+ Konu Cevapla
1 den 2´e kadar. Toplam 2 Sayfa bulundu

orta çağda avrupa ile türk-islam astronomisi ile arasındaki farklar

 Forum Hakkında Katagorisinde ve  Sorun Cevaplayalım Forumunda Bulunan  orta çağda avrupa ile türk-islam astronomisi ile arasındaki farklar Konusunu Görüntülemektesiniz.=>orta çağda avrupa ile türk-islam astronomisi ile arasındaki farklar...

  1. #1
    Kayıtsız
    Misafir

    Tehlike orta çağda avrupa ile türk-islam astronomisi ile arasındaki farklar





    orta çağda avrupa ile türk-islam astronomisi ile arasındaki farklar

  2. #2
    Onursal Üye cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Nov 2010
    Bulunduğu Yer
    Bilinmeyen yerden
    Mesajlar
    4.438
    Blog Yazıları
    740
    Tecrübe Puanı
    107374575

    Tanımlı Ce: acil

    Ali Kuşçu

    Vikipedi, özgür ansiklopedi




    Ali Kuşçu
    Türk gökbilimci, matematikçi ve dilbilimci
    Doğumu 1403
    Semerkant Ölümü 16 Aralık 1474
    İstanbul İmzası [[Resim:{{{imza}}}|none|180px| ]] Ali Kuşçu asıl adı Ali Bin Muhammed (d. 1403, Semerkant - ö. 16 Aralık 1474, İstanbul), Türk.[1] gökbilimci, matematikçi ve dilbilimci.
    Gökbilimci ve kelam alimi olan Ali Kuşçu, 15. yüzyıl'da Semerkant'ta doğdu. Babası Muhammed, Timur İmparatorluğu Sultanı ve astronomu Uluğ Bey'in kuşçusu olduğu için, ailesi "Kuşçu" lakabıyla meşhur oldu. Küçük yaştan itibaren matematik ve astronomiye ilgi duyan Ali Kuşçu, Bursalı Kadızâde Rumî, Gıyâseddin Cemşîd ve Muînuddîn Kâşî’den matematik ve astronomi dersi aldı. Daha sonra bilgisini artırmak için Kirman'a gitti. Burada Hall-ü Eşkâl-i Kamer (Ay Safhalarının Açıklanması) adlı risale ile Şerh-i Tecrîd adlı eserini yazdı. Ali Kuşçu, Semerkant ve Kirman'da eğitimini tamamladıktan sonra Uluğ Bey'e yardımcı ve rasathanesine müdür oldu. 1449'da hacca gitmek istedi. Tebriz'de Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan kendisine büyük saygı gösterdi ve Osmanlı Devleti ile barış görüşmelerinde yardımını istedi. Ali Kuşçu, Uzun Hasan'ın sözcülüğünü yaptıktan sonra II. Mehmed'in davetiyle İstanbul'a geldi. Osmanlı - Akkoyunlu sınırında II. Mehmed'in emriyle büyük bir törenle karşılanan Ali Kuşçu, Ayasofya medresesine müderris oldu. Ali Kuşçu, 16 Aralık 1474 tarihinde İstanbul'da vefat etti.

    Osmanlı kültüründe ve uygarlığında önemi


    Ali Kuşçu'nun bir süre yönetici olarak da görev yaptığı Semerkand - Uluğ Bey Rasathanesi'nden bir ayrıntı


    Osmanlı Devleti padişahı II. Mehmed adına kurulan müessir ilk Osmanlı Üniversitesi olan Fatih Medresesinin (Sahn-ı Seman) kuruluş akademik müfredatını kaleme aldı.
    Hoca Sinan Paşa, Molla Lütfi, Mirim Çelebi (Mahmud B. Muhammed B. Muhammed B. Musa Kadızade), gibi alimler onun derslerinde bulundular ve yetiştiler.
    Ali Kuşçu'nun soyundan olanlar 18. yüzyılın sonlarına kadar Osmanlı Devletinde önemli devlet görevlerinde bulundular. Torunlarından olan Ebussuud Efendi ve Mirim Çelebi ile onların çocukları şeyhülislam, kazasker, müderris gibi görevlere gelmişlerdir.
    Ali Kuşçudan sonra Osmanlı Türkçesi dil olarak tüm islam dünyası için bilim dili olmuştur. Farsça ve Arapça önemini bu dönemden sonra kaybetmiştir.
    Risale Fi'Hey'e: (1457 yılında Semerkand'da, Farsça olarak yazmıştır) Osmanlı İstanbul Mühendishanesinde (İstanbul Teknik Üniversitesi) XIX. yüzyıl başlarına kadar temel ders kitabı olarak okutulmuştur.
    Osmanlı Medreselerinde matematik ve diğer fen bilimleri derslerinin okutulmasında önemli rolü olmuştur.

