+ Konu Cevapla
1 den 2´e kadar. Toplam 2 Sayfa bulundu

Tbmm

 Forum Hakkında Katagorisinde ve  Sorun Cevaplayalım Forumunda Bulunan  Tbmm Konusunu Görüntülemektesiniz.=>GÜnÜmÜzdekİ tbmm'nİn Özellİklerİ nelerdİr...

  1. #1
    Kayıtsız
    Misafir

    Oku Tbmm





    GÜnÜmÜzdekİ tbmm'nİn Özellİklerİ nelerdİr

  2. #2
    Onursal Üye cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi Baktabul'un Çılgını cicekbahcesi - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Nov 2010
    Bulunduğu Yer
    Bilinmeyen yerden
    Mesajlar
    4.438
    Blog Yazıları
    740
    Tecrübe Puanı
    107374577

    Tanımlı Ce: Tbmm

    Türkiye'nin Genel Özellikleri Nelerdir? Türkiye'nin Genel Özellikleri Hakkında Bilgi
    Türkiye resmî adıyla Türkiye Cumhuriyeti[1]

    Kuzey yarımkürede eski dünya karaları denilenAvrupa ve Asya kıtalarının kesişme noktasında bulunan bir ülke. Ülke topraklarının bir bölümü Anadolu Yarımadasında bir bölümü ise Balkan Yarımadası'nın uzantısı olan Trakya'da bulunur. Ülkenin üç yanı Akdeniz Karadeniz ve bu iki denizi birbirine bağlayan Boğazlar ile Marmara Denizi ve Ege Denizi ile çevrilidir. Komşuları Yunanistan Bulgaristan Gürcistan ErmenistanAzerbaycan (Nahçıvan Özerk Bölgesi) ile İranIrak ve Suriye'dir.
    Çağdaş Türkiye Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı sonunda yıkılmasından sonra Osmanlı'nın Türk nüfus çoğunluğuna sahip toprakları üzerinde kurulmuştur. 1923 yılında cumhuriyeti kuran Mustafa Kemal Atatürk çağdaş Türk devletinin kurucusu olarak kabul edilir.
    Birleşmiş Milletler Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü Avrupa Konseyi İslam Konferansı Örgütü Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Dünya Ticaret Örgütü Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü Ekonomik İşbirliği Örgütü Türkiye'nin üye olduğu uluslararası örgütlerdendir[21]. 3 Ekim 2005 tarihinden itibaren Avrupa Birliği'ne tam üyelik için müzakerelere başlanmıştır.[22]


    Kökenbilim

    Bilim adamları ve araştırmacılar Türkiye sözcüğünün İtalyanca'dan geldiğini kabul ederler. Tarihçi İlber Ortaylı bir makalesinde Cenevizli ve Venedikli tüccar ve diplomatların 12. yüzyıldaTürkiye'yi Turchia ve Turmenia olarak tanımladıklarını belirtir.[23] Ayrıca Türkiye adı ilk defa 1190'da bir yazılı kaynakta Haçlı Seferi vak'ayinamesinde geçmektedir. Abdulhaluk Çay ise Turchia tanımını çok daha gerilere götürür ve Turchia tabirine ilk defa 6. yüzyılda Bizans kaynaklarında rastlandığını belirtir ve şöyle der "Bu tabir 9. ve 10. yüzyıllarda İdil/Volga Nehri'nden Orta Avrupa'ya kadar uzanan saha için kullanılmıştır. Bu kullanımın Kafkasya bölgesinde Hazar Kağanlığı için Doğu Türkiye’si Arpad Hanedanı'nın kurduğu Macar Devleti için Batı Türkiyesi şeklinde olduğunu ve aynı tabirin 12. yüzyıldan itibaren Anadolu için kullanıldığını belirtir. Tarihte 13-14. yüzyıllarda Mısır Memlukları de Türkiye adını kullanmışlardı: ed-devlet üt Türkiya (1250-1387). Türkçedeki kelime anlamı ise Türk ve İye (ait) kelimelerinin birleşmesi ile oluşan Türkiye kelimesidir.
    Osmanlı Devleti'nde 19. yüzyıla kadar Türkiye adı kullanılmadı; Devlet-i Âliyye Devlet-i Osmaniye Memalik-i Şahane Diyar-ı Rum adları kullanıldı. Daha sonra Genç Osmanlılar arasında Osmaniye yerine Türkistan Türkeli Türkili gibi adlar önerildiyse de Orta Asya'da Türkistan adlı bir devlet olduğundan bu benimsenmedi. Anayasada (1921) "Türkiye"[24] adı yazıldı ve 1923'de Türkiye adı resmi olarak kabul edildi.

