+ Konu Cevapla
1 den 2´e kadar. Toplam 2 Sayfa bulundu

Söz Sanatları

 Edebi Yazilar Katagorisinde ve  Türkçe Forumunda Bulunan  Söz Sanatları Konusunu Görüntülemektesiniz.=>SÖZ SANATLARI I 1.)TEŞBİH(BENZETME) Sözü daha etkili duruma getirmek için aralarında ilgi bulunan iki unsurdan güçsüzü olanı güçlü olana benzetmektir. ...

  1. #1
    Baktabulkolik prenses Baktabul'un Çılgını prenses Baktabul'un Çılgını prenses Baktabul'un Çılgını prenses Baktabul'un Çılgını prenses Baktabul'un Çılgını prenses Baktabul'un Çılgını prenses Baktabul'un Çılgını prenses Baktabul'un Çılgını prenses Baktabul'un Çılgını prenses Baktabul'un Çılgını prenses Baktabul'un Çılgını prenses - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.094
    Tecrübe Puanı
    33922753

    Tanımlı Söz Sanatları





    SÖZ SANATLARI I
    1.)TEŞBİH(BENZETME)

    Sözü daha etkili duruma getirmek için aralarında ilgi bulunan iki unsurdan güçsüzü olanı güçlü olana benzetmektir.
    Benzetmede dört unsur bulunur:
    a)Benzenen b)Benzetilen
    c)Benzetme Yönü d)Benzetme Edatı
    Bu öğelerin kullanılıp kullanılmaması açısından da üç çeşit benzetme vardır:
    --- Çocuk tilki gibi kurnaz biriydi.

    ---Minik yavrucak elma gibi kıpkırmızı

    yanaklarıyla gülücükler saçıyordu.
    Benzeyen

    ---Bizim de kalbimizi kımıldatır yerinden
    Toprağa diz vuruşu dağ gibi zeybeğin




    ---Binalar kale gibi olduğundan içeri
    B.tilen B.nen B.E
    girilemiyordu.
    ---Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
    B.tilen B.yen


    ---Karısına yıllarca cehennem hayatı yaşattı.
    B.tilen B.yen

    ---Muavin,yolculara: Pamuk eller cebe!
    B.tilen B.yen
    diye bağrıyordu.

    2.İSTİARE(EĞRETİLEME)

    Benzetmenin asıl unsuru olan benzeyen ve benzetilenden yalnızca biri kullanılarak yapılır.
    a.)Açık İstiare:Benzeyenin bulunmayıp yalnızca benzetilenle yapılan istiaredir.
    b.)Kapalı İstiare:Benzetilenin bulunmayıp yalnızca benzeyenle yapılan istiaredir.

    ---Bir hilal uğruna ya rab ne güneşler batıyor. (A.İ)
    ---Ay,altın ağaçlardan yere damlıyordu.(K.İ)
    Açtım avucumu altına tuttum.
    ---Ülkemizde üniversiteden mezun olmuş pek çok fidan artık iş de bulamıyor.(A.İ)
    ---Bahar gelince bir ağızdan şarkılar söyler kuşlar.(K.İ)
    ---Bugün gökten inciler yağıyordu.(A.İ)
    ---Galatasaray,Fenerbahçe kalesine gol yağdırdı.(K.İ)
    ---Genç adamın sözleri,kızın yüreğini yakıyordu.(K.İ)
    ---Sanat,hür bir ortamda boy atar.(K.İ)
    ---Kurban olam,kurban olam,
    Beşikte yatan kuzuya.(A.İ)


    3.)KİNAYE

    Bir sözü hem gerçek hem de mecaz anlamda kullanmaktır.
    Uyarı:Kinayede daha çok mecaz anlam kastedilir.
    ---Mum dibine ışık vermez.
    ---Hamama giren terler.
    ---Taşıma su ile değirmen dönmez.
    ---Yuvarlanan taş yosun tutmaz.
    ---Ateş düştüğü yeri yakar.
    ---Yaptığı hatayı anlayınca yüzü kızardı.

    4.)MECAZ-I MÜRSEL(AD AKTARMASI)

    Benzetme amaç güdülmeden bir sözün ilgili olduğu başka bir söz yerine kullanılmasıdır.
    ---İşe alınman için dün şirketle görüştüm.(İnsan)
    ---Yarın sınıfı 9/H sınıfı yapacak.(Öğrenci)
    ---Toplantıya Milliyet gazetesinin güçlü kalemleri de geldi.(Yazar)
    ---Nihatın golüyle tüm stat ayağa kalktı.(Seyirci)
    ---O evine çok bağlı bir insandır.(Ailesi)
    ---Bu olay üzerine bütün köy ayaklandı.(Halk)
    ---İstanbul'dan kalkan uçak az önce Adana'ya indi.(Havaalanı)

    5.)TEŞHİS(KİŞİLEŞTİRME)

    İnsan dışındaki canlı cansız varlıklara insan özelliği kazandırmaktır.
    Her teşhiste aynı zamanda kapalı istiare vardır.
    ---Güzel gitti diye pınar ağladı.
    ---Menekşeler külahını kaldırır.
    ---Bir sarmaşık uyanıyordu uykusunda
    Geriniyordu bir eski duvarın sıvasında.
    ---Toros dağlarının üstüne,
    Ay un eledi bütün gece.
    ---O çay ağır akar,yorgun mu bilmem,
    Mehtabı hasta mı,solgun mu bilmem.
    ---Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın,
    Eskici dükkanında asma saat,
    Çelik bir şal atmış omuzlarına.
    ---Yalnızlığın okşadığı kalbime,yağmurlar küskün,
    En güzel türküyü bir kurşun söyler.
    ---Bu akşam sonbahar ne kadar serin,
    Geceyi hasretle zaman.

    6.)İNTAK(KONUŞTURMA)

    İnsan dışındaki varlıkları konuşturmaktır.Her intak sanatında teşhis sanatı vardır;ancak her teşhiste intak sanatı yoktur.
    ---Deniz ve Mehtap sordular seni: Neredesin?
    ---Maymun şunu anlatmak istemişti fikrince:
    Boşa gitmez kötüye bir ceza verilince.
    ---Dal bir gün dedi ki tomurcuğuna:
    İçimde kanayan yara gibisin.
    ---Ey benim sarı tamburam!
    Sen ne için inilersin?
    İçim oyuk,derdim büyük
    Ben onunçün inilerim
    ---Ben ki toz kanatlı bir kelebeğim,
    Minicik gövdeme yüklü Kaf dağı.
    ---Adam elini uzattı,tam onu koparacağı sırada menekşe: Bana dokunma!diye bağırdı.