    Matematik ve Astronomi Alanındaki Yaptığı Çalışmalar


    Ali Kuşçu'nun çalışmalarından 542 nüsha



    Ali Kuşçu'nun çalışmalarından 542 nüsha


    Astronomi
    Risâle Der İlm-i Hey’e (Gökbilim Risâlesi, Farsça): Bir giriş ve iki makaleden oluşmuştur ve Fethiyye’nin temelini oluşturur.
    Fethiyye (Arapça)
    Risâle fî Asl el-Hâric Yumkinu fî el-Sufliyyeyn (İç Gezegenlerde Eksantrik Kuralı, Arapça): Batlamyus’un Merkür ve Venüs gezegenlerinin hareketleri konusundaki görüşlerinin eleştirildiği bir makaledir.
    Risâle fî enne Hükm el-Hâric, Hükm el-Tedvîr bi Aynihi fî Vukûf el-Kevâkib (Gezegenlerin Durma Anlarında Eksantriğin El ile Aynı Olması Üzerine, Arapça): Gezegenlerin durma anlarında eksantriğin hükmünün elin hükmü gibi olduğunu savunan bir makaledir.
    Risâle fî Hall Eşkâl Muaddil li’l-Mesîr (Ekuant Probleminin Çözümlenmesi Üzerine, Arapça): Merkür gezegeninin hareketlerine ilişkindir.
    Şerh el-Tuhfe el-Şâhiyye fî el-Hey’e (Gökbilimde Hükümdarlığın Hediyesi’ne Yorum, Arapça): Kutbeddîn el-Şîrâzî’nin (ö. 1311) el-Tuhfe el-Şâhiyye fî el-Hey’e (Gökbilimde Hükümdarlığın Hediyesi) adlı meşhur gökbilim eserinin yorumudur.
    Şerh-i Zîc-i Uluğ Bey (Uluğ Bey Zîci’ne Yorum, Farsça): Zîc-i Uluğ Bey üzerine yapılmış bir yorumdur.

    __________________
    Mirim Çelebi (Mahmud Bin Muhammed Bin Muhammed Bin Musa Kadızade) (d.? - ö. İstanbul, 1525), Türk matematikçi ve astronom. Birçok astronom ve matematikçi yetiştirmiş bir ailedendir. Ali Kuşçu, annesi tarafından büyükbabası olur. İstanbul'da medrese öğrenimi görerek müderris oldu. I. Selim döneminde (1512 - 1520) Anadolu kazaskerliğine getirildi. Gökbilimde gözlem yönteminin gelişip yaygınlaşması için çaba gösterdi. Tusi'nin Zic'i ilhani adlı yapıtına dayanarak Uluğ Bey'in Zic'ine Düstur ül-amel ve tashih ül-cetvel adıyla farsça bir şerh yazdı. Ali Kuşçu'nun gökbilimi konusundaki Fethiye adlı yapıtını yorumladı. Astronomi konusunda El-Makasit adlı yapıtı da vardır. Ölümü İstanbul'da 1525 yılında olmuştur.



    Zaman İçinde Bilim Özet [7.Sınıf ]
    BULUŞLARIN SERÜVENi

    İnsanların, avladıkları hayvanları kesip parçalamak, kemikleri kırmak için çakılları ve taşları kullandıkları zamandan beri bu aletlerde sürekli devam edecek bir gelişme, teknolojik gelişmeler başlan bulunuyordu.

    CAM: Camın hammaddesi kumdur. Kumun yapısında bulunan silisyum dioksit, yüksek sıcaklıkta erir. Camın dayanıklı olmasını sağlamak, yumuşaklığı**nı artırmak ve renk katmak için çeşitli maddeler katılır.

    Evlerde kullandığımız cam eşyaları**nın dışında yeni yapılan iş merkezlerinin birçoğunun dış yüzeyleri de cam bloklarla kaplanmaya başlanmıştır. Camın hafif olması ve aydınlığı sağlaması ya**nında estetik olması da kullanım alanını genişletmiştir.

    Mezopotamya'da bulunan ilk cam örneklerinin tarihi MÖ 3. yüzyıla dayanır. MÖ 1000 yıllarında Mısırlılar cam elde etmeyi başardılar. Suriyeli cam ustaları "Cam Üfleme Tekniği'ni kullandılar.

    Türklerde cam sanatı Selçuklularla beraber başladı ve İstanbul'un alınışından sonra Osmanlı döneminde gelişti. İstanbul ve çevresinde 14. yüzyılın başlarında "Çeşm-i Bülbül" adı verilen bir cam çeşidi yapılmaya başlandı. Türkiye'de ilk cam fabrikası 1934 yılında Paşabahçe'de kuruldu.

    Çeşm-i Bülbül: Anadolu atölyelerinin çıkardığı bir üründür. Bu teknik, modern cam endüstrisinin ilerlemiş yöntemlerinin bile geleneksel ustaların çalışmalarını geçemediği bir tekniktir.