    Tarih


    Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihi




    Kuruluş Dönemi I. Dünya Savaşı
    Kuvva-i Milliye
    Kurtuluş Savaşı
    Erzurum Kongresi
    Sivas Kongresi
    Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
    Misak-ı Milli
    TBMM'nin kuruluşu
    Sevr Antlaşması
    Lozan Antlaşması
    Atatürk Dönemi ve Siyasal devrimler Tek Partili Dönemi
    Saltanatın Kaldırılması
    Cumhuriyet Halk Partisi
    Cumhuriyetin İlanı
    Halifeliğin Kaldırılması
    Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası
    Şeyh Sait isyanı
    Serbest Cumhuriyet Fırkası Onuncu Yıl Nutku
    Gençliğe Hitabı
    Milli Şef; İsmet İnönü İsmet İnönü
    Köy Enstitüleri
    II. Dünya Savaşı
    Varlık Vergisi
    Milli Kalkınma Partisi

    Türkiye Cumhuriyeti'nin Çok Partili Dönemi Çok partili dönem
    Demokrat Parti
    Adnan Menderes
    27 Mayıs ihtilali
    Türkiye İşçi Partisi
    Suat Hayri Ürgüplü
    Adalet Partisi
    1970'li yıllar; Sağ-sol çatışması 12 Mart Muhtırası
    Ecevit Hükümetleri
    Ecevit'e suikast
    Milliyetçi Cephe Hükümetleri 24 Ocak Kararları
    Siyasi yasaklar; 12 Eylül 1980 12 Eylül Darbesi
    Kenan Evren
    Turgut Özal
    Anavatan Partisi
    PKK sorunu

    1990'lı yıllar; Eskilerin dönüşü Türkiye ve Avrupa Birliği kronolojisi
    Demokratik Sol Parti
    Sosyaldemokrat Halkçı Parti
    Erdal İnönü
    Tansu Çiller
    Refah Partisi
    Necmettin Erbakan
    Milliyetçi Hareket Partisi

    Türkiye Cumhuriyeti Atatürk ve silah arkadaşları tarafından İstiklal Savaşı'nın kazanılması ile1. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkmış ve savaşı kazanan devletlerce paylaşılmış Osmanlı İmparatorluğu'nun Anadolu ve Trakya'da kalan toprakları üzerine kurulmuştur. İstiklal HarbiMisak-ı Milli sınırları[25] içinde ülke bütünlüğünü korumak milli egemenliğe dayalı tam bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak için tüm milletçe girişilen çok cepheli bir savaştır.
    Kurtuluş Savaşı'nda düşmana karşı koyan ülkenin direniş örgütlenmeleri ve güçleri olan milli güçler Osmanlı'nın son ordusu ile Kurtuluş Savaşı milis ve gönüllülerinden oluşan Kuvayı Milliye'dir.
    Kuvayı Milliye ülkenin dört bir yanının Yunan İngiliz Fransız İtalyan birliklerince ele geçirildiği Mondros Mütarekesi ile ülkeye ağır koşulların dayatıldığı Osmanlı ordusunun silahlarının alınıp dağıtıldığı her şeyin bitti sanıldığı günlerde milletin tepkisi olarak doğan bir halk direnişidir.
    12 Haziran 1919'da Havza'dan Amasya'ya gelen Mustafa Kemal Paşa buradan yayımladığı bildiri ile ülkenin içine düştüğü durumu açıklıkla saptıyor çözümün bütün güçlerin birleşmesinden geçtiğini vurguluyordu. Mustafa Kemal Amasya'da Anadolu ve Rumeli'de kurulan Müdafaa-i Hukuk Dernekleri'ni birleştirme kongreler yaparak tüm milletin kesin kararına dayalı yeni bir yönetim kurma amacıyla Amasya Tamimi'ni hazırlamıştır.[26]
    Bu tamim milli egemenliğe dayalı yeni Türk devletinin kurulması yolunda atılan ilk adımdır. Milletin teşkilatlandırma ve mücadele yöntemleri belirginleşmiştir. Milli Egemenlik ve milli bağımsızlık fikri ilk kez ortaya atılmıştır.
    8 Temmuz'da İstanbul'a görevinden ve askerlikten ayrıldığını bildirerek Osmanlı Hükümeti ile tüm ilişkilerini sona erdiren Mustafa Kemal ertesi gün Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Erzurum Şubesi'nin başkanlığına seçildi. 23 Temmuz 1919'da Mustafa Kemal'in başkanlığında toplanan Erzurum Kongresi'nde[27] alınan karar;
    “ Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür bölünemez ”

    Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ilk üyeleri



    Milli direnişi oluşturmada ikinci büyük adım olan ve 4-11 Eylül 1919 tarihinde yapılan Sivas Kongresi'nde[28] Mustafa Kemal Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin başkanı olarak seçilerek Milli Kurtuluş Savaşı'nın yetkili lideri haline gelmiştir.
    27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelen Mustafa Kemal Ankara'yı Anadolu'daki direniş hareketinin merkezi olarak seçmiştir.
    İstanbul'un işgalinden üç gün sonra Atatürk ünlü 19 Mart 1920 tarihli bildiriyi yayımlayarakolağanüstü yetkiler taşıyan bir meclisin Ankara'da toplanacağını bildirerek Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş temellerinin Ankara'da atılmasını sağladı.
    Atatürk 21 Nisan'da yayımladığı ikinci bir bildiri ile Meclis'in 23 Nisan günü toplanacağını ve açılış töreninin nasıl yapılacağını duyurdu.[29]
    TBMM 24 Nisan 1920 günü yaptığı ikinci toplantısında Mustafa Kemal'i (Atatürk) başkanlığa seçti. Mustafa Kemal kendi öncülüğünde kurulan TBMM'nin başkanlığını Cumhurbaşkanı seçildiği gün olan 29 Ekim 1923 tarihine kadar sürdürdü.

    Politik hayat

    Ana maddeler: Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihi Atatürk İnkılapları ve Mustafa Kemal Atatürk 9 Eylül 1923'te Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk siyasi partisidir.[30][31] Merkez kanatta yer alır
    Başlangıçta adı "Halk Fırkası" olan parti 1924 yılındaki kurultayda adını Cumhuriyet Halk Fırkası olarak değiştirdi. 1927 yılında Atatürk tarafından belirlenen "Cumhuriyetçilik" "Halkçılık""Milliyetçilik" ve "Laiklik" ilkelerini tüzüğüne ekledi. 1935 yılındaki kurultayda daha önceki dört ilkeye Atatürk'ün kararıyla "Devletçilik" ve '"Devrimcilik" ilkeleri de eklenerek ilkeler altıya çıkarıldı ve partinin adı "Cumhuriyet Halk Partisi" oldu.
    Türkiye'deki tek parti yönetiminin bugünkü anlayış ve tanım çerçevesinde bir demokrasi olmadığı çok açıktır.
    Doğu ve Orta Avrupa sağ ve sol diktatörlerin baskısı altında idi. Almanya'da Hitler İtalya'da Mussolini İspanya'da Franko'nun faşist yönetimleri vardı. Fransa Belçika ve İsviçre'de kadınlar en temel insan haklarından biri olan siyasal haklardan yoksun bulunuyorlardı. Yani nüfusun yarısını oluşturan kadınların seçme ve seçilme özgürlükleri yoktu.
    II. Dünya Savaşı'nın hemen ardından gerek uluslararası siyasetteki gelişmeler gerekse ülke içindeki yeni oluşumlar rejimin genel niteliğinde önemli değişiklikleri gündeme getirdi. Basında ve mecliste çok partili siyasal sistemi savunan bir anlayış oluştu. Buna CHP genel başkanı ve cumhurbaşkanı İsmet İnönü de yaptığı konuşmalarla destek verdi.[32] [33]

    Türkiye Cumhuriyeti'nin Çok Partili Dönemi [değiştir]

    Ana madde: Türkiye Cumhuriyeti'nin Çok Partili Dönemi 1946 yılından itibaren Türk siyasi hayatının CHP dışında 2. bir partinin kurularak seçimlere çok partili olarak gidilmesi ile başlamıştır.
    Çok partili hayat 1945 yılında Nuri Demirağ tarafından kurulan Milli Kalkınma Partisi ile başlamıştır. Ancak parti İsmet İnönü tarafından kapattırılmıştır.[kaynak belirtilmeli] 7 Ocak 1946'da Dörtlü Takrir'e imza atanlar tarafından kurulan DP'nin parti genel başkanlığına Celal Bayar getirildi. DP ekonomi ve siyasette liberal düzenlemeleri savunuyordu.
    1950 genel seçimleri'nde Demokrat Parti galip olarak çıkmıştır. Adnan Menderes liderliğindeki DP ilk başlarda çok popülerken 1950'lerin sonlarına doğru yaşanan ekonomik sıkıntılar ve hükümetin antidemokratik uygulamaları nedeniyle sıkıntılı bir döneme girmiş ve 1960 yılında yapılan askerî darbe ile çok partili yaşam kesintiye uğramıştır.[kaynak belirtilmeli] Darbe neticesinde dönemin cumhurbaşkanı Celal Bayar ve dönemin Başbakanı Adnan Menderes idama mahkûm edilmiş fakat baskılar neticesinde Celal Bayar'ın cezası müebbede çevrilirken Adnan Menderes Hasan Polatkan Fatin Rüştü Zorlu idam edilmişlerdir.

