+ Konu Cevapla
1 / 5 Sayfa 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
1 den 5´e kadar. Toplam 21 Sayfa bulundu

Türk Devletleri ve Türk Cumhurbaşkanları, Başbakanları

 FARKLI DÜNYALAR Katagorisinde ve  Türk Dünyası Ve Kültürü Forumunda Bulunan  Türk Devletleri ve Türk Cumhurbaşkanları, Başbakanları Konusunu Görüntülemektesiniz.=>CUMHURBAŞKANLARI M.Kemal ATATÜRK İsmet İNÖNÜ Celal BAYAR Cemal GÜRSEL Cevdet SUNAY Fahri KORUTÜRK Kenan EVREN Turgut ÖZAL Süleyman DEMİREL Ahmet ...

  1. #1
    Onursal Üye Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu Yer
    Zahitlik Bizi Tan Eyleme..
    Mesajlar
    4.872
    Blog Yazıları
    42
    Tecrübe Puanı
    107374660

    turkey Türk Devletleri ve Türk Cumhurbaşkanları, Başbakanları





    CUMHURBAŞKANLARI

    M.Kemal ATATÜRK
    İsmet İNÖNÜ
    Celal BAYAR
    Cemal GÜRSEL
    Cevdet SUNAY
    Fahri KORUTÜRK
    Kenan EVREN
    Turgut ÖZAL
    Süleyman DEMİREL
    Ahmet Necdet SEZER

    BAŞBAKANLARI

    1923 - 1924 Mustafa İsmet İnönü
    1924 - 1925 Ali Fethi Okyar Bey
    1925 - 1937 İsmet İnönü (2. kere)
    1937 - 1939 Celal Bayar
    1939 - 1942 Refik Saydam
    1942 - 1946 Şükrü Saraçoğlu
    1946 - 1947 Recep Peker
    1947 - 1949 Hasan Saka
    1949 - 1950 Şemsettin Günaltay
    1950 - 1960 Adnan Menderes
    1960 - 1961 Cemal Gürsel
    1961 - 1965 İsmet İnönü (3. kere)
    1965 Suat Hayri Ürgüplü
    1965 - 1971 Süleyman Demirel
    1971 - 1972 Nihat Erim
    1972 - 1973 Ferit Melen
    1973 - 1974 Naim Talu
    1974 Bülent Ecevit
    1974 - 1975 Sadi Irmak
    1975 - 1977 Süleyman Demirel (2. kere)
    1977 Bülent Ecevit (2. kere)
    1977 Süleyman Demirel (3. kere)
    1978 - 1979 Bülent Ecevit (3. kere)
    1979 - 1980 Süleyman Demirel (4. kere)
    1980 - 1983 Bülent Ulusu
    1983 - 1989 Turgut Özal
    1989 - 1991 Yıldırım Akbulut
    1991 Mesut Yılmaz
    1991 - 1993 Süleyman Demirel (5. kere)
    1993 - 1996 Tansu Çiller
    1996 Mesut Yılmaz (2. kere)
    1996 - 1997 Necmettin Erbakan
    1997 - 1998 Mesut Yılmaz (3. kere)
    1999 - 2003 Bülent Ecevit (4. kere)
    2002 - 2003 Abdullah Gül
    2003 - ....... Recep Tayyip Erdoğan

    BÜYÜK TÜRK DEVLETLERİ

    Büyük Hun İmparatorluğu M.Ö. 4. asır - M.S. 4
    Batı Hun İmparatorluğu 374-496
    Ak Hun İmparatorluğu 4. asır sonları - 577
    Göktürkler İmpararorluğu 552-582
    Doğu Göktürk İmparatorluğu 582-630
    Batı Göktürk İmparatorluğu/582-630
    İkinci Göktürk İmparatorluğu 681-744
    Uygur İmparatorluğu 744-840
    Avrupa Avar İmparatorluğu 6. asır - 805
    Hazar İmparatorluğu 7. asır - 965
    Karahanlılar Devleti 840-1042
    Gazneliler Devleti 962-1187
    Büyük Selçuklu Devleti 1038-1194
    Harezmşahlar Devleti 1097-1231
    Osmanlı İmparatorluğu 1299-1922
    Timurlular Devleti/1370-1506
    Babürlüler Devleti 1526-1858

    DEVLETLER

    Kuzey Hun Devleti 48-156
    Güney Hun Devleti 48-216
    Birinci Chao Hun Devleti/304-329
    İkinci Chao Hun Devleti/328-352
    Hsia Hun Devleti/407-431
    Kuzey Liang Hun Devleti/401-439
    Lov-lan Hun Devleti/442-460
    Tabgaç Devleti/386-557
    Doğu Tabgaç Devleti/534-557
    Batı Tabgaç Devleti/534-557
    Doğu Türkistan Uygur Devleti/911-1368
    Liang Şa-t'o Türk Devleti/907-923
    Tana Şa-t'o Türk Devleti/923-936
    Tsin Şa-t'o Türk Devleti/937-946
    Kan-çou Uygur Devleti/905-1226
    Türgiş Devleti 717-766
    Karluk Devleti 766-1215
    Kırgız Devleti/840-1207
    Sabar Devleti/5. asır - 7. asır arası
    Dokuz Oğuz Devleti/5. asır sonu - 6. asır sonu
    Otuz Oğuz Devleti/5. asır sonu - 6. asır sonu
    Basar-Alan Türk Devleti/1380-?
    Doğu Karahanlı Devleti/1042-1211
    Batı Karahanlı Devleti/1042-1212
    Fergana Karahanlı Devleti/1042-1212
    Oğuz-Yabgu Devleti/10. asrın ilk yarısı - 1000
    Suriye Selçuklu Devleti/1092-1117
    Kirman Selçuklu Devleti/1092-1307
    Türkiye Selçuklu Devleti 1092-1307
    Irak Selçuklu Devleti/1157-1194
    Eyyubîler Devleti 1171-1348
    Delhi Türk Sultanlığı/1206-1413
    Mısır Memlük Devleti 1250-1517
    Karakoyunlu Devleti 1380-1469
    Akkoyunlu Devleti 1350-1502