    MÜREKKEP: Günümüzden yaklaşık yedi bin yıl önce Mezopotamya'nın verimli toprak**larında tarımın gelişmesiyle yazılı kayıtlar tut**ma zorunluluğu ortaya çıktı. Babiller ve Mısır**lıların başlangıçta kullandıkları yazma aracı basit çakmak taşı iken, bunun yerini ucu yon**tulmuş çubuk aldı. MÖ 1300'e doğru Çinliler ve Mısırlılar kandillerde aydınlatmadan olu**şan isi su ve bitki zamklarıyla karıştırarak ha**zırlanan mürekkebi buldular.

    İlk çağlarda kullanılan mürekkep, parşömen üzerine yazmak için deriye iyice sinen ve silinmesi ko**lay olmayan, özel dayanıklı bir mürekkepti. Bu mürekkep, bugünde birçok mürekkeplerin yapıldığı gibi mazı soyundan (mürekkep kozası) demir sülfattan ve reçineden (ya da Arap zamkından) yapılırdı.

    Eski mürekkebin önemli bir özelliği, yazının renginin yazarken çok soluk olması ve daha sonra kendi kendine kararmasıydı. Günümüzde kullanılan mürekkep de ise içine boya katılmasından dolayı böyle bir durum yaşanmıyor dolayısıyla yazan kişinin de okuyan kişi kadar iyi görebilmesini sağlıyor.



    TEKERLEK: Tekerlek bütün çağların en önemli mekanik icadıdır. Makinelerin çoğunda, saatlerde, yel değirmenlerinde, buhar makinelerinde ayrıca otomobil, bisiklet gibi taşıtlarda tekerlek ve tekerlek ilkesine dayanan dişli ve çarklar vardır.

    Kesile ağaç kütüklerinin yuvarlanmasının görülmesi tekerleğin atası sayılır. En eski tekerlek yaklaşık 5000 yıl önce Mezopotamya'da yapılmıştır. Çömlekçilerin toprağı şekillendirmede yardımca bir araç olarak kullandıkları tekerleğin arabalara takılması ulaşımda köklü bir dönüşüme neden oldu. İlk tekerlek kalın kalasların, yan yana getirilip tutturulduktan sonra yuvarlak biçimde kesilmesiyle elde edilen disklerdi. MÖ 200 yılında parmaklı (ispitli) tekerlek icat edildi. Parmaklıkları deri ya da metal şeritle sağlamlaştırıldı. Böylece ilk lastikler ortaya çıktı. Zamanla sabit bir dingilin çevresinde dönen tekerlekler yapıldı.



    MUM: Günümüzden yaklaşık 2000 yıl önce ortaya çıktı. Mum çevresi balmumuyla ya da don yağıyla sarılmış bir fitilden oluşur, yakılan fitilin alevi balmumunun ya da don yağının bir bölümünü eritir; böylece fitil sürekli yanarak ışık saçar. Bu bakımdan mum, kullanılması daha kolay bir yağ lambasıdır.

    Yağ lambaları ve mumlar gazyağıyla aydınlatmanın yaygınlaştığı 19. yüzyıla kadar başlıca yapay ışık kaynakları olmayı sürdürdüler.



    BARUT: Çinliler tarafından bulunmuştur. Daha sonra Türkler vasıtasıyla Çinlilerden Müslüman Araplara geçmiştir. Haçlı Seferleri sırasında Avrupalılar barut yapmayı Müslümanlardan öğrendiler Barut sayesinde top, tüfek gibi ateşli silahlar yapıldı.

    Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul surlarını yıkabilecek toplar yaptırması, Avrupa krallarının işine yaradı. Krallar büyük toplar sayesinde söz geçiremedikleri derebeylerin şatolarını yıktılar, böylece Avrupa’da derebeylerin egemenliklerine son veren krallar siyasi güçlerini artırdılar.

    Ateşli silahlarda kullanılan barut yol yapımında, maden çıkarılmasında da kullanılmaktadır.

    SÖZ UÇAR YAZI KALIR

    Günümüzden yirmi bin yıl önce mağara duvarlarına çizilen hayvan resimleriyle başlayan insanın iz bırakma tutkusu, altı bin yıllık bir geçmişi olan yazının ortaya çıkarılmasında atılan ilk adımlardır.

    Tarih, insanın yazıyı bulmasıyla başladı. Konuşurken çıkarılan seslere bir takım işaretler karşılık olabilirdi.

    İlk yazı nesneleri gösteren resimler şeklindeydi. Konuşma dilini yazı diline çevirmeyi başaran Sümerler düşünceyi ve tarihi gelecek kuşaklara bırakma yöntemini bulmuş oldular. Sümerlerin kil tablet üzerine yazdıkları harflerin biçimi çiviye benze**diği için bu yazıya çivi yazısı adı verildi. Çivi yazısını Babil ve Hitit gibi uygarlıklarda kullanmışlardır.