    Yönetim biçimi


    TBMM


    Ana madde: Türkiye Cumhuriyeti'nin devlet yapısı Yönetim biçimi cumhuriyet olan Türkiye Cumhuriyeti Mustafa Kemal önderliğinde 1923'te kurulmuştur. Resmî dili Türkçe'dir. Demokratik laik sosyal bir hukuk devleti yönetim anlayışı vardır. Kuvvetler ayrılığı esası vardır. Yasama işlerini Türkiye Büyük Millet Meclisi yürütme işlerini Hükümet yargı işlerini ise bağımsız mahkemeler yapar. Türkiye'de 1923'te cumhuriyetin ilanı ile devlet başkanı cumhurbaşkanı sıfatını almıştır. Cumhurbaşkanı devletin başı ve başkomutandır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyeti'ni ve Türk Milleti'nin birliğini temsil eder. Anayasanın uygulanmasını devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) (Kuruluş: 23 Nisan 1920). Türkiye Cumhuriyeti'nin yasama organıdır. Halk tarafından her 4 yılda bir yapılan seçimler ile belirlenen milletvekilleri TBMM çatısı altında yasama görevini yerine getirmek üzere kanunları belirler. TBMM'ye 550 milletvekili seçilmektedir.
    Türkiye Cumhuriyeti'nde yürütmenin başı olan başbakan Bakanlar Kurulu'na başkanlık ederhükümeti ve icraatlarını yönetir. Türkiye Cumhuriyeti'nde her 5 yılda bir genel seçimle oluşan Meclis tarafından Başbakan 5 yıl süre ile seçilir.
    Ayrıca bakınız: Cumhurbaşkanı Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Başbakan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 9 Eylül 1923'te Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş olan Türkiye'nin ilk siyasi partisidir. Atatürk zamanında merkezde bir çizgi takip ederken çok partili düzene geçişle birlikte ortanın soluna doğru kaymıştır. 1927 yılında "Cumhuriyetçilik" "Halkçılık" "Milliyetçilik" ve "Laiklik" ilkelerini tüzüğüne ekledi. 1935 yılındaki kurultayda daha önceki dört ilkeye "Devletçilik" ve '"Devrimcilik" ilkeleri de eklenerek ilkeler altıya çıkarıldı ve partinin adı "Cumhuriyet Halk Fırkası" oldu.
    Ayrıca bakınız: Türkiye Cumhuriyeti'nin Tek Partili Dönemi ve Türkiye Cumhuriyeti'nin Çok Partili Dönemi
    Dış politika [değiştir]

    Türk devleti Lozan Antlaşması'nı Birinci Dünya Savaşı'nın galip devletleri ile eşit koşullarda imzalamış ve milletlerarası alanda bağımsız bir devlet olarak yerini almıştır.

    Atatürk Döneminde dış politikalar

    Atatürk; Yurtta Sulh Cihanda Sulh sözü ile uluslararası ilişkilerde Türkiye Cumhuriyeti'nin resmî politikasının ne olacağını tüm dünyaya belirtmiştir. Atatürk barışçıl ancak Türk Milleti'nin çıkarını gözeten bir dış politika izlemiş ve bunun için döneminde bölge eksenli oluşumlar sağlamaya çalışmıştır. Bunla hem ülkenin hem ekonomik ve siyasi açıdan Türkiye için önemli olan bölge ülkelerinin her alanda işbirliği yapmasını sağlayarak Batılı ülkelerin uygulamaya çalıştığı dış etkiyi kırmayı amaçlamıştır.

    Türkiye ve Milletler Cemiyeti

    Türkiye Milletler Cemiyeti'nin kurucu üyesidir.