    7.)TECAHÜL-İ ARİF

    Anlam inceliği oluşturmak için herkesçe bilinen bir gerçeği bilmiyormuş gibi aktarmalıdır.
    ---Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
    Benim mi Allahım bu çizgili yüz.
    ---Sular mı yandı,neden tunca benziyor mermer?
    Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
    ---Gökyüzünün başka rengi de varmış,
    Su insanı boğar,ateş yakarmış.
    ---Şu karşıma göğüs geren,
    Taş bağırlı dağlar mısın?
    ---Saçların dalgalı,boya mı sürdün?
    Gelmiyorsun artık,bana mı küstün?
    ---İçimde kar donar,buzlar tutuşur,
    Yağan ateş midir,kar mıdır bilmem.
    8.)HÜSN-İ TA'LİL
    Sebebi bilinen bir olayın meydana gelişini,gerçek sebebinin dışında başka,güzel bir nedene bağlamadır.
    ---Gül bahçesi sevgiliden haber geldiği için
    Süslendi ve güzel kokular süründü.
    ---Yoksun diye bahçemde çiçekler açmıyor bak.
    ---Senin o gül yüzünü görmek için
    Sana güneş bakmak için doğuyor.
    ---Benim kaderime ve yalnızlığıma
    Irmaklar bile ağladı.
    ---Rüzgar gökte bir gezinti,
    Üşürüz her akşam vakti,
    Ne sıcak vücutlar gitti,
    Toprağı ısıtmak için.
    ---Güller kızarır utancından o gonca gül gülünce
    Sümbül bükülür kıskancından kakül bükülünce.
    ---Bir an önce görülsün diye Akdeniz,
    Toroslarda ağaçlar hep çocuk kalır.
    ---Toros dağlarının üstüne
    Ay, un eledi bütün gece.
    9.) MÜBALAĞA (ABARTMA):

    Sözün etkisini güçlendirmek için bir şeyi olduğundan daha çok ya da olduğundan daha az göstermektir.
    ---Manda yuva yapmış söğüt dalına,
    Yavrusunu sinek kapmış.
    ---Alem sele gitti gözüm yaşından.
    ---Bir ah çeksem dağı taşı eritir,
    Gözüm yaşı değirmeni yürütür.
    ---Bir gün gökyüzüne otursam,
    Evlerin tavanlarını birer birer açsam.
    ---Sıladan ayrıyım,gözümde yaşlar,
    Sel olup taşacak bir gün derinden.
    ---Sana olan aşkım dağı taşı eritir,
    Gözümdeki yaşlardan bir deniz olur.
    ---Ben ki toz kanatlı bir kelebeğim,
    Minicik gövdeme yüklü Kaf dağı.
    ---Sekizimiz odun çeker,
    Dokuzumuz ateş yakar
    Kaz kaldırmış başın bakar
    Kırk gün oldu ,kaynatırım kaynamaz.
    ---Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
    Gömelim gel seni tarihe desem,sığmazsın.
    ---Bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır.

    10.)TEZAT (KARŞITLIK)

    Aralarında ilgiden dolayı,birbirine zıt kavramları bir arada kullanmaktır.

    ---Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz.
    ---Neden böyle düşman görünürsünüz,
    Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
    ---İçimde kar donar,buzlar tutuşur,
    Yağan ateş midir,kar mıdır bilmem.
    ---Sana çirkin dediler,düşmanı oldum güzelin.
    ---Yükseğinde büyük namlı karın var,
    Alçağında mor sümbüllü bağın var.
    ---Gülmek ol,goncaya münasiptir,
    Ağlamak bu,dil-i hazine gerek.
    ---Karlar etrafı bembeyaz bir karanlığa gömdü.

    11.) TEVRİYE (AMACI GİZLEME)

    İki değişik anlamı olan bir sözcüğün bir dize ya da beyitte iki anlamının da kullanılmasıdır.
    ---Tahir Efendi bize kelp demiz (Tahir:özel ad.)
    İltifatı bu sözde zahirdir
    Maliki mezhebim benim zira
    İtikadımca kelp Tahirdir.


    ---Bu kadar letafet çünkü sende var,
    Beyaz gerdanında bir de ben gerek.

    ---O güzel yüzün benli de,
    Göğsün niye bensiz?
    ---Bak kalan bu kubbede hoş bir sada imiş,
    Ben yarime gül demem,yarim bana gülmedi.

    ---Beyefendi ailenin güneşi,sen de ayısın.

    ---Sen gittin yaslara büründü cihan,
    Soluyor dallarda gül dertli dertli.

    ---Şu köpek leşi de şurda fuzuli,
    O kadar içerlediysen tut kıçından
    Vur yere de çıksın içindeki ruhi.

    12.)TELMİH (HATIRLATMA)

    Söz arasında herkesin bildiği bir olaya ya da kişiye işaret etme sanatı.
    ---Vefasız Aslıya yol gösteren bu,
    Keremin sazına cevap veren bu.
    ---Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor teshidi,
    Bedrin aslanları ancak bu kadar şanlı idi.
    ---Ekmek Leyla oldu bire dostlarım,
    Mecnun olup ardı sıra giderim.
    ---Şu Boğaz harbı nedir?Var mı ki dünyada eşi?
    En keşif orduların yükleniyor dördü beşi.
    ---Yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım.
    ---Gökyüzünde İsa ile,
    Tur dağında Musa ile ,
    Elindeki asa ile,
    Çağırayım Mevlam seni.