    BEYLİKLER

    Tulûnlular/868-905
    İhşidîler/935-969
    İzmir Beyliği/1081-1098
    Dilmaçoğulları Beyliği/1085-1192
    Danişmendli Beyliği 1092-1178
    Saltuklu Beyliği 1092-1202
    Ahlatşahlar Beyliği/1100-1207
    Artuklu Beyliği/1102-1408
    İnaloğulları Beyliği/1098-1183
    Mengüçlü Beyliği/1072-1277
    Erbil Beyliği/1146-1232
    Çobanoğulları Beyliği/1227-1309
    Karamanoğulları Beyliği 1256-1483
    İnançoğulları Beyliği/1261-1368
    Sâhib Atâoğulları Beyliği/1275-1342
    Pervaneoğulları Beyliği/1277-1322
    Menteşeoğulları Beyliği 1280-1424
    Candaroğulları Beyliği 1299-1462
    Karesioğulları Beyliği 1297-1360
    Germiyanoğulları Beyliği 1300-1423
    Hamidoğulları Beyliği 1301-1423
    Saruhanoğulları Beyliği 1302-1410
    Aydınoğulları Beyliği 1308-1426
    Tekeoğulları Beyliği 1321-1390
    Eretna Beyliği 1335-1381
    Dulkadıroğulları Beyliği 1339-1521
    Ramazanoğulları Beyliği 1325-1608
    Doburca Türk Beyliği/1354-1417
    Kadı Burhaneddin Ahmed Devleti 1381-1398
    Eşrefoğulları Beyliği 13. asır ortaları - 1326
    Berçemeoğulları Beyliği/12. asır
    Yarluklular Beyliği/12. asır

    ATABEYLİKLER

    Böriler/1117-1154
    Zengîler 1127-1259
    İl-Denizliler/1146-1225
    Salgurlular 1147-1284

    HANLIKLAR

    Büyük Bulgarya Hanlığı/630-665
    İtil Bulgar Hanlığı/665-1391
    Tuna Bulgar Hanlığı/981-864
    Peçenek Hanlığı/860-1091
    Uz Hanlığı/860-1068
    Kuman-Kıpçak Hanlığı/9. asır - 13. asır
    Özbek Hanlığı 1428-1599
    Kazan Hanlığı 1437-1552
    Kırım Hanlığı 1440-1475
    Kasım Hanlığı/1445-1552
    Astrahan Hanlığı 1466-1554
    Hive Hanlığı/1512-1920
    Sibir Hanlığı/1556-1600
    Buhara Hanlığı/1599-1785
    Kaşgar-Tufan Hanlığı/15. asır başları - 1877
    Hokand Hanlığı/1710-1876
    Türkmenistan Hanlığı/1860-1885

    CUMHURİYETLER

    Azerbaycan Cumhuriyeti 1918-1920 1991-....
    Batı Trakya Türk Cumhuriyeti 31 Ağustos 1913 - 1923
    Türkiye Cumhuriyeti 1923-...
    Hatay Cumhuriyeti 1938-1939
    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 1983-...
    Azerbaycan Cumhuriyeti 1991-...
    Kazakistan Cumhuriyeti 1991-...
    Kırgızistan Cumhuriyeti 1991-...
    Tacikistan Cumhuriyeti 1991-...
    Özbekistan Cumhuriyeti 1991-...
    Türkmenistan Cumhuriyeti 1991-...

  2. #2
    Onursal Üye Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu Yer
    Zahitlik Bizi Tan Eyleme..
    Mesajlar
    4.872
    Blog Yazıları
    42
    Tecrübe Puanı
    107374660

    turkey Ce: Türk Devletleri ve Türk Cumhurbaşkanları, Başbakanları

    sırasıyla cumhurbaşkanlarımız


  3. #3
    Onursal Üye Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu Yer
    Zahitlik Bizi Tan Eyleme..
    Mesajlar
    4.872
    Blog Yazıları
    42
    Tecrübe Puanı
    107374660

    Tanımlı Ce: Türk Devletleri ve Türk Cumhurbaşkanları, Başbakanları

    ve sırasıyla başbakanlarımız


  4. #4
    Onursal Üye Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu Yer
    Zahitlik Bizi Tan Eyleme..
    Mesajlar
    4.872
    Blog Yazıları
    42
    Tecrübe Puanı
    107374660

    Tanımlı Ce: Türk Devletleri ve Türk Cumhurbaşkanları, Başbakanları

    MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

    GÖREV SÜRESİ


    29 EKİM 1923
    10 KASIM 1938
    Mustafa Kemal, 1881 yılında Selanik'te doğdu.

    İlköğrenimine, Annesi Zübeyde Hanım'ın isteği üzerine Hafız Mehmet Efendi mahalle mektebinde başladı. Bir süre devam ettiği bu okuldan babasının isteğiyle ayrıldı ve öğrenimini o günün çağdaş eğitim anlayışını benimseyen Şemsi Efendi Mektebi'nde tamamladı.