    Sadabat Paktı

    Mustafa Kemal ölümünden bir yıl önce (8 Temmuz 1937)’de gerçekleştirdiği Sadabat Paktı ile Ortadoğu ve Kafkaslar'da İran'ı kendisine asıl muhatap olarak görmüş İran ile Türkiye'nin bölgesel işbirliği ve ortaklık antlaşması olarak Sadabat Paktı'nın imzalanmasını gerçekleştirmiştir.Türkiye İran Afganistan ve daha sonra Irak’ın katılmıştır. Sadabat Paktı2.Dünya Savaşı sonrasında hukûken yürürlükte kalmıştır ama Atatürk sonrasında unutulmuştur.

    Balkan Antant

    1934 de yapılan Üçüncü Balkan Konferansı' ı sonucu ortaya çıkan Antant ile birlikte taraflardan biri Balkanlı olmayan bir devlet tarafından saldırıya uğrar ve bir Balkan devleti de saldırgana yardım ederse diğer tarafların bu Balkanlı saldırgana karşı birlikte savaşa gireceklerine dair gizli bir protokol de imzalanmıştı.



    Atatürk Sonrası dış politika


    Birleşmiş Milletler NATO ve AB


    Türkiye 1952'den beri NATO üyesidir.



    Birleşmiş Milletler Türkiye'nin aralarında bulunduğu 51 ülkenin katılımıyla 24 Ekim 1945 tarihinde kurulmuştur. Katılın ülke sayısı zamanla artarak günümüzde bu sayı 190'ı geçmiştir. Türkiye Birleşmiş Milletler'e ilk üye olan ülkelerden biridir ve Birleşmiş Milletler ile Kore Somali Bosna Filistin ve Afganistana asker göndermiştir. Son olarak da Lübnan'a asker gönderme kararı almıştır.
    Türkiye Ekim 2008'de 192 ülkeden 151 ülkenin oyunu alarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Geçici Üyeliği görevine seçilmiştir. Türkiye; 2 yıllığına bu görevinde Avusturya ile birlikte Batı Avrupa'yı temsil etmektedir.
    9 Nisan 1949'da Washington Antlaşması ile kurulan NATO bir kolektif savunma örgütü olarak bilinmektedir. Kurucu antlaşmanın özellikle 3. 4. ve 5. maddeleri önemlidir. Bu maddelerle üye ülkeler ortak savunma için yeteneklerini geliştirmeye herhangi bir üyenin toprak bütünlüğüsiyasi bağımsızlık ve güvenliği tehlikede olduğunda bir araya gelmeyi ve herhangi birine saldırıldığında bu saldırıya hepsine karşı yapılmış bir saldırı olarak kabul etmeyi taahhüt etmişlerdir.[34]
    Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişki 40 yılı aşkın bir süreye dayanır. Avrupa Ekonomik Topluluğu olarak kurulduğu yıllarda ortaklık için başvuran Türkiye zaman zaman duraklayan ve zorlukla ilerleyen bu ilişkiyi müzakere aşamasına kadar sürdürmüştür.

    Türkiye ve Avrupa Birliği

    Ana madde: Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri
    Avrupa Birliği


    DP 31 Temmuz 1959'da AET'ye ortak üye olmak için topluluk konseyine başvurdu. 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesi ve Menderes Zorlu Polatkan'ın idamları üzerine Fransa cumhurbaşkanı Charles De Gaulle Türkiye'nin üyeliğinin dondurulmasını istemiştir. AT ile görüşmeler Eylül 1959-Ekim 1960'da istişari olarak başladı. Askeri darbe yüzünden görüşmeler 1960'a kadar kesildi. Türkiye gümrük birliği hedefiyle görüşmelerde yer aldı. 1963'e kadar görüşmeler yapıldı. 12 Eylül 1963'de Ankara Anlaşması imzalandı gümrük birliğine dayalı ve ortak üye olan Türkiye'nin tam üyeliğini amaçlayan anlaşma idi. 22 Temmuz 1970'de Katma Protokol imzalandı. Türkiye 25 Aralık 1976'da tek taraflı kararla bütün yükümlülüklerini dondurdu. 21 Eylül 1979'da iki taraf ilişkileri 5 yıllığına dondurdu. 6 Şubat 1980'de dışişleri bakanı Hayrettin Erkmen Türkiye'nin tam üyelik için başvuruda bulunacağını açıkladı. Ancak 12 Eylül 1980'deki askeri darbe ile ilişkiler 6 yıl daha donduruldu. Türk parlamenterlerin üyelikleri düşürüldü. Avrupa Türkiye'den demokrasiye dönüş takvimi uygulamasını istedi. 1986'da ilişkiler tekrar başlatıldı. 1987'de uyum anlaşması yapıldı. 18 Aralık 1989'da AT Komisyonu Türkiye’nin tam üyelik başvurusu hakkındaki görüşünü açıklamış topluluğun 1992'den önce yeni üye kabul etmeyeceğini belirtmiştir. 21 Ocak 1992'de iki taraf arasında teknik işbirliği programı imzalandı. 21 Ocak 1992'de çalışma programı Ankara'da imzalandı. 6 Mart 1995'de ortaklık konseyi kararında AB'ye Türkiye'nin gümrük birliği temelinde katılması AP'nin onay sürecine bağlandı. 2003 yılında Türkiye ile üyelik görüşmeleri başladıancak ucu açıklık ve hazmetme kapasitesi şartları konuldu üyelik müzakere başlıkları 2005'de donduruldu. Papa ve Fransa Almanya gibi kurucu üyelerin liderleri Türkiye'nin AB'ye girmesinin imkansızlığını açıkladılar.