    13.)TARİZ (TAŞ ATMA)

    Bir kişiyi iğneleme,bir konuyla alay etme veya sözün tam tersini kastetmedir.
    ---Müftü Efendi bize kafir demiş.
    ---Tutalım ben ona diyem müselman.
    ---Lakin varıldıktan ruz-ı mahşere,
    İkimiz çıkarız orda yalan.
    ---Bu ne kudret ki elifbayı okur ezberden.
    ---Tahir Efendi bize kelp demiş,
    İltifatı bu sözde zehirdir,
    Maliki mezhebim benim zira,
    İtikadımca kelp Tahirdir.
    ---Bir nasihatım var zamana uygun,
    Tut sözümü yattıkça yat uyuma,
    Meşhur bir kelamdır sen kazan sen ye,
    El için yok yere yanma.
    ---O kadar zeki ki bütün sınıfları çift dikiş gidiyor.

    14.)TEKRİR

    Anlatımı güçlendirmek için bir sözü sık sık tekrar etmektir.
    ---Beni bende demen,ben değilim,
    Bir ben vardır,bende benden öte.

    ---Söz ola kese savaşı,
    Söz ola kestire başı,
    Söz ola oğlu aşı,

    Yağ ile bal ede bir söz.

    ---Ben güzele güzel demem,
    Güzel benim olmayınca.

    ---Seni tanımadan önce ben,ben değildim,
    Seni tanıdıktan sonra aslında bensizliğin sensizliğin olduğunu anladım.

    ---Gece midir insanı hüzünlendiren,
    Yoksa insan mıdır hüzünlenmek için,
    Geceyi bekleyen?
    Yoksa ben miyim seni düşünmek için,
    Geceyi bekleyen?
    Gece midir seni bana düşündüren?


    15.)TENASÜP (UYGUNLUK)

    Anlam yönünden birbiriyle ilgili sözcükleri bir arada kullanmaktır.
    ---Deli eder insanı bu dünya,
    Bu gece,bu yıldızlar,bu koku,
    Bu tepeden tırnağa çiçek açmış ağaç.

    ---Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
    Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

    ---Arım,balım,peteğim,
    Gülüm,dalım,çiçeğim,
    Bilsem ki öleceğim,
    Yine seni seveceğim,

    ---Güller kızarır o gonca gül gülünce,
    Sümbül bükülür kıskancından kalül bükülünce

    ---Bu akşam ışık olduk,renk olduk,ses olduk,
    Yeniden kışla olduk,asker olduk,tüfek olduk.



  2. #2
    Baktabulkolik prenses Baktabul'un Çılgını prenses Baktabul'un Çılgını prenses Baktabul'un Çılgını prenses Baktabul'un Çılgını prenses Baktabul'un Çılgını prenses Baktabul'un Çılgını prenses Baktabul'un Çılgını prenses Baktabul'un Çılgını prenses Baktabul'un Çılgını prenses Baktabul'un Çılgını prenses Baktabul'un Çılgını prenses - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.094
    Tecrübe Puanı
    33922753

    Tanımlı

    16.)LEFF ÜNEŞR

    Bir dizede iki ya da daha fazla kavramdan bahsettikten sonra diğer dizede onlarla ilgili açıklama yapmaktır.
    ---Bakışların fırtına,
    Duruşun durgun su,
    Biri alabora eder,
    Biri boğar.

    ---Gönlümde ateştin,gözümde yaştın,
    Ne diye tutuştun,ne diye taştın.

    ---Ben bir sedefim,sen nisan bulutu,
    Ver damlaları,al yuvarlak inciyi.

    17.)İSTİFHAM(SORU SORMA)

    Anlatımı daha etkili hale getirmek için cevap alma amacı gütmeden soru sormaktır.
    ---Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
    ---Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
    Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
    ---Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
    ---Şu karşıma göğüs geren
    Taş bağırlı dağlar mısın?
    ---Hangi çılgın bana zincir vuracakmış?Şaşarım!
    ---Her gün bu kadar güzel mi bu deniz?
    Böyle mi görünür gökyüzü her zaman?

    18.)TEDRİC

    Birbiriyle ilgili kavramların bir derece gözetilerek sıralanmasıdır.
    ---İki asker,mızrak mızrağa,kılıç kılıca,hançer hançere vuruşmaya başladı.
    ---Makbar,makber değil;bir türbe,türbe değil;bir mabet,mabet değil;bir küre,küre değil;bir sonsuz uzay.


    19)NİDA (SESLENME)

    Şiddetli duyguları,heyecanları coşkun bir seslenişle anlatmadır.Daha çok ay,ey,hay,ah ünlemleriyle yapılır.
    ---Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü!
    ---Ey benim sarı tamburam!
    Sen ne için inilersin?
    ---Çatma kurban olayım ey nazlı hilal!

    20.)CİNAS

    Yazılışları aynı,anlamları farklı sözcüklerin bir arada kullanılmasıdır.
    ---Niçin kondun a bülbül kapımdaki asmaya
    Ben yarimden ayrılmam götürseler asmaya.

    ---Göl kıyısındaki sazların arasında bir saz sesi geliyordu.

    --- Kara gözler,
    Sürmeli kara gözler,
    Gemim deryada kaldı,
    Gözlerim kara gözler.

    ---Kalem böyle çalınmıştır yazıma,
    Yazım kışıma uymaz,kışım yazıma.

    ---Böyle bağlar,
    Yar başın böyle bağlar,
    Gül açmaz,bülbül ötmez,
    Yıkılsın böyle bağlar.

    21) ALİTERASYON

    Dize ya da mısrada ahenk oluşturacak şekilde,aynı sesin veya hecenin tekrarlanmasıdır.
    ---Eylülde melül oldu gönül soldu lale
    Bir kaküle meyletti gönül geldi bu hale.
    ---Seherde seyre koyuldum semayı deryayı.
    ---Kara toprak içinde kara karıncayı karanlık gecede görür.
    ---Beyaz gerdanında bir de ben gerek.

    22.) SECİ

    Düz yazıda cümle içinde yapılan uyağa denir.
    ---İlahi,kabul senden,ret senden;şifa senden,dert senden İlahi,iman verdin,daim eyle;ihsan verdin,kaim eyle.
    ---Ten cübbesi çak gerek,gönül evi pak gerek.
    ---Ey gönlümün nuru,gönüllerin süruru!
    ---De gül idim ben sana mail sen ettin aklımı zail.