    Eski Mısırlıların kullandığı resimli yazıya "hiyeroglif” denir. Bu yazıda harfler resimlerle ifade edilir. Hiyeroglif yazılar yalnızca duvara ve anıtlara yazılırdı.

    Güney Amerika uygarlığı olan İnkalar "Khipu” adı verilen düğümlerden oluşan ip demetlerinden yararlanıyorlardı. “Khipu"lar sayısal kayıtları tutmak için kullanılmakta her ip farklı renkte ve farklı düğüm şeklindeydi.

    Fenikeliler yazıyı çeşitli harflerle anlatarak ilk alfabeyi icad ettiler. Bu alfabe Yunanlılar ve Romalılar tarafından da geliştirilerek Latin Alfabesi oluşturulmuştur.

    Gutenberg ise yazıyı daha seri bir şekilde kopyalayan bir matbaa geliştirmiştir. (1457)



    Osmanlı Devleti'nde Kâğıt ve Matbaa

    Dünya'da bilinen ilk matbaa Budizm'in Japonya'da yayılması için Çinliler tarafından kul**lanılmıştır.

    Asya'da yer alan Uygurların da matbaacı**lık faaliyetine başlamalarında komşuları olan Çin etkili olmuştur.

    Matbaanın başlangıcının tam olarak bilin**memesine rağmen modern matbaayı 15. yüzyılın ortalarında Alman matbaacı Johanne Gutenberg yapmıştır.

    Matbaanın Osmanlı Devleti'nde kullanılma**sı 18. yüzyılda gerçekleşmiştir. Ancak Osmanlı Dev**leti'nde yaşayan Musevi ve Ermeni azınlıklar matba**ayı kullanarak kendi dillerinde kitaplar basmışlardır.

    1727'de ilk Türk matbaası kurulana kadar Türkçe kitap basılmamıştır.

    Osmanlı Devleti, Lale Devri'nde Batı'nın ilerleyişini takip etmek için Avrupa ülkelerine elçi**likler açmış ve konsoloslar atamıştır. Bunlardan biri olan ve Fransa'ya elçi olarak atanan 28 Meh**met Çelebi'den, Fransa'nın uygarlık, eğitim, as**kerî alandaki gelişmeleri takip ederek rapor etme**si istenmiştir. 28 Mehmet Çelebi'nin oğlu olan Said Mehmet Efendi, gelişmenin eğitimden kay**naklandığına ve bunun için matbaanın gerekli ol**duğuna inanmıştır.

    Osmanlı Devleti'nde Türk matbaacılığının ortaya çıkmasında önemli şahsiyetlerden biri İbrahim Müteferrika'dır. İbrahim Müteferrika önemli bir diplomat olmasına rağmen özellikle yayımcı kişiliği ile ta**nınmıştır. 1719 yılından itibaren matbaacılıkla il**gilenen İbrahim Müteferrika, 1726 yılında Matba**anın Gerekleri adlı bir dilekçeyle dönemin sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa ile şeyhülis**lama başvurdu. Ancak sadece din dışı kitapların basımı için izin alabildi. 1727 yılında da Sait Efen**di ile birlikte ilk Osmanlı matbaasını kurdu.





    Matbaanın Osmanlı Devleti'ne geç gel**mesinin nedenleri;

    1. Dinî tutuculuk,

    2. Teknik nedenler,

    3. Toplumun hazır olmaması,

    4. Hattatlık mesleğinin yaygın ve geleneksel bir uğraş olarak etkin olmasıdır.



    İLK ÇAĞDA YETİŞEN BİLİM ADAMLARI VE BİLİMSEL ÇALIŞMALARI

    Anadolu'da yetişen bilim adamlarına baktığı**mız zaman;

    -Teodorus, kilit ve anahtarı bulmuştur.

    - Hipokrat, tıbbın temellerini atmıştır.

    - Heredot, tarihin babası sayılmaktadır.

    - Demokritus, atom sözcüğünü günümüz an**lamda ilk kez kullanmıştır.

    -Anaksogaros, ilk astronom olarak kabul edil**mektedir.

    Yunanistan'da yetişen bilim adamları;

    - Homeros, Yunanistan'ın gelenek ve görenek**lerini, inançlarını ele aldığı "İlyada ve Odysseia" destanlarını yazmıştır.

    - Hesiados, Yunanistan'da ünlü bir şair olup, "Tanrıların Doğuşu, İşler ve Günler" adlı eser**leriyle önemli bir kişiliktir.

    Hellenik dönemde yetişen bazı bilim adamları Pisagor, Platon, Ödoksos, Aristo, Zenon, Arşimet'tir.

    - Pisagor, bugün "Pisagor teoremi" olarak bildi**ğimiz "Bir dik üçgenin dik kenarlarının karele**rinin toplamı, hipotenüsün karesine eşittir" ifa**desini ortaya koymuştur.

