teknoloji devirde fabrikalarda ve toprakta basit işçi kuvvetine pek gerek kalmamıştır. Gelişmiş ülkelerde çok insan servis alanında çalışmağa başlamıştır.
    Çok zaman insanı hayvandan ayıran (dış görkem dışındaki, hayvanlarda dış görkeme göre birileri diğerlerinden ayrılılar) en önemli faktör olarak sosyal hayat sayılır. Örneğin yaklaşık milyar yıldır Dünyada yaşayan karıncaların (insanlar toplumlarınki 10-50 bin yıl mertebesindedir) hayatına göz atsak, görüyoruz ki onların çok milyonlu ailelerinde basit sosyal hayat, insan toplumlarında gördüğümüzden daha mükemmel olabilir. Bir milletin içindeki basit (eğitim, bilim ve kültür içermeyen) insaniyetlik, milyonlarca karıncanı birleştiren karıncalıktan daha mükemmel değildir. (Unutmamak gerekir ki Doğa hakkında basit bilgiler karıncalarda olmasaydı onlar bu kadar zaman yaşam sürdüremezlerdi. Örneğin yerin altında su basmayan yuvalar ve çamurdan dayanıklı ve milyonlarca karıncayı barındıran, çok mükemmel havalandırma sistemleri olan inşaatlar yapabilirler. Sakat olanları doyururlar. Profesyonel uzman ve işçilere bölünmüşler.)
    Bilim ve teknoloji seviyesi yükseldikçe, Dünyanın milyon yıllar boyunca ürettiği ve biriktirdiği yakıt 300-1000 yıl arasında tükenir. Yer yüzünde insan sayısı çok hızla artmış, ama onun yaşamı için gereken toprak, temiz su ve hava yetersiz olmuş. Küresel ısınma tehlikenin boyutunu artırır. Diğer yandan yeni bilimlerin ve teknolojilere katkıda bulunan toplumlarda insan sayısı azalır, ama sadece tüketici olanlarınki hızla artıyor. Bu gidişat genetik silahların gelişmesini hızlandırarak, onların kullanılmasını da yaklaştır mır mı? Gelişmiş Ülkelerin (gelişmekte olan ülkeler içinde Çin ve Rusya’nyı unutmayalım) bu süreci hızlandırmakta amaçları kendilerine gelecek kazandırmak değil mi?
    Gelişmiş ülkeler, Güney Kore, Çin ve Rusya kaçınılmaz büyük zorluklara direnmenin yolunu iyi eğitim, yeni bilim ve teknolojiler üretmekte görüyorlar. Bizim böyle bir derdimiz yok olduğu, kurumlarımızın yaptıklarından (YÖK, M.E.B, TUBİTAK ve TUBA dahil) ve yüksek seviyesi olmayan (uzmanlıktan uzak) bu konulara bağlı TV programlarından, gazeteler yazılarından ve toplumda konuşulan konulardan görüyoruz. Gerekenin yapılacağından konuşuyorlar, ama gerekenlerin içinden önemlilerinin neler olduklarını tam olarak bilmiyoruz. Kesin bilinen o ki, okul ve Üniversite sayısının katlanması. Hükümetin eğitime ve bilime bilinçsiz ayırdığı para ne kadar artsa da kalitede ilerleme olmayacak. Gelişmiş ülkelerle aramızdaki fark hızla büyümeye devam edecektir.
    Allah bizi genetik silahlardan korusun.

    Prof. Dr. Oktay Hüseyin (Guseinov)
    kaynak:egitisim.gen.tr

+ Konu Cevapla

Benzer Konular

  1. Savaşta Silahın önemi?
    By elif gökçe in forum Sorun Cevaplayalım
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 04-01-2011, 18:44
  2. Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 03-10-2011, 19:59
  3. Savaşta yapılmaz!
    By "SenSiziM" in forum Magazin Haberleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-19-2010, 13:24
  4. bu savaşta parolamız 869.....
    By darfee in forum Off Topic
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 01-10-2009, 19:49
  5. Savaşta Kaybolan Askerler?
    By yaremce in forum Ilginc Garip Enterasan Seyler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 02-28-2008, 15:40

Etiketler

Yetkileriniz

  • You may post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375