    Kıbrıs Barış Harekâtı

    Kıbrıs Barış Harekâtı 20 Temmuz 1974 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Garanti Anlaşması'nın III. maddesine istinaden gerçekleştirdiği askerî harekâtın adıdır.
    1878’de Rusya karşısında zor durumda kalan Osmanlı Devleti Kıbrıs’ın yönetimini geçici olarak İngiltere’ye verdi. Birinci Dünya Savaşı’nda da İngiltere Kıbrıs’a el koydu. 1950’lerin sonlarında bağımsızlık hareketi başladı ve uluslararası anlaşmalara dayanan bir Türk-Rum Ortak Devleti kuruldu. Fakat Rumlar Kıbrıs Türkleri'nin kazanılmış haklarını ellerinden alma ve Kıbrıs’ın tüm yönetimine el koyma yoluna gittiler. Böylece uluslararası anlaşmaları ve Anayasayı çiğnediler. Cumhurbaşkanı III.Makarios 1963 yılında devletin kuruluş antlaşmalarını tek taraflı olarak fessetiğini açıkladı. Böylece Kıbrıs Cumhuriyeti tarih sahnesinden çekilmiş oldu. Fakat amaç Türkleri adadan uzaklaştırıp Enosis'i yani adayı Yunanistan'a ilhak etmekti. Türklere ve Türk köylerine yapılan saldırılar sonucu birçok insan hayatını kaybetti ve binlerce insan göç etmek durumunda kaldı.
    15 Temmuz 1974'te Yunaistan'da da cunta'nın yaptığı darbe ile Makarios koltuğundan indirilerek iktidara el konuldu ve geçici bir süre için Nikos Sampson Cumhurbaşkanlığı’na getirildi. Amaç olan Enosis çalışmaları nedeni ile Türkiye garantörlük hakkını kullanarak 20 Temmuz 1974 tarihinde adaya müdahale etti.
    Türk kuvvetleri 22 Temmuz'da Girne'yi ele geçirdi. Türk paraşütçüleri Kıbrıs'ın başkenti Lefkoşa'nın Türk kesimine indi. Yunan birliklerinin Ada’da garantör olarak bulunan Türk birliğine saldırması ise çarpışmaların Ada geneline yayılmasına neden oldu. 22 Temmuz akşamı Türkiye BM Güvenlik Konseyi'nin ateşkes kararını kabul etti. Türk müdahalesi sonucu Yunanistan'daki cunta idaresi ve Kıbrıs Nikos Sampson Hükûmeti de yıkılmıştır.
    Ancak 8 Ağustos'ta II. Cenevre Konferansı'nın yapılmakta olduğu zamanda Türklerin 'iyi niyet jesti' olarak Limasol ve Larnaka civarında bir miktar köyü boşaltmış olmalarına rağmen Millî Muhafız Alayı ve EOKA-B işgal ettikleri yerleri tahliye etmedikleri gibi ellerindeki esirleri de serbest bırakmamışlardır.
    Türkiye Rum-Yunan hükûmetleriyle anlaşmanın mümkün olmadığı kararına vararak 14 Ağustos'ta başlayıp 16 Ağustos'ta sona eren üç günlük II. Barış Harekatını gerçekleştirdi. Apar topar ülkeye dönen Başbakan Bülent Ecevit Milli Selamet Partisi kanadına ateşkesi kabul etmemeleri halinde hükümetin bozulacağını ifade etti. Bu ateşkes ile Erbakan'ın planı hayata geçmemiş oldu. Harekât neticesinde bir taraftan Magosa'ya diğer taraftan Lefke'ye varılarak Türk tarafının sınırları çizildi. İki harekatta toplam 498 Türk askeri 70 Kıbrıslı Mücahit ve 270 Kıbrıs Türk’ü şehit oldu.