    EDEBİ SANATLAR (SÖZ SANATLARI) - 2

    ANLAM SANATLARI
    • TEŞBİH (BENZETME): Aralarında türlü yönlerden benzerlik ilgisi bulunan iki şeyden, benzerlik bakımından güçsüz durumda olanı daha üstün olana benzetmektir. Dört ögesi vardır. (Benzeyen, kendisine benzetilen, benzetme yönü, benzetme edatı).

    Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik.
    Benzeyen benzetilen benzetme benzetme
    Edatı yönü

    Şimşek gibi bir semte atıldık yedi koldan
    Benzetilen benzetme benzetme
    Edatı yönü

    Askerlerimiz aslan gibi kuvvetlidir.
    Benzeyen benzetilen benzetme benzetme
    Edatı yönü

    A)TEŞBİH-İ BELİĞ (GÜZEL BENZETME): Sadece benzeyen ve benzetilen ögelerle yapılan benzetmedir. Benzetme yönü ve benzetme edatı kullanılmaz.

    Gürz ayaklı
    Kalkan elli
    Sancaktar olduğu
    Sancak tutuşundan belli
    F.H.Dağlarca
    • Divan edebiyatındaki mazmunların çoğo teşbih-i beliği sanatına örnektir.
    Servi boy, elma yanak, gonca ağız, kiraz dudak..........

    B)YAYGIN BENZETME: Benzeyenle benzetilen arasındaki birden çok özelliklerin sıralnmasıyla yapılan benzetmedir.

    Aşağıdaki örnekte “vatan” bir çınara benzetilmiştir.

    ÇINAR

    Hani bir gün seninle Topkapı’dan
    Geliyorduk; yol üstü bir meydan
    Bir çınar gördük; Enli, boylu, vakur
    Bir ağaç; hiç eğilmemiş, mağrur
    Koca bir gövde, belki altı asır
    Belki ondan da fazla dalgın, ağır
    Kaygısız bir ömür sürüp gelmiş;
    Öyle serpilmiş, öyle yükselmiş,
    .........................
    Tevfik Fikret

    2)İSTİARE (EĞRETİLEME): Benzetme sanatının temel ögelerinden benzeyen ve benzetilenden sadece birinin kullanılmasıyla yapılan benzetmeye denir. Diğer bir deyişle, bir şeyi kendi adının dışında türlü yönlerden benzediği başka bir şeyin adıyla anma sanatıdır. Bu bakımdan istiare hem bir benzetme hem de mecaz sanatıdır.

    A)AÇIK İSTİARE: Benzetme ögelerinden yalnızca benzetilenle yapılan istiaredir.
    Aslanlarımız düşmanı denize döktüler”

    “Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor.
    Bir hilâl uğruna ya Rab ne güneşler batıyor”.

    Yukarıdaki örneklerde altı çizili sözcüklerde, askerlerimizle, “aslan” ve “güneş” arasında birer benzetme yapılmıştır. Burada benzeyen (benzetme bakımından zayıf olan öge, yani askerler) söylenmemiş, kendisinebenzetilen (benzetme bakımından güçlü olan öge, yani aslan ve güneş) söylendiğine göre bu benzetmeler “açık istiare”dir.

    B)KAPALI İSTİARE: Benzetme ögelerinden sadece benzeyenin bulunduğu (kendisine benzetilenin bulunmadığı) benzetme sanatına “kapalı istiare” denir.
    “Askerlerimiz, kükreyerek düşmana saldırdı”.

    Yukarıdaki örnekte askerler, aslana benzetilmiştir. Güçlü olan öge yani aslan (benzetilen)söylenmemiş, sadece benzeyen söylenmiş olduğundan bu benzetme bir “kapalı istiare”dir. (Kişileştirme sanatının bulunduğu her dizede kapalı istiare de vardır).

    Kıyı takmış yaprağını gülünü
    Mahzun hudutların ötesinde akan sular
    Boynu bükük adalar, tanıyorsanki bizi.

    C)YAYGIN İSTİARE: Benzetmenin temel ögelerinden yalnız biriyle, çok sayıda benzerlikleri sıralayarak yapılan istiaredir. Örneğin Yahya Kemal’in “Sessiz Gemi” adlı şiirinde “ruh” söylenmemiş (benzeyen), Benzetilen yani “gemi” söylenmiştir.

    3)MECAZ: Bir sözü gerçek anlamının dışında kullanma sanatıdır.

    Aşkın aldı benden beni
    Bana seni gerek seni
    Ben yanarım dün ü günü
    Bana seni gerek seni
    Yunus Emre

    Yukarıdaki dörtlükte “yanmak”, aşağıdaki dörtlükte de “deynek” sözcüğü mecaz sanatına örnektir.

    Anavarza at oynağı
    Kana bulanmış gömleği
    Kıyman a zalimler kıyman
    Kör karının bir deyneği

    4)MECAZ-I MÜRSEL (MÜRSEL MECAZ): Bir sözün benzetme amacı gütmeden gerçek anlamının dışında başka bir sözün ya da kavramın yerine kullanılmasıdır. Kavramlar arasında benzetmenin dışında, gerçek veya mecazlı anlamlar arasında parça-bütün, özel-genel, neden-sonuç.....gibi ilgiler bulunur.

    Anadolu, hepimize hınç ve şüpheyle bakıyor.
    Anadoluda
    yaşayanlar

    Çankaya, bu gelişmelere sessiz kalamazdı.
    Cumhurbaşkanlığı
    makamı

    O, beyaz perdenin en güzel sanatçısıdır.
    Sinema

    Çatma, kurban olayım çehreni ay nazlı hilâl.
    Türk bayrağı

    Sobayı yaktınız mı?
    Odun/kömür

    O, ülkemizin en güçlü raketlerinden biridir.
    Tenis oyuncusu

    Siz, hiç Yaşar Kemal’i okudunuz mu?
    Eserleri

    Son günlerde Vivaldi dinliyorum.
    Eserleri

    Gökten bereket yağıyor.
    Yağmur

    5)KİNAYE: Bir sözü hem gerçek hem de mecaz anlamda kullanma sanatıdır.

    Ey benim sarı tanburam Ben toprak oldum yoluna
    Sen ne için inilersin Sen aşırı gözetirsin
    İçim oyuk derdim büyük Şu karşıma göğüs geren
    Ben onun’çün inilerim Taş bağırlı dağlar mısın?
    Pir Sultan Yunus Emre

    Yukarıdaki dörtlüklerde altı çizili sözcükler hem gerçek hem de mecaz anlamlarını düşündürecek şekilde kullanılmıştır.