    Mustafa Kemal, askeri dehasını ve liderlik yeteneğini geliştireceği askerî eğitimine, 1893 yılında Selânik Askerî Rüştiyesi'nde başladı. 1896-1899 yıllarında Manastır Askerî Lisesi'ni, 1902 yılında teğmen rütbesiyle Kara Harp Okulu'nu, 1905 yılında ise yüzbaşı rütbesiyle Harp Akademisi'ni bitirdi.

    1905-1907 yılları arasında Şam'daki, 5. Ordu'da görev yapan Mustafa Kemal, 1907'de, bugün kıdemli yüzbaşı olarak adlandırılan kolağası rütbesini aldı.

    13 Nisan 1909'da, tarihimizde 31 Mart olayı olarak bilinen ayaklanmanın bastırılmasında etkin rol oynayan Hareket Ordusu'nda, Kurmay Başkanı olarak görev yapan Mustafa Kemal, 1910 yılında Picardie Manevraları'nda Türk Ordusu'nu temsil eden kurulda yer aldı.

    1911 yılında, İstanbul'da Genelkurmay Başkanlığı'ndaki görevinin ardından, İtalyanların Trablusgarp'a saldırısıyla başlayan savaşta, Tobruk ve Derne bölgelerinde gönüllü yerel güçlerin başında bulundu. Aynı yılın 27 Mart'ında binbaşı oldu, 1912 yılının 6 Mart'ında ise Derne Komutanlığı'na getirildi.

    1912'de Balkan Savaşı'nın başlamasıyla, İstanbul'a geri dönerek, Gelibolu ve Bolayır'daki birliklerle savaşa katılan Mustafa Kemal, Dimetoka ve Edirne'nin geri alınmasında önemli rol oynadı. 1913 yılında atandığı Sofya Ataşemiliterliği görevini sürdürürken yarbaylığa yükseltildi.

    1914 yılının Ekim ayında, Osmanlı İmparatorluğu'nun İttifak Devletleri'nin yanında I. Dünya Savaşı'na katılmasıyla, 19. Tümeni kurmak üzere Tekirdağ'da görevlendirildi. İtilaf Devletleri'nin tüm gücüyle yüklendiği Çanakkale'de eşsiz bir direnişin önderliğini yapan, çarpışmanın yazgısını değiştiren ve "Çanakkale geçilmez" dedirten yine Mustafa Kemal'di.

    25 Nisan 1915'te, Arıburnu'na çıkan düşman kuvvetlerinin yenilgiye uğratılmasının ardından, 1 Haziran 1915'te albaylığa yükselen Mustafa Kemal, Anafartalar Grubu Komutanı olarak 9-10 Ağustos'ta Anafartalar, 17 Ağustos'ta Kireçtepe, 21 Ağustos'ta II. Anafartalar Zaferleriyle başarılarına yenilerini ekledi.

    27 Ocak 1916'da karargâhı Edirne'de bulunan 16. Kolordu'nun Komutanlığına atanan Mustafa Kemal, kısa bir süre sonra, 16. Kolordu'nun, Doğu Cephesi'nin güçlendirilmesi amacıyla Diyarbakır'a kaydırılması kararlaştırılınca, Kolordu Komutanı olarak Diyarbakır'a gönderildi ve rütbesi tümgeneralliğe yükseltildi. Rus güçleriyle savaşarak Muş ve Bitlis'in geri alınmasını sağladı.

    Mustafa Kemal, 2. Ordu Komutanlığı'na, sonra da Halep'te Alman Generali Falkenheim komutasındaki Yıldırım Orduları Grubu'nda, 7. Ordu'nun Komutanlığı'na atandı. 15 Aralık 1917'de Veliaht Vahdettin ile birlikte Almanya'ya yapılan resmî ziyarete katılan Mustafa Kemal, 15 Ağustos 1918'de yeniden 7. Ordu Komutanı olarak Halep'e döndü. Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalanmasından bir gün sonra, Mustafa Kemal'in, 31 Ekim 1918'de getirildiği Yıldırım Orduları Komutanlığı görevi, bu Ordu'nun 13 Kasım 1918'de kaldırılması üzerine sona erdi. O'nun artık görev yeri Harbiye Nezareti idi.

    Mondros Ateşkesi, yurt topraklarının İtilaf Devletleri'nce paylaşılmasını ve işgal edilmesini öngören, Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküş sürecini hızlandıran, koşulları ağır bir antlaşma olarak tarihteki yerini aldı.

    Ateşkes koşullarının yanı sıra, yöneticilerin yanlış tutum ve davranışları sonucu ülkenin içine sürüklendiği durum, Mustafa Kemal'in uzun yıllar boyunca zihninde yeşeren düşüncelerini harekete geçirmesini ve Türk Ulusu'nu esenliğe kavuşturacak kararı almasını sağladı.

    Mustafa Kemal'in, "Ulusal egemenliğe dayanan, kayıtsız, koşulsuz bağımsız yeni bir Türk Devleti kurma" kararını alması ve bunu gerçekleştirecek koşulları oluşturmak amacıyla Samsun'a hareketi, tarihin akışını değiştiren bir adımdır.

    "19 Mayıs" Türk Ulusu ve kendi yaşamı içinde öyle bir dönüm noktasıdır ki, Mustafa Kemal bu günü "doğum günü" olarak nitelemiştir.

    Mustafa Kemal'in, "Ben, Samsun'a çıktığım gün elimde maddî hiçbir kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk Milletinin asaletinden doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevî bir kuvvet vardı. İşte ben bu ulusal kuvvete, bu Türk Milletine güvenerek işe başladım" sözleri, O'nun kurtuluş yolunda, ulusal birliği gerçekleştirmek düşüncesiyle çıktığı Anadolu yolculuğunda Türk Ulusu'na duyduğu güveni ortaya koymaktadır.