    - Arşimet, suyun kaldırma kuvvetini bulmuştur. Bu buluş günümüzdeki gemilerin yapılmasına temel teşkil etmiştir.

    Roma döneminde yetişen bilim adamları, Menelaus, Batlamyus, Dioscorides, Galen, Diafantos'tur.

    - Menelaus, günümüzde "Menelaus teoremi" olarak bilinen düzlem ve küresel üçgenlere dair teoremi ortaya koymuştur.

    - Batlamyus, astronominin sentezini yapmış, geometrik bir sistem kurmuştur. Yerin küresel olduğunu ve evrenin merkezinde ve hareket**siz olduğunu savunur. Batlamyus'un "Coğraf**ya" adlı eseri ünlüdür.

    ORTA CAĞDA BİLİM

    Orta Çağ İslam Dünyasında Bilimsel Faaliyetler

    İslam kültürü ve bilimsel faaliyetler, farklı kültürlerin etkisiyle şekillenmiştir. Harezmi, Biruni gibi bilim adamları Hindistan, İran ve Bizans gibi kültürlerden etkilenmiştir.

    İslam dünyasında, devlet adamlarının bi**limsel faaliyetleri desteklemesi sonucu bilimse gelişmeler sağlanmıştır. İslam topraklarında bilim evleri ve gözlem evleri görülmektedir. Bu; dönemde astronomi, matematik, fizik, kimya, biyoloji, coğrafya, tıp, teknik ve tarih alanların**da önemli bilimsel çalışmalar görülmektedir.

    İslam kültürü, sınırların genişlemesi ile birlikte geniş alanlara yayılmıştır. Müslümanla**rın Avrupa'ya geçmesi ile İslam kültürü Avru**pa'ya yayılmıştır. İbn-i Sina, Biruni, Farabi, Harezmî gibi bilim adamlarının eserleri, Latinceye çevrilmiştir. Avrupalılar, İslam devletlerinde medreseleri örnek alarak, üniversiteler kurmuşlardır.

    Orta Çağ Avrupa’sında özgür düşünce or**tamı ve bilimsel çalışmalar yokken, İslam dün**yası aydınlanma çağını yaşıyordu. Bilimsel ça**lışmalar en üst seviyedeydi.





    TÜRK İSLAM DEVLETLERİNDE BİLİM VE BİLİM ADAMLARI

    Matematik alanında

    Harezmî, Abdülhamid İbn Türk, Ömer Hayyam, Nasirüddin-i Tusi gibi bilim adamlarının çalışmaları görülür.

    Nasiruddin-i Tusi, "Kesenler Teoremi" adlı eseriyle Trigono**metrik çalışmalara yer vermiştir. Kenar açı bağıntısını bulmuştur.

    Ömer Hayyam, cebir konusunda üçüncü derece denklemlerin çözümüne katkıda bulunmuştur. Celali takvim adıyla bilinen tak**vimi hazırlamıştır.

    Tıp alanında

    Zehravi, İbn-i Rüşd, İbn-i Sina, İbn-i Nefis gibi bilim adamlarının çalışmaları görülür.

    İbn-i Sina, tıp alanının yanında felsefe, astronomi, matematik, fizik, kimya gibi alanlarda da ça**lışmalar yapmıştır. "Kanun" adlı eserinde hekimlik, ilaçlar, cerrahi yöntemler hakkında bilgi verir Onun bu eseri Avrupa'da ders kitabı olarak okutulmakta**dır.

    Zehravi, cerrahi alanında önem**li bir yere sahiptir. "El-Tasrif adlı eseri, Avrupa'da Latinceye çev**rilerek Oxford Üniversitesinde okutulmuştur.

    Astronomi alanında

    Fergani, Beyruni, Bitruci, Uluğ Bey, Battani gibi bilim adamlarının çalışmaları görülür.

    Uluğ Bey, Semerkant'ta med**rese ve gözlemevi, bilimsel ça**lışmaların gelişmesinde etkili ol**muştur. Bu medrese ve gözlem**evinde Ali Kuşçu ve Kadızâde-i Rumi gibi devrin önemli bilim adamları çalışma**lar yapmıştır. "Uluğ Bey Zici" adlı eseri astronomi konusunda önemli bilgiler vermektedir.

    Biruni, "Mesud'un Kanunu" adlı eserinde önemli astronomik bil**giler vermiştir.

    Fizik alanında

    Farabi, İbn-i Sina ve İbn'ül Heysem gibi bi**lim adamlarının çalışmaları görülür.

    Farabi, "Boşluk Üzerine" adlı yazmış olduğu eserinde doğa**da boşluğu kabul etmez. Aristo fiziğinin yetersiz olduğunu orta**ya koymuştur. İslam devletlerindeki bilimsel gelişmeler, Selçuklular zamanında devam etmiştir. Türk-İslam devletlerinde bilgin, filozof ve sanatkârlar yetişmiştir. Bu dönemde Bağdat'ta kurulan Ni**zamiye Medreseleri, bilim ve kültür hayatının canlanmasında etkili olmuştur.