    6)TEVRİYE: İki ya da daha çok anlamı olan bir sözün yakın ve uzak anlamlarını birlikte kastetme sanatıdır.

    Bana Tahir Efendi kelp demiş
    İltifatı bu sözde zâhirdir.
    Mâliki mezhebim benim zirâ
    İtikadımca kelp tâhirdir.

    Tahir: 1) Özel isim;2) Temiz
    Kelp: Köpek

    7)TARİZ: Söylenen sözün ya da kavramın gerçek ve mecazlı anlamı dışında büsbütün tersini kastetmektir. Genelliklebir kişiyi ya da durumu iğnelemek, alaya almak için yapılır.

    Bir yetim görünce döktür dişini
    Bozmaya çabala halkın işini
    Günde yüz adamın vur kır dişini
    Bir yaralı sarmak için yeltenme
    Huzuri

    8)TEŞHİS VE İNTAK (KİŞİLEŞTİRME VE KONUŞTURMA): İnsana özgü niteliklerin başka varlıklara aktarılmasına, onlara kişilik kazandırılmasına “teşhis”; onların konuşturulmasına da “intak” denir. İntak sanatının bulunduğu her yerde teşhis sanatı da vardır.

    Toros dağlarının üstüne Batı isteyü haktan ayrıldım
    Ay un eledi bütün gece Boynuz umdum kulaktan ayrıldım.
    (Hârname, Şeyhi)

    Masallar ve fabller, teşhis ve intak sanatına an çok rastlanan türlerdir.
    Kurnaz tilki sesini yumuşatarak, ona
    Dedi ki: ”Kardeşciğim artık dostuz;
    Müjde getirdim sana in de öpüşelim;
    Barış oldu hayvanlar arasında.”

    9)TENASÜP (UYGUNLUK): Bir dize, beyit ya da dörtlük içinde anlamca birbiriyle ilgili sözcükleri birarada kullanma sanatıdır.

    Lâleyi sümbülü, gülü hâr almış.
    Zevk u şevk ehlini âh u zâr almış.

    Bu beyitte lâle, sümbül, gül, hâr (diken) arasında ayrıca zevk, şevk ve âh, zâr sözcükleri arasında tenasüp sanatı vardır.

    10)LEFF Ü NEŞR: Genellikle bir beyit içinde birinci dizede en az iki şey söyleyip, ikinci dizede bunlarla ilgili benzerlik ve karşılıkları verme sanatıdır.

    Bâran değil, şafak değil, ebr-i seher değil
    Gözyaşıdır, ciğer kanıdır, dâd-ı ah’tır.

    Bu dizelerde bârana (yağmur) karşılık olarak gözyaşı, şafağa (güneşe batarkenki kızıllık) karşılık olarak ciğer kanı, ebr-i seher’e (sabah bulutu) karşılık olarak dud-ı ah (ah’ın dumanı) verilmiştir.

    Bağ-ı dehrin hem baharın hem hazanın görmüşüz.
    Bir neşatın da gamın da rüzgarın görmüşüz.

    11)TECAHÜL-İ ARİF: Bilinen bir gerçeği bir nükteye dayanarak bilmiyormuş gibi söylemektir.

    Göz gördü gönül sevdi seni ey yüzü mâhım
    Kurbanın olam var mı benim bunda günahım
    Nahifi

    Ey şuh Nedima ile bir seyrin işittik
    Tenhaca varıp Göksu’ya işret var içinde
    Nedim

    Yukarıdaki dizelerde şairler kendi yaşadıkları olayları bilmiyormuş gibi sorarak tecahül-i arif sanatı yapmışlardır.





    B)KAPALI İSTİARE: Benzetme ögelerinden sadece benzeyenin bulunduğu (kendisine benzetilenin bulunmadığı) benzetme sanatına “kapalı istiare” denir.
    “Askerlerimiz, kükreyerek düşmana saldırdı”.

    Yukarıdaki örnekte askerler, aslana benzetilmiştir. Güçlü olan öge yani aslan (benzetilen)söylenmemiş, sadece benzeyen söylenmiş olduğundan bu benzetme bir “kapalı istiare”dir. (Kişileştirme sanatının bulunduğu her dizede kapalı istiare de vardır).

    Kıyı takmış yaprağını gülünü
    Mahzun hudutların ötesinde akan sular
    Boynu bükük adalar, tanıyorsanki bizi.

    C)YAYGIN İSTİARE: Benzetmenin temel ögelerinden yalnız biriyle, çok sayıda benzerlikleri sıralayarak yapılan istiaredir. Örneğin Yahya Kemal’in “Sessiz Gemi” adlı şiirinde “ruh” söylenmemiş (benzeyen), Benzetilen yani “gemi” söylenmiştir.

    3)MECAZ: Bir sözü gerçek anlamının dışında kullanma sanatıdır.

    Aşkın aldı benden beni
    Bana seni gerek seni
    Ben yanarım dün ü günü
    Bana seni gerek seni
    Yunus Emre

    Yukarıdaki dörtlükte “yanmak”, aşağıdaki dörtlükte de “deynek” sözcüğü mecaz sanatına örnektir.

    Anavarza at oynağı
    Kana bulanmış gömleği
    Kıyman a zalimler kıyman
    Kör karının bir deyneği

    4)MECAZ-I MÜRSEL (MÜRSEL MECAZ): Bir sözün benzetme amacı gütmeden gerçek anlamının dışında başka bir sözün ya da kavramın yerine kullanılmasıdır. Kavramlar arasında benzetmenin dışında, gerçek veya mecazlı anlamlar arasında parça-bütün, özel-genel, neden-sonuç.....gibi ilgiler bulunur.