    Ulusal savaşımın bayrağını açmak için beklediği fırsat, 9. Ordu Müfettişliğine getirilmesi ile karşısına çıktı ve 19 Mayıs 1919'da ulaştığı Samsun'da kısa bir süre kaldıktan sonra 28 Mayıs 1919'da gittiği Havza'da, tüm komutanlara, üst kademedeki yöneticilere ve ulusal kuruluşlara gizli bir genelge yayımlayarak, işgal karşısında bütünleşme çağrısında bulundu.

    22 Haziran 1919'da Amasya'da yayımladığı genelgede, "Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır" ilkesine yer vererek, Sivas Kongresi'ni toplantıya çağırdı. İngilizlerin baskısı sonucu müfettişlik görevinden alınmak istenmesi üzerine, askerlikten ve resmî görevinden ayrılma kararı alan Mustafa Kemal, 8 Temmuz 1919'da bir duyuruyla, tüm gücüyle Anadolu'nun bağımsızlık savaşı için çalışacağını açıkladı.

    23 Temmuz-7 Ağustos 1919 günlerinde, geleceğimizin sağlam temeller üzerinde biçimlenmesinin yolunu açan Kurtuluş Savaşı'nın temel ilke ve yöntemlerinin belirlendiği, Erzurum Kongresi'ni topladı. Bölgesel konuları görüşmek için toplanan Kongre'de ülkenin tümünü ilgilendiren önemli kararlar alınarak ulusal savaşımın esas programı hazırlandı.

    Mustafa Kemal 7 Ağustos 1919'da Kongre'nin kapanışı nedeniyle Kongre heyetine yaptığı konuşmada, esaslı kararlar alındığını ve dünyaya Ulusumuzun varlığı ve birliğinin gösterildiğini, tarihin bu Kongre'yi ender ve büyük bir eser olarak kaydedeceğini söyleyerek, toplantının önemini ortaya koydu.

    4-11 Eylül 1919 günleri arasında toplanan ve Ulusumuzun, birlik ve dayanışma içinde bağımsızlığından hiçbir koşulda ödün vermeyeceğini dünyaya duyuran Kongre olma özelliği taşıyan Sivas Kongresi'nde, manda yönetimi tümüyle reddedildi. Erzurum Kongresi kararları genişletilerek, Misak-ı Millî görüşü yinelendi. Tüm ulusal direniş örgütleri "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adı altında birleştirildi. Yurdumuzun tamamını temsil eden Heyeti Temsiliye'nin başkanlığına seçildi.

    20-22 Ekim 1919'da İstanbul'dan gelen Bahriye Nazırı Salih Paşa'yla Amasya'da görüştü. Anadolu'da başlatılan ulusal savaşımın İstanbul Hükûmeti tarafından tanınması yönünden büyük önem taşıyan Amasya Protokolü imzalandı.

    7 Kasım 1919'da, İstanbul'da toplanması kararlaştırılan Osmanlı Meclisi için Erzurum'dan milletvekili seçildi.

    27 Aralık 1919'da, Heyeti Temsiliye üyeleriyle birlikte geldiği Ankara, bu tarihten sonra Türk Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın önemli kararlarının alınarak, tüm Anadolu'ya yayıldığı önemli bir merkez oldu.

    İstanbul'un, 16 Mart 1920'de resmen işgal edilmesi üzerine, Mustafa Kemal, bu hareketin haksız ve hükümsüz olduğunu belirterek, kapanan Meclis'in Ankara'da açılacağını tüm dünyaya ilân etti.

    Mustafa Kemal, 19 Mart 1920'de yayınladığı bir genelgeyle, ulusun yeniden seçeceği temsilcilerle kurulacak yeni Meclis'in ulusun bağımsızlığını ve devletin kurtarılmasını sağlayacak önlemleri alacağını ve uygulayacağını duyurdu. Bu genelgenin ardından ülkenin her yerinde seçimler yapıldı ve Ankara'da toplanacak Millet Meclisi'nin hazırlıkları tamamlandı.

    Böylece ulusal istenci gerçekleştiren ilk Meclis 23 Nisan 1920'de Ankara'da toplandı ve Mustafa Kemal Meclis Başkanlığı'na seçildi.

    Bağımsızlık savaşımının askerî ve siyasî önderi ve ileri görüşlü kişiliğiyle davanın beyni olan yüce önder, 11 Mayıs 1920'de İstanbul Hükûmeti tarafından ölüm cezasına çarptırıldı.

    Bir an önce kurulmasına büyük önem verdiği düzenli ordu ilk başarısını, 11 Ocak 1921'de, I. İnönü, 31 Mart 1921'de de II. İnönü zaferlerini kazanıp, Yunanlıların geri çekilmek zorunda kalmasıyla elde etti.

    Meclis'te uzun görüşmeler sonucu 20 Ocak 1921'de ilk anayasa olan Teşkilat-ı Esasiye Kanunu kabul edildi.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni, Misak-ı Milli'ye ve Anayasa'nın ilkelerine uygun biçimde çalışır duruma getirebilmek için, 10 Mayıs 1921'de Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu'nu kurdu. Grubun seçilerek göreve getirilen başkanı Mustafa Kemal'di.

    5 Ağustos 1921'de, Mustafa Kemal'in, geniş yetkiler verilerek üç ay süre ile Başkomutanlık görevine getirilmesini sağlayan yasa kabul edildi. "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça, terk olunamaz." anlayışı ve direktifiyle 23 Ağustos-13 Eylül günleri arasında, 22 gün 22 gece süren çarpışmalardan sonra Yunan Ordusu Sakarya Nehri'nin doğusunda tümüyle yenilgiye uğratıldı. Sakarya Zaferi'nin ardından, TBMM'nin çıkardığı bir yasayla, savaştaki üstün başarısından dolayı Yüce Önder Mustafa Kemal'e 19 Eylül 1921'de "mareşallik" rütbesi ve "gazi" unvanı verildi.

