ya bıktım artık yemin ederim yarım akıllı bir annem var ödevim vardiom hyr simdi yapma bana yardım et dio nerde nasıl konulcanı bilmio ve beni rezil edio gerizekalı bıktım artık bıktımmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm
Forum Hakkında Katagorisinde ve Sorun Cevaplayalım Forumunda Bulunan cok kötü Konusunu Görüntülemektesiniz.=>ya bıktım artık yemin ederim yarım akıllı bir annem var ödevim vardiom hyr simdi yapma bana yardım et dio nerde ...
ya bıktım artık yemin ederim yarım akıllı bir annem var ödevim vardiom hyr simdi yapma bana yardım et dio nerde nasıl konulcanı bilmio ve beni rezil edio gerizekalı bıktım artık bıktımmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm
gerizekalı? yarım akıllı? anne?
diyebileceğim bir şey yok.. yazık..
vayy be gerçekten tüylerim dikan deiken oldu nasıl bi çağdağz ya
Elif'in psikolojisi bozuk besbelli, sinirle çıkar ağızdan böyle kelimeler net ortamına yazıp rahatlamak akıllıca ama destek alınmalı, eğer bu yorumları okuyabilme şansın olursa elimden gelen desteği sağlarım![]()
![]()
Hala sizinleyse!!!
1 yaşınızdayken sizi elleriyle besledi ve yıkadı. Bütün gece ağlayıp onu uyutmayarak teşekkür ettiniz.
2 yaşınızdayken size yürümeyi öğretti. Size seslendiğinde odadan kaçarak teşekkür ettiniz.
3 yasınızdaykensize özenle yemekler hazırladı. Tabağınızı masanın altına dökerek teşekkür ettiniz.
4 yaşınızdayken elinize rengârenk kalemler tutuşturdu. Evin bütün duvarlarına resim yaparak teşekkür ettiniz.
5 yaşınızdayken sizi cici kıyafetlerle süsledi. Gördüğünüz ilk çamur birikintisine atlayarak teşekkür ettiniz.
6 yaşınızdayken okula kadar sizinle yürüdü. Sokaklarda "GITMIYCEEEEEEEM" diye ağlayarak teşekkür ettiniz.
7 yaşınızdayken size bir top hediye etti. Komşunun camini kırarak teşekkür ettiniz.
9 yaşınızdayken size dualar öğrettisiz her seferinde unutarak teşekkür ettiniz.
11 yaşınızdayken sizi arkadaşınızla sinemaya götürdü "Sen bizimle oturma" diyerek teşekkür ettiniz.
12 yaşınızdayken zararlı TV programlarını seyretmenizi istemedi. O evde değilken hepsini izleyerek teşekkür ettiniz.
19 yaşınızdayken okul masraflarınızı karşıladısizi arabayla kampusa götürdü ve eşyalarınızı taşıdı.
Arkadaşlarınız alay etmesin diye kampus kapısında vedalaşarak teşekkür ettiniz.
21 yaşınızdayken iş hayati ve kariyerinizle ilgili size fikir vermek istedi. "Ben senin gibi olmayacağım" diyerek teşekkür ettiniz.
22 yaşınızdayken kep giyme töreninizde size gururla sarıldı. Avrupa seyahati için para isteyerek teşekkür ettiniz.
25 yaşınızdayken düğün masraflarınızı karşıladısizin için hem mutlu oldu hem çok duygulandı. Siz dünyanın bir ucuna taşınarak teşekkür ettiniz.
30 yaşınızdayken bebek bakimi hakkında size akil vermek istedi. "Artik bu ilkel yöntemleri bırak" diyerek teşekkür ettiniz.
40 yaşınızdayken sizi arayıp bir akrabanızın doğum gününü hatırlattı. "Anne işim başımdan aşkın" diyerek teşekkür ettiniz.
50 yaşınızdayken o çok hastalandıhafta sonunda onu görmeye gittiğinizde mutlu oldu.
Ona yaşlıların çocuk gibi nazlı olduğunu söyleyerek teşekkür ettiniz.
Derken bir gün..... o öldü.
O güne kadar onun için yapmadığınız ne varsao anda kalbinize bir yıldırım gibi duştu....
VE BİR HİKAYE:
"Evin telefonu sabaha karşı üç buçukta çaldı. Uyku sersemi adam telefonu açtı.
Telefondaki ses annesine aitti.
Telaşlandıkorktu başlarına bir şey mi gelmişti?
Annesi "nasılsın oğlum iyi misin?" diye sordu.
Oğlu şaşkın bir ifadeyle "iyiyim anne hayırdır bir şey mi oldu siz iyi
misiniz?" dedi.
Annesi "biz iyiyiz bir şeyimiz yok sadece sesini duymak istedim" dedi.
Oğlu da "anne bunun için mi aradın saat sabahın üçbuçuğu yarında
konuşabilirdik" diyince annesi de "rahatsız mı ettim oğlum?" dedi.