    ORTA ÇAĞ VE YENİÇAĞ AVRUPASINDA BİLİM

    Kavimler göçü ile birlikte Avrupa'da Hıristiyanlık geniş alanlara yayılmıştır. Bu dönemde ortaya çıkan kiliseler ekonomik, siyasi ve dini güçleri ellerinde toplamışlardır. Bilimsel ve akıl**cı düşünceyi reddederek kişisel düşünceyi ya**saklamışlardır. Kutsal kitapları olan İncil'i kendi çıkarları doğrultusunda yorumlayarak halkı yanlış bilgilendirmişlerdir.

    İskenderiye Kütüphanesi'ni yakmış, çe**şitli bilim adamlarını idam ettirmişlerdir. Aforoz (dinden atma) Endülüjans (Günahların atfedile**bileceği belge) gibi yetkileri kullanarak siyasi bir güç sağlamışlardır.

    Yeni Çağdaki bilimsel çalışmalarda et**kili olan gelişmeler:

    Orta Çağın sonlarına doğru, insan ve do**ğa sevgisinin ön plana çıkması ile birlikte eski Yunan ve Helen uygarlıklarının incelenmesi so**nucu bilimsel çalışmalar başlamıştır.

    Yeni Çağ Avrupa’sında bilimin ortaya çık**ması ve gelişmesinde etkili olan barut, pusula, kâğıt ve matbaa Haçlı Seferleri ile birlikte Avru**pa'ya geçmiştir.

    Barut

    Barutun ateşli silahlarda kullanılmasıyla birlikte Orta Çağ Avrupa’sındaki Feodalite (De**rebeylik) sistemi zayıflarken, merkezi krallıklar güç kazanmıştır. Bu durum Avrupa'nın siyasi yapısını değiştirmiştir.

    Kâğıt

    Kâğıt, uygarlaşma yolunda icat edilmiş en önemli buluşlardan biridir. İlk olarak Mısırlılar "papirüs" adını verdikleri bitkilerin üzerine yazı**lar yazmışlardır. Mezopotamyalılar kil tabletle**re, Çinliler ipekli kumaş üzerlerine yazmışlar**dır.

    Çinliler bu kumaşların çok pahalı olmasın**dan dolayı, arayış içerisine girerek kâğıdı icat etmişlerdir.

    Kâğıdın kullanılması ile birlikte Avrupa'da ve dünyada kültür aktarımı sağlanmıştır. Avru**pa'da bilimsel çalışmaların yapıldığı "Aydınlan**ma Dönemi" başlamıştır.

    Matbaa

    İlk olarak Çin'de kullanı**lan matbaa, Uygur Türkleri ta**rafından geliştirilmiştir. Günü**müz modern anlamdaki matbaayı Jan Gutenberg ortaya koymuştur.

    Matbaa sayesinde yazıl**mış olan eserler çoğaltılarak geniş kitlelere hitap etmiştir. Matbaa uluslararası kültürel etkileşimin yaşanmasında önemli bir yere sahiptir.

    Pusula

    Pusula, insanların yön bulma aracıdır. İlk olarak Çin’**de görülen bu icat, mıknatıslı taşlardan yapılmıştı. Kristof Kolomb, pusulanın sapma açısını hesaplamış ve günümüz mo**dem pusulasının yapılmasında etkili olmuştur.

    İnsanlar pusula ile birlikte denizlere ra**hatlıkla açılabilme imkanı bulmuşlardır. Bu da Coğrafi Keşifler'e neden olmuştur. Coğrafi Ke**şiflerle birlikte insanlar yeni yerler keşfetmiştir. Dünya'nın yuvarlak olduğu anlaşılmıştır.

    Coğrafi Keşiflerle birlikte Avrupa'da eko**nomik refah artmıştır.

    RÖNESANS VE REFORM HAREKETLERİ

    Rönesans

    Kelime anlamı "yeniden doğuş"tur. Sanat, edebiyat ve bilim alanlarındaki gelişmeler 15. ve 16. yy'a yön vermiştir.

    İnsanın kendisini keşfettiği, insancıl dü**şünce ve özgür düşüncenin geliştiği, sevgi, gü**zellik, tutku gibi düşüncelerin ortaya çıktığı bu dönem insan ve insan sevgisini ön plana çıkar**mıştır. Rönesans’la birlikte eski Yunan kültürü canlılık göstermeye başlamıştır.

    Nedenleri:

    - Coğrafi Keşiflerle birlikte ekonomik refaha ka**vuşan halkın bilim ve sanata önem vermeye başlaması.

    - Eski Helen ve Roma dönemine ait eserlerin incelenmesi.