    Anadolu, hepimize hınç ve şüpheyle bakıyor.
    Anadoluda
    yaşayanlar

    Çankaya, bu gelişmelere sessiz kalamazdı.
    Cumhurbaşkanlığı
    makamı

    O, beyaz perdenin en güzel sanatçısıdır.
    Sinema

    Çatma, kurban olayım çehreni ay nazlı hilâl.
    Türk bayrağı

    Sobayı yaktınız mı?
    Odun/kömür

    O, ülkemizin en güçlü raketlerinden biridir.
    Tenis oyuncusu

    Siz, hiç Yaşar Kemal’i okudunuz mu?
    Eserleri

    Son günlerde Vivaldi dinliyorum.
    Eserleri

    Gökten bereket yağıyor.
    Yağmur

    5)KİNAYE: Bir sözü hem gerçek hem de mecaz anlamda kullanma sanatıdır.

    Ey benim sarı tanburam Ben toprak oldum yoluna
    Sen ne için inilersin Sen aşırı gözetirsin
    İçim oyuk derdim büyük Şu karşıma göğüs geren
    Ben onun’çün inilerim Taş bağırlı dağlar mısın?
    Pir Sultan Yunus Emre

    Yukarıdaki dörtlüklerde altı çizili sözcükler hem gerçek hem de mecaz anlamlarını düşündürecek şekilde kullanılmıştır.

    6)TEVRİYE: İki ya da daha çok anlamı olan bir sözün yakın ve uzak anlamlarını birlikte kastetme sanatıdır.

    Bana Tahir Efendi kelp demiş
    İltifatı bu sözde zâhirdir.
    Mâliki mezhebim benim zirâ
    İtikadımca kelp tâhirdir.

    Tahir: 1) Özel isim;2) Temiz
    Kelp: Köpek

    7)TARİZ: Söylenen sözün ya da kavramın gerçek ve mecazlı anlamı dışında büsbütün tersini kastetmektir. Genelliklebir kişiyi ya da durumu iğnelemek, alaya almak için yapılır.

    Bir yetim görünce döktür dişini
    Bozmaya çabala halkın işini
    Günde yüz adamın vur kır dişini
    Bir yaralı sarmak için yeltenme
    Huzuri

    8)TEŞHİS VE İNTAK (KİŞİLEŞTİRME VE KONUŞTURMA): İnsana özgü niteliklerin başka varlıklara aktarılmasına, onlara kişilik kazandırılmasına “teşhis”; onların konuşturulmasına da “intak” denir. İntak sanatının bulunduğu her yerde teşhis sanatı da vardır.

    Toros dağlarının üstüne Batı isteyü haktan ayrıldım
    Ay un eledi bütün gece Boynuz umdum kulaktan ayrıldım.
    (Hârname, Şeyhi)

    Masallar ve fabller, teşhis ve intak sanatına an çok rastlanan türlerdir.
    Kurnaz tilki sesini yumuşatarak, ona
    Dedi ki: ”Kardeşciğim artık dostuz;
    Müjde getirdim sana in de öpüşelim;
    Barış oldu hayvanlar arasında.”

    9)TENASÜP (UYGUNLUK): Bir dize, beyit ya da dörtlük içinde anlamca birbiriyle ilgili sözcükleri birarada kullanma sanatıdır.

    Lâleyi sümbülü, gülü hâr almış.
    Zevk u şevk ehlini âh u zâr almış.

    Bu beyitte lâle, sümbül, gül, hâr (diken) arasında ayrıca zevk, şevk ve âh, zâr sözcükleri arasında tenasüp sanatı vardır.

    10)LEFF Ü NEŞR: Genellikle bir beyit içinde birinci dizede en az iki şey söyleyip, ikinci dizede bunlarla ilgili benzerlik ve karşılıkları verme sanatıdır.

    Bâran değil, şafak değil, ebr-i seher değil
    Gözyaşıdır, ciğer kanıdır, dâd-ı ah’tır.

    Bu dizelerde bârana (yağmur) karşılık olarak gözyaşı, şafağa (güneşe batarkenki kızıllık) karşılık olarak ciğer kanı, ebr-i seher’e (sabah bulutu) karşılık olarak dud-ı ah (ah’ın dumanı) verilmiştir.

    Bağ-ı dehrin hem baharın hem hazanın görmüşüz.
    Bir neşatın da gamın da rüzgarın görmüşüz.

    11)TECAHÜL-İ ARİF: Bilinen bir gerçeği bir nükteye dayanarak bilmiyormuş gibi söylemektir.

    Göz gördü gönül sevdi seni ey yüzü mâhım
    Kurbanın olam var mı benim bunda günahım
    Nahifi

    Ey şuh Nedima ile bir seyrin işittik
    Tenhaca varıp Göksu’ya işret var içinde
    Nedim

    Yukarıdaki dizelerde şairler kendi yaşadıkları olayları bilmiyormuş gibi sorarak tecahül-i arif sanatı yapmışlardır.





    B)KAPALI İSTİARE: Benzetme ögelerinden sadece benzeyenin bulunduğu (kendisine benzetilenin bulunmadığı) benzetme sanatına “kapalı istiare” denir.
    “Askerlerimiz, kükreyerek düşmana saldırdı”.

    Yukarıdaki örnekte askerler, aslana benzetilmiştir. Güçlü olan öge yani aslan (benzetilen)söylenmemiş, sadece benzeyen söylenmiş olduğundan bu benzetme bir “kapalı istiare”dir. (Kişileştirme sanatının bulunduğu her dizede kapalı istiare de vardır).

    Kıyı takmış yaprağını gülünü
    Mahzun hudutların ötesinde akan sular
    Boynu bükük adalar, tanıyorsanki bizi.

    C)YAYGIN İSTİARE: Benzetmenin temel ögelerinden yalnız biriyle, çok sayıda benzerlikleri sıralayarak yapılan istiaredir. Örneğin Yahya Kemal’in “Sessiz Gemi” adlı şiirinde “ruh” söylenmemiş (benzeyen), Benzetilen yani “gemi” söylenmiştir.

    3)MECAZ: Bir sözü gerçek anlamının dışında kullanma sanatıdır.

    Aşkın aldı benden beni
    Bana seni gerek seni
    Ben yanarım dün ü günü
    Bana seni gerek seni
    Yunus Emre

    Yukarıdaki dörtlükte “yanmak”, aşağıdaki dörtlükte de “deynek” sözcüğü mecaz sanatına örnektir.