    26-30 Ağustos 1922 günleri arasında Mareşal Gazi Mustafa Kemal komutasındaki Başkomutan Meydan Muharebesi, Türk Ordusu'nun kesin zaferiyle sonuçlandı. Başkomutan'ın "Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!" emriyle Türk Ordusu, büyük bir moral ve güç ile İzmir yönünde ilerledi. 9 Eylül 1922'de çekilen düşman kuvvetlerinin İzmir'de yenilgiye uğratılmasıyla, 4 yıl süren Ulusal Kurtuluş Savaşımı amacına ulaştı.

    3 Ekim 1922'de imzalanan ve 11 Ekim 1922'de yürürlüğe giren Mudanya Ateşkes Antlaşması ile savaş durumu sona erdi. Barış Antlaşmasının koşullarını görüşmek üzere Lozan'da yapılacak konferansa İtilaf Devletleri'nin İstanbul Hükûmeti'ni de çağırması üzerine, 1 Kasım 1922'de TBMM'nce alınan "Milletin saltanat ve hâkimiyet makamı yalnız ve ancak TBMM'dir" kararıyla saltanat kaldırıldı.

    Varlığından büyük güç aldığı annesi Zübeyde Hanım'ı 15 Ocak 1923'te kaybeden Gazi Mustafa Kemal, acısına karşın, Ulusuna olan görev ve sorumluluklarını yerine getirmek için çalışmalarına ara vermedi.

    29 Ocak 1923'te Gazi Mustafa Kemal, Latife Uşaklıgil ile 5 Ağustos 1925'e kadar sürecek evliliğini yaptı.

    17 Şubat 1923'te İzmir'de ilk Türkiye İktisat Kongresi'nin açılışını yapan Gazi Mustafa Kemal, çağdaşlaşma yolunda, iktisadî kalkınmanın gerekliliğini vurgulayarak, siyasî ve askerî zaferlerin, ekonomik zaferlerle desteklenmeden, kısa süreli olacağına dikkat çekti.

    24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması'yla, Devletimizin uluslararası alanda siyasal, hukuksal, ekonomik ve toplumsal ilişkileri yeniden düzenlendi. Yeni Türk Devleti'nin varlığının, egemenliğinin ve bağımsızlığının tanınmasını sağlayan Lozan Antlaşması ile Misak-ı Millî sınırları İtilaf Devletlerince resmen kabul edildi.

    Gazi Mustafa Kemal'in, "Lozan Antlaşması, Türk milleti aleyhine asırlardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması'yla tamamlandığı zannedilmiş büyük bir suikastin yıkılışını ifade eden bir vesikadır." sözleri, Lozan'ın tarihimizdeki yerini ve önemini gözler önüne sermektedir.

    13 Ağustos 1923'te, Gazi Mustafa Kemal, ikinci kez TBMM Başkanlığı'na seçildi. 9 Eylül 1923'te, Cumhuriyet Halk Fırkası'nı kurdu. TBMM'nin aldığı bir kararla yeni devletin başkenti, 13 Ekim 1923'te Ankara oldu.

    Ulusal egemenlik esasının tam olarak ancak cumhuriyet yönetimiyle olanaklı olacağını düşünen Gazi Mustafa Kemal, 27 Eylül 1923'de Neue Freie Presse muhabirine verdiği demeçte "Yeni Türkiye Anayasasının ilk maddelerini sizlere tekrar edeceğim: Hakimiyet Kayıtsız şartsız milletindir. Yürütme kudreti, yasama yetkisi milletin tek ve gerçek temsilcisi olan mecliste toplanmıştır. Bu iki kelimeyi bir kelimede anlatmak mümkündür: Cumhuriyet..." diyerek Cumhuriyet'in kurulmasının yakın olduğu işaretini verdi.

    Gazi Mustafa Kemal 28 Ekim akşamı Çankaya Köşkü'nde yemeğe davet ettiği arkadaşlarına "Yarın Cumhuriyet'i ilân edeceğiz" diyerek, kurtuluş sürecinde temelleri adım adım atılan ve ulusal egemenliğe dayanan yeni yönetim biçimini yaşama geçirme zamanının geldiğini ortaya koydu. O gece, İsmet İnönü ile birlikte bir yasa tasarısı hazırladılar. 1921 Anayasa'sının 1. maddesinin sonuna "Türkiye Devletinin hükûmet biçimi cumhuriyettir" cümlesini ekleyerek, ilgili maddelerdeki gerekli değişiklikleri kaleme aldılar.

    29 Ekim günü toplanan Halk Fırkası Genel Kurulu'nda konuşan Mustafa Kemal, hükûmet krizi ve bunun çözümü için Anayasa'nın 1, 2, 4, 10, 11, 12. maddelerinin değiştirilmesini ve hükûmetin şeklinin Cumhuriyet olmasını öngören teklifi sundu. Parti toplantısında kabul edilmesinin ardından Anayasa Komisyonu'nda incelenen tasarı İsmet İnönü'nün, ivedilikle görüşülmesi önerisi üzerine okundu ve ivedilikle görüşüldü: Meclis 29 Ekim 1923 günü saat 20.30'da Cumhuriyet'i ilân etti.

    Ardından Cumhurbaşkanı seçimi için oylama yapıldı ve sonucu İsmet Paşa Meclis'e şöyle bildirdi.

