+ Konu Cevapla
1 den 2´e kadar. Toplam 2 Sayfa bulundu

serveti fünun döneminden şiir incelemesi örnekleri

 Forum Hakkında Katagorisinde ve  Sorun Cevaplayalım Forumunda Bulunan  serveti fünun döneminden şiir incelemesi örnekleri Konusunu Görüntülemektesiniz.=>serveti fünun döneminden şiir incelemesi örnekleri olan var mı?...

  1. #1
    Kayıtsız
    Misafir

    Tanımlı serveti fünun döneminden şiir incelemesi örnekleri





    serveti fünun döneminden şiir incelemesi örnekleri olan var mı?

  2. #2
    Onursal Üye cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Nov 2010
    Bulunduğu Yer
    Bilinmeyen yerden
    Mesajlar
    4.438
    Blog Yazıları
    740
    Tecrübe Puanı
    107374568

    Tanımlı Ce: serveti fünun

    SERVET-İ FÜNÛN DÖNEMİNDE ŞİİR
    Dönemin şairler: Tevfik Fikret, cenap Şehabettin, Hüseyin Siret, Hüseyin Suat, Ahmet Reşit Rey, Ali Ekrem Bolayır, Süleyman Nesip, Süleyman Nazif, Faik Ali Ozansoy, Celal Sahir Erozan, Hüseyin Cahit Yalçın, Ahmet Şuayb (Servet-i Fünûn dergisinde şiirleri yayımlanmıştır.)
    Dönemin Şiirinin Genel Özellikleri
    Türk edebiyatının 1896-1901 yılları arası, Batı edebiyatçılarının özellikle Fransız edebiyatçılarının öncülüğünde yenileşen bir edebiyat niteliği taşır. Servet-i Fünûn hareketinin, Türk edebiyatını kesin olarak modernleştirirken büyük bir hızla sonuç aldığı ilk tür şiirdir.
    Servet-i Fünûn şiirinde şiirin yerini çoğunlukla resim alır. Onlar metafizik âlemden çok fizikî alemle ilgilenmiştir. Doğanın dış görünüşü üzerine eğilmişlerdir.
    BİÇİM: *Şiirin dış yapısını değiştirme hususunda çok cesur davranmışlardır.
    *Divan şiiri geleneğini yansıtan beyitlerin anlam bütünlüğü geleneği bu dönemde yıkılmıştır.
    *ANJAMBMAN: şiirde bir cümlenin mısra ortasında başlamasına ya da bitmesine hatta bazen bir birimden başka bir birime sarkmasıdır.
    DİL VE ÜSLUP: *Bu dönemde şiir dili değişmiştir. Dönem sanatçıları Türkçeye gereken önemi vermemişlerdir.
    *Yabancı sözcüklerle dolu, ağır bir dil kullanmışlardır. Noktalam işaretleri ilk defa bu dönemde şiire girmiştir.
    *Dönem sanatçıları özel bir şiir dili yaratma çabası içinde olmuşlardır. Hatta bunu bir “şiir davası” olarak kabul etmişlerdir.
    *Tanzimat şiirindeki yalınlık, fikirler yüklü üslup, Servet-i Fünûn’da yerini mecazlara, benzetmelere ve istiareye bırakır. Servet-i Fünûncuların musiki değeri yüksek bir dili vardır ama bu dil, doğal ve anlaşılır değildi. Onlar bir şey anlatmaktan çok sanat yapmayı amaçlamışlar ve şiirde ahengi ön plana çıkarmışlardır. Söz dizimine de birtakım yenilikler getirmişlerdir. Fiil cümlelerinin yerine isim cümleleri de kullanmışlardır. Kesik cümleler kullanarak uzun cümle kurma geleneğini ortadan kaldırmışlardır. Fiilsiz cümlelere yer vermişlerdir. Karşılıklı konuşma cümlelerine geniş ölçüde kullanmışlardır. Cümle kuruluşunda “ve” bağlacıyla “ah, of” gibi ünlemleri sıkça kullanmışlardır. Fransızca cümle kuruluşuna bağlı kalmışlardır.
    KONU VE TEMA: Şiirin konusunu alabildiğine genişletmişlerdir. İlgi çekici buldukları her şeyi şiire konu edinmişlerdir.
    Hem dönemin baskıcı siyasal koşulları hem de bireysel karakter yapıları nedeniyle şiirlerinde bireysel duyguların anlatımına yer vermişlerdir. Bu yüzden Servet-i Fünûn şiirinde en çok işlenen konular aşk, kadın, doğa ve aile yaşamıdır.
    Bu dönemde hayal-gerçek çatışması en çok işlenen konulardan olmuştur. Dönemin siyasi ortamından bunalan şairler gerçeklerden ve toplumdan kaçmışlardır. Hayal dünyasına ve tabiata sığınmışlardır.
    Tanzimat şiirinde rağbet görmüş olan dinsel ve sosyal temalar. Servet-i Fünûn şiirinde önemli bir yer tutmaz.
    Servet-i Fünûn şirinin en belirgin özelliklerinden biri de onun maraziliğidir (Belli devrin hastalığı).
    VEZİN: Aruzu Türkçeleştirerek yeni aruz kalıpları oluşturmuşlar; şiirde tek kalıp kullanma geleneğini yıkmışlardır.
    Vezin, şiirde ritim unsuru olarak en bilinçli bu devirde kullanılmıştır.
    Divan şiirinin aruz anlayışını terk ederek aruzu Türkçeye uydurmada büyük başarı göstermişler ve “Türk aruzu”nu oluşturmuşlar.
    UYAK: “Kulak için uyak” anlayışı benimsenmiştir.
    NAZIM BİÇİMLERİ:

    TEVFİK FİKRET (1867-1915)
    • Servet-i Fünûn DERGİSİNE yazı işleri müdürü olmasıyla Edebiyat-ı Cedîde hareketi başlamıştır.
    • Fikret’in sanat anlayışında geçirmiş olduğu iki ayrı ve zıt aşamaya uygun olarak farklı özellikler gösterir.
    1. Aşama: Sanat için sanat görüşüne bağlı olduğu dönem (1901’e kadar)
    Aşk ve tabiat konularına yoğunlaşmıştır. Sosyal konulara değinmemiştir.
    2. Aşama: Sosyal konuları ele aldığı dönem (1901’den sonraki)
    Şiirlerinin ana teması hürriyet ve medeniyettir. Sis adlı şiiri yazdığı tarihte ölümüne kadar geçen on üç yıl zarfında şair tümüyle aynı sosyal temalara yoğunlaşmıştır.
    Bu dönemde siyasal alanda “hürriyet” ve “yurtseverlik”;
    Sosyal alanda ”Batılılaşma”;
    Manevi alanda ise “Ahlak ve idealizm” temalarını işler.
    1. Şekil ve içerik unsurları bakımından onun şiirleri Batılıdır.
    2. Tanzimat şiirinde de kısmen devam eden “beyit hakimiyeti”ni yani beyitin şiirde biricik anlam ünitesi olması, anlamın bir beyitte tamamlanması geleneğini Fikret ortadan kaldırmıştır.
    3. Uyakların sıralanışına büyük bir serbestlik getirmiş, aruzun kalıplarını müzikaliteleri bakımından ilk defa o değerlendirmiştir.
    4. Konuşma diline ait birçok ifade özelliklerini şiire sokmuştur.
    5. Şiiri düzyazıya yaklaştırmıştır.
    6. Şiirlerinde şekil bakımından Parnasizmin etkisi görülür.
    7. Türk şiirinde insan, bilim, fen, teknik sevgisi onunla gelişmiştir. Şiiri sade güzelliğin peşinde koşmaktan çıkarmış, toplumun hizmetine sunmuştur.
    8. Eski nazmın “müstezat”ını genişleterek “serbest müstezat”ı kullanmıştır.
    Aruz kalıplarını değiştirmiş, kendine özgü aruz kalıpları oluşturmuş, aruz ölçüsünün uyak kurallarını yıkmış, Türk aruzunu geliştirmiştir. Ancak hece ile de şiirler yazmıştır. Bu şiirlerini “Şermin” adlı çocuk şiirleri kitabında toplamıştır.
    Eserleri: Rübab-ı Şikeste (Kırık Saz) (1896)
    Haluk’un Defteri (1911), Rübab’ın Cevabı (1912)
    Tarih-i Kadim, Doksanbeşe Doğru (1928), Şermin (1914)
    CENAP ŞEHABETTİN
    Şiirde genel olarak müziğe değer veren Cenap’ın şiirlerinde tema “tabiat-kadın-aşk” üçgeni üzerine oturtulmuştur.
    Cenap’ta genellikle tabiat, Servet-i Fünûn şiirinde olduğu gibi hülya ve hisle örülmüş, tamamıyla öznel bir niteliktedir. Bütün gücünün hayalin zengin renklerinden almıştır. Onu en çok ilgilendiren tabiat manzaraları ile geceler, mevsimler ve bunların içinde özellikle de sonbahardır. Cenap’ta başkalarının hayatları ve acıları ile ilgilenen şiirler hemen hemen hiç yoktur. Cenap’ın şiire ilgisi 1908’e kadar sürer.
    MENSUR ŞİİR
    Mensur şiir, duygu ve hayal dünyamızı etkileyebilecek bir konuyu, kısa ve çarpıcı bir şekilde, şiirin cümle yapısını ve ahengini koruyarak şairane bir hava ile ölçü ve uyağa bağlı kalmadan anlatan edebî türdür. Bu türe “artistik nesir” denir. Türk edebiyatında “mensure” adını almıştır.
    *19. Yüzyılda Fransız edebiyatında ortaya çıkmıştır. Bu tür özelliklerini Charles Baudleire, İsidore Duacasse ve Arthur Rimbaud gibi şairler sayesinde kazanmıştır. Dünya edebiyatı Edgar Allain Poe dabu türde eserler vermiştir.
    *Mensur şiir, Türk edebiyatına Tanzimat’tan sonra Fransız edebiyatı’ndan yapılan şiir çevirileriyle girmiştir. Süreç Şinasi’nin şiir çevirileriyle başlamıştır. Bu sürece Servet-i Fünûn edebiyatının ortaya çıkmasında büyük etkisi olan Recaizade Mahmut Ekrem‘in de katkısı büyüktür. O, özellikle hatıralarından ve güncel olaylardan söz ettiği mensur parçalar kaleme alınmıştır.
    *Batılı anlamdaki mensur şiirler Türk edebiyatında 19. yy’ın sonlarında denenmiştir. Bu türün Türk edebiyatında Batılı anlamdaki ilk temsilcisi “Halit Ziya Uşaklıgil”dir. İsim babası da o olmuştur.
    Halit Ziya UŞAKLIGİL bu dönemde, bu türde iki eser vermiştir. 1. Mensur Şiirler, 2. Mezardan Sesler
    Ona göre mensur şiir; kısa, küçük, hemen zihne doğdukları gibi kâğıt üzerinde rast gele atılıvermiş duygulardan yol üstünde toplandıkları gibi teklifsiz, tasnifsiz çizilivermiş çizgilerden ibarettir. “Mensur Şiirler” Halit Ziya’nın edebiyat dünyasına adım atmasını sağlamıştır. Sanatçının bu kitabındaki 47 mensur şiir; konu, dil ve üslup bak. Servet-i Fünûn edebiyatı karakteristik özellikleri taşır.
    Mezardan Sesler adlı eserini annesinin ölümü üzerine yazmıştır. Eser adının çağrıştırdığı karamsarlığın ötesinde mikro ve makro kosmostan, insansın dünyadaki yerini ve var oluşun amacı tartışan felsefî metinlerden oluşmaktadır. Bu eserdeki yazılar başlıksızdır.
    Mehmet Rauf da bu türde eserler vermiştir. Bu türdeki eserlerini “Siyah İnciler” adlı kitabında toplamıştır.
    Mensur Şiir Yazarları: Hüseyin Cahit Yalçın, Celal Sahir Erozan, Saffet Nezihi