    Anavarza at oynağı
    Kana bulanmış gömleği
    Kıyman a zalimler kıyman
    Kör karının bir deyneği

    4)MECAZ-I MÜRSEL (MÜRSEL MECAZ): Bir sözün benzetme amacı gütmeden gerçek anlamının dışında başka bir sözün ya da kavramın yerine kullanılmasıdır. Kavramlar arasında benzetmenin dışında, gerçek veya mecazlı anlamlar arasında parça-bütün, özel-genel, neden-sonuç.....gibi ilgiler bulunur.

    Anadolu, hepimize hınç ve şüpheyle bakıyor.
    Anadoluda
    yaşayanlar

    Çankaya, bu gelişmelere sessiz kalamazdı.
    Cumhurbaşkanlığı
    makamı

    O, beyaz perdenin en güzel sanatçısıdır.
    Sinema

    Çatma, kurban olayım çehreni ay nazlı hilâl.
    Türk bayrağı

    Sobayı yaktınız mı?
    Odun/kömür

    O, ülkemizin en güçlü raketlerinden biridir.
    Tenis oyuncusu

    Siz, hiç Yaşar Kemal’i okudunuz mu?
    Eserleri

    Son günlerde Vivaldi dinliyorum.
    Eserleri

    Gökten bereket yağıyor.
    Yağmur

    5)KİNAYE: Bir sözü hem gerçek hem de mecaz anlamda kullanma sanatıdır.

    Ey benim sarı tanburam Ben toprak oldum yoluna
    Sen ne için inilersin Sen aşırı gözetirsin
    İçim oyuk derdim büyük Şu karşıma göğüs geren
    Ben onun’çün inilerim Taş bağırlı dağlar mısın?
    Pir Sultan Yunus Emre

    Yukarıdaki dörtlüklerde altı çizili sözcükler hem gerçek hem de mecaz anlamlarını düşündürecek şekilde kullanılmıştır.

    6)TEVRİYE: İki ya da daha çok anlamı olan bir sözün yakın ve uzak anlamlarını birlikte kastetme sanatıdır.

    Bana Tahir Efendi kelp demiş
    İltifatı bu sözde zâhirdir.
    Mâliki mezhebim benim zirâ
    İtikadımca kelp tâhirdir.

    Tahir: 1) Özel isim;2) Temiz
    Kelp: Köpek

    7)TARİZ: Söylenen sözün ya da kavramın gerçek ve mecazlı anlamı dışında büsbütün tersini kastetmektir. Genelliklebir kişiyi ya da durumu iğnelemek, alaya almak için yapılır.

    Bir yetim görünce döktür dişini
    Bozmaya çabala halkın işini
    Günde yüz adamın vur kır dişini
    Bir yaralı sarmak için yeltenme
    Huzuri

    8)TEŞHİS VE İNTAK (KİŞİLEŞTİRME VE KONUŞTURMA): İnsana özgü niteliklerin başka varlıklara aktarılmasına, onlara kişilik kazandırılmasına “teşhis”; onların konuşturulmasına da “intak” denir. İntak sanatının bulunduğu her yerde teşhis sanatı da vardır.

    Toros dağlarının üstüne Batı isteyü haktan ayrıldım
    Ay un eledi bütün gece Boynuz umdum kulaktan ayrıldım.
    (Hârname, Şeyhi)

    Masallar ve fabller, teşhis ve intak sanatına an çok rastlanan türlerdir.
    Kurnaz tilki sesini yumuşatarak, ona
    Dedi ki: ”Kardeşciğim artık dostuz;
    Müjde getirdim sana in de öpüşelim;
    Barış oldu hayvanlar arasında.”

    9)TENASÜP (UYGUNLUK): Bir dize, beyit ya da dörtlük içinde anlamca birbiriyle ilgili sözcükleri birarada kullanma sanatıdır.

    Lâleyi sümbülü, gülü hâr almış.
    Zevk u şevk ehlini âh u zâr almış.

    Bu beyitte lâle, sümbül, gül, hâr (diken) arasında ayrıca zevk, şevk ve âh, zâr sözcükleri arasında tenasüp sanatı vardır.

    10)LEFF Ü NEŞR: Genellikle bir beyit içinde birinci dizede en az iki şey söyleyip, ikinci dizede bunlarla ilgili benzerlik ve karşılıkları verme sanatıdır.

    Bâran değil, şafak değil, ebr-i seher değil
    Gözyaşıdır, ciğer kanıdır, dâd-ı ah’tır.

    Bu dizelerde bârana (yağmur) karşılık olarak gözyaşı, şafağa (güneşe batarkenki kızıllık) karşılık olarak ciğer kanı, ebr-i seher’e (sabah bulutu) karşılık olarak dud-ı ah (ah’ın dumanı) verilmiştir.

    Bağ-ı dehrin hem baharın hem hazanın görmüşüz.
    Bir neşatın da gamın da rüzgarın görmüşüz.

    11)TECAHÜL-İ ARİF: Bilinen bir gerçeği bir nükteye dayanarak bilmiyormuş gibi söylemektir.

    Göz gördü gönül sevdi seni ey yüzü mâhım
    Kurbanın olam var mı benim bunda günahım
    Nahifi

    Ey şuh Nedima ile bir seyrin işittik
    Tenhaca varıp Göksu’ya işret var içinde
    Nedim

    Yukarıdaki dizelerde şairler kendi yaşadıkları olayları bilmiyormuş gibi sorarak tecahül-i arif sanatı yapmışlardır.

    12)HÜSN-İ TALİL (GÜZEL NEDENE BAĞLAMA): Herhangi bir gerçek olayın meydana gelmesini hayali ve güzel bir nedene bağlamaktır.Ancak bu nedenin kesin bir yargıya dayanması gerekir. Hüsn-i talil’de de tecâhül-i arif’te olduğu gibi gerçek bir nedeni bilmezlikten gelme gibi bir durum vardır. Hüsn-i talil’i, tecâhül-i ariften ayıran yön, gerçek bir olayın hayali nedene bağlanmasıdır.

    Güzel şeyler düşünelim diye yemyeşil oldu ağaçlar”
    (İlkbaharda doğanın uyanması, ağaçların yapraklanması gibi gerçek bir olay, hayali bir nedenle açıklanmış).

    Güller ki yüzünün renginden utandıkları için kızardılar”.