    "Türkiye Cumhuriyeti Başkanlığı için yapılan oylamaya 158 kişi katılmış ve cumhurbaşkanlığına, 158 üye oybirliği ile Ankara Milletvekili Gazi Mustafa Kemal Hazretleri'ni seçmişlerdir."

    Atatürk'ün "Türk Mileti'nin karakter ve adetlerine en uygun idare cumhuriyet idaresidir" dediği Cumhuriyet'in kuruluşu tüm yurtta coşkuyla karşılandı.

    Kazandığı zaferleri, "daha büyük gayelere ulaşmak için gerekli vasıta" olarak niteleyen Gazi Mustafa Kemal, başarılarının ardından devlet yapısında ve toplum yönetiminde büyük reformların yapılmasına öncülük etmesinin yanı sıra, çağdaş yaşam anlayışının temellerini de attı.

    Bu yaklaşımla ilk olarak, 3 Mart 1924'te Cumhuriyet'in çağdaş yönetim anlayışıyla örtüşmeyen Halifelik ile Şer'iye ve Evkaf Vekâleti kaldırıldı. Böylece lâik hukuk sistemine geçiş sürecinde önemli bir adım atılmış oldu.

    3 Mart 1924'te Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun kabul edilmesiyle, her kademedeki okullarda eğitim birliği sağlandı. Medreseler kapatılarak, ulusal, lâik ve çağdaş eğitim kurumlarıyla Türkiye Cumhuriyeti gelişimini sürdürdü.

    Art arda yaşama geçirilen devrimlerin Devletin siyasal ve toplumsal düzeninde gerçekleştirdiği köklü değişikliklere bağlı olarak, 20 Nisan 1924 günü Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci anayasası kabul edildi.

    Köylüyü Türkiye'nin gerçek sahibi ve efendisi olarak niteleyen ve tarım ile sanayinin birarada gelişiminin istikrarlı ve planlı kalkınmanın temeli olduğuna inanan Gazi Mustafa Kemal, modern tarıma öncülük etmek amacıyla 1925 yılında Atatürk Orman Çiftliğini kurdu.

    Gazi Mustafa Kemal, 24 Ağustos 1925'te, Kastamonu'ya yaptığı gezide şapka giyerek, bu çağdaş simgeyi Ulusuna tanıttı. 25 Kasım 1925'te, Ulus'un içinde bulunduğu büyük değişim ve dönüşüm sürecinin uzantısı olarak Şapka Yasası kabul edildi.

    30 Kasım 1925'te tekke ve za'viyeler ile türbeler kapatıldı ve türbedarlıklar ile birtakım unvanların kaldırılmasına dair Yasa kabul edildi.

    Batı dünyasıyla kurulan ilişkilerde, takvim ve zaman ölçülerinin farklılığından kaynaklanan sorunlar, 26 Aralık 1925'te milâdî takvim ve 24 saat esasına geçilmesiyle aşıldı. 26 Mart 1931 gününde kabul edilen Yasa'yla metre ve kilogram gibi çağdaş uzunluk ve ağırlık sistemlerinde uluslararası standarda ulaşıldı.

    17 Şubat 1926'da, Mecelle ve Şer'i Hukuk yerine Türk Medenî Kanunu kabul edildi. Kadınlarımızın yasalar önünde erkeklerle eşit haklara sahip olması, çok eşliliğin yasaklanması, medenî nikâh zorunluluğunun getirilmesi, mahkeme yoluyla boşanma gibi değişiklikler, Türk toplumunu çağdaş hukuk anlayışı ve yaşam biçimi ile tanıştırdı. Türk kadını 1930'da belediye, 5 Aralık 1934'te de milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme haklarını elde etti.

    1926 Haziranı'nda Gazi Mustafa Kemal'e İzmir'de düzenlenmesi tasarlanan suikast girişimi önceden haber alınarak önlendi ve düzenleyicileri tutuklandı. Yüce önder bu girişimi, Anadolu Ajansı'na, "Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet pâyidar kalacaktır" sözüyle değerlendirdi.

    30 Haziran 1927'de askerlikten emekli oldu.

    Toplumların hafızasının canlı tutulmasının, ulusal birliğimiz ve aydınlık geleceğimiz için taşıdığı önemin bilinciyle, Samsun'a çıktığı andan başlayarak, Kurtuluş Savaşı'nın tüm evrelerini, Cumhuriyet'in kuruluşunu ve devrimlerini, sorumlu devlet adamı kişiliğiyle Büyük Nutuk adlı yapıtında topladı. 15 Ekim 1927'deki Cumhuriyet Halk Fırkası'nın İkinci Kurultayı'nda "Büyük Nutuk"u okudu. Büyük Nutuk'un sonunda, Türkiye Cumhuriyeti'ni, her zaman güvendiği Türk gençliğine emanet etti.

    1 Kasım 1927'de ikinci kez Cumhurbaşkanlığı'na seçildi.

    10 Nisan 1928'de, 1924 Anayasası'ndan "Türkiye Devleti'nin dini İslâmdır" hükmü çıkarıldı. 1937 yılında ise, Türkiye'nin lâik bir devlet olduğu ilkesi Anayasa'ya kondu.

    24 Mayıs 1928'de, uluslararası rakamlar, 1 Kasım 1928'de de yeni Türk harfleri kabul edildi. O Ulusu'nun "Başöğretmeni"ydi ve yeni harfleri, çıktığı gezilerde yurttaşlarına tanıtma görevini üstlendi.