    - Kağıt ve Matbaanın öğrenilmesiyle birlikte okuma-yazma oranının artması, düşüncelerin geniş alanlara

    yayılması.

    - İstanbul'un fethinden sonra İtalya'ya kaçan j bilginlerin orada yapmış oldukları çalışmalar.

    - Avrupa'nın İstami bilimsel eserleri kendi dil**lerine çevirmeleri.

    - Bilim adamlarını destekleyen "mesen" sınıfı**nın varlığı.

    UYARI: Rönesans’ın İtalya'da başlama nedeni, coğrafi konumu, ekonomik refahı ve eski Ro**ma antik eserlerinin burada bulunmasıdır.


    İtalya'da başlayan Rönesans hareketleri, bütün Avrupa'ya yayılmıştır. Rönesans hare**ketleri Fransa ve Polonya'da bilim, Hollanda'da resim, İngiltere'de edebiyat alanında gelişme sağlanmasında etkili olmuştur. Bu dönemde; Giovanni Boccaccio, Nikola Makyevel, Francesko Petiark, Ciyovanni Bellini, Albert Dürer, Francis Bacon, Misel Monteyn, Leonardo Da Vinci, VVilliam Shakespeare gibi bilim adamları yetişmiştir.

    Sonuçları:

    - Dine dayalı ve pozitif bilimlere kapalı olan skolastik düşünce önemini yitirmiştir. Bu dü**şüncenin yerine özgür düşünce anlayışı önem kazanmıştır.

    -Avrupa'yı baskı altında tutan din adamları ve kiliselere karşı, eleştiriler başlamış bu durum, Reform hareketlerine zemin hazırlamıştır.

    - Edebiyat, sanat ve bilimsel alanlarda çalış**malar hız kazanmıştır.

    • Avrupa’daki bu gelişmeler, bütün dünyayı etkilemeye başlamıştır. Zamanla bütün kültür ve bilimsel gelişmeler günümüz bilgi birikiminin oluşmasında etkili olmuştur. Teknolojik geliş**melerle birlikte dünya, eski kabuğundan çıka**rak bilimin aynasında ilerlemeye devam etmek**tedir.

    Reform

    Kelime anlamı düzeltme, yenileme anla**mındadır. Orta Çağ Avrupa'sında bütün dini, si**yasi ve ekonomik gücü elinde bulunduran kili**senin kendi çıkarları doğrultusunda hareket et**mesi ve bozulması sonucunda aydınlar ve hal**kın tepkisiyle Reform hareketleri başlamıştır.

    Nedenleri:

    - Kağıt ve matbaayla birlikte okur yazar oranı**nın artması.

    - İncil'in farklı dillere çevrilmesi sonucu İncil'in asıl içeriğinin öğrenilmesi ve din adamlarına olan güvenin azalması.

    - Kilisenin Endülüjans yetkisini kullanarak zen**ginleşmesi ve halkın bu gelişmelere tepkisi.

    - Rönesans hareketleriyle birlikte düşünce öz**gürlüğünün oluşması.

    UYARI: Reform hareketleri, Martin Luther öncülü**ğünde Almanya'da ortaya çıkmıştır.


    • Martin Luther kilisenin uygulamalarına karşı çıkmıştır. Buna karşılık kilise, Martin Lut-her'i dinden çıkarmış ve ölüme mahkum etmiş**tir. Almanya'daki bazı prensler tarafından koru**nan Martin Luther, İncil'i Latince'den Almanca-'ya çevirmiştir. Martin Luther, Katolik kilisesine karşı, Protestanlık mezhebini kurmuştur.

    UYARI: Protestanlık mezhebi 1555 Ogsburg Ant**laşması ile Almanya'da tanınmıştır.




    UYARI: Fransa'da başlayan Reform hareketleri sonucu Kalvenizm 1598'de Nant Fermanı ile serbest bırakılmıştır.


    Sonuçları:

    - Avrupa'da yeni mezhepler ortaya çıkarak mezhep birliği bozulmuştur.

    - Katolik kilisesine ve din adamlarına olan gü**ven azalmıştır.

    - Kilisenin elinde bulunan eğitim sistemi laik bir şekle dönüştürülmüştür.

    - Kilisenin elinde bulunan topraklar, mallar halk tarafından paylaşılmıştır.

    - Bilimsel çalışmalar önündeki en büyük engel olan kiliseler, eski önemini kaybetmiştir.

    UYARI: Osmanlı Devleti Reform hareketlerinden etkilenmemiştir. Çünkü Osmanlı toprakları içerisinde yaşayan bütün vatandaşlara din ve vicdan özgürlüğü tanınmıştı. Bunun yanında Reformla birlikte, Avrupa'nın mezhep birliği**nin bozulması ve mezhep çatışmalarının baş**laması Osmanlı'nın Balkanlarda ilerleyişini kolaylaştırmıştır.