    Niçin sık sıkbakarsın öyle mirat-ı mücellâya
    Meğer sen dahi kendi hüsnüne hayran mısın kâfir
    Nedim
    (Mirat-ı mücellâ: Parlak ayna)

    13)MÜBALAĞA (ABARTMA): Bir sözün etkisini güçlendirmek amacıyla bir şeyi ya olamayacağı bir biçimde anlatmak ya da olduğundan pek çok veya pek az göstermektir.

    Alem sele gitti gözüm yaşından.

    Söyle nâz uykusuna varmış o yâr ey Bâki
    Ki cihan halki figan eylese bidâr olmaz.

    Merkez-i hâke atsalar da bizi
    Kürre-i arzı patlatır çıkarız.
    Namık Kemal

    (Yerkürenin merkezine de atsalar bizi, yerküreyi parçalar yine dışarı çıkarız).

    14)TEZAT (KARŞITLIK): Birbirine karşıt düşüncelerin, kavramların, duyguların bir arada kullanılmasıdır.

    Ne siyah eylemiş bu nasiyeyi
    Saçımı bembeyaz eden bahtım.
    Abdülhak Hamit
    (Nasiye: alın)

    Ne efsun-kâr imişsin âh ey didâr-ı hürriyet
    Esir-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten
    Namık Kemal
    (Ey özgürlük ne kadar büyüleyiciymişsin, tutsaklıktan kurtulduk ama bu kez de senin tutsağın olduk).

    15)TEKRİR: Sözün etksini güçlendirmek amacıyla anlamın üzerinde yoğunlaştığı sözcük ya da söz öbeklerini arka arkaya yinelemektir.

    Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
    Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
    Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
    Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.
    Necip Fazıl

    Büyüksün ilahi büyüksün büyük
    Büyüklük yanında kalır pek küçük
    Ali Haydar Bey

    16)NİDA (SESLENME): Şairin çok duygulanması ve heyecanlanması sonucunu doğuran olayları ve varlıkları gözönüne getirip “ey, hey” gibi ünlemlerle onlara seslenmesidir.
    Ey köhne Bizans, ey koca fertut-i musahhir
    Ey bin kocadan arta kalan bive-i bâkir.
    (Sis, Tevfik Fikret)

    17)İSTİFHAM: Yanıt alma amacı gütmeden, duyguyu ve anlamı güçlendirmek için, anlatılmak istenenlerin soru biçiminde anlatılmasıdır.

    Beni candan usandırdı cefadan yâr usanmaz mı
    Felekler yandı ahımdan muradım şemi yanmaz mı
    Fuzuli

    Kim söylemiş beni
    Süheyla’ya vurulmuşum diye?
    Kim görmüş ama kim,
    Eleni’yi öptüğümü,
    Yüksek kaldırım’da güpegündüz?
    Melahat’i almışım da sonra
    Alemdar’a gitmişim, öyle mi?
    Onu sonra anlatırım, fakat
    Kimin bacağını sıkmışım tramvayda?
    Orhan Veli

    18)TELMİH (HATIRLATMA): Söz arasında herkesçe bilinen geçmişteki bir olaya, ünlü bir kişiye bir inanca ya da yaygın bir atasözüne işaret etmek, onu anımsatmaktır. Telmih edilen şey uzun uzadıya açıklanmaz, bir iki sözcükle anımsatılır.

    Gökyüzünde İsâ ile
    Tur dağında Musâ ile
    Elindeki asâ ile
    Çağırayım Mevlam seni
    Yunus Emre

    (Birinci dizede “Hz. İsa’nın göğe çıktığı inancı”na, ikinci dizede “Hz. Musa’nın Tur-ı Sinâ dağında Tanrı ile konuşması” olayına ve üçüncü dizede de yine “Hz. Musa’nın yere atınca yılan olan asasıyla gösterdiği mucizelere” telmih vardır).

    SÖZ SANATLARI

    19)CİNAS: Söyleniş ve yazılışları bir, anlamları farklı sözcükleri (sesteş, eşsesli) bir arada kullanma sanatıdır. (Aynı zamanda bir uyak türüdür).

    Kısmetindir gezdiren yer yer seni
    Göğe çıksan âkıbet yer yer seni.
    İbni Kemal

    Her nefeste eyledik yüz bin günah
    Bir günaha etmedik hiç bir gün ah
    Lâedri

    20)ALLİTERASYON: Aynı ses ya da hecelerin bir ahenk yaratmak amacıyla tekrarlanmasıdır.

    Dest-busi arzusıyle ölürsem dostlar (“S”)
    Kûze eylen toprağım sunun anınla yâre su
    Fuzuli

    Kara pulat uz kılıcım tartmayınca
    Kara börklü koca başın kesmeyince
    Alca kanın yer yüzüne tökmeyince
    Karındaşım Kayan kanın almayınca
    Komazım..........
    Dede Korkut

    21)SECİ: Nesirde yapılan kafiyeye “seci” denir.

    İlahi her neyi gülzâr ettinse anı ittim. İlahi elime her ne sundunsa anı tattım. İlahi gönlüm oduna ne yaktınsa o tüter. İlahi vücudum bahçesine ne diktinse o biter.”
    Sinan Paşa

    EK:

    SEHL-İ MÜMTENİ: Söylenmesi kolay göründüğü halde, benzerinin yazılması veya söylenmesi çok güç olan sözlere ya da yazılara denir.

    Ete kemiğe büründüm
    Yunus diye göründüm
    Yunus Emre

    (Şair bütün tasavvuf felsefesini, az sözle çok güçlü bir şekilde ifade etmiştir).

+ Konu Cevapla

Benzer Konular

  1. Şanlıurfa El Sanatları
    By GönüL in forum Ülkemizi Tanıyalim..
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11-27-2008, 21:11
  2. Kıbrıs'ta El Sanatları , Kıbrıs'ta El Sanatları Hakkında
    By Boramir!! in forum Türk Dünyası Ve Kültürü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-30-2008, 00:58
  3. Kırgız El Sanatları , Kırgız El Sanatları Hakkında
    By Boramir!! in forum Türk Dünyası Ve Kültürü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-30-2008, 00:35
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-20-2008, 17:55
  5. El Sanatları...
    By CaNDy'S in forum Güzel-Sanatlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-29-2006, 15:11

Etiketler

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375