    4 Mayıs 1931'de üçüncü kez Cumhurbaşkanlığı'na seçildi.

    Türk Ulusu'nun büyüklüğüne inanan Gazi Mustafa Kemal, onun çağdaş uluslar arasında yer alabilmesi için önce tarihini bilmesi ve geçmiş birikimlerini ilk kaynaklardan kendisinin araştırarak öğrenmesi gerektiğine inanıyordu. Bu anlayışın uzantısı olarak çıkarılan yönergeyle, 12 Nisan 1931'de Türk Tarih Kurumu kuruldu.

    Türkiye Cumhuriyeti'nin temelinin kültür olduğunu belirten Ulu Önder, Türk dilinin güzelliğini ve zenginliğini ortaya çıkarmak ve onu gerçek değerine eriştirmek amacıyla, 12 Temmuz 1932'de Türk Dil Kurumu'nun kurulmasını sağladı.

    26 Haziran 1934'te çıkarılan Soyadı Yasası ile TBMM tarafından Türk Ulusu'nun Yüce Önderine "Atatürk" soyadı verildi.

    1 Mart'ta, 1935'te dördüncü kez Cumhurbaşkanı seçildi. Aynı yıl Cuma günleri yapılan hafta tatili Pazar olarak değiştirildi.

    5 Şubat 1937'de, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin dayandığı temelleri oluşturan cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, lâiklik, devrimcilik ilkeleri Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda değişmez ve değiştirilmez yerini aldı.

    Türkiye Cumhuriyeti'nin izlediği barışçı politikayı, "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" sözleriyle özetleyen Atatürk, bölgede barışın sağlanıp korunmasına büyük önem verdi. 1932'de Milletler Cemiyeti'ne giren Türkiye, 1934'te Balkan, 1937'de de Sadabad paktlarını imzaladı. 20 Temmuz 1936'daki Montreux Anlaşması'yla, Boğazlar Komisyonu kaldırılarak, yetkisi Türkiye'ye verildi.

    Atatürk'ün çözümü için büyük uğraş verdiği konulardan biri de Hatay sorunu oldu. 2 Eylül 1938'de Hatay'da bir Türk Cumhuriyeti kuruldu. Hatay Millet Meclisi 29 Haziran 1939 gününde oybirliğiyle aldığı kararla Türkiye Cumhuriyeti'ne katıldı. 7 Temmuz 1939 gününde çıkarılan bir yasa ile de Hatay ili kuruldu ve anavatana katılma işlemi kesinleştirildi.

    Yoğun çalışmalar sonucu sağlık durumunun gittikçe bozulması üzerine hastalığıyla ilgili olarak Cumhurbaşkanlığı tarafından ilk resmî bildiri, 31 Mart 1938'de yayımlandı.

    15 Eylül 1938'de vasiyetini hazırlattı. Sağlık durumuna ilişkin raporların yayımlanmasına, 16 Ekim 1938'de başlandı. 10 Kasım 1938'de Dolmabahçe Sarayı'nda saat 09.05'te, ardında gözü yaşlı bir ulus bırakarak son nefesini verdi.

    Tarihe malolmuş saygın kişiliğiyle, insanlığın yetiştirdiği unutulmaz liderler arasındaki yerini alan Atatürk'ün ölümü yalnız Türk Ulusu'nu değil, tüm dünyayı derinden üzdü.

    Naaşı 21 Kasım günü geçici istirahatgâhı Etnografya Müzesi'ndeki katafalka yerleştirildi. Cenaze törenine tüm dünyadan özel temsilciler katıldı. Cumhuriyet Halk Partisi, ölümünden bir yıl sonra olağanüstü kurultayında, büyük kurucusunun "Ebedî Şef" olarak sonsuza dek yaşatılmasını kararlaştırdı.

    Ölümünün 15. yılında, 10 Kasım 1953'te, naaşı büyük bir törenle Anıtkabir'deki ebedi istirahatgâhına defnedildi.

    Eşsiz lider, komutan, devrimci, siyaset ve devlet adamı olarak tüm insanlık için esin kaynağı olan Atatürk, doğumunun 100. yılında Türkiye'de ve dünyada törenlerle anıldı. UNESCO'nun aynı yılı Atatürk Yılı olarak ilan etmesi Ulusumuz için övünç kaynağı ve Yüce Önder'in saygın kişiliğine yakışan bir davranış oldu.

    Sömürge halklarına, bağımsızlıklarını kazanmaları savaşımında yol gösteren; tüm İslâm dünyasında ise, lâikliğin ilk kez başarıyla yaşama geçirilmesinde Türkiye'nin model olmasını sağlayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, eserleri ve düşünceleriyle, Türk Ulusu'nun ve başka ulusların geleceğine ışık tutmayı sürdürmektedir.

  5. #5
    Onursal Üye Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! Baktabul'un Çılgını Boramir!! - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu Yer
    Zahitlik Bizi Tan Eyleme..
    Mesajlar
    4.872
    Blog Yazıları
    42
    Tecrübe Puanı
    107374660

    Tanımlı Ce: Türk Devletleri ve Türk Cumhurbaşkanları, Başbakanları

    İSMET İNÖNÜ


    GÖREV SÜRESİ

    11 KASIM 1938
    22 MAYIS 1950

    1884 yılında İzmir'de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Sivas'ta tamamladı. Bir yıl Sivas'ta Mülkiye İdadisi'nde okuduktan sonra, 1897 yılında İstanbul'daki Mühendishane İdadisi'ne gitti. 1901'de Mühendishane-i Berri-i Hümayun'a (topçu okulu) giren İsmet İnönü, bu okulu 1903'te topçu teğmeni olarak bitirdi. 1906'da Erkân-ı Harbiye Mektebi'ni birincilikle bitirerek kurmay yüzbaşı rütbesiyle Edirne'deki 2. Ordu'nun 8. Alay'ında bölük komutanlığına atandı.