    Ordu


    Türk Deniz Kuvvetleri



    Türk Kara Kuvvetleri


    Ana madde: Türk Silahlı Kuvvetleri Türk ordusunun kuruluş tarihi Mete Han'ın M.Ö. 209'da düzenli orduya geçtiği tarih olarak alınır. Orta Asya’da başlayan uzun öykü büyük göçlerin neden olduğu hareketlilikle tüm ana karalara yayılmıştı. Doğuda Hun Göktürk ve Uygur devletleriBatıda ise 1040 yılında Oğuz kökenli Türklerin kurduğu başka bir Türk devleti Selçuklu İmparatorluğu Türkleri dünyaya tanıtmış oldu.
    Türk Silahlı Kuvvetleri nin personel mevcudu 514350'dir.İlgili yasalara göre görevi "2000'li yıllarda yeni güvenlik sorunlarına ve sorunlara uygun şekilde tepki göstermek belirsizliklere karşı hazır olmak iç ve dış tehdit ve risklere karşı ülkenin güvenliğini sağlayabilmek için;
    Caydırıcılık
    Güvenlik / Harekat Ortamının Şekillendirilmesi
    Savaş Dışı Harekat (Barışı Destekleme Harekatı Doğal Afet Yardım Harekatı ve İç Güvenlik Harekatı)
    Kriz Yönetimi
    Sınırlı Güç Kullanımı
    Konvansiyonel Harp gibi faaliyetleri icra etmek"
    olarak belirlenmiştir. Bu görevleri yerine getirebilmek için çok amaçlı birliklerin kurulması sayısal fazlalık yerine teknolojik üstünlüğün kurulması silah ve düzeneklerinin etkinliğini arttıracak teknolojik araştırmaların yapılması ve erken ikazdarbe elektronik harp hava üstünlüğünün kurulması ve darbe gibi ek görevleri de yapmaktadır.Türk ordusu Avrupa'da Rusya'dan sonra 2.dünyada ise en güçlü orduya sahip ülke olarak 9. sıradadır.NATO'da ise Amerika'dan sonra birliğin gücünü değiştirebilen 2. ülkedir.[35]
    Türk Silahlı Kuvvetleri;
    Kara
    Deniz
    Hava
    Jandarma ve
    Sahil Güvenlik
    komutanlıklarından oluşur.
    Türkiye'de her 20 yaşına gelen Türk genci askere alınır. Eğer 20 yaşına geldiği vakit okuluna devam ediyorsa askerliğini erteletir. En az 4 yıllık yüksek okul mezunları kısa dönem askerlik yaparlar.

    Türk Milleti

    Ana madde: Türkiye'de yaşayan etnik gruplar
    İstanbul'un en ünlü caddelerinden İstiklal Caddesi Haziran 2007