Oğlu "evet anne rahatsız ettin" diyince annesi
"30 sene önce sen de beni bu
saate rahatsız etmiştinEĞER HALA SİZİNLEYSEdoğum günün kutlu olsun"
ŞİMDİ ONU HER ZAMANKİNDEN DAHA COK SEVİN
ve bi yorum daha gerçeğ bunları yazdıktan sonra bunların yararı olur mu bilmem ama bi oku derimmm ve ALLAH hidayet versn diyorum
Kıymeti Bilinmeyen Elmaslar
İlkokul, orta okul, lise ve fakülteyi bitirerek hayata başlangıç yapmış bir insan olarak geriye dönüp o günlere baktığımda üzerimde bir çok hakkı olan biricik varlıkları unutmam mümkün olmuyor Hele hiç bıkmadan usanmadan her gün bize kahvaltı hazırlayan, elbiselerimizi tertemiz bir şekilde önümüze koyan biricik annemi hatırladıkça gözlerim doluyor ve onun bu fedakarlıkları karşısında bir şey yapamadığımdan dolayı kendimi kınıyorum Onların önünde saygıyla eğilmek, ellerinden öpmek ve kucaklar dolusu hediyeyi önlerine yığmak istiyorum Zira bu insanlar hayatlarını benim hayatım için feda etmişler, hususi hiçbir hayatları olmamış, hep beni düşünmüşler Allahım bu ne fedakarlık, bu ne şefkat! Duygularımı ifadede kelimeler yetmiyor Bunlar sadece aklım erdikten sonra benim gördüklerim Ya anne karnında iken verdiğim sıkıntılar, doğum ve doğum sonrası annemin çektikleri ve çocukluk yıllarım Kim bilir kaç gece beni uyutmak için gözleri uyku görmemiş ve kaç defa doyurmak için aç kalmıştır
Ya babamın; mesleğine ve fıtratına çok ters olmasına rağmen çocukları için gidip bir fabrikada vardiyalı bir işçi olarak yirmibeş sene çalışması Aklıma geldikçe gözlerim yine doluyor ve burukluk yaşıyorum Ayrıca onların hiç bitmeyen, capcanlı, samimi sevgileri yok mu! Hele telefonda annelerin o ’yavrum, canım’ demeleri ve her zaman taptaze olmaları sizi yeniden doğmuş gibi sevindiriyor
Bu satırları okuyan hemen hemen herkes bu duyguları hissetmiş veya hissetmektedir Zira anneler ve babalar hep aynıdırlar Geçtiğimiz günlerde yabancı bir ülkede evladını kaybetmiş bir anneyi televizyondan izlerken de bunu müşahede ettim Dili, ırkı farklı olmasına rağmen annenin evladına olan sevgisi asla değişmiyor İnsan, şimdi Cenab-ı Allah’ın kendisine ibadetten hemen sonra anne-babaya iyilikte bulunmayı neden emrettiğini, üf bile denmemesini neden istediğini ve Efendimiz’in (sallallahu aleyhi vesellem) bu konudaki inci sözlerini neden irad buyurduğunu daha iyi anlıyor
Son zamanlarda yaşadığım bir hadiseyi de anlatmadan geçemiyeceğim Bir Hak dostunun ağır hastalığı sırasında yanında bulunmuştum Hem büyük bir zat olması, hem de yanında bir çok dostunun olmasına rağmen, hastalığın acısından, peyder pey dilinden anacığım kelimesini duyunca dikkatimi çekmişti Bir ara da şu ifadeleri kullandı: “Tek annedir, insana samimi davranan Keşke yüz yaşında olsaydı da annem yanımda olsaydı Onun bir inlemesi bile diyazem olurdu, aspirin olurdu”
Konu bu kadar hassas olduğuna göre bizim de elden geldiğince dikkatli davranmamız menfaatimiz icabı olur Çoğu kimse anne-babaların fedakar olduklarını ve sevgilerinde samimi olduklarını bilir ama onlara gereken ilgi, alaka ve saygıda kusur gösterir Yapılabilecek şeyler kimsenin takatı üstünde değildir Uzaklarında isek sık sık telefonla hal-hatırlarını sormak ve istemeseler de hediye göndermek, kesinlikle kendi sıkıntılarımızla onları meşgul etmemek, hep onların konuşmak istediği güzel şeylerden bahsetmek ilk akla gelen şeyler Şöyle bir anlayışla birkaç defa karşılaşmıştım: “Ebeveyni çok sık aramayacaksın yoksa değişik taleplerde bulunurlar” Bu tamamen İslama ve onun getirdiği prensiplere zıt ve yanlış bir anlayıştır Anne-baba her gün aransa çok sayılmaz Ayrıca yakınlarında isek hizmetlerinde hiç kusur etmemek, en ufak tavırlarımızdan incinebileceklerini de asla unutmamak, dikkat edilmesi gereken noktalardır Bununla beraber Kur’an’ın bizden onlar için yapmamızı istediği bir diğer şeyi de ihmal etmesek ne güzel olur: “Onlar için şöyle dua et : Rabbim onlar beni nasıl küçükken bakıp büyüttüyseler sen de onlara merhamet eyle”
Ebeveynlerimiz hayatta iseler bilmeliyiz ki onlar bizlere verilmiş değeri çok yüksek birer emanet elmastırlar Eğer iyi muhafaza eder, bakım görümlerini iyi yaparsak karşılığında çok büyük bir mükafat alabiliriz Bunun aksi bir durumu ise ne siz sorun ne de ben söyleyeyim Zira böyle bir şey hem dünya hem de ahirette hüsranı içermektedir
Bookmarks