SEYMENLER



Adı Oğuz, Soyu Oğuz,

Boyu Oğuz, Töresi Oğuz,

Kendi Beyini kendi Seçer,

Çağ kapanıp Çağ açar,

Vatan için serden geçer,

Doğrularla hemhal olan,

Yiğitlikte aslana timsal olan,

Sadakat ta dünyaya emsal olan onlar,

Anadolu’yu yurt yapan

Selçuklu’nun temelinde onlar vardı

3 kıtada at koşturan

Osmanlının özünde onlar vardı

27 Aralık 1919′da Dikmen sırtlarında Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e “Paşam seni Görmeye Geldik, bu Vatan Uğruna ölmeye Geldik” diyerek

Cumhuriyetin Temelinde onlar vardı.

Onlar Bir Gerçek,

Onlar Bir Tarih,





Atatürk, o zamanki adıyla Mustafa Kemal Paşa Ankara’ya ilk gelişlerinde Ankara halkı tarafından bir Oğuz geleneği olan Seymen Alayı ile karşılanmıştır. “Seymen Alayı, daima kızılca günlerde kurulurdu. Yani millî felâket günlerinde, bir beyliğin ve bir devletin yıkılışı sırasında, halk yeni bir devlet kurmaya başlamak, yeni bir reis seçmek için Seymen alayı kurulurdu.

Bu alay yeni devleti kurar, yeni reisi seçerdi”.İşte Atatürk’ün Ankara halkı ile ilk karşılaşması böyle oldu. Dikmen’de karşılama heyetini ve devlet memurlarını bir arada görünce, otomobilden indi. Herkesin ayrı ayrı ellerini sıktı.

Biraz daha ileri gidince yedi yüz delikanlı, Zeybek kıyafetinde ve ellerinde teke palalar olan Seymenleri dimdik ve canlı olarak görünce bu zeybek alaylarına büsbütün hayretle kaldı.

Bu muazzam ve tarihte eşi az görülmüş tezahürata şaşa kaldı. Bu koç yiğitlere sert bir sesle:

Merhaba efeler…
Diye, yüksek sesle selamladı. Efeler hep bir ağızdan:
Sağ ol paşa Hazretleri
Arkadaşlar, buraya niçin geldiniz?
Efeler hep bir ağızdan:
Millet yolunda kanımızı akıtmaya geldik…
Mustafa Kemal:
Fikrinizde sabit misiniz?
Tekrar bağırdılar:
And olsun…
Mustafa Kemal’in gözleri yaşararak:
Var olun yiğitler…




“SEYMEN” ne demektir?





Seymen, Ankara ve çevresinde yaygın olarak Ankara Efesi, Ankara yiğidi olarak bilinir… Seymenlik geleneğinin kökleri Orta Asya Oğuz Türkleri’ne kadar uzanmakla beraber, bu gelenek 14’üncü yüzyılda Ankara’da devlet kuran Ahiler döneminde yeniden biçimlenmiştir. Zira Ankara, 14’üncü yüzyılda kardeşlik, eşitlik, paylaşım ve demokratik esaslar üzerine kurulu Ahiler Cumhuriyeti’ne ev sahipliği yapmıştır. Mertlik, cömertlik ve bilgelik ilkelerini esas alan Seymenler de Ahi Teşkilatı’nın askeri (Seyfi/ Kılıç) kanadını oluşturmuştur. Bugünkü tanımıyla “Seymen Alayı” ya da Ahiler döneminde “Yiğit Alayı” denilen gelenek o devirlerdendir ve yalnızca Ankara’da korunmuştur. Ankara Ahiler Devleti’nde şehrin ve çevrede yer alan kasaba ve köylerin koruyucusu ve muhafızı olarak Seymenler işlev görmüştür. Sivillerden oluşan ve gönüllü bir kurum olan Seymen (Yiğit) Alayları, zorunlu durumlarda ve çoğu kez savunma amaçlı olarak işlev görmüştür.

Seymen Alayı ise, bunalım ya da geçiş dönemleri olarak da nitelendirilebilecek “kızılca günler“de kurulan bir Oğuz töresidir. Diğer bir deyişle, milli felaket günlerinde, bir beyliğin ya da devletin yıkılışında; Yeni devleti kurmak ve yeni lideri seçmek için Seymen Alayları tertiplenmiştir… Seymenlik geleneğinin köklü tarihinde son büyük Seymen Alayının düzenlenişi ise 27 Aralık 1919′a rastlamaktadır. Anadolu işgal altındayken Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’ya gelmesi ve görkemli karşılanışı, tıpkı Oğuz geleneğindeki gibidir:

27 Aralık milli bir galeyan anıdır ve bu özel günde Seymen Alayı kurulmuştur.

Halk, Oğuz töresinde olduğu gibi liderini seçmiştir .

Yüzlerce yıldan beri sivil bir oluşum olarak var olan ve Ankaralıların kollektif hafızasında yaşaya gelen mertlik, cömertlik, bilgelik ilkeleri üzerine kurulu olan Seymenlik geleneği, Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra Ulu Önder’in direktifleriyle kurulan Ankara Kulübü Derneği çatısı altında büyük bir titizlikle yaşatılmakta ve gelecek kuşaklara aktarılmaktadır… Günümüzde Seymen, Ankara’nın kültürel değerlerini, bu ülkenin üzerine kurulu olduğu temelleri iyi bilen, yaşayan, yaşatan ve bu değerlerin yaşamasının devamlılığını sağlamak üzere maddi ve manevi fedakarlıkları esirgemeyen kişi olarak tanımlanmaktadır…

Seymen ünvanı günümüzde, Ankara Kulübü Derneği’nce verilen teorik ve uygulamalı eğitim süreci sonucunda “Seymen” olmaya değer görülen kimselere verilmektedir. Eğitim süreci; oyun, müzik ve kültür eğitimi yanında, sosyal terbiyeyi de içermektedir. Eğitim aşamalarını başarıyla tamamlayan Seymen adaylarına, Dernek tarafından yapılan törenle Seymenlik beratı verilir.



KAYNAK :

ANKARA KULÜBÜ