    Atatürk; Türk Milleti'ni
    "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye Halkı'na Türk Milleti denir" şeklinde açıklamaktadır. Bugünkü Türk Milleti'nin temelleri 20. yüzyılda gerileyen ve toprak kaybeden Osmanlı'nın kendini tanımlamasıyla ortaya çıkmıştır. 1912-13 yılında kaybedilen Balkan Savaşları sonunda Balkanlar'dan Anadolu'ya göçenlerle Türklük şuurunun gelişmesi Türk Milleti'nin oluşmasında ilk olgudur. 1915'deki Çanakkale Savaşı ile de bugünkü Türk Milleti'nin karakteristik özellikleri ortaya çıkmıştır. Çanakkale Savaşı Türk Milleti'nin ne olduğunu özetleyen ikinci olgudur. Çanakkale'den sonra Kurtuluş Savaşı'nın kazanılması "Türk Milleti"nin tanımlanmasında üçüncü olgudur.
    Amerikalı Türkolog Carter V. Findley Dünya Tarihinde Türkler adlı eserinde bugünkü Anadolu Türkleri'ni; Orta Asya steplerinde başlayan ve Ankara'da son bulan bir otobüs yolculuğuna benzetir. Otobüs Ankara'ya gelene kadar pekçok ara durakta durmuş ve bu ara duraklarda yolcuların kimileri inmiş ya da bazı yeni yolcular binmiş. Bu duraklarda Türkler pekçok kültürel etkileşime girmişler yeni dinler tanımışlar fakat en önemli mirasları olan Türkçe'yi korumayı başarabilmişlerdir. Türkçe Anadolu Türkleri'nin ve Milleti'nin anlamlandırılmasında temel etkenlerin başında gelmektedir. İkincisi otobüs pekçok durakta durmuş olsa da Orta Asya'da kurulan medeniyetin getirdiği sağlam kültürel birikim ve miras kimliklerini korumak için dayanak olmuştur.
    Türk Milleti'nin temel yapı taşını "Orta Asya Türk kültürü" oluşturur. Bunun yanında Anadolu'dan kaynaklanan medeniyetler ile İslamın getirdiği medeniyetler de Türk Milleti içinde kendine yer edinmiştir.
    Sanıldığı aksine Türk milliyetçiliği dünya'da en son gelişen "milliyetçilik hareketleri"nden birisidir. Türk milliyetçiliği Balkanlardaki ayrışmalar sonucunda ancak 20. yüzyılda kendini tanımlamaya başlamıştır. Türk edebiyatında Türk tiyatrosunda Türk sanat eserlerinde Batı'da olduğu gibi aşırı milliyetçi duygular yapılanmalar görülmez. Osmanlı'dan gelen paylaşma sentezi ön plandadır.
    Irkçılık veya herhangi bir unsurun diğerlerine baskı yapması anayasanın kesin hükümleriyle yasaklanmış olduğu gibi halkta da pek çok Batı toplumunun aksine ırkçılık eğilimi ve alışkanlığı bulunmaz.
    Türkiye'de yaşayan herkes etnik kimliğine bakılmaksızın Türk vatandaşıdır. Türk milleti ve devleti ayrılmaz bir bütündür. Herkesin etnik kimliğine saygı duyulur.
    Atatürk'ün Türk'ü tarifi;[kaynak belirtilmeli]
    “ Bu memleket dünyanın beklemediği asla ümid etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine yüksek sahne oldu. Bu sahne 7 bin senelik (en aşağı) bir Türk Beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgârlarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurlarıyla yıkandı o çocuk tabiatın şimşeklerinden yıldırımlarından kasırgalarından evvelâ korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı; onları tabiatın babası tanıdı onların oğlu oldu. Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu şimşek yıldırım güneş oldu. Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır kasırgadır dünyayı aydınlatan güneştir. „
    —Gazi Mustafa Kemal Atatürk
    Demografi [değiştir]

    Daha çok bilgi için: Nüfus sayılarına göre Türkiye'deki iller
    Türkiye'nin 1927 - 2007 yılları arasındaki Demografi gelişimi
    Tarih 1927 1935 1940 1945 1950 1955 1960 1965 1970 1975 1980 1985 1990 2000 2007[36] Nüfus 13.648 16.158 17.821 18.790 20.947 24.065 27.755 31.391 35.605 40.348 44.737 50.664 56.473 67.804 70586256
    Nüfusun Yaşa Oranları [değiştir]

    (2000 sayımı) 0 - 4 6.033.346 Erkek Kadın 5 - 9 6.449.363

    10-14 6.615.428

    15-19 6.693.554

    20-24 6.390.252

    25-29 5.845.812

    30-34 5.450.131

    35-39 4.759.742

    40-44 3.899.599

    45-49 3.210.416

    50-54 2.453.379

    55-59 2.062.228

    60-64 1.872.635

    65-69 1.513.508

    70-74 1.098.952

    75-79 720.935

    80+ 597.397
    alinti

+ Konu Cevapla

Benzer Konular

  1. İlk TBMM Milletvekilleri , İlk TBMM Milletvekilleri Hakkında
    By Boramir!! in forum Türk Dünyası Ve Kültürü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-14-2008, 22:59
  2. Geçmişten Günümüze TBMM , TBMM Hakkında
    By Boramir!! in forum Türk Dünyası Ve Kültürü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-02-2008, 13:34
  3. TBMM'nin İlk Parlamemtosu
    By serapqq in forum Tarih
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12-13-2007, 15:30
  4. TBMM'nin Kuruluşu
    By serapqq in forum Tarih
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12-13-2007, 15:18
  5. TBMM nin hali...
    By avrupafatihi in forum Off Topic
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-29-2006, 19:58

Etiketler

Yetkileriniz

  • You may post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375