    Mensur Şiir
    1. Temel birimi cümledir.
    2. Ölçülü yazılmazlar.
    3. Mensur şiirde biçim yoktur.
    4. Düzyazı şeklinde kaleme alınır. Düz yazın yapısı dikkate alınarak oluşturulur.
    5. Kafiye örgüsü yoktur.

    Şiir
    1. Temel birimi dizedir.
    2. Ölçülü yazılabilir.
    3. Değişik biçimleri vardır.
    4. Kafiye örgüsü vardır.

    Mensur Şiirler Düz Yazını Karşılaştırması:
    Mensur şiirler de düzyazılar gibi, cümlelerden oluşur. Ancak mensur şiir, nesir cümleleri ile yazılmış şiirdir.
    Düz Yazılarda düşünce esas alınır. Ancak mensur şiirde duygu esastır. Duygular şairane bir biçimde ele alınır.
    Mensur şiir ses, söyleyiş, tema bakımlarından, şiirden farklı değildir. Ve bu nitelikleriyle düz yazıdan ayrılır.


    alintidir...

+ Konu Cevapla

Benzer Konular

  1. Kanuni Döneminden Kalan Yanlışlık
    By Boramir!! in forum Türk Dünyası Ve Kültürü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-29-2008, 01:03
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11-19-2007, 21:11
  3. Servet-i Fünun Edebiyatının Özellikleri
    By küppra in forum Edebiyat
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-10-2007, 18:26
  4. İş dünyası 2'nci Tayyip döneminden ne bekliyor?
    By hayalet_0312 in forum Ekonomi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-24-2007, 17:30
  5. Edebiyat-ı Cedide (Servet-i Fünun)
    By YaGa in forum Edebiyat
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-04-2007, 13:06

Etiketler

Yetkileriniz

  • You may post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375