    • XV. ve XVI. yy'larda meydana gelen Rönesans, Reform hareketleri Avrupa'da Ay**dınlanma Çağını başlatarak, bilim, sanat ve kültür alanında gelişmeler yaşanmasında etkili olmuştur.



    YENİÇAĞ VE YAKIN ÇAĞDA YETİŞEN BİLİMADAMLARI

    XV. ve XVI. yy'lar arasında matematik, as**tronomi, biyoloji ve tıp alanında bazı çalışmalar yapılmıştır. Bu dönemin en önemli bilim adam**ları Nikola Kopernik, Tycho Brahe, Leonardo da Vinci, Vesalius'tur.

    - Nikola Kopernik, astronomi, hukuk, tıp alan**larında önemli çalışmalar yapmıştır. Güneş sis**temli gök sistemini ortaya koyan Kopernik, "Gök Kürelerin Hareketi" eserinde Dünya'nın Güneş'**in çevresinde döndüğünü ortaya koymuştur.

    Rönesans dönemindeki bu çalışmalar in**sanların düşüncelerini etkilemiştir.

    - Leonardo da Vinci, bilim ve teknoloji alanında önemli çalışmalar yapmıştır. İnsanların ve hay**vanların anatomik yapısını incelemiştir. Kuş**ların kanat ve kas yapısını inceleyerek insan**ların da gökyüzünde uçabileceğini, balıkların suda yaşadığı gibi insanların da yaşayabilece**ğini ortaya koymuştur.

    Günümüzde bu çalışmalardan yola çıka**rak denizaltı gemilerinin temelleri atılmıştır. Ay**nı zamanda, kuşların kanat özelliklerinden yola çıkarak uçak yapımlarında projeler ortaya kon**muştur.

    Leonardo da Vinci aynı zamanda ressam**dır. "Mona Lisa" adlı eseri ünlüdür.

    XVII. ve XVIII. yy'lar arasında (Aydınlanma Ça**ğı) Matematik alanında; Blaise, Pascal, Descartes, Newton gibi bilim adamları yetişmiştir.

    - Descartes, matematikle ilgili önemli çalışma**lar yapmıştır. Analitik geometri alanında önemli katkılar sağlamıştır.

    - Newton, difransiyel integral hesabını icad et**miştir. Uzunluklar, alanlar, sıcaklıklar ve ağırlık konusunda çalışmalar yapmıştır. Matematik alanında kat sayıların birbirini izleme kuralını bulmuştur.



    Astronomi ve fizik alanında; Galile, Johann Kepler, Newton gibi bilim adamları yetişmiştir.

    - Galile, astronomi ve fizik konularının yanında matematik alanında da çalışmalar yapmıştır. Klasik mekaniğin temellerini kurarak, astrono**mi sisteminin fiziğini ortaya koymuştur. Teleskobu, gök cisimlerini izleme yani astronomik düşünceyle kullanmıştır. "Yıldızların Habercisi" adlı eserinde, Güneş'in üzerindeki gölgelerin, Güneş'in kendi lekesi olduğunu söylemiştir. Bu**nun yanında, Batlamyus'un ortaya koymuş ol**duğu Venüs'ün devamlı olarak belli uzaklıkta olması ve hilal şeklinde görünmesi gerektiği fik**rini çürütmüştür. Venüs'ün uzaklığının ve şek**linin zamanla değiştiğini ortaya koymuştur.

    - Johann Kepler, astronomi ve matematik alan**larında çalışmalar yapmıştır. Gezegenlerin, Gü**neş çevresinde yörüngeler çizerek hareket etti**ğini ortaya koymuştur.



    UYARI: Bilim adamlarının yapmış olduğu bilimsel çalışmalar o günün koşullarına göre kabul gör**müştür. Fakat daha sonra gelen bilim adamla**rı, ortaya konan tezin yanlışlığını ispatlayarak önemli çalışmalar yapmışlar. Zamanla insan**lar daha doğru bilgilere ulaştılar.
    alinti

+ Konu Cevapla

Benzer Konular

  1. Avrupa ve ABD Arasındaki Temel Farklar
    By TheJalon in forum Karısık Flashlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-02-2012, 12:18
  2. Türkiye ve Avrupa Birliği Arasındaki Farklar
    By Kaileena in forum Komik Videolar
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 07-28-2012, 04:59
  3. Erkekler ile Kadınlar arasındaki farklar
    By cinaliozan in forum Komik Videolar
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 05-21-2012, 12:06
  4. Kadınlar ile Erkekler Arasındaki Farklar
    By Odysseia in forum Komik Videolar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 05-01-2012, 23:56
  5. Hoşlanma Sevgi ve Aşk Arasındaki Farklar
    By eJhem in forum Baktabul Abla
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-05-2009, 13:23

Etiketler

Yetkileriniz

  • You may post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375