    1908'de kolağası oldu ve 31 Mart Olayı (13 Nisan 1909) olarak bilinen ayaklanmayı Selanik'ten gelerek bastıran Hareket Ordusu'nda görev aldı.

    1910-1913 yılları arasında Yemen İsyanı'nın bastırılması harekâtına katıldı. Bu ve bundan önceki görevlerinde hudut problemleri ve asilerle yapılan anlaşmalarda başarılı hizmetleri ve meslekî özellikleriyle dikkati çekti. Birinci Dünya Savaşı sırasında Kafkas Cephesi'nde Kolordu Komutanı olarak Atatürk'le birlikte çalıştı ve yıllardır süren dostlukları ile devletin geleceği hakkında ortak fikirleri gelişti. Suriye Cephesi'nde savaştı; Millî Mücadele sırasında Atatürk'ün en yakın silâh arkadaşı olarak çalıştı.

    23 Nisan 1920'de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Edirne milletvekili olarak katılan İsmet Bey, 3 Mayıs'ta İcra Vekilleri Heyeti'nde Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Vekili oldu.

    Albay İsmet Bey, mebusluk ve bakanlık da uhdesinde kalarak Garp Cephesi Komutanlığı görevine getirildi. Kuruluş aşamasındaki düzenli ordu ile Çerkes Ethem ayaklanmasının ve iç isyanların bastırılmasında etkin rol oynadı. Ocak ve Nisan 1921'de I. ve II. İnönü savaşlarında Yunan ilerlemesini durdurdu.

    İnönü zaferleri, Ulusal Ordu'ya güven duyulmasını sağladı, Ulusal Kurtuluş Hareketini yürütenlere moral ve güç verdi.

    Birinci İnönü Savaşı sonunda tuğgeneral rütbesine yükseldi.

    Sakarya Meydan Savaşı ve Büyük Taarruz'dan sonra kazanılan zafer üzerine Mudanya Ateşkes toplantısında Büyük Millet Meclisi'ni temsil etti. Lozan Barış Konferansı'na Dışişleri Bakanı ve Türk heyeti başkanı olarak katıldı.

    Görüşmeler sırasında Ulusumuzun çıkarlarını titizlikle savunan ve koruyan İsmet İnönü, 24 Temmuz 1923'te Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığının ve egemenliğinin tanınmasını sağlayan Lozan Antlaşması'nı imzaladı.

    Cumhuriyetin ilânından sonra 1923-1924 yıllarında ilk hükûmette Başbakan olarak görev aldı, aynı zamanda Halk Fırkası Genel Başkan Vekilliği'ni üstlendi. 1934'te Soyadı Yasası çıktığında Atatürk'ün verdiği İnönü soyadını alan İsmet Paşa, Başbakanlık görevini 1924-1937 yılları arasında da sürdürdü.

    İnönü, Atatürk devrimlerinin gerçekleştirilmesinde ve Türkiye Cumhuriyeti'nin sağlam temeller üzerine oturtulmasında Atatürk'ün en yakın çalışma arkadaşıydı.

    Atatürk'ün ölümünden sonra 1938 yılında, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye'nin ikinci Cumhurbaşkanı olarak seçildi. Cumhurbaşkanlığı'nın yanı sıra CHP Genel Başkanlığı'na da getirildi. CHP'nin 26 Aralık 1938'de toplanan I. Olağanüstü Kurultay'ında partinin "değişmez genel başkan"ı seçildi. Ayrıca kendisine "Milli Şef" sıfatı verildi.

    İkinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye'yi savaş felâketinin dışında tutmayı başardı. Savaştan sonra çok partili siyasî rejime geçilmesinde en büyük destek oldu.

    1950 genel seçimlerinden sonra CHP iktidarı Demokrat Parti'ye bırakırken, İsmet İnönü de Cumhurbaşkanlığı'ndan ayrıldı ve 1960 yılına kadar Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı olarak siyasî yaşamını sürdürdü. 27 Mayıs harekâtından sonra Kurucu Meclis üyeliğine seçildi ve 10 Kasım 1961 tarihinde Başbakanlığa atandı.

    1965 yılında bu görevden ayrıldıktan sonra milletvekili olarak siyasî yaşamını sürdürdü. 1972'de Parti Genel Başkanlığı ve milletvekilliğinden istifa ederek, 25 Aralık 1973'de ölünceye kadar Anayasa gereğince Cumhuriyet Senatosu tabiî üyeliği görevinde bulundu.

    1916 yılında Mevhibe Hanım'la evlenen İsmet İnönü üç çocuk babasıydı.

+ Konu Cevapla
1 / 5 Sayfa 1 2 3 ... SonuncuSonuncu

Benzer Konular

  1. İlk Türk Devletleri ( Resimli ) Türk Terimleri ve açıklamaları Şeması
    By Boramir!! in forum Türk Dünyası Ve Kültürü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-30-2008, 22:58
  2. Türk Dünyası,Türk Devletleri, Doğu Türkistan Uygur Devleti
    By zeynep in forum Türk Dünyası Ve Kültürü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-07-2008, 09:00
  3. Türk Dünyası,Büyük Türk Devletleri,Ak Hun İmparatorluğu
    By zeynep in forum Türk Dünyası Ve Kültürü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-07-2008, 08:59
  4. Türk Dünyası,Türk Devletleri,Kirman Selçukluları
    By zeynep in forum Türk Dünyası Ve Kültürü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-07-2008, 08:53
  5. Türk Dünyası,Türk Devletleri,Delhi Türk Sultanlığı
    By zeynep in forum Türk Dünyası Ve Kültürü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-07-2008, 08:52

Etiketler

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375